Cumartesi, Mayıs 9, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 1984

Türkiye Bisiklet Şampiyonası İskenderun’da Yapılacak

0

BAŞKAN FATİH TOSYALI: TÜRKİYE BİSİKLET ŞAMPİYONASI İSKENDERUN’DA YAPILACAK

İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı, İskenderun Belediyesi olarak Türkiye Bisiklet Şampiyonasına ev sahipliği yapacaklarını belirtti. Bu yıl İskenderun Belediyesi’nin ev sahipliğinde 03 Ekim 2021 Pazar günü gerçekleştirilecek olan Türkiye Bisiklet Yol Yarışı Şampiyonasının açılış programı ve takvimi açıklandı.

BİSİKLET KRİTERYUM YARIŞINA DAVET!
Yarışma tüm bölge halkını davet eden Başkan Fatih Tosyalı, ”Belediyemiz, Türkiye Bisiklet Federasyonu, Kaymakamlığımız, Gençlik ve Spor Müdürlüğümüz ile işbirliği içerisinde düzenleyeceğimiz şampiyonaya Türkiye’nin birçok ilinden sporcu katılacak. İskenderun Belediyesi olarak sporun her türlüsüne destek vermeye devam edeceğiz ” dedi.
Yarışma programı ise şöyle:

Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanlığı‘nın 2021 yılı faaliyet programında yer alan “Türkiye Şampiyonası Sezon Kapanış Yol Bisikleti Yarışı “3 Ekim 2021 Pazar günü 08.00 – 20.00 saatleri arasında İskenderun Sahil Bulvarındaki Yelken Kulübü ile Nihal Atakaş Camii arasında icra edilecektir.

BİSİKLET KRİTERYUM YARIŞI PROGRAMI:
YOL YARIŞI START: 09.00
YILDIZ B KRİTERYUM START: 09.00
YILDIZ A KRİTERYUM START: 10.00
GENÇ ERKEK START: 11.00
BÜYÜK ERKEK START:12.00
ÖDÜL TÖRENİ ***
YILDIZ BAYAN START: 14.00
GENÇLER BAYAN START: 15.00
BÜYÜK BAYAN START: 16.00 -ÖDÜL TÖRENİ ***

 

“Memur 39 Aydır 3600 Ek Gösterge Bekliyor!”

0

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay İl Başkanı Hasan Ramiz Parlar, “AKP’nin Seçim Beyannamesinde bile yer almayan, yalnızca lafla taahhüt ettiği 3600 ek gösterge ile ilgili Genel Seçimlerin üzerinden tam 39 ay geçmesine rağmen hiçbir düzenleme yapılmadı” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay İl Başkanı Hasan Ramiz Parlar, memurlara 3600 Ek Gösterge verilmesi konusuyla alakalı açıklamada bulundu.

CHP Hatay İl Başkanı Hasan Ramiz Parlar, Türkiye’nin her yerinde, iktidar tarafından 24 Haziran seçimleri öncesinde söz verilen ancak bugüne kadar hiçbir bir adım atılmayan bir vaadi, bir sözü, gerçekleştirilmeyen bir müjdeyi dile getirmek için toplandıklarını belirterek, “Bugün ülkenin her yerinde 3600 Ek Gösterge hakkı için yıllardır bekleyen, milyonlarca memurumuzun sesi olmak için buradayız.

Türkiye’de milyonlarca kamu çalışanı Devletine verdiği hizmetlerin karşılığında insanca yaşamak için hak talebinde bulunuyor; çalışırken de emekli olduğunda da insanca yaşayabileceği bir ücret talep ediyor. Ömrünün yarısını devletine hizmet etmekle geçiren memurlarımız, hanlar hamamlar, yazlık kışlık saraylar, lüks otomobiller veya uçaklar değil, yalnızca bir nebze olsun insanca yaşayabileceği ücrete sahip olmak için 3600 ek gösterge talebinde bulunuyor.

Ne yazık ki, AKP iktidarı seçim dönemlerinde, altı bir türlü dolmayan, vaatten öteye gitmeyen müjdelerle insanlarımızın geçim dertleri üzerinden oy devşirmeye, gündem değiştirmeye çalışmaya devam ediyor. 24 Haziran Seçimleri öncesi AKP Genel Başkanı ne demişti:

“Bir müjdemiz var:
Polis, öğretmen, hemşire ve din görevlilerimize bir müjde vermek istiyorum. Polislerimizin, öğretmenlerimizin, hemşirelerimizin, din görevlilerimizin ve diğer idarecilerimizin emeklilik ek göstergelerini 3600’e çıkaracağız. Buradaki adaletsizliği inşallah gidermiş oluyoruz. Böylece ülkeleri ve milletleri için fedakârca çalışan bu kamu görevlilerimizin emekliliklerinde de verdikleri hizmetlerin karşılığını alabilmelerini temin ediyoruz.”

Peki, ne oldu?
AKP’nin Seçim Beyannamesinde bile yer almayan, yalnızca lafla taahhüt ettiği 3600 ek gösterge ile ilgili Genel Seçimlerin üzerinden tam 39 ay geçmesine rağmen hiçbir düzenleme yapılmadı. Milyonlarca memur artan enflasyonun, dövizin, borçların, ekonomik krizin, mutfak yangınlarının altında 39 ayda ezildikçe ezildi” dedi.

