1950'den bugüne tarafsız haber, objektif yorum
Yeni girdiğimiz yılın bu ilk günlerinde, bir şey yazasım yok, bir şey konuşasım yok. Yazsan ne yazar bu ülkede, bu dünyada? “Yıllardır yazıp çiziyorsun, ne değişti, ne düzeldi, yorulmadın mı?” gibi umutsuzluk, karamsarlık fışkıran cümleler uçuşuyor kafamda. Ama, üyesi olduğumuz toplum; açlık, yoksulluk, adaletsizlik, savaş, işkence politikalarıyla terbiye edilmeye çalışılırken, korku ve karamsarlık yaygın ve kronik bir ruh haline dönüşürken hiçbirimiz oturup durumu seyredemeyiz. Sorumluluk duygusuna sahip her bir aydın, siyasetçi, yazar veya entelektüelin elini taşın altına koyarak topluma öncülük etme görevi vardır. Acilen ve acilen demokrasi bloğunu inşa etme mecburiyetindeyiz. Türkiye toplumunun ezilenleri, ötekileri, demokrasi yanlıları, cumhuriyet değerlerine bağlı olanları, eğer bugünlerde bir araya gelemiyorlarsa, bir daha asla bir arada duramaz, bir arada yaşayamazlar.