Haram… Helal….

2
331

Adını anmaktan ar duyduğum bir milletvekili, başka bir partiye mensup belediyelerin verdiği yardımlardan yemenin haram olduğunu söylemiş.Ben burada siyaset yapmak niyetinde değilim çünkü bu siyaset üstü bir konudur. Bu insan olup olamama konusudur. Bu ülkemizin birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde birliğe beraberliğe dinamit koyma konusudur. Hele ki bunu söyleyen milletin vekili! İse, Çürümüşlüğün boyutunun ne kadar feci olduğu konusudur.

Haram… Helal….

Kinden ve nefretten beslenen her kim var ise hem imanını hemde insanlığını sorgulamalıdır. Çünkü Hz. Muhammed’e (saav) ümmet olduğunu söyleyen bu zevat belli ki peygamberi hiç tanımamış ve belli ki merak bile etmemiştir…

Rasûlullah, zaman zaman Yahudilerin meselelerini görüşüp Tevrat okudukları Beytü’l-Midras’ta onları ziyaret etmekteydi (EbûDavud, “Hudud”, 26). Önünden geçen Yahudi cenazelerine saygı gösterip ayağa kalkmış ve bunu Müslümanlara da tavsiye etmiştir (Buharî, “Cenaiz”, 50; EbûDavud, “Cenaiz”, 47) Hz. Peygamber kendisine sıkça uğrayan bir Yahudi çocuğunu hastalandığında ziyaret ederek memnun etmişti (EbûDavud, “Cenaiz”, 5) O (saav) yakın komşunun öncelikli olduğunu ifade ederken, “Komşu Yahudi de olsa öncelik hakkı bulunur.” buyurmuştur. (Abdurrezzak b. Hemmam, Musannef, VIII, 84) Medine’de gerek Hz. Peygamber gerekse sakibe Yahudilerle ticari ilişkide bulunmuşlardır. Nitekim Hz. Peygamber, bedelini daha sonra ödemek üzere bir Yahudi’den zahire satın almış ve karşılığında zırhını rehin bırakmıştı (Buharî, “Buyu”, 14) Bazı sahabiler Yahudilerle ticari ilişkilere girerek borçlu kalmış ve bu konuda Hz. Peygamber’den yardım istemişlerdir (buhari ‘’buyu’’ 14). Hz Ali (kv) nin evinde yiyecek birşeyin olmadığı birgün, Hz Fatıma (sa) annemizin isteği ile yahudi bir komşusundan bir tabak arpa istediği ve aldığı bilinir. Bu tür örnekleri arttırmak mümkündür ama değmeyen’e, sevgiyi iyiliği anlamayana cümle kurmaktan vazgeçesi geliyor insanın.

Hz Muhammed’in irtihalinden hemen sonra başlayan bu uyduruk fetva hastalığı olsa olsa kibir’in, doyumsuzluğun, şirk’in ve küfür’ün ürünü olabilir. Heleki insanlar arasında ayrışma, ötekileştirme fitne ve kulu kula kul etmeye hizmet ediyorsa, şeytana payanda olmaktan başka hiçbir anlam taşımadığı aşikar dır. Işte bu yüzden 1400 yıl önce belirlenen kuralları hala tartışır dururuz.Çünkü kuranı başımızın üstünde taşırken ahkamını ayaklarımız ile çiğniyoruz.

Kuranın haram kıstaslarını şu ayetlerde bulabiliriz…

De ki: “Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anne babaya iyilik edin, yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. -Sizin de, onların da rızıklarını biz vermekteyiz- Çirkin kötülüklerin açığına ve gizliolanına yaklaşmayın. Hakka dayalı olma dışında, Allah’ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz.”Enam 151.

De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizliçirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi birşeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”Araf 33.

Tabi bu sadece bizde yok dini sermaye olarak kullanan her inançtan kişide  bu hastalık vardır. “Eşcinseller için ilahı bir ceza” olarak nitelendiren İsrail Sağlık Bakanı, koronavirüse yakalandı. ne halt etmişse artık J

Tablo www.19.org sitesinden alınmıştır.

Unutulmamalı ki Her insan bir yağmur tanesi gibidir. Ve istisnasız her yere düşebilir. Kimi çamura, kimi mezbeleye, kimi denize  kimi gül yaprağına düşer.İnsanın dili onun nereye düştüğünün en güzel göstergesidir.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here