Cumartesi, Mayıs 2, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 144

Basının yaşadığı sorunlar değerlendirdi..

0

Gazeteciler Cemiyeti, Hatay’da akademisyenler ve yerel medya temsilcileriyle bir araya gelerek 6 Şubat depremlerinin ardından yerel basının yaşadığı yapısal ve ekonomik sorunları değerlendirdi..

Gazeteciler Cemiyeti, Hatay’da akademisyenler ve yerel medya temsilcileriyle bir araya gelerek 6 Şubat depremlerinin ardından yerel basının yaşadığı yapısal ve ekonomik sorunları değerlendirdi. Museum Hotel’de düzenlenen toplantıda, abonelik, resmi ilan ve reklam gelirlerindeki ciddi kayıplar, mesleğin sürdürülebilirliğini tehdit eden temel başlıklar olarak öne çıktı.

Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği buluşmaya; Cemiyet Başkan Yardımcısı Ali Oruç, Genel Sekreter Kenan Şener, Yönetim Kurulu Üyeleri Zeynep Gürcanlı, Yıldıray Aslan, Zeynel Abidin Lüle, TGC Hatay İl Temsilcisi Mithat Kalaycıoğlu, Hatay Basın Cemiyeti Başkanı Hikmet Otuzbir, HMKÜ İletişim Fakültesi akademisyenleri ve çok sayıda yerel gazeteci katıldı.

Toplantıda söz alan yerel medya temsilcileri, deprem sonrası süreçte yerel basının adeta unutulduğunu, özel sektörün reklam ve abonelikten çekildiğini, kamu tasarruf tedbirlerinin ise en fazla gazetecileri etkilediğini dile getirdi. Yaşanan gelir kayıplarının, gazeteciliği sürdürülemez noktaya getirdiği vurgulandı.

Akademisyenler ile gazeteciler, iletişim fakülteleriyle yerel medya arasında daha güçlü iş birliği yapılması konusunda görüş birliğine vardı. Ayrıca, “mücbir sebep” uygulamasının uzatılmamasının yeni mağduriyetlere yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Ali Oruç, bu buluşmanın bir dayanışma çağrısı olduğunu belirterek, “Hakikati aktaran gazetecilerin de desteklenmeye ihtiyacı var. Hatay’ın yeniden ayağa kalkma sürecinde yerel basınla birlikte yol yürümek bizim için sorumluluk ve gururdur” dedi.

Genel Sekreter Kenan Şener ise deprem sonrası Hatay’da gönüllü çalışmalar yürüttüklerini, yerel basının sorunlarını Meclis ve Basın İlan Kurumu nezdinde gündemde tutmaya devam edeceklerini söyledi. Şener, TGC’nin girişimleriyle dijital mecralarda tıklanma kriterleri konusunda bazı iyileştirmeler sağlandığını da aktardı.

TGC Hatay İl Temsilcisi Mithat Kalaycıoğlu, deprem bölgelerine yönelik desteklerin sahaya yeterince yansımadığını belirterek, Hatay’daki iyileşmenin beklenen seviyede olmadığını ifade etti.

Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı, gazetecilerin özlük hakları ve emeğinin karşılığını alma mücadelesini vurgularken, adil ve eşit kazanç dağılımı çağrısı yaptı.

Zeynel Abidin Lüle ise yerel gazetecilerin sahadaki sorunları en iyi gören aktörler olduğuna dikkat çekerek, bazı başlıkların cemiyetlerin yetki alanını aştığını, ancak AB ve Norveç destekli projelerle gazetecilere katkı sunmaya çalıştıklarını belirtti.

 

Toplantıda ayrıca, sosyal medya üzerinden yapılan bireysel içerik üretimi ile mesleki sorumluluk taşıyan gazetecilik faaliyetleri arasında net bir ayrım yapılması gerektiği vurgulandı.

Buluşma, Hatay’daki yerel basının yaşadığı sorunların ulusal düzeye taşınması ve çözüm yollarının ortak akılla üretilmesi çağrısıyla sona erdi.

Kayıp Ali Nail olayı yeniden soruşturuşun

0

 

Samandağ ilçesinde 5 yıl önce botuyla denize açıldıktan sonra kaybolan ve bir daha izine rastlanmayan Ali Nail Gündoğan’ın ailesi olayın yeniden soruşturulmasını istedi.

31 Aralık 2020’de Defne ilçesinden Samandağ’a gelen Ali Nail Gündoğan, bot ile denize açıldı. O dönem 23 yaşında olan Gündoğan, botuyla birlikte denizde kayboldu. Bölgede geniş çaplı başlatılan arama çalışmasında sonuç alınamadı. Geçen 5 yılda Gündoğdu’ya ilişkin hiçbir ize rastlanılmaması yakınlarını büyük kedere boğdu. Geniş çaplı arama çalışmasında hiçbir emareye ulaşılmamasının normal bir durum olmadığını savunan baba Cumali Gündoğan, oğlunun denizde kaybolduğuna inanmadığını dile getirdi. Cumali Gündoğan, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Bugüne kadar kapsamlı arama çalışmaları yapıldı. Deniz, Suriye’den Alanya’ya kadar tarandı. Ancak ne sırt çantasına, ne botuna ne de kendisine ait herhangi bir iz bulundu. Bugüne kadar denizde kaybolan birçok kişi mutlaka bulunmuştur. Benim oğluma ait tek bir parça bile yok. Bu durum bende ciddi şüpheler uyandırıyor. Oğlumun denize hiç inmediğini düşünüyorum. Olay ne olduysa kayalık alanda gerçekleşti.”