-MEMUR İÇİN KAYNAK BULAMIYORLAR-
Hemen her kesimde olduğu gibi 3600 Ek gösterge sözü verilen milyonlarca memurun da iktidar tarafından bir kez daha yüz üstü bırakıldığını dile getiren CHP Hatay İl Başkanı Hasan Ramiz Parlar, “3600 Ek gösterge”, çalıştıkça yoksullaşan, emekli olduğunda da açlık sınırı altında yaşamını sürdürmeye çalışan milyonlarca memurumuz için hayati önem taşıyor. Memurlar geçinemiyor, İktidara defalarca bu sorunun çözümü için yaptığımız çağrılar, iktidar tarafından hep kulak ardı edildi. AKP Genel Başkanı her defasında “dünya 5’ten büyüktür” derken, 5’li çeteye bugüne kadar 131 kez vergi indirimi yaptı.
Yıllardır 3600 Ek gösterge hakkını bekleyen memurlarımız için soruyoruz, 5’li çete milyonlarca memurumuzdan daha mı büyüktür?
İktidar, lüks uçaklara, milyonlarca liralık makam araçlarına, yazlık ve kışlık saraylara, her türlü israfa ve şatafata harcayacak kaynağı bulurken,
3600 Ek gösterge hakkını bekleyen milyonlarca memurumuz için mi kaynağı bulamıyor?
Kendi döneminde Londra’daki bir avuç tefeciye 191 milyar dolar faiz ödeyen iktidar,
3600 Ek gösterge hakkını bekleyen milyonlarca memurumuza mı kaynak bulamıyor?
Bu yılın sadece ilk 8 ayında, ballı müteahhitlere 20 milyar TL’ye yakın garanti ödemesi yapan iktidar, 3600 Ek gösterge hakkını bekleyen milyonlarca memurumuza mı kaynak bulamıyor?
Biliyoruz ki, ülkemizin kaynakları memurlarımızın 3600 Ek gösterge hakkının karşılanması için fazlasıyla yeterli.
Bu kaynakların halka aktarılmaması ise bilinçli bir tercihtir.
Bu ülkenin namuslu dürüst ahlaklı memurları çalışmaları karşılığında hakkı olanı istiyorken İktidar yine bir sonraki seçimde 3600 ek göstergeyi müjde diye duyuracak.
Yıllardır halkın kaynaklarını yandaşlara ve tefecilere dağıtırken, milyonlarca memurun insanca yaşam hakkı hiçe sayılıyor” şeklinde konuştu.

-MİLYONLARCA MEMUR 3600 EK GÖSTERGE HAKKI BEKLİYOR-
CHP Hatay İl Başkanı Hasan Ramiz Parlar, 3600 Ek gösterge hakkını bekleyen memurlara Çalışma Bakanlığı tarafından da söz verildiğini belirterek, “Bu yıl gerekli çalışmaların yapılacağı ve 3600 Ek gösterge konusunun çözüleceği söylendi.
Her zaman olduğu gibi yine 3600 Ek gösterge hakkı, milyonlarca memura verilen bir vaat olarak kaldı.
Milyonlarca öğretmen, sağlık çalışanı, polis, din görevlisi ve infaz koruma memurları artık iktidarın sözde vaatlerine inanmıyor.
Her yıl 3600 Ek gösterge hakkı için oyalanan, hayalleri suya düşürülen memurlarımız, iktidarın samimiyetine güvenmiyor.
Milyonlarca memur 3600 Ek gösterge hakkı için, Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarını bekliyor.
İktidarımızda, yıllardır sözde vaatlerle ve içi boş müjdelerle bekletilen;
Öğretmenlerimizin, tüm Sağlık Çalışanlarımızın, Polislerimizin, Din Görevlilerimizin, İnfaz Koruma Memurlarımızın, 3600 Ek gösterge talebini derhal hayata geçireceğiz.
İktidarın yıllardır yaptığı umut tacirliğine, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında son vereceğiz” ifadelerini kullandı.

“Genç Aydınlar Platformu”

0

Türkiye’nin en geniş katılımlı gençlik topluluğu olan “Genç Aydınlar Platformu” üniversitelerin açılmasıyla birlikte ivedikle çalışmalarına başladı.
Genç Aydınlar Platformu, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ekibi, ana kampüs olan Tayfur Sökmen kampüsü önünde stant açarak, üniversite öğrencilerine Genç Aydınlar Platformunu tanıttılar.

Öğrencilerin sorunlarını ve taleplerini dinleyen Genç Aydınlar Platformu Hatay ekibi, bu sorunları bir dayanışma ağı içinde çözebileceklerini bildirdiler. Genç Aydınlar Platformunun Hatay Temsilcilerinden Hüseyin Yavuzkurt, Semire Gündüz ve Ali Haydar Akgöl Platformun ideolojik hattı ve amaçlarının; “Kendisini topluma karşı sorumlu hisseden; makam, mevki ya da kişisel menfaat peşinde koşmayan, ülkemizin tam bağımsızlığı,  halkımızın refahı, sosyal adaletinin gerçekleştirilmesi için çalışan, aydın ve dinamik bir gençlik yetiştirmek” olduklarını dile getirdiler.

Bu durumda  Genç Aydınlar Platformu üniversiteli arkadaşlarına umut olmaya çalışıyor. Her ne kadar ülkedeki sorunlara herkesin bir eleştirisi olsa da bir örgüt yapısından söz etmek mümkün değildir. Genç Aydınlar burada milyonlarca üniversiteliyi bir muhalefet çatısı altında birleştirmeyi hedefliyor. Topluma duyarlı bir biçimde hareket eden platform üyeleri, önümüzdeki günlerde toplumun ihtiyaçlarını ve sorunlarını hedef alarak daha farklı projelerinin olduğunun bilgisini şimdiden vermiş oldular.

 

Suzan Şahin’den İTSO’ya Ziyaret

0

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay milletvekili Suzan Şahin, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret etti.

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Levent Hakkı Yılmaz ziyaretten ötürü memnuniyetini dile getirdi. CHP Hatay milletvekili Suzan Şahin’in ziyaretinde, ülke ve bölge ekonomisi ile gündemdeki konular değerlendirildi.

 

Minikler Hem Öğrendi Hem Güldü

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, yeni sezondaki ilk çocuk oyunu ile minik sanatseverlere perdelerini açtı.

