Pazar, Mayıs 3, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 116

İtfaiye iş başında! yangın söndürüldü

0
HATAY'DA ALEVLERE TESLİM OLAN 2 KATLI MÜSTAKİL EVDEN ÇIKAN YANGIN, ÇEVREYE SIÇRAMADAN KONTROL ALTINA ALINDI. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA) Hatay'da alevlere teslim olan 2 katlı müstakil evden çıkan yangın, çevreye sıçramadan kontrol altına alındı.

 

Hatay’da alevlere teslim olan 2 katlı müstakil evden çıkan yangın, çevreye sıçramadan kontrol altına alındı.

 

Yangın, Payas ilçesi Karacami Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede bulunan 2 katlı müstakil evin üst katından alevler yükseldi. Vatandaş tarafından görüntülenen panik anlarının üzerine bölgeye itfaiye sevk edildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle evi sarmadan ve çevreye sıçramadan kontrol altına alındı. Yaralanma ve can kaybı yaşanmayan yangında, evde hasar oluştu.

Haberin Kaynağı: (İHA)

At havuza atladı, çıkamadı

0
HATAY'DA SULAMA HAVUZUNA DÜŞEREK MAHSUR KALAN ATI İTFAİYE KURTARDI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da sulama havuzuna düşerek mahsur kalan at, itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.

 

Hatay’da sulama havuzuna düşerek mahsur kalan at, itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.

 

Belen ilçesi Kıcı Mahallesinde sulama havuzuna at düştü. Atı fark eden sahibi durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Bölgeye giderek çalışma başlatan Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, iş makinesiyle havuza toprak doldurarak atı kurtardı. Ekiplerin koordineli çalışmasıyla kurtarılan at sahibine teslim edildi.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Tanrıcı, Miraç Kandili mesajı yayımladı

0

Yeniden Refah Partisi Antakya İlçe Başkanı Mehmet Tanrıcı: “Miraç Kandili, Umut ve Manevi Yükseliş Gecesi” dedi.

Yeniden Refah Partisi Antakya İlçe Başkanı Mehmet Tanrıcı, Miraç Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda bu mübarek gecenin, insanın ruhunu arındıran, sabrı ve vicdanı hatırlatan özel bir zaman olduğunu ifade etti. Miraç’ın, hem bireysel hem de toplumsal yaşamda insanlara umut ve dayanışma duygusu kazandıran manevi bir yol gösterici olduğunu vurguladı.

 

Antakya’da Dayanışma ve Birlik

Mehmet Tanrıcı mesajında, Antakya’da toplumsal huzurun ancak paylaşma, yardımlaşma ve birlikte hareket etme kültürü ile mümkün olabileceğine dikkat çekti. Miraç Kandili’nin, kardeşlik ve empati duygularını güçlendiren, toplumsal ilişkilerde hoşgörü ve dayanışmayı öne çıkaran anlamlı bir zaman olduğunu dile getirdi.

 

Toplumsal Sorumluluk ve Hoşgörü

Toplumun ortak değerler etrafında kenetlenmesinin önemine değinen Tanrıcı, bu mübarek gecenin, yardımlaşma ve toplumsal sorumluluk bilincini artırmasını temenni etti. Manevi değerlerin, sağlıklı ve güçlü bir toplumun temelini oluşturduğunu ifade etti.

 

Huzur, Bereket ve Umut Temennisi

Mehmet Tanrıcı, mesajının sonunda Miraç Kandili’nin Antakya’ya, Türkiye’ye ve tüm İslam âlemine huzur, bereket ve umut getirmesini dileyerek, bu özel gecenin hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Minibüs ile araba çarpıştı, 1 ölü

0
HATAY'DA OTOMOBİLLE, MİNİBÜSÜN KAFA KAFAYA ÇARPIŞTIĞI KAZADA 1 KİŞİ ÖLDÜ, 6 KİŞİ YARALANDI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da bir otomobil ile minibüsün kafa kafaya çarpıştığı kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi yaralandı.

 

  Hatay‘da bir otomobil ile minibüsün kafa kafaya çarpıştığı kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi yaralandı.

 

Edinilen bilgilere göre kaza, Kırıkhan-Reyhanlı yolu Karasu köprüsü mevkiinde meydana geldi. Volkswagen marka 06 AE 9292 plakalı otomobil ile 64 AEP 974 plakalı minibüs kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle minibüs takla atarak yana devrildi. Kazada araçlarda sıkışan 7 kişi itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı müdahalede 1 kişinin öldüğü tespit edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından 6 yaralı, kaldırıldıkları hastanede tedavi altına alındı. Ölen şahıs cenazesi hastane morguna kaldırıldı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Sinirli konteyner yaşamında kapıyı araladı

0

Başkan Yılmaz Sinirli:‘ Depremzedenin yarasını konteynerde, algıyı ekranda büyütüyorlar’ dedi.

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Reyhanlı İlçe Başkanı Yılmaz Sinirli, depremin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Hatay ve çevresinde on binlerce insanın hâlâ konteyner kentlerde yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, iktidarın sahadaki gerçekleri örtbas eden bir algı yönetimi yürüttüğünü söyledi.

