Pazar, Mayıs 3, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 27

4 DEAŞ’ örgütü mensubu tutuklandı

0
HATAY'DA POLİS EKİPLERİ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN OPERASYONDA YAKALANAN 4 DEAŞ TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUBU MAHKEMECE TUTUKLANDI. (ESMA KURAL/HATAY-İHA) Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.

HATAY (İHA) – Hatay’da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.

 

HATAY’DA POLİS EKİPLERİ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN OPERASYONDA YAKALANAN 4 DEAŞ TERÖR ÖRGÜTÜ MENSUBU MAHKEMECE TUTUKLANDI. (ESMA KURAL/HATAY-İHA)
Hatay’da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.

Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince DEAŞ terör örgütü faaliyetlerinin tespit ve deşifre edilmesine yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. Yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde; DEAŞ terör örgütü içerisinde silahlı faaliyetlerde bulundukları ve çatışma bölgeleriyle bağlantılı oldukları yönünde haklarında bilgiler bulunan 4 şahıs, 3 Nisan günü Erzin ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda yakalanarak gözaltına alındı.
Şahıslar çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine sevk edildiler.

Çocuğun parmağına sıkışan yüzük cıkarıldı

0
HATAY'DA OYUN OYNARKEN ÇOCUĞUN PARMAĞINA SIKIŞAN YÜZÜK, İTFAİYE EKİPLERİ TARAFINDAN KESİLEREK ÇIKARTILDI. YÜZÜK ÇIKARMA OPERASYONU ESNASINDA 'KORKUYORUM' DİYEREK GÖZYAŞLARINA BOĞULAN ÇOCUĞU İTFAİYE EKİPLERİ VE ANNESİ TESELLİ ETTİ. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA) Hatay'da oyun oynarken çocuğun parmağına sıkışan yüzük, itfaiye ekipleri tarafından kesilerek çıkartıldı. Yüzük çıkarma operasyonu esnasında 'korkuyorum' diyerek gözyaşlarına boğulan çocuğu itfaiye ekipleri ve annesi teselli etti.

oyun oynarken çocuğun parmağına sıkışan yüzük, itfaiye ekipleri tarafından kesilerek çıkartıldı. Yüzük çıkarma operasyonu esnasında ‘korkuyorum’ diyerek gözyaşlarına boğulan çocuğu itfaiye ekipleri ve annesi teselli etti.

HATAY’DA OYUN OYNARKEN ÇOCUĞUN PARMAĞINA SIKIŞAN YÜZÜK, İTFAİYE EKİPLERİ TARAFINDAN KESİLEREK ÇIKARTILDI. YÜZÜK ÇIKARMA OPERASYONU ESNASINDA ‘KORKUYORUM’ DİYEREK GÖZYAŞLARINA BOĞULAN ÇOCUĞU İTFAİYE EKİPLERİ VE ANNESİ TESELLİ ETTİ. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
Hatay’da oyun oynarken çocuğun parmağına sıkışan yüzük, itfaiye ekipleri tarafından kesilerek çıkartıldı. Yüzük çıkarma operasyonu esnasında ‘korkuyorum’ diyerek gözyaşlarına boğulan çocuğu itfaiye ekipleri ve annesi teselli etti.

İskenderun ilçesinde parmağına yüzük sıkıştıran çocuğun ailesi soluğu itfaiye istasyonunda aldı. Hatay Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı itfaiye ekipleri yüzüğü çıkarmak için çalışma başlattı. Yüzük kesme operasyonu esnasında küçük çocuk gözyaşlarına boğuldu. Çocuğun parmağında sıkışan yüzük, itfaiye ekipleri tarafından kesilerek kurtarıldı. Gözyaşlarına hakim olamayarak ‘korkuyorum’ diyen çocuğuysa annesi ve itfaiye ekipleri teselli etti.
(SC-VK-SO-Y)

Atakaş Hatayspor – Adana Demirspor: 4-0

0

STAT: Sarıseki Fuat Tosyalı Spor Kompleksi

HAKEMLER: Melek Dakan, Ömer Tevfik Özkoç, Ferhat Çalar

ATAKAŞ HATAYSPOR: Emir Dadük – Seyit Gazanfer (Dk. 85 Ersin Aydemir), Hakan Çinemre, Yiğit Ali Buz, Engin Can Aksoy (Dk. 18 Sinan Özen), Muhammet Gönülaçar, Osman, Chaadaev, Ünal Durmuşhan (Dk. 85 Ali Yıldız), Baran Sarka (Dk. 74 Deniz Aksoy), Ating (Dk. 75 Ensar Arslan)

ADANA DEMİRSPOR: Eren Fidan – Enes Demirtaş, Yusuf Buğra Demirkıran, Ali Fidan, Osman Kaynak (Dk. 88 Aykut Sarıkaya), Kayra Saygan, Gökdeniz Tunç, Toprak Bayar (Dk. 88 Mert Baş), Kürşat Türkeş Küçük, Seyfi Efe Irga (Dk. 46 Muhammed Ergen), Mert Menemencioğlu (Dk. 88 Arda Özkanbaş)

GOLLER: Dk. 5 Osman Kaynak (K.K), Dk. 32 Ating, Dk. 83 Ünal Durmuşhan, Dk. 90+3 Deniz Aksoy (Atakaş Hatayspor)

KIRMIZI KART: Dk. 18 Chaadaev (Atakaş Hatayspor)

SARI KARTLAR: Yiğit Ali Buz, Seyit Gazanfer (Atakaş Hatayspor), Ali Fidan (Adana Demirspor)

 

 

 

1’inci Lig’in 34’üncü haftasında Atakaş Hatayspor, evinde konuk ettiği Adana Demirspor’u 4-0 mağlup etti.

5’inci dakikada Atakaş Hatayspor öne geçti. Sol kanatta topu alan Ünal, rakiplerini çalımlayarak ceza sahasına girdi ve pasını Baran’a verdi. Baran’ın sol tarafa çekerek yaptığı şutta Osman’a çarpan top, ağlara gitti: 1-0.

32’nci dakikada Atakaş Hatayspor farkı 2’ye çıkardı. Sol kanattan kullanılan köşe vuruşunda arka direkte Osman’ın kafa vuruşunda kaleci topu ceza sahası içine sektirdi. Penaltı noktası civarında topla buluşan Ating, bekletmeden vuruşunu yaparak topu ağlarla buluşturdu: 2-0.

Karşılaşmanın ilk yarısı Atakaş Hatayspor’un 2-0’lık üstünlüğüyle tamamlandı.

83’üncü dakikada Atakaş Hatayspor 3’üncü golü buldu. Orta sahada kazanılan topu alan Ensar, çalımlarla rakip ceza sahasına sokulup içeriye ortaladı. Ünal’ın gelişine şutunda top ağlara gitti: 3-0.

90+3’üncü dakikada Atakaş Hatayspor farkı 4’e çıkardı. Sağ kanattan çalımlarla rakip ceza sahasına sokulan Emir’in pasında topu önüne alan Deniz’in yerden sert şutunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 4-0.

Karşılaşma Atakaş Hatayspor’un 4-0 üstünlüğüyle sona erdi.

Akademi Hatay, dijital ortama taşındı.