Antakya Cemil Meriç Anaokulu öğrencilerini ağırlayan Şehir Tiyatrosu oyuncuları, ‘Nina’nın Rüyası’ adlı kukla oyunu ile öğrencilere unutamayacakları dakikalar yaşattı. Şehir Tiyatrosu sanatçılarının sergilediği performansla keyifli vakit geçiren minik kalpler, eğlenerek öğrenmenin tadını çıkardı.

Oyunu pür dikkat ve keyifle izleyen öğrencilerin yaşadığı mutluluk yüzlerine yansıdı. Keyifli dakikaların ardından oyunun sona ermesiyle birlikte sevgi gösterisinde bulunan çocukların neşesi görülmeye değerdi. HBB’nin başarılı oyuncuları, çocuk oyunlarını her perşembe Defne’deki Çekmece Sahnesi’nde sahnelemeye devam edecek.

 

Başkan Yavuz Dünya Yaşlılar Günü’nü Kutladı

0

Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü münasebetiyle kutlama mesajı yayınladı.

“Yaşlılarımız, Milli ve manevi değerlerimizi yaşatarak, bunların gelecek nesillere aktarılmasında köprü görevi üstlenen, bizim en kıymetli hazinelerimiz, gönül köprülerimizdir”  Diyen Başkan Yavuz şunları söyledi;
“Yaşlılarımız, yaşanmışlıklarıyla geçmişimiz; örnek aldığımız tecrübeleriyle geleceğimizdir. Onlar örfümüz, âdetimiz, geleneklerimiz ve hoş sohbetlerimizdir.
Bizim geleneklerimizde yaşlılara hürmet, sevgi ve hizmet vardır. Bu geleneğin sürdürülmesi hem aile bağlarımızın, hem de toplumsal dokumuzun korunması bakımından hayati bir önem taşımaktadır.

Tecrübelerinden, birikimlerinden istifade ettiğimiz, kendilerini kıymetli bir bilgi hazinesi olarak kabul ettiğimiz değerli büyüklerimize gösterdiğimiz hürmet hiç, şüphesiz, genç nesillere örnek teşkil edecek bir davranış olarak toplumsal birliğimizin ve geleceğimizin de teminatıdır.

Yaşlılarımızın sorunlarını çözmek, toplumda hak ettikleri yeri almalarını sağlamak tek başına devletimizin değil, toplumsal olarak hepimizin sorumluluğudur. Bizleri bu günlere ve geleceğe hazırlayan yaşlılarımız için hayatı kolaylaştırmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak, onlara gereken saygıyı ve ihtimamı göstermek, toplum olarak hepimizin görevidir.

Bu duygu ve düşüncelerimle, bugünlerimizin mimarı, gönül köprülerimiz olan saygıdeğer büyüklerimizin”1 Ekim Dünya Yaşlılar Gününü en kalbi duygularımla kutlar, yaşam sevinçlerinin hiç kaybolmadığı sağlıklı ve mutlu günler temennisiyle sevgi ve saygılarımı sunarım.” Dedi.

 

Kaymakam Yönden’den Dünya Yaşlılar Günü Kutlama Mesajı

0

“Dünden bugüne kültürümüzü, değerlerimizi, örf ve adetlerimizi yarına taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımız olan ve kazandıkları hayat tecrübeleriyle bizlere yön ve nizam gösteren kıymetli büyüklerimiz için özel bir anlam ifade eden “1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü“nü heyecan ve mutlulukla idrak ediyoruz.

İnsanlar arası ilişkilerde en önemli ve en temel faktör hiç şüphesiz sevgi, saygı ve hoşgörüdür. Ruhun gıdası olduğu kadar sevgi ve güvenin de temeli olan saygı olgusu üzerine inşa edilen toplumlar gelişmişlik noktasında önemli yol kat etmekle birlikte, bu temel unsurlar çerçevesinde yaşanabilir bir ortam geliştirmektedirler.

Özellikle toplumumuzda asırlar boyu süregelen sevgi, saygı, hoşgörü, merhamet ve vefa gibi manevi duygularımız; Türk toplumlarının tarihin her anı ve her sahnesinde yerlerini almalarında önemli bir rol üstlenmiştir. Bu manada kıymetli büyüklerimize her koşulda hak ettikleri sevgi ve saygı göstermek, onların sıkıntılarını paylaşıp birlikte çözüm yolları aramak ve yaşamlarını kolaylaştırıcı çalışmalar yapmak bizlere düşen en önemli görev olarak kabul edilmelidir.

Tecrübeleri ve birikimlerinden istifade ettiğimiz, kendilerini elzem bir bilgi hazinesi olarak kabul ettiğimiz kıymetli büyüklerimize gösterdiğimiz hürmet; hiç şüphesizdir ki, genç nesillere örnek teşkil edecek bir davranış olmasının yanı sıra toplumsal birliğimiz ve geleceğimizin teminatı da olacaktır.

Sosyal devletimiz; insanımızın değer yargıları arasında var olan; yaşlıya sevgi, saygı, hürmet, merhamet ve vefa yaklaşımını, değişen toplum yapısı içinde ve bilimin ışığında profesyonel bir şekilde hizmet alanlarına da taşımak suretiyle, yaşlı, kimsesiz ve muhtaç vatandaşlarımıza götürülebilecek her nevi hizmetin kalitesini ve çeşitliliğini de geliştirmeye ve artırmaya yönelik çalışmalarını gayretle sürdürdüğü aşikardır. Bu manada yüce devletimizin sağladığı imkânlar ve sunduğu hizmetlerin daha etkin ve kusursuz hale getirilmesini sağlamak öncelikli hedefimiz arasında yer almaktadır.

Bu duygu ve düşüncelerle; Bugünlerin mimarı olan saygıdeğer büyüklerimizin “Dünya Yaşlılar Günü”nü en kalbi duygularımla kutluyor, sağlıklı, huzurlu, mutlu ve hayırlı ömürler diliyor, değerli ellerinden hürmetle öpüyorum.”

