Perşembe, Nisan 9, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3237

Bayram coşkusu Arsuz’da bir başka yaşandı

0

Ramazan Bayramı dolayısıyla gerçekleşen geleneksel protokol – halk bayramlaşması Arsuz’daki farklı din, dil ve etnik kökenden insanı bir araya getirdi. Devlet Demir Yolları Kampı Çay Bahçesi’nde büyük bir coşku ve heyecan içerisinde gerçekleşen bayramlaşmada Arsuzlular, ilçe protokolü ile birlikte bayram sevincini kardeşçe en üst düzeyde yaşadı.
İlçedeki birlik ve beraberliği daha da pekiştiren bayramlaşma törenine Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Arsuz Garnizon Komutanı Cengiz Çoban, siyasi parti temsilcileri, daire müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Uzun kuyrukların oluştuğu törende, ilçede var olan barış başta olmak üzere birlik, beraberlik ve kardeşlik ortamının devamı temenni edildi.

“Burada Arsuz’un fotoğrafı var”
Bayramların birlik, beraberlik ve dayanışmanın yanı sıra küslüklerin sona ermesi için de önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, “Bayram günleri istisna günlerdir. Bu günlerde bizlerin, gençlerimizin ve herkesin büyüklerini ziyaret etmesi gerekir. Bizi hayata hazırlayan, bizi büyüten, okumamıza ve belli bir yere gelmemizde katkısı olan büyüklerimizi ziyaret etmeliyiz, hatırlamalıyız. Çünkü bizi görme istekleri olur, şefkat istekleri olur, hatırlanma istekleri olur… Bunları bayramda mutlaka yapmamız gerekir. Ayrıca küslük iyi bir şey değildir. Bu günler bunu aşmak için önemli bir fırsat. Bayramda kimin kapısına gidip çalarsanız, kimse niye geldiniz demez. Küçük, büyüğün yanına gitmeli küslükleri gidermeli. İşte burada Arsuz’un tablosu, Arsuz’un huzuru, Arsuz’un fotoğrafı var.. Biz birlik – beraberliğin, kardeşliğin, huzur ve barış ortamının ilçemizin genelinde sürmesi için gayret edeceğiz. İstisnaide olsa bir takım kırgınlıkları gidermek adına herkes gayret ve çaba göstersin. Bu tablonun ülke genelinde olması arzu ve istediğimiz var. Bu duygu ve düşüncelerle herkesin Ramazan Bayramı kutlu olsun” dedi.

“Arsuz Ailesi, çok büyük bir aile”
Arsuz’un tüm ülkeye ve dünyaya örnek gösterilecek birlik ve beraberliklerin yaşandığı bir ilçe olduğunu ifade eden Arsuz Kaymakamı Musa Sarı da, “‘Orucu kiminle tuttuysan, bayramı onunla yap’ derler. Tabii biz orucumuzu sizinle tuttuk, bayramı da sizlerle kutluyoruz. Çekirdek ailemizin yanında, bir ailemiz de Arsuz Ailesi… Sizleri ailemiz gibi gördüğümüz için de bayramda sizlerle beraberiz. Bundan da gurur ve mutluluk duyuyoruz. Arsuzumuz hakikaten Hatay gibi medeniyetlerin buluşma noktası, beşiği, gözbebeği olması hasebiyle tüm ülkemize ve dünyaya örnek birlik ve beraberliklerin yaşandığı bir ilçe. Burada görev yapmaktan ayrıca onur duyuyorum. Bugün mezarlık ziyaretleri yapılacak, aile ziyaretleri yapılacak, küsler barışacak, birlik ve beraberlik mesajları verilecek, unutulmaya yüz tutmuş değerlerimiz gelecek kuşaklara aktarılacak. Bunun için biz bu günleri çok önemsiyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle herkesin bayramını kutluyor, nice bayramlara sağlık ve huzurla ulaşmayı temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

Şehit aileleri unutulmadı
Protokol üyeleri daha sonra halkın esenliği ve sınırların güvenliğini sağlayan Jandarma Komutanlığı ve Polis Teşkilatını’nın ardından Gözcüler Mahallesindeki şehit Metin Kirmit ve Çetillik Mahallesindeki Şehit Zeynettin Özalp’ın ailelerini de ziyaret ederek, bayramlarını kutladı.

RAMAZAN BAYRAMI BULUŞMASINDA HALK VE PROTOKOL BİR ARAYA GELDİ

0

Hatay Valiliği ve Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin birlikte düzenlediği, Ramazan Bayramı’nın birinci günü Antakya Atatürk Parkı’nda “Ramazan Bayram’ı Buluşması” adı altında halkla bayramlaşma gerçekleştirildi.

Vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gösterilen programa Hatay Valisi Erdal Ata, Hatay Milletvekilleri, İl Jandarma ve Garnizon Komutanı Albay Turgay Aras, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Vali Yardımcıları, HATSU Genel Müdürü Mehmet Çaparali, HBB Daire Başkanları, Hatay genelinde görev yapan bürokratlar, siyasi parti il ve ilçe yönetimleri, ilçe belediye başkanları, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) temsilcileri, dernek ve oda başkanları, kanaat önderleri ve çok sayıda da vatandaş katıldı.

Gönüllerin yakınlaştığı, dargınlıkların ve kırgınlıkların unutulduğu, kardeşlik ve iyilik duygularının doruğa ulaştığı bu mübarek bayram gününde hemşehrileri tarafından teveccühle karşılanan Başkan Savaş, hemşehrileri ile tek tek tokalaşarak onların bayramlarını kutladı.

Etkinlik alanında bulunan vatandaşlara bayram ikramlarında bulunuldu. Toplu çekilen hatıra fotoğrafı ile halkla, bürokratların ve siyasilerin bayramlaşma etkinliği son buldu.

SAMANDAĞ CHP BOLU’DA ADALET YÜRÜYÜŞÜNE KATILDI

0

Adalet yürüyüşünün 9.gününde bolu’ya giderek adalet yürüyüşüne katılan Samandağ CHP İlçe örgütü “Gün ışığı arkamızda ,adalete yürüyoruz.”sloganıyla destek verdi.
Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir,Samandağ İlçe Başkanı İbrahim Aydoğan,Samandağ Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Hülya Nehir, ilçe yöneticileri Can Azaroğlu,Şefik Kimyonşen, Fikret Barutçu Kadın Kolları Başkanı Sevcan Toprak,Gençlik kolları Başkanı Burak Kimyonşen, Özcan Özçelik,İlker Kaptan, Tuncay Doğru,Metin Dal,Ahmet Kaplan,Şemsettin Fırıncıoğulları,Seyfi Nehir,Belediye Meclis Üyeleri Berna Kaplan,Şahiye Fırıncı,Yüksel Kuzu ,Fatma Terzi,Ayhan Çapar ve Partililer Bolu’ya giderek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde gerçekleşen yürüyüşe destek verdiler. Bolu’ya 32 İstanbula 270 kilometre mesafeden yürüyüşe başlandı .Mola yerlerinde halaylar çekildi,türküler söylendi.
Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir konuyla ilgili:”CHP Genle Başkanı sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen adalet yürüşüne destek vermek adına buraya geldik.Bu ülkede adalet tesis edilene kadar mücadelemiz devam edecek. Bu sürece herkesin omuz vermesini arzu ediyoruz. Bu ülkede herkes huzur içinde yaşamlı ,herkes adalete güvenebilmelidir. “dedi.
CHP Samandağ İlçe Başkanı İbrahim Aydoğan :”AKP ileri demokrasiden ileri faşizme geçmiştir. İnsanlar Özgürlük, demokrasi, adalet istiyor. Burada bulunanların derdi yakmak yıkmak değil.Adalet talebini hep birlikte yükseltiyoruz. Hak ve adalet arayışında olan bütün kesimler bu yürüyüşe destek olmalıdır. Herkesi alanlara adalet talebine deste vermeye çağırıyorum.”dedi.
Samandağ Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Hülya Nehir:”Adalet için yol çıktık.Mihail bukanin dediği gibi Adalet iktidarın fahişesi olmamalıdır. Ona inanarak Hatay’dan Yola çıktık.Yaşasın adalet. “dedi.
CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal:”Biz Türkiye’de adalet isitiyoruz.Hukuğun işlemesini istiyoruz.O yüzden yürüyoruz .İnanıyorum ki biz kazancağız.”dedi.