Olay gecesi oğlunun yanında bulunan arkadaşının ifadelerinin de çelişkili olduğunu öne süren Gündoğan, “Arkadaşı, olay gecesi 73 metre ilerideki kayalıkta sabaha kadar uyuduğunu söylüyor. Bu vicdanen beni rahatlatmıyor. Oğlumun üzerinde iki cep telefonu vardı. ‘Suya düştü mü?’ diye sorduğumda, ‘Hayır, düşmedi’ dedi. Eğer iki telefonu varsa neden yardım istemedi, neden kimseyi aramadı? Oğlum yüzmeyi bilen biriydi. Denizde olsaydı neden atlamadı, neden hiçbir iz bırakmadı?” diye konuştu.

‘CİMER ÜZERİNDEN BAŞVURUDA BULUNDUM’

Cumali Gündoğan, olayın adli boyutunun yeterince araştırılmadığını savunarak, “CİMER üzerinden başvuruda bulundum. Devletin bu noktada süreci yürütmesi gerekirken gerekli adımlar atılmadı. Kendi imkânlarımla topladığım bilgileri savcıya sundum. Ancak bana ‘Bundan bir şey çıkmaz’ denildi. Bu da bende daha büyük soru işaretleri oluşturdu. Eğer oğlumun başına bir şey geldiyse, bundan haberdar mı olunuyor?” ifadelerini kullandı.

Yetkililere çağrıda bulunan Gündoğan, “Yaklaşık 15 gün önce denizde kaybolan bir vatandaşımız Kıbrıs’ta bulundu. Ölü ya da sağ, bir şekilde bulunuyorlar. Benim oğluma ait ise 5 yıldır tek bir iz yok. Sayın Valimize, savcılarımıza ve belediye başkanımıza sesleniyorum. Lütfen bu dosyaya bir el atın. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Her geçen gün acımız büyüyor” dedi.

‘BİZ AĞABEYİMİZİ GERİ İSTİYORUZ’

Ali Nail Gündoğan’ın kardeşi Esin Gündoğan da ailesinin yaşadığı belirsizliğin ağır bir yük olduğunu dile getirerek, “Ağabeyim, 30 Aralık 2020 tarihinde Samandağ çevresi sahilinde botuyla denize açıldıktan sonra kayboldu. Ya da bize söylenen bu. Gerçekte ne olduğunu bilmiyoruz. O günden bu yana babamın yanında dimdik durmaya çalışıyorum. Ancak bugüne kadar somut bir yardım göremedik” diye konuştu.

Umudunu kaybetmek istemediğini vurgulayan Esin Gündoğan, “Bu saatten sonra bir fayda olur mu bilmiyorum ama yine de dosyanın yeniden ele alınmasını istiyoruz. Yetkililere sesleniyoruz; lütfen bu olaya bir kez daha bakılsın. Ağabeyimin başına ne geldiyse ortaya çıkarılsın. Biz ağabeyimizi geri istiyoruz, başka hiçbir isteğimiz yok” ifadelerini kulland

Bir çarpmayla 3 araç, enayi araçlar!

0

 

Hatay’da 4 aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi.

Kaza, dün akşam saatlerinde Altınözü ilçesi bağlı Yenişehir Mahallesinde meydana geldi. Kavşağa giren araç, caddede ilerleyen otomobile çarpmamak için manevra yapınca park halindeki 3 araca çarptı. Ölen ya da yaralanan kimsenin olmadığı kazada 4 araçta maddi hasar oluştu. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Haberin Kaynağı: (DHA)

‘Hassa’da 4 büyüklüğünde deprem’

0

 

Hatay’da Richter ölçeğine göre 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre saat 04.15’te merkez üssü Hatay’ın Hassa ilçesi olan 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 7,41 kilometre derinliğinde kaydedilen sarsıntı, çevre ilçelerde de hissedildi. İlk belirlemelere göre herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı öğrenildi.

Haberin Kaynağı: (DHA)

Motoru düşürdü, 2 kişiyi yaralayıp kaçtı

0
OTOMOBİLİN ÇARPTIĞI MOTOSİKLETTEKİ 2 KİŞİ YARALANDI (OGÜN ASLAN/HATAY-İHA) Hatay'da otomobilin çarpttığı motosikletteki 2 kişinin yere savularak yaralandığı kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.

 

Hatay’da otomobilin çarpttığı motosikletteki 2 kişinin yere savularak yaralandığı kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.

 

Edinilen bilgilere göre kaza, İskenderun ilçesi Pınarbaşı Mahallesi İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi üzerinde meydana geldi. Trafikte ilerleyen motosiklete, aynı yönde seyreden otomobil arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü ile yanındaki kadın yola savrularak yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansıyan kazayla ilgili polis inceleme başlattı.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Yaşlı karı-kocanın konteyneri yandı

0
HATAY'DA DEPREMZEDE ADAMIN VE EŞİNİN YAŞADIĞI KONTEYNER YUVA YANARAK KULLANILMAZ HALE GELDİ. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da depremzede adamın ve eşinin yaşadığı konteyner yuva yanarak kullanılmaz hale geldi. Sağlık ocağına gittikleri esnada konteyner yuvaları yanan aile, yeni bir konteynere yerleştirildi.

