Tüm Emekliler Sendikası 2021 ;İskenderun Şubesi Yaşlılar Haftası nedeni ile basın açıklaması yaparak birlikte mücadele çağrısında bulundu.
Basın açıklamasında Şube başkanı Mustafa Çankaya Emeklilere seslenerek şu görüşleri dile getirdi:

” Kıymetli emekliler,
Bu Hafta Yaşlılar Haftası. Yine birileri çıkacak ve yaşlılarımız için nutuk atacaklar. Ama biz Yaşlılar haftası vesilesiyle bir gerçeği bir kez daha dile getirmek için buradayız.
Bugün Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfus 9 milyonu aşmış durumdadır. Yaşlıların nüfus içindeki oranı %10’un üzerindedir. Bu veriler Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanmaktadır. Yani toplumumuz hızla yaşlanmaktadır.
Ama asıl mesele sayı değil, yaşam koşullarıdır.
Bu ülkeyi yıllarca emeğiyle büyüten, alın teri döken milyonlarca emekli bugün yoksullukla mücadele etmektedir. Pazara giden emekli fiyatlara bakıp geri dönmektedir. Eczaneye giden emekli ilaç parasını hesaplamaktadır. Üstelik birkaç gün sonra bayram var. Ama emeklilere verilen bayram ikramiyesi, bırakın insanca bir düzeye çıkarılmasını, enflasyon farkı bile verilmeden eriyip gitmiştir.
Daha da vahimi, maaş ve ikramiyenin bayramdan önce ödenecek olmasını iktidar büyük bir “müjde” gibi açıklamaktadır. Oysa bu bir müjde değil, emeklinin kendi hakkıdır. Buradan açıkça söylüyoruz: Bu ülkenin emeklileri sadaka değil haklarını istiyor. Yoksulluk değil insanca bir yaşam istiyor. Bu nedenle buradan özellikle kahvelerde, parklarda, meydanlarda oturan tüm emekli dostlarımıza sesleniyoruz:
Geliniz, sesimizi birlikte yükseltelim. Geliniz, hakkımızı birlikte savunalım. Geliniz, basın açıklamamıza katılarak emeklinin sesini büyütelim. Çünkü biliyoruz ki birlikte konuşursak duyuluruz, birlikte mücadele edersek kazanırız. Haydi arkadaşlar gün suskun kalma günü değil. Gün ARTIK YETER, GEÇİNEMİYORUZ deme günüdür.
BASINA ve KAMUOYUNA
Değerli emekliler… Değerli emekçiler… Değerli İskenderun halkı…
Bugün burada yaşlılar haftası ve bayram öncesin de bir araya gelmemizin nedeni çok açık! Bizler bu ülkenin yıllarca çalışan, üreten, alın teri döken insanlarıyız.
Bu ülkenin fabrikalarında çalıştık… Tarlalarında çalıştık… Atölyelerinde çalıştık… Kamu kurumlarında çalıştık… Bu ülkenin kalkınmasına katkı sunduk. Ama bugün milyonlarca emekli açlık ve yoksulluk sınırında yaşamaya mahkûm edilmiştir!
Bugün emekliler kira ödeyemiyor! Bugün emekliler sağlıklı beslenemiyor! Bugün emekliler pazara çıkarken cebindeki parayı saymak zorunda kalıyor! Bu tablo kabul edilemez! Bizler sadaka istemiyoruz! Bizler lütuf istemiyoruz! Biz hakkımızı istiyoruz!
BURADAN SORUYORUZ!
Yıllarca çalışarak bu ülkenin kalkınmasına katkı sunan, alın teriyle üretim yapan, vergisini ödeyen, primini yatıran milyonlarca emekli bugün neden açlık ve yoksullukla baş başa bırakılmıştır? Bu ülkenin fabrikalarında, tarlalarında, atölyelerinde, kamu kurumlarında yıllarca çalışan emekliler bugün neden insanca yaşayamayacak bir gelire mahkûm edilmiştir? Bugün Türkiye’de milyonlarca emekli hayatının en ağır ekonomik koşulları altında yaşam mücadelesi vermektedir. Emeklilik yılları insanın dinlenmesi, huzur içinde yaşaması gereken yıllar olmalıdır. Ancak bugün Türkiye’de emeklilik huzur değil, geçim derdi ve hayatta kalma mücadelesi anlamına gelmektedir. Bugün yaklaşık 5 milyon emekli, Dul ve yetim aylığı alanlar en düşük emekli maaşı olan 20.000 TL ve altında maaş ile yaşamaya çalışmaktadır. Bu maaş bırakın insanca bir yaşam sürdürmeyi, en temel ihtiyaçları karşılamaya dahi yetmemektedir. Öte yandan 9 milyondan fazla emekli 28.000 TL olan asgari ücretin altında maaş almaktadır. Yani bu ülkede emeklilerin büyük çoğunluğu çalışan bir işçinin bile altında bir gelirle Açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadır.
