Samandağ’da kültür ve sanat faaliyetleri bu yaz mevsiminde de canlılığını koruyor. Samandağ Belediyesi kültür ve sanata ev sahipliği yaparak, hayvan hakları, çevre koruma, insan hakları ve birçok konuda yapılan sanatsal, kültürel çalışmalara destek oluyor.
9 Haziran Cuma Günü Saat 17.00’de maskot müzikali adlı çocuk konserinin sahneleneceği ifade edildi.
9 Haziran Cuma günü saat 20.00 ‘de Samandağ Belediyesi Yeni Çarşı Salonunda Prof.Dr. Üsütün Dökmen’in kaleme aldığı “Komşu köyün delisi”adlı tiyatro oyununun Sanatçı Hamza Ölmez’in yönetmenliğinde geniş bir oyuncu kadrosuyla sahneleneceği bildirildi. Dünya Çevre Haftası kapsamında yapılacak etkinlikler “Çevreyi koruyalım “ temasıyla gerçekleşeceği ifade edildi.
13 Haziran Salı Günü saat 20.00’de Sokak Hayvanlarına mama yardımı ve destek amaçlı yapılacak olan konser “Konser,slayt ve Zumba Gösterisi” “onların umudu sensin” onların güneşi sen ol “ temasıyla gerçekleşeceği belirtildi.
21 Haziran Çarşamba Günü 20.00 ‘da Yeni çarşı salonunda Sanatçı Emre Sert kaya’nın Sahne alacağı bildirildi. Samandağ İlçesinin en büyük festivali olan geleneksel evvel temmuz festivali için Samandağ Kalkındırma Derneği ve Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneğinin çalışmalara başladığı belirtildi. Samandağ Belediyesinin ,Geleneksel Evvel Temmuz festivalini desteklediği ifade edildi.
SAMANDAĞ BELEDİYESİNDEN KÜLTÜR VE SANATA DESTEK
Ertuğrul Öğretmen’i öğrencileri uğurladı
İskenderun’da uzun yıllar Türkçe öğretmenliği yapan Ertuğrul Köseoğlu geçirdiği kalp krizinin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Aile taziyeleri Hürriyet Mahallesindeki evlerinde kabul ediyor.
Kaptan Paşa Camii’nde geçtiğimiz Cuma günü öğle namazından sonra kılınan cenaze namazı sonrasında son yolculuğuna gözyaşları ile uğurlanan Ertuğrul Köseoğlu, İskenderun Cumhuriyet Lisesi ve İskenderun Endüstri Meslek Lisesi’nde öğretmenlik yapmıştı. Öğrencilerinin ve eğitim camiasının yoğun katılımı ile son yolculuğuna uğurlanan Türkçe Öğretmeni Ertuğrul Köseoğlu, 2016-2017 eğitim öğretim yılında ise Üstün derece Okulu’nda Türkçe öğretmenliği yapıyordu.
63 yaşında hayata veda eden emekli öğretmen Ertuğrul Köseoğlu, Evli ve iki çocuk babası idi.
İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KİMDEN-NEYİ-NEDEN SAKLIYOR!!!
Eğitim İş Hatay1 No’lu Şube Başkanı H.Suat Sadış bir basın açıklaması yaparak, Hatay Milli Eğitim Müdürünün,Milli Eğitim Bakanlığının okullardaki yönetici atamalarının saklandığını söyledi.
Sadış Konu ile ilgili şu görüşleri dile getirdi:
“Bilindiği üzere 2017 yılı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarına yönetici görevlendirme takvimi açıklanmış olup; müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olmak isteyen yöneticiler ve öğretmenler elektronik ortamda Ek-1 formu üzerinden başvurularını yapmışlardır. Bu uygulama tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak gerçekleştirilmiştir.
MEB tarafından yayınlanan yönetici görevlendirme iş takvimine göre Ek-1 değerlendirme formu sonuçları 31 Mayıs tarihi itibari ile iller bazında açıklanmıştır.
Müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı Ek-1 değerlendirme sonuçları İstanbul, Adana, Mersin gibi birçok ilde liste halinde şeffaf ve açık olarak il Milli Eğitim Müdürlükleri resmi web sayfalarında açıklanmış ve ilan edilmiştir. Ancak ilimizde Ek-1 değerlendirme sonuçları sadece kişilerin bireysel olarak sorgulama ekranından görülebileceği şekilde açıklanmıştır. Yönetimde şeffaflık ve açıklık ilkesinin ihlal edildiği bu uygulama daha önceki yıllarda yapılan müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlendirme sonuçlarının açıklanmasında da kullanılmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığının yönetici görevlendirmelerinde birçok ilin herhangi bir şaibeye ve soru işaretine yer bırakmayacak şekilde açık ve şeffaf olarak müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlendirmelerine yönelik Ek-1 değerlendirme puanlarını ve görevlendirme sonuç puanlarını eğitim çalışanları ve kamuoyu ile paylaşırken Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün sonuçları açık ve şeffaf olarak açıklamaması müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olarak görevlendirilmek isteyen öğretmenlerin ve Eğitim İş Hatay 1 No’lu Şube olarak bizim akıllarımıza Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü “Kimden-Neyi-Neden saklıyor? ”sorusunu getirmektedir.
Eğitim İş Hatay 1 No’lu Şube olarak; Milli Eğitim Bakanlığının iller arasındaki bu farklı uygulamaya son vermesini, Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğünün de gerek Ek-1 sonuçlarını gerek mülakat sonuçlarını gerekse görevlendirmeye esas puanları diğer iller gibi şeffaf ve açık olarak açıklamasını talep ediyor, aksi takdirde bu durumun eğitim emekçilerinin adalet ve hakkaniyet duygusunu zedeleyeceği ve çalışma barışını bozacağı, endişesini taşıyoruz. .” dedi.
YAMAN: “HATAY İLE İLGİLİ ÖNYARGILARI YIKMAK SİZ GENÇLERİMİZE DÜŞÜYOR”
Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi öğrencileri, Defne Belediye Başkanı Op. Dr. İbrahim Yaman’ı ziyaret etti.
2016 yılı Erasmus+ Ana Eylem 2 (KA2) Okul Eğitimi Stratejik Ortaklıklar kapsamında, Türkiye Ulusal Ajansına sunduğu “Let The Science Discover Us” isimli proje başvurusunun kabul edilmesiyle koordinatör okul olarak kabul edilen tek proje olan Hatay/Defne Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi’nin, bu projede yer alan öğrencileri Cansu Aşkar, Muhsin Akdoğan, Ayet Asfuroğlu, Emir Berkay Çetintürk, Defne Sahillioğlu ve Mami Burgaç, Başkan Yaman’ı makamında ziyaret etti.
İspanya, İtalya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan olmak üzere 4 ortak ülke okulu bulunan, Fen bilimleri(Fizik, Kimya, Biyoloji, Bilişim) alanında eğitim veren ve ortak amaçları meraklı, sorgulayan, bilime ve dünyadaki doğal olaylara ilgili bireyler yetiştirmek olan projenin ev sahipliğini yapan öğrenciler, Başkan Yaman’dan, Hatay’da ki lise ve ortaokullarının erasmus+ projelerine teşvik edilmesi konusunda destek istediler.
Erasmus+ projelerinin, ülkemizde ve Hatay’da ne kadar çok yayılırsa, eğitim sisteminin, öğretmen-öğrenci ilişkilerinin daha da gelişeceğini düşündüklerini belirten öğrenciler: “Hatay, Defne, birçok medeniyete ev sahipliği yapıyor. Bizim projemiz bilim üzerine fakat tarihsel, kültürel, edebi ve sanat olarak şanslı olduğumuz bir bölgede yaşıyor olmamızdan ötürü türlü konularda projeler geliştirilebileceğini düşünüyoruz. Hatay, ne yazık ki dışarıdan savaş noktası olarak görülüyor. Avrupa ülkelerinde gittiğimiz okullarda şehrimize gelmekten korktuklarını ifade ediyorlar. Biz onlara; ülkemizin, şehrimizin güzel, hoşgörülü, özgür, barışçıl bir yer olduğunu göstermek istiyoruz. Amacımız, Erasmus+ projelerini tüm Hatay’da yayabilmek, şehrimizin bilime verdiği değeri tüm ülkelere gösterebilmektir.” sözlerine yer verdiler.
Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi öğretmenleri Mustafa Akıncı ve Mehmet Susam’ı, proje ile alakalı gösterdikleri destekten ötürü kutladığını ifade eden Başkan Yaman; “ Geleceği emanet ettiğimiz siz değerli gençlerimizin; eğitim, bilim, sanat ile alakalı bu tarz projelerle başarı elde etmesi ve bunun tüm ülkede yaygınlaştırılması için çaba göstermesi bizleri gururlandırıyor. Hatay’la ilgili önyargıları yıkmak adına ciddi bir göreviniz olduğunu düşünüyorum. Oluşturulan savaş algısı, Hatay’a ticaret, turizm, ekonomi başta olmak üzere her alanda zarar veriyor. Sizin yaptığınız birebir iletişim çok önemli. Gittiğiniz yerlerde bu algıları yok etme, Hatay’ı barış dolu, herkesin kardeşçe yaşadığı bir kültür şehri olarak tanıtmanızda ki gayreti kutluyorum. Bu tarz projeleri destekliyoruz. Teşvik edilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda elimizden geleni yapmaya hazırız”. dedi.
BAŞKAN NEHİR ÖĞRENCİLERLE FİDAN DİKTİ
Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, Dünya çevre günü ve çevre koruma haftası kapsamında Kuşalanı Anadolu Lisesi öğrencileriyle bir araya gelerek fidan dikti, çevrenin korunmasının önemi konusunda fikir alışverişinde bulundu. Kuşalanı Anadolu lisesi Müdürü Zekeriya Ray ve okul idaresi Başkan Nehir’i karşılayarak okulun çalışmaları hakkında bilgi verdiler. Başkan Nehir’in okul ziyaretinde Samandağ Belediye Başkan Yardımcısı M.Ali Kamacı , Park Ve Bahçeler Müdürü Perihan Çevikel,Çevre Koruma Kontrol Müdürü Suat Berber eşlik ettiler.Okul bahçesinde okul yönetimiyle,öğrencilerle birlikte ağaç diken başkan Nehir,Başkan Yardımcısı Kamacı,okuıl müdürü Ray ve Birim müdürleri daha sonra okulun içinde bir sınıfta öğrencilerle bir araya gelerek çevrenin korunması hususunda öğrencilerle konuştular. Öğrencilerin sorularını cevaplayan başkan Nehir , çevre bilincinin önemine değindi.
Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir :”Kuşalanı Anadolu Lisesi Belediyemiz tarafından düzenlenen atık pil toplama kampanyasında 145 kilo atık pil toplayarak ilçe genelinde birinci olmuştur. Çevre haftası kapsamında sizleri tebrik etmek ve çevreye duyarlılık konusunda farkındalık yaratmak için okulunuzu ziyaret ettik.Sizlere çevre konusundaki duyarlılığınızdan dolayı küçük hediyeler vermek istiyoruz.Hediye ettiğimiz Basketbol,Futbol ,Hentbol toplarıyla okul sahanızda iyi vakit geçirmenizi arzu ediyoruz.Spor sahanızda iyi bir şekilde zaman geçirmeniz için sahanın eksiklerini tamamlama hususunda okul idareniz ile birlikte işbirliği yapacağız.Okul sahasının eksikliklerini tamamlayacağız.Her bir pilin doğaya atılması halinde 4-5 metrekarelik bir toprak alanını uzun yıllar zehirlediğini ,diğer farklı ürünlerin yetişmesine engel olduğunu dolaylı olarak da insan hayatını olumsuz etkilediğini biliyorsunuz.Bu konudaki hassasiyetinizden dolayı teşekkür ederiz.”dedi.
ZEYTİN FİDANI DAĞITTILAR
CHP Hatay İl Gençlik Kolları, Antakya İlçe Gençlik Kolları ile birlikte 5 Haziran dünya çevre gününde meclis gündeminde olan zeytin arazilerinin imara açılması ile ilgili olarak tepki amaçlı Antakya’da zeytin fidesi dağıttı.
Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi veren CHP Hatay İl Gençlik Kolları Başkanı Ümit KUTLU yaptığı açıklamada ‘‘Hatay’ın en önemli geçim kaynağı olan zeytinciliğin devamlılığı ve sürekliliğinin bölge halkının kazanımına katkısı olur. Zeytinciliğin daha fazla geliştirilmesi için teşvik istiyoruz, tarım alanlarının imara açılması kabul edilemez. Türkiye AKP’nin izlediği politikalar ile dışa bağımlı kalıyor. Daha bundan birkaç sene önce çiftçinin samanı dışardan geliyordu. Dünyanın en iyi zeytinciliğinin yapıldığı ülkemizde zeytin bahçelerini de imara açarsak birkaç seneye zeytinyağında da dışa bağımlı kalırız. Parçası olduğumuz doğanın kültürel miraslarını korumalıyız. Etrafımızda her yerin binalarla çevrili olması şehir kirliliğine yol açıyor. Türkiye’nin tarımının geliştirilmesinin gerekiyor. Organik tarım ve iyi tarım uygulamaları kapsamında çalışmalar yapılmalıdır. Hatay zeytininin, Samandağ biberinin yok olmaması gerek, bu tip ender tarım ürünleri için bölgemizde gen merkezleri kurulmalıdır. İlimiz ekolojik tarım uygulamaları ile hem turist çekecek yapıya ve güce sahipken ilimizin doğal görümünü kaybetmesi ilerde gelecek nesillere karşı yapılacak en büyük haksızlıktır.’’ Dedi.
Pamuk desteği 80 krş
Hükümet, pamuk üreticisi çiftçiye desteği 80 kuruş şeklinde belirledi. Hükümet kararına göre, pamuk ve çeltikte çiftçilere dekar başına 36 lira mazot desteği verilecek. Dekar başına 4 lira gübre desteği ile birlikte pamuk ve çeltik üreticisine dekar başına toplam 40 lira destek ödenecek.
Ayçiçeği, soya, dane mısır ve patates için çiftçilere dekar başına 17 lira mazot ve 4 lira gübre desteği ödemesi yapılacak. Buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale üretenlere dekar başına 13 lira mazot ve 4 lira gübre olmak üzere 17 lira destek verilecek. Aspir, nohut, mercimek ve kuru fasulyede dekar başına 11 lira mazot ve 4 lira gübre, fındık, yem bitkileri, çay, soğan, kanola ve havza modeli kapsamındaki 21 ürünün dışındaki diğer ürünlere ise dekar başına 9 lira mazot ve 4 lira gübre olmak üzere 13 lira ödeme yapılacak. Tarlasını ekmeyip nadasa bırakanlara ise dekar başına 5 lira mazot desteği ödenecek.
Balkon Yarışması İçin Çiçekler Teslim Ediliyor
Payas ilçesinde belediye öncülüğünde Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Mavi Yeşil Doğa ve Bilim Derneği işbirliğiyle başlatılan “Ödüllü En Güzel Balkon” yarışmasına katılan yarışmacılara çiçekleri teslim edilmeye başlandı.
Belediye Başkanı Bekir Altan, ilçedeki evlerin balkonlarında çiçeklerin açması için düzenledikleri ödüllü “En Güzel Balkon Yarışmsı” katılan yarışmacılarımıza rengarenk çiçeklerini vermeye başladıklarını belirterek, “Daha yaşanabilir bir dünya için hep birlikte el ele çalışmalı, doğayı korumalı, daha yeşil yaşam alanları üretmeliyiz. Bu konuda 7’den 70’e tüm hemşehrilerimizi duyarlı olmaya davet ediyor, gelecek için daha yeşil bir dünya diliyorum” dedi.
Yarışmanın hedefinin evde kullanılmayan eşyaların konulduğu bir yer haline gelen balkonların yeniden önemli hale getirilerek güzelleştirilmesi olduğu belirtildi. –
Vatandaşlar çöp topladı, çukur kapattı
Hatay’ın Payas ilçesinde hizmet alamadıklarını söyleyen vatandaşlar, tepki amaçlı çöp topladı, ağaçları suladı, yollardaki çukurları doldurdu.
İlçede birçok konuda hizmet verilmediğini ileri sürerek protesto eylemi düzenleyen 27 sivil toplum kuruluşu, ilçe merkezinde basın açıklaması yaptı.
