Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve Contemporary İstanbul Vakfı (CIF) iş birliğiyle düzenlenen “Kariyer ve Mesleki Gelişim Eğitim Projesi” kapsamında, 10 haftalık eğitimlerini tamamlayan Mimarlık Fakültesi öğrencileri için sertifika töreni düzenlendi.

Rektörlük Konferans Salonunda gerçekleşen programda konuşan Rektör Prof. Dr. Veysel Eren, Hatay’da üniversitede rektör olmanın deprem döneminde ve sonrasında kelimelerle anlatılamayacak bir duygu olduğunu vurgulayarak, “Bunu Allah ömür verirse kitaplaştırmayı düşünüyorum. Çok tecrübe yaşıyoruz ama bu tecrübelerin hiçbirinden ders almıyoruz; ders almama sebebimiz de bunları kalıcı hale, yazılı hale getirmememiz.” ifadelerini kullandı.
“DNA’larda umudu kaybetmek yok”
Hatay’ın 2023 yılının Şubat ayında meydana gelen depremlerde sekizinci kez yıkıldığını hatırlatan Rektör Eren, “Biz buna şahit olduk, maruz kaldık. Birçoğumuz yakınlarını, evini barkını kaybetti ama belki Hatay’ın kadim medeniyetinin bize yüklemiş olduğu o DNA’larda umudu kaybetmek yok. Umut orada güçlü bir biçimde var ve biz o umutla acıları bir tarafa bırakıp hem üniversitemizin hem şehrin yeniden ayağa kalkabilmesi için olanca gücümüzle çalıştık.” vurgusu yaptı.
“İnsan olmak, insanlığı yaşatmak için bir amaca sahip olmaktır”
Rektör Eren şöyle devam etti:
“Bu süreçte ülkemizin her köşesinden ve dünyanın birçok yerinden insanlar, bu ‘insanlar’ kelimesini büyük harflerle söylüyorum ve altını çiziyorum, deprem bölgesine akın etti ve çok ciddi destekler sağladılar. İnsan olmak, insanlığı yaşatmak için bir amaca sahip olmaktır. Onların desteği olmasaydı bugün bu durumda olmazdık. Burada çalışan her bir insanın ben birer kahraman olduğunu düşünüyorum. Çünkü imkanı varken başka yere gitmeyip burada kalmayı tercih ediyorsa bir insan; onarmanın, inşa etmenin, ihya etmenin tarafını seçmiş demektir. Burada hayatı normalleştirmek için gayret göstermek her türlü takdirin üzerindedir.”
Çok özel bir şehir olan Antakya’nın dünya tarihinin her dönemde ticaretin, sanatın ve yönetimin merkezi olduğunu, farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını dile getiren Rektör Eren, “Burada yetişen veya yolu buradan geçen herkes o medeniyet birikimini iliklerine kadar hisseder.” dedi. Contemporary İstanbul Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Rabia Güreli’ye hitaben ise şunları söyledi:
“Rabia Hanım da bu çerçevede deprem sonrasında bize geldiğinde, herkesin odağında fiziksel enkazın kaldırılması ve binaların inşası varken, asıl görülmeyen ve belki çok daha değerli olan insanların sosyo-psikolojik enkazını kaldırmaya talip oldular. Önce Güzel Sanatlar Fakültesi ile başladık, şimdi ise Mimarlık Fakültesi ile devam ediyoruz.”
“Mimarlık insanları mutlu etme sanatıdır”
Mimarlık eğitimi ve mesleğinin sayısal gibi göründüğünü ama sayısal olmadığını vurgulayan Rektör Eren, “Doğrudan insanlara dokunursunuz. Sosyal ve psikolojik yönü vardır; yaptığınız binalarla insanları ürkütebilir veya mutlu edebilirsiniz. Bu nedenle mimarlık, aslında insanları mutlu etme sanatıdır.” diye konuştu.
Rektör Eren konuşmasının sonunda öğrencilere seslenerek şunları söyledi:
“Sizler bu zor şartlarda belki kampüs hayatını ve öğrenciliği yeterince deneyimleyemediniz ama bu tür fırsatlarla hayatınız boyunca bir daha karşılaşamayacağınız insanların deneyimlerinden istifade ettiniz, dostluklar kurdunuz. Dersler 20-30 sene sonra unutulur ama 10 hafta boyunca kazandığınız bu deneyimleri ve bu mecraları ömrünüz boyunca unutmayacaksınız. Bu fırsatı yakalamış olmanız sizin için çok büyük bir avantajdır. Eğitimi verenlere, destek olanlara teşekkür ediyor, sizleri kutluyorum”
i.
