Pazartesi, Mart 23, 2026
No menu items!
Ana Sayfaİskenderun19 Aralık Katliamını Unutmayacağız!

19 Aralık Katliamını Unutmayacağız!

Türkiye Hapishanelerinde, F Tipi Hapishanelere geçiş ve ağır tecrit koşullarını protesto etmek

amacıyla açlık grevi yapan mahpuslara karşı 19 Aralık 2000 tarihinde, 20 hapishanede eş zamanlı

yürütülen operasyonda, 30 mahpus ile 2 kamu görevlisi yaşamını yitirirken, 300’e yakın mahpus da

yaralanmıştır. İnsan yaşamının gözetilmediği, kimyasal gazların kullanıldığı, dehşetin yaşatıldığı bu

katliama devlet tarafından “Hayata Dönüş” adı verilmişti. Katliamın üzerinden 22 yıl geçmesine

rağmen bugüne kadar söz konusu operasyon emrini verenler, failleri ve siyasi sorumluları hakkında

adaleti sağlayacak etkili bir soruşturma süreci yürütülmeyerek kamu görevlileri açısından bir zırh

kalkanı olarak uygulanan cezasızlık politikasına devam edilmiştir.

İnsan Hakları Derneği, 16-17 Kasım 2002 yılındaki Olağan Genel Kurulunda 19 Aralık Gününü

“Cezaevlerinde İnsan Hakları İçin Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak ilan etmiştir. Katliama konu

operasyon emrini veren tüm sorumluların yargılanmasını ve adaletin sağlanmasını bir kez daha talep

ediyoruz.

Aradan geçen 22 yıllık süreçte hapishanelerde hak ihlalleri artarak devam etmektedir. Toplum

üzerinde zor aygıtı olan hapsetme sistemi sonucunda 1 Aralık 2022 itibari ile hapishanelerde 336.315

tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Bu kadar kalabalık mahpus sayısı bile tek başına ihlallerin

göstergesidir. Türkiye hapishaneleri, mahpusların sadece özgürlüğünden mahrum bırakıldıkları

mekanlar olmaktan çıkarılmış, sürekli olarak yeni ihlaller üreten, tecridi ağırlaştıran ve insanı sosyal

bir varlık olmanın dışına iten mekanizmalar haline getirilmiştir.

F Tipi Hapishaneler ile başlayan ağır tecrit uygulaması yeni inşa edilen hapishane modelleri ile daha

katı ve ağır sonuçlar doğurmaya başlamıştır. Yeni açılan Yüksek Güvenlikli Hapishaneler ve S Tipi

Hapishaneler ile yeni bir sistem uygulanmaya başlanmış ve mahpuslar çok ağır izolasyon

yöntemlerine maruz bırakılmıştır. Üstelik bu hapishanelerde İnfaz kanununa aykırı bir şekilde sadece

ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlüleri değil tutuklu yargılananlar, süreli hapis cezaları

alanlar da tutulmaktadır. Çoğunluğu tek kişilik yerlerde tutulan mahpuslar günde yalnızca 1 saat ile

1,5 saat arasında başka bir ünitede olan havalandırmaya çıkarılmakta, günün geri kalan 23 saatini tek

başına hiç kimse ile konuşmadan, temas etmeden ve kimseyi görmeden geçirmektedir. Burada tutulan mahpuslara kitap, televizyon ve gazetelere erişim konusunda kısıtlamalar getirilmekte ve mahpuslar mutlak bir tecride tabi tutulmaktadırlar.

