Siyah beyazlı kafile saat 16.00’da özel uçakla Hatay’a geliyor. Kafileyi havalimanından otele alıp-götürecek otobüs ise Antakya’ya ulaştı.


Hatayspor Teknik direktörü Ömer Erdoğan, Turkuvaz Medya Grubu markaları Fotomaç ve Sabah Gazetesi tarafından düzenlenen “Süper Lig’in En İyileri Ödül Töreni”nde “Türk Futbolunda Fark Yaratan Teknik Direktör” ödülüne layık görüldü.







Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi’nden edinilen bilgilere göre saat 19.12 sularında İskenderun Korfezi’nde 3.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Depremin merkez üssünün Adana Ceyhan’a 6 kilometre uzaklıkta olduğu ve yerin 7.8 kilometre altında gerçekleştiği belirlendi.



Cumhuriyet, hükûmet ya da devlet başkanının, halk tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir. Egemenlik hakkının belli bir kişi veya aileye ait olduğu monarşi ve oligarşi kavramlarının karşıtıdır. Ve bu yüzdendir ki ‘’HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR’’ sözü çok anlamlıdır. İnsanlığı iki ayak üstünde duruyor olmaktan ibaret olanlar anlamasa da, anlamı büyüktür. Beyin yoksulu birtakım madrabazların bunu anlayamamaktan veya işlerine gelmediğinden dolayı ‘’hakimiyet Allah’ındır’’ diyerek bu söze küfür atfetme hezeyanları, zırcahillik kokan cumhuriyet düşmalıklarının dışa vurumudur.
Hiç şüphe yok ki hakimiyet Allah’ındır. Allah cc. tebliğ işini peygamberlere verdi diye hakimiyeti elden bırakmışmı oldu? Daha basit bir dil ile anlatmak gerekirse. Diyelim ki bir fabrikanız var ve bu fabrikanın mutlak sahibi ve hakimi sizsiniz, ister yakar ister satar ister işletirsiniz. Bütün bunlara hiç kimse karışamaz. her istediğinizi kimseye hesap vermeden ve sormadan yapabilirsiniz. Ve diyelim ki, bu fabrikanın başına bir ceo getirdiniz ve dediniz ki bizim prensiplerimiz bunlardır, bu fabrikayı bu prensipler doğrultusunda aklın ve bilgin ile yönet, ben seni kontrol edeceğim. Şimdi fabrikanın sahibi o fabrikanın hakimi olmaktan çıkmış mı oldu? Yine o fabrikanın sahibi her istediğini yani satma, kapatma, vb. yapamaz mı oldu? Birbirini anlamaktan aciz bir zümrenin bu basit anlatımı da anlayamayacağını biliyorum ama ben buraya koymuş olayım.
Kaldı ki İslam bir yönetim modeli sunmaz. Allah cc. Gönderdiği 124 bin peygamberin hepsine benim katımdaki din budur ilkelerim bunlardır, siz bunu gönderildiğiniz halka sosyal ve fiziki şartların gerektirdiği şart ve koşullarda tebliğ edin demiştir. Bu yüzden Bunca peygamberin ibadetleri bile farklı olmuştur. Dolayısı ile hz. Muhammed (saav) ten önce gelen 123999 peygamberin ve ona tabi olanların hiçbiri yönünü kıbleye dönüp namaz kılmadı diye ibadeti geçersiz sayılmadı. Mesela sıcak ülkelerde yaşayanlar cehennemin sıcağı ile korkutulurken, soğuk ülkelerde yaşayanlar cehennemin soğuğudan korkutulurlar. Aslolan allaha tam teslimiyet ile beraber kulluktur. Yönetirken de; istişare, adalet, ahlak, vicdan, liyakat ve eşit gelir dağılımından sapmamaktır.
