İç İşleri Bakanlığının Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lutfi Savaş ile ilgili soruşturma açtığı haberleri Siyaseti ve CHP Hatay Teşkilatını hareketlendirdi.
Dün CHP il Binasında konu ile ilgili yapılan basın toplantısına Hatay Milletvekilleri partili ilce belediye başkanları aday adayları teşkilat yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı.
Basın Toplantısında bir konuşma yapan CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin
“Dün itibariyle İçişleri Bakanı’nın talimatı ve işgüzarlığıyla gündeme gelen, yaklaşan yerel seçimler öncesi sandıkta kazanamayacağını görüp huy edindikleri hukuk tanımaz hamlelerden biri olduğu su götürmez olan bir suç duyurusu ve soruşturma haberi Türkiye gündemine oturdu.
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, yazdığı bir twitte Hatay’ın 600 bine yakın Suriyeli mülteci misafir etmekte olduğunu, meydana gelen doğum oranlarına bakıldığında hızlı bir şekilde Suriyeli nüfus üstünlüğü oluşmaya başladığını ve bu durumun orta-uzun vadede sosyo-kültürel, ekonomik ve demografik açıdan toplumumuzu olumsuz etkileyeceğinin tespiti ile hepimizce malum olan bir gerçeği dile getirmiştir. “dedi
Şahin Sözlerinin Devamında şu görüşlerini kamuoyu ile
paylaştı:
“Belediye Başkanımız Sayın Savaş, yazdığı twitte Suriyeli mülteci sorununda acil
önlem alınması gerekliliğinin altını çizmiş ve bu durumun bir tehlike
oluşturmaya başlayacağını söylemiştir. Tehlikenin boyutunugerçekliğini ise
Hatay ilindeki ilçelerin nüfusları ve seçim sonuçları üzerinden verdiği
örneklerleortaya koymuştur. Vatanını, milletini seven bir kişinin ülkesinin
geleceği ile ilgili ciddi bir tehlikeyi gözler önüne sererek, hakaretten,
sinkaflı cümlelerden uzak, medeni bir şekilde ve gerçek rakamlar üzerinden
uyarıda bulunmasının neresi suçtur?! Ben bir hukukçu olarak bu uyarıda bir suç
unsuru bulamıyorum.
Evet, bu tespit ve tehlike uyarısı reel bir gerçek olduğundan şaşırılacak bir
şey değildir, ancak bunun bir suç unsuru olarak değerlendirilip, yerel seçimler
öncesi CHP’li bir belediye başkanına soruşturma açmak şaşkınlık verici bir
durumdur. Peki bizler bu soruşturmaya şaşırdık mı? Tabi ki şaşırmadık!
Ancak AKP hükümetinin canının istediği her şeyden suç
üretmesinden bıktık.
Türkiye’de yaşayan Türk milletinin bu kadar ötelenerek, Suriyeli mültecilerin
yanında 2.sınıf üvey vatandaş olarak konumlandırılması farklı ve tehlikeli bir
boyuta gitmektedir. Buna sessiz kalmamız, AKP’nin hukuk tanımaz uygulama ve
söylemlerini görmezden gelmemiz mümkün değildir.
Hatay’ın Türk nüfusu 1 milyon 600 bindir. Ve Hatay 12
yıldır 600 bin Suriyeli mülteciyi misafir ederek 1,6 milyon kişi için
belirlenen bütçesi ile 2,2 milyon kişiyi barındırmaya çalışmaktadır.
Hatay tüm dinlerin, tüm dillerin yüzyıllardır kardeşçe yaşadığı bir şehirdir.
Bu sevgi şehri elbetteki ülkelerindeki zalim savaştan kaçan Suriyelileri
misafir etmekten hiç bir zaman gocunmamıştır. Ancak 3 yıl önce Hatay’da 100
doğumdan 50’si Türk 50’si Suriyeli iken bugün 100 doğumdan 60’ı Suriyeli 40’ı
Türk durumundadır. Bu gidişe göre 12 yıl içinde Suriyeli nüfusu Türk nüfusuna
eşit olacaktır. Hataylı yerli ailelerin geçim sıkıntısından, yoksulluktan bir çocuğu
zor yaptıkları realitesinin yanında, 4-5 kadınla birarada yaşayabilen
Suriyelilerin yılda 3-4 çocuk yaptıkları düşünülür basit bir hesap yapılırsa
Sayın Savaş’ın tespitinin ne kadar yerinde olduğu görülmektedir.