DEPREM BİTTİ DENİYOR, İNSANLAR HÂLÂ KONTEYNERDE

Sinirli, depremin üzerinden üç yılın dolmak üzere olduğunu ve dördüncü yıla girildiğini hatırlatarak, “Yıllar geçti ama konteyner kentler hâlâ dolu. İnsanlar kış aylarında soğukla, yazın sıcakta yaşam mücadelesi veriyor. Buna rağmen kamuoyuna her şey bitmiş gibi bir tablo sunuluyor” dedi.

 

BU ALGI, DEPREMZEDEYİ BİR KEZ DAHA YARALIYOR

Yaşananın sadece bir ihmal değil, aynı zamanda depremzedelerin psikolojisini zedeleyen bir yaklaşım olduğunu ifade eden Sinirli, “Evine kavuşamayan insanlara her şey yolundaymış gibi bir görüntü sunmak, onları ikinci kez yaralamaktır” diye konuştu.

 

İNŞAAT VAR, EV YOK AMA VARMIŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR

Sinirli, kamuoyunda sıkça gündeme gelen “giydirme” uygulamasını da net sözlerle açıkladı. Yapımı tamamlanmamış, hatta bazıları henüz temel aşamasında olan binaların, özel brandalarla kaplanarak bitmiş konut görüntüsü verildiğini belirtti. “Bu, fileli reklam brandalarıyla yapılan bir görsel yanıltmadır. İnşaatın üstü kapatılıyor, sanki bina tamamlanmış ve teslim edilecekmiş gibi gösteriliyor” dedi.

 

GERÇEKLE GÖSTERİŞ ARASINDAKİ MAKAS AÇILIYOR

Bu görüntülerin yerel ve sosyal medyada sıkça paylaşıldığını hatırlatan Sinirli, “Bir şey ya vardır ya yoktur. Yok olanı varmış gibi göstermek, deprem gibi bir felaket üzerinden algı üretmektir” ifadelerini kullandı. Sinirli, bu yaklaşımın Cumhuriyet tarihinin en ağır güven kayıplarından birine yol açtığını vurguladı.

 

HATAY HALKI GERÇEĞİ YAŞIYOR, MASAL DİNLEMİYOR

Açıklamasının sonunda Sinirli, Hatay halkının artık ekranlardan değil yaşadığı hayattan konuştuğunu belirterek, “Konteynerde yaşayan insanlara bitmiş konut fotoğrafı göstermek çözüm değildir. Bu halk gerçeği yaşıyor, algıya teslim olmuyor” dedi.

İTSO, TOBB Şikago üyelerine ev sahibi oldu

0

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Şikago Ticaret Merkezi Bilgilendirme Toplantısı, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

 

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, açılış konuşmasında TOBB Şikago Ticaret Merkezi’nin Türk iş dünyasının ABD pazarındaki varlığını güçlendirmede önemli bir rol üstlendiğini belirterek, merkezin firmalara doğru pazarı tanıma, doğru iş ortaklarıyla buluşma ve mevzuata hâkim olma noktasında yol gösterici olduğunu ifade etti. Yılmaz, TOBB çatısı altında faaliyet gösteren merkezin sunduğu danışmanlık, pazar araştırması ve iş geliştirme hizmetlerini son derece değerli bulduklarını vurguladı.

 

TOBB Şikago Ticaret Merkezi Genel Müdürü Volkan Palaz, toplantıda yaptığı sunumda Türk Ticaret Merkezi’nin, Türk firmalarının ABD pazarına giriş sürecinde sunduğu operasyonel destek alanlarını tüm detaylarıyla katılımcılarla paylaştı.

 

Sunum kapsamında;

  • ABD pazarına giriş stratejileri,
  • pazarda tutunma yöntemleri,
  • satış ve pazarlama süreçleri,
  • dağıtım ve depolama altyapıları ile uçtan uca lojistik çözümler hakkında kapsamlı bilgilendirme yapıldı.

Ayrıca TOBB Şikago Ticaret Merkezi’nin firmalara sağladığı ofis, depo, pazarlama, danışmanlık ve lojistik desteklerin, firmaların ABD pazarında daha etkin ve sürdürülebilir şekilde faaliyet göstermelerine önemli katkılar sunduğu vurgulandı.

 

Toplantının soru-cevap bölümünde katılımcı firmaların yönelttiği sorular yanıtlanırken, ABD pazarına açılmak isteyen firmaların karşılaşabileceği süreçler ve çözüm önerileri ele alındı. İTSO Yönetim Kurulu Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, İTSO yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve çok sayıda firma temsilcisinin katılım sağladığı program, katılımcıların görüş ve değerlendirmelerinin alınmasının ardından sona erdi.

Dereye beton döken mikser kayıtsız çıktı

0

 Hatay’ın Defne ilçesinde bir beton mikserinin dere yatağına beton döktüğü anlara ilişkin görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından ekipler harekete geçti.

Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemede, beton mikserinin yetki belgesine kayıtlı olmadan kullanıldığı, çevre ve insan sağlığına ilişkin mevzuata uymadığı, trafik güvenliği kurallarını ihlal ettiği ve gerekli cihazları (takograf/taksimetre) bulundurmadığı ya da kullanmadığı belirlendi.

Söz konusu ihlaller nedeniyle araç sürücüsüne toplam 23 bin 848 lira idari para cezası uygulandı. Yetkililer, trafik güvenliğiyle oynayan ve kamu düzenini bozan hiçbir davranışın cezasız kalmayacağını bildirdi.