  Hatay’da depremzede adamın ve eşinin yaşadığı konteyner yuva yanarak kullanılmaz hale geldi. Sağlık ocağına gittikleri esnada konteyner yuvaları yanan aile, yeni bir konteynere yerleştirildi.

 

Yangın, Antakya ilçesi Güldüren Mahallesinde meydana geldi. Mahallede bulunan bir konteyner kentte, elektrik sigortasından kaynaklı yangın çıktı. Depremzede olan 67 yaşındaki Ali Aksoy ve eşi, kan vermek için sağlık ocağına gittiği esnada kaldıkları konteyner yandı. Konteynerin yandığını gören komşuların, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB)’ye bağlı itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek diğer konteynerlere sıçramadan söndürdü. Çıkan yangında yaşlı çiftin eşyaları küle döndü. Ali Aksoy ve eşi Hatay Valiliği’nin talimatları doğrultusunda yeni bir konteynere yerleştirildi.

“Sağlık ocağından geldiğimizde dünya yanmıştı, buzdolabı, 2 mikser, elektrik süpürgesi, yastık, yorgan ve giyeceklerimiz hepsi yandı”

 

Sağlık ocağına gittikleri esnada kaldıkları konteynerde yangın çıktığını öğrendiklerini ifade eden Ali Aksoy, “Sağlık ocağına kan vermek için eşimle birlikte gittim. Komşularımız yangını görüp bize haber ettiler. Önceden sigortadan küçük bir yangın çıktı ama tamir ettik. Bir daha olmaz diye düşündük. Sağlık ocağından geldiğimizde dünya yanmıştı. Buzdolabı, 2 mikser, elektrik süpürgesi, yastık, yorgan ve giyeceklerimiz hepsi yandı. Ben ve eşim burada kalıyorduk. Ne giyeceğimiz ne de yiyeceğimiz bir şey kalmadı. AFAD başka konteyner verdi, orada yaşayacağız” ifadelerini kullandı.

Haberin Kaynağı: (İHA)

‘Trafiği tehlikeye atan motorluya ceza’

0
HATAY'DA MOTOSİKLET ÜZERİNE YATARAK TRAFİĞİ TEHLİKEYE ATAN MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜNE 21 BİN TL CEZAİ İŞLEM UYGULANDI. (İHA/HATAY-İHA) Hatay'da motosiklet üzerine yatarak trafiği tehlikeye atan motosiklet sürücüsüne 21 bin TL cezai işlem uygulandı.

 

Hatay’da motosiklet üzerine yatarak trafiği tehlikeye atan motosiklet sürücüsüne 21 bin TL cezai işlem uygulandı.

 

Kırıkhan – Reyhanlı yolunda ilerleyen 31 ANC 009 plakalı motosiklet sürücüsü, motosikletin üzerine yatarak motoru kullanırken vatandaşlar tarafından görüntülendi. Polis ekipleri, canını ve trafik güvenliğini hiçe sayan sürücüyü incelemelerin ardından tespit etti. Trafiği tehlikeye düşüren sürücüye 21 bin TL para ceza uygulandı.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Araç, enkaza döndü sürücüsü kayboldu

0
HATAY'DA BİR LOKANTANIN TABELASINA ÇARPARAK HURDAYA DÖNEN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ KAZANIN ARDINDAN KAYIPLARA KARIŞTI. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA) Hatay'da bir lokantanın tabelasına çarparak hurdaya dönen otomobilin sürücüsü kazanın ardından kayıplara karıştı.

 

  Hatay’da bir lokantanın tabelasına çarparak hurdaya dönen otomobilin sürücüsü kazanın ardından kayıplara karıştı.

Kaza, Payas ilçesinde Karacami Mahallesi, Namık Kemal Caddesi üzerinde meydana geldi. Sürücüsünün kontrolünü kaybettiği 23 FR 440 plakalı Seat marka otomobil, çöp konteynerine çarptıktan sonra lokantanın tabelasına çarparak hurdaya döndü. Kazanın ardından bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrollerde olay yerinde bulunamayan sürücünün kazanın ardından aracı bırakıp kaçtığı fark edildi. Polis ekipleri kayıp sürücüyü tespit etmek için çalışma başlattı.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Dorseye gömülen haplar ele geçirildi

0
HATAY'DA POLİS EKİPLERİNİN DURUMDAN ŞÜPHELENEREK DURDURULAN TIRIN DORSE KISMININ TABANINA SAKLANAN 220 BİN ADET CAPTAGON HAP ELE GEÇİRİLDİ. (MEHMET URAS/HATAY-İHA) Hatay'da polis ekiplerinin durumdan şüphelenerek durdurulan tırın dorse kısmının tabanına saklanan 220 bin adet captagon hap ele geçirildi.

 

Hatay’da polis ekiplerinin durumdan şüphelenerek durdurulan tırın dorse kısmının tabanına saklanan 220 bin adet captagon hap ele geçirildi.

 

Hatay Emniyet Müdürlüğü, uyuşturucu madde kullanımının ve ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Polis ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Erzin uygulama noktasında durumundan şüphelenerek durdurulan tırda arama yapıldı. Tırın dorsesinin tabanına saklamış 220 bin adet captagon hap ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan M.C., sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

(İHA)

Polisten yaşlıya göz yaşartan yardım geldi

0

 

Samandağ ilçesinde trafiğin yoğun olduğu caddede yolun karşısına geçmekte zorlanan kişiye polis memuru yardım etti.

