Eğitim iş Hatay 2 Nolu Şube Başkanı Hasan KUŞ öğretmen Fatma Nur Çevik okulda katledilmesi nedeniyle ülke genelinde iki gün iş bırakma kararı aldıklarını belirterek” Bu okulda öldürülen kaçıncı öğretmenimiz! Artık yeter!” dedi
Eğitim İş İskenderun şubesi güvercinli parkta yaptığı kitlesel basın açıklamasında 2 gün iş buracaklarını açıkladı.
Basın Açıklamasını Yapan Şube başkanı Hasan Kuş şu hususları dile getirdi,.

Bugün burada maalesef yine bir öğretmenimizin okulda öldürülmesi nedeniyle toplandık. Eğitim İş sendikası olarak ülke genelinde iki gün iş bırakma kararı aldık. Bu okulda öldürülen kaçıncı öğretmenimiz! Artık yeter!
İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde, Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi.
Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde! 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor.
Olayın faili öğrenciyle ilgili olarak rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmıştır. Uzun süredir de okula gelmeyen bu öğrencinin elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi “münferit bir olay” değildir!
Tüm bunların bilinmesine rağmen gerekli hiçbir önlemin alınmaması; yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılmaların, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, “herkes öğretmenlik yapabilir” diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir.
Buradan açıkça söylüyoruz:
Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez!
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz:
- Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor?
- Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz?
- Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?
Dünyada “Başöğretmen” unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır:
“Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.”
Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış; bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz.
Alışveriş merkezlerine kesici-delici aletle girilemezken, okullara rahatlıkla girilebiliyor! Bu bir tesadüf değildir, bu bir bakış açısı bu bir tercihtir! İnsandan yana emekten yana eğitimden yana değil sermayeden yana bir tercihtir.
Eğitim İŞ olarak diyoruz ki:
- Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır.
- Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır.
- Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır.
- Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır.
- Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır.
- Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir.
- Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır.
Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz:
- Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır.
- Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor! Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!
- Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! ARTIK YETER!
- Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
- Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz.
- Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır.
- Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür.
Kaybettiğimiz meslektaşımıza rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ve ekliyoruz, okulda şiddet yasası çıkıncaya kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