 

 

 

Alçı ve Grafit Ocağı İptal Edildi

0

Hatay İli Dörtyol İlçesi Kuzuculu Mahallesi Bülke Mevkiinde Metan Kömür A.Ş. tarafından yapılmak istenen açık patlatmalı alçı ve grafit ocağı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 17 Eylül 2021 ve 864 sayılı kararı sonucu mevzuattan iade ile iptal edildi.

Metan Kömür A.Ş. tarafından yapılmak istenen açık patlatmalı alçı ve grafit ocağına karşı Dörtyol’daki çok sayıda sivil toplum kuruluşu temmuz ayı içerisinde bir araya gelerek Dörtyol Doğa ve Çevre Koruma Platformunu oluşturmuşlardı. Öncelikle Çed Süreci Öncesi Halkın Bilgilendirme Toplantısını ileri bir tarihe erteletmeyi başaran Platformun iki aydır sürdürdüğü kararlı mücadelesiyle doğayı katletmek amacı taşıyanlara karşı ikinci bir raundu daha kazanmış oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 17 Eylül 2021 ve 864 sayılı kararı sonucu mevzuattan iade ile iptal edilen alçı ve grafit ocağı için süreç bundan sonra şöyle işleyecek; Metan Kömür A.Ş. daha önce hazırlamış olduğu Ön Çed Raporunu tashih edecek. Yaptığı yeni düzenlemeler ile bakanlığa müracaat ederek yeniden Halkın Bilgilendirme Toplantısını yapacak. Buna mukabil Dörtyol Doğa ve Çevre Koruma Platformunun bileşenleri tabiat, kültür ve su kaynaklarının korunması, anayasayla güvence altına alınan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının gelecek nesiller tarafından da kullanılması adına başlatmış olduğu mücadeleyi sürdürmeye devam edecek.

3 Ekim 2021 Pazar günü saat 12;30’da Dörtyol Atatürk Parkında toplanacak olan Dörtyol Doğa ve Çevre Koruma Platformunun bileşenleri, saat 13:00’da Kuzuculu Mahallesine oradan da Geçilmez kanyonuna giderek orada bir piknik tertipleyim, doğal güzellikleri ve tabiat varlıklarını daha geniş kitlelere duyurmanın çabasını verecek. Dörtyol Doğa ve Çevre Koruma Platformunun bileşenleri tüm çevre halkını bu pikniğe davet etmekte.

 

 

Dörtyol Fen Liseli Öğrenciler TEKNOFEST’ten Döndü

0

Ülkemizin mühendislik tabanlı insan kaynağına katkı sunmayı hedefleyen ve bu amaçla gençlere destek veren TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali 13-18 Eylül 2021 tarihleri arasında Bursa‘da gerçekleştirildi.

Dörtyol Fen Lisesi 103 takım arasında 6. olarak “Liseler arası insansız hava aracı döner kanat kategorisi” yarışmalarına finalist olarak katıldı. 21 kategoride yapılan yarışmalarda ilk yirmiye girmeyi başaran Dörtyol Fen Lisesinin öğrencileri Salih Selli, Mustafa Çağatay Özden, Eren Öz, Yunus Emre Tom, Umut Can Cebbur, danışman öğretmenimiz Ufuk Şanlı ve Okul Müdürleri Çağatay Çaça ile birlikte Dörtyol Kaymakamı Aydın Ergün’ü ziyaret etti.

Yarışma ve çalışmaları hakkında Kaymakam Ergün’e bilgiler veren Okul idareci ve öğrencileri önümüzdeki yıllarda daha da başarılı çalışmalar ortaya koyacaklarını belirtti.
Dörtyol Fen Lisesi Müdürü Çağatay Çaça yarışmalara katılmaları konusunda kendilerini destekleyen teşvik ve motive eden başta Dörtyol Kaymakamlığı, Dörtyol Belediyesi, Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası ile Dörtyol Esnaf ve Sanatkarlar Odasına teşekkür ederek, öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin ve çok kıymetli velilerimizin elde edilen bu başarıda önemli bir payı ve katkısı vardır dedi.

 

Denizciler’deki Şüpheli Ölüm Aydınlandı!

0
Denizciler mahallesinde dün akşam yaşanan korkunç olayda, anne ve iki çocuğu ölü bulundu.
Edinilen bilgiye göre, baba Turgay Mert, komşularını arayıp ailesine ulaşamadığını belirterek yardım istemişti. Denizciler mahallesi 114 Sokaktaki apartmanın üçüncü katındaki daireye giden komşular, kapıyı çalmalarına rağmen açan olmadığı için durumu güvenlik güçlerine bildirmiş, olay yerine gelen İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler içeride Aynur Mert (41), Aleyna Mert (16) ve Ahmet Ali Mert’in (14) cesetleri ile karşılaşmıştı
Anne ve iki çocuğunun cesetlerinin bulunmasının ardından ulaşılamayan baba Turgay Mert dün gece Osmaniye’de yakalanarak gözaltına alındı.
Turgay Mert’in yapılan sorgulamasında, psikolojisinin bozuk olduğunu, son zamanlarda ailesiyle ilgili sorunlar yaşadığını belirterek önce eşi Aynur ve oğlu Ahmet Ali’yi boğarak öldürdüğünü, okulda olan kızı Aleyna’yı beklediğini, eve geldiğinde onu da boğarak öldürdüğünü itiraf ettiği öğrenildi.

Prof. Dr. Garip Turunç’un Kaleminden: Muhafazakar Aydınlarımızın Vasatındaki Garabet

0

 

Modern felsefenin mimarı kabul edilen Alman filozof İmmanuel Kant, 1784’te kaleme aldığı Aydınlanma Nedir? başlıklı yazısında şöyle der:

 

“Aydınlanma insanın, kendisinin sorumlu olduğu vesayet durumundan kurtulmasıdır. Vesayet durumu insanın, bir başkasının yönlendiriciliği olmadan kendi mantığından ve aklından yararlanamamasıdır. Bir akıl ve mantık yetersizliği değil de başkasının yönlendiriciliği olmadan karar alamama ve cesaret gösterememe durumu söz konusu olduğunda insan bu vesayet durumundan kendisi sorumludur. Sapere aude (Latince: Bilmeye cesaret et!) Kendi aklını kullanma cesaretini göster!”