Peygamberin (saav) yaşadığı dönemde uygulanan bu güzel hasletler. Şimdilerde peygambere ümmet olduklarını söyleyen hiçbir ülkede uygulanmıyor. Ülkemizde de Kötü niyetli madrabazların Kuranı arapça dışında okumanın haram olduğunu savunması bu yüzdendir. Bununla birlikte hadisleri uydurdukları hadis dinini yaymak için Türkçe okumaları bu yüzdendir. Yani samimiyetsizlik had safhada. İslamın içinden; üretmeyi, ahlak ı, tevazu yu, barışı sevgiyi, paylaşmayı çıkarıp sadece namaza, oruca, kıla ve kıyafete endeksleyenler bunlardır. Bunlar ki Kuran’a dokunulmasın diye kuran çarpar derler, ama ellerinde kuran ile çarpmadıkları kimse kalmamıştır. Trilyonluk villalarda oturup, trilyonluk araçlarla gezerken halka fakirliğin faziletlerini anlatıp şükretmeyi öğretirler. Hatta o kadar aymaz olurlar ki ‘’ne mutlu size keşke bizde fakir olsaydık’’ diyecek kadar da madrabaz ve sahtekardırlar. Fakir olmak isteyip te olamamışlar gibi insanları aptal yerine koymaya kalkarlar. Dedelerinin bu rezil düzenine çomak sokan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ü bu yüzden sevmezler ve her fırsatta lanet ederler.
Bu ülkede yaşayan herkes cumhuriyetin kurucusu ebedi ve eşsiz başkomutan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’e borçludur. Ve bunu inkar etmek nankörlüktür. Ve kurduğu cumhuriyetin altını oymak ve değerini anlayamamak kendi kendine ve ülkesine ihanettir. Mustafa kemal paşa ağzından çıkacak tek bir söz ile padişahlığını ilan edebilecek iken bu ülkenin eşit bir vatandaşı olmayı yeğleyip, herkesin bu ülke yönetiminde söz sahibi olabileceği bir yönetim şekli belirlemesi ve hayata geçirmesi bu ülke insanına layık gördüğü en büyük iltifat ve şereftir.
Bu ülkede yaşayan insanların bir kısmı bunu anlayamadığı gibi hakaret te ediyor, ama güneş balçıkla sıvanmaz dost düşman herkes hakettiği yere koydu ve koymaya da devam edecektir.
Josef STALİN. Rusya’nın tek hâkimiydi. 2. Dünya Savaşı’ndan önce ve savaş esnasında milyonlarca Rus’u katletti. Ardından gelen Nikita Kuruşçev Stalin’in anıt mezarını yıktırıp, O’nu sıradan ölülerin gömüldüğü arka bahçeye nakletti.
Winston CHURCHİLL. İngiltere’ye 2. Dünya Savaşı’nı kazandırdı. Eşcinsel olduğunuzu iddia ediyorlar, ne diyeceksiniz? diyen muhabire ‘’İngiltere’yi popomla değil, aklımla yönetiyorum’’ diyecek kadar kurnazdı. Savaştan sonra ilk seçimde kaybetti.
Franklin ROOSEVELT. ABD tarihinin en önemli üç başkanından birisi. ‘’Düşmanlarımız top tüfek üretiyor, biz buzdolabı’’ diyerek Amerika’yı Dünya Savaşına soktu. Amerikan halkı savaşa katılmayı reddediyordu. New York’ta Hyde Park’a defnettiler. Her gün köpeğini gezdiren Amerikalılar geçiyor önünden. Bir Amerikalı’yı çevirin sorun, hatta fotoğrafını gösterin. – Çoğu Amerikalı tanımaz bile.
Benito MUSSOLİNİ. İtalyan diktatörü. İtalyan halkı O’na tapıyordu. İtalya’nın sonunu hazırladı. Bir avuç faşist dışında mezarına giden yok. Bir İtalyan’ı çevirin sorun. Adını duyunca, gözlerindeki nefreti fark edeceksiniz.
Hitler’i söylemeyelim Adı bile yetiyor…
Adlarını saydığımız liderler yirminci yüzyılın akışını değiştirip, yaşarken milyonları peşlerinden sürükleyen dünya liderleriydiler. Tarihin tozlu sayfalarında unutulup gittiler.
Dünya’da ölümünün üzeriden 83 yıl geçmesine rağmen, her geçen gün daha fazla özlenen, yaptıkları ve düşünceleri her geçen yıl daha iyi anlaşılan, Dost düşman herkesin, huzurunda saygıyla eğildiği tek “lider” var;
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.
CUMHURİYET BAYRAMINIZ tekrar KUTLU OLSUN.


Oyuncu Sertaç Demir’in Karahindiba oyunu, Hatay Valiliği tarafından ‘uygun görülmemiştir’ gerekçesiyle iptal edildi. Oyun müstehcen sayıldı.