Haberin Kaynağı: (DHA)

Erdoğan’dan ‘Aferin’almak için saçmalamış

0

Mullaoğlu: Özel’i anlayacak kapasiteniz olmadığından, saçmalamışsınız!

 

CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu  sosyal medyadan yaptığı açıklama ile AK parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yaymana ağır sözler sarf ederek” Özel’i anlayacak kapasiteniz olmadığından, bolca saçmalamışsınız!”dedi

 

Yayman’ın “ Milletin oyuyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı varken hâlâ “meşruiyet” lafı etmek, düpedüz aptallık ve siyasi çaresizliktir. .. CHP, intihara koşuyor!” şeklindeki  sözlerine aynı sertlikle yanıt veren Mullaoğlu şunları söyledi:

“Sayın Yayman, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’i anlayacak kapasiteniz olmadığından, bolca saçmalamışsınız!

 

Bu lafları Sayın Özgür Özel’ e değil de neden ‘Biz ona meşruitiyet verdik’ diyen ABD Büyükelçisine söyleyemiyorsunuz?

 

CHP kötü gidiyorsa (!) bundan memnun olmanız lazım! Bu telaş, bu hiddet niye?

 

Erdoğan’dan ‘Aferin ‘almak için bu saçmalıkları yazmak zorunda kalmanız da ayrıca çok gülünç!

Köy tipi deprem konutları inşası sürüyor

0

 

Yayladağ’da köy tipi kalıcı deprem konutları teftiş edildi.

 

Yayladağ Kaymakamı Halil Yazıcı, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Ramazan Kör ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Hikmet Bilgil ile birlikte ilçeye bağlı Leylekli, Yenice, Kösrelik, Yalaz ve Gürışık Mahallelerinde inşaat aşamasındaki köy konutlarında incelemelerde bulundu.

Kaymakam Yazıcı, Köy Tipi Kalıcı Deprem Konutları inşaat alanlarında muhtarlardan ve firma yetkililerinden bilgi aldı. Program esnasında Yenice Okulunu da ziyaret eden Kaymakam Yazıcı, öğrencilerle sohbet ederek öğretmenlerden genel durum hakkında bilgi aldı.

Haberin Kaynağı: (DHA)

Rezidans davasında ‘olası kast” ‘talebi

0

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan, 269 kişinin yaşamını yitirdiği Rönesans Rezidans davasının ikincisi duruşması yarın yapılacak. Duruşmada mahkeme heyetinin, “olası kast” talebine ilişkin karar vermesi bekleniyor. Aileler ve avukatları, “Rönesans Rezidans’ta suçu olan herkesin ‘olası kastla’ yargılanıp, hak ettiği cezaları almasını istiyoruz” dedi.

 

“Cennetten bir köşe” sloganıyla satılan Hatay’daki Rönesans Rezidans, 6 Şubat depremlerinde yıkılan yapılar arasında yer aldı. Rönesans Rezidans’ta Hatayspor’un futbolcusu Christian Atsu, Hatayspor Sportif Direktörü Taner Savut, milli hentbolcu Cemal Kütahya’nın da aralarında olduğu 269 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi de yaralandı. Rönesans Rezidans’ın enkazı altında kalan Dışişleri Bakanlığı Hatay Temsilcisi Devrim Öztürk ve bazı yurttaşların izine rastlanmadı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede tutuklu sanıklar müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, yapı denetim şirketinin yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu ile kontrol elemanı Önder Artun, tutuksuz sanıklar yapı denetim şirketinin yetkililerinden Ayhan Karan, inşaat teknikeri İbrahim Dahıroğlu ve şantiye şefi Bayram Mansuroğlu ile müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun’un kardeşi ve rezidansın statik proje sorumlusu, şantiye şefi ve şirket ortağı firari Hüseyin Yalçın Coşkun hakkında, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep etti. Firari Hüseyin Yalçın Coşkun ise kırmızı bültenle aranıyor.

18 Nisan 2024 tarihinde görülen birinci duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, müşteki avukatlarının sanıkların “olası kastla yargılanması” talebinin ise bir sonraki duruşmada değerlendirilmesine karar vererek duruşmayı 17 Temmuz 2024’e ertelemişti.

Duruşma öncesi ANKA Haber Ajansı’na konuşan aileler ve avukatları, “Rönesans Rezidans’ta suçu olan herkesin ‘olası kastla’ yargılanıp, hak ettiği cezaları almasını istiyoruz” dedi.

Müteahhit Coşkun yurt dışına kaçarken yakalanmıştı

Türkiye’yi sarsan büyük depremde Hatay’da yıkılan 250 daireli Rönesans Rezidans’ın müteahhidi Antis Yapı’nın ortaklarından Mehmet Yaşar Coşkun, yanında ciddi bir miktarda nakit parayla 10 Şubat 2023 tarihinde THY’nin 19.50 Karadağ uçağıyla yurt dışına kaçmaya çalışırken İstanbul Havalimanı’nda yakalanmış ve akabinde tutuklanmıştı.(ANKA)

KAYNAK SULARI GÜVENCEYE ALINIYOR

0

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), su altyapısını güçlendirmek ve su iletim kapasitesini artırmak amacıyla başlattığı çalışmalara devam ediyor.

