Salı, Şubat 3, 2026
No menu items!
Ana SayfaAntakya‘‘Antakya’nın eski kimliği yok edildi

‘‘Antakya’nın eski kimliği yok edildi

 

 

 

 

Depremde en fazla hasarı alan illerin başında gelen Antakya’da a hızlı ve tek tip yapılaşma kentin dokusunu bozmuş ve sık sık bahsedilen ‘mahalle kültüründen’ uzaklaştığı iddia edildi

Antakya’da yükselen tek tip binalarla ilgili TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası  Hatay Şube Başkanı Büyükaşık, ‘‘Antakya’nın eski kimliği maalesef yok olmuş durumda. Mahalle kültüründen uzaklaşıldı, tek tip yapılaşmaya doğru gidiliyor’’ dedi

Antakya’nın eski kimliği maalesef yok olmuş durumda. Mahalle kültüründen uzaklaşıldı,

 

İMO Hatay Şube Başkanı İnal Büyükaşık, BirGün’e yaptığı açıklamada şöyle konuştu:

 

Antakya’nın eski kimliği maalesef yok olmuş durumda. Mahalle kültüründen uzaklaşıldı, tek tip yapılaşmaya doğru gidiliyor. Yıkım çok büyük. Bu kadar büyük bir yıkım olunca insanlar hâlâ konteyner kentlerde kalıyor. Herkes, bu konteyner kentlerden daha sıcak ve kalıcı bir yuvaya geçmenin arzusunu taşıyor. Ama bu kadar büyük bir yıkım içinde atlanan çok önemli bir konu var: Kentin planlanması. Yeniden yapılanma sürecine çok hızlı girildi. Evet, insanlar konteyner kentlerde yaşıyor ama tam da bu noktada bizim altını çizdiğimiz bir şey var: İnsanlar mağdur olmasın, ancak kentin yeniden yapılanması da daha doğru, daha nitelikli bir şekilde olsun. Mahalle dokusunun korunabileceği bir yapılaşma hedeflenmeliydi.”

Şehrin neresine giderseniz gidin, aynı yapılarla karşılaşıyorsunuz.

 

Sürecin en başında ‘nitelikli geçici barınma’nın sağlanması gerektiğini söyleyen Büyükaşık şöyle devam etti: “Kentin kalıcı yapılaşmaya geçmeden önce planlanması gerekiyordu. Bu planlama için zamana ihtiyaç vardı. Bu süre boyunca da insanlar konteyner kentlerde kalmak zorunda kalmasın isterdik. Eğer çok hızlı bir yapı yapılacaksa, bu noktada en hızlı teknik olan ‘tünel kalıp sistemi’ devreye giriyor. Ama bu sistem, şehrin kimliğini tamamen yok ediyor. Her mahalleye girdiğinizde sadece 5-6 yapı türü görüyorsunuz. Şehrin neresine giderseniz gidin, aynı yapılarla karşılaşıyorsunuz. Bu da Antakya’nın kent kimliğini ve hafızasını kaybettiğini gösteriyor. Çünkü bu tür geçici barınma alanları, şehrin yeniden yapılanmasındaki tanımlama sürecine zaman kazandırırdı. Yapılaşma daha kontrollü, zamana yayılarak gerçekleşebilirdi. Depremden sonra ilk aşamada çadırlara geçildi, ardından konteyner kentler kuruldu. Ancak konteynerler 5-6 aydan, en fazla 7-8 aydan uzun süre yaşanabilecek yerler değil.”

TOKİ binalarıyla ilgili şikâyetler gerçekten çok

TOKİ binalarıyla ilgili de konuşan Büyükaşık “TOKİ binalarıyla ilgili şikâyetler gerçekten çok fazla. Antakya şu anda adeta dev bir şantiye. Çok hızlı bir konut üretim süreci yürütülüyor. Bakanlığın son açıklamasına göre 187 bin konuttan bahsediliyor. Bu kadar hızlı bir üretim sürecinde ihmal ve hata kaçınılmaz hale geliyor. Tünel kalıp sistemi teorik olarak güvenli bir sistem. Ancak uygulamada sorunlar yaşanıyor. Hızlı yapılan işler, daha fazla hata riskini beraberinde getiriyor” dedi.  Ayrıca Büyükaşık yerinde dönüşüm programı başvuru süresinin 30 Haziran olarak belirlenmesini de eleştirerek sürenin uzatılması çağrısında bulundu.

RELATED ARTICLES

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON HABERLER