Konut bir haktır, lüks değil

 

 

Mimarlar Odası Hatay Şubesi, 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda barınma hakkına dikkat çekerek, “Konut bir haktır, lüks değil” vurgusu yaptı. Açıklamada, deprem sonrası yeniden yapılanan Hatay için yalnızca konut sayısının değil, nasıl bir kent ve yaşam çevresi kurulacağının da tartışılması gerektiği belirtildi.

 

 

 

5 Ekim Dünya Mimarlık Günü ve Haftası kapsamında açıklama yapan Mimarlar Odası Hatay Şubesi, herkesin sağlıklı ve güvenli bir çevrede barınma hakkına sahip olduğunu belirtti.

Bu yıl Dünya Mimarlık Günü’nün, Birleşmiş Milletler Habitat Günü ile eş zamanlı olarak “Barınma Bir İnsan Hakkıdır-Onu Geliştirin” temasıyla kutlandığı kaydedildi. Etkinliklerin, Uluslararası Mimarlar Birliği’ne üye 124 ülkede bir milyondan fazla mimarın katılımıyla gerçekleştirileceği ifade edildi.

 

Mimarlar Odası’nın da yaklaşık 90 bin üyesi ve tüm birimleriyle Dünya Mimarlık Günü’nden başlayarak Ekim ayı boyunca “Mimarlık Haftası Etkinlikleri” düzenleyeceği belirtildi.

 

Hatay için kritik soru: Nasıl bir kentte yaşayacağız?

Açıklamada, Uluslararası Mimarlar Birliği’nin Dünya Mimarlık Günü kapsamında kentlerin karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan biri olan “barınma krizine” dikkat çektiği hatırlatıldı.

 

Hatay’daki deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine de değinilen açıklamada, konut sayısının ötesinde kentin geleceğinin tartışılması gerektiği vurgulandı.

 

Mimarlar Odası Hatay Şubesi, “Hatay’da depremlerden sonra ‘kaç konut yapılacağı’ sorusunun ötesinde çok daha temel bir soru bulunmaktadır: Nasıl bir kentte, nasıl bir yaşam çevresinde yaşayacağız?” ifadelerini kullandı.

 

Kentte yapıların yükseldiği ve yeniden ayağa kalkma sürecinin devam ettiği belirtilen açıklamada, “Bu kent kimin için yeniden kuruluyor?” sorusu yöneltildi.

 

“Yeniden yapılanmanın ölçüsü yalnızca bina sayısı olamaz”

Mimarlar Odası, bir kentin yeniden inşasının yalnızca tamamlanan konutların, yükselen yapıların ve gerçekleştirilen projelerin sayısıyla değerlendirilemeyeceğini belirtti.

 

Yeniden yapılanmanın esas ölçütünün, kentte yaşayanların ihtiyaçlarına ve haklarına ne ölçüde karşılık verdiği olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Hataylıların kendi kentlerinde yaşamaya devam edebileceği bir geleceğin oluşturulması gerektiği ifade edildi.

 

Hatay’ın mahalleleri, sokakları, kamusal alanları, kültürel mirası, kent belleği ve kuşaklar boyunca oluşmuş yaşam kültürüyle bir bütün olduğunun altı çizildi.

 

“Hatay’ın belleği ve kimliği korunmalı”

Açıklamada, yeniden yapılanma sürecinde yalnızca güvenli konut üretmenin yeterli olmadığı belirtilerek, kentlinin kendisini ait hissedebileceği, sosyal ve kültürel sürekliliğini koruyabileceği nitelikli ve yaşanabilir bir kent oluşturulması gerektiği ifade edildi.

 

Bugün alınan planlama ve yapılaşma kararlarının Hatay’ın gelecek onlarca yılını belirleyeceğine dikkat çekilen açıklamada, yeniden inşa sürecinin insanı ve yaşamı merkeze alan bütüncül bir kentleşme anlayışıyla yürütülmesi çağrısı yapıldı.

 

Mimarlar Odası Hatay Şubesi, Hatay’ın geleceğinin; kentlinin kendi kentinde yaşamaya devam edebildiği, belleğini ve kimliğini koruyan, güvenli, nitelikli ve yaşanabilir bir kent olarak kurulmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.

 

Açıklamanın sonunda, mesleki bilgi ve birikimin kamu yararı doğrultusunda kullanılmaya devam edileceği, Hatay’ın geleceğine ilişkin süreçlerin takip edileceği belirtilerek eşitlikçi, sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelecek temennisinde bulunuldu.