Cumartesi, Mayıs 2, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 2019

Eğitim Sen :“Gerçek Bir Toplu Pazarlık istemi için Tüm Konfederasyonları,birlikte mücadeleye cağırıyoruz”

0

Eğitim sen İskenderun Şube Başkanı Mustafa ÜNSAL yazılı bir açıklama yaparak “Gerçek Bir Toplu Pazarlık istemi için Tüm Konfederasyonları, Kamu emekçilerinin birlikte ortak mücadele etmeye, omuz omuza vermeye çağırıyoruz.”dedi

Başkan Ünsal’ın açıklamaları şöyle:

 

 

Sizler de takip ediyorsunuz. 3.5 milyon kamu emekçisinin 2 milyon emeklinin yaşamını

doğrudan etkileyen toplu sözleşme görüşmeleri sürüyor. 2 Ağustos tarihinde başlayan “toplu

sözleşme” görüşmelerinde dün Kamu İşveren Heyeti teklifi açıklanmıştır.

Hemen başta ifade edelim ki dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından paylaşılan söz konusu teklif aileleri de kattığımızda 20 milyonu aşkın geniş bir kitleyi hayal kırıklığına

uğratmıştır.

 

Kamu İşçileri açısından da Yoksullaşma Çözülememiştir!

 

Çalışma Bakanı konuşmasının başlarında önceki gün imzalanan kamu işçisi Toplu İş

Sözleşmesinin 2021 ve 2022 yıllarını kapsadığını ifade ederek “Ancak bugün memur ve memur emeklileri için sunacağımız teklif 2022-2023 yıllarını kapsıyor” demiştir. Böylece daha baştan“kamu işçisi TİS’ini emsal almayın. En düşük işçi ücretine 500 TL artış, 2021 yılı için altışar aylıkdilimler halinde %12 +%5 ve enflasyon farkı gibi bir teklif beklemeyin” sinyali verilmiştir.

Nitekim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin tarafından açıklanan teklife göre;

kamu emekçilerinin ve emeklilerinin maaşlarında 2022 yılı için altışar aylık dilimler

halinde %5 +%6, 2023 yılı için ise %6 +%6 artış önerilmiştir. Büyük bir lütufmuş gibi,

altışar aylık dönemlerde enflasyon farkının oluşması durumunda söz konusu farkın

maaşlara yansıtılacağını ifade edilmiştir.

Teklif açıklanırken her zaman olduğu gibi “Büyüyen Türkiye’de işçiyi, memuru enflasyona

ezdirmedik, ezdiremeyeceğiz. Hedeflenen enflasyon, büyüme rakamlarına ulaşacağız” nakaratı tekrar edilmiştir.Büyümeden sermayeye değil  Emekçiye kaynak istiyoruz!

Öte yandan Çalışma Bakanı’nın konuşmasında maaş artışı dışında sadece 3600 ek gösterge ve

sözleşmeli istihdam, konularına sadece bir kaç cümle ile değinilmiştir. “3600 meselesinin bu

sözleşme sürecinin içerisinde çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz”, “Sözleşmeli personelin

haklarının yeniden düzenlenmesi, kamu personelinin haklarına sahip olması konusunda da benzer bir yaklaşıma sahibiz” gibi ucu açık, içeriği net olmayan, vaat niteliğinde cümleler kurulmuştur

.

Gerçek Enflasyon Rakamları Esas alınmalıdır!

 

Öncelikle KESK olarak 5,5 milyon kamu emekçisinin ve emeklinin yıllardır biriken yüzlerce

sorunu orta yerde dururken sadece bir kaç başlığı içeren üstelik vaat niteliğini aşmayan bir

yaklaşımın “Toplu Sözleşme teklifi” gibi sunulmasını kabul etmemiz mümkün değildir.

Maaş artışı teklifinden başlayacak olursak. “İşçiyi, memuru, asgari ücretliyi,  emekliyi enflasyona ezdirmeyeceğiz” söylemi artık hepimize bıkkınlık vermiştir.

Defalarca altını çizdik. Bu ülkenin emekçi sınıflarını, dar gelirli vatandaşlarını ezen Ali

Cengiz oyunları ile takla attırılan TÜİK enflasyonu yani resmi enflasyon değildir. Bu

ülkede hiç kimsenin neredeyse talimatlarla belirlenir hale gelen resmi enflasyon

verilerine, yine işsizlik verilerine güveni kalmamıştır. Bizleri yıllardır ezim,

ezim ezen sokakta, çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız hayatın gerçek enflasyonudur.

Buna rağmen tüm emekçi kesimler yıllardır hedeflenen resmi enflasyon verilerinin temel

alındığı maaş artışları ile daha fazla yoksullaştırılmış, reel geliri eritilmiştir. Üstelik Yeni

Ekonomi Program, Orta Vadeli Mali Program gibi programlarla-planlarla ilan edilen hedeflenen enflasyon rakamları daha üç beş ay geçmeden “revize edilmiştir”. Ancak bizim  aldığımız maaşlar-ücretler “revize edilmediği” için reel gelirimiz erimeye devam etmiştir.

 

Bu erimeyi çarptırılmış, takla attırılmış TÜİK verilerinde görmek artık mümkün değildir.