 

Okumuş adam”, “kültürlü adam”, “kafa emekçisi” (doktor, avukat, öğretmen, yönetici vb.) ile “aydın” arasında kalın bir duvar vardır. Pratik bilgi teknisyenleri diyebileceğimiz beyaz yakalılar diplomalarının sağladığı bilgiyi satarak hayatlarını kazanırlar. “Aydınlık”, hayat kazanma tarzı olmadığı için bir meslek değildir. Bir toplumsal tiptir aydın. Aydın, pozitivizm ve aydınlanma çağının ürünü olan bir tiptir: İnancı (imanı) değil, mantığı ve düşünceyi seçmiştir, deney ve eleştiriyi seçmiştir. Genel anlamda, aydın kişi, ilkin çağına ve insanlığa karşı duyduğu sorumlulukla demokratik düşünce taşıyan kişidir. Fakat bu da yeterli değildir. Aydın kişi, tanık olduğu haksızlık karşısında susmanın ve eylemsiz durmanın haksızlıktan daha büyük suç olduğunun bilincindeki kişidir. Bu, aydının sadece düşünmekle yetinmeyen, aynı zamanda onun eylemci kişi olduğu anlamına gelir. Aydın kişinin, risk tartma terazisi yoktur. Vicdanının sesi, korku, kişisel hesap gibi ölçüler tanımaz. Sisteme karşı eylemli muhalif tutum, aydın kimliğinin olmazsa olmazıdır. Bu tanım doğrultusunda kendi ülkemiz koşulları içinde aydın kimliğine baktığımızda sistemin yarattığı, kendi tarafına dönüştürdüğü, zihinde aktif, reel hayatta pasif, baskı altında tutulduğu bir durumla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim.

Böyle bir toplumsal yapıdan, Fransız düşünür Julien Benda’nın deyişiyle; “Benim krallığım, bu dünyanın krallığı değil” diyen; yani “maddi avantajlar edinme, dünyevî güçlerle yakın ilişkiler kurma” gibi kaygılardan uzak ‘hakikatperest’ aydınlar çıkmaz. Ya ne çıkar? İtalyan sosolog Antonio Gramsci’nin deyişiyle “Bir deterjan ya da hava yolu şirketinin pazardan daha fazla pay kapmasını sağlamak için teknikler geliştiren günümüz reklamcısı ya da (…) demokratik bir toplumda olası müşterilerin rızası nı kazanmaya, tüketicinin ya da seçmenin düşüncelerini yönlendirmeye çalışan” organik aydınlar çıkar!… En önemlisi, böyle bir toplumda ‘eleştiri’ olmaz. Eleştirinin olmadığı yerde aydın veya entelektüel olmaz, düşünce gelişmez! Çünkü Cemil Meriç’in dediği gibi; “entelektüelin ilk vasfı tenkitçiliğidir”.

Cemil Meriç’in Hilmi Ziya Ülken için söylediği şu sözler; aslında bir aydında bulunması ve bulunmaması gereken vasıflara işaret eder. Meselâ der ki: “Hangi haksızlığa dur dur diye haykırdı?” Demek ki aydın, haksızlığa dur diyebilendir. Der ki; “Maziye ihanet etti, istikbali kuramadı.” Demek ki aydın mazisine ihanet etmeyecek, gelecek inşa etmeye çalışacaktır. Der ki; “Yetmiş yıllık hayatında tek kavga yoktur. Hiçbir soyguna katılmadı, doğru. Ama, kırk haramilerin bahşişleri ve sadakalarıyla yaşamadığını ileri sürebilir miyiz?” Demek ki aydın gerektiğinde kavga edecektir. Soyguna katılmamak yetmez, kırk haramilerin bahşiş ve sadakalarını da reddetmelidir. Ve sonunda şunu söyler: “Bir çağın kurbanı oldu, çağın ve kendi zaaflarının”. Demek ki aydın, çağın ve kendi zaaflarının kurbanı olmamalıdır…

İSLAMCI AYDIN ZÜMRESİNİN OLMAYIŞI

Bugün Türkiye’nin ve tüm İslâm dünyasının en büyük problemlerinden biri, kelimenin tam manasıyla “ebedi hakikat ve adalet standartlarının bayraktarlığını yapan”, maddi avantajlar edinmek ve dünyevî güçlerle yakın ilişkiler kurmak gibi dertleri olmayan, hakikat, adalet uğruna her türlü iktidarla karşı karşıya gelmekten; sorgulamaktan ve eleştirmekten çekinmeyen bir aydın zümresinin olmayışıdır… Müslüman Şark’ın yozlaşma ve çöküş sürecinde ortaya çıkan, fikrin belli kalıplar içinde hapsolması ve adeta donması, lider kültü, farklı fikirlere meydan vermeyen otoriter yönetim biçimleri ve yanlış din anlayışları, ne yazık ki aydın tavrın neşv ü nema (gelişim) bulmasına imkan tanımadı, tanımıyor… Bundan dolayı ülkemizde ve günümüz İslam toplumlarında rağbet gören insan tipleri, eleştirip sorgulamadan “biat” eden ve “uslu, uysal bir bende” olarak, sürü mantığı içerisinde saldırarak, Cemil Meriç’in deyişiyle “kurulu düzeni savunmak” için “koro”da hizaya girenlerdir…

Daha da vahim olanı, çıkar odaklı bu davranış biçimi ideolojik bir akılla temellendirilerek, zulümler ve adaletsizlikler karşısında sessiz kalmanın gerekçesi haline gelmiş olmasıdır. Maalesef başkalarını dinlemek ve anlamak gibi bir derdi bulunmayan günümüzün İslamcı aydınları adalet ve merhamet duygusuna da tümden yabancılaşmış bulunmaktadırlar.