Bu tablo yalnızca ekonomik bir tablo değildir. Bu tablo aynı zamanda gelir dağılımındaki adaletsizliğin ve sosyal devlet anlayışının çöküşünün göstergesidir. Bugün milyonlarca emekli için en temel sorun barınma sorunudur. Bugün milyonlarca emekli için en temel sorun yeterli ve sağlıklı beslenememektir. Bugün milyonlarca emekli için en temel sorun sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklardır. Emekliler pazara giderken cebindeki parayı saymak zorunda kalmaktadır. Market raflarının önünde fiyatlara bakıp geri dönen emeklilerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Kısacası bugün milyonlarca emekli açlık ve sefalet sınırında yaşam mücadelesi vermektedir. Tüm bu ağır ekonomik koşullara rağmen emeklilere verilen sosyal destekler ise her geçen gün sembolik hale getirilmektedir. Bunun en açık örneklerinden biri de emeklilere yılda iki kez verilen bayram ikramiyesidir. Bu yıl emeklilere verilen bayram ikramiyesi 4.000 TL olarak bırakılmış ve TÜİK’in ısmarlama enflasyon farkı bile eklenmemiş hiçbir artış yapılmamıştır. Bugün 4.000 TL ile bir bayram alışverişi yapmak dahi mümkün değildir.
Buradan Açıkca söylüyoruz!
Emeklilere verilen bu 4.000 TL’lik bayram ikramiyesi artık ikramiye değil, zekât düzeyinde kalmış bir ödemedir. Bugün birçok insanın bayramda torunlarına verdiği harçlık bile bu rakamdan fazladır. Emeklilerle alay eder gibi Müjde diye açıkladıkları şey ikramiye ve maaşların bayramdan önce ödenmesiymiş. Emekliler sadaka istemiyor! Emekliler zekât istemiyor! Emekliler harçlık istemiyor! Emekliler hakkını istiyor!Bizler bu ülkede yaratılan zenginliğin adil bir biçimde paylaşılmasını istiyoruz.
Bu nedenle taleplerimiz açıktır:
· En düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşına eşitlenmelidir.
· Emekli aylıkları gerçek enflasyon oranlarına göre belirlenmelidir.
· Bayram ikramiyeleri sembolik rakamlar olmaktan çıkarılmalı, emeklilerin yaşam koşullarına uygun asgari ücret düzeyinde olmalı ve yılda 4 defa ödenmelidir.
· Emeklilerin barınma, sağlık ve temel yaşam haklarını güvence altına alacak sosyal politikalar hayata geçirilmelidir.
Ancak bugün yaşanan tablo açıkça göstermektedir ki ülkeyi yönetenler artık bu ekonomik krizi yönetemez hale gelmiştir.
Milyonlarca emekli yoksulluk içinde yaşarken, emeklilerin sesini duymayan bir yönetim anlayışıyla bu sorunların çözülmesi mümkün değildir.
Bu nedenle buradan açıkça ifade ediyoruz: İktidar artık ülkeyi yönetememektedir! Derhal erken seçim kararı alınmalıdır! Milyonlarca emeklinin, emekçinin ve yurttaşın önüne sandık gelmelidir! Emeklileri açlığa mahkûm eden bu düzen değişmeden emeklilerin sorunları çözülmeyecektir. Emekliler bu ülkenin yükü değildir! Emekliler bu ülkenin emeğidir! Emekliler bu ülkenin onurudur! Ve buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Emekliler açlığa mahkûm edilemez! Emekliler yoksulluğa teslim olmayacaktır! Emekliler hakkını alana kadar mücadele edecektir! Yaşasın emeklilerin onurlu mücadelesi!