Bunun yerine yaşadığımız gerçek hayat pahalılığını yansıtan döviz ve altın fiyatlarına,

açlık ve yoksulluk sınırı verilerine bakmak yeterlidir.

2012’de başlanan Toplu Sözleşme sürecinden bugüne aradan geçen 9 yılda ortalama

kamu emekçisi maaşı ile alınan dolar 450 dolar azalmıştır.

Yine son dokuz yılda hem açlık hem de yoksulluk sınırı %216 artarken en düşük maaşta

yaşanan artış %174’te kalmıştır.

Son beş yılda ortalama maaşla alınan çeyrek altın sayısı 6,5 adet azalmıştır.

Yine en düşük maaş ile alınan dolar son iki yılda 84 dolar azalmıştır.

Son iki yılda asgari ücret %40 artarken kamu emekçilerinin maaşlarında yaşanan artış

%29,85 ‘te kalmıştır.

Son iki yılda temel tüketim maddelerinin fiyatlarında yaşanan artış %70’i aşmıştır.

 

Ücretler Belirlenirken Yoksulluk Sınırı Esas alınmalıdır!

 

Biz KESK olarak maaş artışlarımız konusunda en başından beri bu verilerden, 4 kişilik

bir ailenin insan onurunun gerektirdiği zorunlu ihtiyaçları karşılayabilmesi için yapması

gereken harcama düzeyi olan Yoksulluk Sınırını esas aldık. Tekliflerimizi “Hiçbir Kamu

Emekçisi Hanesi Yoksulluk Sınırı Altında Kalmasın” diyerek hazırladık.

Yıllardır yoksulluk sınırında yaşanan artış ile maaşlarımızda yaşanan artış arasındaki makas

açıldı. Dolayısıyla toplu sözleşme dönemlerinde istediğimiz maaş artışı oranı da her yıl biraz

daha arttı. Sadece son iki yılda hem açlık hem de yoksulluk sınırı %38,6 artarken kamu

emekçilerinin maaşlarında yaşanan artış %29,85 ‘te kalmıştır.

Buradan hareketle bu dönem teklifimizde eşi çalışmayan, iki çocuklu en düşük maaşı alan kamu emekçisinin eline geçen tutarın eş, çocuk, kira, yakacak, ulaştırma, yemek, ikramiye gibi kalemlerle Haziran itibari ile 9.332 TL olan 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını temel aldık.

Eşi çalışmayan, iki çocuklu en düşük maaşı alan kamu emekçisinin eline geçen tutarın söz

konusu yardımlar ve ikramiye ile birlikte 2022 Ocak itibari ile 10.4 TL’ye çıkarılmasını teklif

ettik. Buna göre tüm kamu emekçilerinin maaşlarının yardım, ikramiye kalemlerinin dışında

%43,5 artırılmasını talep ettik.

Geçmişte yoksulluk sınırındaki artışı, maaşlarımızdaki reel erimeyi görmeyen hatta KESK’in

maaş artışı tekliflerini ‘abartılı’ bulanlar bu dönem bizim maaş artışı teklifimize yakın artışlar

teklif etmiştir.

Peki, bu dönem ne oldu da diğer konfederasyonların maaş-ücret artışı teklifleri KESK’in

teklifine bu kadar yakınlaştı?

KESK olarak bizim teklifimiz açısından bir şey değişmemiştir. Çünkü biz her dönem

olduğu gibi bu dönemde yine aynı temel noktadan yani “Hiçbir Kamu Emekçisi Hanesi

Yoksulluk Sınırı Altında Kalmasın”noktasından hareket ettik. Ancak diğer

konfederasyonlar için bir şeylerin değiştiğini söyleyebiliriz.

2018 yılından itibaren daha fazla hissedilen, pandemi sürecinde daha fazla derinleşen kriz tüm

kamu emekçilerinin reel gelirini çok daha hızlı eritmiştir. Dolayısıyla hangi sendikanın üyesi

olursa olsun tüm kamu emekçilerinin yıllardır yaşadığı kayıp daha net görünür hale gelmiştir.

Yaşadığı kayıpların giderilmesini isteyen kamu emekçilerinin haklı beklentisi daha birkaç yıl

öncesine kadar hükümetin teklifinde yaptığı buçuklu artışları bile “tarihi başarı” olarak

gösterenlerin bu dönemki tekliflerini yükseltmeye mecbur bırakmıştır.

 

Önerilen Rakam TÜİK Enflasyonunun Bile Altında Kalmıştır!

 

Tüm bunlara rağmen dün yapılan maaş artışı teklifi hiçbir vatandaşın inanmadığı TÜİK

enflasyon rakamlarının bile altında kalmıştır.

Son bir yıllık genel enflasyonun yüzde 19, emekçi kesimler için en önemli kalem olan gıda

enflasyonun yüzde 25, yine önemli bir diğer kalem olan ulaştırma enflasyonun yüzde 24,62

olduğu koşullarda 5,5 milyon kamu emekçisine ve emeklisine 2020 yılı için altışar aylık dilimler halinde %5 +%6 oranları teklif edilmiştir.

Öte yandan tüm konfederasyonların tekliflerinde yer alan geçtiğimiz dönemin kayıplarının

telafisi ve refah payı talepleri tamamen görmezden gelinmiştir.