Hayatını Kaybeden 4 Kişi Toprağa Verildi

0

Hatay’ın Yayladağı ilçesinde otomobil ile çarpışan ve hayatını kaybeden sepetli motosikletteki 4 kişi toprağa verildi.

Ramazan Bayramı’nın birinci günü Yayladağı-Samandağ karayolunda meydana gelen kazada, Abdullah Sevim’in kullandığı plakasız sepetli motosiklet ile Hakan Keser idaresindeki 31 H 2540 plakalı otomobil Eğerci Mahallesi yol ayrımında çarpıştı.

Kazada hayatını kaybeden motosiklet sürücüsü ile Zühre Sevim (50), Gülbahar Sevim (45) ve Mehmet Sevim’in (52) cenazeleri Adana Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsinin ardından Yayladağı ilçesi Yenice Mahallesi’nde toprağa verildi.

Cenaze namazı sonrası mahalle mezarlığında toprağa verilen 4 kişinin yakınları gözyaşlarına boğuldu.

Hatay Turizmine Tek Engel ‘Savaş Var’ Algısı

0

Hatay, Suriye’deki savaş nedeniyle turizm alanında zorlu günler geçiriyor. Yeni sezona umutla bakan Hatay’daki en büyük sorun ise kamuoyunda oluşan “Hatay’da savaş var, gitmeyin” algısı.

Yeryüzünde yaşayan medeniyetlerin 13’üne ev sahipliği yapan hoşgörü kenti Hatay yeni turizm sezonuna umutlu bakıyor. Binlerce yıllık tarihi ile dikkat çeken kent yaptığı tanıtımlar ve organizelerle bu algıyı yıkarak, kente yerli yabancı turist çekmeye çalışıyor.

3 semavi dine mensup insanların kardeşçe yaşadığı hoşgörü ve medeniyetler kenti Hatay mozaik sergileme alanı bakımından dünyanın en büyük müzesi olan Hatay Arkeoloji Müzesi, Anadolu’nun ilk camisi Habib-i Neccar Camisi, dünyanın ilk mağara kilisesi, St Pierre Kilisesi, dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi Kurtuluş Caddesi, dünyanın en büyük yapıtlarından biri olan Titus Tüneli, Charonion (Kharon) Cehennem Kayıkçısı yapıtı, Hatay Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi gibi başlıca yapıtlarının yanı sara, binlerce yıllık tarihi ile daha önce olduğu gibi bundan sonra da turistlerin ilgi odağı olmaya çalışıyor. Dünyanın ilk müze otelinin yükseldiği kent, deniz, yayla ve inanç turizmine de ev sahipliği yapıyor.

KİMSE KORKMASIN, ÇEKİNMESİN

Hatay Turizm Derneği Başkanı Sabahattin Nacioğlu, Hatay’da bu yıl turizm sezonundan çok şey beklediklerini belirterek şunları kaydetti: “Hatay turizmi geçen yılla neredeyse aynı geçiyor. Geçen yıl istediğimiz kıvamda değildi, bu sene beklentimiz çok ama sadece yerli grupların geldiğini ve otellerdeki doluluk oranlarının çok düşük olduğunu görüyoruz, bu durum bizleri üzüyor. Medeniyet burada, buradaki kardeşliği gelip görmeleri lazım, biz Hatay halkı olarak burada güzel bir yaşantı sağlıyoruz, üç semavi dinin temsilcileri olarak kardeşçe yaşıyoruz, burada herhangi bir olay, herhangi bir huzursuzluk kesinlikle yok. İnsanlar gelip şehrimizi görebilir. Hatay’a gelen kültürü, kardeşliği görüyor, sıcakkanlılığı görüyor, hiç kimse korkmasın çekinmesin, herkes rahatça Hatay’a gelebilir.

HATAY’DA SAVAŞ YOK

Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Yetişen ise, Hatay’da bir savaş olmadığını belirterek, tüm vatandaşları beklediklerini söyledi. Son 6-7 yıldır Suriye’deki savaşın Hatay turizmini çok etkilediğini belirten Yetişen, kentin tanıtımı ve savaş algısını ortadan kaldırmak için Türkiye’deki tüm gazeteciler cemiyeti başkanlarını Hatay’da ağırladıklarını hatırlattı. Suriye’deki iç savaşın Hatay ile bir ilgisinin olmadığını savunan Yetişen şu değerlendirmeyi yaptı:

“Suriye’deki olayların bir kısmı da Hatay’da oluyormuş gibi bir algı var. Hatay’a bomba düştü dendiğinde insanlar şehir içinde falan zannediyor, aslında sınır bölgesindeki köylerin kullanılmayan topraklarında olan olay bunlar. Ama tabi bunları anlatabilmek de yerel yönetimlere, siyasetçilere ve milletvekillerine düşer. İnsanları bu konuda aydınlatmamız lazım Hatay’la ilgili. Mesela ben Hatay Gazeteciler Cemiyet Başkanı olarak bu konuda geçen sene Türkiye’deki tüm cemiyet başkanlarını burada ağırladık, sırf bu algıyı yıkmak için. Hatay’da savaş var mı, Hatay savaşın neresinde? Hatay’da savaş yok, herkesi bekliyoruz turizm açısından.”

TA

İSKENDERUN’DA PROTOKOL, HALK İLE BAYRAMLAŞTI

0

İskenderun’da bayramlaşma, bayramın ilk günü İskenderun belediyesi sosyal tesislerinde gerçekleşti.

Bayramlaşma törenine, İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk, TBMM İdare Amiri ve Hatay Milletvekili Orhan Karasayasar,AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu, CHP Hatay Milletvekili MevlütDudu,Garnizon ve 39.Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Erkan Olgay, İskenderun Deniz Üs komutanı Dz.Kur.Alb.Aykar Tekin, İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Akın,,daire müdürleri, siyasi parti ilçe başkanları, işadamları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Programda ilk önce protokol üyeleri vatandaşlarla tek tek bayramlaşarak, tebrikleri kabul ettiler.

Ardından, protokol üyeleri, vatandaşları yanına giderek, hem sohbet ettiler, hem de bayramlarını tebrik ettiler.

