Dörtyol ilçesinde planlanan petrokimya ve çelikhane projelerine karşı çıkan Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri, İskenderun Körfezi’nin mevcut kirlilik yükünü kaldıramayacağını belirterek çevre ve halk sağlığı için uyarıda bulundu.

Hatay- Dörtyol ilçesinde yapılması planlanan Doğu Akdeniz Petrokimya Tesisi ile Yeşilköy Çelikhane Tesisi’ne karşı tepkiler sürüyor. Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri’nin konuya dair düzenlediği panel sonrasında yürüyüş ve basın açıklaması ile projelerin bölgeye vereceği çevresel ve toplumsal zararlara dikkat çekti.
Atatürk Parkı’ndan Meydan’a kadar sloganlar eşliğinde yürüdü. CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Dörtyol Belediye Başkanı Bahadır Amaç, Erzin Belediye Başkanı Ökkeş Elmasoğlu, Adana Tabip Odası üyeleri, CHP ve EMEP yöneticileri ve üyeleri ile çok sayıda yurttaş panel ve eylemde yer aldı.
Dörtyol Atatürk Parkı Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen panel sonrası yurttaşlar Meydan’a sloganlar eşliğinde yürüdü. Ardından yapılan basın açıklamasını Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri adına Dr. Sadun Bölükbaşı okudu. Bölükbaşı, İskenderun Körfezi’nin halihazırda yoğun bir sanayi baskısı altında olduğunu vurgulayarak yeni projelerin bu yükü daha da artıracağını ifade etti.
“Körfez yoğun kirlilik baskısı altında”
Körfez çevresinde faaliyet gösteren termik santraller, çimento ve gübre fabrikaları ile demir-çelik tesislerinin yarattığı kirliliğe dikkat çeken Bölükbaşı, “İskenderun Körfezi; kömürlü ve doğalgazlı termik santraller, çimento fabrikaları, gübre tesisleri ve çok sayıda demir-çelik işletmesiyle yoğun kirlilik baskısı altındadır” dedi. Bu tesislerin su kaynaklarını tükettiğini, hava, su ve toprağı kirlettiğini ifade eden Bölükbaşı, Erzin ve Dörtyol ovalarındaki tarımsal üretimin tehdit altında olduğunun altını çizdi.
Petrokimya tesisi için ‘ekosistem riski’ uyarısı
Dörtyol’un Yeniyurt sahilinde yaklaşık 3 bin dönümlük alana kurulması planlanan Doğu Akdeniz Petrokimya Tesisi’nin yıllık 9 milyon ton üretim kapasitesine sahip olacağını hatırlatan Bölükbaşı, tesiste yüksek miktarda nafta ve LPG kullanılacağına dikkat çekti. Saatte 7 bin 500 metreküp su ihtiyacının Aslantaş Barajı’ndan karşılanmasının planlandığını aktaran Bölükbaşı, petrokimya üretiminin doğası gereği ciddi riskler barındırdığını belirterek özellikle polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) gibi toksik ve kanserojen maddeler oluşacağına dikkat çekti. Bölükbaşı, bu maddelerin bölgede zaten var olan kanser riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
Bilirkişi raporu: “Yer seçimi uygun değil”
Çevre derneklerinin projeye karşı açtığı ÇED iptal davasının sürdüğünü dile getiren Bölükbaşı, dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporuna da dikkat çekerek raporda; tesis alanının yerleşim yerlerine yakınlığı, organize sanayi altyapısından yoksun oluşu ve bölgenin planlama ilkeleriyle uyumsuzluğu nedeniyle uygun bulunmadığını hatırlattı.
Ayrıca tesis alanının, deniz ve karasal ekosistem arasında kritik bir geçiş zonu olan sulak alanı kapsadığını, bu nedenle biyolojik çeşitlilik açısından ciddi riskler barındırdığını dile getiren Bölükbaşı, nesli tehlike altındaki türlerin yaşam alanlarının zarar görebileceğinin altını çizdi.
Tarımsal açıdan da olumsuz etkilerin altı çizilen rapora gör kazı çalışmalarından çıkacak toprağın mera alanlarına taşınmasının hayvancılık için risk oluşturacağına da dikkat çekildiğini aktaran Bölükbaşı, ayrıca tesisin hava akımlarını değiştirerek narenciye ve zeytin üretimini olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.
Mahkeme reddetti, dernekler Danıştay’a başvurdu
Bölükbaşı, tüm bu tespitlere rağmen Hatay 2. İdare Mahkemesi’nin davayı reddettiğini hatırlattı. Çevre dernekleri olarak kararı Danıştay’a taşıdıklarını ifade eden Bölükbaşı, “Yargının ekosistemdeki tüm canlıların yaşam hakkını gözeten bir karar vereceğine inanıyoruz” dedi.

Çelikhane projesine de tepki
HABAŞ tarafından planlanan Yeşilköy Çelikhane Tesisi’nin yaratacağı tehlikeye de de dikkat çeken Bölükbaşı, yıllık yaklaşık 2 milyon ton hurda metal işleyerek demir-çelik üretimi yapması planlanan tesisin ÇED başvuru dosyasının eksik olduğunu söyledi. Kümülatif etki analizi yapılmadığını ve hava kirliliği modellemesinin yetersiz olduğunu dile getiren Bölükbaşı, projenin gerçek çevresel maliyetinin ortaya konulmadığı belirterek Payas’taki benzer tesislerin yarattığı kirliliğin Dörtyol’da gerçekleşmesine izin vermeyeceklerini dile getirdi.
“Temiz hava, temiz su ve tarım istiyoruz”
Bölge halkının tarıma dayalı üretimle geçindiğini hatırlatan Bölükbaşı, “Dörtyol’da dünyanın en kaliteli narenciyesini üretiyoruz. Ekosisteme zarar vermeyen, çevre dostu yatırımlar istiyoruz. Temiz hava solumak, temiz su içmek ve sağlıklı gıdaya ulaşmak en temel hakkımızdır.” dedi.