0

 

HBB İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Akademi Hatay, https://akademi.hatay.bel.tr/ adresi üzerinden erişime sunulan platform sayesinde, daha önce manuel olarak yürütülen tüm eğitim süreçleri artık dijital ortama taşındı.

Yeni sistemle birlikte kullanıcılar; hızlı arama motoru, kurs branşlarının incelenmesi, eğitim merkezleri ağına erişim, online başvuru, kursiyer bilgi formu doldurma, kurs başvurusu ve filtreleme, başvuru takibi ile ön başvuru sistemi gibi birçok hizmetten tek platform üzerinden yararlanabiliyor.

HBB yetkilileri, hayata geçirilen bu dijital dönüşümle hem işlem süreçlerinin hızlandırıldığını hem de eğitim hizmetlerine erişimin herkes için daha pratik hale getirildiğini vurguladı.

Akademi Hatay, sunduğu yenilikçi altyapı ile vatandaşların kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlamayı hedeflerken, eğitimde fırsat eşitliğini de güçlendirmeyi amaçlıyor

İSTE’de ‘Deniz Örf ve Adetleri’ Zirvesi…

0

 

Denizcilik kültürünün önemli unsurlarından biri olan örf ve adetlerin ele alındığı ‘Deniz Örf ve Adetleri’ Zirvesi İskenderun Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

 

İMEAEK Deniz Ticaret Odası İskenderun Şubesi’nin katkılarıyla İskenderun Teknik Üniversitesi Gemi Bina salonunda yapılan programa sektörün önde gelen isimleri, akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

Programa İskenderun Sahil Güvenlik Doğu Akdeniz Grup Komutanı Yarbay Onur Emir, İskenderun Bölge Liman Başkanı Atilla Piralloğlu, İMEAEK Deniz Ticaret Odası İskenderun Şube Başkanı Kemal Kutlu, Türk LOYDU Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Gürsel Yıldız, Baş Kılavuz Kaptan Murat Aşkar, UEİM Daire Başkanı Dural İşler, Kaptan Mustafa Şaban Elmas da katıldı.

Denizcilik mesleğinde örf ve adetlerin önemine dikkat çeken Kaptan Levent Ülker deniz örf ve adetlerinin yazılı olmayan ancak mesleğin temelini oluşturan kurallar bütünü olduğunu vurgulayarak, “Bizim için önemli olan deniz örf ve adetleri hakkında bilgi edinmek ve farkındalık kazanmaktır. Bu zirvenin hem mesleki farkındalık oluşturacağına hem de geleceğin denizcilerine yol göstereceğine inanıyoruz” dedi.

Üniforma kullanımının da denizcilik kültürünün önemli bir parçası olduğuna değinen Ülker, üniformanın disiplin, sorumluluk ve mesleki aidiyet duygusunu pekiştirdiğini, üniformanın öğrencilerde düzenli alışkanlıklar kazandırdığını, kurallara uyum bilincini geliştirdiğini ve mesleğe hazırlık sürecinde önemli rol oynadığını söyledi.

Türk LOYDU Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Gürsel Yıldız ise denizcilikte örf ve adetlerin meslek hayatı içerisinde tecrübeyle kazanıldığının altını çizerek, üniversite eğitiminde bazı teknik konuların yeterince detaylı işlenemediğini, bu eksikliklerin ise meslek hayatında öğrenildiğini dile getirdi.

Türk Loydu hakkında da bilgi veren Yıldız, kurumun 1962 yılında Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin milli klas kuruluşu olduğunu, Türk Loydu’nun gemilerin klaslama ve denetim işlemlerini gerçekleştirdiğini, kurumun aynı zamanda öğrencilere burs desteği sağladığını ifade ederek şu anda 225 öğrenciye burs verdiklerini kaydetti.

Zirvede ayrıca deniz örf ve adetlerinin klas kurallarıyla ilişkisi, modern denizcilikle etkileşimi ve gelenekten standarda uzanan teknik dönüşüm süreçleri de ele alındı.

Yerleşim yerlerinde tolerans kalktı

0

Yeni düzenleme kapsamında trafikte önemli bir değişikliğe gidildi. Yapılan düzenlemeyle birlikte yerleşim yerleri içinde uygulanan yüzde 10’luk hız aşımı toleransı tamamen kaldırıldı. Artık sürücüler, belirlenen hız limitlerini aşmaları halinde doğrudan cezai işlemle karşı karşıya kalacak.

Yetkililer, hız sınırlarına uyulmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, sürücülere hem yeni uygulamaları anlattı hem de kurallara eksiksiz uyulması yönünde uyarılarda bulundu.

CEZALAR KADEMELİ OLARAK ARTIYOR

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51. maddesinde yapılan değişiklikle, hız ihlallerine yönelik cezalar yeniden düzenlendi. Buna göre, yerleşim yeri içinde hız sınırını aşan sürücülere, ihlalin derecesine göre 2 bin TL’den başlayıp 30 bin TL’ye kadar çıkan idari para cezaları uygulanacak.

Ayrıca hız ihlalinin yüksek seviyelere ulaşması durumunda yalnızca para cezası değil, sürücü belgelerine de geçici süreyle el konulacak. Bu süre ihlalin büyüklüğüne göre 30 günden 90 güne kadar değişecek.

EHLİYET GERİ ALINANLARA EK ŞARTLAR

Yeni düzenleme ile birlikte ehliyetine el konulan sürücüler için de ek yükümlülükler getirildi. Sürücü belgelerini geri alabilmek için sadece cezanın ödenmesi yeterli olmayacak. Sürücülerin ayrıca psiko-teknik değerlendirmeden geçmeleri ve psikiyatri uzmanından “sürücü olur” raporu almaları gerekecek.

ŞEHİR DIŞINDA DA DENETİMLER SIKI

Yerleşim yeri dışında yapılan hız denetimlerinde de cezalar artırıldı. Hız limitini aşan sürücüler, ihlal oranına göre yine kademeli para cezalarıyla karşılaşacak. Yüksek oranlı ihlallerde ise ağır yaptırımlar devreye girecek.

 

“KURALLARA UYUN, HAYATA TUTUNUN”

Denetim ekipleri, sürücülere yaptıkları uyarılarda hız kurallarının sadece cezai bir zorunluluk olmadığını, aynı zamanda can güvenliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Yetkililer, “Hız kurallarına uyun, hayata tutunun” çağrısında bulunarak, tüm sürücüleri daha dikkatli ve sorumlu davranmaya davet etti.

Ameliyathanede ilk ağız ve diş tedavisi

0

İskenderun Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi, ameliyathanede genel anestezi altında ilk ağız ve diş sağlığı tedavisini başarıyla tamamladı. sağlık hizmetlerinde kaliteyi ve hasta memnuniyetini esas alan bir anlayışla çalışmaların sürdüğü hastanede, genel anestezi altında gerçekleştirilen tedavi uygulamalarının artık aktif olarak uygulanabileceği ifade edildi.

