Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’da farklı alanlarda yaşanan sorunlar hakkında yazılı bir basın açıklamasında bulundu.

TMO, bir an önce çiftçilerin bir taban fiyat açıklamalı,
Buğday hasadı mevsiminin yaklaştığını anımsatan Kara, “Ülkemizde buğday hasadının, TMO’nun hangi taban fiyatı ne zaman açıklayacağına ilişkin tartışmalarla başlaması adeta bir gelenek halini aldı. Bu sene de TMO, hasadın başlamasına çok kısa bir süre kalmasına rağmen, fiyat açıklamış değil; bu da üretici için yol gösterici olan fiyatlama mekanizmasının çalışmaması anlamına geliyor. Bu süreç, ülkemizde buğday hasadının ilk yapıldığı yer olan Hatay’daki çiftçilerimiz için de önemli; bize de son zamanlarda konuyla ilgili olarak şikayetler, sorular geliyor. Çiftçilerimiz, 20 yıl içinde, buğday ekilen alanları büyük ölçüde artırdılar; 2004 yılında buğday ekilen alanların büyüklüğü 326 bin dekardan 507 bin dekara yükseldi. Bu artış büyük ölçüde ekmeklik buğdaydaki artıştan kaynaklandı fakat hava koşulları başta olmak üzere çeşitli etkenlerden dolayı verimlilikte de düzenli bir artış yakalanamadı. Kuraklığın etkili olduğu 2025 yılında ekmeklik buğday dekar başına 243 kilograma kadar düştü; oysa 2021 yılında bu buğdaydaki verimlilik 457 kilogramdı.
Yaklaşan hasatta, yağışların da iyi geçmesiyle, geçmiş yılın bu kaybını telafi etmeyi uman çiftçilerimiz, maliyet artışlarını karşılayacak bir fiyat açıklanmasını talep ediyor: Basra Körfezi’nde devam eden savaş nedeniyle mazot ve gübre fiyatları üzerindeki baskı baş edilemez bir düzeye geldiği ortada.
TMO geçen sene buğdayda taban fiyatı kilogram başına 13,50 lira olarak açıklamıştı; çiftçilerimiz artan maliyetler karşısında, kilogram başına bu yıl en az 20 lira taban fiyat talep ediyor. Bugüne kadarki uygulamalar nedeniyle iktidarın taban fiyat açıklarken, büyük oranda oy aldığı Konya ve Urfa ovalarındaki hasat takvimine göre hareket ettiği kanaati de oluşmuş durumda. Tarımsal desteklerin ödenmesinde benimsenen yöntem ve takvim de üreticinin kafasını karıştırmaktan başka bir işe yaramıyor. TMO, bir an önce çiftçilerin beklentisi doğrultusunda bir taban fiyat açıklamalı, her yıl yaşanan bu karmaşaya bir son vermelidir” ifadelerini kullandı.
Evini henüz teslim almamış, yerleşmemiş kişilere verilen destekler kesiliyor.
Hatay başta olmak üzere deprem bölgelerinde kira desteklerinin kesildiğine ilişkin şikayetlerin yoğunlaştığını belirten Kara, “Daha önce, konutlar teslim edilinceye kadar kira desteklerinin devam edeceği söylenirken, şimdi kurada evi çıkan ancak evini henüz teslim almamış, yerleşmemiş kişilere verilen destekler kesiliyor. Bu uygulamanın hiçbir anlamı ve faydası yok. Kağıt üzerinde kuranın çıkmış olması, kura çıkan kişinin evine taşındığını ifade etmiyor. Bu ayrım, özellikle iktidar medyası tarafından, bilerek görmezden geliniyor çünkü aksi takdirde ‘Şu kadar ev teslim ettik’ demelerinin bir çarpıtma olduğu ortaya çıkacak. Dahası ‘Tamamlandı’ denilen konutlarda çeşitli eksiklerin bulunduğu, bunların yaşama hazır hale getirilmesi için ailelerin ayrıca masrafa girmek zorunda kaldığı keşfedilecek. Bir istatistik oyununu sürdürebilmek için, pek çok ailenin hayati gelir kaynaklarından birisi olan kira yardımlarını kesilmesinden medet umuluyor. Bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmeli; hak sahipleri konutlarına tam olarak yerleşinceye, taşınma süreçleri sona erinceye kadar destek ödemelerinin yapılmasına devam edilmelidir” diye konuştu.
Güvenlik ve hijyen koşulları iyileştirilmelidir”
Cilvegözü Sınır Kapısı’nda yaşanan sorunlara da dikkat çeken Kara, “Ticaret Bakanlığının ‘Kara Kapıları ve Araç Türlerine Göre Geçiş Sayıları’ raporuna göre 22 kara sınır kapısı arasında Cilvegözü, en fazla araç geçişi yapılan 10 sınır kapısından birisi. 2025 yılında kapıdan giriş-çıkış yapan araç sayısı 348 bindi; bu yılın ilk dört ayında geçiş yapan araç sayısı ise 141 bin oldu. Bu sayının önemli bir bölümü tırlardan oluşuyor: Tırlar, 2025 yılında geçen araçların 309 binini, 2026’da geçen araçların da 110 binini oluşturdu. Bu kadar büyük bir hareketliliğin bulunduğu, şehrimiz ve bölgemiz için çok önemli bir gelir kaynağı anlamına gelen bir sınır kapısında, tır şoförlerimizin yaşadığı mağduriyetin bir an önce çözülmesi gerekiyor. Şoförler, araçlarını, geçişlerdeki yoğunluk sebebiyle tampon bölgede bıraktıklarında araçlarının başına geri dönmek için harç ve pul parası ödemek zorunda kalıyor. Sınır kapısındaki koşullar da özellikle güvenlik ve hijyen açısından yetersiz. Şoförlerin günlük kazancı, bu pul ve harç ödemeleri yüzünden eriyip gidiyor. Lojistik ve nakliye sektörü, Hatay ekonomisinin can damarlarından birisi ve bu sorunun bir an evvel çözülmesi, valilik ve bakanlık arasında kimin sorumlu olduğuna yönelik anlaşmazlığın sona ermesi gerekiyor. Şoförlerimizin maddi zarara uğraması önlenmeli, sınır kapısındaki güvenlik ve hijyen koşulları iyileştirilmelidir” açıklamasında bulundu.