 

HBB Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU), çalışmalar kapsamında Hatay’da su iletiminin kesintisiz bir şekilde sağlanabilmesi için Eğricek Gözü kaynağında işlevini yitirmiş eski asbest borusunun yerine 1000 metre uzunluğunda yeni içme suyu hattı çekti.

Yeni Kaynak ve Maslak Planlaması

Yeni açılan kaynak ile birlikte, özellikle Dörtyol Kuzuculu Mahallesi TOKİ Konutları, Erzin ilçesinin merkez mahalleleri ile Kuyuluk ve Kızlarçayı mahallelerine su temini sağlanarak altyapı güçlendiriliyor.

Ayrıca, Erzin ilçesinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla bölgedeki su kaynaklarından biri daha devreye alındı.

HATSU, su iletim hatlarının gücünü artırmak, bölgedeki içme suyu kapasitesini en verimli ve sağlıklı şekilde kullanabilmek için Maslak yapımına yönelik çalışmalarına devam etmekte.

 

Mahallelerde Su Sıkıntısı Son Buluyor

HATSU yetkilileri, yapılan bu çalışmalar ile birlikte Hatay‘da su iletimindeki aksaklıkların önüne geçileceğini, mahallelerde yaşanan su sıkıntılarının giderileceğini ve vatandaşların daha sağlıklı, güvenli ve kesintisiz içme suyu temin edileceğini belirtti.

 

İskenderun’da 80 kişinin hesabı sorulacak!

0

İskenderun Devlet Hastanesi’nde eylem yapılacağı bilgisi verildi. Demokratik Sağlık ve Hizmet Sendikası Başkanı Yılmaz, ‘ Mücadeleye devam eden tek sendika olarak eylem yapacağız.’ dedi.

 

Asrın Felaketi 6 Şubat depreminde 80 kadar kişinin hayatını kaybettiği bildirilen Hatay Eğitim Araştırma Hastanesi’nin güvenli bölge olması beklenirken yaşanan can ve manevi kayıpların hesabını sormak adına önümüzdeki günlerde eylem yapılması planlanıyor. Sendikalar açısından önemini yitirdiğini belirten Demokratik Sağlık ve Hizmet Sendikası Başkanı Metin Yılmaz, mücadele eden tek sendika olduklarını niteleyen sözleriyle, İskenderun Devlet Hastanesi önünde planlanan eylem hakkında basın açıklamasıyla bilgilendirmede bulundu.

Demokratik Sağlık ve Hizmet Sendikası Başkanı Metin Yılmaz basın açıklamasında şunları söyledi:

”Depremde sağlık tesislerinde göçük altında kalan arkadaşlarımızın mücadelesine devam eden tek sendika olarak 16 Ocak Cuma günü saat 12’de İskenderun Devlet Hastanesi, başhekimlik önünde eylem yapacağız. Sizleri de aramızda görmekten şehitlerimiz adına mutluluk duyarız. Hassasiyetiniz çok kıymetli olacaktır.”

 

İGC, Belen kaymakamını ağırladı

0

İskenderun Gazeteciler Cemiyeti (İGC)’yi ziyaret eden Belen Kaymakamı Onur Şan, ‘Belen’de konteyner kentlerin tahliyesi hız kazandı’ dedi.

 

Belen Kaymakamı Onur Şan, İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. İGC Başkanı Diyap Atar ve yönetim kurulu üyelerinin ağırladığı Belen Kaymakamı Onur Şan, beşinci görev yeri Belen’de yapılan çalışmaları paylaştı. Belen’de konteyner kentlerin tahliyesi için 3 aylık kira desteği verdiklerini belirten Kaymakam Onur Şan, TOKİ Konutlarında hak sahipleri teslim aldıkça da tahliyelerin hız kazanacağını söyledi.

Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma Vakfı imkanlarını zorladıklarını belirten Onur Şan, Belen’de sağlık ve eğitim hizmetlerinin de en üst seviyeye geldiğini ifade etti.
Kaymakam Onur Şan’ı başarılı çalışmalarını tebrik eden İGC Başkanı Diyap Atar, Belen’i yakından takip ettiklerini ve gelişmelerden mutluluk duyduklarını belirtti.

Ziyaretin maksadı kamunun Belen’deki gelişmelerden haberdar olması temennisiyle basın mensubuyla görüş alışverişi gerçekleştirmek olduğu vurgulandı. Ziyaret sonrası çekilen hatıra fotoğrafı ise kameraya yansıdı.

Liseli öğrenciler İSTE’yi ziyaret etti

0

 

Uygulama odaklı eğitim anlayışı, güçlü akademik altyapısı ve modern kampüs olanaklarıyla bölgenin yükselen eğitim merkezlerinden biri olan İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE), gençlerin kariyer yolculuğuna rehberlik etmeyi sürdürüyor.

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığına bağlı Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürlüğü bünyesinde, Akademi Hatay çatısı altında yürütülen gençlik, eğitim ve farkındalık faaliyetleri kapsamında düzenlenen “Kariyer Planlama Gezileri” çerçevesinde; Arsuz Ertuğrul Gazi Anadolu Lisesi öğrencileri İskenderun Teknik Üniversitesi’ni ziyaret etti. 13 Ocak Salı günü gerçekleştirilen gezi kapsamında öğrenciler, Üniversite Merkez Kampüsünü yakından tanıma fırsatı buldu. Akademik ve idari personel eşliğinde gerçekleşen programda öğrencilere üniversitenin eğitim olanakları, akademik yapısı ve uygulama alanları hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı.

