İyi Günler Ülkem…

0
46

Bildiğimiz ve yaşadığımız kadarı ile, ülkemiz hiçbir tarihte, yaşadığımız bu günlerdeki kadar hergün değişik, hergün başka ve hergün bir öncekinden kötü kaotik, belirsiz, umutsuz, üzücü ve insanı yaralayıcı gündemlerle karşılaşmamıştı. Gün geçmiyorki gençlerimiz torağa düşmesin. Hatta bunu baştan aşağı o kadar kanıksadık ki artık ‘’birkaç tane’’ olarak söz etmeye başladık. Manavdan birkaç tane portakal aldım der gibi. Gün geçmiyorki iş bulamayan, aş bulamayan, birileri intihar etmesin. Gün geçmiyorki küçük çocuklara ve kadınlara şiddet ve tecavüz olayı olmasın.

Bu duruma akıl erdirmek isteyenler boşuna zahmet etmesin. Anlaşılan o ki, çaresizliği öğrenmiş kötülüğü de kanıksamış görünüyoruz. Buda bir toplumun başına gelebilecek en büyük felaketlerden birisidir ki, sarı öküz’ün hikayesini bilmeyeniniz yoktur sanırım.

Sene 2020 bizi kıskanan elin oğlunun bütçeleri, ticari hacimleri rekor kırarken , biz hasta sayı garantili hastahaneler dolsun diye insanımızın hastalanması için dua ediyoruz. Tıpkı yolcu sayı garantili havaalanlarının çok kullanılması ve geçiş sayı garantili köprülerin üzerinden çok araç geçmesi için dua ettiğimiz gibi. Ama anlaşılan o ki dua ile olmuyor bu işler. Allah (cc) kuranı kerimde buyurduğu nehiy (sakındırma) ve öğüt ayetlerinin hepsinin sonunu istisnasız şu cümlelerle bitirir. ‘’umulurki akledersiniz’’ ‘’umulurki öğüt alırsınız’’ ‘’umulurki ibret alırsınız’’ yani hiçbir ayetin sonunda ‘’akla ,düşünmeye, üretmeye, bilime ihtiyacınız yok sadece dua edin dememektedir’’ yüzde 99 u Müslüman olan ülkemizde bunun tersini görmek bizi hem üzmeli, hemde ülkemizin geleceği açısından korkutmalıdır.

Tv larda hergün onlarca bilim adamı! Siyaset bilimci! Din adamı! Gazeteci! Ünvanlı , ne idüğü belirsiz zevat (çok azını tenzih ediyorum) ahkam kesip durmakta ve bu milletin beynini iğfal etmeye çalışmaktadır. Ama ne hikmetse bu ülkenin ihtiyacı olan sevgiye, iç ve dış barışa, kardeşliğe, paylaşmaya, değinmediği gibi, kötülüğü görmeye, yanlışları eleştirmeğe, yanaşmamaktadır.

Kimisi her kötülüğü açıktan destekliyor, kimisi sessiz kalarak onaylamakta ve ülkenin esas sorunları ilgili olmayan gündemlerle eyyam yapmakta maalesef. Haksızlığa susan dilsiz seytandır düsturunu bilmeden veya şeytanlığı kabul eden , fikri hür vicdanı hür olmayan, Ruhu bedeni terketmiş çürümüş bir cesede dönüşmüş zevattan başka ne beklenebilirki.

Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, Adıyaman’ın Tut ilçesine bağlı Dağyalangoz köyü sakinleri, Alevi oldukları için su sorunlarının tüm başvurularına karşı çözülmediğini, şimdi de köydeki okul ve sağlık ocağının kapatılmak istendiğini belirtti. Kimin umurunda? Çorum, Sivas, Tokat, Amasya, Yozgat’ta birçok Alevi köyü talepleri çözülmeyerek göçe zorlanırken Adıyaman’ın Dağyalangoz köyü de kaderine terk edildi. Çevredeki tüm köylere su getirilirken Dağyalangoz köyünün su sorunu çözülemedi. (cumhuriyet)

Hani fıratın etrafındaki ceylan yavrusundan sorumlu idik?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here