Sadece maaş artışları konusunda değil, kamu emekçilerinin yıllardır yaşadığı gelir vergisi

adaletsizliğine son verilmesi, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, farklı adlar altında

güvencesiz-sözleşmeli istihdam edilenlerin kadrolu-güvenceli istihdama geçirilmesi, ek gösterge adaletsizliğine son verilmesi başta olmak üzere temel sorunlarımıza yönelik hiçbir çözüm sunulmamıştır. Torpilin, kayırmanın kapsını sonuna kadar açan mülakat sitemine son

verilmesinden, kamu emekçilerini Hakem Kurulu vasıtası ile siyasal iktidarın iki dudağı

arasından çıkacak kararlara mahkûm eden-grev hakkımız yok sayan mevcut sistemin

değiştirilmesine, kadın kamu emekçilerine yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına kadar bir dizi önemli başlıkta tek bir kelime dahi edilememiştir.

Dolayısıyla dün iktidarın 5,5 milyon kamu emekçisine ve emeklisine yaptığı teklifin adı “Toplu Sözleşme Teklifi” değildir. Açlık sınırının 3 bin, yoksulluk sınırının 9 bin 500 TL’yi bulduğu,yaşanan gerçek hayat pahalılığının %40’ı aştığı koşullarda yapılan aileleri ile birlikte 20 milyonluk devasa bir kitleye yapılan teklifin adı sefalet, yoksulluk, güvencesizlik teklifidir.

Hiç kimsenin bu teklife değer yükleme çabasına girmeye, “maaş artışlarının üzerine bir, iki puan ilave edilirse çözülür” yaklaşımı sergilemeye, kamu emekçilerinden gizli kapalı kapılar ardında pazarlıklar yürütmeye hakkı yoktur.

Sözlerimizi kamu emekçilerine seslenerek tamamlamak istiyoruz.

Sevgili kamu emekçileri, sevgili emeklikler kim kendini nasıl nitelerse nitelesin her

süreçte olduğu gibi bu süreçte de asıl “yetki” sizlerdedir.

Bugüne kadar sizin adınıza ‘yetkili’ olarak masaya oturanların yaptığı yanlışların,

eksiklerin faturasını maaşlarınızda her yıl daha fazla erime, daha fazla yoksullaşma, daha

fazla güvencesizleşme ile ödediniz. Ödemeye de devam ediyorsunuz.

Artık yeter demenin vakti çoktan gelmiştir.

Bilin ki bu dönem diğer konfederasyonların özellikle maaş artışı tekliflerinde KESK’in

teklifine yakın rakamlar sunar pozisyona gelmesi sizin tabandan yarattığınız baskının

eseridir.

Ancak bu yeterli değildir. Daha önceki dönemlerde olduğu gibi bu dönem toplu sözleşme

sürecinin de hayal kırıklığı ile bitmemesi hangi sendikanın üyesi olursanız olun sizlerin

elindedir.

Aslolan, ekonomik, sosyal, özlük haklarımızda yaşadığımız kayıpların doruk noktasına

çıktığı bu kritik dönemde taleplerimiz için birlikte birleşik bir mücadelenin

büyütülmesidir.

Bu karanlık tablodan tek çıkış yolu yetkinin asıl sahiplerinin kamu emekçilerinin ve

emekliklerinin ortak sorunları için bir araya gelmesinden, “hak verilmez mücadele ile

alınır” ilkesi ile ortak mücadeleyi yükseltmesinden geçmektedir.

Biz KESK olarak her zaman olduğu gibi bugün de bir emek örgütü olmanın gereğini yerine

getirmek için,Kamu emekçilerinin, emekliklerin ortak hak ve çıkarlarını savunmak için üzerimize düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmeye hazırız.

Bunun için ayrım yapmaksızın hepinizi İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret, Güvenceli

İstihdam- Güvenli Gelecek, Demokratik- Adil Bir Çalışma Yaşamı, Halktan Yana Bir Kamu

Hizmeti, Grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık

Sistemi için Tüm Konfederasyonları, Kamu emekçilerinin birlikte ortak mücadele

etmeye, omuz omuza vermeye çağırıyoruz.

 

 

 

 

 

 

“Gölbaşı Gölü Ulusal Öneme Haiz Sulak Alanı”turizme kazandırılcak

0
AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, sulak alan olarak tescillenen Gölbaşı Gölü’nü, tabiat turizmi yapılabileceği bir yer haline getirmek istediklerini belirterek, “Önümüzdeki dönemde burası sadece Hatay’ın değil Türkiye’nin en önemli alanlarından bir tanesi olacak”
dedi.
Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde temiz suyu, manzarası, zengin flora ve faunasıyla dikkati çeken “Gölbaşı Gölü Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan” olarak tescillenen göl, yapılacak çevre düzenlemelerinin ardından turizme kazandırılacak. AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman ve Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Turgut Çangır, Adalar Mahallesi’nde Gölbaşı Gölü’nde incelemelerde bulundular.
Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Turgut Çangır, burada yaptığı açıklamada Gölbaşı Gölü’nün bölgede bulunan sulak alanlardan çok önem taşıyan bir göl olduğunu ifade ederek, “Bozkırın ortasında yeşil bir vaha alana baktığımızda nilüfer çiçekleri ile kaplanmış burası ile ilgili Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüzün ve üniversitedeki hocalarımızla beraber güzel bir proje çalışması yapıldı. Alanının da Tarım Ve Orman İl Müdürlüğü üzerinden mera vasfında olduğu için çalışmalarımızın hızlı yapılabilmesi için Kırıkhan Belediyesi’ne tahsisini yaptırdık. Şuanda projedeki son aşamalardayız. 2 ay içerisinde burada çok güzel bir proje çalışması başlayacak. Yörenin turizmine, okulların eğitimine, yöre insanın dinlenmesine çok yönlü bir proje olacak” dedi.
AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman da projenin ilçe için en önemli projelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Biz sürekli yollar, köprüler yapıyoruz ama tabiata dair en önemli projelerden bir tanesi Amik Gölü’nün son gözyaşı damlası Gölbaşı Gölümüzle ilgili bir projemiz var. Projemizde çok ilerledik” dedi.