Ziyaret süresince öğrenciler; çağdaş ve donanımlı yapısıyla dikkat çeken Merkez Kütüphane, uygulamalı eğitimin öne çıktığı Turizm Fakültesi ile Gastronomi ve Mutfak Sanatları uygulama alanı olan mutfakları gezdi. Bunun yanı sıra, İskenderun Teknik Üniversitesi’nin teknoloji ve uygulama odaklı eğitim vizyonunu yansıtan Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Hava Aracı Bakım Merkezi (HANGAR) da öğrencilere tanıtıldı.

Kampüs genelindeki diğer fakülteler hakkında da bilgilendirme yapılarak üniversitenin çok yönlü akademik yapısı öğrencilere aktarıldı. Gerçekleştirilen ziyaretle öğrencilerin üniversite yaşamını yerinde görmeleri, ilgi duydukları alanlar hakkında farkındalık kazanmaları ve kariyer planlamalarına yön verecek bilinçli tercihler yapmaları amaçlandı. Uygulama ağırlıklı eğitim modeli, güçlü akademik altyapısı ve modern kampüs olanaklarıyla İSTE, gençlerin gelecek hedeflerine rehberlik eden önemli bir eğitim merkezi olarak öne çıktı.

Haberin Kaynağı: (İSTE Haber Merkezi)

Eylül, gelinlikle toprağa verildi

0

 

  Hatay’da ablası tarafından silahla başından vurularak öldürülen 17 yaşındaki Eylül, annesinin “Hayallerimiz yarıda kaldı” sözleri ve tabutunun üzerine konulan gelinlikle son yolculuğuna uğurlandı.

 

Samandağ ilçesi Mağaracık Mahallesinde 6 Ocak günü yaşanan olayda, ailesiyle birlikte yaşadığı konteynerde 17 yaşındaki Eylül M., baş kısmından yaralı halde bulunmuş ve hayati tehlikeyle hastanede tedavi altına alındı. Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin yoğun çalışmalarıyla Eylül’ü vuranın ablası E.M. olduğu ortaya çıkmış ve şahsa silah temin edenlerin ise S.Y., D.S. ile M.Ç. oldukları belirlendi. Olay yerine yaklaşık 200 metre uzaklıktaki tavuk kümesinde olayda kullanıldığı değerlendirilen; 1 adet tabanca, 1 adet şarjör ve 1 adet 7.65 mm fişek ele geçirildi. Gözaltına alınan 3 şahıs geçtiğimiz gün sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Kardeşini silahla vuran 19 yaşındaki abla E.M.’nin ise akıl sağlığının tespiti için Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne yatırılmasına karar verildi.

Verdiği Mücadele 7 Gün Sürdü

Defne Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 7 gündür yaşam mücadelesi veren 17 yaşındaki Eylül geçtiğimiz gün sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Eylül, memleketi Samandağ ilçesi Mağaracık Mahallesi’nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Tabutunun üzerine gelinlik konulan ve gözyaşları içerisinde geçen cenaze namazında Eylül’ün yakınları zor anlar yaşadı. Eylül’ün annesinin “Hayallerimiz yarıda kaldı, Eylül kalk” sözleriyse yürekleri burktu.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Yaşlı vatandaşların imdadına yetişildi

0
HATAY'IN ERZİN İLÇESİNDE KAYMAKAMLIK TARAFINDAN HAYATA GEÇİRİLEN "YAŞLI VE ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZA YÖNELİK EVDE TEMİZLİK VE VEFA" PROJESİ KAPSAMINDA İLÇEDE YAŞAYAN BAKIMA MUHTAÇ AİLELERİN EVLERİNİN TEMİZLİĞİ VE İHTİYAÇLARININ GİDERİLMESİ 15 GÜNDE BİR GERÇEKLEŞİYOR. (MEHMET URAS/HATAY-İHA) Hatay'ın Erzin ilçesinde kaymakamlık tarafından hayata geçirilen "Yaşlı ve engelli vatandaşlarımıza yönelik evde temizlik ve vefa" projesi kapsamında ilçede yaşayan bakıma muhtaç ailelerin evlerinin temizliği ve ihtiyaçlarının giderilmesi 15 günde bir gerçekleşiyor.

Hatay’ın Erzin ilçesinde kaymakamlık tarafından hayata geçirilen “Yaşlı ve engelli vatandaşlarımıza yönelik evde temizlik ve vefa” projesi kapsamında ilçede yaşayan bakıma muhtaç ailelerin evlerinin temizliği ve ihtiyaçlarının giderilmesi 15 günde bir gerçekleşiyor.

