2021 Tüm Emekliler Sendikası İskenderun şubesi Güvercinli Parkta bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasında Konuşan Sendikanın İskenderun şube başkanı Mustafa Çankaya”emeklinin içine sürüklendiği ağır yoksulluğa, çaresizliğe ve sahipsiz bırakılmışlığa itiraz etmek için toplandık!” dedi
Çankaya’nın açıklamaları şöyle

Bizler bu ülkeye yıllarca emek vermiş, fabrikalarda, tarlalarda, atölyelerde, okullarda, hastanelerde, kamu kurumlarında çalışmış insanlarız. Gençliğimizi, emeğimizi, sağlığımızı bu ülkenin geleceği için harcadık.
Ama bugün geldiğimiz noktada emekliler açlıkla, borçla ve geçim derdiyle baş başa bırakılmıştır.
İktidar yıllardır emeklileri oyalamakta, yoksulluğu kalıcı hale getirmektedir. Emekliye verilen maaş artık temel ihtiyaçları bile karşılayamaz durumdadır. Bugün milyonlarca emekli:
Kirasını ödeyememekte,
Pazara çıkarken tane hesabı yapmakta,
Et, süt, peynir gibi temel gıdalara ulaşamamakta,
Faturasını ödeyememekte,
İlacını alamamakta,
Hastaneye giderken yol parasını düşünmektedir.
Sosyal yaşamımız ise tamamen yok oldu.
Artık kahvehaneye dahi gidemez, parklarda oturur olduk.
Emekliler olarak artık yaşamıyor, hayatta kalma mücadelesi veriyoruz!
Bayram yaklaşırken emeklilere reva görülen ikramiye ise bu utancı daha da büyütmektedir. Yıllarca “bayram ikramiyesi” diye propaganda yapılan ödemeler bugün bırakın bir kurban hissesini, 5 kilo ete bile yetmemektedir!
Bir ülkede emekliler kurban kesmeyi değil, mutfağına kıyma koyabilmeyi hesaplıyorsa orada büyük bir sosyal çöküş vardır.
Bir ülkede emekliler torununa harçlık veremiyorsa, pazardan file dolduramıyorsa, ilaç ile gıda arasında tercih yapmak zorunda bırakılıyorsa orada adaletten söz edilemez!
Üstelik yaşanan gerçek enflasyon karşısında emekli maaşları daha yılın ilk dört ayında yaklaşık yüzde 15 erimiştir. TÜİK’in açıkladığı rakamlar değil, halkın yaşadığı gerçek hayat belirleyicidir. Çünkü gerçek enflasyon mutfaktadır, pazardadır, kiradadır, elektrik ve doğalgaz faturalarındadır.
Emeklilerin maaşı daha cebe girmeden tükenmektedir!
Bugün milyonlarca emekli çocuklarına yük olmadan yaşamanın, evinden çıkmadan ay sonunu getirmenin hesabını yapmaktadır. Bu tablo kabul edilemez!
Bu tablo sosyal devlet anlayışının çöküşüdür!
Bu tablo emeklilere “ölmeden yaşayın” denmesidir!
Bu tablo ülkemizde neoliberal politikaların en vahşi haliyle uygulanmasının sonucudur.
Bizler sadaka istemiyoruz!
Bizler lütuf istemiyoruz!
Bizler yıllarca ödediğimiz primlerin, verdiğimiz emeğin, alın terinin karşılığını istiyoruz!
İnsanca yaşayacak bir ücret istiyoruz!
Buradan iktidara bir kez daha sesleniyoruz:
Emekli maaşlarına derhal insanca yaşayacağımız bir ara zam yapılmalıdır!
En düşük emekli maaşı yoksulluk sınırına uygun hale getirilmelidir!
Bayram ikramiyeleri 1 maaş olmalıdır!
Emeklilerin barınma, beslenme ve sağlık hakkı güvence altına alınmalıdır!
Maaş artışları emekli sendikaları statü yasası çıkana kadar sahte enflasyon verilerine göre değil, gerçek hayat pahalılığına göre belirlenmelidir!
Değerli arkadaşlar;
Bugün yalnızca düşük maaşları değil, büyük bir adaletsizliği de yaşıyoruz. Memur emeklilerine verilmesi gereken seyyanen zam hakkı gasp edilmiştir. Çalışan memurlara verilen seyyanen artış emekli memurlara verilmemiş, milyonlarca memur emeklisi büyük bir mağduriyet yaşamıştır.
Bu hukuksuzluğa karşı açılan dava halen Anayasa Mahkemesi’nde bekletilmektedir. Emekliler yıllardır adalet beklemektedir. Buradan Anayasa Mahkemesi’ne çağrıda bulunuyoruz:
Memur emeklilerinin seyyanen zam davası daha fazla geciktirilmeden bir an önce görüşülmeli ve adil bir karar verilmelidir!
Ayrıca Türkiye genelinde başlatılan “1 milyon dilekçe kampanyasını” son derece önemli buluyoruz. Memur emeklilerinin haklı taleplerine sahip çıkması, bu kampanyaya güçlü şekilde katılması büyük önem taşımaktadır.
Tüm memur emeklilerini haklarına sahip çıkmaya, dilekçe kampanyasına katılmaya ve örgütlü mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz!
Çünkü biliyoruz ki:
Hak verilmez, mücadeleyle alınır!
Emekliler artık susmayacaktır!
Yoksulluğa teslim olmayacaktır!
Bu düzenin emeklileri açlığa mahkûm etmesine boyun eğmeyecektir!
Yaşasın emeklilerin örgütlü mücadelesi!
Yaşasın dayanışma!
Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!