Özellikle Reyhanlı, Antakya, Yayladağı, Altınözü ve Kırıkhan ilçelerindeki Suriyeli nüfusuna ve vatandaşlık verilen, yani seçimlerde oy kullanabilecek Suriyeli sayısına bakıldığında Sayın Savaş’ın dile getirdiği tehlike net bir şekilde görülmektedir.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2010-2017 yılları
arasında, yani 7 yılda toplam12.242 Suriyeliye vatandaşlık verilmiştir. Yerel
seçimlerin gündeme gelmesiyle birlikte 2017-2018 arasında 43 bin Suriyeliye
vatandaşlık vermiş, bugün itibariyle devletin resmi açıklamalarına göre 55.000
Suriyeli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmuştur.Bu sayılar 2-3 bin oy farkı ile
seçimin kazanıldığı bölgelerde seçimlerin kaderini belirleyecek sayılardır. Bir
yıl içerisinde sadece Hatay’da 12.600 Suriyeli’nin seçmen olarak kaydedilmesini
de milletimizin takdirine bırakıyorum.
Görüyor ve biliyoruz ki yaklaşan yerel seçimler öncesi ülkeyi batma noktasına
getiren AKP hükümeti korku ve panikten Suriyelileri vatandaş yaparak oy deposu
olarak kullanmak istemektedir. Bu Türk milletinin iradesini hiçe saymaktır.
Sandıkta yenileceğini gören AKP, Suriyelileri taşıma oy olarak kullanmak
istemektedir.
Geçtiğimiz hafta Yayladağı’nda CHP yöneticilerinin tespit ettiği ve basında da
yer alan olay bunun en belirgin örneğidir.Seçmen kaydı için son başvuru tarihi
olan yasal süre 17 Ocak 2019 saat 17.00 olmasına rağmen, saat 17.00’dan sonra,
kamu yetkisini kullanarak hukuksuz bir şekilde hükümet binalarını akşam saatlerinde
açık tutarak ve yine AKP’li belediyelerin resmi araçları ile hummalı bir
şekilde kamplardan Suriyeli taşıyarak hukuksuzca vatandaşlık başvurusu ve
anında seçmen kaydı yapılmasını da halkımızın takdirine bırakıyorum.
Önce Ziraat Bankası ve bazı kamu kuruluşlarının başındaki
‘’TC’’ ibaresinin kaldırılması ile başlayan, sonra andımızın adeta
yasaklanması, bugün ise Kızılay Madem Suyu’nun üstündeki ‘Türk Kızılayı’
logosundan ‘Türk’ ibaresinin kaldırılıp maden suyu şişesinin üzerine ‘Hilal-i
Ahmer’ yazarak etikete Arapça yazıların eklenmesi, her fırsatta ‘millilikten’
bahseden AKP hükümetinin Türklükten ne kadar uzaklaştığının, bunu da topluma dayattığının
açık bir göstergesidir. Bu mudur millilik?
Millilik; Türklükten ve Türk sözcüğünden bu kadar korkmak mıdır? Cumhuriyetin
kurulması ile Anayasa ve devlet kurumlarına tekrar kazandırılan ‘Türk’
sözcüğünün silinmeye çalışılmasının yorumunu da Yüce Türk milletinin takdirine
bırakıyorum!
Hatay halkı başkanını, Lütfü Savaş’ı halkını seviyor. Sayın Savaş’ın bu direnişi
bu haykırışı sevgi şehri olan ve 600binden fazla Suriyeli’yi yıllardır misafir
eden Hatay içindir ve herkes şunu bilsin ki Lütfü Savaş asla yalnız değildir. Partimiz,
örgütümüz ve barış içinde yaşayan Hatay halkıbaşkanının arkasındadır.