Erzin ilçesinde Trafik Kazası Ölü ve Yaralılar Var

0
Erzin ilçesi Yeşil Mahallede E5 Karayolu üzerinden Kontrolden Çıkan Otomobil Takla Attı
Kazada Otomobil içerisinde Bulunan 1 kişi Hayatını kaybetti 3 kişi yaralandı olay yerine çağrılan sağlık ekipleri Yaralılar Dörtyol Devlet Hastanesine kaldırıldı

Prof. Dr. Berkant Ödemiş yazdı:”Ateşi Yükselen Dünya!-1″

0

Prof. Dr. Berkant Ödemiş
MKÜ. Zir. Fak.
Biyosistem Müh. Öğr. Üyesi

Prof. Dr. Berkant Ödemiş

Ateşi Yükselen Dünya!-1

‘Susuz Yaz’ filmini seyrettiniz mi?. Ege’nin kurak topraklarındaki köylerden biri… Su sıkıntısı çeken köy halkı, yaşayabilmek için suya, su içinse su kaynaklarını arazisinde bulunduran Osman ve Hasan isimli kardeşlere muhtaçtırlar. Berlin de Altın Ayı ödülünü kazanan ‘Susuz Yaz’, içerisinde barındırdığı kuvvetli siyasi taşlamaları ile politik sinemamızın az sayıdaki örneğinden biridir. Film, suyun eksikliğinin insanın sosyolojik ve psikolojik yapısına ne denli önemli etkilerde bulunduğunu ve sosyal ilişkilerdeki ‘değerini’ irdeliyor. 1973 yılı yapımı film, kendi dönemini olduğu kadar gelecekte yaşanacakları da özetler nitelikte. Geçmişte olağan ve geçici iklimsel koşullara bağlı olarak gelişen bir çok hava olayı bugün küresel olarak artan karbon emisyonlarının sorumluluğu altında. Üstelik geçmişe nazaran daha yıkıcı bir süreç söz konusu. Çünkü artık değişimin esas sorumlusu doğa değil, İnsan ve onun bitmek bilmeyen tüketim çılgınlığı. Belirli alanlarda seyrek görülen afetler günümüzde olağan bir hal aldı.

Karbon emisyonlarındaki artışa bağlı olarak atmosferde yükselen CO2 seviyesi binlerce yıldır stabil seyreden sıcaklığın artmasına neden oldu. CO2 artışının kanıtlandığı 1958 yılında atmosferdeki CO2 oranı 315 ppm (milyon litre hava karışımında 315 litre CO2) düzeyindeydi. Oysa 19 yy. ’da CO2 konsantrasyonu 280 ppm civarındaydı. İki zaman aralığında % 12’nin üzerinde bir artış söz konusu. Daha sonraki araştırmalar CO2’in yılda 1.5 ppm yükseldiğini gösterdi. Sorumlu tarım teknikleri, beslenme düzeni gibi bir çok ikincil unsurun yanısıra kömür ve petrol gibi fosil enerji kaynaklarıydı. Kömür, dünyada yaklaşık 980 milyar ton civarında ve çıkarılması en kolay fosil yakıt. Yandığı anda ortaya karbondioksit gazı (CO2) çıkıyor ve bu CO2 atmosfere dağılıyor. Olağan koşullarda atmosferdeki gazlar içerisinde CO2’nin oranı yaklaşık %0.04. Ancak CO2’nin önemli bir özelliği var; yeryüzüne gelen ısının yansıyarak dünyadan uzaklaşması gereken bölümünü tutarak ısıyı hapsedebiliyor. Yani canlılar için önemli atmosfer tabakasının üzerine ikinci bir katman gibi dağılıyor ve yansıyarak uzaya gitmesi gereken ısıyı bu katman ile yer yüzeyi arasında hapsediyor. Hapsedilen ısı küresel ölçekte sıcaklığın artmasına ve iklim dinamiklerinin alt üst olmasına neden oluyor. Buharlaşma artıyor, daha kuvvetli fırtınalar oluşuyor, sıcaklık değişimleri oluşamadığından yağış miktarları azalıyor. Bütün bu sürecin en fazla etkilediği kaynak SU!. Yağmuru oluşturan dinamikler olağan süreçlerden geçmediği için yağışlar azalıyor ve kuraklık olağan hale geliyor. İnsanlığın besin deposu olarak bilinen kurak yarı kurak alanlardaki (ki Türkiye’de bu alanda yer alıyor) bitkiler artan sıcaklık ve yeterince yağmayan yağmur nedeniyle suya daha fazla gereksinim duyuyor. Son 10 yılda küresel su talebi 6–7 kat arttı; bu oran dünya nüfusu artış oranının iki katından fazla. Bugün Dünyanın bir çok bölgesinde insan kullanımına sunulan suyun miktarı kentlere su sağlayan su kaynaklarının yetersizliği nedeniyle azalma eğiliminde. Suyun bilinçli kullanımına yönelik eğitsel çalışmaların yanısıra tasarruf sağlayan su dağıtım sistemleri giderek yaygınlaşmakta.

