Çarşamba, Şubat 18, 2026
No menu items!
Ana SayfaGenelİhanet şebekesiyle mücadele, muhalifleri tasfiye fırsatçılığına dönüştü...

İhanet şebekesiyle mücadele, muhalifleri tasfiye fırsatçılığına dönüştü…

 
CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, TBMM Genel Kurulunun önceki günkü oturumunda kürsüden yaptığı konuşmada, gündemi değerlendirdi. İhanet şebekesiyle mücadelenin, muhalifleri tasfiye fırsatçılığına dönüştüğüne konuşmasında değinen Milletvekili Yarayıcı, darbe girişimini muhalifleri sindirmek için fırsata çevirenlere sessiz kalmayacaklarını vurguladı.
15 Temmuz akşamı yenilgiye uğratılan darbe girişiminin demokrasi bilinci etrafında geniş bir uzlaşma zemini yarattığını hatırlatan Milletvekili Yarayıcı, yıllardır iktidarın kutuplaştırıcı ve ötekileştirici olduğunu savunduğu politikalarının ardından bu uzlaşma ortamının toplumun rahat bir nefes almasını sağlaması yönüyle önemli ve sevindirici olduğunu bildirdi ve konuşmasında şunlara değindi: “Ne yazık ki darbe girişiminin hemen ardından Sayın Cumhurbaşkanının Gezi Parkı’na Topçu Kışlası’nın ne pahasına olursa olsun yapılacağı açıklaması ve Halkların Demokratik Partisini bu uzlaşma zemininin dışında tutması topyekûn bir toplumsal uzlaşmaya uzak olduğumuzu göstermiştir. Oysa ortaya çıkan uzlaşma ortamı, Kürt sorununun çözümü için de tarihî bir fırsat yaratabilecekken kullanılan kutuplaştırıcı dil, bu tarihî fırsatın göz göre göre ellerimizin arasından kaymasına neden olmuştur. Sivil siyasetin devre dışı bırakılmasının, kan ve gözyaşının eksik olmadığı ve toplumsal barışın gün geçtikçe eridiği bir iklimi güçlendirdiği görülmelidir. Bugün, demokrasiye sahip çıktığını söyleyenler, 594 haftadır çocuklarını arayan Cumartesi Annelerine kulak vermelidir. 81 gündür kendisinden haber alınamayan Hurşit Külter’in nerede olduğu sorusuna cevap vermelidir. Unutulmasın ki anaların gözyaşlarını dindiremiyorsanız toplumsal barışı ve kardeşliği de yaratamazsınız.
Bugün ihanet şebekesiyle mücadele, muhaliflere yönelik tasfiye fırsatçılığına dönüşmektedir. Bu durum, yaratılan uzlaşma zeminini zayıflatmaktadır. Ayrıca, bu kirli yapının serpilip gelişmesine katkıda bulunanların kendilerini kolayca aklaması hem adalet duygumuzu hem de vicdanımızı yaralamaktadır. Bu acımasız örgütün büyümesinde sorumlu olanlara, darbe girişimini muhaliflere sindirmek için fırsata çevirenlere sessiz kalmayacağız.”
Sanattan ve sanatçıdan korkmayın
Ülkenin aydınları, sanatçıları, ilericileri, yurtseverlerinin her zaman demokrasi mücadelesinin taşıyıcı unsurları olduğuna konuşmasında değinen Milletvekili Yarayıcı, bunun, zulme boyun eğmemenin bilinciyle 6’ncı Filoya karşı gerçekleştirilen protestolardan Gezi Parkı direnişine kadar, her biri bir kahramanlık destanı olan direniş geleneğinde görülebileceğini ifade etti.
FETÖ’cü yapıyla mücadele görüntüsü altında aydınlara, akademisyenlere ve sanatçılara karşı âdeta bir cadı avının başladığına da dikkat çeken Milletvekili Yarayıcı, konuşmasında şunlara yer verdi: “Son günlerde, muhalif kimlikleriyle öne çıkan sanatçıların FETÖ’cü suçlamasıyla görevden el çektirilmeleri, onların bu terör örgütüyle ilişkilendirilmeleri hiç inandırıcı değildir. Ömrünü 12 Eylül darbesine karşı mücadeleyle geçiren ve otuz altı yıldır özlük hakları iade edilmeyen sanatçı dostum, ağabeyim Ragıp Yavuz’dan darbeci yaratmaya kalkarsanız, peşin söyleyeyim, başaramazsınız. Belki yandaşlarınızı inandırabilir ama ilericileri, demokratları, yurtseverleri, aydınları ve sosyalistleri kandıramazsınız.
Dünya çapındaki tiyatro sanatçımız Genco Erkal’ın sergilediği oyundan güvenlik endişesi duyuyorsanız, Suruç katliamını anma etkinliklerini yasaklıyorsanız, amacınızın demokrasi yerine kendi diktatörlüğünüzü güçlendirmek olduğu açıktır.
Yine, diğer sanatçımız Sıla’yı sadece sizin gibi düşünmediği için sosyal medya üzerinden lince maruz bırakıp, sahip olduğunuz belediyeler aracılığıyla konserlerini iptal ederek yıldırmaya çalışıyorsanız, dün olduğu gibi bugün de Grup Yorum’un konserlerini yasaklamaya devam ederseniz ancak ve ancak demokrasi anlayışınızı teşhir etmiş olursunuz.
Sanatı özgür bırakın. Sanat birleştiricidir, sanat aydınlanmadır. Sanat hüzün, sevinç, mutluluk, sevgi, barış, kardeşlik; kısaca, insan, doğa ve yaşamın kendisidir. Buradan bir kez daha iktidara sesleniyorum: Sanattan ve sanatçıdan korkmayın; sanatın ve sanatçının üzerinden de ellerinizi artık çekin.”

RELATED ARTICLES

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON HABERLER