Bilindiği gibi Hatay Büyükşehir Meclisi’nde CHP’nin
çoğunluğu yoktu. Hükümetin tüm engellemeleri ve kısıtlamalar rağmen; sabah 8
akşam 6 müfettişlerin gölgesinde, ısrarla talep edilen 5.Teşvik Bölgesi’ne
alınma çağrılarını reddetmelerine rağmen Büyükşehir Belediyemiz çok şükür
kazasız belasız Hatay’ı bugünlere getirdi. 1,6 milyon kişilik bütçeyi 2,2
milyon kişi paylaşıyor, kıt kanaat, lokmamızı bölüşerek Suriyeli mültecileri misafir
ediyoruz.
İşi gücü entrika olan Saray’ın İçişleri Bakanı dün Lütfü Savaş’a seslenerek
‘’Ben sana cevap verdim. Adam ol, sen de bana cevap ver’ dedi.
Bakanın siyasi etik ve temiz dilden uzak, külhanbeyi
edasıyla söylediği bu sözlerine cevabı 31 Mart günü Hatay halkı verecektir.
Çiftçisine destek verilmeyen, 5. Teşvik
Bölgesi’ne ısrarla alınmayan, sınır kapıları kapatılarak ekonomisi yerle bir
edilen, hastane, okul, altyapı gibi konularda desteklenmeyen, esnafı sanayicisi
kan ağlayan ve üvey evlat muamelesi gören Hatay halkı gerekeni yapacak, sadece
Bakan’a değil tüm Türkiye’ye gerekli cevabı sandıkta vererek ‘adamlık’ nasıl
olur gösterecektir.
Biz CHP olarak Saray’ın entrikalarına karşı hep dik durduk ve vatanımız,
milletimiz için doğru bildiklerimizi söylemekten çekinmedik. Omurgalı parti
CHP’nin sözü de özü de birdir. Ya söz vermeyiz ya da söz vermişsek sözümüzden
dönmeyiz.
Vatandaşlarımızdan talebimiz 31 Mart yerel seçimlerinde bizi tüm ilçelerde
destekleyerek, Lütfü Savaş’ın başkanlığında, önümüzdeki beş yıl içinde Hatay’ın
dünya şehri olmasına katkı sağlamalarıdır.
Hatay da her şey sevdadır. Dillerin, dinlerin, tüm renklerin birlik ve
beraberlik içinde yaşadığı Hatay’ı, özgürlüğe, demokrasiye olan inancımızla,
Mustafa Kemal Atatürk ruhumuzla yönetmeye devam edeceğiz.
Türkiye’de yangın var; çiftçi, işci, memur, emekli, öğrenci, işveren, esnaf
kimse iktidardan razı değil. Biz, Hatay sevdalısı ve Hatay’ın hizmetkarı Lütfü
Savaş’tan razıyız, sevgisinden razıyız.
Daha yapacak çok işimiz, söyleyecek çok sözümüz var. Davası
hak ve halk olan, sevdası Hatay olan Lütfü Savaş için yeniden birlik,
beraberlik içinde ve Hatay için yürümeye hazırız.
Şimdi Hatay’ın her sokağına, her evine sevgimizi akıtma zamanı.
Her gönüle girme, her gönülde yer etme zamanı.
Bugün o gün! dünya alem duysun öyleyse: Lütfü Savaş Hatay’ı, Hatay da Lütfü
Başkanını seviyor ve biz kazanacağız.
Sandıkta yenileceğini görünce baskıyla, gözdağıyla, işgal
ettikleri yargıyı sopa olarak kullanmaya çalışanlara cevabı vereceğiz. Yanlış
politikalarıyla ülkeyi batırma noktasına getieren ve yanlışlarını örtbas etmek
için milletimizin iradesini istismar eden AKP’ye cevabı yine sandıkta
vereceğiz.
Bayrak sevdamız, vatan sevgimiz, Türklük bilincimizle dimdik ayaktayız. 31
Marta sabahı güzel Türkiye’mize yeniden bahar gelecek.