Bununla birlikte talebe yönelik olarak sürekli arz oluşturma yöntemi tartışmalı bir noktaya evrilmekte. Kontrolsüz talebe yönelik olarak sürekli arz oluşturma faaliyetinin bir sonu olmadığı artık net bir şekilde görülüyor.
İklim değişikliği sonucu oluşması kuvvetle muhtemel felaketlerin yıkıcı şekilde hissedileceği artık herkes tarafından biliniyor. Akdeniz ve Egede orman yangınları ve kuraklık ile ortaya çıkan felaketler Karadenizde seller ile karşımıza çıkıyor. Bu felaketlerin sayısının, şiddetinin, etkilediği alanın her geçen yıl artacağı kesin. Artık iklim değişiminin etkilerini göz ardı ederek yaşantımız devam etmemiz mümkün değil. Bir örnekle yazıyı noktalayalım. Son 30 yılda yağış miktarlarının azalması nedeniyle 1000 m2 alanda 77 ton yağmur suyunu kaybettik ve her geçen yıl kaybettiğimiz su miktarı artıyor. 77 ton su ayda 10 ton su kullanan bir evin yaklaşık 7 aylık su gereksinimi. Yıkadığınız 12 tabaktan 7 sini, suladığınız 1000 m2 alanın 700 m2 sini, içtiğiniz günlük 12 bardak sudan 7 bardağını son 30 yılda kaybettik. Artan nüfusu düşündüğümüzde yaşanacak stresin şiddeti gelecek yıllarda dahada artacak. Konuya giriş niteliğindeki bu yazıdan sonra bir sonraki makalede hem Türkiye de hem de Dünyada İklim değişikliğinin etkilerini ve çözüm önerilerini tartışacağız.

Hatayspor’un Teknik Direktörü Ömer Erdoğan, “Maalesef bugün çok tutuk bir futbol sergiledik.”

0
Süper Lig’in ilk haftasında sahasında Kasımpaşa ile 1-1 berabere kalan Atakaş Hatayspor‘un Teknik Direktörü Ömer Erdoğan, “Maalesef bugün çok tutuk bir futbol sergiledik.” dedi.
Erdoğan, maçın ardından düzenlediği basın toplantısında bugün ilk defa kendi yeni stadları ve uzun süre sonra taraftarlarının önünde oynadıkları maçta galip gelmek istediklerini belirtti.
Maç öncesi tüm hazırlıklarının galibiyete yönelik olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
“Maçta açıkçası çok galip gelmek istiyorduk. Maç öncesi bütün hazırlıklarımız da galibiyete yönelikti. İstediğimiz şekilde oyuna başlayamadık. İlk yarı özellikle orta sahada rakibe çok rahat bir şekilde pas yapmasını sağladık. Hem top bizdeyken hem top rakipteyken çok doğru pozisyon alamadık. Özellikle oynadığımız 3 hazırlık maçını kıyaslarsak maalesef bugün çok tutuk bir futbol sergiledik. Bunun nedeni de açıkçası acaba oyuncularımızın bu galibiyet arzusundan oluşan stresten mi, oyuna iyi başlayamama nedeninden mi bir türlü oyuna giremedik. Tabi golü yedikten sonra tamamen oyuncularımız açıkçası stres ortamına girdi. İstediğimiz şekilde ilk yarıyı değerlendiremedik.”
Erdoğan, ikinci yarı oyunsal değişikliklerle daha önde istedikleri şekilde top tutan, pas yapan ve kenarlardan hücumu denediklerini kaydetti.
İkinci yarı sürekli gol arayışı içinde olduklarını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
“Daha çok üçüncü bölgede çoğalan bir Hatayspor izlettirdik. Haklı bir beraberliği yakaladık. Ondan sonra ikinci golü de aradık açıkçası. Daha yolun başındayız eksikliklerimiz var. Bunları inşallah önümüzdeki günlerde, haftalarda tamamlayıp alıştırdığımız, taraftarlarımıza izlettirdiğimiz, Türk futboluna da geçen sene izlettiğimiz keyifli daha çok hücuma oynayan, daha çok pozisyona giren bir Hatayspor yaratmak istiyoruz. Biz buradan ders çıkaracağız. Eksikliklerimizi tespit edeceğiz. Ona yönelik çalışma yapıp inşallah önümüzdeki maça daha iyi bir takım olarak sahaya çıkacağız.”

Sedat Peker İn iddiaları Hatay’a ulaştı  ATSO Başkanı Çinçin Burhan Kuzu’nun kendisini  ATYA Enerji şirketi için aradığını söyledi

0

ATSO başkanı Hikmet Çinçin Burhan Kuzu’nun kendisini arayarak Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın Hatay’da kurulu bulunan katı atık düzenleme dopolama alanıyla ilgili yaptığı itirazlardan vazgeçmesi yönünde telkinde bulunduğunu ifade etti.


