Güney İlleri Tabip Odaları (GİTO), ülkede derinleşen ekonomik krizin toplum sağlığını doğrudan tehdit ettiğini belirterek, sağlık hizmetlerine erişimin her geçen gün daha da zorlaştığına dikkat çekti. GİTO adına yapılan ortak açıklamada, artan hayat pahalılığı, gelir kaybı ve belirsizliğin geniş halk kesimlerini hızla yoksullaştırdığı vurgulandı.

Açıklamada; kira, gıda, enerji ve ulaşım giderlerindeki artışa karşın ücretlerin eridiği, sabit gelirli yurttaşların temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığı ifade edildi. Bu tablonun yalnızca ekonomik değil, sağlık hakkını doğrudan zedeleyen derin bir sosyal kriz olduğu belirtildi.
Toplumsal yoksullaşmanın yaşamın tüm alanlarını daralttığına işaret edilen açıklamada, gıdaya, barınmaya, eğitime ve ulaşıma erişimde yaşanan güçlüklerin en ağır bedelini çocuklar, yaşlılar, kronik hastalar ve kırılgan grupların ödediği kaydedildi. Yetersiz beslenme, güvensiz barınma, artan borçluluk ve işsizliğin ruh sağlığını bozduğu, hastalık riskini artırdığı ve toplumun genel iyilik halini hızla gerilettiği vurgulandı.
Savaş İklimi Krizi Derinleştiriyor
GİTO açıklamasında, dünyada ve bölgede süregelen savaşların da toplumsal yoksullaşmayı derinleştirdiği belirtildi. Bölgesel çatışmaların ekonomik çöküşü hızlandırdığına dikkat çekilerek, krizlerin maliyetinin yine halkın omuzlarına yüklendiği ifade edildi. Savaş politikaları nedeniyle artan harcamaların, sağlık, eğitim ve sosyal destekler gibi sosyal devletin temel alanlarını ikinci plana itme riski taşıdığına vurgu yapıldı.
Sağlığa Erişim Zorlaşıyor
Ekonomik koşullar ağırlaştıkça sağlık hizmetine duyulan ihtiyacın arttığı, ancak aynı anda hizmete erişimin zorlaştığı belirtilen açıklamada, bunun yoksulluk döngüsünü daha da derinleştirdiği kaydedildi. Yurttaşların muayene, tetkik, ilaç ve düzenli takibi ertelemek zorunda kaldığı, bu nedenle sağlık kuruluşlarına daha ağır tablolarla başvurulduğu ifade edildi. Koruyucu sağlık hizmetlerinin geri plana itilmesinin hastalık yükünü artırdığına dikkat çekildi.
Hekimler de Geçim Sıkıntısında
Açıklamada, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin de ekonomik krizden ciddi biçimde etkilendiği vurgulandı. Hekim ücretlerinin enflasyon karşısında değer kaybettiği, gelir yapısının ek ödeme ve performans sistemine bağlı olarak öngörülemez hale geldiği ifade edildi. Özelde çalışan hekimlerin artan kira ve işletme giderleri altında ayakta kalmaya çalıştığı, kamuda çalışan hekimlerin ise giderek ağırlaşan geçim sıkıntısı yaşadığı belirtildi.
Son dönemde çıkarılan yasal düzenlemelerin çözüm üretmek yerine yükü artırdığı savunulan açıklamada, torba yasayla ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarına getirilen yıllık ruhsat harcının, muayenehane hekimleri için yeni bir mali baskı oluşturduğu kaydedildi. Bu uygulamanın sağlık hizmetini ayakta tutmaya çalışan hekimleri cezalandırdığı ve hizmet maliyetlerini artırarak halkın erişimini daha da zorlaştıracağı uyarısı yapıldı.
“Sağlık Piyasaya Göre Değil, Kamu Yararına Planlanmalı”
Güney İlleri Tabip Odaları açıklamasında şu çağrıya yer verildi:
“Krizin faturasını toplumun ve sağlık emekçilerinin sırtına yükleyen politikalardan vazgeçilmelidir. Hekimlerin gelir kaybını telafi eden, öngörülebilir ve güvenceli bir ücret sistemi kurulmalı; özel sağlık hizmeti sunumunda artan maliyetleri körükleyen harç ve benzeri yükler yeniden gözden geçirilmelidir. Sağlık hizmeti piyasaya göre değil, kamu yararına göre planlanmalıdır.”
GİTO, hekimlerin ekonomik güvencesini ve halkın sağlık hakkını savunmaya devam edeceklerini kamuoyuna saygıyla duyurdu.
Açıklamaya imza atan kuruluşlar:
- Hatay Tabip Odası
- Gaziantep-Kilis Tabip Odası
- Mersin Tabip Odası
- Adana Tabip Odası
- Osmaniye Tabip Odası
- Kahramanmaraş Tabip Odası
- Adıyaman Tabip Odası
