Siyasetin ‘Kirli’ Yüzü!

0
27

Türkiye genelinde havalar soğudukça, Ankara’da siyasetin tansiyonu yükseliyor! 2002’den beri beraber yol yürüyenlerin, yağan yağmurda beraber ıslananların, beraber çalanların, beraber oynayanların, artık yolları ayrılıyor! Birlikteyken yaptıklarını açıklamaya başladılar. Artık oyun bitti! Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan kendi partilerini kuruyor, herkes kendi yolunda ilerliyor. Çünkü Türkiye sorunlarından kurtulmak için yeni bir iktidar alternatifine muhtaç!

Bilindiği gibi,  Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eski Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu birbirlerine girdiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 aylık Başbakanlık ve Genel Başkanlık koltuğuna oturttuğu Ahmet Davutoğlu’nu ‘Şehir Üniversitesi’ konusunda ‘dolandırıcılık’ yapmakla suçluyor. Oysaki Davutoğlu, Ak Parti iktidarında politika yapıcı insanlardan biriydi.  

Sadece Ahmet Davutoğlu değil, onunla birlikte eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da ‘dolandırıcılık’ ile itham ediliyor. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu da tarihi nitelikte çağrı yaparak, şu anda görev yapanlar dâhil olmak üzere;  

Yaşayan bütün Cumhurbaşkanlarının,

Başbakanların,

Kamu bankalarının bağlı olduğu bakanların,

Ve onların birinci, ikinci derece yakınlarının tüm malvarlıklarının, siyasete girdikleri günden bugüne kadar soruşturmak üzere Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını ve yetimlerin haklarının son kuruşuna kadar korunmasını,

 İstiyor! Aslında Davutoğlu’nun  bu çağrısı bir meydan okuma, savaş  ilanıdır.

Devleti soyanlar varsa kimlerdir? Yaşayan Cumhurbaşkanlarının, başbakanların ve kamu bankalarının bağlı olduğu bakanların göreve başlamadan önce neleri vardı, şimdi neleri var?

Söz konusu siyasilerin malvarlıkları ile ilgili araştırma yapmak, bilgi toplamak, gerçeği ortaya çıkarmak ve Devlet’i dolandıranları gözler önüne sermek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) sorumluluğundadır.

Ancak Meclis’te ‘Araştırma Komisyonu’ kurulsa ve şu anda yaşamakta olan cumhurbaşkanı, başbakan ve kamu bankalardan sorumlu bakanların malvarlıkları araştırılsa bile, hiçbir sonuç çıkmaz! Çünkü 3628 sayılı “Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu”, kamu görevlilerinin siyasete girdikleri günden bugüne kadar edindikleri malların denetimini içermiyor. Sadece görev sırasında mallarında meydana gelen değişiklikleri içeriyor.

Amma ve lâkin Ahmet Davutoğlu’nun  Şehir Üniversitesi konusunda ‘dolandırıcılık’  ile suçlanması, Meclis’in üzerinde durması gereken çok önemli bir konudur.

Dolayısıyla da Ak parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, işlendiğini bildiği bir suçu kamuoyuna açıklamakla kalmamalıdır. Cumhurbaşkanı, işlendiğini bildiği suçu ilgili ve yetkili mercilere de ihbar etmelidir.   Ak Parti ve kader ortağı MHP milletvekillerine düşen görev ise; hiç zaman kaybetmeden, en azından eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında önerge vererek, ‘Meclis Araştırması’ açılmasını sağlamak ve dolandırıcılıktan Yüce Divan’a sevkine karar vermektir.

Siyasilerin üzerindeki şaibeleri ortadan kaldırmak Meclis’in görevidir. Meclis’teki tüm partilere mensup milletvekilleri bu dolandırıcılık olayını aydınlatmalıdır. Meclis, Davutoğlu’nu suçlu bulursa,  Yüce Divan’da yargılanmalıdır.  Ama burası Türkiye!