Çinçin’in iddiasına göre Hatay’ın Antakya ilçesi Gökcegöz Mahallesi’nde bulunanan Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne ait katı atık bertaraf tesisi kapasite artışı yapmak istedi. Ticaret ve Sanayi Odası bu alan içerisinde vahşi depolama yapıldığı gerekçesiyle buna karşı çıktı.
Çinçin’in iddiasına göre Tesis içerisinde bulunan ATYA Enerji santrali sahibi Metin Yıldız Burhan Kuzu’yla görüşerek Antakya Ticaret ve Sanayi Odasının kapasite artışına karşı çıkmaması için konuya müdahil olmasını söyledi.
Bunun ardından Burhan Kuzu Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin’i arayarak bu yönde telkinde bulundu.

SİYASETEN DE TANIŞIRIM İKTİDARA YAKIN BİRİYİM

İddiaların odağındaki ATYA Enerji sahibi Metin Yıldız karşıpencere’ye yaptığı açıklamada “Burhan Kuzu’yu hayatımda iki defa gördüm. Bu meseleyle ilgili de hukuki destek almak için kendisini aradım. Fakat bunun ardından Burhan Hoca birilerini aramışmıdır bilemem” dedi.
Sorulara kaçamak cevaplar veren Metin Yıldız’a neden hukuki destek almak için Hatay’dan herhangi bir avukata ulaşmadığı sorulduğunda ise “ben kendisiyle siyaseten de tanışırım iktidara yakın biriyim neticede” ifadelerini kullandı.

Cincin:”Beştepe’den bir telefon geldi bana.
Arayan kişi Burhan Kuzu’ydu. Süreci uzatmamamı istedi.”

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin de karşıpencere’ye yaptığı açıklamada “Ben Ticaret ve Sanayi Odası Başkanıyım. Hatay Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama alanında kapasite artışı yapmak istedi. Bizlerde o alanda vahşi depolama yapıldığını ve ekosisteme ciddi zarar verildiğini söyledik.
Bu nedenle bir çok yetkili kurumla yazışmalar yaptık. Kapasitenin artmaması ve başka bir alana çoplerin dökülmesi için. Ayrıca bu çöp tesisinin hemen yanı başında Ortadoğu’nun en büyük entegre damızlık tavuk tesisi bulunmakta.
Kapasite artışı olursa bu tesis bundan olumsuz etkilenecekti. Düşünebiliyor musunuz bir tavuk üretim tesisinin yanında katı atık tesisi var ve bu tesis alanı daha da genişletmek istiyor. Bu tesisin içerisinde ATYA Enerji şirketine ait birde enerji santrali bulunuyor. Bu şirket metan gazından elektrik üretiyor.
Biz tüm yazışmalara devam ederken bir gün Beştepe’den bir telefon geldi bana.
Arayan kişi Burhan Kuzu‘ydu. Süreci uzatmamamı istedi.
Atık tesisinin içinde enerji santrali bulunduğunu ifade ederek bu işten vazgeçmem yönünde telkinde bulundu. Burhan Kuzu’yu aratan kişinin Metin Yıldız olduğunu düşünüyorum.
Fakat biz Ticaret ve Sanayi Odası olarak doğru bildiğimiz yoldan vazgeçmedik. Bu alanda vahşi depolama yapılıyor. Tüm görüntüler elimizde mevcut.” dedi.

TIR dorsesindeki borular yola savruldu

0
Belen’de facianın eşiğinden dönüldü; TIR dorsesindeki borular yola savruldu
Belen iskenderun Tem Otoyolu Üzerinde Boru Yüklü Tır Seyir Hâlindeki olduğu sırada dorsede bulunan doğalgaz hattı boruları henüz bilinmeyen bir nedenle yola saçıldı Trafik Güvenlik nedeniyle Tek Şeritten Verildi

3 otomobilin karıştığı trafik kazasında 3 kişi yaralandı.

0
Kırıkhan ilçesinde 3 otomobilin karıştığı trafik kazasında 3 kişi yaralandı.
Kumlu kara yolu kavşağında otomobil, sürücüsünün kontrolünden çıkarak iki otomobile çarptı.
Kazada yaralanan A.K. ile diğer araçlardaki B.K. ve G. A. ambulansla Kırıkhan Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Kara yolunda trafik bir süre kontrollü sağlandı

E-5 Kara yolunda çıkan yangın korkuttu

0

 İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesinde  bulunan iki katlı binanın üst katındaki dairede çıkan yangın korkuttu.

 E91 Karayolu PTT kavşağı yakınında bulunan bir evin penceresinden yükselen dumanlar yerini kısa sürede hızla alevlere bıraktı.

Bölgede bulunan vatandaşlar durumu 112 acil çağrı merkezine bildirdi. Yangın yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Alevlerin yükseldiği binadaki yangına itfaiye ekipleri yoğun bir şekilde müdahale etti. Bu sırada çevreye yayılan duman ise uluslararası E91 Karayolu üzerinde seyir halindeki araçların sürücülerine de zor anlar yaşattı. İtfaiye ekiplerinin yoğun çabası sonucunda yangın çevredeki binalara sıçramadan söndürülmesiyle herkese derin bir nefes aldı.