 

Erzin Kaymakamlığı, ilçede yaşayan kişisel bakımlarıyla temel ve zaruri ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çeken 65 yaş üstü yaşlı, engelli vatandaşlar ile ağır kronik hastalığı nedeniyle kendi öz bakımlarını yerine getirmekte zorluk çeken vatandaşların faydalanması amacıyla “Yaşlı ve engelli vatandaşlarımıza yönelik evde temizlik ve vefa” projesini hayata geçirdi. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yürütülen projeyle vakıfta görevli personellerce; evlerinin temizliği konusunda yardım desteğine ihtiyaç duyan yaşlı ve engelli vatandaşların hanelerine ziyaret gerçekleştiriliyor. Ziyaretlerde; temizlik, bakım, yemek, çamaşır, bulaşık, ütü ve talep edilmesi durumunda proje kapsamındaki ailelerin yemeklerinin pişirilmesi ihtiyaçları karşılanıyor.

Proje kapsamında; vakıf personeli tarafından tespit edilen ve uygun şartları taşıyan ailelerin 15 günde bir evlerinin temizliğinin yaptırılması ve evlerin ihtiyaçları ile eksikliklerinin de belirlenip ivedilikle giderilmesi hedefleniyor.

Haberin Kaynağı: (İHA)

TOKİ’leri su bastı, sahipleri mağdur kaldı

0

TOKİ 1. Etap Deprem Konutlarını su bastı. Sular altında kalan mağdur hak sahipleri eski Samandağ Belediye Başkanı Eryılmaz ile durumlarından haberdar olması için irtibata geçti.

Hatay’ın Samandağ ilçesinde kısa süre önce hak sahiplerine teslim edilen 1. Etap TOKİ deprem konutları, ilk yağmurda sular altında kaldı. Konutları yerinde inceleyen eski  Samandağ önceki dönem Belediye Başkanı Refik Eryılmaz, karşılaştığı manzara karşısında büyük şaşkınlık yaşadığını belirterek, sorunların acilen giderilmesi ve sorumlular hakkında yasal işlem başlatılması çağrısında bulundu.

Konutların içinin tamamen suyla dolu olduğunu ifade eden Eryılmaz,

“Evlerin içi sular altındaydı, neye uğradığımı şaşırdım. Neredeyse yüzülecek durumdaydı. Burada kim, nasıl yaşayabilir?”
sözleriyle duruma tepki gösterdi.

“Depremzedelerin mağduriyeti derinleşiyor”

Deprem konutlarının teslim sürecinin hâlâ istenilen seviyeye gelmediğini vurgulayan Eryılmaz, hak sahiplerinin büyük bölümünün hâlâ konteynerlerde yaşadığını, yerleşenlerin ise bu kez ciddi yapı sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Eryılmaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Aradan geçen uzun zamana rağmen depremzedelerimizin yalnızca çok küçük bir kısmı TOKİ konutlarına yerleşebilmiştir. Yerleşen yurttaşlarımız ise su sızdıran, dayanıksız ve ciddi yapısal sorunlar barındıran konutlarla karşı karşıya kalmıştır. Bu şartları halkımıza reva görenleri kınıyorum.”

“Konut güvenliği lütuf değil, haktır”

Depremzedelerin uzun süredir sabırla beklediğini ifade eden Eryılmaz, gelinen noktada hem gecikmelerin hem de kalite sorunlarının mağduriyeti daha da artırdığını dile getirdi.

“Güvenli, sağlam ve yaşanabilir konutlar depremzedeler için bir lütuf değil, en temel haktır. İş algı oluşturmaya gelince ortada olanlar, halkın gerçek sorunlarını çözmeye gelince ortada yok. Yazıktır, günahtır.”

Yasal işlem çağrısı

Eryılmaz, eksik ve kusurlu yapılan konutların derhal onarılması ve yerleşim sürecinin hızlandırılması gerektiğini vurgulayarak, sürecin takipçisi olacaklarını söyledi:

“Depremzedelerimizin yaşadığı bu sorunlar derhal giderilmeli, eksik ve kusurlu yapılan konutlar acilen düzeltilmeli, sorumlular hakkında yasal işlem başlatılmalıdır. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.”

Haberin Kaynağı: (Kurtuluş Gazetesi)

 “Emeğimizin karşılığını istiyoruz “

0

 

KESK İskenderun Şubeler platformuna mensup sendikalar  “geçinemiyoruz Emeğimizin karşılığını istiyoruz “ şiarıyla bir günlük iş bırakma eylemi yaptılar.

İş bırakma eylemi Sonrasında güvercinli parkta bir basın açıklaması yapan Kesk Dönem Sözcüsü Ve Eğitim Sen İskenderun Şube başkanı Mustafa Ünsal “Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında g(ö)revdeyiz!” dedi

Başkan Ünsal anıklamasında şu görüşleri dile getirdi:

Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz.

Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında g(ö)revdeyiz!

Bize neden iş bırakıyorsunuz? Ne talep ediyorsunuz?  Diye soranlara cevabımız nettir.  

Yıllardır ‘geçinemiyoruz’ diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar. Duymazdan geliyorlar.

Geçinemiyoruz! Çünkü:

  • TÜİK’in sahte verilerine göre bile en yüksek enflasyon sırlamasında dünya beşinciliğine yükselen bir ülkede yaşıyoruz.
  • Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sırdayız.
  • AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor.

Buna rağmen her yıl aynı tablo ile karşılaşıyoruz.   Maaşlarımız Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK’in sahte verilerine göre arttırılıyor.