İskenderun Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Hüseyin Yunus, sağlık hizmetlerinde önemli bir adım attıklarını belirterek, “Genel anestezi altında gerçekleştirilen ağız ve diş sağlığı tedavileri; özellikle ileri düzey kaygı, özel gereksinim, kooperasyon güçlüğü veya kapsamlı cerrahi müdahale gerektiren durumlarda hasta güvenliği ve konforu açısından büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, hastanemiz bünyesinde gerekli tıbbi donanım ve uzman ekip ile hizmet sunumuna başlanmıştır. Söz konusu uygulama, ilgili uzman hekimlerimiz, anestezi ekibimiz ve ameliyathane personelimizin koordinasyonu ile, tüm tıbbi standartlar ve hasta güvenliği protokolleri gözetilerek başarıyla gerçekleştirilmiştir. Emeği geçen tüm personelimize teşekkür eder; hastamıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız” dedi.

Depremlerde yakınları kaybedenler konuştu

0

 

 

 

İstanbul Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi ile Çevre, Kent ve İmar Hukuku Komisyonu, 6 Şubat depremleri sonrasında yürütülen yargı süreçleriyle ve doğal varlıkları, yaşam, orman ve tarım alanlarını tehdit eden ihale süreçleriyle ilgili basın toplantısı düzenledi. Baro binasında düzenlenen toplantıda açılış konuşmasını İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu yaptı. Kaboğlu, Hatay’da yıkılan Rönesans Rezidans’a ilişkin geçen haftalarda düzenlenen basın toplantısında adil yargılanma hakkının gereklerine saygı gösterilmesini talep ettiklerini anımsattı.

 

Kaboğlu’nun konuşmasının ardından depremlerde yakınları kaybedenler, yaşadıklarını ve yargı süreçlerini anlattı. Hatay Antakya’daki Cemil Çapar Apartmanı’nda yaşayan ailesinin naaşına dahi ulaşamayan Yiğit Göktuğ Torun, hukuki mücadelenin yanı sıra toplumsal mücadele de verdiklerini belirterek şunları söyledi:

 

“Ben avukat değilim. Olası kastın bilinçli taksir olduğunu, ne olduğunu depremden sonra öğrendim ama depremden sonra bildiğim tek bir şey vardı. Benim annemle babamın kasten öldürüldüğü. Depremle ilgili hep ‘Deprem Allah’tan geldi’ deniliyor ama tedbir de ihmal de insandan geliyor. Bizim davamızda gördük ki şantiye şefi, inşaata hiç uğramamış. Yapı denetimde kimin geldiği belli değil. Müteahhit, kimlerin geldiğini bilmiyor. İzinler verilmiş, izinleri verenler neye izin verdiğini bilmiyor. Bu kadar ihmal varken ben annemle babamın depremden öldüğü düşünmüyorum, ihmalden öldüğünü düşünüyorum. Dolayısıyla da annemle babamın kasten öldürüldüğünü düşünüyorum. Burada iç denetim de dış denetim de yokken ben kasten ölümlerin hukuki olarak da bize verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Burası bir deprem ülkesidir. Biz bu acıları yaşadık.

 

“Bir mezarım bile yok”

 

Eğer biz burada kasten öldürülmeyi hukuken kanıtlayamazsak, elimizde bir karar olmazsa depremler olmaya devam edecek, ölümler olmaya devam edecek ama bizi ihmalleri bulursak, tedbir alınmasını sağlarsak bu kararlarla en azından ölümlerin önüne geçeceğiz. Ben orada günlerce bekledim enkazın başında, annemle babamı belki bulurum diye. Naaşlarını bile bulamadım. Bir mezarım bile yok. Bunu bize yaşatanlar cezasını bulsun istiyorum. Adalet istiyorum. Bunun için bu kadar çabalıyorum. Madden, manen aileler olarak yorulduk. Yine de yılmıyoruz. Çünkü ben de şu an İstanbul’da yaşıyorum ve burada da deprem olacak bir gün. Yine aynı acılar yaşanacak. Bu kadar ihmal yaşanmasın diye tüm çabamız. Bunun için adalet arıyoruz ve aramaya devam edeceğiz.”

 

“Sanıklar gelmiyor bile”

 

İskenderun’daki MCG Tower’da ailesini ve yakınlarını kaybeden Selin Sümbültepe, davalarının bilirkişi raporunu beklediğini belirterek şöyle konuştu:

 

“25 Şubat’taydı son duruşmamız. Biz zaten 7 aydır bekliyorduk bu raporu. Yeni tarih bize 29 Nisan’a verildi. O kadar yakın bir tarihe yeni duruşma günü verildiğinde biz sadece umutlandık. Tabii ki, yine. Neden umutlandık? Tamam dedik, ek süre istediler, bu sefer yetişecek bilirkişi raporu. Biz her defasında buradan kalkıp bütün davalarımıza sahip çıkmak için adliyeye gidiyoruz. Bütün aileler olarak orada o travmayı her seferinde tekrar yaşıyoruz. Sanıklar bunu artık sadece böyle herhangi bir protokolmüş gibi gelmiyorlar bile. Sadece mazeret dilekçeleriyle oraya teşrif bile etmiyorlar. Biz çok yıprandık. Adaletin gecikmesinden ailelerin elleri bomboş kaldı artık. Sadece beklemek bizi öfkelendirmeye başladı. Hayatlarımız askıya alınıyor. Başka bir şey olmalı. Bir şeylerin artık ileriye dönük çalışması gerekmiyor mu?

 

“Ellerimiz bomboş sabır bekliyoruz”

Yani bu çarkın dönmesi gerekmiyor mu? Biz daha ne kadar bekleyeceğiz? Nasıl sabredeceğiz, bilmiyorum. Gerçekten manen, madden çok yıprandık. Sürecin sürüncemede bırakılması, bu kadar sanıkların yokluğunun normalleştirilmesi artık bizim sabrımızı taşırdı. Deprem dosyalarının bunca soğutulması zaten yıkılmış olan güvenimizi yerle bir etti. Biz gerçekten artık ellerimiz bomboş sabır şeklinde bekliyoruz. Tüm delillere rağmen olası kastın bir türlü gündeme gelmemesine anlam veremiyoruz. İlk saniyelerde yıkılan binaların bir karşılığının olmaması adalet sisteminde, akıl alır gibi değil. Ben sorgulamaktan da yoruldum. Aileler olarak gerçekten tek isteğimiz olası kastın ertelenmemesi, adaletin artık gecikmemesi. Baronun varlığı çok mühim.”

 

 

 

“Sorun, bazı dosyalarda hâlâ iddianame düzenlenmemesidir”

 

Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi adına hazırlanan ortak açıklamayı avukat Eren Can okudu. Depremlerin üzerinden 3 yılı aşkın süre geçmesine karşın yıkımın gerçek sorumlularının etkili, bütünlüklü ve adil biçimde yargılanmadığını belirten Can, şunları söyledi:

 

“Bugün deprem davalarında karşı karşıya olduğumuz sorun yalnızca yargılamaların yavaş ilerlemesi değildir. Sorun, soruşturmaların gecikmesi, bazı dosyalarda hâlâ iddianame düzenlenmemesi, sorumluluk zincirinin parçalanması, kamu görevlilerinin etkili biçimde soruşturulmaması ve sonuç olarak cezasızlığın kurumsallaşmasıdır. Bu cezasızlık tablosunun en çarpıcı örneklerinden biri İskenderun Devlet Hastanesi dosyasıdır. Basına yansıyan güncel bilgilere göre, hastanenin A Blok’unun yıkılması sonucu 125 kişi hayatını kaybetmiş ancak depremin üzerinden 3 yılı aşkın süre geçmesine rağmen dosyada hâlâ iddianame düzenlenmemiştir. Kamu görevlileri yönünden soruşturma izni prosedürü dahi tamamlanmamıştır. Oysa bu hastane binasının riskli olduğu 2012 yılından bu yana bilinmektedir ve yenilenme programına alındığı kendi internet sitesinde duyurulmuştur.

