Cumartesi, Nisan 25, 2026
No menu items!
Ana SayfaİskenderunTüm sorumlular "asli kusurlu" bulundu

Tüm sorumlular “asli kusurlu” bulundu

 

 

İskenderun ilçesinde  6 Şubat depremlerinde yıkılan MCG Tower’a ilişkin 6 üniversiteden 9 akademisyen tarafından hazırlanan üçüncü bilirkişi raporunda, müteahhitten şantiye şefine, yapı denetim firması yetkililerinden belediye görevlilerine kadar tüm sorumluların “asli kusurlu” bulunduğu belirtildi.Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Hatay’ın İskenderun ilçesinde bulunan MCG Tower’ın yıkılması sonucu 14 kişi yaşamını yitirdi.

Binanın yıkılmasına ilişkin 14 kişi hakkında, “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.

 

MCG Tower’ın yıkımına ilişkin mahkemenin talep ettiği üçüncü bilirkişi raporu, 9 ay sonra dosyaya eklendi. Bursa Teknik Üniversitesi, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Batman Üniversitesi, Hakkari Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden 9 akademisyenin hazırladığı 66 sayfalık rapor dosyaya sunuldu.

 

Bilirkişi raporunda, müteahhit, şantiye şefi, statik/betonarme proje müellifi, zemin iyileştirme projesi müellifi, zemin iyileştirme uygulama müellifi firma, yapı denetim firması, statik/betonarme proje ve uygulama denetçisi ile yapı denetim firmasının diğer yetkilileri, kontrol elemanı ve ilgili belediye görevlilerinin “asli kusurlu” bulunduğu belirtildi.

 

 

İMALAT HATALARI VE TAŞIYICI SİSTEMDE KRİTİK KUSUR TESPİTLERİ

Müteahhit Muhammet Coşkun Gökkan’ın temelden kaba inşaata kadar süreçte ortaya çıkan imalat hataları, eksiklikler ve kusurlardan sorumlu olduğu vurgulanan raporda, şu ifadelere yer verildi:

 

“Binanın oturduğu alanda, zemin iyileştirme projesinde belirtilen iyileştirmenin projeye uygun yapılmadığı görülmüştür. Yapının taşıyıcı sistem planında, merdiven ve asansör boşluklarının bulunduğu bölgelerde taşıyıcı sistem sürekliliğinin zayıf olduğu, bazı akslarda çerçeve sürekliliğinin sağlanamadığı ve tali kiriş ağırlıklı bir taşıyıcı düzenin bulunduğu tespit edilmiştir.  Bu durum, deprem etkileri altında yük aktarım yollarının düzensizleşmesine neden olabilecek niteliktedir. Binanın bazı katlarının yapımında kullanılan beton kalitesinin, projede belirtilen beton sınıfı ile uyumlu olmadığı; standart değeri sağlamayan bir beton kullanıldığı görülmüştür.”

 

Şantiye şefi inşaat mühendisi Şule Genç’in temelden kaba inşaatın tamamlanmasına kadar olan süreçte kalıp, beton dökümü, demir işçiliği ve kalıp işçiliği sırasında ortaya çıkan hata, eksik ve kusurlardan; ayrıca yapının projeye uygun şekilde inşa edilmesi ile mevzuata uygunluğunun kontrolünden sorumlu olduğu belirtilen raporda, “Binanın oturduğu alanda zemin iyileştirme projesinde belirtilen zemin iyileştirmesinin projeye uygun yapılmadığı görülmüştür. Yapının bazı akslarında çerçeve sürekliliğinin yeterli şekilde oluşturulamadığı ve taşıyıcı sistem düzeninde süreksizlikler bulunduğu görülmüştür. Bu tür taşıyıcı sistem düzensizliklerinin sahada imalat sürecinde kontrol edilmesi ve projeye uygunluğunun sağlanması şantiye şefinin sorumluluğundadır. Binanın bazı katlarının yapımında kullanılan beton kalitesi projede belirtilen beton sınıfı ile uyumlu değildir, standart değeri sağlamayan bir beton kullanıldığı görülmüştür” denildi.

 

“ZEMİNDE ETKİLİ BİR İYİLEŞTİRME BULUNMUYOR”

Jeofizik Mühendisi Mehmet İnce, Jeoloji Mühendisi Sefa Apak ve Geoteknik Etüt Müellifi Yıldıray Şengül’ün “asli kusurlu” olduğunun aktarıldığı raporda, 17 katlı yapının ağırlığı ve zemindeki sıvılaşma riski nedeniyle tercih edilen jetgrout yönteminin uygun bulunmadığı ifade edildi.

 

Bilirkişi raporunda, zemin iyileştirme uygulama müellifi firmanın da sorumluluğuna işaret edilerek, binanın oturduğu alanda yapılan zemin iyileştirme çalışmalarının projeye uygun şekilde gerçekleştirilmediği tespitine yer verildi.

 

 

Bilirkişi raporunda, belediye görevlileri için, “Binanın bazı bölümlerinde proje dayanımına uygun olmayan beton kullanıldığı, yapı denetim raporları kapsamında yapılan testler sonucunda anlaşılmaktadır. Ancak yapı denetim firması bu durumu rapor etmediği gibi, belediyenin ilgili birimleri de bu durum ile ilgili herhangi bir işlem yapmamıştır” değerlendirmesinde bulunuldu.

 

“BU DOSYADA, ‘OLASI KASTLA ÖLDÜRMEDEN’ MÜEBBET HAPİS CEZASI VERİLMESİNİ İSTİYORUZ”

 

MCG Tower’da anne Cehide ve babası Rafi Sümbültepe’yi kaybeden Selin Sümbültepe, aylarca bekledikleri bilirkişi raporunun sonunda geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Raporda sorumluların ‘asli kusurlu’ olduğu açıkça yazıyor. Bu bizim için önemli ama yetmiyor. Çünkü biz sevdiklerimizi her duruşmada, her ertelemede, her bekleyişte yeniden kaybettik. MCG Tower depremin ilk saniyelerinde yıkıldı. Bunun adalet sisteminde bir karşılığı olmak zorunda. Biz en başından beri aynı şeyi söylüyoruz. Bu dosyada, ‘olası kastla öldürmeden’ müebbet hapis cezası verilmesini istiyoruz. Şimdi yine itirazlarla, sürelerle, prosedürlerle dosyayı uzatmak isteyecekler. Belki unuturuz sanıyorlar, belki yoruluruz sanıyorlar ama biz unutmadık, affetmedik, vazgeçmedik. 29 Nisan’da saat 14.00’te İskenderun Adliyesi’ndeyiz. Sevdiklerimiz için, adalet için orada olacağız. Sesimize ses olmak isteyen herkesi yanımızda görmek istiyoruz.”

RELATED ARTICLES

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON HABERLER