HBB AİLESİ BAYRAMLAŞTI

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi personelleri yaklaşmakta olan Ramazan Bayramı münasebetiyle, 23 Haziran Cuma günü Hatay Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları(HATMEK) Konferans Salonu’nda bayramlaşmak için bir araya geldi. Bayramlaşma merasimine Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Lütfü Savaş, Genel Sekreter Mehmet Maden, Hatsu Genel Müdürü Mehmet Çaparali, Genel Sekreter Yardımcıları’nın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanları, Şube Müdürleri ve belediye personeli katıldı.

“HATAY’A HİZMET ETMENİN ONURUNU HEP BİRLİKTE YAŞIYORUZ”

Bayramlaşma merasiminde konuşan Başkan Savaş,” Belediyemizin farklı bölümlerinde görev alan personellerimizin tümü halka hizmet konusunda kutsal işlere imza atmaktadır. Altyapı ve üstyapı çalışmalarımızla Büyükşehir statüsüne yeni erişmiş belediyelerin en iyisiyiz. Hizmet kalitemizi el ele vererek her geçen gün arttırmaya devam ediyoruz. Hatay’ın tüm ilçelerinde ayrım yapmadan eksiklerini gidermeli ve bunları da hep birlikte yapmamız gerekiyor. Bunun içinde tüm personellerimizin birbiriyle kenetlenerek, hizmetleri en hızlı ve en kaliteli şekilde vatandaşlarla buluşturmak için çaba harcamalarını diliyorum. Hatay’a hizmet etmenin onurunu hep birlikte yaşıyoruz. Bu bizim için büyük bir mutluluk”şeklinde konuştu.

Personellerinin ve ailelerinin bayramlarını kutlayan Başkan Savaş, Ramazan Bayramı’nın huzura ve barışa vesile olmasını temenni etti.

Başkan Savaş’ın konuşmasının ardından HBB çalışanları da birbirleriyle bayramlaştı.

ÇELİK -İŞ SENDİKASININ İSDEMİR’DEKİ BAYRAMLAŞMASI GÖRKEMLİ OLDU

0

Çelik-İş Sendikası İskenderun Şubesi yetkilileri, İsdemir, Karayolları sahasında düzenledikleri bayramlaşma etkinliğiyle, sıcak ve samimi bir bayramlaşma gerçekleştirdiler. İsdemir’de yeniden yetkili sendika olan Çelik-İş’e mensup üyeler, yetki sevinciyle Ramazan Bayramı bayramlaşmasını daha bir coşkuyla gerçekleştirdiler. Yüzlerin güldüğü bayramlaşmada, ayak üstü samimi sohbetler gerçekleştirildi.
Düzenlenen bayramlaşma törenine Çelik-İş Sendikası İskenderun Şube Başkanı Mehmet Demir, Şube Sekreteri Mehmet Güngör, Şube Mali Sekteri Murat Kayış, Şube Teşkilatlandırma Sekreteri Ender Keser, Şube Eğitim Sekteri Rifat Alpboğan, denetim ve disiplin kurulu üyeleri, temsilciler, Karayılan Mahallesi muhtarı Osman Baltacı ve Çelik-İş’e üye işçiler katıldılar.
Şube Başkanı Mehmet Demir “İSDEMİR’DE TOPLANMA ALANINDAKİ ADRES ÇELİK-İŞ’TİR”
Bayramlaşma sonrası kısa bir değerlendirme yapan Çelik-İş Sendikası İskenderun Şube Başkanı Mehmet Demir “ İsdemir’de yeniden yetkili sendikalı olmamız oldukça sevindirici bir gelişmedir. Geleceğe umutla bakmak ve güzel günler görmek adına son gelişmeyi yarınlarımız için bir umut olarak görüyoruz. İsdemir’de, sendika anlamında tek toplanma ve güç adresi Çelik-İş Sendikasıdır. Tüm arkadaşlarımızı Çelik-İŞ Sendikası çatısı altında görmek isteriz. Her bir emekçinin bize üye olmak yoluyla desteği, bizim, sendikamızın ve konfederasyonumuzun gücüne güç katacaktır. Gün Çelik-İş’te toplanma, dayanışma ve güç birliği oluşturma günüdür. Hak arama mücadelemiz eskisinden daha diri ve güçlü olmak zorundadır. Tüm güzellikleri gerçekleştirme gücüne sahibiz. Yeter ki beraber olalım, bir olalım. Tüm emekçilerimizin bundan sonraki bayramları çok daha güzel kutlamalarını temenni ediyorum” diye konuştu.

KAYMAKAM VE BELEDİYE BAŞKANINDAN BAYRAMLAŞMA ZİYARETLERİ

0

Belen KaymakamıAbdulaziz AYDIN beraberinde Belediye Başkanı Adnan VURUCU, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdiresi Zeynep ÖZTÜRK, Kaymakamlık Şehit-Gazi Biriminden Hakan SANCAKTAR ile birlikte, Ramazan Bayramı münasebeti ile Atik Mahallesinde ikamet eden şehit ailesi Hikmet KAHRAMAN, Halilbey Mahallesinden Kazim AZGİL, Bakras Mahallesinden Kadir KAÇMAZ, İssume Mahallesinde Şehit Ailesi Mevlüde ÖZDOĞAN, SarımazıMahallesinde ikamet eden Kıbrıs Gazisi Hamdi SÖNMEZ’i hanelerinde ziyaret ettiler.

Kaymakam AYDIN; Bir aylık tutulan orucun ardından bayrama ulaşmanın sevincini yaşamaktayız. Bayramlar birlik, beraberlik ve ziyaretlerle süslendiği zaman daha güzel anlamlar ifade etmektedir. Biz de bugün bayram vesilesiyle bu ailelerimizi Belediye Başkanımızla birlikte ziyaret ederek devletimizin her daim vatandaşının yanında olduğunu hissettirerek hayır duasını alıyoruz. Her günümüzün bayram tadında geçmesini istiyoruz.

Bu düşüncelerle tüm hemşehrilerimizin Mübarek Ramazan Bayramını kutlar, sağlıkla ve mutlulukla geçirecekleri huzurlu bir bayram olmasını temenni ederim, dedi.

BAYRAMLAŞMA TÖRENİ DÜZENLENDİ

0

Belen Kaymakamlığının Ramazan Bayramı münasebeti ile düzenlemiş olduğu Bayramlaşma programı, saat 09:45’de Belen Seyir Terasında gerçekleştirildi.

Kaymakam Abdulaziz AYDIN, Hatay Milletvekili Orhan KARASAYAR, Belen Belediye Başkanı Adnan VURUCU, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının temsilcileri, Siyasi Partilerin İlçe teşkilatları, Sivil Toplum Kuruluşları ve halkımızın yoğun katılımı ile yapılan Bayramlaşmada konuşan;

Belen Belediye Başkanı Adnan VURUCU;

“Bir ay boyunca tuttuğumuz orucun ardından bayrama kavuşmuş bulunuyoruz. Rabbim huzur içerisinde nice bayramlara bu coşkuyla kavuşmayı nasip etsin. Bir taraftan bayram sevincine kavuşmuşken bir yandan da hüzünlüyüz. İskenderun’dan bir Şehidimiz var Rabbim ailesine metanetler ihsan etsin. Milletimizin başı sağ olsun.” dedi.

