Antakya Çevre Koruma Derneği, Asi Nehri Islah Projesi kapsamında yürütülen çalışmaların Atatürk Parkı’na zarar verdiğini savunarak parkın şantiye alanı olarak kullanılmasına son verilmesini istedi. Dernek Başkanı Nilgün Karasu, asırlık ağaçların ve kentin ortak hafızasının korunması çağrısında bulundu.
Antakya’nın önemli yeşil alanlarından Atatürk Parkı’nda yürütülen çalışmalar, çevre koruma tartışmalarını beraberinde getirdi. Antakya Çevre Koruma Derneği, Asi Nehri Islah Projesi kapsamında parkın şantiye alanı olarak kullanılmasına, ağır iş makinelerinin hareketlerine ve ağaçların zarar gördüğüne ilişkin endişelerini dile getirerek yetkililere çağrıda bulundu.

Dernek Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Başkan Nilgün Karasu, Atatürk Parkı’nın yalnızca bir yeşil alan olmadığını, Antakya’nın tarihine, kültürüne ve ortak hafızasına tanıklık eden önemli bir yaşam alanı olduğunu vurguladı.
“ASIL AĞAÇLARIN YERİNE FİDAN DİKMEK YETERLİ DEĞİL”
6 Şubat depremlerinin ardından Antakya’nın tarihî dokusu ve ortak yaşam alanlarının büyük yara aldığını hatırlatan Karasu, Atatürk Parkı’nın vatandaşların nefes alabildiği, bir araya gelebildiği ve acılarını paylaşabildiği önemli alanlardan biri olduğuna dikkat çekti.
Parkın şantiye amacıyla kullanılmasının, ağır iş makinelerinin alanda hareket etmesinin, ağaç gövdelerinin zarar görmesinin ve köklerin açıkta kalmasının doğal miras açısından kaygı verici olduğunu belirten Karasu, Asi Nehri kıyısındaki çalışmaların parkın doğal yapısı üzerindeki etkilerinin de sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Asırlık ağaçların yerine yeni fidanlar dikilmesinin kaybedilen doğal mirası kısa sürede geri getirmeyeceğini vurgulayan Karasu, ağaçların yalnızca yeşil görüntüden ibaret olmadığını; gölge, serinlik, temiz hava, canlılar için yaşam alanı ve kentin yaşayan tarihi olduğunu kaydetti.
“DOĞAYI TAHRİP ETMENİN GEREKÇESİ OLAMAZ”
Taşkın riskinin azaltılması ve altyapının güçlendirilmesi için yürütülen çalışmaların önemini kabul ettiklerini belirten Karasu, ancak afetlere karşı önlem almanın doğaya zarar vermenin gerekçesi olamayacağını dile getirdi.
Güvenlik ve ekolojik korumanın birlikte ele alınması gerektiğini ifade eden Karasu, Asi Nehri Islah Projesi kapsamında yapılan müdahalelerin ağaçlara, toprağa, suya ve kent ekosistemine etkilerinin kamuoyuyla açıkça paylaşılmasını istedi.
BAĞIMSIZ İNCELEME VE KORUMA PLANI ÇAĞRISI
Antakya Çevre Koruma Derneği, Atatürk Parkı’nın korunması için bir dizi talepte bulundu. Dernek, parkın şantiye alanı olarak kullanılmasına son verilmesini, zarar gördüğü belirtilen ağaçların uzmanlar tarafından incelenmesini ve kök ile gövde hasarlarının kayıt altına alınmasını istedi.
Ağaçların yaşama şansını artıracak bakım ve iyileştirme çalışmalarının yapılması gerektiğini belirten dernek, Asi Nehri Islah Projesi’nin park üzerindeki ekolojik etkilerinin bağımsız uzmanlarca değerlendirilmesini ve parkın doğal ve tarihî dokusunu güvence altına alacak bir koruma planının hazırlanmasını talep etti.
“ANTAKYA’NIN YENİDEN İNŞASI DOĞANIN YIKIMI PAHASINA OLAMAZ”
Atatürk Parkı’nın halkın ortak değeri olduğunu vurgulayan Başkan Nilgün Karasu, Antakya’nın yeniden inşasının yalnızca beton yapıların yükselmesiyle değerlendirilemeyeceğini, insanın, doğanın ve kentin tarihinin birlikte korunması gerektiğini ifade etti.
Karasu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Antakya’nın yeniden inşası doğanın yıkımı pahasına kabul edilemez! Ağaçlarımızı korumak, parklarımızı savunmak ve Asi Nehri’nin doğal varlığını gözetmek için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki yeşilini kaybeden bir kent, geleceğinin de önemli bir parçasını kaybeder. Antakya’nın nefesini kesmeyin!”