Perşembe, Nisan 30, 2026
No menu items!
Ana SayfaAntakyaYargıtay Başsavcılığı Onama istedi

Yargıtay Başsavcılığı Onama istedi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Hatay’da 6 Şubat depremlerinde en az 71 kişinin hayatını kaybettiği Tartıcı Apartmanı davasına ilişkin tebliğnamede, müteahhit Mehmet Tartıcı ve statik proje müellifi Cihat Mazmanoğlu hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan verilen 17 yıl 6’şar ay hapis cezasının onanmasını istedi. Son kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek.

 

Hatay’ın Antakya ilçesi Akevler Mahallesi’ndeki Tartıcı Apartmanı‘nın 1 ve 2 Blokları’nın yıkılması sonucu en az 71 kişi hayatını kaybetti, enkazda 5 kişinin cenazesine ulaşılamadı.

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi, müteahhit Mehmet Tartıcı ve statik proje müellifi Cihat Mazmanoğlu hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 17 yıl 6’şar ay hapis cezası verdi.

Depremde yakınlarını kaybedenler ile sanık avukatlarının kararı istinafa taşıması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi yerel mahkemenin verdiği kararları hukuka uygun buldu; hüküm temyiz edildi.

Başsavcılık, cezaların onanmasını talep etti

ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgilere göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamede iki sanık hakkında verilen 17 yıl 6’şar aylık hapis cezasının onanmasını talep etti.

Tebliğnamede, “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye, eylemlerin nitelendirilmesine göre; sanık müdafilerinin kusur durumuna, delillerin takdirinde hata yapıldığına, eksik kovuşturmaya, bilirkişi raporlarına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca esastan reddi ile hükmün onanması talep olunur” denildi.

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bilimsel gerçekleri görmezden gelmesi kabul edilemez”

Sanık avukatı Levent Mazılıgüney, müvekkili Cihat Mazmanoğlu hakkında verilen kararı “haksız ve hukuka aykırı” bulduğunu belirtti. Çok sayıda üniversite ve akademisyenden teknik ve hukuki mütalaa aldıklarını hatırlatarak, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bilimsel gerçekleri görmezden gelerek, itirazlarımızı sadece iki cümlelik matbu bir tebliğname ile geçiştirmesi ve cezanın onanmasını talep etmesi kabul edilemez” dedi.

“Binaya sonradan yapılan müdahaleler nedeniyle yıkım ile müvekkili arasında nedensellik bağının koptuğunu” ileri süren Mazılıgüney, “Yargıtay’ın deprem dosyalarına bakan ilgili ceza dairesinden en büyük beklentimiz, derece mahkemelerinin ve bu ‘toptancı’ ve gerekçesiz yaklaşımına itibar etmemesidir. Yargıtay dosyaya sunulan bilimsel raporları titizlikle incelemeli, ‘yargısal anakronizmden’ kaçınarak olayı yapım yılındaki mevzuat ve şartlarla değerlendirmeli ve taşıyıcı sisteme yapılan sonradan müdahalelerin hukuki sorumluluğunu doğru tespit etmelidir. Bizler, acıları dindirmek bahanesiyle günah keçileri yaratılmasını değil; bir daha aynı acıları yaşamamızı engelleyecek, çelişmeli yargılamaya dayanan, gerçek ve emsal niteliğinde bir adalet bekliyoruz. Yargıtay’ın vereceği karar, sadece bu dosyanın değil, Türk hukuk sisteminin bilime ve adalete olan saygısının bir sınavı olacaktır” diye konuştu.”

RELATED ARTICLES

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON HABERLER