Antakya’da dün akşam Meclis Kültür Merkezi’nde sahnelenmesi beklenen tek kişilik tiyatro oyunu “Karahindiba”, gösterimine 4 saat kala Hatay Valiliği tarafından ‘uygun görülmemiştir’ denilerek iptal edildi.
Yıllardır birçok defa İstanbul’da, İskenderun’da ve Antakya’da sahnelenen oyunu en son 25 Eylül’de Samandağ’da sahnelediklerini belirten tiyatrocu Sertaç Demir, “Oyuna 4 saat kala bana bir gerekçe gösterilmeden oyunum iptal edildi. ‘Uygun görülmemiştir’ ne demek? Defalarca sahnelenen, okullarda oynanan bir oyun. Yasal hakkımızı kullanıp, itiraz edeceğiz” dedi. Demir, oyunun iptalinin gerekçesi öğrenmek için Hatay Valiliği’ne gittiğinde, danışman ile valinin gerekçe hakkında konuşmasında İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden gelen yazıya göre ‘müstehcen olduğu gerekçesi’ ile oyunun iptal edildiğinin konuşulduğunu belirtti. Demir, “Danışman ile vali konuşuyordu. Oyunda testis kelimesi geçtiği için müstehcenlik içerdiği gerekçesi ile oyun iptal edildiği söylendi. Bana bunu direkt demediler ama duydum. Vücudun bir organı olan testis nasıl bir müstehcenlik barındırır ki anlamakta zorlanıyorum. Ve defalarca oynandı bu oyun, yıllardır sorun olmuyor da şimdi mi oldu?” dedi.
Hatay Valisi Rahmi Doğan, Türkiye Cumhuriyeti Devletini sonsuza kadar yaşatmanın kararlılığı içerisinde olduklarını dile getirdi.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama törenleri kapsamında Antakya Cumhuriyet Meydanında düzenlenen Atatürk Anıtına çelenk sunma törenine katılarak, Anıt Şeref Defterini imzalayan Hatay Valisi Rahmi Doğan, duygu ve düşüncelerini şöyle aktardı:
“Aziz Atam
Bugün “En Büyük Eserimdir” diyerek bizlere emanet ettiğiniz Cumhuriyetimizin kuruluşunun 98. Yıldönümüne erişmenin gururu ile manevi huzurunuzdayız.
Devletimizin bölünmez bütünlüğü, Milletimizin bekası uğurunda her türlü zorluğu fedakarca göğüs gerdiniz.
Milletinize duyduğunuz bu sadakat ve kahramanlığınızla, bağımsızlığa olan sarsılmaz inancımızla ilham kaynağı oldunuz.
Yüce Milletimizin tarih boyunca ortaya koyduğu hür ve bağımsız yaşama mücadelesi, şehit kanlarıyla sulanmış bu vatan toprakları üzerinde yaşayan her bir ferdi tarafından da ebediyen unutulmayacaktır.
Sizlerden aldığımız bu güç ile bize miras bıraktığınız, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devletini sonsuza kadar yaşatmanın kararlılığı içerisindeyiz.
Bu büyük günde manevi huzurunuzda saygıyla eğiliyor, ebediyete irtihal etmiş aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükran anıyoruz.
Ruhunuz şad olsun.”
Atatürk anıtına Hatay Valisi Rahmi Doğan’ın yanı sıra Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile 2. Hudut Alay ve Garnizon Komutanı Albay Tayfun Çağan’da Atatürk anıtına çelenk sundular.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Covid-19’un yeni dalgaları yaşandığından, Baharı EXPO ile karşılayarak 1 Nisan’da başlatma kararı aldıklarını söyledi.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, kahvaltıda bir araya geldiği gazetecilere Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Hatay Deniz Otobüsü(HADO) ve EXPO 2021 Hatay hakkında önemli açıklamalarda bulunan Başkan Lütfü Savaş, EXPO’nun Covid 19 salgını nedeniyle 1 Nisan 2022 tarihine alındığını bildirdi.