En son 5 Ocak’ta açıklanan TÜİK verilerine göre maaşlarımız Ocak ayından itibaren yüzde 18,60 aratacak. Ama bununun içinde enflasyon farkı da var. Yani her defasında yaptıkları şeyi tekrar ediyorlar. Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına denk gelmeyen verileri altışar aylık dilimler halinde enflasyon farkı, maaş zammı diye yutturuyorlar.

Dolayısıyla gerçek tablo şudur: Kamu emekçileri olarak 2026’ya taban aylıklarımıza yapılacak bin TL seyyanen artış dâhil ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile girdik.

Buna karşın 1 Ocak’tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kaleme bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı.

Kiralara maaş artışımızın neredeyse 3 katı,  %35 zam yapıldı. 

Tablo çok net: Aralıkta 55 bin lira maaş alan bir memur, 25 bin lira kira ödüyordu. Ocak’ta maaşı enflasyon farkı dâhil 66 bin lira oldu. Ama kirası 33 bin 720 liraya çıktı! Yani maaş zammı diye verilenin çoğu kiraya gitti.  Kalanı ise adaletsiz gelir vergisi dilimleri ile lime lime edilecek.  Cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak.

Tekrar ediyoruz. Bu tablo ile ilk defa karşılaşmıyoruz.  “Toplu sözleşme” adı altında her seferinde sergilenen danışıklı dövüş oyunlarının faturası daha fazla yoksulluk, daha fazla güvencesizlik olarak bizlere kesiliyor.

Öte yandan bu tablo sadece iktidarın eseri değildir. Bu tabloda yıllardır bir sendikadan öte iktidarın memur kolları gibi faaliyet yürütenlerin de önemli payı vardır.

Hatırlayalım, yandaş konfederasyon sözcüleri daha bu Ağustos’ta KESK olarak bizim en başından beri söylediğimiz şeyleri tekrar ettiler mi? “Hakem Kurulu işverenin noterine dönüşmüştür. Bu kuruldan memurların lehine bir şey çıkmaz” dediler mi? Bu nedenle Hakeme başvurmayacaklarını açıkladılar mı?

Ama ne yaptılar? Sözlerini unutup, çağrılır çağrılmaz nefesi Hakem Kurulu toplantısında aldılar. Süreci parlamentodaki bütçe görüşmelerine kadar sürdürme, o zamana kadar tüm kamu emekçilerinin ortak talepleri için hep birlikte mücadele etme çağrılarımıza kulak tıkadılar. İşverenin noteri dedikleri Hakem Kurulu toplantısına katıldılar. İş işten geçtikten sonra da kalkıp “biz oy kullanmadık”  diyerek kendilerini aklamaya çalıştılar.

Tüm bunlar nafile çabalardır. Hepimiz biliyoruz ki bugün içinde bulunduğumuz tablo iktidar, yandaş konfederasyonlar ve Hakem Kurulundan oluşan ittifakın ortak eseridir.

Bizler hangi sendikanın üyesi olursak olalım günden güne daha fazla yoksullaşırken iktidar sözcüleri bozuk bir plak gibi aynı nakaratı tekrarlayıp duruyorlar.  

“İşçimizi, memurumuzu, emeklimizi enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz” diyorlar.

“Eski Türkiye devri bitti. Yeni Türkiye dönemine geçtik” diyorlar.

Oysa bu ülkenin emeği ile geçinen tüm kesimleri gibi bizler de eski günlerimizi arar hale geldik.

  • En düşük maaşımızla 10 yıl önce 17 adet çeyrek altın alınırken bugün 6 adet bile alınamıyor.
  • 10 yıl önce kiraya maaşımızın dörtte biri yetiyordu. Bugün yarısı bile yetmiyor.
  • 25 yıl önce emekli olduğumuzda ikramiyemiz ile ortalama standartlarda bir ev alabiliyorduk. Bugün 10 yaşında ikinci el bir otomobil bile alamıyoruz.
  • 25 yıl önce ortalama emekli aylığımız asgari ücretin 2 katıydı. Bugün asgari ücretin dahi altına inmiş durumda.
  • Geldiğimiz noktada sadece asgari ücret değil, en düşük memur emeklisi aylığı da tarihimizde ilk defa açlık sınırının altında kaldı. Ortalama maaşlarımız yoksulluk sınırının yarısına geriledi.

 

Peki, neden bu noktaya geldik?

Çünkü ülkeyi yönetenler yıllardır biz ne zaman emeğimizin karşılığını istesek ‘kaynak yok’ diyorlar. “Bütçe imkânlarımız kısıtlı” diyorlar.

Oysa sorun kaynak sorunu değil, kaynakların kimin için harcandığı sorunudur.

Son bütçede bir kez daha gördük. Tüm vergi yükünü yine bizlerin omuzlarına yıktılar.

Buna karşın bizden, halktan toplanan her 100 TL verginin:

  • 20 TL’sini yabancı ve yerli mali oligarşiye faiz olarak
  • 5 TL’sini patronlara teşvik, prim desteği, katkı olarak
  • En az 16 TL’sini silah tüccarlarına, tekellerine,
  • 3 TL’sini ise yandaş müteahhitlere dolar cinsinden hazine garantisi olarak ayırdılar.
  • Ülkenin temel sorunlarına ayırdıkları kaynak ise devede kulak bile değil. Toplanan her 100 TL verginin; sadece 4 TL’si yoksullukla mücadeleye, 3 TL’sini istihdama, 3 TL’sini tarıma, sadece 62 Kuruşunu hukuk ve adalete, 11 Kuruşunu bağımlılıkla mücadeleye, 6 Kuruşunu kadının güçlenmesi programlarına ayırmakla yetindiler.
  • Dolayısıyla tekrar altını çiziyoruz. Bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil, bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılmaktadır.