“Deprem davalarında hukuki nitelendirme sorunu da vardır”

 

Böylesine ağır bir yıkımda soruşturmanın bu denli gecikmesi adalete erişim hakkının açık ihlalidir. Benzer şekilde Rana Apartmanı dosyasında ve pek çok dosyada aradan geçen onca zamana rağmen iddianame hâlâ düzenlenmemiştir. Öte yandan iddianamesi düzenlenmiş ve yargılaması süren dosyalarda da adaletin gereği gibi işletildiğini söylemek mümkün değildir. Rönesans Rezidans davasının 3 Nisan’daki son duruşmasında mahkeme, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdiine karar vermiş ve duruşmayı 29 Haziran 2026 tarihine ertelemiştir. Aradan geçen bunca süreye rağmen teknik incelemelerin hâlâ yeni bir bilirkişi raporuna ihtiyaç duyacak şekilde ilerlemesi, deprem davalarında bilirkişi süreçlerinin ne denli sorunlu işlediğini açıkça ortaya koymaktadır. Rönesans dosyası, deprem davalarında gecikmenin, usul sorunlarının ve aileler üzerindeki yıpratıcı yükün sembol dosyalarından biri hâline gelmiştir. Deprem davalarında yalnızca gecikme değil, aynı zamanda hukuki nitelendirme sorunu da vardır.

 

“Sanıkların eylemleri hâlâ dar bir çerçevede ele alınmaktadır

 

Birçok dosyada açık risklere, bilimsel uyarılara, ağır mevzuat ihlallerine ve öngörülebilir ölüm ihtimaline rağmen sanıkların eylemleri hâlâ dar bir çerçevede ele alınmaktadır. Oysa bazı dosyalar, bu yıkımların sıradan ihmal başlığı altında geçiştirilemeyeceğini göstermektedir. Alpargün Apartmanı davasında yerel mahkeme, müteahhit Hasan Alpargün hakkında olası kast değerlendirmesiyle 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezası vermiştir. Bu dosya, deprem davalarında bilinçli taksir ile yetinilmemesi gereken örneklerden biri olarak öne çıkmaktadır. Bilinçli taksir, failin neticeyi öngörmesine rağmen gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket etmesi hâlidir. Olası kast ise failin ölüm ya da yıkım ihtimalini öngörmesine rağmen bu ihtimali göze alarak kabullenerek hareket etmesidir. Deprem gibi kitlesel ölümlere yol açan dosyalarda taşıyıcı sisteme müdahale, açık mühendislik kurallarının ihlali, zemin ve proje gerçeklerinin bilindiği halde yapımın sürdürülmesi, denetim yükümlülüklerinin sistematik biçimde yok sayılması gibi olgular varsa ‘Bu sadece taksirdir’ demek toplumsal adalet duygusunu zedelemektedir.”

Deneyap Atölyesi’nden Büyük Başarı

0

İskenderun Gençlik Merkezi Deneyap Atölyesi’nden Büyük Başarı, Hataybot Yarışması Mini İHA Kategorisinde İkincilik


Hatay’da düzenlenen Hataybot Yarışması’nda İskenderun Gençlik Merkezi  Deneyap Atölyesi öğrencileri önemli bir başarıya imza attı. İnsansız Hava Aracı (Mini İHA) kategorisinde yarışan ekip, geliştirdikleri proje ile yarışmayı ikinci sırada tamamladı.

Danışmanlığını Arif Alper Aksoy’un üstlendiği takımda, öğrenciler Ozan Karpuz, Müslüm Çınar Gülsözlü ve Yusuf Çınar Özek yer aldı. Gençlerin hazırladığı proje, teknik yeterliliği ve yenilikçi yaklaşımıyla jüri üyelerinden tam not aldı.

İskenderun Gençlik Merkezi Deneyap Atölyesi öğrencilerinin elde ettiği bu derece, bölgedeki gençlerin bilim ve teknoloji alanındaki potansiyelini bir kez daha gözler önüne sererken, geleceğin mühendisleri adına umut verdi.

İskenderun Gençlik Merkezi Müdürü Ahmet Keskin de elde edilen başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İskenderun Gençlik Merkezi Deneyap Atölyesi’nin şehirde teknoloji alanında nitelikli çalışmalar yürüttüğünü vurguladı. Öğrencilere her zaman güvendiğini ve destek verdiğini ifade eden Keskin, başarıda emeği geçen danışman ve öğrencileri tebrik etti.

Yaralanan patpatın sürücüsü kurtarılamadı

0
ALTINÖZÜ'DE TRAFİK KAZASI: 1 YARALI (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da sürücüsünün kontrolünü kaybetmesiyle tarlaya devrilerek ters dönen patpatın sürücüsü yaralandı.

HATAY (İHA) – Hatay’da sürücüsünün kontrolünü kaybetmesiyle tarlaya devrilerek ters dönen patpatın sürücüsü hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

 

ALTINÖZÜ’DE TRAFİK KAZASI: 1 YARALI (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA)
Hatay’da sürücüsünün kontrolünü kaybetmesiyle tarlaya devrilerek ters dönen patpatın sürücüsü yaralandı.

.
Kaza, Altınözü ilçesi Babatorun mevkiinde yaşandı. 50 yaşındaki Mustafa Karagön idaresindeki patpat, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle tarlaya devrilerek ters döndü. Kazayı gören vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine jandarma, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü ilk müdahalenin ardından hastanede tedavi altına alındı. Karagön, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Gölbaşı Su Temini Projesi’ sürüyor

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) Kırıkhan, Reyhanlı, Kumlu ve Altınözü ilçeleri ile Amik Ovası’nın kronikleşen su sorununa kalıcı çözüm üretmek amacıyla hayata geçirilen Gölbaşı Su Temini Projesi’nde çalışmalar devam ediyor.

HBB Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU), Tarım ve Orman Bakanlığı ile Devlet Su İşleri (DSİ) koordinesinde yürütülen proje ile bölgenin su ihtiyacına uzun vadeli ve sürdürülebilir çözüm sunulacak.

Ova’da su sorununu sona erdirecek ve 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanması hedeflenen proje kapsamında 37 kilometre uzunluğunda çelik içme suyu hattının 5 kilometresi tamamlandı. 1 adet terfi merkezi ile 2 adet 10 bin metreküp kapasiteli su deposundaki çalışmalarda yarıya yaklaşıldı.

4 İlçede Su Sorunu Çözülüyor

Gölbaşı kaynağından alınacak suyun ovaya ulaştırılmasıyla birlikte, başta Reyhanlı olmak üzere Amik Ovası genelinde yaşanan içme suyu yetersizliği ve kuraklık kaynaklı sorunlar giderilecek.

Projenin devamında ise; Antakya, Altınözü, Kumlu ve Kırıkhan ilçelerinin de sisteme dahil edilmesiyle Hatay genelinde güçlü bir içme suyu ağı oluşturulacak.