Dörtyol’da Kaza! Payaslı Gürkan Sümer Hayatını Kaybetti

0

Erzin Dörtyol Tem Otoyolu Üzeri Kuzuluculu Mahallesi Civarında Gürkan Sümer Yönetimindeki Otomobil Kontorolden Çıkarak Bariyerlere Çarpıp Durabildi Kazada Sürücü Gürkan Sümer Hayatını kaybetti Eşi Yaralandı.

Gürkan Sümerin Eryılmaz Demir Çelik Fabrikasında Çalıştığı Ailesi ile Birlikte Yolculuk Yaptığı Kazada Aileden Yaralanan Olmadığı Öğrenildi.

Merhuma Allahtan Rahmet Acılı Ailesine Ve tüm sevenlerine Sabır Ve Başsağlığı dileriz

İskenderun’da Kaldırım Kenarları Turuncu-Mavi’ ye Boyanıyor!

0
İskenderun‘un bir çok yerinde kaldırım kenarları Turuncu-Maviye boyanıyor. İskenderun Belediue Baskanı M. Fatih Tosyalı Konuyla ilgili açıklama yaptı.
Açıklama şu şekilde;
 “Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerimiz kent genelinde farklı noktalarda kaldırım ve refüjlerde boyama çalışması yapıyor.

“TURUNCU MAVİ KENTİMİZE YAKIŞIYOR!”

Ekiplerimiz kaldırım ve refüjlerdeki bordür taşlarını turuncu maviye boyayarak, ilçeye görsel güzellik katıyor.”

Murat Kayış’ın Annesi Fatma Kayış Gözyaşları İçinde Toprağa Verildi

0

Çelik-İş Sendikası İskenderun Şube Sekreteri ve CHP Belediye Meclis üyesi Murat Kayış’ın annesi Fatma Kayış Karayılan Mahallesinde gözyaşları arasında toprağa verildi…

KAYIŞ AİLESİ YASTA

Çelik-İş Sendikası İskenderun Şube Sekreteri ve CHP Belediye Meclis üyesi Murat Kayış‘ın annesi ve uzun zamandan beri tedavi gören 67 yaşındaki Fatma Kayış Karayılan Mahallesi Çamlık Caminde kılınan cenaze namazının ardından Karayılan mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi…
Cenaze törenine Hatay Milletvekilleri Abdulkadir Özel ile Suzan Şahin, Ticaret ve Sanayi Eski Bakanı Mehmet Dönen, İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı, CHP İskenderun İlçe Başkanı Yusuf Mansuroğlu, CHP Yönetim kurulu üyeleri, CHP İskenderun Belediye Meclis üyeleri, Çelik-İş sendikası Genel Merkez Mali Sekreteri Bayram Altun, Çelik-İş Sendikası  Eski Genel Başkanı Cengiz Gül, Çelik-İş sendikası İskenderun Şube Başkanı Mehmet Güngör, Adana Şube Başkanı Sedat Aydın, Osmaniye Şube Başkanı Mehmet Gündüz, Şubelerin Yönetim kurulu üyeleri. Eski Belediye Başkanları,

İş adamları, spor adamları ve kalabalık sevenleri katıldı.

Başkan Savaş Belenli Muhtarlarla Buluştu

0

 

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Belen’de, hizmette çözüm ortağı olarak gördüğü mahalle muhtarları ile bir araya geldi.

Belenli muhtarlar tarafından samimiyetle ağırlanan Başkan Savaş, HBB’nin Hatay’da en çok çalışan kurum olduğunu ifade ederek Belen’de yapılan hizmetleri ve altyapı çalışmalarını anlattı.

Başkan Savaş, Belenli muhtarların talep ve isteklerini dinledi. Mahalle muhtarları, yapılan hizmetler dolayısıyla Başkan Lütfü Savaş’a teşekkür etti.

Lütfü Savaş, Belen’deki Müftüler ve Fatih mahalleleri ziyaretlerinin ardından Arsuz Nergizlik Mahallesi’nde mahalle sakinleri ile buluştu.

Ziyaretler sonrasında Savaş, İskenderun ile Arsuz ilçesini birbirine bağlayan Uğur Mumcu Caddesi’nde yapılan asfalt çalışmasını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgiler aldı.

Gümrük Muhafaza ekipleri Cilvegözü sınr kapısında 2 bin 533 tarihi sikke ele geçidi

0

Ticaret  Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince Cilvegözü Gümrük Kapısı’nda gerçekleştirilen operasyonda, TIR’ın çekicisine gizlenen, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait 2 bin 533 tarihi sikke ele geçirildi.

 

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cilvegözü Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü personeli devriye faaliyeti yürüttüğü sırada şüphe üzerine TIR, X-ray tarama cihazına sevk edildi. Yapılan taramada, TIR’ın çekicisinde şüpheli yoğunluğa rastlanıldı. Arama hangarındaki detaylı kontrollerde, TIR’ın çekicisinin ön konsolunda gizlenen 8 paket bulunduğu, paketlerin içinde de tarihi eser görünümünde sikkelerin olduğu belirlendi. Ele geçirilen sikkeler, inceleme yapılmak üzere Hatay Müze Müdürlüğü’ne gönderildi.