Bugün gelinen noktada İslamcı aydınların, siyasi otoriteye sadakat bağlamında İslam’ın evrensel mesajını ‘resmileştirme’ gayreti içinde olmaları trajik bir durumdur. Zira bu aklı ve irfanı ortadan kaldırarak, insanlığın selameti için kullanılması gereken dini araçsallaştırmanın en pespaye bir durumudur.

Kayıtsız şartsız itaati ve nesneleşmeyi seçen Müslüman aklının, entelektüel bir çaba harcamadan zihninin özgürleşmesi mümkün olmadığı gibi toplumsal anlamda ülkeye bir fayda üretmesi de ne yazık ki mümkün değildir.

Eğer bir toplumda otoriter zihin yapısına karşı eleştirel bir tavır alması gereken aydınlar, iktidarın popülizm ve hamaset dilini seçer hale gelmişlerse o toplumda kutuplaşma ve ötekileştirmeler kaçınılmaz hale gelecektir.

Bunun en bariz örneği, son günlerde ülkenin gündemini işgal eden, değerli İslam alimi Hayrettin Karaman Hoca’nın iktidar fetvalarıdır. Hayrettin Hoca geçmişte yenilikçi düşüncelere öncülük ediyordu, bugün ise ilahiyat dünyasında siyasi tavırlarıyla ön planda… Haksızlıklar, yolsuzlukluklar, zulümler ve adaletsizlikler karşısında; Cemil Meriç’in deyişiyle “kurulu düzeni savunmak”, iktidarda kalma ve onu koruma anlayışı üzerine bina edilen fetvalardan da anlaşılıyor ki, bize dinin siyasi iktidar kavgasında araç olarak kullanılabileceğini önermektedir.

“HAKSIZLIKTAN, YOLSUZLUKTAN ŞİKÂYET ETMEYİN” DİYEN BİR HOCA!

Hayreddin Hoca yıllardır Yeni Şafakta yazılarını izlediğim, ülkemizde yetkin bir fıkıh profesörü olarak varlığını önemsediğim insandır. Ancak iktidarla alakalı duruşunu problemli bulduğumu belirtmeliyim.

Problem şurada ki, yazılarında açıkladığı fikirler “Dinin görüşü” olarak algılanıyor, iktidarı savunma konumu da, dini iktidarın yedeğine koyuyormuş algısına yol açıyor. Muhalefeti “düşman” diye niteleme tutkusuyla bırakın hukukun inceliklerini, insan vicdanının kabul edemeyeceği yanlışlara bile destek veren bütün yazılarının listesini yazacak değilim. Sadece mart ve haziran 2019 yerel seçimlerinden önceki üç yazısıyla birlikte 26 Eylül 2021 tarihli son yazısını hatırlatmakla yetineceğim.

Hayreddin Hoca 14 Mart 2019 yazısında diyor ki: “Ahlakçılar da 17 ve 25 Aralık arifesinden beri yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, adaletsizlik ve liyakatsızlıktan yoğun bir şekilde söz ediyorlar (Sanki bunlar daha önce yok idi!)… Bunlar ahlakı istismar ediyorlar. Ortada fol yok, yumurta yok, işleri güçleri olanı abartarak ve ikna edici bir alternatif de sunmadan mevcudu yıkmaya uğraşmaktan ibaret.”

13 Haziran 2019 tarihindeki yazısında : “… Asıl maksadım, yalnızca doğruyu söylemenin yetmediği ve her zaman caiz olmadığı… Düşmanın, zalimin, kötü niyetli kimselerin işine yarayacak doğruyu söylemek fazilet değildir… zulmü engellemek için… şahsın yalan söylemesi, mazlumun yerini söylememesi farzdır ve bu gibi durumlarda Doğrucu Davutluk etmek caiz değildir.”

14 Haziran 2019 tarihindeki yazısında: “… Ahlak, liyakat, adalet, hakkaniyet bakımından arızalar, eksikler, çürüklükler oluyor, iyi niyetli bazı insanlar da… Doğrucu Davutluk adına olur olmaz zamanlarda biraz da abartarak ve genelleme yaparak şikayetlerini yayıyorlar. Dostlar, ‘Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak’ akla ve hikmete uymaz. Savaş sırasında âdî suçluların cezası infaz edilmez ve biz zalimlerle savaş halindeyiz. Doğrucu Davutluk adına düşmana fırsat vermek ve bindiğimiz dalı kesmek de makul ve meşrudur diyemem!”

Ve bu dediklerinin arkasında durarak görüşlerini tekrar ettiği 26 Eylül 2021 tarihli son yazısı: “Benim, Sayın Erdoğan ve kadrosunun iktidarı hakkındaki yaklaşım, görüş ve yazılarımı eleştiren bazı kimseler ile son günlerde WhatsApp’ta yaptığım yazışmalardan bir karşılıklı konuşma tertip ettim. Daha fazlasının peşinde koşarken elde edilmiş kazanımları kaybetme hesapsızlığından sakınılmalı. Yolsuzluklar!… Bu eksikler, aksaklıklar, suiistimaller, nefse mağlup olmalar, mal-kadın- mevki imtihanını kaybetmeler, vazifeye… yoksul başlayıp haram-helâl demeden zengin olmalar… yirmi yıldan beri değil, bin yıldan fazladır var! Eski zamanlarda bunları dile getirenlerin dillerini kesiyorlardı, şimdi hiç değilse yalnızca uçlanma yolu tıkanabiliyor. Önünüze kurtlu bulgur koysalar pirinci aramaktan vazgeçip bunu yer miydiniz? Yemeyince açlıktan öleceksem daha temizini buluncaya kadar yerdim. Hayatta kalınca da temizlemek için elimden geleni yapardım. Yaparken de iyi olanı da görür ‘Bu iyi’, kötü olanı da görür ‘Bu kötü’ derdim. Bunu derken de uygun üslup, zaman ve mekânı seçerdim.”