Bu ülkede yönetimi kötüye kullanımı önlemek için ne bağımsız denetim ne de bağımsız yargı var! Meclis denetiminin olmadığı ülkelerde demokrasi olmaz! Anayasamıza göre, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ama milleti temsil etmesi gereken TBMM, gerçek anlamda halkın seçtiği vekillerden oluşmuyor. Tüm vekiller parti genel başkanlarının tutsağı. Yeni sisteme göre, milletin temsilcilerinin önemli bir yetkisi yok!

Kaldı ki, Meclis’te bir ‘Araştırma Komisyonu’ kurulsa bile,  eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Yüce Divan’a sevk kararı ancak Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğunun gizli oyuyla alınabilir.  Meclis’ten böyle bir karar çıkar mı? Çok zor!

Çünkü Meclis üyeleri özgür değil. Bu ülkede yönetimde kötüye kullanımı önlemek için güçlerin ayrılması, kontrollerin ve dengelerin uygun olduğu kurumsal yapıyla güvence altına alınması gereklidir. Bu demokrasinin,  güçlü partilerin veya liderlerin gölgesi altına düşmesini engellemek için bir gerekliliktir. 

Ayrıca bu ülkede dolandırıcılık, yolsuzluk, hırsızlık yalnızca para çalmanın aracı değil, geleceğimizin de çalınmasıdır. O yüzden Meclis, siyasetin ‘kirli’ yüzünü temizlemelidir!

İktidar sözcülerinin laf salatasına gerek yok! Eğer Ak Parti Grubu, Başbakanlık görevi sırasında ve görevinden dolayı Devlet’i dolandırdığı iddia olunan Ahmet Davutoğlu’nun suçunu, sırf kendi partisinden ve görüşünden olduğu için görmezden gelirse, erdemini yitirmiş demektir. Erdemini yitiren milletvekilleri ise, gelecekte bir gün iktidarı da yetirir! Ak Parti Milletvekilleri, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bu ayıbını Meclis’te temizlemelidir. Aksi takdirde,  Ak Parti’ye bu ‘ayıp’ yeter!

Kaldı ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eski Başbakan Ahmet Davutoğlu arasında başlayan ‘Şehir Üniversitesi’ ve ‘malvarlığı’ konusunda patlak veren tartışma büyüyerek devam ediyor. Ak Parti’de bölünme süreci yaşanıyor. Ahmet Davutoğlu ‘Gelecek Partisi’ni resmen kurdu, önümüzdeki günlerde Ali Babacan’ın partisinin de açıklanması bekleniyor.  

Ak Parti’de deniz bitti artık,  çatlak büyüyor! Türkiye siyaseti bir değişikliğe gebedir! Türkiye’de siyaset yeniden şekilleniyor… 

 SUÇU BİLDİRMEME SUÇU

            Muhbir; yasadışı bir olan bir durumu ilgili ve yetkili makamlara bildiren, ihbar eden kimliği gizli kimsedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise,  hem yürütmenin başı hem de Ak Parti Genel Başkanı’dır.

            Mademki bu ülkenin eski Başbakanı Ahmet Davutoğlu ‘dolandırıcılık’ suçunu işlemiştir, o zaman Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan,   bu suçu ilgili ve yetkili mercilere bildirme yükümlülüğünü yerine getirmelidir.

Aksi takdirde Cumhurbaşkanı, yürütmenin başı olarak; kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal ederse veya bu hususta gecikme gösterirse, ‘Suçu Bildirmeme Suçu’nu işlemiş sayılır.

O yüzden Meclis,  denetim görevini yerine getirmelidir. Devleti dolandırdığı iddia olunan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Meclis araştırma yapmalı ve Yüce Divan’a sevk kararı almalıdır. Davutoğlu’ndan Devlet’i dolandırmanın hesabı sorulmalıdır.

Ahmet Davutoğlu’nun Yüce Divan’da yargılanması en azından ‘temiz siyaset’ için gereklidir. Siyasetin kirlilikten arınması için buna yüzde yüz ihtiyaç var! Ayrıca siyasette Türkiye’nin yeni bir denkleme ihtiyacı var!

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here