Hatay Müze Müdürlüğü‘nün yaptığı incelemede; sikkelerden 308’inin Helenistik döneme, 2 bin 16’sının Roma ve 209’unun da Bizans dönemine ait olduğu saptandı. Sikkeler, Hatay Müze Müdürlüğü’ne teslim edilirken, sorumlular hakkında ‘Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet’ suçundan başlatılan soruşturmaya devam ediliyor.

İskenderun’da Polis Esrar ve Sentetik Kannabionid yakalandı

0

 

İskenderun ilçesinde 17 gram esrar ile 167 gram sentetik kannabionid yakalandı.

Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, İskenderun NSM Grup Amirliği görevlilerince uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda H.O. ile Y.S. isimli şahısların içerisinde bulunduğu 31…plaka sayılı araç ilçe girişinde durdurulmuş, araçta narkotik dedektör köpeği eşliğinde yapılan aramada; 17 gram Esrar, 167 gram Sentetik Kannabionid ele geçirilirken, Şahıslara TCK 188’den adli işlem yapılarak adli makamlara mevcutlu sevk edilmek üzere gözaltına alındıkları belirtildi.

İskenderun’lu Bankacı Sevik’in Kastamonu’da sele kapılan cansız bedenine ulaşıldı.

0
Kastamonu’daki sel felaketinde kaybolan İskenderun’lu hemşehrimiz Ertuğrul Sevik’in bugün cansız bedenine ulaşıldı.
Kastamonu Ziraat Bankası’nda memur olarak çalışan Sevik’in vefatı başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerini derin üzüntüye boğdu.

İskenderun  Polisinin uyuşturucu ile mücadelede 7 günlük operasyonlarında 61 şüpheliyi  gözaltına alındı

0
İskenderun İlçe emniyeti narkotik polisi, son 7 günlük uyuşturucuya yönelik mücadele kapsamında 61 şüpheliyi yakalayıp gözaltına aldı
İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince 3 ile 11 Ağustos tarihleri arasında uyuşturucu satıcılarına ve kullanıcılarına yönelik yapılan çalışmalarda 61 şahıs yakalandı ve haklarında adli işlem uygulandı
Şüphelilerde hassas terazi,4 av tüfeği, 5 tabanca ele geçirilirken, yakalanan uyuşturucu maddeler şunlar:
◾ 1239,46 gram sentetik kannabinoid,
◾ 3642 adet captagon,
◾ 45,89 gram metamfetamin,
◾ 568,70 gram esrar,
◾ 5 adet dişi hint keneviri,
◾ 6 adet özel reçeteye tabi uyuşturucu hap,
◾️ 6 gram toz amg maddesi
◾️ *1 gram eroin *
İskenderun NSM Grup Amirliği görevlilerince uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda ayrıca H.O. ile Y.S. isimli şahısların içerisinde bulunduğu 31…plaka sayılı araç ilçe girişinde durduruldu ve , araçta narkotik dedektör köpeği eşliğinde yapılan aramada;
◾️ 17 gram ESRAR,
◾ 167 gram SENTETİK KANNABİONİD,
ele geçirildi
İskenderun narkotik polisi, HO ile YS adlı şüphelileri gözaltına aldı
Bu arkada Antakya’ya abğlı Ekinci ile Defne7ye abğlı çekmece’deki iki kontrolde uyuşturucu ile 4 kişi yakalandı
Hatay Nsm Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucuyla mücadele kapsamında sokak satıcılarına yönelik olarak yapılan çalışmalarda M.B. ve N.B.isimli şahısların Çekmece Mahallesine bulunan ikametinde yapılan aramada;
700 gram Kubar Esrar
▪️ Boyları 30 cm ile 70 cm arasında değişen Kenevir Bitkisi ele geçirilirken, Antakya’ya abğlı Ekinci mahallesinde de F.D. ve yabancı uyruklu A.A. isimli şahısların ikametinde narkotik dedektör köpeği ile yapılan aramada;
* 3 kilo 798 gram METAMFETAMİN*
▪️ 12.425₺ nakit para
ele geçirildi,şüphelilere TCK 188’den adli işlem uygulandı

Murat Kayış’ın anne acısı

0
Karayılan Eski Belediye Başkanı Merhum Erdal Kayışın Eşi Özçelik İş Sendikası İskenderun Şube sekreteri Murat Kayış’ın annesi Fatma Kayış vefat etti.
Cenazesi yarın saat 10:00 da Karayılan Çamlık mezarlığında defnedilecek.

park yasağını ihlal eden araç toprak kayması nedeniyle inşaat alanına düştü.

0

Dörtyol Eski Hal İçi Projesi devam ederken uyarı levhası bulunmasına rağmen çıkmaz sokağa girerek park yasağını ihlal eden araç toprak kayması nedeniyle inşaat alanına düştü.

İnşaat alanındaki iş makinalarının müdahale ettiği araç güvenli bir alana çekildi.

Dörtyol icadiye’de Otomobil Motosikleti Altına aldı 1 yaralı

0

Dörtyol İlçesi icadiye Mahallesi Erzin Yolu Üzerinde Otomobil ile Motosikletin Karıştığı Trafik Kazasında Motosiklet Sürücüsü Yaralandı

.

Kaza Yerine Çağrılan Sağlık Ekipleri Tarafından Yaralı Dörtyol Devlet Hastanesine kaldırıldı