İlçede devriye görevi yapan motorize yunus ekibi, trafiğin yoğun olduğu caddede yaşlı bir erkeğin yolun karşısına geçmekte zorlandığını fark etti. Trafiği kısa süreliğine durduran polis memuru, vatandaşı kolundan tutarak güvenli şekilde yolun karşısına geçirdi. O anlar çevredeki kişiler tarafından cep telefonuyla görüntülendi.

Haberin Kaynağı: (DHA)

Afet yönetiminde ciddi sorunlar var

0

 

 

 

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, TBMM Genel Kurulu’nda süren 2026 yılı bütçe görüşmelerinde AFAD bütçesi üzerine söz aldı. Kara, afet yönetiminde ciddi yapısal sorunlar bulunduğunu belirterek, AFAD’ın mevcut haliyle büyük afetlere etkin müdahale edemediğini söyledi.

AFAD’ın kurumsal kapasitesinin yetersiz kaldığını vurgulayan Kara, kurumun ya bağımsız bir bakanlığa dönüştürülmesi ya da ayrı bir Afet Bakanlığı kurulmasının artık zorunlu hale geldiğini dile getirdi. Bu ihtiyacın daha önce Cumhurbaşkanı tarafından da ifade edildiğini hatırlatan Kara, “Afet anında ve sonrasında hızlı ve etkili müdahale için AFAD’ın yapısı güçlendirilmelidir. Bugünkü haliyle bu görevleri yerine getiremiyor” dedi.

 

 

Bütçe görüşmelerinin gerçek bir müzakere ortamından uzak olduğunu savunan Kara, iktidarın Meclis’teki çoğunluğuna dayanarak bütçeyi olduğu gibi geçirdiğini söyledi. 2026 bütçesinde toplumun geniş kesimlerinin görmezden gelindiğini ifade eden Kara, kademeli emeklilik bekleyenler, taşeron işçiler, staj ve çıraklık mağdurları, sağlık hizmetine erişimde sorun yaşayan yurttaşlar, çiftçiler ve depremde yakınlarını kaybederek adalet arayan ailelerin bütçede yer bulamadığını belirtti. Kara, bu tabloyu “alışıldık bir AKP bütçesi” sözleriyle özetledi.

 

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de tepki gösteren Kara, Bakan Şimşek’in depremden en ağır etkilenen illerden biri olan Hatay’a hiç gelmediğini söyledi. “Hatay, Van’dan neyi eksik?” diye soran Kara, teminat ve rasyo uygulamalarının küçük esnafı zor durumda bıraktığını, mücbir sebep halinin uzatılmamasının ise Hatay için yeni bir ekonomik yıkım anlamına geldiğini ifade etti.

 

Deprem bölgesindeki işletmelerin vergi beyanı ve ödeme yapabilecek durumda olmadığını vurgulayan Kara, İskenderun’daki bir fırıncıyı örnek gösterdi. İş yeri yıkılan esnafın, başka bir dükkânı bulunduğu gerekçesiyle mücbir sebep kapsamı dışında bırakıldığını aktaran Kara, “Bu yaklaşım kabul edilemez” dedi.

 

AFAD bütçesinde dikkat çeken düşüş

AFAD bütçesindeki dalgalanmalara da değinen Kara, kurumun bütçesinin 2024 yılında 671 milyar lira olduğunu, 2025’te 266 milyar liraya gerilediğini, 2026 için ise 373 milyar lira olarak planlandığını söyledi. 2027 için öngörülen yaklaşık 31 milyar liralık rakamın ise büyük soru işaretleri yarattığını belirten Kara, “Doğal afetler devam ederken AFAD bütçesinin azaltılması anlaşılır değil” ifadelerini kullandı.

 

Arama kurtarma alanında hedeflerin tutmadığını da dile getiren Kara, 2025 yılı için 120 bin olarak açıklanan personel hedefinin yalnızca 9 bin 500 kişiyle sınırlı kaldığını söyledi. Şehircilik ve risk yönetimi programına ayrılan 264 milyar liralık kaynağın ise 2025 Haziran ayına kadar sadece 5 milyar lirasının harcandığını aktardı.

 

“Deprem defteri kapatılmak isteniyor”

Sayıştay raporlarına da atıfta bulunan Kara, afetlerin önlenmesi ve afet sonrası iyileştirmede yetkili kurum AFAD olmasına rağmen, riskli yapıların tespiti ve güçlendirilmesi konusunda yeterli adımların atılmadığını söyledi.

 

Konuşmasının sonunda CHP’nin 2026 bütçesine bu haliyle ret oyu vereceğini açıklayan Kara, iktidarın deprem gerçeğiyle yüzleşmek yerine, toplumu unutturmaya yönelik bir anlayışla hareket ettiğini savundu. “İktidar deprem defterini kapatmak istiyor” diyen Kara, bütçenin bu haliyle kamu vicdanını karşılamadığını sözlerine ekledi.

 Yükselişli kızlar   Hatay Şampiyonu oldu.

0

 

 

Yükseliş Anadolu ve Fen Lisesi Genç Kız A Basketbol Takımı, Okul Sporları tarafından düzenlenen il müsabakalarında üstün bir performans sergileyerek Hatay Şampiyonu oldu.