EXPO ile Hatay’ın zengin florasını, tarihini, gastronomisini ve kültürel değerlerini ön plana çıkaracaklarını söyleyen Başkan Savaş, “320 dönümlük iki alanda yapacağımız EXPO ile şehrimizin turizmine, ticaretine tanınırlığına katkı sağlayacağız. Bu iki alan, uzun yıllar yaşayacak ve ülkemize hizmet edecek. EXPO alanları kalıcı olacak” dedi.
Organizasyonun 1 Nisan 2022’ye alınma kararını EXPO yönetimi ile birlikte aldıklarını belirten Başkan Savaş, “Koronavirüs salgını farklı varyasyonları ile dünyayı çok etkiledi. Şu anda 4. evreyi yaşıyoruz. Bu aşamada birçok Avrupa ülkesi karantina uyguluyor. Dubai, 7 milyar dolar harcamasına rağmen organizasyonu sönük bir şekilde açtı ve sönük devam ediyor. Katar ise erteledi. Biz 1 Nisan’da baharın gelişini EXPO ile karşılayacağız” ifadelerini kullandı.

Açılışın bahar ayına denk gelmesini fırsata çevireceklerini de ifade eden Başkan Lütfü Savaş açıklamalarını şöyle sürdürdü.
“Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, Covid-19 vakalarının en hızlı arttığı bölge yüzde 7 ile Avrupa. Rusya’da Covid-19’un neden olduğu günlük can kayıpları ilk defa 1000’i buldu. Fransa, Türkiye’ye kırmızı liste uygularken, Almanya Türkiye’den dönenlere karantina uygulamasına devam ediyor. Türkiye’de günlük ortalama can kaybı sayısı ise 250 civarında, vaka sayısı 30 binlere ulaşmış durumda. Şartlar bu durumdayken yurt dışından gelecek olan ve EXPO alanlarında bahçelerini açacak katılımcılar büyük tedirginlik duyduklarını belirtti ve sağlık riski var.
10 Aralık’ta açılış yapılsaydı, kış koşulları nedeniyle Ocak, Şubat ve Mart aylarında EXPO alanlarımızda ziyaretçi oranı düşük olacaktı. Ülkemizdeki aşılama oranı ve hızı iyi gidiyor. Nisana kadar 4. evrenin hafifleyeceğini düşünüyorum. Baharda tıbbi, aromatik ve endemik bitkilerimizi daha rahat sergileyebileceğiz. Hem mevsimsel şartlardan hem de pandeminin seyrinden dolayı tarih değişikliğinin iyi olacağını düşünüyorum. Bu yüzden 1 Nisan tarihi EXPO için ilk planladığımız şekilde bir bahar müjdesi oldu.”
Başkan Lütfü Savaş, HADO seferleri için de gerekli tüm izinlerin alındığını ancak seferlerin Avrupa Birliğinin aldığı kararlar sebebiyle yapılamadığını ifade etti.

Uluslararası yolcu taşımacılığının yine Covid-19 tedbirleri kapsamında Avrupa Birliği tarafından kısıtlandığını belirten Başkan Lütfü Savaş, “İdare olarak biz üstümüze düşen tüm sorumlulukları yerine getirdik. Ancak AB’nin aldığı bir karar var ve ona uymak durumundayız. Bu kararın değişmesiyle birlikte ilk seferimizi KKTC’ye yapacağız. HADO bizim 4-5 yıllık bir sevdamız. Ve bu sevdamızı yerine getirdiğimiz için şehrim ve hemşehrilerim adına çok mutluyum” açıklamasında bulundu.
Başkan Lütfü Savaş, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Cumhuriyet Bayramı; Türk Milleti için Milli Birlik ve Beraberliğinin, toplumsal dayanışmanın üst düzeye çıktığı milli bayramlarımızdan birisidir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, silah arkadaşları ve Türk halkı ile birlikte 29 Ekim 1923 yılında ilan ettiği Cumhuriyet, Türk Milletine verilmiş en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir. Cumhuriyet bir halk yönetimidir. Cumhuriyet, bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik gibi kavramları içinde barındırır. Cumhuriyet yönetiminde Egemenlik; Kayıtsız ve Şartsız Milletindir.
Türk Milleti, Cumhuriyet yönetimiyle birlikte, özünde var olan özgürlük ve eşitlik gibi en temel insan haklarından olan evrensel değerlere kavuşmuş, bu değerleri özümseyerek, yaşam biçimine dönüştürmüş çağdaş bir yapıda yaşamını sürdürmeye başlamıştır.