Yıllardır bizi yoksullaştıranlar, bir avuç azınlığı zenginleştiriyor. Hem de bunu bizim vergilerimizle, bizim soframızdan çalınanlarla yapıyorlar.

Üstelik antidemokratik uygulamalarla, baskıyla, yasakla, korkuyla bu düzene razı olmamızı istiyorlar.  Bizleri biat eden modern kölelere dönüştürmeye çalışıyorlar.

Bir avuç azınlığın lehine olan bu tabloyu biz yaratmadık.

Biz kapıkulu değiliz! Biz kamu emekçisiyiz!

Tüm baskılara karşı emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur demenin zamanıdır.

İşte bunun için;

  • Maaşlarımızda hemen şimdi, Ocak ayından itibaren ek %20 artış yapılmasını istiyoruz.
  • 2023 Temmuzdan itibaren hayata geçirilen “İlave seyyanen ödeneğin taban maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz.
  • Verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz. Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz.
  • Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz.
  • En geç Haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını istiyoruz.
  • En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını, kira, kreş ve yol desteği istiyoruz.

Biliyoruz ki; sadece bizler değil, toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan tüm emekçi sınıflar, sefalete itilenler, ötekileştirilenler hepimize yoksulluk, güvencesizlik ve baskıdan başka bir şey vaat etmeyen bu düzenden bıkmış, usanmış durumda.

Biliyoruz ki; milyonlar bu baskı ve sömürü düzenin değişmesini istiyor.

Etrafını bu umutla izliyor.

Ama yine hepimiz biliyoruz ki sadece istemek, umut etmek yetmez.

Asıl olan değiştirmek için mücadele etmektir.

Bunun için tüm kamu emekçilerini hepimize dayatılan yoksulluğun ortağı olmamak için mücadele alanlarına, KESK’te örgütlenmeye çağırıyoruz.

İşçisinden emeklisine, asgari ücretlisinden gencine, kadınına kadar tüm kesimleri insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza vermeye davet ediyoruz.

Bugün susarsak yarın geç kalırız!
Bugün durursak yarın yok sayılırız!

Kurtuluş yok tek başına!
Ya hep beraber ya hiçbirimiz!

Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın KESK!

 

 

‘Hatayspor’dan Manisa için double idman’

0

TFF 1. Lig ekiplerinden Hatayspor, sahasında oynanacak olan ManisaFK maçının hazırlıklarını çift idmanla sürdürdü.

Teknik Direktör Bekir İrtegün yönetiminde gerçekleştirilen idmanda futbolcular 4’e 2 top kapma ve pas drili çalışması gerçekleştirdi. Hatayspor, günün ilk antrenmanında kısa bir ısınma çalışması da gerçekleştirdi. Hatayspor hazırlıklarını akşam antrenmanıyla sürdürecek.

Haberin Kaynağı: (DHA)

40 bin yapı kooperatifi kaderine bırakıldı

0

ANKARA – CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, yıllardır tapularını alamayan yapı kooperatifi ortaklarının yaşadığı büyük mağduriyeti gündeme taşıdı.

KADERE TERK!

Türkiye genelinde yaklaşık 40 bin konut yapı kooperatifinin kaderine terk edildiğini vurgulayan Dr. Şevkin, bazı yurttaşların 25 yıldır tapularını alamadığını, 80–85 yaşına gelmiş, yürüteçle yürüyen insanların dahi hâlâ evlerinin tapusuna kavuşamadığını ifade etti.

Kooperatif konutlarının bulunduğu arsaların bugün ciddi şekilde değerlendiğine dikkat çeken Dr. Şevkin, denetimsizlik ve yargı süreçlerinin yavaş işlemesi nedeniyle kötü niyetli kişilerin devreye girdiğini belirtti. Bu durumun, evlerin açık artırma yoluyla yok pahasına satılmasına ve yaşlı kooperatif ortaklarından fahiş aidatlar talep edilmesine neden olduğunu söyledi.

DÜZENLEME ÇAĞRISI

Dr. Şevkin, en az 10 yıl ikamet edilen ancak tapusu hâlâ verilmeyen kooperatiflerde acil düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayarak şu çağrıda bulundu:

“Bu kooperatiflerde ya açık artırma uygulaması tamamen kaldırılsın ve ortaklık aynen taksim yoluyla giderilsin ya da açık artırma yalnızca kooperatif ortakları arasında yapılsın. Böylece kötü niyetli girişimler engellenir, yıllardır sahipsiz bırakılan yaşlı yurttaşlarımız korunmuş olur.”

“TAPU HAKKI VERİLMELİ”

Dr. Şevkin, sosyal devlet ilkesinin gereği olarak Meclis’in bu mağduriyetleri görmezden gelmemesi gerektiğini belirterek, kooperatif mağdurlarının tapu hakkına bir an önce kavuşması için yasal ve idari adımların ivedilikle atılması çağrısında bulundu.