Yükseliş Kolejleri Genel Müdürü Sayın Aykut Davut Öktem, elde edilen bu anlamlı başarı dolayısıyla sporcularımızı ve beden eğitimi öğretmenlerimizi tebrik ederek, sporun ve sporcunun daima yanında olduklarını vurguladı. Öktem, “Daha büyük hedeflere ulaşma yolunda okul olarak her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

 

Sezon boyunca gösterilen bu üstün performans, sadece sportif bir başarı değil; aynı zamanda kararlılığın, disiplinin ve inancın da zaferi olmuştur. Bu önemli başarıda emeği geçen beden eğitimi öğretmenlerimize, sporcularımıza, desteklerini her daim sürdüren okul yönetimimize, tribünlerde ve kalplerinde takımı yalnız bırakmayan öğretmenlerimize, velilerimize ve öğrencilerimize teşekkür ederiz.

 

Yükseliş Koleji olarak, Hatay Şampiyonu olan kız basketbol takımımızı yürekten kutluyor; sporcularımıza ve teknik ekibimize başarılarla dolu bir spor hayatı diliyoruz.

“Dünya Ekonomisinde Türkiye” konferansı,

0

İskenderun Teknik Üniversitesi, akademik ve entelektüel gelişimi destekleyen etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. 16 Aralık Salı günü İSTE Ekonomi Topluluğu tarafından düzenlenen “Dünya Ekonomisinde Türkiye” konulu konferans, Merkez Kampüs Kırmızı Salonda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Öğrencilerin ilgiyle takip ettiği programa, akademik ve idari personel de katılım sağladı. Konferansta konuşmacı olarak, İskenderun Teknik Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Birol ERKAN yer aldı.

Prof. Dr. ERKAN, sunumunda ekonomik düşüncenin yalnızca teorik çerçevelerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda uygulamalı boyutlarıyla ülkelerin kalkınma süreçlerini, toplumların refah seviyelerini ve küresel ekonomik dengeleri anlamada önemli bir analiz aracı olduğunu vurguladı. Bu çerçevede Türkiye ekonomisinin dünya ekonomisi içerisindeki konumu, küresel gelişmelerle etkileşimi ve değişen ekonomik dinamikler karşısındaki rolü genel hatlarıyla değerlendirildi. Konferansta ayrıca dış ticaret, karşılaştırmalı üstünlükler ve ekonomik karmaşıklık gibi günümüz küresel ekonomisini ve Türkiye ekonomisini doğrudan etkileyen temel başlıklar ele alındı. Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından Prof. Dr. Birol ERKAN’a teşekkür edilmesi ve çiçek takdimiyle sona erdi.

Yükseköğretim kurumlarının değişen dünya koşullarını doğru okuyabilen, küresel gelişmeleri analiz edebilen bireylerin yetişmesinde önemli bir rol üstlendiğini ifade eden İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet DURUEL, “Dünya ekonomisinde yaşanan dönüşümleri ve Türkiye’nin bu süreçteki konumunu ele alan bu tür akademik etkinlikleri son derece önemsiyoruz. Öğrencilerimizin alanında yetkin akademisyenlerle bir araya gelerek güncel konular üzerine doğrudan bilgi edinmeleri, üniversitemizin eğitim vizyonunun önemli bir parçasıdır. Bu nitelikli konferansın düzenlenmesinde emeği geçen akademisyenlerimize ve İSTE Ekonomi Topluluğumuza teşekkür ediyorum” dedi.

GÜZELMANSUR: ‘Hatay hakkını istiyor’ 

0

 

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, depremden üç yıl geçmesine rağmen Hatay’da yaşamın hâlâ 21 metrekarelik konteynerlere sıkıştırıldığını vurgulayarak iktidarın verdiği sözleri yerine getirmediğini söyledi.

 

Hatay’da yaklaşık 180 bin depremzedenin280 hekimin135 eczacının, binlerce öğrencinin, 3 binden fazla esnafın, serbest meslek mensuplarının ve sivil toplum kuruluşlarının yaşamlarını, eğitimlerini, faaliyetlerini konteynerlerde sürdürmek zorunda bırakıldığını belirten Güzelmansur, “Bu konteynerlerde mahremiyet yok, ısı ve ses yalıtımı yok. Yazın sıcaktan kavruluyor, kışın soğuktan donuyorlar. Yağmur yağınca tavan akıyor, rüzgâr esince çatı uçuyor” dedi.

 

“Üç yılın sonunda hâlâ tüm konutlar teslim edilemiyor”

İktidarın deprem sonrası verdiği konut sözlerini hatırlatan Güzelmansur, “Önce ‘bir yılda bitireceğiz’ dediniz, sonra ‘2025 sonu’ dediniz. Bugün Hatay’da 171 bin hak sahibi var ama ‘2025 sonuna kadar 153 binini teslim edeceğiz’ diyorsunuz. Yani üç yılın sonunda bile tüm hak sahiplerine ev veremiyorsunuz” diye konuştu.

Antakya’nın merkezinde yer alan Atatürk, 75. Yıl ve Gündüz caddelerinde yerleşimin hâlâ başlamadığını vurgulayan Güzelmansur, kura çekimlerine rağmen altyapı, yol ve doğal gaz olmadığı için vatandaşların evlerine taşınamadığını söyledi.

 

“Halkın rızası yok, acele kamulaştırma var”

“‘Halkın istemediği hiçbir şeyi yapmayacağız’ dediniz ama Hatay’da hâlâ halkın rızası olmadan acele kamulaştırmalar yapılıyor” diyen Güzelmansur, hukuki süreçler tamamlanmadan evlerin boşaltıldığını, ağaçların kesildiğini ve geçim kaynaklarının yok edildiğini belirtti. TOKİ projelerinin neden hazine arazileri yerine yerleşim alanlarına yapıldığını sordu.

 

Çarşı esnafı verilen , tutulmayan sözlerin enkazı altında

Kunduracılar Çarşısı ve Uzun Çarşı’ya verilen sözlerin tutulmadığını ifade eden Güzelmansur, “Kunduracılar Çarşısı verilen sözlerin paramparça bir aynasıdır. Uzun Çarşı’da ise 2025’in bitmesine günler kalmasına rağmen tamamlanan tek bir dükkân yok. Prefabrik çarşı esnafı isyanda; yol yok, müşteri yok, siftah yok. Kepenkler birer birer kapanıyor” dedi.

 

Ticari hayat felç, mücbir sebep kaldırıldı

Hatay’da ticari hayatın durma noktasına geldiğini belirten Güzelmansur, planlanan 22 bin 861 kalıcı iş yerinden sadece 2 bin 515’inin teslim edildiğini, bunun oranının yüzde 11 olduğunu söyledi. Buna rağmen mücbir sebebin kaldırılmasına tepki gösteren Güzelmansur, “Van depreminde altı yıl uygulanan mücbir sebep, asrın felaketinde neden iki yılda kaldırıldı? Hatay’da hangi hayat normale döndü?” diye sordu.

 

“Hizmet halk için mi, Cumhurbaşkanı için mi?”

Plansızlık ve koordinasyonsuzluğa dikkat çeken Güzelmansur, “Bir kurum okul yapıyor, başka bir kurum yolunu kapatıyor. Çocuklar çamur içinde okula gidiyor. Ama ‘Cumhurbaşkanı gelecek’ denince yollar bir gecede yapılıyor, o gidince asfalt sökülüyor. Siz hizmeti halk için mi yapıyorsunuz, Cumhurbaşkanınız için mi?” ifadelerini kullandı.

Konuşmasını sert bir çağrıyla bitiren Güzelmansur, “Hatay sadaka istemiyor, hakkını istiyor. Hatay unutulursa vicdanımız ayaklar altında kalır” ifadelerine başvurdu.

Muhasebeci ve müşavirler “sokağa indi”

0

 

İSMO (İskenderun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası) bir basın açıklaması yaptı.

Basın toplantısında konuşan İSMO Başkan Yardımcısı Mevlüde Toma, basit usulden gerçek usule geçiş süreci ve bu kapsamda yayımlanan 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ilişkin değerlendirmede bulunarak düzenlemenin vergi adaleti, kayıt dışılıkla mücadele ve mali disiplin açısından ciddi sakıncalar içerdiğini vurguladı

.

 

Vergi sisteminin temel amaçlarından birinin adil, şeffaf, izlenebilir ve sürdürülebilir bir mali yapının tesis edilmesi olduğunu belirten Toma, meslek camiasının uzun süredir basit usule tabi mükelleflerin gerçek usule geçirilmesini savunduğunu ve bu yöndeki çalışmaların TÜRMOB tarafından da desteklendiğini ifade etti.

 

Toma, 8 Eylül 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde yer alan ve nüfusu 30 bini aşan ilçelerde belirli faaliyetleri yürüten mükelleflerin 1 Ocak 2026 itibarıyla gerçek usulde vergilendirilecek olmasının doğru bir adım olduğunu ancak devamında yayımlanan tebliğin bu kazanımı geri götürdüğünü dile getirdi.

 

“OLUMLU ADIMLARIN GERİSİNE DÜŞÜLMÜŞTÜR”

 

Toma, 13 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile gerçek usule geçecek mükelleflerin defterlerinin meslek odaları ve birlikler tarafından tutulmasına ve beyannamelerinin bu odalarca gönderilmesine izin verilmesinin, hukuki ve teknik açıdan kabul edilemez olduğunu vurguladı.

 

Toma şöyle devam etti: “Hiçbir hukuki ve teknik gerekçe ile açıklanamayacak, kendi içerisinde onlarca belirsizlik barındıran bu yetkilendirmenin nasıl bir amaca hizmet ettiği anlaşılamamaktadır. Kayıt dışılıkla mücadele ve bütçe disiplini ihtiyacının bu denli yakıcı olduğu bir dönemde, vergi sistemimizde gedikler açacak uygulamaların istişare edilmeden yürürlüğe sokulması kabul edilemez…”

 

 “MUHASEBE VE BEYANNAME AYRILAMAZ BİR BÜTÜNDÜR”

 

Muhasebe, finansal raporlama ve beyanname süreçlerinin birbirinden ayrılamayacağını vurgulayan Toma, bu alanların tamamının serbest muhasebeci mali müşavirlerin uzmanlık alanı olduğunu söyledi. Teknik bilgisi olmayan ve siyasi kaygılarla hareket edebilecek yapıların bu alanda yetkilendirilmesinin, mükellefleri Mali İdare karşısında denetimsiz bırakmak anlamına geldiğini belirtti.

 

Bu düzenlemenin vergide eşitlik ve adalet ilkesine açıkça aykırı olduğunu ifade eden Toma, uygulamanın kayıt dışılığı artıracağını, vergiye gönüllü uyumu azaltacağını ve kamu gelirlerini olumsuz etkileyeceğini, bunun sonucunda eğitim, sağlık, emekli maaşları ve asgari ücret destekleri gibi alanlarda bütçe yetersizliğinin daha da derinleşeceğini dile getirdi.

 

YETKİLİLERE 5 KRİTİK SORU

 

Düzenlemeyi savunanların kamuoyuna şu soruların yanıtını vermesi gerektiğini belirten Mevlüde Toma

“Esnaf odaları yöneticileri, yanlış muhasebe kayıtları ve gerçeğe aykırı beyannamelerden tüm mal varlıklarıyla sorumlu olacak mıdır?

Sahte belge düzenleme ve kullanma fiillerinde bu yöneticiler hakkında vergi suçu raporu yazılacak mıdır?

Binlerce mükellefin muhasebesi hangi teknik altyapı ve bilgiyle tutulacaktır, denetimi kim yapacaktır? Muhasebe ücreti odalar tarafından toplanacaksa, oluşacak iktisadi işletmeler için kurumlar vergisi beyannamesi verilecek midir?

Liyakati olmayan kişi ve kurumlara iş yaptırmak hangi bilimsel ve hukuki anlayışla bağdaşmaktadır?” diye konuştu.

 

“HER TÜRLÜ HUKUKİ MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

 

TÜRMOB, Odalar ve 135 bin kişilik muhasebe camiası adına yaptığı açıklamada, vergi sisteminde onarılmaz hasarlar açacak bu düzenlemenin derhal yürürlükten kaldırılmasını talep ettiklerini

İskenderun Devlet Hastanesi’nde yeni dönem

0

 

İskenderun Devlet Hastanesi Başhekimi Adem Sarı, makamı Veysel Yıldırım’dan devraldı.

İskenderun Devlet Hastanesi‘nde beklenen an yaşandı. Hastanenin yeni başhekimi, koltuğunun yerini almasıyla birlikte devir teslim töreninde Veysel Yıldırım, ”bu güne kadar benimle birlikte çalışan tüm ekip arkadaşlarıma emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Bu bir görev değişimi ben bundan sonra hastanede cildiye uzmanı olarak çalışacağım Adem Sarı Hocama görevinde başarılar diliyorum” dedi.

Cildiye Uzmanı Veysel Yıldırım’ın konuşmasına karşılık,  Başhekim Adem Sarı’ Bu güne kadar hastaneye ve bölgeye yaptığı katkılardan dolayı Veysel Yıldırım hocama teşekkür ediyorum. Çabalarımız vatandaşımız için olacaktır. Allah bizleri mahçup etmesin.” cümlesiyle iyi niyetlerini güzel bir üslupla iade etti.

‘İTSO, İSTE KAYNAKÇILIK MERKEZİ’NDE’

0

 

İTSO Başkanı Yılmaz ve sektör temsilcileri İSTE Kaynakçılık Mükemmeliyet Merkezi’ni ziyaret etti.

 

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, İTSO 3. Meslek Komite üyeleri, ASİL belge temsilcileri, imalat sektörü temsilcileri ve kaynakçılık mesleğini icra eden ustalardan oluşan heyet, İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) bünyesinde bulunan Kaynakçılık Mükemmeliyet Merkezi’ni ziyaret etti.

Ziyarette İSTE Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erdoğan Kanca, merkez hakkında detaylı bir bilgilendirme sunarak, çalışmaları ve hedefleri hakkında bilgi verdi. İlgili paydaşların bir araya geldiği görüşmede; merkezin sürdürülebilir ve etkin şekilde işleyebilmesi için İTSO, üniversite ve Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı (DOĞAKA) gibi tüm paydaşların ortak bir yol haritası çizmesinin önemi vurgulandı. Sektör temsilcileri, kaynakçılık yapan çalışanlar ve belge veren firma temsilcileri ile ileriye dönük stratejiler üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu.

İTSO Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, Kaynakçılık Mükemmeliyet Merkezi’nin Türkiye’de sayılı örneklerden biri olduğunu belirterek, merkezin aktif kullanımının hem bölge imalat sektörü hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Yılmaz, mevcut ustaların gerekli belgeleri almasının yanı sıra, mesleğe yeni başlayacak kişilerin temel eğitimlerle donanımlı hale gelmesinin sektör açısından verimli sonuçlar doğuracağını dile getirdi. Bu nedenle sektör ile merkezin ortak çalışma içinde olmasının sektörün gelişimi açısından sağlıklı bir yol olacağını kaydetti.

Bilgilendirmelerin ardından heyet, merkezi gezerek donanımlı cihazlar ve eğitim alanlarında incelemelerde bulundu. Merkezde verilen eğitimlerin simülasyon destekli olduğu ve bu sayede katılımcıların tam donanımlı eğitim almasının amaçlandığı aktarıldı.