Tahtaköprü Barajı ile entegre çalışacak sistem sayesinde yer altı su kaynakları korunacak, Amik Ovası’ndaki su stresi azaltılacak.

Fatih Terim öğrencilerle bir araya geldi.

0

Türk futbolunun efsane ismi Fatih Terim Antakya’daki konteyner kentlerde yer alan ilköğretim okullarını ziyaretinde Hataylı depremzede bir öğrencilerle bir araya geldi.

Galatasaraylı Liderler Ağı (GSLN) ve Arıkan Grup destekleriyle TOKTUT Derneği tarafından Hatay Valiliği koordinasyonunda yürütülen okul beslenme programı kapsamında kente gelen Fatih Terim, afet koşullarında eğitime devam eden çocuklarla bir araya geldi. Ziyaret sırasında hazırlanan beslenme paketlerini öğrencilere dağıtan Fatih Terim, çocuklarla tek tek ilgilenerek sohbet etti.

Projenin sadece bir gıda desteğinden ibaret olmadığını belirten TOKTUT Derneği Başkanı Melsen Tunca, çalışmanın çok katmanlı sosyal etkisini olduğunu söyledi.

Arsuz’da Kanser Haftası etkinliği

0

 

Arsuz Belediyesi, Kanser Haftası kapsamında toplumda farkındalık oluşturmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlediği kahvaltı programında katılımcılarla bir araya geldi.

Gerçekleştirilen programa Arsuz Belediye Başkanı . Sami Üstün, Arsuz Kaymakamı . Fatih Eroğlu, Prof. Dr. İskender Sayek ve İlçe Sağlık Müdürü Buket Baş başta olmak üzere çok sayıda davetli katılım sağladı. Programda, kanserle mücadelede bilinçlenmenin, erken teşhisin ve düzenli sağlık kontrollerinin hayati öneme sahip olduğu vurgulandı.

 

Program kapsamında sırasıyla söz alan protokol üyeleri, kanserle mücadelenin sadece sağlık kurumlarının değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. Yapılan konuşmalarda; sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, tarama programlarına katılımın artırılması ve farkındalık çalışmalarının sürekliliğinin önemine değinildi.

 

Arsuz Belediye Başkanı Sn. Sami Üstün yaptığı konuşmada, belediye olarak halk sağlığını önceleyen projelere destek vermeye devam edeceklerini ifade ederek, “Kanserle mücadelede en güçlü silahımız bilinç ve erken teşhistir. Bu doğrultuda farkındalık çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

 

Samimi bir ortamda gerçekleşen programda katılımcılar, Kanser Haftası’nın önemine dikkat çekerken, bu tür etkinliklerin toplum sağlığı açısından büyük katkı sağladığını belirtti.

 

 

Vekil Özel’e Meydan spor forması

0

 

İskenderun Meydan Spor Kulübü yöneticileri, Ak Parti Hatay Milletvekili Abdülkadir Özel’i İskenderun’daki ofisinde ziyaret ederek kulüp adına hazırlanan özel formayı takdim etti

 

Ziyaret sırasında konuşan Milletvekili Abdulkadir Özel, Hatay’daki spor faaliyetlerinin önemine vurgu yaparak, “Hatay bölgesindeki tüm takımlarımızın başarısı bizleri mutlu eder. Büyük deprem atlatmamıza rağmen gençlerimiz için bölgemize spor tesisleri kazandırmaya devam edeceğiz. Şampiyon olmanızdan dolayı sizleri kutluyorum,” ifadelerini kullandı.

 

İskenderun Meydan Spor Kulüp Başkanı Ümit Onaylı ise kulübe sağladığı desteklerden dolayı Milletvekili Özel’e teşekkür ederek, bu tür desteklerin bölge sporunun gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Asi Nehri’nde erkek cesedi bulundu.

0
HATAY'IN ANTAKYA İLÇESİ ASİ NEHRİNDE KİMLİĞİ BELİRSİZ ERKEK CESEDİ BULUNDU. (İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA) Hatay'ın Antakya ilçesi Asi Nehrinde kimliği belirsiz erkek cesedi bulundu.

 

Asi Nehri’nde erkek cesedi bulundu.
HATAY’IN ANTAKYA İLÇESİ ASİ NEHRİNDE KİMLİĞİ BELİRSİZ ERKEK CESEDİ BULUNDU. (İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA)
Hatay’ın Antakya ilçesi Asi Nehrinde kimliği belirsiz erkek cesedi bulundu.

Asi Nehri’nin Reyhanlı ilçesinin Demirköprü mevkisinde bir kişiyi hareketsiz görenler, durumu jandarmaya bildirdi. İhbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Sualtı Arama Kurtarma ekiplerinin koordineli çalışmasıyla bir erkeğe ait olduğu belirlenen ceset sudan çıkarıldı. Ceset, kimlik tespiti ve ölüm nedeninin belirlenmesi için Hatay Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı

Tarlaya ucan patpatın sürücüsü yaralandı.

0
ALTINÖZÜ'DE TRAFİK KAZASI: 1 YARALI (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da sürücüsünün kontrolünü kaybetmesiyle tarlaya devrilerek ters dönen patpatın sürücüsü yaralandı.

Sürücüsünün kontrolünü kaybetmesiyle tarlaya devrilerek ters dönen patpatın sürücüsü yaralandı.

 

ALTINÖZÜ’DE TRAFİK KAZASI: 1 YARALI (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA)
Hatay’da sürücüsünün kontrolünü kaybetmesiyle tarlaya devrilerek ters dönen patpatın sürücüsü yaralandı.

Kaza; Altınözü ilçesi Babatorun mevkiinde yaşandı. Seyir halinde olan patpatı, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle tarlaya devrilerek ters döndü. Kazayı gören vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine jandarma, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü ilk müdahalenin ardından hastanede tedavi altına alındı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
(CK-VK-y)

Acil Müdahaleden stratejik kalkınmaya

0

Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GIZ) Türkiye Ülke Direktörü Robert Kunne, 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen yaklaşık üç yılda büyük ölçekli yatırımların hayata geçirildiğini, konut inşaatlarının gerçekleştirildiğini belirterek, “Bununla birlikte, gelinen aşamada bir sonraki kritik adımın, ekonomik toparlanmayı sistematik ve stratejik bir biçimde yönlendirmek olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, yatırımların ekonomik iyileşmeye kanalize edilmesi ve yeni istihdam olanaklarının oluşturulması büyük önem taşımaktadır” dedi.

Kunne, Avrupa Birliği (AB) tarafından desteklenen “Yerel Kamu Hizmetleri İçin Katılımcı, Kapsayıcı ve Yeşil İyileştirme Projesi” (PACE) kapsamında düzenlenen ve 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerin toparlanma süreçlerinin ele alındığı etkinlik dolayısıyla bulunduğu Hatay’da ANKA Haber Ajansı’na açıklama yaptı.