Hatay Milletvekili Orhan KARASAYAR;

“Bayramlar kaynaşmanın, kardeşliğin, dargınların barışmasının huzur ortamının artmasında çok önemli günlerdir. Şu üç günlük dünyada hepimiz geçiciyiz. Belenimiz hangi inançtan, hangi siyesetten olursa olsun, güzel ülkemizin geleceği adına üzerine düşeni yapmıştır. Ülkemiz üzerine oynanmak istenen oyuna müsaade etmemiştir. Elele omuz omuza vererek kirli oyunun üstesinden gelmiştir.

Bu bayramlar daha fazla kenetlenmemize, vatanımız bayrağımız ve inancımız adına daha fazla mücadele etmemize büyük katkılar sağlamıştır.

Yüce Rabbimden sevdiklerinizle birlikte nice bayramlara eriştirmesini diliyorum” dedi,

Kaymakam Abdulaziz AYDIN;

“Bugün rahmete uğurlayacağımız şehidimiz dolayısıyla buruk bir bayramın başlangıcındayız. Hepinizin Ramazan Bayramını kutluyorum. Sağlıkla, afiyetle, huzurla geçireceğiniz nice bayramlara erişmenizi Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Ülkemizin bu huzur iklimini bozmak isteyen bir çok odak var. Bizimse millet olarak yapmamız gereken bellidir. Bu odaklara inat birlik ve beraberliği, dayanışmayı daha yoğun bir şekilde göstermek zorundayız bununda başka reçetesi yoktur.

2011 yılından buyana Suriye’de başlayan iç savaş dolayısıyla bu Millet atalarımıza layık bir şekilde, oradan aldığı mirasla mazlumlara, garip gûrebaya sahip çıkmayı, onlara sığınak olmayı bilmiştir. Allah bu devlete bu millete zeval vermesin. Çevremizde yaşadığımız hadiseleri kendi memleketimizde göstermesin. Dışarıda nazlı nazlı dalgalanan bayrağımız İnşallah ebediyete kadar dalgalanmaya devam edecektir. Belenli bunu çok güzel göstermektedir. Biz bu şekilde birlik içerisinde olduğumuz sürece üzerinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur.
Hepinizin bayramını kutluyor, evlatlarınızla ailelerinizle birlikte geçireceğiniz nice bayramlar diliyorum.” diyerek konuşmalarını tamamladılar.

Konuşmaların ardından misafirlerin uğurlanması ile bayramlaşma töreni sona erdi.

PAYAS SPOR 5 FUTBOLCU İLE RESMİ SÖZLEŞME İMZALADI

0

Transfer komitesi Başkanı Bekir Tufan, “4 Futbolcuyla da prensipte anlaştık. Bayramdan sonra resmi sözleşme imzalayacağız”
PAYAS SPOR 5 FUTBOLCU İLE RESMİ SÖZLEŞME İMZALADI
Spor Toto 3. Liginde mücadele eden Güney temsilcisi Payas Spor, transfer sezonunun açılmasının ardından daha önce prensipte anlaştığı futbolcular ile resmi sözleşme imzalamaya başladı. Mavi Beyazlı ekip Payas Spor, iç ve dış olmak üzere 5 futbolcu ile resmi sözleşme imzaladı. Transfer komitesi Başkanı Bekir Tufan, ” Payas Sporumuzu laik olduğu yere getirebilmek için yoğun çaba harcıyoruz. Yeni sezon öncesinde arkadaşlarımız ile yaptığımız değerlendirme sonucunda 4 futbolcu ile prensipte anlaştık. Bayramdan sonda resmi sözleşme imzalayacağız” dedi.
Payas Spor transfer komitesi üyesi Derman Gözükara, yaptığı açıklamada, “Dış transferde geçen sezon Sancaktepe Spor’da forma giyen Koray Kurt (27 yaşında -Forvet) ile 2 Yıllık, Ankara Adliye Spor’da oynayan Necmi Çoban (24 yaşında-Sağ kanat) 1 yıllık, iç transferde ise Rıdvan Peker (22 yaşında-orta saha) 2 yıllık, Mehmet Ali Yenilmez (27 yaşında-Defans) 1 yıllık, Deniz Karadeniz (23 yaşında-orta saha) 1 yıllık resmi sözleşme imzaladık” dedi.

“OLAYA KARIŞANLARI KULÜPTEN KOVACAĞIZ”

0

Dörtyol Belediye Başkanı Yaşar Toksoy..
“OLAYA KARIŞANLARI KULÜPTEN KOVACAĞIZ”

2016-2017 sezonunda Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Adıyaman’da organize edilen Dörtyol Belediyesi kadın Futbol takımı ile Sivas Gazi Lisesi Spor kulübü arasında 3.Lig Play-Off 2. tur karşılaşması sonrasında çıkan olaylarla ilgili olarak Dörtyol Belediye Başkanı Yaşar Toksoy açıklama yaptı.
“Adıyaman’da yapılan karşılaşmanın aralarında üzerilerinde ilçemizin isminin yazıldığı formayı giyen bazı kadın futbolcularının hiç tasvip etmediğimiz hareketlerde bulunması bizleri derinden üzmüştür. Spor’da yenmekte, yenilmek te vardır. Futbol karşılaşmaları insanlarımızı birleştirici bir spor dallarından biridir. Bayramdan sonra olaylara karıştığı tespit edilen kadın futbolcuları kulüpten kovacağız” dedi.

ERHAN AKSAY TURNUVA MAÇLARINDA OYUNCULAR SAHALARDA TER DÖKÜYOR

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi bünyesinde düzenlenen 33’üncü Erhan Aksay Futbol Turnuvası’nda takımların grup maçlarına kalma mücadelesi devam ediyor.
Belli bir yaş üzeri ve spor yapma imkânı olmayanları spora teşvik amacıyla düzenlenen organizasyonda, oyuncular mücadeleleriyle sahalarda ter döküyor. HBB Esentepe Futbol Sahası’nda ve Nazım Koka Futbol Sahası’nda gerçekleşen maçlara seyircilerden de yoğun tezahürat geliyor.
MAÇ SKORLARI TAKIMLARIN HANELERİNE YAZILDI
HBB Esentepe Futbol Sahası’nda 23 Haziran akşamı oynanan maçta Defne Dursunlu Gençlik takımı ile Mini Golf takımı karşı karşıya geldi. Maçta Defne Dursunlu Gençlik takımı attığı üç golle Mini Golf takımını 3-0 mağlup etti.
Nazım Koka Futbol Sahası’nda oynanan maçta Simpak takımı Akademi Hastanesi takımı karşılaşması heyecan dolu dakikalara ev sahipliği yaptı. Her iki takımın gösterdiği etkili performansın sonucunda goller tek tek tabloya işlendi. Maçın son dakikalarına gelirken Simpak takımı önde kalmayı başararak rakip takımını 3-2 yenmeyi başardı.

