Av. Bülent Akbay Anadolu Basın Birliği lokalinde Tutuklanan Gazeteci Nihat Durmuş ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi
Akbay Toplantıda yaptığı Değerlendirmede Gazeteci” Nihat Durmuş ın İskenderun Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanması şaşkınlık yarattığı kadar, akıllara da durgunluk veren haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir karardır. “dedi
Akbay ın açıklamaları şöyle
“Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle kapatılan gazeteler arasında ne yazık ki sahibi ve genel yayın yönetmeliğini Nihat Durmuş’un yaptığı OLAY GAZETESİ’ de bulunuyor. Hatay Valiliği’nin önerisiyle alınan bu karar İskenderun’da yaşayan herkeste şaşkınlık yaratmıştır. Çünkü gerek Olay Gazetesi gerekse Nihat Durmuş FETÖ terör örgütüne karşı mücadelesiyle bilinen, Cemaat gibi yapılanmalara karşı duruşuyla simge olan birisidir. Olay Gazetesinin kapatılması ve bu kapatma kararı neticesinde gerek Nihat Durmuş’un gerekse Gazetenin mal varlığına tedbir konulması, akabinde İskenderun Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanması şaşkınlık yarattığı kadar, akıllara da durgunluk veren haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir karardır.
VALİLİK HATADAN DERHAL DÖNMELİDİR
Hatay Valiliği ciddi şekilde yanılmıştır. Tıpkı ülkenin diğer şehirlerinde yapılan maddi hatalardan veya asılsız iftiralardan mütevellit kararlardan birini de Hatay Valiliği yapmıştır. Bazı Valiler bu hataları hızla düzeltmiş ve özür dilemiştir. Hatay Valiliği’de vakit kaybetmeden Gazeteci Nihat Durmuş ve sahibi bulunduğu Olay Gazetesine yapılan bu korkunç hatadan dönmelidir. Hiçbir somut veriye dayanmadan ve herhangi bir delil olmadan kapatma kararına müsebbip olan Hatay Valiliği’nin bu hatayı düzeltmesi ülkemiz demokrasi ve basın özgürlüğü açısından da büyük önem arz etmektedir. Yanlışı yapan yetkili, yanlışı düzeltmekle yükümlüdür.
TERÖRLE MÜCADELEYE GÖLGE DÜŞÜREN KARAR
Olay Gazetesi ve Genel Yayın Yönetmeni aynı zamanda Anadolu basın birliği ikinci başkanı Nihat Durmuş hakkında verilen bu karar, ülkemizin geçtiği bu olağanüstü ortamda FETÖ gibi karanlık ve kanlı terör örgütüle mücadeleyi sekteye uğratmaktadır. Çünkü Olay Gazetesinin ve gazeteci Nihat Durmuş’un FETÖ gibi hain örgütlere karşı duruşu, mücadeleci kişiliği, tarafsız ve demokrat kişiliği tüm kamoyu tarafından bilinmektedir. Halk Gazeteci Nihat Durmuş’un uzun yıllardır dersanelerin kapatılması, FETÖ’cü yapılanmaların dağıtılması ve devlet içinde yuvalanmasına karşı mücadelesine yakından tanıktır.
Gazeteci Nihat Durmuş hakkında karar verenlerin bir dönem Cemaat ve cemaat gibi yapılanmalarla ilişkisi olduğu halde; Nihat Durmuş’un ve Olay Gazetesi’nin hiçbir zaman hiçbir ortamda ilişkisi ve tanışıklığı olmamıştır ve olmayacaktır. Dünya görüşü, inançları ve siyasal ve ilkesel duruşu gereği FETÖ gibi bir çete ile Gazeteci Nihat Durmuş’u yan yana getiremezsiniz.
Özetle uzun yıllardır FETÖ terör örgütü ve benzeri yapılanmalarla mücadeleyi esas almış, sosyal demokrat kişiliği ile tanınan ve gerek 15 temmuz öncesi gerekse 15 temmuz sonrası kanlı terör örgütüne karşı mücadelesiyle öne çıkmış Nihat Durmuş’un, akıl almaz bir şekilde bu kanlı terör örgütüne üyelik gibi bir suçlamayla karşılaşması hem terör örgütleriyle mücadeleye hem de yeniden yapılanma içindeki yargı sistemimize gölge düşürmektedir.
Nihat Durmuş İskenderun Emniyet Müdürlüğüne kendisi gitmiş ve neyle suçlandığını öğrenmek istemiştir. İskenderun TEM şubede kendisine suçlama getirilemediği gibi, sadece Kapatma kararı hakkında ne düşündüğü sorulmuştur. Soruşturmayı yürüten savcı ifade bile almadan tutuklanması içim İskenderun Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etmiş ve hakimlik yine somut hiçbir soru sormadan tutuklanmasına karar vermiştir. Oysa aynı gün haklarında sayısız delil bulunan ve FETÖ’cü yapılanmayla irtibatı olduğu tespit edilenler özgürlüğüne kavuşurken FETÖ’cü hainlerle mücadelenin simgelerinden olan Gazeteci Nihat Durmuş tutuklanmıştır. Bu akıl almaz gelişmeler “ İskenderun Adliyesin FETÖ’cüler serbest bırakılırken bu kanlı yapılanmaya karşı mücadele edenler tutuklanıyor mu” sorusunu sormamıza yol açmıştır. Bu kanlı yapılanmayla mücadelede olağanüstü koşullar yaşandığı açıktır. Hatalar da yapılabilir. Ancak bu hatalardan derhal dönmek gerekir ki bu mücadele başarıya ulaşsın.
GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ
Gazeteci Nihat Durmuş’un anılan örgütle ve benzerleriyle SELAMLAŞTIĞINA DAHİ bir delil bulunamaz. Çünkü müvekkilin siyasal ve toplumsal kişiliği Fetö terör örgütü ve benzerleriyle bir arada bulunmayı imkansız kılmaktadır. Gazeteci Nihat Durmuş’un hayatı bu tip yapılanmalarla mücadeleyle geçmiş, 15 Temmuz sonrasında da kentin milletvekilleriyle ve belediye başkanıyla sabahlara kadar hain kalkışmaya karşı halkla birlikte mücadele etmiştir. Basit bir araştırmayla ortaya çıkacak bu gerçeklere yargının gözlerini kapatması düşünülemez.
TAHLİYE KARARI BEKLİYORUZ
Gazeteci Nihat Durmuş ya bir maddi hata nedeniyle ya da işgüzar birinin kişisel iftirasıyla gazetesi kapatılmış, malvarlığına el konulmuş ve kendisi de İskenderun T tipi cezaevine konulmuştur. Bir insanın hukuka, adalete ve insanlığa sığmayan bir kararlar silselesiyle mağdur edildiğine tanık oluyoruz. Bu akıl tutulması sona ermelidir. Yapılan hatalar zinciri Gazeteci Nihat Durmuş’un özgürlüğüne karar verilmesiyle kırılmak zorundadır. BU insani, ahlaki ve mesleki sorumluluğumuzdur. Aksi taktirde bu ülkede herkesin can ve mal güvenliği ortadan kalkmış, özgürlükleri de tehlike altında demektir. Gazeteci Nihat Durmuş’un ailesi ve arkadaşları olarak Nihat Durmuş’un en kısa zamanda özgürlüğe kavuşmasını bekliyor ve istiyoruz. ”