PACE projesinin AB ve Alman hükümeti tarafından finanse edildiğini belirten Kunne, programın Türkiye’deki ulusal ve yerel paydaşlarla tam bir eşgüdüm içinde yürütüldüğünü vurguladı. Kunne, projenin temel misyonunu şu sözlerle aktardı:

“PACE, Şubat 2023 depremleri sonrasında ağır şekilde etkilenen bölgelerin iyileşme sürecini desteklemeyi amaçlayan temel programlardan biridir. Söz konusu bölgeler, depremin yarattığı yıkımın etkilerini hâlen yoğun biçimde hissetmekte olup, program aracılığıyla bu bölgelerde yaşayan insanların ekonomik olarak toparlanmaları, yeni istihdam olanaklarına erişmeleri, yatırım fırsatlarının oluşturulması ve bölgelerde yeniden ekonomik kalkınmayı mümkün kılacak bir çerçeve ile ortamın tesis edilmesi hedeflenmektedir.”

Acil müdahaleden stratejik yatırıma

Depremin üzerinden geçen üç yıllık süreçte önceliklerin değiştiğine dikkati çeken Kunne, ilk aşamada can kaybını önlemeye yönelik acil müdahalelerin yapıldığını, ancak bugün daha stratejik bir yaklaşımın gerektiğini ifade etti. Kunne, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Depremlerin hemen ardından gerçekleştirilen acil müdahale faaliyetleri, öncelikle insanların hayatta kalmasını sağlamak, can kayıplarını önlemek ve temel iyileşme süreçlerini başlatmak üzerine odaklanmıştır. Günümüzde ise depremlerin üzerinden yaklaşık üç yıl geçmiş olup, bu süreçte önemli gelişmeler kaydedilmiştir; büyük ölçekli yatırımlar hayata geçirilmiş ve konut inşaatları gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte, gelinen aşamada bir sonraki kritik adımın, ekonomik toparlanmayı sistematik ve stratejik bir biçimde yönlendirmek olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, yatırımların ekonomik iyileşmeye kanalize edilmesi ve yeni istihdam olanaklarının oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca sürdürülebilirlik ve kapsayıcı yeşil iyileşme kavramları da bu sürecin temel bileşenleri arasında yer almaktadır.”

“Karar alma süreçleri katılımcı olmalı”

Robert Kunne, iyileşme sürecinin başarısı için sadece kamu otoritelerinin değil, toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Katılımcı yaklaşımın bir fırsat olduğunu belirten Kunne, “Bu çerçevede mevcut dönem, karar alma süreçlerinin daha katılımcı bir yaklaşımla yeniden yapılandırılması açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Yalnızca kamu otoritelerinin değil; şehirlerde, köylerde ve bölgelerde yaşayan bireylerin, sivil toplum kuruluşlarının, ticaret ve sanayi odalarının ve çeşitli ekonomik aktörlerin birlikte hareket ederek yatırım önceliklerini belirlemesi teşvik edilmektedir. Bu aktörlerin ortaklaşa yürüttükleri istişare, değerlendirme ve bilgi alışverişi süreçleri sayesinde, bölgelerin nasıl gelişmesi gerektiği, mevcut kaynaklarla hangi alanlara öncelikli yatırım yapılması gerektiği ve kalkınma stratejilerinin nasıl şekilleneceği belirlenmektedir” şeklinde konuştu.

İklim riski ve yeşil iyileştirme

Programın en temel unsurlarından birinin “Yeşil İyileşme” olduğunu kaydeden Direktör Kunne, bölgedeki iklim risklerine dikkati çekti. Kunne, “İklim değişikliği etkilerinin giderek arttığı gözlemlenmekte olup, özellikle Hatay gibi bölgelerde yoğun yağışlar, sel olayları ve yılın diğer dönemlerinde kuraklık gibi iklim kaynaklı riskler açıkça görülmektedir. Bu nedenle, ekonomik ve tarımsal faaliyetlerin iklim değişikliğine dayanıklı hale getirilmesi, gelecekte ortaya çıkabilecek risklere karşı toplumun dirençli kılınması açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.

Sahada doğrudan temas ve gerçek ihtiyaç analizi

Proje ekiplerinin depremden etkilenen 11 ilde aktif olarak çalıştığını belirten Kunne, ihtiyaçların masa başında değil, sahada belirlendiğini vurguladı.

Kunne, şunları kaydetti:

“Depremden etkilenen 11 ilin hangi ihtiyaçlara sahip olduğunun belirlenmesi programın önemli bir bileşenidir. Yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde sahada aktif olarak çalışılmakta ve program ekipleri ilgili bölgelerde düzenli olarak bulunarak paydaşlarla doğrudan temas kurmaktadır. Yerel otoriteler, sivil toplum kuruluşları, gençlik ve kadın gruplarının temsilcileri ile gerçekleştirilen bu doğrudan etkileşimler sayesinde, en acil ve öncelikli ihtiyaçların ne olduğu belirlenmekte ve uzun vadeli destek mekanizmaları buna göre şekillendirilmektedir. Bu yaklaşım, yalnızca en yüksek sesle dile getirilen taleplere değil, gerçek ihtiyaçların kapsamlı biçimde analiz edilmesine dayanmaktadır.”

Kırılgan gruplar ve kadınların ekonomiye katılımı

Alman hükümeti adına yürütülen tüm programlarda “kapsayıcılık” ilkesinin ön planda olduğunu belirten Robert Kunne, kadınlar, gençler, engelliler ve mülteciler için yürütülen çalışmaları şu sözlerle anlattı:

“Özellikle kadınlarla yakın iş birliği kurulmakta; onların ihtiyaçları, karşılaştıkları engeller ve ekonomik hayata katılımlarını mümkün kılacak koşullar detaylı biçimde analiz edilmektedir. Kadınların sahip oldukları bilgi birikimi, beceri ve deneyimlerin ekonomik sektörlere etkin biçimde kazandırılması hedeflenmektedir. Benzer şekilde gençler, engelliler ve mülteciler gibi kırılgan grupların da ekonomik ve toplumsal süreçlere dahil edilmesi öncelikli hedefler arasında yer almaktadır. Bu grupların yalnızca ekonomik faaliyetlere katılımı değil, aynı zamanda müzakere süreçlerinde ve belediyeler tarafından sunulan hizmetlerde de yer almaları sağlanmaya çalışılmaktadır.”

800 TIR şoföründen iş bırakma eylemi

0

 

 

Payas ilçesinden Irak’a nakliye hizmeti veren 800 TIR şoförü, navlun (taşıma bedeli) ücretlerinin düşürülmesi ve maliyetlerdeki artışlar nedeniyle zararına çalıştıklarını vurgulayarak, 12 gündür Irak merkezli firmaların keyfi ücret politikalarına karşı iş bırakma eylemi başlattı.

Eylemdeki şoförler, özellikle Irak’taki firmaların taşıma bedellerini son altı aydır sistematik olarak düşürdüğünü belirtti. Geçen yıl ton başına 60 dolar olan taşıma bedelinin bu yıl 30 dolara kadar gerilediğini vurgulayan işçiler, bu durumun sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

 

 

 

2025 yılı Ağustos ayında aynı bölgede benzer bir eylem yapılmış ve yük sahipleriyle ton başına 35 doların altına inilmemesi konusunda bir protokol imzalanmıştı. Ancak şoförler, aradan geçen sürede bu protokole uyulmadığını ve fiyatların yeniden 30 dolar seviyesine çekildiğini dile getiriyor.

