Hatay’ın Coronavirüs İle Mücadelesi

0
232

Tüm dünyayı ve bu arada ülkemizi de kasıp kavuran koronavirüs ile mücadelemiz sürüyor.

Ülkemiz bu konuda bir hayli başarılı bir sınav veriyor.

Özellikle Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve genel olarak hükümet corona krizini başarılı bir şekilde yönetiyor.

Çok önemli kararlar alındı, alınıyor .

Ankara’daki kriz yönetimi,  iletişim konusunda da başarılı.

Sağlık Bakanı neredeyse 24 saat iletişim kanallarını açık tutuyor.

Gece yarısını bile bilgi paylaşıyor.

Bu anlamda Dünya Sağlık Örgütünün övgü dolu sözlerine mazhar olduk.

Bunlar güzel şeyler tabi..

Ancak merkezi hükümetin bu başarılı kriz yönetimini ilimizde görmek mümkün değil.

Sağlık Bakanlığı’nın kriz yönetimi ve şeffaf iletişimi ile rahatlayan Hatay kamuoyu, yerel kamu görevlilerinin suskunluğu ile gerilmektedir.

Bu gerilim sosyal medya da yansımakta. Binlerce teyite  muhtaç bilgi paylaşımı ile kamuoyu ne yapacağını bilmez hale gelmiştir.Bu ortam biz habercileri de olumsuz etkilemektedir.

Adeta yağan onlarca ihbarı değerlendirmekte, bunları kamuoyuna aktarmakta, sıkıntı çekmekteyiz.

Bizzat biz iki olay yaşadık.

İlki şubat ayında “bir limanda koronavirüs vakası var” diye yazdık.

Ama yalnız Limak yetkilileri aradı. Savunmaları da “bizim limanla ilgisi yok” şeklinde oldu.

Hatta birisi” Haber doğru ama kullandığınız resim bizim. Lütfen limanın resmini değiştirin” dedi.

Ne trajikomik değil mi?

Bu olayların üzerinden iki ay geçti. Tık yok.

İkinci olay ise dün Limak Porta yaşanan olay idi.

Yine başrolde “Limak yetkilileri”.

Kamu otoritesinden ses yok.

Test sonuçlarının negatif çıktığını bile Limak Port yetkilileri paylaşıyor.

Nasıl inanalım ?

Limak Port ticari bir işletme. Adının koronavirüs  ile dağılmasını istemez elbette. Her türlü önlemi aldığını söylüyor.

Nasıl inanalım?

Bu ilde kamu görevlileri yok mu?

Onlar açıklasın.

Belgelerle açıklasın.

Bunlar Ankara’da gördüğümüz ama Hatay’da göremediğimiz, ama görmeyi de çok arzuladığımız güzel şeyler.

Bizim yaşadıklarımızdan çıkarak ilimizde corona virüs ile mücadeleye gelelim.

Liman ve havaalanımız ile dışarıdan gelebilecek risklere açık bir coğrafyadayız.

Okullar, üniversiteler kapandı binlerce gencimiz Hatay’a döndü.

Umredeki Hataylı vatandaşlar ya döndü ya da dönmek üzere.

Hal  böyle iken, corona virüs mücadelemizin tek elden koordine edilmesi çok önemlidir.

Bu amaçla bir kriz masasının oluşturulup oluşturulmadığını bilmiyoruz.

Hangi önlemlerin alındığı kamu oyunca bilinmemektedir.

Merkezi hükümet-yerel yönetimlerin koordineli çalışması için neler yapıldı bilinmemektedir.

Keza, Hatay’da corona virüs ile ilgili kaç vatandaşın gözlem altına alındığı, bunların test sonuçlarının ne olduğu kamuoyunca bilinmemektedir.

Hatay’da karantina gerektirecek olaylar yaşanması halinde karantina için yer/ yerler belirlenmiş midir?

Hastanelerimizin kaçında karantina imkan ve yeterliliği vardır?

Bu hastaneler yeteri kadar yatak kapasitesine sahip midir?

Sorular arttırılabilir ancak yeter sanırım.

Ne diyorlar ?

“Panik de yok rehavet de”

Tüm bu soruların doğru yanıtlaması Hatay’daki kamu otoritesinin sağlıklı iletişim kurması halinde hem panik hem de rehavet için önemli.

“Gidiş paniğe doğru”

Bu gidişe “dur” demek ve Hatayı kamuoyunu “panikten almak” çok önemli.

Bunun yolu, corona virüsü ilgili bilgileri olayların yaşandığı ticari kuruluşların yetkililerinin açıklamasını bitirerek onların yerine kamu görevlilerinin açıklama yapmasından geçer.

Falanca camii okul ilaçlandı.

Falanca” iş yeri dezenfekte edildi” gibi yetersiz açıklamalarla bunu sayamayız.

Daha ciddi iletişim kanalları gerekli.

Halkın güveneceği doğru ve sağlıklı bilgi gerekli.

Çok zor değil.

Ankara’yı, Sayın Sağlık Bakanı örnek alın. Gerekli prosedürü tamamlayın.Bilgiye ulaşım ve bu bilgiyi kamuoyu ile paylaşın.

Kamusal güç olmak bunu gerektirmiyor mu?

Devlet baba olmak bunu gerektirmiyor mu?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here