Türkiye’de bulunan tüm hapishanelerde Mahpuslar, yoğun hak ihlallerine uğramakta, sağlığa erişim

hakları engellenmekte ve yaşam hakları çiğnenmektedir. 2022 yılı başından bu yana tespit

edebildiğimiz kadarıyla en az 74 mahpus hapishanelerde yaşamını yitirmiştir. Yaşamını yitiren

mahpuslardan 34’ü sürekli hastalıkları olan kişilerdendir. Hapishanelerde şüpheli ölümler ve intihara

sürüklenenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur. Sürekli bir şekilde dile getirdiğimiz üzere

hapishanelerdeki tüm ölümler önlenebilir ölümlerdir. Türkiye’nin uymakla yükümlü olduğu Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi, yaşam hakkının korunması bağlamında devletlere, hem pozitif hem de

negatif yükümlülükler yüklemektedir. Bunlar; yaşam hakkının korunması noktasında tedbirleri alma

ve hakları ihlal etmekten kaçınma yükümlülüğüdür. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre

“yaşama hakkı” dokunulmaz başat hak olarak kabul edilmektedir. Ancak meydana gelen ölümlere ve

ihlallere bakıldığında, devletin bu yükümlülüklerini yerine getirmediği açıkça görülmektedir.

Türkiye hapishanelerinde mahpuslar işkence ve kötü muameleye uğramakta, çıplak aramaya maruz

kalmaktadırlar. Pek çok hapishanede tek kişi olsalar dahi mahpuslara askeri nizamda ayakta sayım

uygulaması dayatılmaktadır. Mahpuslar ailelerinden binlerce km uzakta bulunan hapishanelere

sürgün edilerek ayrıca bir cezalandırmaya maruz kalmaktadırlar. Mahpusların iletişim haklarının

önündeki engeller hala devam etmekte olup, bu konuda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin mahpuslar lehine vermiş olduğu kararlar Türkiye tarafından uygulanmamaktadır.

Mahpusların oda ve koğuşlarında bulunan televizyonlarda yalnızca iktidar yanlısı kanallara izin

verilmekte ve çoğu hapishanelerde mahpuslara ait radyolar toplatılmaktadır. Tüm bu ihlallerin yanı

sıra 2021 yılı başından bu yana uygulamaya konulan “İdari ve Gözlem Kurulu” marifetiyle mahpuslar

koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik haklarından mahrum bırakılmakta ve umut etme hakları

ortadan kaldırılmaktadır. İdari ve Gözlem kurulları soyut ve gerçeklikten uzak kararlarla mahpusların

özgürlüğünün önünde bir engel olarak durmaktadır.

19 Aralık Katliamının yıldönümü vesilesiyle bir kez daha;

– Katliamın yaşanmasında sorumluluğu olan faillerin yargılanması ve cezasızlık politikasına son

verilerek gerçek anlamda adaletin sağlanması,

– Mahpuslar üzerinde ağırlaşan tecrit uygulamalarına son verilerek, F Tipi, Yüksek Güvenlikli

ve S Tipi Hapishanelerin kapatılması,

– Mahpuslar üzerinde uygulanan insan onuruna aykırı muamele uygulamalarına son verilmesi,

– Mahpusların özgürlüklerinin önünde engel teşkil eden İdare ve Gözlem Kurullarının

kaldırılması, mahpuslar üzerinde tüm sosyal haklarını ortadan kaldıran “özgürlüğünden

mahrum bırakma” ve ceza üstüne sürekli olarak ceza ekleme uygulamalarına son verilerek

insan onuruna saygılı davranılması,

– Hapishanelerin sivil denetim mekanizmalarına açılması,

– Mahpuslara kötü muamele uygulayan görevliler hakkında etkin soruşturmalar yürütülmesi,

– Mahpusların adil yargılanma, sağlık hizmetlerine erişim, yeterli beslenme, hijyen koşullarına,

kültürel ve sosyal haklara, avukatları ve aileleriyle görüşebilme haklarına erişiminin ayrımsız

bir şekilde sağlanması taleplerimizi yineliyoruz.

İnsan hakları savunucuları olarak 19 Aralık Katliamının sorumlularının peşini bırakmayacağımızı ve

süregelen tüm hak ihlallerine karşı duracağımızı, mahpusların insan onuruna uygun bir yaşam

sürmesi için mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.19.12.2022

 

Mehtap Sert

İnsan Hakları Derneği

Merkezi Hapishaneler Komisyonu Üyesi

RELATED ARTICLES

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON HABERLER