Gücünü Milletimizin ortak iradesinden alan Cumhuriyet, Milletimizin azmi ve büyük bir iman gücü ile gerçekleştirdiği Kurtuluş mücadelesinin önemli bir eseridir. Cumhuriyet; yorgun yoksul ve yoksulluk içindeki bir milletin ulusal bağımsızlığını kazanmak için giriştiği milli mücadelenin sonunda külleriyle elde ettiği büyük bir zaferin sonucu; Büyüyen, gelişen ve çağdaşlaşan Türkiye’nin işaretidir.
Cumhuriyet geleceğe büyük bir ümitle bakmamızı sağlayan gurur verici atılım ve başarıları, her türlü zorlu engelin aşılması konusunda aziz Türk milletine güç vermiştir.
Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını en içten duygularımla kutluyor, Cumhuriyetimizin Kuruluşunun 98. Yılında, bizlere bu cennet vatanı hediye eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, canından aziz bildiği vatanı için canlarını ve kanlarını bu toprağa feda etmiş bütün şehitlerimizle birlikte ebediyete göç etmiş tüm gazilerimizi minnet, şükran ve rahmetle anıyorum. Ruhları şad, Mekanları cennet olsun.” Dedi.

Girdi maliyetlerinin artışına bir çözüm bulunamaması durumda seneye ekecek çiftçi bulunamayacağının altını çizen Güzelmansur: “Artan maliyetlerden perişan olan çiftçi ‘Ölmüşük biz, zor durumdayız’ diyor. Maliyet artışlarının bu şekilde devam etmesi durumunda seneye pamuk gibi stratejik bir ürünü ekecek çiftçi bulamayız” dedi.
CHP’li Güzelmansur çiftçiyi biraz olsun rahatlatmak için Ziraat Bankasına olan borçlarının ertelenmesi ve faizlerinin sıfırlanması gerektiğini söyledi. Güzelmansur “Bu konuyla ilgili hazırladığımız kanun teklifleri bir an önce Meclis gündemine alınmalı ve kabul edilmeli” dedi.
Belen Belediye Başkanı İbrahim Gül, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında şu ifadelere yer verdi.

Başkan Gül; “Türk milletinin tarih sahnesine çıktığı Asya Hun İmparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine kadar uzanan ve 2000 yılı aşkındır tarih sahnesinde destanlar yazan bir milletin ferdi olmaktan gurur ve onur duymaktayım.
1.Dünya savaşından mağlubiyetle ayrılan ve tüm olumsuzlukları yaşamasına rağmen yokluklar içinde varoluş mücadelesi veren bir milletin yazdığı destanın adıdır Cumhuriyet.
Bundan tam 98 yıl önce Kurucu Liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk milleti tarafından yazılan destanla, bu gün şanlı bayrağımızın gölgesinde güvenle yaşamaktayız. Bizler millet olarak şartlar ne olursa olsun bağımsızlık uğruna verdiğimiz mücadelelerle destanlar yazmaya da devam edeceğiz.
Atatürk ilke ve inkılâplarıyla kurulan Cumhuriyetimiz, tam bağımsız olarak halkımızın kendi kendini yönetmesine, çağdaş temellere dayanan laik ve demokratik bir oluşuma dayanmaktadır. Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz diyen Türkiye Cumhuriyetinin liderinin izinden hiçbir zaman ayrılmayacak, Ata’sının birinci vazifesini sonsuza dek koruyacak ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
İşte bu duygu ve düşüncelerle;
Cumhuriyetimizin kurucusu ve Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah ve devrim arkadaşlarını, vatanı uğruna Şehit ve Gazi olan tüm kahramanlarımızı minnetle ve saygılıyla anıyor, Aziz Milletimize ve O’nun güzide mensubu olan Tüm hemşerilerime, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.” ifadelerini kullandı.
İskenderun ilçesinde 30 kilo sahte deterjan yakalandığı belirtildi.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince her türlü sahteciliğin önlenmesine yönelik mali suçlar kapsamında yapılan çalışmalarda İskenderun’da bulunan bir ikamette yapılan aramada; Farklı markalarda 30 kg deterjan,Tartı makinesi ve Ambalaj cihazı ele geçirildiği bildirildi