 

“BEDAVA ÇALIŞIYORUZ, EVİMİZE EKMEK GÖTÜREMİYORUZ”

Geçim sıkıntısı çektiklerini belirten bir TIR şoförü, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle anlattı:

 

“Biz artık evimize ekmek götüremiyoruz. Arabalarımızın bakımını yaptıramıyoruz, hastamızı bir hastaneye götüremiyoruz. O duruma geldik. Iraklı tüccarlar bizi hiçe sayıyor. Çünkü arkamızda kimse olmadığı için adamlar böyle çekiyor. Geçen sene 60 dolar alıyordum, şimdi 30 veriyorlar. Benim sırtımdan zengin olacak. Bizi koruyan kimse olmadığı için adam istediğini bize yaptırıyor. Bedava adamlara çalışıyoruz. Yani bizim bu grevimiz bu 12. günümüz oldu. Biz buradayız. Hiçbir yetkili bize herhangi bir konuşmada bulunmadı. Kimse yanımıza gelmedi. Gerekirse 6 ay daha kalırız. 6 ay nasıl adama bedava çalışmışsak, 6 ay da burada kontak kapatırız.

 

Yaklaşık 4 bin kişiyiz. Şu anda 500 arkadaşımız burada vardır. Her depoda biz 30-40 tane arkadaşımızın nöbetçi olarak bıraktık kimse yük yüklemesin diye. Ben 2.500 km yol gittim bana 4,5 milyar para kaldı. O parayı da istemiyorum. Burada oturuyorum. İstemiyorum. Biz hala on sene önceki kazandığımız paraları şu anda yiyoruz. Arabalarımızın bakımını yaptırıyoruz. Yani biz bir senedir hiç kimse kazanmadı. Dünyayı biz taşıyoruz. Bütün yükler sitemizde. Bütün zorluklarını biz çekiyoruz. Gelin buyurun, arkadaşlarımız şu anda depoda olanlar gelin görün hallerini. İşçi mi, hamal mı belli değil.

 

Biz yükün gidiyoruz, adam kepçeci bizden para alıyor. Depocu alıyor. Kantar adam kendi yükünü satıyor. Bizden kantar parası alıyor. Ya depo senin, mal senin, her şey senin. Onun parasını bile bizden alıyorlar. Her şey sırtımızdan geçiyor. Bu sisteme karşıyız. Bizim bir yetkilimiz gelsin bu Iraklılarla bir anlaşmaya varsın. Bizi korusun. Biz onu talep ediyoruz.”

 

“MAZOT ÜCRETİM 17 BİNDEN 80 BİNE ÇIKTI”

Artan akaryakıt ve yedek parça maliyetlerine dikkat çeken bir başka şoför ise, yönetenlerden seslerini duymasını istedi:

 

“Geçen seneki mazot fiyatım 17.000 lirayken şu anda 80.000 lirayı geçti. Ben hangisine yanayım? Evime geçim sıkıntısına mı yanayım? Arabamın sıkıntısına mı yanayım? Kendim çalışıp batıyorum durumuma mı yanayım? Hangisine yanacağım? Bu benim bu şekilde beni yönetenler düşünsün. Beni yönetenler benim sesime ses olsunlar. Benim bu durumum artık içler acısıdır. Ne yaşama hevesim kalıyor ne çalışma hevesim kaldı ne aileyi geçindirme hevesim kaldı.

 

Irak’taki tüccarlar bizim burada sahipsiz olduğumuzu bildikleri için bize bu zulmü yapıyorlar. Kiralarını indiriyorlar, sürekli indiriyorlar. Bizi orada perişan etmeye çalışıyorlar. Bedava bu yüklerini çekmeye çalışıyorlar. Biz bu yükü artık bedavaya çekemiyoruz. Bizim bu yükleri çekebilmemiz için bize tatmin edici bir fiyat vermeleri lazım. Bizim bu şekilde hiçbir kazancımız kalmadı. Kiminin hastası var, gidemiyor. Evine ekmek götüremediği için o hastasına bakamıyor. Hastasına bakamadığı için evine ya da ne bileyim, ortamından uzak duruyor. Ya birkaç kuruş kazanabilmesi için gece gündüz yollarda yıpranıyor.”

 Başkan  Saran’a Gözcüler Spor’un Forması

0

 

 

Hatay Arsuz’un gururu, Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyesi ve Basın Sözcüsü Avukat Ali Gürbüz’e Ramazan Bayramı ziyaretinde Arsuz Gözcüler Spor Kulübü Başkanı Atıf Yıldız ve Muhtar Züher Ekenel ile Yönetim Kurulunun, Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’a verilmek üzere takdim ettiği kulüp forması sahibine ulaştı.

Arsuz Gözcüler Spor Kulübü’nün 10 numaralı arkasında Steven Sadettin Saran yazılı formayı Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Av Ali Gürbüz’den alan Başkan Sadettin Saran, teşekkür ederek spor kulübü Yönetiminin şahsında tüm Arsuz halkına selam ve sevgilerini gönderdi.

Arsuz Gözcüler Spor Kulübü Başkanı Atıf Yıldız ve Muhtar Züher Ekenel, sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamada,

Arsuz’un gururu Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Av Ali Gürbüz’e emanet ettiğimiz Gözcüler Spor formamız, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sayın Sadettin Saran’a takdim edilmiştir.

Formamızı kabul eden Sayın Sadettin Saran’a ve emeği geçen Sayın Ali Gürbüz’e Gözcüler Spor Kulübü olarak teşekkür ederiz.”denildi.

Muş Evden Eve Nakliyat — Muş’ta Eşyalarınızı Güvenle ve Hasarsız Taşıyoruz

0

 

Muş’un geniş ovaları, çevresini saran yüksek dağları ve Doğu Anadolu’nun en sert kış şartlarına sahip iklim yapısı, taşınma süreçlerini bölgenin en dikkat gerektiren operasyonlarından biri haline getirmektedir. Malazgirt Ovası’ndan Murat Nehri kıyılarına kadar uzanan bu kadim şehirde, eşyalarınızın dondurucu soğuklardan, yoğun kar yağışından ve sarsıntılı yollardan korunması için tavsiyemiz.com üzerinden profesyonel destek almanız büyük önem taşır. Muş evden eve nakliyat operasyonlarında, Bulanık’ın geniş caddelerinden merkezin karla kaplı ara sokaklarına kadar her bölgenin kendine has yol yapısını bilen ekiplerle çalışmak, stresli geçebilecek süreci huzurlu bir deneyime dönüştürür. Özellikle merkez ilçenin yüksek rakımlı mahallelerinden Varto’nun engebeli güzergahlarına kadar her noktada, bölgenin değişken ve zorlu hava koşullarını hesaba katan bir lojistik planlama yapıyoruz. Şehrin geniş düzlüklerine ve hızla yükselen modern binalarına rağmen, ev eşyası transferlerinizi planlı ve emniyetli bir şekilde gerçekleştiriyoruz.