Ne anlayalıyız şimdi bundan? Yolsuzluklar, haksızlıklar eskiden de vardı. Zulümle savaş da dünya durdukça bitmeyecek. E muhalefet de din düşmanlığı, eleştiri ve şikayet de zulüm sayılınca… Demek ki yanlışa yanlış demeye hiç sıra, yolsuzluk gibi “adi suçlar”ı yargılamaya hiç uygun zaman gelmeyecek.  Öyleyse “çürük gemi” ve “kurtlu bulgur”la yetinmeye devam, şikayetçiler de dillerinin kesilmediğine şükretsin. Öyle mi!

Son sözü sosyal psikolog, fikir adamı ve yazarımız merhum hoca Erol Güngör’e bırakıyorum:

“İslam aydınlarının kendilerini yıpratan, enerjilerini büyük ölçüde boşa çıkaran siyaset çekişmelerinden mümkün olduğu kadar uzakta kalmaları, günlük hadiselere tepeden bakarak kalıcı çözümler üzerinde kafa yormaları gerekiyor. Herhalde bu davaya en büyük kötülüğü yapanlar, onu günlük siyaset kavgalarında taraflardan biri haline sokmaya kalkanlardır…”

 

“Kalbini Koru, İçinde Sevdiklerin Var”

0

HAMBOLAT: KALBİNİ KORU

Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Hambolat, ‘Dünya Kalp Günü‘ dolayısıyla yaptığı açıklamada “kalbini koru, içinde sevdiklerin var” dedi.

İl Müdürü Hambolat, hekimin verdiği sağlık önerilerine mutlaka uyulması gerektiğini ifade ederek şu açıklamalarda bulundu: “Dünyada ve ülkemizde yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan “Kalp ve Damar Hastalıkları”na dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı sağlamak amacıyla her yıl 29 Eylül “Dünya Kalp Günü” olarak çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Dünya Kalp Gününde kardiyovasküler hastalıkları önlemek ve küresel etkileri azaltmak için halkın bilinç düzeyini artırmak amaçlamaktadır. Kardiyovasküler hastalıkların çoğu risk faktörleriyle mücadele edilerek engellenebilir. Dünya Sağlık Örgütü uygun yaşam tarzı değişiklikleri ve düzeltilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin dörtte üçünden fazlasının önlenebileceğini bildirmektedir.

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI NEDİR?
KDH, kalp ve dolaşım sisteminin (arterler ve damarlar) herhangi bir hastalığını kapsayan geniş bir terimdir. Koroner damarlarda, kalpten vücuda kan dağıtan ana aort damarlarda ve dallarında zaman içinde oluşan yağ plaklarına bağlı tıkanmaları sonucu ortaya çıkan hastalıklara kalp ve damar hastalıkları denir.

KALP VE DAMAR HASTALIKLARININ NEDENLERİ NELERDİR?
Kalp hastalıklarını tetikleyen birçok etken vardır. Özellikle insanların benimsedikleri yaşam tarzı kalp hastalıklarının gelişiminde önemli rol oynar. Kalp ve damar hastalıklarının en az %80 oranında sigara, hipertansiyon, yüksek kan yağları, ailede kalp hastalığına yatkınlık, şişmanlık, hareketsiz yaşantı, diyabet gibi klasik risk faktörlerine bağlı olarak geliştiği bilinmektedir.

KALP VE DAMAR HASTALIKLARINDA EN SIK RASTLANAN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Göğüs ağrısı (Angina Pektoris), Nefes darlığı, Çarpıntı, Bayılma. Tıkalı olan damarın beslediği organ ile ilgili belirtiler (Örneğin bacak damar tıkanıklığında bacakta ağrı, soğuma, uyuşukluk ve güçsüzlük)

KALP VE DAMAR HASTALIĞI OLAN BİREYLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN KONULAR NELERDİR?
Sağlıklı beslenin, Düzenli fiziksel aktivite yapın, Tütün ve tütün ürünleri kullanmayın, Alkol kullanmayın, Kardiyovasküler riskinizi öğrenenin, Kilolu veya obez olup olmadığınızı öğrenenin, Kan basıncınızı öğrenenin, Kan şekerinizi öğrenenin, Kan lipidlerinizi öğrenenin.
Hekiminizin verdiği sağlıklı yaşam önerilerine uyun.

 

Dörtyol Kaymakamından Anlamlı Ziyaret

0
Dörtyol’a atanan yeni kaymakamımız Aydın Ergün ilçemizin güzide okullarından Atatürk Anadolu Lisesini ziyaret etti.
Dörtyol Kaymakamı Aydın Ergün, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Toksoy ve okul müdürlerini katılımı ile ilçemize hizmet edecek olan kütüphane ve etüt merkezini Hira İmam Hatip Ortaokulu Öğrencilerinin Kuran tilaveti ile açılışını gerçekleştirdi. Okul öğretmenlerinden Ümit Ekinci‘nin oğlu Müslüm Ekinci bir süre önce hayatını kaybetti. Eğitime katkı sağlamak ve biricik evlatlarının ismini yaşatmak amacı ile bir proje hazırladılar. Hem kütüphane hem de etüt odasının tüm donanım ihtiyaçlarını karşıladılar ve tüm öğrencilere hizmet için bugün itibari ile faaliyete başlattılar.
Okul müdürü Atıf Arslan’dan okul hakkında bilgi alan kaymakamımız öğretmenlerle bir araya geldi. Bir sınıfın dersine girerek öğrencilerle hoş bir sohbet etti. Okul müdürü Atıf Arslan okulun fiziki ve genel durumu hakkında bilgiler verdikten sonra katılımcılara teşekkür etti.

Erzin’de Otomobil Kül Oldu!

