Barış ve Emek Mücadelesi Bir Bütündür

 

    DİSK/Genel-iş Sendikası Hatay Şube Başkanı Mehmet Emin Doğruel Yazılı bir açıklama yaparak “Barış ve Emek Mücadelesi Bir Bütündür”dedi

Doğruel’ açıklaması şöyle:

Siyasi tartışmaların, yaratılan doğal ya da suni gündemlerin, yargı operasyonlarının ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarının yok sayıldığı bir siyasal ortamda,   “demokratikleşme”den söz edilmesi elbette ciddi biçimde sorgulanmalıdır.

 

 

geneliş

Ancak bugün tartışma götürmez bir gerçeklik,  Barış ve çatışmasızlık ikliminin, ekmek ve su kadar yaşamsal ve vazgeçilmez olduğudur.. Kalıcı bir barışın ve gerçek bir demokratikleşmenin yolu; hukukun üstünlüğünden, temel hak ve özgürlüklerden, örgütlenme ve ifade özgürlüğünden ve halkın iradesine saygıdan geçmektedir.

Geçmiş deneyimler bize göstermiştir ki demokratikleşme ve barış arayışları, toplumun ortak çıkarları doğrultusunda yürütülmediğinde, birilerinin siyasi ikbaline ve iktidar hesaplarına hizmet eden araçlara dönüştürülebilmektedir. Bu nedenle barış ve demokratikleşme mücadelesinin herhangi bir siyasi aktörün dar çıkarlarına, seçim hesaplarına ya da iktidar stratejilerine teslim edilmesine izin verilmemelidir.

Fakat bütün bu tartışmaların arasında özellikle görünür kılınması gereken başka bir gerçek daha vardır: Emekçilerin ve geniş halk yığınlarının yaşadığı ekonomik yıkım.

Siyasi gündemlerin ve çatışmaların gölgesinde, ülkenin ağırlaşan ekonomik tablosu adeta görünmez hale getirilmektedir. Oysa işçi sınıfının reel gelirleri gerilemekte, güvencesiz ve örgütsüz çalışma yaygınlaşmakta, işsizlik ve yoksulluk büyümekte; emekliler, işsizler ve dar gelirli milyonlar her geçen gün daha ağır yaşam koşullarına itilmektedir

Ücretlerin enflasyon karşısında eritildiği, vergilerin ağırlıklı olarak emekçilerin sırtına yüklendiği, sermaye kesimlerine ise çeşitli imkân ve ayrıcalıkların sunulduğu bir düzende, ekonomik kriz yalnızca bir “ekonomi yönetimi” sorunu değildir. Bu, doğrudan doğruya bir sınıfsal bölüşüm ve adalet sorunudur.

DEVRİMCİ İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSKAR) nin,Ücret Kayıpları İzleme Raporunda da görüldüğü gibi;

ASGARİ Ücret Temmuz Ayında 5.576 TL.Kaybetti

İşçiler Temmuz Ayının 13 Gününü , Vergi,Kesinti ve Enflasyona Çalıştı

Enflasyon ve Vergilerin  İşçilere Toplam Faturası 1.5 Trilyon TL.

TÜİK tarafından açıklanan rakamlarla emekçinin yaşadığı gerçek hayat arasındaki uçurum büyürken, sofradaki yangın istatistiklerle gizlenemez. Markete, kiraya, faturalara ve temel ihtiyaçlara yetişemeyen milyonlar açısından gerçek enflasyon, her ay biraz daha küçülen ücret ve her gün biraz daha büyüyen geçim sıkıntısıdır.

İşçi sınıfının, emeklilerin ve yoksulların kayıpları siyasi gündemin gerisinde bırakılmamalıdır. Çünkü barış da demokrasi de emekçilerin yaşam koşullarından bağımsız düşünülemez.

Gerçek bir demokratikleşme kimsenin ülkede kendini öteki hissetmemesi, Muhalif Belediyeler üzerindeki baskının, emeğin üzerindeki sömürünün azalması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, grev ve toplu pazarlık hakkının güvence altına alınması, insanca yaşamaya yeten ücret, güvenceli çalışma ve sosyal adaletin sağlanmasıdır.

Bu nedenle demokrasi, barış ve emek mücadelesini birbirinden koparmamak gerekir.

Bugün ihtiyaç duyulan şey, toplumun farklı kesimlerinin gerçek sorunlarını birbirinin karşısına koymak değil; emeği, demokrasiyi, özgürlükleri ve barışı aynı mücadelenin ayrılmaz parçaları olarak savunmaktır.

Biz biliyoruz ki, Barış olmadan demokrasi, demokrasi olmadan adalet, adalet olmadan da insanca bir yaşam mümkün değildir….Ve biz hepsini birlikte istiyoruz!

İnsanca yaşam istiyoruz!, Güvenceli iş istiyoruz!, İnsanca ücret istiyoruz!, Sendikal hak istiyoruz!

Adalet istiyoruz!, Demokrasi istiyoruz!, Barış istiyoruz!

Ve bunların hiçbirinin lütuf olmadığını, dayanışma ve toplumsal mücadelenin ortaklaştırılmasıyla elde edebileceğimizi biliyoruz. Toplum un bütün dinamiklerini ve sınıf kardeşlerimizi bu gerçeklikle hareket etmeye davet ediyoruz…

Yaşasın Sınıf Dayanışması

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz