Pazartesi, Mayıs 4, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 188

Konutlar kuradan 2 ay sonra yaşam kazandı

0
KAHRAMANMARAŞ MERKEZLİ DEPREMLERDE HATAY'DA YUVASI YIKILAN VE 2 BUÇUK YILA YAKIN SÜRE GEÇİCİ YAŞAM MERKEZLERİNDE KALARAK 2 AY ÖNCE YENİ YUVASINA KAVUŞAN DEPREMZEDE KADIN, YENİ EVİNİN ÖNÜNE YEŞİLLİKLER EKEREK BAHÇEYE ÇEVİRDİ. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'da depremde evi yıkılan ve 2 buçuk yıla yakın süre geçici yaşam merkezlerinde kalarak 2 ay önce yeni yuvasına kavuşan depremzede Gülfidan Çatlak, yeni evinin önüne sebze ekerek bahçeye çevirdi. Yeni yuvasında mutlu olduğunu belirten Çatlak, "Konteyner da kış aylarında hayat şartları zordu, şimdi yeni sıcak evimde kış güzel geçecek" dedi.

 

  Hatay’da depremde evi yıkılan ve 2 buçuk yıla yakın süre geçici yaşam merkezlerinde kalarak 2 ay önce yeni yuvasına kavuşan depremzede Gülfidan Çatlak, yeni evinin önüne sebze ekerek bahçeye çevirdi. Yeni yuvasında mutlu olduğunu belirten Çatlak, “Konteyner da kış aylarında hayat şartları zordu, şimdi yeni sıcak evimde kış güzel geçecek” dedi.

 

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da binlerce bina yerle bir olmuştu. Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’nde depreme yakalanan Gülfidan Çatlak ve ailesi, evlerinin yıkılmasının ardından geçici yaşam merkezlerinde yaşamaya başladılar. Asrın felaketi sonrası kısa sürede başlayan ihya ve inşa çalışmaları kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından konutların inşaatına başlanmıştı. Asrın felaketinin ardından inşa edilen konutların anahtar teslimleri yapılmaya devam ediyor. Depremden sonra 2 buçuk yıl konteynerde yaşayan Çatlak ailesi, 8’inci kura çekimiyle evinin anahtarını teslim aldı. Evlerinin anahtarını teslim alır almaz yeni yuvalarına yerleşen Yürek ailesi, 2 ay önce taşınarak sıcak yuvalarında yaşamaya başladılar.

 

Yeni taşındığı evin önünü bahçeye çeviren depremzede Çatlak, bahçesine; maydanoz, tere, roka, patlıcan, soğan, biber ve marul ekerek evinin önünü yeşillendirdi. Konteyner da soğuk kış günlerinde ailesiyle birlikte yeni yuvasında geçirecek olmanın mutluluğunu yaşayan Gülfidan Çatlak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini ile getirerek, “Kış aylarını yeni sıcak evimde güzel geçecek” dedi.

“Bu bahçeyi eşimle birlikte yaptık, bahçemde; maydanoz, tere, roka, soğan, biber ve yeni marul ektim”

 

Depremde evinin yıkıldığını ifade eden ve 2 ay önce kavuştuğu yeni evinin önüne bahçe kuran depremzede Gülfidan Çatlak, “Depremi çok kötü yaşadık. Oradan köye gittik. Konteyner kentte taşındık. Bir konteyner da 7 kişi kaldık. Evim çok güzel. Yeni evime 2 ay önce taşındım, evimi çok beğendim. Depremde evim yıkıldı. Bu bahçeyi eşimle birlikte yaptık. Biber yetiştirdik. Bahçemde; maydanoz, tere, roka, soğan, biber ve yeni marul ektim. Ben bahçeyi boş bırakmak istemedim.

Toprakla oynamayı seviyorum. Bu ürünleri ektim. Bahçemde hem yeşillik olsun hem de taze taze yeriz. Bu evde kızımla birlikte 3 kişi yaşıyoruz. Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyorum ve Allah razı olsun. Yeni evimize kavuştuk. Genellikle bahçeyle uğraşıyorum. Örgü örüyorum. Komşularla kahve içiyoruz. Konteyner da kış aylarında hayat şartları zordu, şimdi yeni sıcak evimde kış güzel geçecek” ifadelerini kullandı.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Apartman girişindeki motorsiklet çalındı

0

 Reyhanlı ilçesinde bir apartmanın girişinde park halinde bulunan motosiklet, gece saatlerinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından çalındı. Hırsızlı anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, ilçeye bağlı Yenimahalle’de saat 04.45 sıralarında bir apartman dairesinin önünde meydana geldi. Ana caddeden gelen kimliği belirsiz şüpheli, apartmanın girişinde bulunan motosiklete yöneldi. Kısa sürede motosikleti çalıştıran şüpheli, olay yerinden uzaklaştı. Sabah motosikletinin yerinde olmadığını fark eden sahibi, güvenlik kamerası görüntülerini inceleyince durumu polise bildirdi. Görüntülerle birlikte şikâyetçi olan vatandaşın ihbarı üzerine polis, şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

Bakan Kurum’dan “Asrın İnşası” programı

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay’da “Asrın İnşası” programı kapsamında yerli ve yabancı basın temsilcileriyle bir araya geldi.

 

Toplantıya ayrıca Hatay Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

Bakan Murat Kurum, toplantıda yaptığı değerlendirmede bugüne kadar Hatay’da 86 bin konutun teslim edildiğini belirterek, “Yıl sonuna kadar 153 bin konutumuzu teslim edeceğiz. Hatay’da sadece konut yapmıyoruz; kültürel yapılardan tarihi eserlere kadar tüm şehri ihya edip kalkındıracak, üretimi, istihdamı ve sosyal donatılarıyla bütüncül bir şehir inşa etmeye gayret gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hatay’ın yeniden inşa ve ihya sürecine ilişkin yürütülen çalışmalar ele alınırken, Başkan Öntürk, konuşmasında Hatay genelinde sürdürülen asfalt, altyapı, kreş, fizyoterapi merkezi gibi projelere değinerek, şehrin ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini vurguladı.

Başkan Öntürk ayrıca, başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere birçok bakanlık ve kurumun yürüttüğü çalışmalardan dolayı teşekkürlerini iletti.

Hatay’ın geleceğini şekillendirecek projelerin değerlendirildiği buluşmada, il genelinde devam eden konut, altyapı ve çevre düzenleme çalışmaları hakkında bilgi paylaşımı yapıldı.

Basın mensuplarına, inşa sürecinin tüm aşamalarında şeffaflık ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi yönündeki kararlılık vurgulandı.

Vekil Kara’dan 11 yargı paketine eleştiri

0

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, suça karışan çocuklara verilen cezaların artırılması önerisi ve TBMM’de görüşülmesi planlanan 11’inci yargı paketi hakkında yazılı bir basın açıklamasında bulundu.

“AKP’nin 23 yıllık iktidarı boyunca belki de toplumumuzun her kesiminden haklı şikayetlere ve eleştirilere hedef olan yegane alan, adalet olmuştur. Adalet sistemimiz; mahkeme süreçlerinden cezaevi koşullarına, suçun önlenmesinden yargının şeffaflığına kadar pek çok konuda sürekli ve yaygın bir memnuniyetsizlik olduğunu görmemek imkansızdır. Bu tabloya, son yıllarda, sokaklarda giderek daha görünür hale gelen suç çetelerini, suça bulaşan çocukları ve ortaya çıkan ya da yaygınlaşan yeni suç türlerini de eklemek gerekir.

Adalet Bakanlığının 2024 yılına ait Adalet İstatistikleri’nde, Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen ihbar dosya sayısının 2018’de 89 bin iken 2024 yılında 325 bine ulaştığını; ceza mahkemelerine gelen toplam dosya sayısının da 2 milyon 934 binden 3 milyon 919 bine çıktığını görüyoruz. Aynı istatistikler içerisinde, Cumhuriyet Başsavcılıklarında açılan dosyaların suç türlerine göre ayrımına baktığımızda da dolandırıcılık, uyuşturucu kullanımı ve kasten yaralama suçlarıyla ilgili dosyalarda büyük bir artış yaşandığını tespit edebiliyoruz: 2015 yılı için endeks değeri 100 kabul edildiğinde kasten yaralama suçlarının endeks değeri 133’e, dolandırıcılık suçlarının endeks değeri 270’e, uyuşturucu kullanımıyla suçlarının endeks değeri de 407’ye çıkmıştır.

Adalet Bakanlığı verilerine ek olarak TÜİK’in yayımladığı ‘Güvenlik Birimlerine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri’’ne göre geçtiğimiz yıl 202 bin çocuk bir suç işlediği iddiasıyla güvenlik birimlerine gelmiş ya da getirilmiş; bu çocukların yüzde 40’ının yaralama, yüzde 16’sının hırsızlık suçlarını işlediği kaydedilmiş. 2015 yılından bu yana çocukların işlediği suçların dağlımı da Cumhuriyet başsavcılıklarında açılan dosyaların genel dağılımıyla örtüşüyor; yaralama ve uyuşturucu kullanımı suçlarında büyük bir artış olduğu görülüyor.

Bir ‘suç salgınıyla’ karşı karşıya bulunduğumuz, üstelik bu sürecin gençleri ve çocukları her zamankinden daha fazla tehdit ettiği aşikardır. Bu tehdit iki yönlü biçimde gerçekleşiyor; giderek daha fazla sayıda çocuk hem mağdur hem fail olarak suç olaylarına karışıyor; yeni nesil suç örgütlerinin ‘Nasıl olsa az ceza alır’ diyerek çocukları kullanma yoluna gittiği görülüyor. Yeni yargı paketi hakkındaki tartışmalarında, bu soruna çözüm bulmak amacıyla, suça karışan çocuklara verilecek cezaların artırılması ve böylece bir caydırıcılık etkisi sağlanması fikri sıkça dile getirildi. Oysa konuyla ilgili olarak TBMM’de yaptığımız konuşmada da vurguladığımız gibi, bir suçu sadece cezaları artırarak azaltamaz ya da önleyemezsiniz. Bugün hapishaneler, çocuk yaştaki suçlular için yeni suçlar işlemek için gereken bağlantıları sağlamanın, hazırlıklar yapmanın mekanı haline gelmiş durumda; hapis cezalarının caydırıcı ya da rehabilite edici bir etkisi olduğu son derece tartışmalı.

AKP, bu noktada, kamuoyundaki haklı adalet talebini kendi gündemine tahvil ederek, sorunun özüyle yüzleşmemeyi tercih ediyor. Çünkü bugün ülkemizde yaşanan suç salgını, başta ekonomik kriz olmak üzere, AKP eliyle yaratılan koşulların doğrudan sonucudur. Yeni nesil çeteler yoksulluktan kurtulmanın, hızlı biçimde zenginleşmenin, sosyal sermaye sahibi olmanın yolu olarak göründükçe; bir çeteye dahil olmanın şöhret getireceği gibi zehirli bir fikir gençliğin önüne rol modeli olarak konuldukça, cezaları artırmak kendi başına bir çözüm olmayacaktır.

YARGI PAKETİNDE AF DA YER ALMALIDIR

“Bir yanda suçlarda ciddi bir artış görürken diğer yanda da bize sürekli olarak gerek sosyal medyadan gerek saha ziyaretlerinde ulaşan birtakım talepler mevcut. 31 Temmuz COVID yasası mağdurları olarak bir araya gelen, ehliyet affı bekleyen, KHK’yla ihraç edildikten sonra yargılanmış ve hakkında beraat kararı verilmiş olmasına rağmen işine, memuriyetlerine iade edilmeyen, sigorta girişleri geç yapıldığı için çırak adı altında tam zamanlı çalıştırılan ancak emekliliğe hak kazanamayan yurttaşlarımız var. Bu talepleri aylardır, belki de yıllardır dile getiriyoruz ancak iktidar kanadından herhangi bir adım atılmadığını görüyoruz. Yeni yargı paketinde yer alsın ya da almasın, bu konudaki taleplere de yanıt verilmeli; yargı mekanizmasının işleyişinden kaynaklanan sorunların çözülmesi için harekete geçilmelidir”

Hatayspor bu halde olduğu için biz geldik”

0

 

 

Hatayspor Kulübü Başkanı Ethem Çakır, ydüzenlediği basın toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kulübün mevcut durumuna değinen Çakır, “Hatayspor iyi durumda olsaydı, bize yönetimi bırakmazlardı. Hatayspor bu halde olduğu için biz geldik” sözleriyle çarpıcı bir değerlendirme yaptı.

Kulübü ayağa kaldırmak için büyük bir mücadele verdiklerini ifade eden Başkan Çakır, Hatayspor’un içinde bulunduğu süreci “iyileştirme dönemi” olarak nitelendirdi. Çakır: “Hatayspor’un vücudunda bir enfeksiyon var. Bizler bu enfeksiyonu kurutmaya çalışıyoruz.” dedi.

 

Depremin ardından yaşanan yıkımın sadece şehirde değil, kulüpte de derin izler bıraktığını belirten Çakır, “Hatayspor ilk darbeyi 6 Şubat’ta aldı. Kulüp olarak, futbolcular olarak, taraftar olarak hâlâ enkaz altındayız.” ifadelerini kullandı.

 

“Hatayspor Sahipsiz Bırakıldı”

Eleştirilerin kolay, destek olmanın ise zor olduğunu söyleyen Çakır, Hatayspor’a sahip çıkılması gerektiğini vurguladı: “Eleştirmek kolay. Hatayspor’a destek çıkmak lazım. Bu kulüp sahipsiz bırakıldı. Hatayspor kime ne yaptı da bu hale geldi?”

 

Belediyelere Çağrı: “Niye Sahip Çıkmıyorlar?”

Yerel yönetimlere de çağrıda bulunan Çakır, destek eksikliğini dile getirerek, “HBB ve Antakya Belediyesi niye sahip çıkmıyor? Ben bunu soruyorum.” dedi.

 

 

 

Basın toplantısında Hatay medyasına da seslenen Başkan Çakır, ortak bir dayanışma mesajı verdi:

 

“Basından destek istiyorum. Bu enkazı Hatay basınıyla birlikte kaldıracağız. Hatayspor ve basın arasındaki köprüleri yeniden kurmak için buradayız.Gayemiz Hatayspor’u Eski Günlerine Döndürmek”

 

Kişisel hiçbir hesap içinde olmadıklarını vurgulayan Çakır, tek amaçlarının Hatayspor’un yeniden eski güçlü günlerine dönmesi olduğunu söyledi:

 

“Bizim kimseyle şahsi bir problemimiz yok. Gayemiz, Hatayspor’u yeniden ayağa kaldırmak.”

İGC’den  Kaymakam Şen’e Ziyaret

0

 

İskenderun Gazeteciler Cemiyeti (İGC) yönetimi, Belen ilçesine yeni atanan Kaymakam Onur Şen’e makamında bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette, bölgenin sosyo-kültürel yapısı, deprem sonrası yeniden yapılanma süreci ve iletişimin toplumsal entegrasyondaki kritik rolü masaya yatırıldı.

. Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede, Hatay’ın potansiyeli ve geleceği üzerine yapıcı değerlendirmeler yapıldı. Kaymakam Onur Şen, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen toparlanma sürecine vurgu yaparak, Hatay’ın güçlü bir iradeyle ayağa kalkacağına olan inancını dile getirdi. Şen, kentin yeniden inşasının sadece fiziki yapılarla sınırlı kalmayacağını, sosyal ve kültürel dokunun güçlendirilmesiyle Hatay’ın kendisini yeniden bulacağını ifade etti.

Yerel Basın Desteğe Hazır

Cemiyet Başkanı Diyap Atar ise, kentin yeniden kalkınma yolculuğunda iletişimin ve özellikle yerel basının üstlendiği sorumluluğa dikkat çekti. Atar, doğru bilgilendirme ve pozitif gündem oluşturma noktasında yerel basının hayati bir rol oynadığını ifade ederek, İskenderun ve Belen başta olmak üzere tüm Hatay’ın gelişimi için kamu kurumlarıyla dayanışma içinde çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Gençleri denizin gücüyle buluşturuyor

0
DEPREMDEN HEM FİZİKSEL HEM DE RUHSAL OLARAK DERİNDEN ETKİLENEN HATAY'DA GENÇLERİN YENİDEN HAYATA TUTUNMALARINA DESTEK OLMAK AMACIYLA KURULAN HATAY SÖRF MERKEZİ, BÖLGENİN SOSYAL VE EKONOMİK İYİLEŞME SÜRECİNE İLHAM VEREN BİR HİKAYE YAZIYOR. (İHA/HATAY-İHA) Depremden hem fiziksel hem de ruhsal olarak derinden etkilenen Hatay'da gençlerin yeniden hayata tutunmalarına destek olmak amacıyla kurulan Hatay Sörf Merkezi, bölgenin sosyal ve ekonomik iyileşme sürecine ilham veren bir hikaye yazıyor. LC Waikiki'nin ana sponsorluğunda hayata geçirilen proje, gençleri denizin iyileştirici gücüyle buluşturuyor. Bu hikaye ise "Hayatın Çizgisi" adlı belgeselle aktarılıyor.

 

 

 

HATAY (İHA) – Depremden hem fiziksel hem de ruhsal olarak derinden etkilenen Hatay’da gençlerin yeniden hayata tutunmalarına destek olmak amacıyla kurulan Hatay Sörf Merkezi, bölgenin sosyal ve ekonomik iyileşme sürecine ilham veren bir hikaye yazıyor. LC Waikiki’nin ana sponsorluğunda hayata geçirilen proje, gençleri denizin iyileştirici gücüyle buluşturuyor. Bu hikaye ise “Hayatın Çizgisi” adlı belgeselle aktarılıyor.

DEPREMDEN HEM FİZİKSEL HEM DE RUHSAL OLARAK DERİNDEN ETKİLENEN HATAY’DA GENÇLERİN YENİDEN HAYATA TUTUNMALARINA DESTEK OLMAK AMACIYLA KURULAN HATAY SÖRF MERKEZİ, BÖLGENİN SOSYAL VE EKONOMİK İYİLEŞME SÜRECİNE İLHAM VEREN BİR HİKAYE YAZIYOR. (İHA/HATAY-İHA)
Depremden hem fiziksel hem de ruhsal olarak derinden etkilenen Hatay’da gençlerin yeniden hayata tutunmalarına destek olmak amacıyla kurulan Hatay Sörf Merkezi, bölgenin sosyal ve ekonomik iyileşme sürecine ilham veren bir hikaye yazıyor. LC Waikiki’nin ana sponsorluğunda hayata geçirilen proje, gençleri denizin iyileştirici gücüyle buluşturuyor. Bu hikaye ise “Hayatın Çizgisi” adlı belgeselle aktarılıyor.

Depremin ardından zorlu günleri geride bırakmaya çalışan Hatay’da gençlerin yeniden hayata tutunmalarını sağlamak, özgüvenlerini geri kazanmalarına destek olmak ve sosyal yaşamla bağlarını güçlendirmek amacıyla kurulan Hatay Sörf Merkezi, kısa sürede bölgenin umut veren dönüşüm hikayelerinden biri haline geldi. LC Waikiki’nin ana sponsorluğunda hayata geçirilen proje, gençleri denizin iyileştirici gücüyle buluşturarak, toplumsal dayanışmanın, psikolojik iyileşmenin ve ekonomik kalkınmanın da sembolü haline geliyor. Sörf aracılığıyla gençlerin fiziksel ve ruhsal olarak güçlenmelerini hedefleyen merkez aynı zamanda bölgenin uzun vadede sörf turizmiyle yeniden canlanmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

 

Hatay Samandağ’da kurulan merkez, 13-16 yaş arası gençlere üç aşamalı ücretsiz sörf eğitimi sunuyor. Temel sörf eğitiminden liderlik programına uzanan bu süreçte gençler hem sporla buluşuyor hem de özgüven, dayanıklılık ve takım ruhu kazanıyor. Proje, aynı zamanda yerel eğitmenlerin yetişmesini sağlayarak bölge için sürdürülebilir bir spor kültürü oluşturuyor. Bugüne kadar bin 500 öğrenciye temel sörf eğitimi veren merkez önümüzdeki yıllarda bu sayıyı artırmayı planlıyor.

 

Proje, aralarında IPRA Golden World Awards, Hermes Creative Awards ve Best Business Awards olmak üzere ulusal ve uluslararası arenada pek çok ödül alırken örnek gösterilen sosyal sorumluluk projelerinden biri haline geldi.

“Hayatın Çizgisi” belgeseli gençlerin yolculuğunu anlatıyor

Hatay Sörf Merkezi’nin ilham veren bu hikayesi, “Hayatın Çizgisi” adlı belgeselde hayat buldu. Belgesel, depremin ardından yeniden doğan umudu, gençlerin denizle kurduğu bağı ve Hatay Sörf Merkezi’nin toplumsal iyileşmeye katkısını içten bir anlatımla yansıtıyor. Sörf yapan çocukların hikayeleri üzerinden, dayanışmanın ve yeniden başlamanın gücünü izleyiciye aktaran belgeselin özel gösterimi Hatay’da, basın mensupları, proje paydaşları, sörf yapan çocuklar ve ailelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

“Birlikte hayal kurabilmenin mümkün olduğunu görüyoruz”

LC Waikiki Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, proje hakkında şu ifadeleri kullandı: “Depremin ardından sadece şehirler değil, insanların umutları da yeniden inşa edilmeye ihtiyaç duydu. Hatay Sörf Merkezi, gençlerin yeniden güven kazandığı, birlikte üretmenin değerini öğrendiği bir alan haline geldi. Burada sörf bir spordan çok daha fazlası, dayanışma, paylaşım ve iyileşmenin dili. LC Waikiki olarak bu hikayenin bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Çünkü bu proje birlikte hayal kurmanın ve beraber yeniden inşa etmenin mümkün olduğunu gösteriyor.”

 

Projenin kurucularından ve eğitmenlerinden Deniz Toprak ise merkezin etkisini şu sözlerle anlattı: “Bu proje, bölge halkı için bir başlangıç noktası oldu. Burada sadece sörf öğretmedik. Gençlerle birlikte yeniden başlamayı, umut etmeyi bırakmamayı, birlikte başarmayı öğrendik. Samandağ’ın doğası sörf için çok uygun. Amacımız, Samandağ’ı Türkiye’nin sörf turizmi açısından bilinen bir noktası haline getirmek. Burada yetişen gençlerin de sadece sporcu değil, bu dönüşümün yerel liderleri olmasını istiyoruz.”

Bakiyesi yetersiz olunca kurtuldu

0
HATAY'DA ARACINI SATMAK İÇİN DOLANDIRICI ŞAHISTAN GELEN 20 BİN TL PARA TALEBİ BİLDİRİMİ ONAYLAYAN CEM İBRAHİM ALKAN, HESABINDA 18 BİN TL OLMASIYLA DOLANDIRILMAKTAN SON ANDA KURTULDU. ARACINI SATMAK İSTERKEN DOLANDIRILMAKTAN KURTULAN ALKAN, İNTERNET ALIŞVERİŞLERİNDE VE PARA TRANSFERLERİNDE DİKKATLİ OLMALARI KONUSUNDA VATANDAŞLARI UYARDI. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'da aracını satmak isterken dolandırıcının tuzağına düşen adam, dalgınlık esnasında Ziraat Banka mobil uygulaması üzerinden gelen 20 bin TL ödeme isteğini kabul etse de hesabında 18 bin TL olmasıyla dolandırılmaktan son anda kurtuldu. Aracını satmak isterken dolandırılmaktan kurtulan adam, dolandırıcıların yeni tuzağına karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

 

HATAY (İHA) – Hatay’da aracını satmak isterken dolandırıcının tuzağına düşen adam, dalgınlık esnasında Ziraat Banka mobil uygulaması üzerinden gelen 20 bin TL ödeme isteğini kabul etse de hesabında 18 bin TL olmasıyla dolandırılmaktan son anda kurtuldu. Aracını satmak isterken dolandırılmaktan kurtulan adam, dolandırıcıların yeni tuzağına karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Antakya ilçesinde yaşayan Cem İbrahim Alkan, kent merkezinde bulunan bir işletmede çalışarak geçimini sağlıyor. Alkan, uzun süredir kullandığı otomobilini internet üzerinden ilana koyarak satmak istedi. Alkan’ın iş yerinde yoğun olarak çalıştığı esnada kendisinin Antalya’dan aradığını söyleyen bir şahıs, aracı satın almak istediğini söyleyerek 20 bin TL kapora göndermek için hesap numarası istedi. Şahsın aracı satın almak için kapora göndereceğini düşünen Alkan, şahsın kendisine Ziraat Bank Mobil uygulaması üzerinden gönderdiği 20 bin TL’lik ödeme isteğini kabul etti. Alkan’ın ödeme isteğini kabul etmesine rağmen hesabında 18 bin TL bulunduğu için karşı tarafın hesabına para geçmeyince dolandırıcı şahıs, bu defa Alkan’a 15 bin TL’lik ödeme isteğinde bulundu. İkinci gelen ödeme isteğinde, karşı tarafın kendisinden para talep ettiğini fark eden Alkan, dolandırılmaya çalıştığını anlayarak isteği reddetti. Aracını satın almak istediğini söyleyen dolandırıcı şahsı arayan Alkan, ‘Sen bana göndermiyorsun, benden para talebinde bulunuyorsun’ diyerek tepki gösterince dolandırıcı bir daha telefonları açmadı. Hesabında 18 bin TL olmasıyla dolandırılmaktan son anda kurtulan Alkan, internet alışverişlerinde ve para transferlerinde dikkatli olmaları konusunda vatandaşları uyardı.

HATAY’DA ARACINI SATMAK İÇİN DOLANDIRICI ŞAHISTAN GELEN 20 BİN TL PARA TALEBİ BİLDİRİMİ ONAYLAYAN CEM İBRAHİM ALKAN, HESABINDA 18 BİN TL OLMASIYLA DOLANDIRILMAKTAN SON ANDA KURTULDU. ARACINI SATMAK İSTERKEN DOLANDIRILMAKTAN KURTULAN ALKAN, İNTERNET ALIŞVERİŞLERİNDE VE PARA TRANSFERLERİNDE DİKKATLİ OLMALARI KONUSUNDA VATANDAŞLARI UYARDI. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’da aracını satmak isterken dolandırıcının tuzağına düşen adam, dalgınlık esnasında Ziraat Banka mobil uygulaması üzerinden gelen 20 bin TL ödeme isteğini kabul etse de hesabında 18 bin TL olmasıyla dolandırılmaktan son anda kurtuldu. Aracını satmak isterken dolandırılmaktan kurtulan adam, dolandırıcıların yeni tuzağına karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.

“Alıcıdan bana 20 bin TL para talebi olan bir bildirim geldi, benim kafam dağınıktı ve bakmadan bildirimi onayladım”

Aracını satmak için arayan şahsın ısrarla kendisinden ödeme isteyerek kapora atma bahanesiyle dolandırmaya çalıştığını anlatan esnaf Cem İbrahim Alkan, “Ben iş yerindeyken bir yabancı numara beni aradı. Aracımı bir satış ilan sayfasına koymuştum. Bir alıcı da araçla ilgili birkaç soru sordu. Alıcı aracının ekspertizini istedi ve biraz pazarlık yaptı. Alıcı bana, ‘Abi aracınızı beğendim, Antalya’dan arıyorum, cuma günü eşimle birlikte geleceğim ve bana iban atın ben size parayı göndereyim’ dedi. Ben de tamam dedim. İş yerinde yoğunluk olduğu için çalışıyordum. Alıcıdan bana 20 bin TL para talebi olan bir bildirim geldi. Benim kafam dağınıktı ve bakmadan bildirimi onayladım. Sonra birkaç dakika sonra alıcı beni arayarak ‘Abi ben sana parayı gönderdim ama gitmedi’ dedi. Benden tekrardan denememi istedi. Bankadan 15 bin TL para talebi olan bildirim geldi. Bildirime dikkatlice bakınca ‘Alıcı sizden şu kadar para talep ediyor ve onaylıyorsanız aşağıdaki linke tıklayın’ bildirime dikkatlice okuyunca onaylamadım. Onaylamadıktan sonra adamı alıcıyı aradım. ‘Kardeşim sen benden para talep ediyorsun, bu ne iş diye sordum. Alıcı bana, ‘Abi o önemli değil bankalar böyle yapıyor ve sen o linke tıkla’ dedi. Bildirime baktığımda ‘sen benden para talep ediyorsun ve bana para göndermiyorsun’ dedi. Alıcı bana linke tıkla diye ısrar etti ve sonra telefonu kapattı” dedi.

 

“İlk bildirimde 20 bin TL istemişti ve ben de onay verdim ama hesabımda 18 bin TL vardı ve yetersiz bakiye olduğu için işlem gerçekleşmedi”

Hesabında yeterli bakiye olmadığı için dolandırılmaktan kurtulduğunu ifade eden Alkan, “İlk bildirimde 20 bin TL istemişti ve ben de onay verdim. Hesabımda 18 bin TL vardı ve yetersiz bakiye olduğu için işlem gerçekleşmedi. İkinci bildirimde 15 bin TL para talebin bulunduğu bir bildirim daha geldi. Ben de bildirime dikkatli bakınca dolandırıcı olduğunu anladım ve onay vermedim. Bu paralar kolay kazanılmıyor. Herkesin başına geldiği gibi benimde başıma geldi. Benim şansım bakiyemde para olmadığından olmadı. Vatandaşlara sesleniyorum, internet alışverişlerinde ve para transferlerinde biraz daha dikkatli olalım” ifadelerini kullandı.

– Rögardaki köpeği itfaiye kurtardı

0
HATAY'IN ANTAKYA İLÇESİNDE YAĞMUR SUYU DEPOLAYAN RÖGARA DÜŞEN YAVRU KÖPEK, İTFAİYE EKİPLERİ TARAFINDAN KURTARILDI. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'ın Antakya ilçesinde rögar içerisinde mahsur kalan yavru köpek itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

HATAY (İHA) – Hatay’ın Antakya ilçesinde rögar içerisinde mahsur kalan yavru köpek itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

 

 

HATAY’IN ANTAKYA İLÇESİNDE YAĞMUR SUYU DEPOLAYAN RÖGARA DÜŞEN YAVRU KÖPEK, İTFAİYE EKİPLERİ TARAFINDAN KURTARILDI. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’ın Antakya ilçesinde rögar içerisinde mahsur kalan yavru köpek itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi’ndeki yağmur suyunu depolayan rögardan gelen köpek havlaması duyan çevredeki vatandaş 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. İhbar üzerine olay yerine Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye gelen ekipler, rögarın içine girerek yavru köpeği boru içerisinden kurtardı. Kurtarılan yavru köpek, sağlık kontrolünün ardından doğal yaşam alanına bırakıldı

Erzin’de Silahlı kavgaya 7 tutuklama

0
HATAY'DA 7 KİŞİNİN YARALANDIĞI SOKAK ORTASINDA YAŞANAN SİLAHLI KAVGAYLA İLGİLİ ADLİ MERCİLERE SEVK EDİLEN 7 ŞAHIS TUTUKLANDI. (İHA/HATAY-İHA) Hatay'da 7 kişinin yaralandığı sokak ortasında yaşanan silahlı kavgayla ilgili adli mercilere sevk edilen 7 şahıs tutuklandı.

 

 

7 kişinin yaralandığı sokak ortasında yaşanan silahlı kavgayla ilgili adli mercilere sevk edilen 7 şahıs tutuklandı.

 

HATAY’DA 7 KİŞİNİN YARALANDIĞI SOKAK ORTASINDA YAŞANAN SİLAHLI KAVGAYLA İLGİLİ ADLİ MERCİLERE SEVK EDİLEN 7 ŞAHIS TUTUKLANDI. (İHA/HATAY-İHA)
Hatay’da 7 kişinin yaralandığı sokak ortasında yaşanan silahlı kavgayla ilgili adli mercilere sevk edilen 7 şahıs tutuklandı.

Olay, geçtiğimiz günlerde Erzin ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde yaşandı. Sokak ortasında 2 aile arasında yaşanan silahlı çatışmada 7 kişi yaralanmıştı. Sokak ortasında yaşanan silahlı kavga anbean cep telefonu kamerasına yansımıştı. Polis ekiplerinin olayla ilgili başlattığı çalışmalar neticesinde 1’i kadın 7 kişi gözaltına alınmıştı. Emniyette alınan ifadelerin ardından geniş güvenlik tedbirleri altında adliyeye sevk edilen H.B. H.D. E.B. M.B. M.B. H.K. S.K. isimli şahıslar tutuklanarak cezaevine yollandı.

Asi Nehrinin yatağında islah sürüyor

0

Asi Nehri’nin Antakya kent merkezinde bulunan yatağındaki ıslah, taşkın önleme ve çevre düzenleme çalışmaları sürüyor.

Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya’nın simgesi olan Asi Nehri üzerinde yürütülen çalışmaları inceleyerek yetkililerden detaylı bilgi aldı. Antakya’nın doğal güzelliği ve tarihi kimliğiyle bütünleşen Asi Nehri’nin, geçmişte yaşanan taşkınların önlenmesi ve çevresinin daha modern bir hale getirilmesi amacıyla kapsamlı bir projeyle ele alındığını belirten Vali Masatlı, “Nehrin akış güzergahında yapılan iyileştirmeler, sadece taşkın riskini azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda şehrimize modern bir peyzaj kazandıracaktır” dedi.

Asi Nehri’nin akışının sorunsuz şekilde sağlanabilmesi amacıyla yürütülen proje kapsamında; taşkın riskinin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmaların yanı sıra kıyı düzenlemeleri, yürüyüş yolları ve yeşil alanların oluşturulmasına ilişkin çalışmaların da sürdüğünü belirten Vali Masatlı, Asi Nehri’nin, şehir için hem güvenli hem de estetik bir yaşam alanına dönüşeceğini vurguladı. (DHA)

 

 

2 tavuk 10 yıldır mavi yumurtluyor

0
KABUNUN SERTLİĞİNİ GÖSTERMESİ (OGÜN ASLAN/HATAY-İHA) Hatay'da kümesinde bulunan 100 tavuğuyla yumurta üretimi yapan Nafile Sürmeli, 10 yıldır kendisinde olan ve mavi yumurtlayan Araucana cinsi 2 tavuğuna adeta gözü gibi bakıyor. Sürmeli'nin tavuklarının mavi yumurtalarıysa vitamin değerlerinin yüksek olması sebebiyle bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından tercih ediliyor.

 

HATAY (İHA) – Hatay’da kümesinde bulunan 100 tavuğuyla yumurta üretimi yapan Nafile Sürmeli, 10 yıldır kendisinde olan ve mavi yumurtlayan Araucana cinsi 2 tavuğuna adeta gözü gibi bakıyor. Sürmeli’nin tavuklarının mavi yumurtalarıysa vitamin değerlerinin yüksek olması sebebiyle bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından tercih ediliyor.

 

TAVUĞUN ÖZELLİKLERİNİ ANLATMASI (OGÜN ASLAN/HATAY-İHA)
Hatay’da kümesinde bulunan 100 tavuğuyla yumurta üretimi yapan Nafile Sürmeli, 10 yıldır kendisinde olan ve mavi yumurtlayan Araucana cinsi 2 tavuğuna adeta gözü gibi bakıyor. Sürmeli’nin tavuklarının mavi yumurtalarıysa vitamin değerlerinin yüksek olması sebebiyle bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından tercih ediliyor.

Arsuz ilçesine bağlı Gözcüler Mahallesi’nde yaşayan Nafile Sürmeli, evinin bahçesindeki 100 tavuğuyla yumurta üretimi yaparak para kazanıyor. Sürmeli’nin 100 tavuğu içinden gözü gibi baktığı 2 tavuğuysa mavi yumurtlayan Araucana cinsi tavuklar. Özel yemlerle beslediği mavi yumurtlayan tavuklarının yumurtalarıysa vitamin değerlerinin yüksek olması sebebiyle bölge halkı tarafından tercih ediliyor.

Mavi yumurtaların bölgede büyük ilgi gördüğünü söyleyen Sürmeli, komşularının da doktor tavsiyesiyle bu yumurtaları istediğini ifade etti. Sürmeli, “Yaklaşık 100 tavuğum var, bunların içinde sadece 2 tanesi mavi yumurtluyor. Daha önce 4 taneydi, ikisini sattım. Kalan iki tavuğa özel bakım yapıyorum, hastalıktan koruyorum. Yumurtaları da isteyen komşularıma doktor tavsiyesi üzerine veriyorum. Çocuklara faydalı olduğunu söylüyorlar” dedi.

Mavi yumurtaların kabuğunun diğerlerine göre daha kalın olduğunu söyleyen Sürmeli, bu özelliğin yumurtaları daha uzun ömürlü hale getirdiğini belirterek, “Bu tavuklar bende 10 senedir var. Özel yemlerle besliyorum, dikkat ediyorum. Yumurta kabukları kalın, kırılmıyor. Çocuklara da iyi geliyor” ifadelerini kullandı.

İGC’den Belen Emniyet müdürüne ziyaret

0

 

İskenderun Gazeteciler Cemiyeti (İGC) yönetimi, Belen ilçesine yeni atanan 2. Sınıf Emniyet Müdürü İsa Arslantaş’ı makamında ziyaret etti.

 


Ziyarete, İskenderun Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Diyap Atar ile yönetim kurulu üyeleri Ufuk Aktuğ, Cuma Keseroğlu, İlyas Edip Terbiyeli ve Serpil Korkmaz katıldı.
Cemiyet Başkanı Diyap Atar, Müdür Arslantaş’a yeni görevinde başarılar dileyerek, basın camiası olarak kamu yararına yürütülen çalışmalarda her zaman destek olmaya hazır olduklarını ifade etti.
Belen İlçe Emniyet Müdürü İsa Arslantaş, göreve başlamasının ardından özellikle Belen geçidinde trafik akışının hızlandığını belirterek, yeni uygulamaların olumlu sonuçlar verdiğini söyledi.
Arslantaş, “Eğitim ailede başlar. Trafik kurallarına uymak bir sorumluluk değil, bir yaşam kültürüdür. Trafik düzeni de öncelikle bir eğitim ve bilinç meselesidir. Kurallara uymak yalnızca cezadan kaçınmak değil, hayat kurtarmaktır. Sabah ve akşam saatlerinde Belen–İskenderun–Antakya güzergâhında yoğunluk yaşanıyor. Ancak yeni düzenlemeler sayesinde bu akış artık daha kontrollü şekilde ilerliyor.” dedi. Ziyaret, karşılıklı başarı dilekleri ve iş birliği mesajlarıyla sona erdi.

Çöğürlü ‘de Taş ocağına tepki gösterildi

0

 Samandağ ilçesi Çöğürlü Mahallesi’nde 25 yıldır faaliyet gösteren Gür-Kal İnşaat’a ait taş ocağına, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından daha önce kapatma kararı alınmasına karşın İl Müdürlüğü’nün yeniden kapasite artış izni vermesine mahalle sakinleri tepki gösterdi.

Çöğürlü Mahallesi sakinleri bir araya gelerek yaptıkarı basın açıklamasıyla kararı protesto etti. Protestoya Samandağ Belediyesi Meclis üyeleri Ferit Diker ve Kurtuluş Okur, EMEK Partisi temsilcisi Sunay Eletaş katılarak, destek verdi.

“HALKIN ÖZEL MÜLKİYETLERİNE İZİNSİZ GİRİLMİŞ, BİRÇOK VATANDAŞIMIZIN TAPULU ARAZİSİ GASP EDİLMİŞTİR”

Açıklamayı okuyan mahalle sakini Zarife Karaağaçlı, şunları söyledi:

“Mahallemiz sınırları içinde 25 yıldır faaliyet gösteren Taş Ocağı işletmesi hem çevreye hem de insan yaşamına duyarsız biçimde çalışmalarını sürdürmektedir. Doğamızı, yaşam alanlarımızı, can güvenliğimizi ve sağlığımızı tehdit eder hale gelmiştir. İki insanın hayatını kaybetmesine neden olan bu işletme faaliyetlerini sürdürmeye devam ederken, yetkili kurumların gerekli adımları atmakta yetersiz kaldığını üzülerek gözlemlemekteyiz. Halkın özel mülkiyetlerine izinsiz girilmiş, birçok vatandaşımızın tapulu arazisi gasp edilmiştir. Üstelik işletmenin kurulduğu alanın bir kısmı sit alanı olarak tescillenmiş durumda olmasına rağmen bu kültürel ve doğal miras yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. İşletme, Asi Nehri’nin doğal yatağını daraltarak hem çevresel felaket riskini artırmakta hem de bölgenin ekosistemine ciddi zararlar vermektedir. Köyümüzden yoğun şekilde geçen ağır tonajlı araçlar evlerimize fiziksel zarar vermekte, kaldırdıkları yoğun toz ile başta çocuklar ve yaşlılar olmak üzere tüm halkın sağlığını tehlikeye sokmaktadır.

“25 YILDIR SÜREN BU EZİYETİN ARTIK SON BULMASINI İSTİYORUZ”

Mevzuata aykırı şekilde çalışma saatlerine uymayan işletme, gece geç saatlere kadar faaliyet göstererek mahalle halkına huzur bırakmamaktadır. MAPEK tarafından kapatma kararı verilmiş olmasına rağmen ‘iyileştirme’ adı altında çalışmasına devam etmesine göz yumulmuştur. Ancak geçen sürede hiçbir iyileştirme yapılmadığı açıkça görülmektedir. Dahası, başka bir mahalledeki kapatılan şubesinin araçları bu işletmeye yönlendirilerek trafik yoğunluğu ve çevre kirliği daha da artırılmıştır. Mahalle halkı olarak defalarca ilgili tüm resmî kurumlara dilekçelerle başvurmamıza rağmen olumlu hiçbir dönüş alamadık. Bu hukuksuzluk ve mağduriyet sonrası mahalle halkı olarak son çare olarak hukuki yollara başvurduk. Açtığımız davanın, işletmenin mevzuata aykırı şekilde faaliyet gösterdiği açıkça ortada olduğu için olumlu sonuçlanacağına inanıyoruz. Mahalle halkı olarak sabrımız tükenmiş durumda. 25 yıldır süren bu eziyetin artık son bulmasını istiyoruz. Canımız, sağlığımız, toprağımız, geçmişimiz ve geleceğimiz için bu taş ocağının derhal kapatılması gerekiyor.”

Gür-Kal inşaata ait işletmenin 25 sene önce “ÇED gerekli değildir” kararıyla açıldığını belirten Çöğürlü Mahallesi Muhtarı Kıymet Doğru ise şu iddialarda bulundu:

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 764 sayfalık ‘Nihai Tanıtım Projesi’ dosyası sunulmuş. Bunun neye dayandığını bilmiyoruz. Ben bu rapordan üç sayfa kopyaladım. 6 bin 700 küsur sayfalık raporun içinde benim ifademin yer aldığı, evrakta sahtecilik yaptığıma dair iddialar bulunuyor. Bu belgelerin sahte olma olasılığı bence çok yüksek. Ama bu konuda ifade vermesi gereken kişi ben değilim. Raporda ’25 gün, günde 8 saat çalışma’ yazıyor ama işletme 24 saat çalışıyor. Kendi sundukları evraklarda bile çelişki var. Raporlarda ‘atık betonun mahalleye zarar vermeden nasıl taşınacağı’ çok güzel anlatılmış ama gerçekte olan bu değil, mahalleye çamur geliyor. Ayrıca işletmeye ‘sıfır atık belgesi’ verilmiş. Ancak herkes biliyor ki araçlar Asi Nehri’nin kenarında yıkanıyor. Raporda ‘araç yıkama istasyonu var’ denilmiş ama gerçekte yok.

“ÖĞRENCİLERLE, AĞIR TONAJLI ARAÇLAR AYNI YOLU KULLANIYOR”

Bu raporla ilgili olarak, ifadesi alınması gereken çok kişi var. 700 sayfalık bu raporu hazırlayan veya düzenleyen kurumun da ifadesi alınmalı. İşletme 25 sene önce ‘ÇED gerekli değildir’ kararıyla açılmış. Ama o zaman köyde bir okul bile zar zor vardı. Şimdi iki okul var ve öğrencilerle ağır tonajlı araçlar aynı yolu kullanıyor. Servis tutmak zorunda kalıyorlar. Neresinden bakılsa hata dolu bir süreç. Biz mağduruz ama şüpheli konumuna düşüyoruz. Bu yüzden yürütmeyi durdurma davası açtık. Davamız Hatay 6. İdare Mahkemesi’nde görülüyor. Sit alanımızın yarısı gitti. Tarım arazilerimiz gasbedildi. Geri kalanlarının da gitmemesi için mücadele ediyoruz. Köyümüzün tek ormanlık alanının 67 dönümü bu işletmeye tahsis edilmiş. Bu kararın altına imza atan yetkililerin vicdanına bırakıyorum. ÇED sürecinin durdurulmasını talep ediyorum.”

“YHT Hattında Hatay yer almalı!”

0

 

 

 

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, Mersin–Gaziantep Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı’nda Hatay’ın da yer alması için çağrıda bulundu.

 

 

Projeden Hatay’ın dışlanmasının “hiçbir makul gerekçeyle açıklanamayacağını” belirten Çalışkan, “Bu durum sadece bir ulaşım meselesi değil, aynı zamanda Hatay’ın yıllardır süregelen ihmalinin yeni bir göstergesidir.” dedi.

 

Çalışkan, Hatay’ın jeopolitik ve ekonomik önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Hatay, jeopolitik önemi ve ekonomik potansiyeline rağmen, bir kez daha önemli bir projeden mahrum bırakılma riskiyle karşı karşıya. Hat, Nurdağı hattından Hassa–Kırıkhan–Antakya bağlantısı ile Hatay merkezine uzatılmalı, Toprakkale hattından Erzin–Dörtyol–Payas–İskenderun–Arsuz güzergahı da projeye dahil edilmelidir. Şehrimiz konumu, potansiyeli ve insanıyla Yüksek Hızlı Tren ağına dahil edilmeyi fazlasıyla hak ediyor.”

 

Vekil Çalışkan, projenin mevcut haliyle Hatay’ı dışlamasının, bölgesel kalkınma ve lojistik ağ açısından büyük bir kayıp olacağını belirtti.

 

Tüm yatırımlarında eşitlik ve adalet ilkesinin esas alınması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, “Hatay’ın potansiyelini görmezden gelen her plan, Türkiye’nin kalkınma haritasında eksik kalacaktır.” ifadelerini kullandı.

İftiracılar her yerden elleri boş döndüler

0

 

Özçelik-İş Sendikasının yetkili olduğu ve binlerce üyesinin alınteri akıttığı İskenderun İSDEMİR’de Özçelik-İş Sendikası’nın 17 milyon bağış aldığı yönündeki iftira kampanyasına ve algı operasyonlarına Yargıtay’dan tokat gibi bir karar daha geldi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, “2015–2016 ve 2017 yıllarını kapsayan yaklaşık 3 yıl yetkisizlik dönemi için işverenden 17 milyon Lira bağış alındığı” şeklinde sendikamıza iftira atan müfteriler bir kez daha hüsrana uğradı. Algı operasyonlarıyla, iftira kampanyalarıyla sendikamıza ve bizlere itibar suikastı yapmaya çalışanlar, Yargıtay’ın almış olduğu karar doğrultusunda tabir-i caizse bir kez daha avuçlarını yaladılar.”dedi.

 

Bu kapsamda Genel Başkan Değirmenci, İSDEMİR işverenliğinden sendikamızın zararına ve üye aidatlarına mahsuben alınan 17 milyon liranın hazineye devrilmesi yönündeki davayı Yargıtay’ın da reddederek, Özçelik-İş’in bir kez daha haklılığının ispat edildiğini açıkladı.

 

“İFTİRACILAR HER YERDEN ELLERİ BOŞ DÖNDÜ”

Bahsi geçen iddia ve iftiraların bugüne kadar önce Cumhuriyet savcılıklarında, ardından yerel mahkemede, daha sonra İstinaf mahkemesinde çürütüldüğünün altını çizen Genel Başkan Değirmenci, “Son olarak geçtiğimiz aylarda da Yargıtay’da sendikamızın haklılığı ispatlanmış, Sendikamızın tüzel kişiliğini ve şahsımızı hedef alan iftiracılara, yüce Türk adaleti önünde tokat gibi bir cevap verilmişti. İftiracıların tüm yalan–yanlış iddialarına karşılık, bahsi geçen tüm mahkeme aşamalarında sendikamızın bağış almadığı, hem de üyelerimizi de mağdur etmeden yapılan resmi protokolle sendika aidat ve dayanışma aidat kayıplarını telafi etmek ve sendikanın zararını karşılamak amacıyla haklı bir alacak olduğuna hükmedilmişti.” diyerek yaşanan sürecin detaylarını paylaştı.

 

“Yargıtay’ın yaptığımız işin doğruluğunu kanıtlayan son kararında bahsi geçen ‘Özellikle dava dilekçesinin talep sonucunda Sendikaya ödenen tutarın Hazineye aktarılması talebinin bulunmadığının anlaşılmasına göre’ ibaresinde maddi hata yapıldığı ve bunun düzeltilmesi yönünde sendikamızın itirazı olmuştu.” hatırlatmasında bulunan Değirmenci, “Yargıtay, yapmış olduğumuz itirazı değerlendirerek, vermiş oldukları son kararda; zaten sendikamızın bağış almadığının açık bir şekilde ifade edildiğini, dolayısıyla maddi herhangi bir düzeltmeye ihtiyaç olmadığını belirterek, sendikamızı bir önceki kararında olduğu gibi bir kez daha aklamıştı. Bu kararla birlikte, “Özçelik-İş 17 Milyon Bağış Aldı” iftirası ve iftiracılar, Yargıtay tarafından tarihin kirli çöplüğüne gönderilmişti.” bilgisini paylaştı.

“HAZİNEYE DEVRİ DOĞRU OLMAZ”

İftiracıların sırf algı operasyonu için 17 milyonun hazineye devrini talep eden bir dava daha açtıklarını belirten Genel Başkan Değirmenci, “Burada da Yargıtay sendikamızı bir kez daha haklı bularak, 17 Milyon liranın hazineye devri yönündeki akıl almaz talebi reddederek, müfterileri bir kez daha hüsrana uğratmıştır. Doğru, bir kez daha yalanı yenmiştir. Namuslular, algı operasyonlarını bir kez daha etkisiz hale getirmiştir. Her fırsatta yalan-yanlış iddialarla, aşağılık iftiralarla, alçak saldırılarla, sendikamızın tüzel kişiliğini ve bizleri hedef alan ve geçmişte bu sendikanın ekmeğini yiyip, bir şekilde elde ettikleri makam ve mevkiler sayesinde itibar devşiren, teşkilatımız içerisinden de zamanla temizlenen müfterilerin artık 17 milyon liraya dair atabilecekleri bir iftira, söyleyebilecekleri bir yalan daha kalmamıştır. Bizim yolumuz doğrudur. Niyetimiz halistir, çok şükür akıbetimiz de hayır olmuştur.” açıklamasında bulundu.

Hataysporda ALMEİDA dönemi sona erdi.

0
Hugo Almeida Ligin 4.haftasıda Hataysporun başına geçtiği Hatayspora hiç bir galibiyet sevinci yaşatmazken 9 maçta sadece 3 maçta, İstanbulspor ile 1-1 Boluspor ile 2-2 ve geçen hafta Sivasspor ile 1-1 skorlarla Hatayspora sadece 3 puan kazandırarak .
Hatırlanacağı üzere
Gökhan Alaş önceki Teknik Direktörlerin döneminde ve Hugo Almeidanin Teknik ekibinde yer alarak yardımcı Antrenör olarak görev yapıyor, Yılmaz Bal da geçmiş dönemde Hataysporda Sportif Direktôrlük ve takımın başında 2 maç görev almıştı
Yönetim, Takımı tanıyan bir Teknik direktöre teslim etmek istiyor

 

Diyetisyan Palta gelişimde

0

Bölgenin sağlık alanında büyümeye ve gelişmeye devam eden İskenderun Gelişim Hastanesi, kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. İskenderun Gelişim Hastanesi ailesine katılan Diyetisyen Meral Palta, danışan kabulüne başladı.

Meral Palta Kimdir?

Diyetisyen Meral Palta, Doğu Akdeniz Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden mezun oldu. İskenderun KYK Kız Yurdu’nda Toplu Beslenme Sistemleri, Ekinci Global Mersin’de Diyetisyen ve Flex2Body’de Diyetisyen olarak görevini yürüten Meral Palta, İskenderun Gelişim Hastanesi’nde Diyetisyen olarak görevine devam etmektedir.

HBB Kış hazırlıklarını sürdürüyor

0

 

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), yaklaşan kış mevsimi öncesinde yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek amacıyla özellikle dere ve çay yataklarında çalışma başlattı.

HBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, Antakya Küçükdalyan Mahallesiyle Defne Koçören ve Balıklıdere Mahallelerinde dere temizliğine başladı.

 

Büyükşehir personelleri, kış aylarında yaşanacak yağışlarda su taşkını ve sel gibi afetlerin yaşanmaması amacıyla dere yataklarındaki balçık, çamur ve yabancı maddeleri temizliyor.

 

Çalışma kapsamında atıkların derelerde oluşturduğu çirkin görüntüyü de yok eden HBB ekipleri, aynı zamanda doğal hayatın ve derelerde yaşayan hayvanların da korunmasını sağladı.

Gezici sinema TIR’ı  çocukları ağırladı

0

 

 

KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı gezici sinema TIR’u Altınözü ilçesinde çocuklarla buluştu.

İlçeye bağlı Yenişehir Mahallesi’nde bulunan Atatürk İlkokulu bahçesine konuşlanan TIR’da çocuklara çizgi film izletildi. Etkinlikte sinema gösteriminin yanı sıra müzik, şiir ve çeşitli oyunlarla çocuklar doyasıya eğlendi.