FİLM;Doru

0

Vizyon tarihi 7 Temmuz 2017
Yönetmen Can Soysal
Oyuncular: Bensu Soral, İbrahim Büyükak, Oğuzhan Koç devamı
Tür Animasyon
Ülke Türkiye
Özet ve Detaylar
Doru her şeyden habersiz sürüsüyle yaşayan bir attır. Sürüde tesadüfen eski bir İngiliz yarış atı olan Çenebaz’dan gerçekleri öğrenmesiyle birlikte Demirkır’la da tartışır. Yaşadıkları vadiden dışarı çıkan Doru’nun peşinden en yakın arkadaşı Karatay da gelir. İkili yolda Seyis Kardeşler ile karşılaşırlar. Doru ve Karatay hiç bilmedikleri yerlerde, yarışlara katılıp galip gelecekleri, babasını bulabilme imkânı da olan bir maceranın içine düşerler…
Çocukların televizyonda en sevdiği karakterlerden olan “Doru”nun animasyon sinema filmi seslendirmesinde 3 Adam, Bensu Soral, Esra Erol, Hakan Baş ve Murat Dalkılıç gibi pek çok ünlü isim yer alıyor.

KİTAP;Soyağacımızdaki Maymun

0


İnsan Evriminin Yeni Bilimi
Eugene E. Harris
Koç Üniversitesi Yayınları
Kategoriler
Bilim – Mühendislik / Diğer
Katkıda Bulunanlar
Çevirmen Begüm Kovulmaz
Kitabın Tanımı
“İnsanın Evrimi” herkesin fikir sahibi olup da gerçekte hakkında pek az şey bildiği bir muamma. Siyasi çağrışımları, kültürel kabullerle olan çatışmaları ve meraklı insanoğlu için sunduğu potansiyeller bozuyor belki de onu kavrayışımızı. Soyağacımızdaki Maymun, işte tüm bu kaçınılmaz manipülasyonların ötesine geçerek “insan”ın evrimleşmiş olduğunu nereden anlayacağımızı en çok merak edilen sorular aracılığıyla gözler önüne seriyor: Madem yakın akrabayız, neden maymun akrabalarımız bizle aynı hastalıklara yakalanmıyor? Neden bizler bu kadar gelişmişken onlar yerinde sayıyor? Neden çiftleşemiyoruz, neden çocuklarımız olmuyor?
Soyağacımızdaki Maymun’da, kendi evrim anlayışının uğradığı dönüşümü de samimiyetle paylaşıyor Eugene E. Harris: organizmaları anatomik ayrıntıların karşılaştırılması yoluyla inceleyen bir fiziksel antropolog iken DNA’nın 4 harfli alfabesinin içerdiği sonsuz olasılıkların büyüsüne kendini kaptırıyor ve paleogenomikle biten kişisel yolculuğu Genom Devrimi’ni haber veriyor okura.

Kabul edelim ya da etmeyelim, insan evriminin yeni bilimi hepimizi değiştirecek.

Eugene E. Harris, City University of New York Biyolojik Bilimler ve Jeoloji Bölümü’nde Moleküler Antropoloji profesörü.

Obezite cerrahisi geçirmiş hastalara bayram tavsiyeleri

0

Obezite cerrahisi geçirmiş hastalara Ramazan Bayramı’nda 7 önemli beslenme önerisi

BariatrikLab Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi kurucusu Prof. Dr. Halil Coşkun ile birlikte çalışmalar yürüten Dyt. Nida Yıldız, Ramazan Bayramı’nda obezite cerrahisi geçiren hastalar için önemli bilgiler verdi:

HAFİF BİR KAHVALTI TERCİH EDİN
Bal, pekmez, reçel gibi basit şekerleri kahvaltınızdan çıkarın. Kahvaltınızda kaliteli protein kaynağı olan yumurta ilk tercihiniz olmalı. Yumurtanızı haşlanmış olarak, menemen veya omlet şeklinde de tüketebilirsiniz. Yumurta dışında, peynir çeşitlerine de kahvaltınızda yer verebilirsiniz. Protein içeriği yüksek bir kahvaltı gün içerisinde tok hissetmenizi sağlayacaktır.

ANA ÖĞÜNLER KALİTELİ PROTEİN KAYNAKLARINDAN OLUŞMALI
Ameliyattan sonra mide hacmi kısıtlı olduğundan yeterli proteini alabilmek için ana öğününüzde et, tavuk, balık gibi hayvansal proteinleri veya kuru baklagiller gibi bitkisel protein kaynaklarını tercih etmelisiniz. Ana yemeğinizin yanında salata veya sebze yemeklerini de tercih edebilirsiniz ama önceliğiniz her zaman protein kaynağını bitirmek olmalı.

BAYRAM İKRAMLARINA DİKKAT
Obezite cerrahisi sonrası basit şekerleri mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarın. Bayram ikramlarına hayır demek zor gelse de tatlı, çikolata gibi bayram ikramları basit karbonhidratlar olduğu için terleme, ishal gibi dumping sendromuna neden olabileceğinden bayramda tadınızı kaçırabilir. Kendinizin hazırladığı meyveli yoğurtlar, smoothieler tatlı yerine daha masum tercihler olacaktır.

SU TÜKETİMİNİZE ÖZEN GÖSTERİN
Bayramın yaz ayına denk gelmesi nedeniyle artan hava sıcaklığı terle beraber sıvı kaybını da artıracağından ve Ramazan ayı boyunca sıvı tüketiminin azalmasından kaynaklı artmış sıvı kaybını yerine koyabilmek için özellikle su tüketiminize mutlaka dikkat edin. Gün içerisinde en az 6-8 bardak su tüketmeye özen gösterin.

POSALI GIDALARA BESLENMENİZDE YER VERİN
Obezite cerrahisi sonrası kabızlık problemiyle sık karşılaşılmaktadır. Ramazan ayında hareketsiz yaşam ve yeterli sıvının alınmamasına bağlı olarak kabızlık problemi daha da artabilir. Bayram ve sonrasında sindirim sisteminin düzene girmesi için sebze, meyve, kuru baklagil, yulaf gibi posa içeriği yüksek olan besinlere ve kefir, probiyotik yoğurt gibi probiyotik besinlere beslenmenizde yer verin.

KATI – SIVI AYRIMI
Obezite cerrahisi geçirmiş kişiler bilindiği üzere katı ve sıvı gıdaları birlikte tüketmemelidir. Böylelikle hem yeterli proteini almış olursunuz hem de mide bulantısı, dumping sendromu gibi olası problemlerin önüne geçebilirsiniz. Bayram ve bayram sonrası da katı – sıvı ayrımına dikkat edilmelidir.

BAYRAM ZİYARETLERİNİZİ FİZİKSEL AKTİVİTEYE DÖNÜŞTÜRÜN
Oruçla birlikte yavaşlayan metabolizmanızı tekrar harekete geçirmenin en güzel yolu fiziksel aktivitenizi arttırmaktır. Bayram zamanı spor salonuna gitmek düşük bir ihtimal olacağı için akraba ziyaretlerinizi fiziksel aktivite fırsatına dönüştürebilirsiniz. Yakın mesafelere yürüyerek giderek, asansör yerine merdiven kullanarak günlük hayatınızda küçük değişikliklerle metabolizmanızı tekrar harekete geçirebilirsiniz.

