Pazartesi, Şubat 2, 2026
No menu items!
Ana SayfaİskenderunKadınlar Olarak Özgürlüğe Yürüyoruz!

Kadınlar Olarak Özgürlüğe Yürüyoruz!

Kadınlar zılgıtlı, zilli ve erbaneli açıklamada, “Mirabel Kardeşlerden Mahsa Amini’ye özgürlüğe yürüyoruz” dedi.

İskenderun Kadın Platformu, kadın cinayetlerinin münferit değil, politik olduğunu ifade etmek için alanlara çıktı. Platform, “Katliam boyutuna varan kadın cinayetleri iktidarın politikalarından bağımsız değil” açıklamasını yaptı.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Gününde Sağlıklı Yaşam Parkı önünde biraraya gelen kadınlar, zılgıtlı, zilli ve erbaneli açıklamada, ‘Mirabel Kardeşlerden Mahsa Amini’ye özgürlüğe yürüyoruz’ dedi.

‘Mirabel kardeşlerin’ direnişini aktaran, 1981 yılında Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda 25 Kasım’ın “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” olarak kabul edilmesini anımsatan platform üyeleri, İran’da katledilen Mahsa Amini’nin ardından dünyanın dört bir yanında kadınların özgürlük talebinin bir başkaldırıya dönüştüğünü belirtti.

İskenderun Kadın Platformu adına konuşan Sibel Tümkaya, “Kadınlar olarak 25 Kasım’da; şiddete, cinsiyetçiliğe, savaşa, yoksulluğa karşı; eşitlik, adalet, barış ve özgürlük için isyanı büyüterek alanlardayız. Direniş geleneğine sahip çıkıyoruz” dedi.

“Geçtiğimiz 25 Kasım’dan bugüne erkek şiddeti hız kesmeden devam etti. Son on ay içerisinde 337 kadın katledildi, 190 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti” diyen platform sözcüsü Tümkaya, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Katliam boyutuna varan kadın cinayetleri iktidarın politikalarından bağımsız değil. Siyasal iktidar gerici, militarist, cinsiyetçi temelde oluşturmayı tasarladığı yeni toplumsal düzenin inşası için kadın kazanımlarını hedefe alan düzenlemelere hız vererek erkek devlet şiddetini her gün yeniden üreten politikaları hızla hayata geçiriyor. ‘Kadın cinayetleri münferit değil, politiktir’ demek için alanlardayız.”

Türkçe olarak “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz; Katledilen kadınlar onurumuzdur; Kadın cinayetleri politiktir; Erkek adalet değil gerçek adalet; Yaşasın kadın dayanışması”, Kürtçe de “Kadın, özgürlük, yaşam” sloganı atılan açıklamada platform sözcüsü Tümkaya, açıklamasını şunları kaydetti: “İstanbul Sözleşmesi’nin bir gece yarısı kararıyla iptal edilmesi şiddet faillerini cesaretlendirirken, mücadeleyle elde edilen tüm kazanımları ortadan kaldırılmak isteniyor. Her ay onlarca kadın koruma kararına rağmen katledilirken, 6284 sayılı yasa uygulanmıyor, hatta yasanın sağladığı haklar kısıtlanmaya çalışılıyor. 6284 sayılı yasanın hedefe konulması ile yargının cezasızlık politikaları kadına yönelik şiddeti, tacizi, tecavüzü ve kadın cinayetlerini arttırıyor. 2022 yılında öldürülen kadınların yüzde 17’si failler hakkında uzaklaştırma kararı olmasına rağmen katledildiler. İktidar bu saldırılarla biz kadınların hayatına kastederek, bedenimizi, emeğimizi ve kimliğimizi tahakküm altına almaya çalışıyor. Eril yargı her fırsatta kadın katillerine iyi hal ve haksız tahrik indirimi için gerekçe bulmaktan geri durmuyor. Ataerkil kapitalizm, yaşamımız ve kazanımlarımıza dönük saldırıları arttırarak muhafazakâr toplumu bedenimiz üzerinden inşa etmek istiyor.”

RELATED ARTICLES

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON HABERLER