Profesyonel Nakliyat Firması ile Muş Şartlarında Sorunsuz Taşınma

Doğu Anadolu’nun yüksek platoları ve kışın kapanma riski taşıyan dağ geçitleri, standart bir nakliye operasyonundan çok daha fazlasını gerektirir. Deneyimli bir evden eve nakliyat firması, Muş merkezdeki trafik akışını ve Korkut gibi rüzgarın sert estiği açık alanları önceden analiz ederek uygun araç filosunu sahaya sürmelidir. Taşınma öncesinde yapılan ekspertiz çalışmaları sayesinde, mobilya ve diğer yüklerinizin hacmi hesaplanarak en doğru transfer planı oluşturulur. Hasköy’ün sanayi ve tarım güzergahlarından Bulanık’ın en uzak köylerine kadar her rota için farklı araç ve ekipman kombinasyonları seçilerek eşyalarınızın yol sarsıntısından etkilenmemesi sağlanır.

Bulanık ve Merkez Hattında Profesyonel Evden Eve Nakliyat Çözümleri

Muş’un en hareketli noktalarından olan Bulanık ve Merkez hattında, yeni yerleşim alanları ile ticaret noktalarının yoğunluğu birleşmektedir. Bu bölgedeki Muş evden eve nakliyat ihtiyaçlarında, her türlü ev eşyasını ustalıkla taşıyabilen ve bölge trafiğine hakim ekiplerimizle hizmet veriyoruz. Muş halkının yerleşim alışkanlıklarını bilerek, her sokağın fiziksel şartlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Büyük araçların giriş yapmakta zorlandığı merkezin eski mahalle dokusuna zarar vermeden, küçük transfer araçlarıyla eşyalarınızı ana nakliye kamyonuna güvenle aktarıyoruz.

Malazgirt ve Varto Geçiş Noktalarında Güvenli Evden Eve Nakliyat

Tarihi önemiyle bilinen Malazgirt ve yüksek rakımlı yapısıyla öne çıkan Varto ilçelerinde evden eve nakliyat, özellikle yoğun buzlanma ve dar sokaklar nedeniyle özel bir dikkat gerektirir. Yükleme esnasında eşyaların araç içerisinde kaymaması için uyguladığımız özel sabitleme yöntemleri, sarsıntılı yollarda bile mobilyalarınızın hasar görmesini engeller. Muş Ovası’nın uçsuz bucaksız ama rüzgarlı rotasında, değişken yol yapısına hakim şoförlerimizle Korkut’tan Hasköy’e kadar her noktaya emniyetle ulaşıyoruz.

Doğu Anadolu İklimine Uygun Özel Ambalajlama ve Paketleme Hizmeti

Muş denildiğinde akla gelen dondurucu ayaz ve metrelerce kar, ev eşyaları için ciddi bir risk oluşturmaktadır. Bu sebeple, Muş evden eve nakliyat hizmetlerimizde ambalajlama aşamasına ekstra özen gösteriyoruz. Mobilyalarınızın ve beyaz eşyalarınızın aşırı soğuktan, nemden ve kar sularından etkilenmemesi için kalın graft kağıtlar, darbe emici baloncuklu koruyucular ve ısı yalıtımı sağlayan dayanıklı streç filmler kullanıyoruz. Varto’nun kar altındaki mahallelerinden Malazgirt’in rüzgarlı köylerine kadar her ortamda, eşyalarınızın dokusunu koruyan özel materyaller tercih ediyoruz.

Bulanık ve Çevresinde Soğuğa Karşı Korumalı Evden Eve Nakliyat

Bulanık ilçesinin açık arazilerinde etkili olan sert rüzgarların ve düşük sıcaklıkların eşyalarınıza nüfuz etmemesi için paketleme sürecinde çift kat koruma sağlıyoruz. Evden eve nakliyat sürecinde kullandığımız özel yalıtım malzemeleri, özellikle elektronik cihazların ve hassas mobilyaların donma veya çatlama riskine karşı korunmasını sağlar. Muş’un karakteristik sert iklimi, profesyonel paketleme tekniklerimiz karşısında eşyalarınız için bir tehdit olmaktan çıkar.

Hasköy ve Korkut Bölgesinde Hassas Evden Eve Nakliyat Paketlemesi

Sanayi ve tarımın kesiştiği Hasköy ile yüksek platodaki Korkut arasındaki coğrafi fark, eşyaların taşınması sırasında farklı sarsıntı tiplerine neden olur. Bu rotadaki Muş evden eve nakliyat taleplerinizde, sarsıntı emici özel ambalaj teknikleri uyguluyoruz. Cam eşyalarınızdan beyaz eşyalarınıza kadar her ürün, Muş’un zorlu arazi koşullarından tamamen izole edilerek transfer edilir.

Dar Sokaklar ve Yüksek Katlar İçin Asansörlü Taşımacılık Çözümleri

Şehrin modernleşen yüzü ile birlikte Muş merkezde yükselen yeni siteler ve çok katlı binalar, eşya taşıma sürecinde modüler asansör sistemlerinin kullanımını zorunlu kılmıştır. Asansörlü taşımacılık teknolojimiz sayesinde, bina içi merdiven boşluklarının dar olduğu eski yapılar veya yüksek katlı modern binalarda eşyalarınızı dış cepheden güvenle dairenize ulaştırıyoruz. Bu yöntem, hem eşyaların çizilme riskini minimize eder hem de taşınma süresini yarı yarıya kısaltır. Özellikle İstasyon Caddesi ve üniversite çevresindeki yeni yerleşim alanlarında, asansör kurulumu için zemin analizi yaparak en emniyetli açıyı belirliyoruz.

Muş Merkez Modern Siteler İçin Asansörlü Evden Eve Nakliyat

Muş merkezdeki yeni yapılaşma bölgelerinde, asansörlü sistemlerimizle balkon veya geniş pencerelerden eşya transferi sağlıyoruz. Muş evden eve nakliyat sırasında eşyaların bina asansörüne sığmaması veya apartman kurallarının merdiven kullanımını kısıtlaması gibi durumları bu teknolojiyle aşıyoruz. Dış cephe kurulumu sayesinde ağır beyaz eşyalarınız ve geniş koltuk takımlarınız hiçbir yere çarpmadan doğrudan yeni evinize yerleştirilir.

Malazgirt ve Varto Lokasyonunda Hızlı Evden Eve Nakliyat Operasyonları

Malazgirt’in tarihi dokusu içinde yer alan mahallelerde ve Varto’daki bitişik nizam binalarda iş gücünden tasarruf ederek evden eve nakliyat süreçlerini yönetiyoruz. Geleneksel yöntemlerin saatler sürdüğü taşınma işlemlerini, teleskopik asansör sistemlerimizle çok daha kısa sürede tamamlıyoruz. Bu teknolojik yaklaşım, eşyalarınızın insan gücüyle taşınırken maruz kalabileceği düşme veya çarpma risklerini de sıfıra indirmektedir.

Huzurlu bir başlangıç yapmak ve Muş’un kendine has şartlarında eşyalarınızı profesyonel ellere emanet etmek için doğru yerdesiniz. Bulanık, Malazgirt, Varto ve tüm ilçelerde bölge halkının güvenini kazanmış kadromuzla, en karlı yollardan en yüksek katlara kadar kusursuz bir hizmet sunmayı taahhüt ediyoruz. Hemen teklif alarak yeni evinizdeki konforun tadını çıkarmaya başlamak için Muş evden eve nakliyat sayfamızı ziyaret edebilir ve size özel hazırladığımız nakil planlarından faydalanabilirsiniz.