23 HAZİRAN TARİHTE BUGÜN

0

23 Haziran
Olaylar
656-Ali bin Ebu Talip halife seçildi
1691-II. Ahmet padişah oldu.
1868-ABD’li mucit Christopher Latham Sholes, daktilonun patentini aldı.
1894-Uluslararası Olimpiyat Komitesi Paris’te kuruldu.
1902-Bir İspanyol ismi olan Mercedes markası tescillendi.İlk Mercedes otomobili Wilhelm Maybach tarafından tasarlandı.
1920-Çerkez Ethem, Yozgat’a girdi.
1939-Hatay’ın Türkiye’ye katılmasına ilişkin antlaşma, Ankara’da imzalandı.
1941-Birleşik Krallık’a sipariş edilen denizaltı ve uçak filosunu teslim alacak personeli taşıyan Refah şilebi, Mersin’den İskenderiye’ye giderken, bir denizaltı tarafından Mersin açıklarında batırıldı. 168 kişinin öldüğü, 32 kişinin kurtulabildiği olayın ardından, TBMM’de soruşturma başlatıldı.(Refah Faciası)
1950-Türkiye Cumhuriyeti Turizm Bankası kuruldu.
1954-Türkiye, ilk kez katıldığı Dünya Futbol Kupası finallerinde Federal Almanya’ya yenilerek elendi.
1954-İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığına seçilen Prof.Dr. Nüzhet Gökdoğan, ilk kadın dekan oldu.
1983-Doğru Yol Partisi (DYP) kuruldu.
Tarihte Bugün Doğanlar
1901-Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk yazar (ö. 1962)
1906-Wolfgang Koeppen, yazar (ö. 1996)
1912-Alan Turing, İngiliz matematikçi (ö. 1954)
1916-Ernest Wilimowski, Polonyalı-Alman futbolcu (ö. 1997)
1936-Richard Bach, ABD’li yazar
1940-Wilma Rudolph, Amerikan atlet (ö. 1994)
1955-Jean Tigana, Mali asıllı Fransız teknik direktör
1960-Fadil Vokrri, Arnavut futbolcu
1970-Yann Tiersen, Fransız müzisyen
1972-Zinedine Zidane, Cezayir asıllı Fransız futbolcu
1976-Patrick Vieira , Fransız Futbolcu
1984-Mya Nichole, ABD’li porno oyuncusu.
1985-Cem Dinç, Türk basketbolcu
Tarihte Bugün Ölenler (23 Haziran)
79-Vespasian, Roma İmparatoru (d. 9)
1565-Turgut Reis, Türk denizci (d. 1485)
1891-Wilhelm Eduard Weber, Alman fizikçi (d. 1804)
1926-Viktor Vasnetsov, Rus ressam (d. 1848)
1954-Salih Omurtak, Kurtuluş Savaşı komutanlarından (d. 1889)
1959-Fehmi Tokay, Besteci (d. 1889)
1959-Boris Vian, Fransız yazar ve müzisyen (d. 1920)
1967-Franz Babinger, Alman yazar (d. 1891)
1995-Jonas Salk, ABD’li bakteriyolog hekim (Çocuk felci aşısını buldu) (d. 1914)
1996-Andreas Papandreu, Yunanistan başbakanı (d. 1919)
1998-Maureen O’Sullivan, oyuncu (d. 1911)
2006-Aaron Spelling, ABD’li televizyon yapımcısı (d. 1923)
2009-İsmet Güney, Kıbrıslı ressam, karikatürist. (d. 1932)

Kitap okumayan akılsız gümrükçüler!

0

Eylül Fuarcılık ile Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği 1. Hatay Kitap Fuarı 12-21 Mayıs 2017 tarihlerinde Antakya’da gerçekleştirildi. Doğu Akdeniz Bölgesi’nin en büyük kitap fuarında 10 gün süresince 125 yayınevi ve 5 sahaf stant açtı. Kitap fuarında kısa adı İLESAM olan Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği Hatay İl Temsilciliği de bir stant açarak 30 Hataylı yazar ve şairi okuyucu ile buluşturdu.
Ben de bir Gümrük Müşaviri / Araştırmacı-Yazar ve İLESAM üyesi olarak, İLESAM standında, 17 Mayıs 2017 günü en son kitabım olan ‘GÜMRAK SKANDALLARI – Belgelerle bir gümrük kumpası’ adlı eserimi imzalayarak, tanıtımını yaparak okuyucu ile sohbet etme imkânı buldum. Bana bu fırsatı yaratan İLESAM Hatay İl Temsilcisi Sayın M. Adil Çetin’e en içten teşekkürlerimi arz ediyorum.

GÜMRÜKÇÜLER KİTAP SEVMEZ?

Hatay Kitap Fuarı’ndaki kitap imzalama etkinliğimde yaşadığım ilginç bir anımı okurlarımla paylaşmak istiyorum. İLESAM Standı’na gelen bir çift dikkatimi çekmişti. Erkek olanı Gümrük Skandalları adlı kitabımı eline alıp incelerken, sonradan eşi olduğunu öğrendiğim bayan da ona eşlik ediyordu. İtiraf etmeliyim ki bu genç çiftin kitabımı incelemesi ve kitap üzerine fısıldayarak değerlendirmede bulunması hoşuma gitmişti. Birden, genç erkeğe mesleğini sorma ihtiyacını hissettim ve sordum. O da, gözlerimin içine bakarak “Gümrükçüyüm” dedi. Cilvegözü Sınır Kapısında. Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbaratta görevli olduğunu ve eşinin de Gümrük Muayene Memuru olarak görev yaptığını söyledi.
Açıkçası 20 yıl merkez denetim elemanı olarak görev yaptığım Gümrük Teşkilatı’ndan bir çift kitapseverle karşılaşmaktan çok mutlu olmuştum. Birden elimi uzatarak, “Hoş geldiniz” dedim ve Gümrük ve Ticaret Başmüfettişliği görevimden emekliye ayrıldıktan sonra Gümrük Müşaviri olarak serbest çalışma hayatımı sürdürmekte olduğumu söyledim. Genç meslektaşlarıma bu kitabımı okumaları gerektiğini tavsiye ederken de aramızdaki sohbeti koyulaştırmak istedim.
Ancak genç Gümrük Muhafaza Memuru hiç beklemediğim ani bir tepki gösterdi ve “Ben mesleğimi çok seviyorum. Bu kitabı okuyarak mesleğimden soğumak istemiyorum!” dedi. Elindeki kitabı standa bırakarak, ‘Allah ısmarladık’ bile demeden, eşinin elini tutarak stanttan uzaklaştılar.
İtiraf etmeliyim ki şoke olmuştum! Birkaç dakikada yaşanan bu olay karşısında stanttaki diğer yazar arkadaşlarım da ne diyeceklerini bilemediler. Genç meslektaşlarımın arkalarından “Güle Güle” bile diyememiştim. Genç gümrükçüler, herhalde ‘Gümrük Skandalları’ adlı kitabımı okurlarsa zehirlenmekten korkmuş ve kaçmışlardı.
Oysaki okumak en büyük ibadettir. Okuyup öğrenmeden içinde bulunduğumuz hayatı hiç kimse yanlışsız, doğru dürüst yaşayamaz. Özellikle de Gümrük teşkilatında çalışanlar, hele mesleğini çok sevenler için okuyup öğrenmek şarttır. Allah kullarına akıl içinde düşünüp kendi bilgi ve yeteneklerine uygun doğruyu bulabilmesi için seçim iradesi vermiştir. Aklın düşünüp iradeye seçenek sunabilmesi için ya okuyup öğrenmesi ya da başka yollardan öğrenip bilmesi gerekir ki, seçenek sunup yol göstersin.
Aslında Gümrük Çarkı’nın işleyişi hakkında yeterli bilgileri olmadığını düşündüğüm bu genç ve cahil gümrükçülerin, Allah’ın ‘Oku’ emrine uyup, okuyup bilmediklerini öğrenmesi gerekir. Okumanın aslı bilip öğrenmektir. Bilip öğrenmenin aslı ise idrak etmektir. Öğrenmek için birçok yol var ama en önemli ve kolay olanı okumaktır. İster doğayı, ister yazılanı okumaktır ya da ehil olan bir bilenden dinlemektir. Aksi takdirde, bilmediklerini öğrenmek mümkün değildir.

