Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu’nda ABD, İsrail – İran savaşına ilişkin yaptığı konuşmada Riyad’da imzalanan bildiriyi sert sözlerle eleştirdi.

Necmettin Çalışkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Dışişleri Bakanı’nın Riyad’da imzaladığı belgeyi “utanç vesikası” olarak nitelendirdi. Çalışkan, söz konusu metinde ABD ve İsrail’in adının geçmemesine karşın İran’ın hedef gösterildiğini ifade etti.
“ABD ve İsrail yok, İran suçlanıyor”
Riyad’da imzalanan belgenin taraflı olduğunu ifade eden Çalışkan, metnin bölgedeki gerçekleri yansıtmadığını dile getirdi.
“Bu belgede Amerika’nın ve İsrail’in adı geçmezken İran sanki saldırıyı başlatan, savaş çığırtkanlığı yapan bir ülke konumuna getirilmiştir. Bu, bir yüz karasıdır.”
“Bugün olsa Dışişleri Bakanı hakkında gensoru verilirdi”
Mevcut sistemde gensoru mekanizmasının işletilemediğini hatırlatan Çalışkan, geçmişte benzer bir durumda bir bakanın görevden ayrıldığını örnek gösterdi.
“Bu Meclis 1980 yılında Hayrettin Erkmen hakkında gensoru verdi ve istifa etti. Bugün de süreç elverseydi Sayın Hakan Fidan hakkında gensoru verilmesi gerekirdi.”
“Türkiye tarafını net belirlemeli”
Türkiye’nin bölgedeki gelişmeler karşısında daha net bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayan Çalışkan, İran’a yönelik yaklaşımı da eleştirdi.
“Böyle bir dönemde tarafını belli etmek yerine İran’a ‘teslim ol’ anlamına gelecek söylemler asla kabul edilemez. Türkiye, komşusu olduğu için, tarihî ve dinî bağları olduğu için İran’a sahip çıkmak zorundadır.”
“Ortadoğu’daki gelişmeler Türkiye için de tehdit”
Bölgedeki çatışmaların Türkiye’yi de doğrudan etkileyebileceğini belirten Çalışkan, özellikle İran’da yaşananların ilerleyen süreçte daha büyük riskler doğurabileceğini ifade etti.
“Bugün İran’da yaşananlar, yarın bizim başımıza gelebilecek tehlikenin habercisidir. Bu nedenle hem insani hem stratejik açıdan doğru bir duruş sergilemek zorundayız.”
“Mescid-i Aksa gündemde bile değil”
Konuşmasında bölgedeki diğer gelişmelere de değinen Çalışkan, Mescid-i Aksa’nın kapatılmasının yeterince gündeme getirilmediğini söyledi.
“Lübnan’da 800 bin insanın yerinden edilmesi, Mescid-i Aksa sekiz yüz otuz dokuz yıl sonra bir bayramda kapalı olması gündeminizde bile değil.”
“ABD’ye güvenmek, İsrail’den korkmak çözüm değil”
ABD ve İsrail politikalarına da değinen Çalışkan, bu aktörlere karşı daha bağımsız bir politika izlenmesi gerektiğini savundu.
“Amerika’ya güvenmenin hiçbir faydası yok, İsrail’den korkmanın hiçbir gerekçesi yok. Bu belirsiz ve çekingen tavırla hiçbir yere varamayız.”
