Salı, Nisan 14, 2026
No menu items!
Ana SayfaHataySağlık Emekçilerinden Düzenlemeye Tepki!

Sağlık Emekçilerinden Düzenlemeye Tepki!

9 Nisan 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle kolorektal, meme ve rahim ağzı kanseri taramalarının çarpım katsayıları artırılırken; hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi kronik hastalık izlemlerinin katsayılarının düşürülmesine Hatay’daki sağlık meslek örgütlerinden sert tepki geldi..

Sağlık Emekçilerinden Yeni Düzenlemeye Tepki!

9 Nisan 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle kolorektal, meme ve rahim ağzı kanseri taramalarının çarpım katsayıları artırılırken; hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi kronik hastalık izlemlerinin katsayılarının düşürülmesine Hatay’daki sağlık meslek örgütlerinden sert tepki geldi.

SES Hatay ŞubesiHatay Tabip Odası ve AHASEN Hatay Temsilciliği tarafından yapılan ortak açıklamada, düzenlemenin sahadan kopuk olduğu ve sağlık hizmetini bütüncül değil parçalı ele aldığı vurgulandı.

“Kâğıt Üzerinde Hedef, Sahada Karşılığı Yok

Açıklamada, kanser taramalarını artırmayı hedefleyen yaklaşımın sahadaki gerçeklerle örtüşmediği belirtilerek, özellikle deprem sonrası Hatay’da sağlık hizmetlerine erişimin hâlâ ciddi sorunlar içerdiği ifade edildi.

Birçok ilçede Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) bulunmadığına dikkat çekilen açıklamada, vatandaşların merkezi ilçelere yönlendirilmesinin hizmete erişimi zorlaştırdığı kaydedildi.

“Konteyner ASM’lerde Bu Hizmet Verilemez

Deprem sonrası konteynerlerde hizmet veren Aile Sağlığı Merkezleri’nde (ASM) ne yeterli fiziksel alan ne de mahremiyet bulunduğu belirtilerek, HPV örneği alınması gibi hassas işlemlerin bu koşullarda yapılmasının mümkün olmadığı ifade edildi.

Sağlık emekçileri, katsayı artışıyla getirilen uygulamaların gerçekte bir performans baskısı ve gelir tehdidi oluşturduğunu savundu.

“Angarya Yükleniyor”

KETEM olmayan bölgelerde ASM çalışanlarına yüklenen görevlerin sağlık hizmeti kapsamını aştığına vurgu yapılan açıklamada, hastaların tek tek aranması, ulaşımın organize edilmesi ve ikna süreçlerinin yürütülmesinin “angarya” olduğu belirtildi.

Vatandaşın hizmete ulaşamaması ya da hizmeti reddetmesi durumunda sorumluluğun sağlık çalışanlarına yüklenmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Çalışma Koşullarına Tepki

Açıklamada ayrıca Aile Hekimliği Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerin çalışma koşullarını ağırlaştırdığı, hak kayıplarına yol açtığı ve sorumlulukları artırdığı dile getirildi.

 

  • Esnek mesainin kaldırılmasının ekonomik sonuçlarının belirsiz bırakıldığı,
  • Tıbbi cihazdan temizlik hizmetlerine kadar birçok yükün aile hekimlerine devredildiği,
  • Depremde zarar gören ASM’lerde hekimlerin kendi imkânlarıyla temin ettiği ekipmanlara el konulmasının “emek gaspı” olduğu vurgulandı.

“Şiddet Yasası Yetersiz”

Sağlıkta şiddete yönelik düzenlemelerin yetersiz olduğu belirtilen açıklamada, yalnızca hasta biriminin değiştirilmesinin çözüm olmadığı, caydırıcı bir yasanın şart olduğu ifade edildi.

Uzaktan Sağlık Hizmetine Eleştiri

Uzaktan sağlık hizmeti uygulamalarının iş yükünü artırdığına dikkat çekilen açıklamada, kimlik doğrulama sorunları nedeniyle sistemin suistimale açık olduğu ve ilerleyen süreçte mesai dışı çalışma riskini barındırdığı kaydedildi.

“Kabul Etmiyoruz”

Sağlık meslek örgütleri açıklamada şu ifadelere yer verdi:

  • Altyapı olmadan hedef dayatmasını kabul etmiyoruz.
  • Angarya yüklenmesini kabul etmiyoruz.
  • Gelir tehdidi ve performans baskısını kabul etmiyoruz.
  • Emeğimizin gasp edilmesini kabul etmiyoruz.
  • Güvencesizleştirmeyi kabul etmiyoruz.

Çözüm Önerileri

Açıklamada çözüm için şu öneriler sıralandı:

  • Her ilçeye KETEM açılması,
  • Ulaşım ve organizasyonun kamu tarafından sağlanması,
  • Konteyner ASM’lerin kapatılarak kalıcı sağlık yapılarının inşa edilmesi,
  • İzin hakkının güvence altına alınması,
  • Uzaktan sağlık hizmetlerinin güvenli ve net şekilde düzenlenmesi,
  • Sağlıkta şiddete karşı etkin bir yasanın çıkarılması.

Sağlık emekçileri, birinci basamak sağlık hizmetleri için sık değişen değil, öngörülebilir ve kalıcı bir mevzuata ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, aksi halde yapılan düzenlemelerin halk sağlığını geliştirmek yerine sağlık çalışanlarına yönelik baskı ve hak kayıpları olarak tarihe geçeceğini ifade etti.

RELATED ARTICLES

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN SON HABERLER