KİTAP YASAKLYAN MÜSTEŞAR!

Bu cahiller bilmezler ki ben, durduk yerde araştırmacı-yazarlığa soyunmadım. Gümrüklerde yaşanan yolsuzluk ve rüşvet olaylarının gerçek sebeplerini, Gümrük Çarkı’nın işleyişindeki yanlışlıkları, Gümrük Çetesi ve üyelerini, bilerek ya da bilmeden yanlış yapan gümrük görevlilerini yazmaya mecburdum.
1990’lı yılların ikinci yarısında kaleme aldığım ilk kitap taslağımın adı Gümrük Holding’ti. Çünkü Devlet kurumu olan Gümrük İdaresi, kendini bilmez birilerinin şirketi haline dönüşmüştü. Dönemin tepe yöneticileri gümrük idaresini babalarının çiftliği gibi keyiflerine göre yönetiyordu. Gümrükler birilerinin cepleri için sermaye yapılmıştı.
Hiç unutamam! Çünkü belgesini hala saklıyorum. 1998 yılında, Gümrük Müsteşarlığı’na dilekçe ile başvuruda bulunarak, ‘Gümrük Holding’ isimli kitabımı yayınlamak için izin istemiştim. Gümrükleri krallar gibi yöneten dönemin Gümrük Müsteşarı Ramazan Uludağ, izin vermek şöyle dursun, iki satırlık bir genelge yayımlayarak, Gümrük teşkilatında kitap satışını yasaklamıştı.
O yüzden gümrükçülerin astları da üstleri de kitap sevmezler, kitap okumazlar. Çünkü onlara hakikatler de mevzuat da lazım değildir; onlara sadece mevzuu lazımdır! Onlar için kitabın pimi çekilmiş bombadan farkı yoktur. Kitap yazanları ve yayımlayanları ‘anarşist’ olarak ilan ve saf dışı ederler.
Eminim ki kitaplar yazdığım ve yayınladığım için, benim suçum da kabahatim de çoktur!

CİLVEGÖZÜ SINIR KAPISI HALA KAN KOKUYAR!

Türkiye’de tek gümrükçü araştırmacı-yazar olarak benim, mesleğini çok sevdiğini ve kitap okuyarak mesleğinden soğumak istemediğini söyleyen ve hala Cilvegözü Sınır Kapısı’nda görevli olduklarını sandığım o genç gümrükçülere birkaç çift sözüm var: Elbette ki Gümrük Skandalları adlı kitabımı okuyarak zehirlenmelerini ben de istemem. Ama isterim ki, bundan tam 10 yıl önce, 4 Temmuz 1997 günü Cilvegözü Kara Hudut Kapısı’nda yaşanan ‘intihar’ olayına dair gazete haberlerini araştırsınlar ve okusunlar! Çünkü Cilvegözü Sınır Kapısı yıllar sonra hala kan kokuyor!
Cilvegözü Sınır Kapısı’nda ne olmuştu da o gün Gümrük Muhafaza Memuru Mehmet Emin Odabaşı, tartıştığı amirini tabancasıyla öldürüp, görev arkadaşını da yaraladıktan (sonra öldü) sonra intihar etmişti? Odabaşı niçin cinnet geçirmişti ve hangi nedenle görev arkadaşlarına kurşun sıkmıştı? Mehmet Emin Odabaşı, tabancasının tetiğine dokunurken, neden ‘Şerefsizler, yaktınız beni’ diyerek raydan çıkmıştı? Odabaşı, neden çok sevdiği mesleğinden soğumuştu? Cilvegözü Gümrük Muhafaza Kaçakçılık İstihbarat ve Narkotik Bürosu görevlilerinin aralarında tartışıp da çözüme kavuşturamadıkları konu neydi acaba?
Eyy! Cilvegözü Sınır Kapısı’nda görevli olup da adını bile bilmediğim Gümrük Muhafaza Memuru kardeşim! Eyy! Gümrük Muayene Memuru genç bacım! Okumadığınız takdirde, bilmediğiniz yanlış yolda yanlış gidersiniz. O çok sevdiğiniz, kitap okuyup da soğumak istemediğiniz mesleğiniz yüzünden hayatınızı karartırsınız! Sonra da Allah’a iftira eder bunun adına da ‘kader’ dersiniz!
Oysaki kendi kaderinizi kendiniz oluşturuyorsunuz. Cehaletinizden bunun bile farkında değilsiniz. Bilmelisiniz ki akıl içinde çözümsüzlük yoktur. Akıl içinde sonsuz düşünce var. Bu düşünceleri açığa çıkarıp doğrusunu bulmak için de okumak gereklidir! Okuyan akıl, öğrenir, gelişir, genişler, erginleşip olgunlaşır. Erginleşip olgunlaşan akıl da insanı doğruya, vicdana, adalete ve Hakka yöneltir!
Sonsöz: Gümrük tarihine düştüğüm bu not; kitapları değil de, daha çok rüşveti ve bahşişi seven genç gümrük muhafaza memurlarına da gümrük muayene memurlarına da ders olsun!

Demokrasi, Demokrasi Dedikleri!

