
CHP Hatay Milletvekili Ve Bayındırlık İmar Ulaştırma Ve Turizm Komisyon Üyesi İsmet Tokdemir Tbmm de Özelleştirme idaresi başkanlığının 2019 yılı bütçesi üzerine söz alarak konuştu.
Vekil Tokdemir konuşmasında şu görüşlere yer verdi:
Bana adalet ve kalkınma partisinin ekonomik programı nedir? Diye sorsalar, yanıtım kısaca şu olurdu: yalnızca satmak, millete ait ne varsa satmak. Gerçekten iktidar olduğu günden bu güne kadar yaptığı birinci iş, özelleştirme olmuştur.
Özelleştirme iktidar partisinin Türk milletine yaptığı en büyük kötülüklerden biridir. Cumhuriyet’ in 90 yıllık birikimini elden çıkarmakla kalmamış, sadece trilyonlar değerindeki sabit sermayenin el değiştirmesi olmamış, yapılan her özelleştirme ile gerek ekonomiye gerek topluma çok ciddi zararlar vermiştir.
Örnek mi istiyorsunuz; o kadar çok ki.
Halkın malı olan dev kurumlar, sanayi tesisleri, fabrikalar, limanlar, köprüler, kamu binaları, arsalar…
Telekom, Tüpraş, Erdemir, Tekel, Seka, Petkim, şeker fabrikaları gibi büyük sanayi tesisleri olmak üzere 200’den fazla kamu tesisi, 2600’den fazla arsa, lojman, en son da 14 şeker fabrikası.
Bu satışlardan Tüpraş’ı acı bir ders olarak paylaşmak istiyorum.
İlk ihalede 1.3 milyar dolar’a satılan Tüpraş, satışın yargı yoluyla iptali sonrası yapılan ikinci ihalede 4.1 milyar dolar’a satıldı. İki ihale arasındaki farkı sizlerin vicdanlarına bırakıyorum.
Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan özelleştirmelerin yüzde 80’den fazlası 2002-2018 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Kısacası iktidar partisi, hayırsız bir evlat gibi, ata mirasını kime olursa olsun satmaya, elden çıkarmaya doymadı, doymuyor. Buradaki amaç bütçeye katkı sağlamak değil, günü kurtarmaktır.
Bir atasözümüz;
‘HAYIRLI EVLAT KATAR KATAR YER, HAYIRSIZ EVLAT SATAR SATAR YER’ der
Cumhuriyetimizin yokluk içinde kurduğu fabrikalardan elimizde bir şeker fabrikaları kalmıştı, onları da sattınız.
Küresel 12 şirketten biri olan kargil kazanılan bütün davalara rağmen, bursa ovasında nişasta bazlı şeker üretiyor. Nişasta bazlı şeker kullanımı bütün dünyada kısıtlanırken, benim ülkemde kota artırılıyor.
Bu şeker kanser yapıyor, kısırlık yapıyor yani soyumuzu kurutuyor. Bütün milletin her türlü sağlığını tehdit ediyor.
Yani şeker fabrikalarının satışı, Türk milletinin tamamını ilgilendiriyor. Bu, siyaset üstü bir konu olarak acilen ele alınmalıdır.
Şeker fabrikaları özelleştikten sonra kapanmayacak en az beş yıl üretim yapacak deniliyor. Yani beş yıl sonra kapanacak. Tıpkı Sümer banklar gibi, tekel gibi, et ve balık kurumu gibi, seka kâğıt fabrikaları gibi…
Şimdi onların yerinde yeller esiyor,
yerlerinde küresel çetelerin para tapınakları olan Avm’ler yükseliyor. O avm’ler ki, küçük esnafın köküne
kibrit çaktı. Milleti alışveriş tuzağına çekti. Bu özelleştirmelerden elimizde
yalnızca
biten hayvancılığımız, yabancılaşan ve talan edilen fabrika arsalarımız kaldı.
Türk Telekom’un durumu ortadadır. Borcunu ödeyemiyor. Hükümet alsa alamıyor, satsa satamıyor. Hükümet, Türk adıyla birlikte yabancıya sattığı Türk Telekom’un durumundan ders çıkarmıyor.
Takriben 70 milyar dolar üzerindeki yılların çaba ve birikimine dayalı ‘kamu varlığı’ satışlarının, ülkenin ekonomik büyümesinde bir karşılığı olmadığı gibi, kamunun iç ve dış borçlanmasını azaltmamıştır.
Bu satışlardan elde edilen gelirlerle hangi yatırımları yaptınız? Hangi istihdamları sağladınız?
Bu gelirleri çarçur ederek sadece aşırı borçlanmaların faizlerini ancak karşılayabildiniz.
Bugünkü korkunç tabloyu siz yarattınız. Bu da sizin politik miyopluğunuzun neticesidir.