Unutmayın ki halk her şeyi görüyor

0
CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v62), quality = 100
CHP Antakya ilce Başkanı Ümit Kutlu  Hatay Valisi Mustafa Masatlı’ya sosyal medya üzerinden seslenerek “Haftaya sayın Cumhurbaşkanı ve yetkililer gelince eminim ki hepiniz pembe bir tablo çizeceksiniz ve yolcu edeceksiniz misafirinizi, ama unutmayın ki bu halk her şeyi görüyor ve biliyor  “dedi
Başkan Kutlu’nun  Vali Masatlı’ya hitaben kaleme aldığı yazı şöyle:
CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v62), quality = 100
Sayın Hatay Valisi…
Duymak istediğinizi söyleyenlerle konuşuyor, duymak istemediklerinize kulaklarınızı tıkıyorsunuz.
Şimdi size halkın merak ettiği birkaç soru soralım;
Samandağ yolu ölüm yoluna dönüştü aylardır aynı ihmaller zincirinde bir sürü kişi öldü daha kaç kişinin ölmesi lazım yolun bitmesi ve önlem almanız için çok merak ediyoruz.
Gülderen ve Kuzeytepe üst geçitlerinin yan yollarına aylardır dokunulmadı ve tamamlanmadılar. Şimdi sayın Cumhurbaşkanı gelecek diye üç günde nerdeyse bitme noktasına geldi. Allah aşkına madem üç günde bitebiliyor neden aylardır bize bu işkenceyi yaşattınız ?
Şehrin her yerinde yollar çamur deryasına dönmüş, on binlerce evladımız binbir güçlükle okullarına gidiyor.
Haftalardır her türlü eziyeti çekerken milletimiz neden sustunuzda Cumhurbaşkanının gelmesine yakın bir süreçte bugün bana on gün verin bütün yollar yapılacak diyorsunuz.
Cumhurbaşkanı gelmeseydi gerçekten bugün yaptığınız konuşmayı yapacak mıydınız ve geçekten on günde bu yolların biteceğine inanıyor musunuz çok merak ediyoruz ?
Hak sahipliğinde herkese kendi mahallesi ve kendi komşuları için söz verdiniz bugün geldiğimiz noktada binlerce yurttaşınıza başka mahallelerde yer gösteriliyor ayrıyeten evlerin metrekaresine baktığınızda tam bir hak gaspı söz konusu bunun için neler düşünüyorsunuz çok merak ediyoruz ?
Bir yılda bitecek dediğiniz uzun çarşı ve kemalpaşa caddesi için onlarca defa söz verdiniz bugün geldiğimiz noktada üçüncü yılın dolmasına az bir süre kaldı daha yeni başlanan yer dahi var esnafın bu durumuna yorumunuz ne çok merak ediyoruz. Gerçi bitsede çoğu 15- 20 metrekare olan dükkanların kime ne faydası olacak hep birlikte göreceğiz.
Son olarak Antakya’nın ruhu affan ve bölgesidir.
Binlerce yıllık tarihe sahip bu bölge neden görmezden geliniyor çok merak ediyoruz ?
Haftaya sayın Cumhurbaşkanı ve yetkililer gelince eminimki hepiniz pembe bir tablo çizeceksiniz ve yolcu edeceksiniz misafirinizi, ama unutmayın ki bu halk herşeyi görüyor ve biliyor

Milletvekillerinden  Bahçeli’ye Ziyaret

0

 

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ile Hatay Milletvekilleri Adem Yeşildal, Abdulkadir Özel, Kemal Karahan ve Lütfi Kaşıkçı, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti.

Ziyarette, 6 Şubat depremlerinin hemen ardından Hatay için seferber edilen yardımlar ile kentin yeniden inşa ve ihya sürecine verilen güçlü destek dolayısıyla Devlet Bahçeli’ye teşekkür edildi. Heyet, Hatay’ın ayağa kalkması sürecinde gösterdiği hassasiyet ve fedakârlıklar nedeniyle Bahçeli’ye şükranlarını ileterek, sağlıklı ve uzun bir ömür temennisinde bulundu.

 

Ziyarete ilişkin açıklamada bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, şu ifadeleri kullandı:

 

“Depremin ilk anından itibaren bizleri bir an olsun yalnız bırakmayan, bölgemizdeki tüm gelişmeleri yakından takip eden MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi ziyaret ettik. Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde ve Cumhur İttifakı kadrolarının kararlı ve dirayetli takibiyle Hatay’ımızda tamamlanan ve devam eden projeler hakkında Sayın Genel Başkanımıza bilgi arz ettik. Gelinen noktadan duydukları memnuniyeti ifade ederek, Hatay’ın eskisinden çok daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacağına olan inançlarını dile getirdiler. Hüsn-ü kabulleri ve teveccühleri için kendilerine şükranlarımızı sunuyor, Cenab-ı Allah’tan sağlık ve afiyetler diliyoruz.”

 

Ziyaret, çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

Devlet Hastanesi’nde Başhekim değişti

0

 

Arsuz Devlet Hastanesi’nde başhekimlik görevine yeni bir atama gerçekleştirildi. 2 yılı aşkın bir süredir başhekimlik görevini üstlenen Uzman Dr. Suha Şen’in yerine Acil Tıp Uzmanı Dr. Oben Baran Kanar görevlendirildi.

Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu olan ve Hatay genelindeki pek çok devlet hastanesinde de acil sağlık hizmetleri alanında görev yapan Başhekim Kanar, Arsuz’da sağlık hizmetlerinin etkin ve sürdürülebilir şekilde sunulmasına katkı sağlamak amacıyla yeni görevine başladı.

 

Hatay İl Sağlık Müdürü Sıkkı Sönmez, görevlendirme sonrası Dr. Kanar’a yeni görevinde başarılar dilerken, görev süresi boyunca sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine katkı sunması temennisinde bulundu ve kolaylıklar temenni etti.