0

Akranlarımla 27 Mayıs İhtilali’yle hayata “Merhaba!” dedik. Çocuk muhayyilemize rahmetli Menderes’in “Köpek davası”ndan, özel hayatına kadar pek çok şey sokuldu. Bir de Demokrat Parti (DP) – CHP çekişmesine takılmıştık. Memleketin yarısı bir tarafta, diğer yarısı bir tarafta! Taraflar birbirine o kadar zıt ki, birinin ak dediğine diğer kara diyor! DP daha muhafazakar görünümlü, CHP ise daha “okumuş!”
Aslında DP’yi kuranlar, Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes gökten zembille inmemişlerdi. Her ikisi de CHP’li vekillerdi. Hatta Bayar, Atatürk hayata gözlerini kaparken başbakan idi. Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’la görüştüğünde Atatürk’ten sonra Cumhurbaşkanlığı için CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’yü önermişti.
Daha sonra 5 yıl süren bir II. Dünya Harbi süreci başladı. Türkiye’nin neredeyse tüm çevresinde, özellikle de Karadeniz, Balkanlar, Ege ve Akdeniz’de cereyan eden bu yıkıcı savaşa Türkiye, savaşın sonlarına doğru “Dostlar alış verişte görsün!” kabilinden, Almanya yenilirken, Almanya’ya savaş açması takiyyesi dışında tarafların tüm baskılarına rağmen girmedi.Girmediği de iyi oldu! Şahsen İnönü ve yönetiminin bu tutumunu alkışlayanlardanım.
Savaşa girmese de Türkiye ve iktidardaki tek parti hükümeti CHP oldukça yıpranmıştı. Bir tarafta ekonomik sıkıntılar, diğer tarafta Karadeniz ve Balkanlardaki komünist Sovyetler tehdidi vardı. Sovyetler Türk Boğazları’nı birlikte yönetmeyi, Kars ve Ardahan’ın verilmesini istemişlerdi. Orta Doğu İsrail odaklı çalkantılarla sıkıntılıydı. Yunanistan’da iç savaş vardı. Bu ortamda Türkiye’nin ortak akılla kararlar alması lazımdı.
Ülkeyi sıkışıklıktan çıkarabilecek bir dinamizm için, Cumhuriyet’in ilk döneminde 2 kez yaşandığı gibi bir kez daha çok partili sisteme dönüldü. Yani demokrasi için olmazsa olmaz şartlardan, başta ülkeyi seçildikten sonra belli sürelerle yöneten ve süresi dolduğunda görevi sona eren cumhurbaşkanları ile gene serbest seçimlerle Meclis’e giren siyasi partiler olacaktı.
Tek parti ile demokrasinin gerçekleşmesi mümkün değildi! Çünkü siyasi partiler olursa, hükümeti denetleyecek ve gayrı meşru yollara sapmaktan caydıracak muhalefet partileri olacaktı. Önce 1946 Genel Seçimleri ile o güne kadarki tek parti “CHP” dışındaki siyasi partiler de Meclis’e girdiler. 1950 genel seçimlerinde ise CHP ana muhalefete düşerken, DP iktidar oldu. Peki özlenen demokrasi gerçekleşti mi?Maalesef demokrasi bedelle öğrenilebiliyormuş!
Aksine millet adeta ikiye ayrıldı. DP, iktidar oluşunu hazmedemedi. Kendisinden olmayanları zaman zaman ezdi. CHP ise, “kurucu parti” olma gururunu kıramayarak, kendisinden başka bir partinin iktidar olmasını hazmedemedi. İşte 27 Mayıs 1960 darbesinin ana çıkış sebebi buydu!
İhtilal sonrası ısmarlama bir Anayasa hazırlandı. Başbakan Menderes dahil 4 kabine üyesinin asılması, Türk demokrasi tarihinin kara lekesiydi. Albay Aydemir’in 2 kez darbe girişimi (1962 ve 1963) savuşturuldu. Tam CHP-DP çekişmesi bitti derken, başında Süleyman Demirel’in bulunduğu Adalet Partisi (AP) ile CHP’nin çekişmesi başladı. Demokrat olmak zor zanaatti!
Çekişme önce 1971’de 12Mart Muhtırası’nı, ardından 1980’de 12 Eylül’ü getirdi. Yeni bir ara dönem ve yeni ısmarlama Anayasa! Darbeci askerler 3 yıl sonra yeni bir genel seçimle yönetimi tekrar sivillere bıraktı. Yasaklı siyasiler ANAP iktidarı dönemindeki referandumla siyasete girdiler. Ama siyasette “Demokratik ülkelerde rastlanmayan” didişmeler devam etti.
Demokratik pek çok ülkenin mükemmelen becerdiği koalisyon hükümetlerini bir türlü yaşatamadık. Sonunda 2002 genel seçimleri ile AKP iktidar oldu. Tabii o zamanlar “masum” dedikleri FETÖ’cüler de iktidar ortakları idi. Tek başına o tarihten beri iktidar olan AKP döneminde “İşte demokrasi budur!” diyebildik mi?Maalesef cevabımız gene “Hayır!”
Son Söz:CHP’nin “Hukuk Yürüyüşü” adıyla sokaklara düşmesini tasvip etmiyorum. Türkiye, bir Latin Amerika veya “Arap Baharı” ile darmadağın edilen ülkelerden biri değildir. Ancak yürüyüşü eleştiren iktidar, muhalefetsiz demokrasi olamayacağını da görebilmelidir. Aksi “Muz cumhuriyetidir!”Vatandaş sizleri kavga için değil, uzlaşın-anlaşın diye seçti!

Ak Partililerden,”GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA” Suç Duyurusu

0

AK Parti Hatay İl Başkanı Ahmet Atıç, AK Parti Büyükşehir Belediye Meclis üyeleri adına, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Lütfü Savaş hakkında ‘görevi kötüye kullanmak’tan suç duyurusunda bulundu.

AK Parti İl Başkanı Ahmet Atıç ve 11 İlçenin AK Partili belediye başkanları, suç duyurusunda bulunmadan önce Hatay Valisi Erdal Ata’yı ziyaret etti.
Vali Erdal Ata’yı ziyaretlerinin ardından Atıç ve beraberindekiler Hatay Adliyesi’ne gitti.
Burada basın açıklaması yapan Atıç, Hatay’ın 2014 yılında büyükşehir olduğunu ancak büyükşehir belediyesinin beklenilen hizmetleri veremediğini belirterek, şunları söyledi:

“Sayın valimize arzularımızı, içişleri bakanlığımızın özellikle büyük şehir belediyesi yolsuzlukları, yapmış oldukları hukuksuz muameleler konusunda, hukuki süreci işletmeleri konusundaki talebimizi bugün için dile getirmiş olduk.
Adli soruşturma noktalarını icra ettirmek için, 2016 yılı denetim raporunda belirtilen hususlarda özellikle büyükşehir belediyesinin yanlış yönetimi ve oradaki kaynakların halkın hizmetine sunulması gerektiği halde sunulmadığını ve bu sunulmamadan dolayı da hukuki eksiklikleri de bugün şikayet etmek üzere Hatay Adliyesi önündeyiz.”

‘KİRALAMA BEDELİ 20 MİLYON’

Şikayetlerinin en başta araç kiralama konusunda olduğunu kaydeden Atıç, AK Parti grubu olarak konuyu dile getirdiklerini belirterek, “Yaklaşık 45-50 gündür bu konuda herhangi bir adım yok. Aksine yapılan hataları savunucu, yapılan çalışmaların hukuki olduğunu ifade eden açıklamalar yapıldı.
2016 yılında sadece belediyenin yapmış olduğu kiralama hizmet bedeli 20 milyon. 13 milyona satın alınabilecek araçlar için 1 yılda 20 milyonluk kira bedeli ödemesi ne kadar hukuki.
Hatay halkı bu kadar hizmet beklerken yollar çamur içerisindeyken, maalesef insanlarımız yazın ortasında sivrisinekle mücadele etmekte zorlanırken, Hatay halkına ‘benim bütçem yok, benim burada kaynağım yok’ deyip burada devletimizin, milletimizin menfaatlerini gözetmeyerek bu şekliyle bir çalışma yapılmasını maalesef hem hukuki anlamda mücadelesini hem de inşallah halkımızın izninde mücadelesini hep beraber vereceğiz” diye konuştu.

AK Parti İl Başkanı Ahmet Atıç ve 11 İlçenin AK Partili belediye başkanı, daha sonra

Hatay Adliyesinde Cumhuriyet Savcılığına, Büyükşehir Belediye Başkanı Savaş hakkında ‘görevini kötüye kullanmak’tan suç duyurusunda bulundu.