“Doğayla savaşarak barış kurulamaz”

 

 

 

Antakya Çevre Koruma Derneği, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, barış kavramının yalnızca savaşların sona ermesiyle sınırlı olmadığını belirterek, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamanın da barışın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak ““Doğayla savaşarak barış kurulamaz””dedi

Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Karasu imzasıyla yayımlanan açıklamada, Hatay’da 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan yıkımın üzerinden yıllar geçmesine rağmen acıların, kayıpların ve yaraların hâlâ taze olduğu ifade edildi.

 

Depremin yalnızca evleri, sokakları ve kentleri yıkmadığına dikkat çekilen açıklamada, yaşam alanlarının, doğal çevrenin ve insanların geleceğe yönelik güven duygusunun da büyük ölçüde zarar gördüğü belirtildi.

 

“Halk sağlığı tehdit altında”

Antakya’nın yeniden inşa sürecine de dikkat çekilen açıklamada, çalışmaların doğa ve insan sağlığının korunması temelinde yürütülmesi gerektiği kaydedildi.

 

Enkaz kaldırma ve yıkım çalışmaları başta olmak üzere hafriyat, taş ocakları, beton santralleri, yoğun toz ve hava kirliliğinin depremzedelerin yaşamını daha da zorlaştırdığı ifade edilen açıklamada, bu sorunların aynı zamanda halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğu savunuldu.

 

Dernek, barışın; çocukların asbest ve toz solumadığı, insanların temiz hava ve temiz suya erişebildiği, enkazın çevre ve insan sağlığı gözetilerek yönetildiği bir yaşam düzeni anlamına geldiğini belirtti.

 

“Kenti yeniden kurmak beton dikmek değildir”

Antakya Çevre Koruma Derneği, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca betonarme binaların inşa edilmesinden ibaret olmadığını vurguladı.

 

Açıklamada, bir kenti yeniden kurmanın; o kentin doğasını, suyunu, havasını, toprağını, kültürünü, hafızasını ve insanını korumaktan geçtiği ifade edildi.

 

Asi Nehri ve doğal alanların korunması, kentin kültürel dokusunun ve hafızasının yaşatılması, doğanın rant uğruna feda edilmemesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, kadınların, çocukların, yaşlıların ve tüm yurttaşların güven içerisinde yaşayabileceği bir kent düzeninin oluşturulması çağrısı yapıldı.

“Doğayla savaşarak barış kurulamaz”

Dernek olarak Hatay’ın yeniden inşasının ekolojik, bilimsel, şeffaf, katılımcı ve insan odaklı olması gerektiğini savunduklarını belirten Karasu, açıklamada şu değerlendirmelere yer verdi:

 

“Doğayla savaşarak barış kurulamaz. İnsanla barışmadan kent yeniden kurulamaz. Halkın iradesini yok sayarak gelecek inşa edilemez.”

 

Açıklamada, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Hatay’da barışın doğayla, kentle, insanla ve yaşamla birlikte kurulması gerektiği vurgulandı.

“Yeni çevre felaketlerine izin verilmemeli”

Depremin yıktığı kentin yeniden kurulması sırasında yeni çevre felaketlerine izin verilmemesi gerektiğini belirten Antakya Çevre Koruma Derneği, hava ve su kirliliğine karşı etkin denetim yapılması, doğal alanların korunması ve halkın sağlıklı çevrede yaşama hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu.

 

Açıklamanın sonunda Antakya’nın geleceğinin yalnızca betonlaşma üzerinden şekillendirilmemesi gerektiği belirtilerek, “Antakya’nın geleceği betonun değil, yaşamın geleceğidir” mesajı verildi.