0

Erzin ilçesi Mustafaali Camii civarında gece saatlerinde park halindeki otomobil yanmaya başladı. Vatandaşlar tarafından haber verilmesi üzerine yangın yerine çağrılan Hatay Büyükşehir Belediyesi Erzin itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

 

İskenderun Emniyetinden Uyuşturucuya Darbe

0
İskenderun NSM Grup Amirliği ekiplerince uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti ve satışına yönelik yapılan çalışmalarda S.B. isimli şahsın ikamet adresinde yapılan aramada;

– 10 gram metamfetamin,
– 54,40 gram esrar,
– 47 adet captagon hap,
– 5 adet uyuşturucu hap,
– 1 adet hassas terazi,
ele geçirilmiş olup suç unsurlarına el konuldu. Şüpheli şahsa TCK 188. maddeden adli işlem yapılarak gözaltına alındı.

Eşini ve İki Çocuğunu Kaybeden Turgay Mert Gözaltına Alındı!

0

SON DAKİKA!

İskenderun Denizciler mahallesinde dün akşam saatlerinde eşi ve iki çocuğu ölü bulunan Turgay Mert Osmaniye’de gözaltına alınarak İskenderun‘a getirildi.

 

Denizciler’de Evde Ölü Bulunan Ailenin Komşuları Konuştu!

0

Denizciler Mahallesinde Anne ve 2 çocuğu evlerinde ölü bulundu

 

İskenderun‘da, evden kötü kokular geldiği fark eden komşuları durumu polise bildirdi. Polis, itfaiye yardımıyla girdiği evde anne ve 2 çocuğunun cansız bedenini buldu.

 

Olay, Denizciler Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Aynur Mert‘in (41) evinden kötü kokular gelmesi üzerine komşuları durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis evden kimseye ulaşamayınca itfaiye yardımıyla içeri girdi. Polis içeri girdiğinde acı tabloyla karşılaştı. Anne Aynur Mert (41) ve çocukları Aleyna Mert (16), Ahmet Ali Mert‘in (14) cansız bedenlerini buldu. Anne ve çocuklarının cansız bedenlerinin bulunduğu eve gelen Cumhuriyet Savcısı, olay yeri polisleriyle beraber incelemelerde bulundu.

 

Olay yerinde yapılan incelemelerinin ardından anne ve çocuklarının cansız bedenleri otopsi yapılmak üzere İskenderun Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

 

Ölen kişilerin yakınlar ise acı haberi alır almaz olay yerine geldi. Yakınları evin önünde gözyaşlarına boğuldu. Yapılan ilk incelemenin arından ölen anne ve çocuklarının zehirlenerek öldüğü düşünülürken, kesin ölüm nedenlerinin yapılacak otopsiyle belirleneceği öğrenildi.

 

Öte yandan, baba Turgay Mert‘e ulaşılamadığı öğrenildi.

 

Denizciler’de Şüpheli Ölümler Aydınlanıyor! (Güncelleme)

0

GÜNCELLEME

SON DAKİKA!

İş yerinde çalışırken eşine telefonla ulaşamayan Turgay Mert (47), daha sonra komşularını arayarak ailesine bakmalarını istedi. Bunun üzerine eve giden ve kapıyı defalarca çalmalarına rağmen cevap alamayan yakınları, durumu polise bildirdi. Apartmanın 3’üncü katında bulunan eve itfaiye ve sağlık ekipleriyle birlikte gelen polis, acı tablo ile karşılaştı.

Hareketsiz halde yatarken bulunan Aynur Mert ile çocukları Aleyna ve Mehmet Ali Mert‘in öldüğü belirlendi. Olay yerinde yapılan ilk incelemede yedikleri ya da soludukları bir madde nedeniyle zehirlenerek öldüğünden şüphelenilen anne ve iki çocuğunun cenazeleri otopsi için morga kaldırıldı. Anne ve iki çocuğunun kesin ölüm nedeni, yapılacak otopsinin ardından belli olacak.

Polis, olayla ilgili soruşturmaya çok yönlü olarak devam ediyor.

 

AKP Heyeti ATSİAD’ı Ziyaret Etti

0
ATSİAD Başkanı Yusuf Yılmaz, yönetim kurulu ve üyelerinin karşıladığı AK Parti Hatay İl Başkanı Adem Yeşildal, Milletvekili Abdulkadir Özel ile Belediye Başkanı Fatih Tosyalı, bölgede yaşanan gelişmeleri ve yatırımları anlattılar.
Başkan Yusuf Yılmaz, ATSİAD üyesi iş insanlarının bölgede yarattıkları iş hacmi ve yatırımları hakkında bilgi verdikten sonra, bölge bürokrasisi ve merkezi hükümetten beklentilerine yer verdi.
Yusuf Yılmaz, belediyenin çalışmaları ve hizmetleri ile alakalı sunum yapan Başkan Tosyalı’ya çalışmalarında başarılar diledi ve hizmetlerinden dolayı kutladı.
Ziyaret, karşılıklı sohbet şeklinde devam etti.

23 Adet Kaçak Telefon Ele Geçirildi

0

Hatay’ın Hassa ilçesinde gümrük kaçağı 23 adet cep telefonu ile cep telefonu aksesuarları yakalandı.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, Hassa İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından icra edilen faaliyet sonucunda, Ardıçlı Mahallesinde ikamet eden M.A.D. isimli şahısın kaçak yollarla getirdiği cep telefonu ve aksesuarlarını kendisine ait kırtasiyede sattığı bilgisi alınması üzerine konuyla ilgili jandarma dedektifleri (JASAT) ile birlikte şahsın işlettiği kırtasiye ve ikametinde yapılan arama sonucunda, yasadışı yöntem ile Türkiye’ye getirilerek faturasız satışa sunulduğu tespit edilen (10) adet Redmi, (12) adet Samsung ve (1) adet Maxx marka olmak üzere toplam (23) adet cep telefonu ile (1.775) adet telefon aksesuarı ele geçirildiği belirtildi.

Olayla ilgili şüpheli M.A.D. gözaltına alınarak adli işlemlere başlandığı açıklamada yer verildi.