Ahlak.

0
98

 

Müslümanlık: aslında evrensel insani değerler manifestosudur.din ise, yaradana karşı borçluluk duygusu ile yaşayıp bunun sorumluluğunu bilmektir. çünkü peygamber efendimiz (saav) amel ettiğiniz islamınızda birileri size bakıp imrenmiyorsa islamınızı ve imanınızı sorgulayın demektedir.

 Ahlak.

Edep ve ahlak ın dinden  önce geldiği sabittir. Hz.muhammed saav. Derki: Sizin en iyiniz, ahlakı en güzel olandır. imam cafer essadık (as)  der ki: dinin edebi, dinden önce gelir edebi olmayanın dini olmaz.  İşte bu anlamda kimin neye inandığının bir önemi yoktur. önemli olan sadece ahlaklı olabilmektir. Zira bir insanın ahlakını beraber yaşadığı insanlar yargılayabilir ve ona göre bir statü verebilir. ama inancını sadece onu yaradan yargılayabilir. çünkü dünyadaki sayısız inanç ve kültürlere sahip insanların hepsinin bir inancı vardır ve buda kendileri ve inandıkları arasında olması gereken bir olgudur. Bunun yanında farklı bütün insanları birleştirebilecek,  savaş ve sömürüsüz kılabilecek hatta sınırların kalkmasını sağlayabilecek yegane kavram ahlaktır….

Son günlerde ona hakaretlerin moda olduğu, eşsiz dünya lideri,  mustafa kemal Atatürk derki:         “Din, bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce ve tefekküre muhalif değiliz.

Ayrıca  “Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi, ne bir din ne de bir mezhep kabulüne icbar edebilir (zorlayabilir). Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz, demiştir.

Şüphesiz,bugün insanların sırtlarında taşıdıkları hurafelere dayalı  düzenlerini, ancak cehalet ile yürütebilecek olanlar, nefret etsede, ahlaklı fikri hür vicdanı hür olan insanlar  Atatürk ü övecek başarılarını nesilden nesile anlatacaktır.ama çaldıkları prof ünvanları ile cehalete methiye düzenler, cahilliğin ferasetinden bahsedenler sıradan bir kertenkelenin kopuk kuyruğu gibi kinlerinde debelenip yok olacak unutulacaklardır.

              Zira o büyük lider derki: en büyük savaş cehaletle yapılan savaştır.gerçek kurtuluş ancak cehaletin ortadan kaldırılması ile olur. Ve yine bir sözünde, Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir

              Kuranı kerimin bu konuya bakış açısı Atatürk ün söylemleri ile tamamen örtüşmektedir. Şöyleki (Dinde zorlama yoktur.) bakara 256. Yani (Laik ol. Kimsenin dinine karışma ,kulun kula karışması veya zorlaması yetkisini vermedim, “yetkiliyim” diyen şirk içindedir / cehennemliktir)

          ENAM 104; Rabb’inizden size idrak etme yeteneği* verilmiştir. Kim gerçeği görürse* kendi yararınadır, kim de gerçeği görmezse* kendi aleyhinedir. Ben ÜZERİNİZE BEKÇİ DEĞİLİM.

           HADİD 27 “…Allah’ın rızasını kazanmak için uydurdukları ve fakat gereği gibi de uymadıkları ruhbanlık* Bizim buyruğumuzdan kaynaklanmış değildir….” (Ruhbanlığı / dinden sınıf olarak geçinmeyi kendileri uydurdular- benim katımdan değil)

             Akıl ve vicdan sahipleri değerlerine sahip çıkmalıdır. Onlara düşen en büyük görev budur.çünkü akıl da vicdan da allah vergisidir ve bu nimetin borcunu allaha karşı ödemek ancak gereği yapılmakla mümkündür. Herşey sussun ahlak ve vicdan susmasın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here