Grup adına konuşan Ekrem Vural, 5 Haziran’ın Dünya Çevre Günü olduğunu hatırlatarak, “Caddeler, bulvarlar ve kavşaklarda çevre kirliliğini, hafriyatları ve molozları göreceksiniz. Çöplerin alınmadığı, cam şişelerin insanı tehdit ettiği kirli sahiller Payas’ta, Hatay’dadır. Sulanmadığı için kuruyan ağaçlar, çiçekleri çimler ve çevre kirliliği Payas’tadır. Çöpleri alınmayan, oturma bankları kırık bakımsız parklar Payas’tadır, Hatay’ın ilçelerindedir. Toprak yolları toz içinde, asfalt yapılmayı bekleyen yaya yolları, delik, deşik, çukurlu, bakımsız sanayi ve organize sanayi Payas’tadır” dedi.
Bu sorunların çözümünden Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin sorumlu olduğunu belirten Vural, insan ve toplum merkezli, kalıcı, sürdürülebilir, Türkiye’ye örnek gösterebilecek hizmet beklediklerini kaydetti.
Kalabalık grup, basın açıklamasının ardından bulvardaki ağaçları suladı, çöpleri topladı ve çukurları kapattı.
İSKELEDEKİ İFTAR SOFRALARINDA KARDEŞLİK RÜZGÂRI ESİYOR
İskenderun Belediyesinin ev sahipliğinde hayırsever işadamlarının katkıları ile düzenlenen İftar sofralarında, kardeşlik ikliminde bir arada iftar yapmanın hazzı yaşanıyor.
Komşuluk, paylaşma, dayanışma ve bir arada olma kültürümüzün yaşatılmasına vesile olan iftar sofrası, halkımızdan ilgi görüyor.
Her kesimden ve her yaştan vatandaşı aynı sofrada buluşturan ‘İftar Sofralarından İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, halkla birlikte iftar yapıyor.
Halkın ramazanını tebrik eden Başkan Seyfi Dingil, iskelede düzenlenen iftar sofralarında ramazanın güzelliğinin yaşandığını belirtti.
BAŞKAN İFTARINI HALK İLE YAPIYOR
Onbir ayın sultanı mübarek Ramazan’ın kardeşlik, huzur ve berekete vesile olması dileyen Başkan Seyfi Dingil, “Mübarek ramazanda halkımızla iç içe, birlik ve beraberlik içerisinde iftar yapmanın hazzını, mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan paylaşmaktır. Ramazan, dayanışma içerisinde olmaktır. Ramazan dargınlıkları unutmak, birbirimize saygı, sevgi ve hoşgörüyle yaklaşmaktır. Ramazan kardeşliktir. Bizi biz yapan, bir arada tutan, kültürümüzdür. Kültürümüzü yaşatacağız. Birlik ve beraberlik içerisinde kardeşçe yaşayacağız. İftar sofralarına katkı sağlayan hayırseverlerimize de teşekkür ediyoruz” dedi.
İftarın ardından vatandaşlarla sohbet eden Başkan Seyfi Dingil, hatırlarını sordu.
2 bin 813 araç sürücüsüne idari para cezası uygulandı
Hatay’da meydana gelen 52’si yaralamalı, 30’u maddi hasarlı trafik kazasında, 74 kişinin yaralandığı ve 1 kişinin ise yaşamını yitirdiği bildirildi.
Valilik internet sitesinde yer alan açıklamada, trafik ekipleri tarafından il genelinde trafik akışının düzenlenmesi kapsamında son bir hafta içinde denetim ve kontrollerin yapıldığı kaydedildi.
Denetimlerde 14 bin 646 aracın kontrol edildiği, kusuru tespit edilen 2 bin 813 araç sürücüsüne idari para cezası uygulandığı, 113 motosikletin trafikten men edildiği bildirildi.
Kentte meydana gelen 52’si yaralamalı, 30’u maddi hasarlı trafik kazasında ise 74 kişinin yaralandığı ve 1 kişinin ise hayatını kaybettiği belirtildi.
Ayrıca, alkollü araç kullandığı tespit edilen 19 sürücünün belgesine geçici olarak el konulduğu ve alkollü olduğu tespit edilen 8 sürücü hakkında da adli işlem yapıldığı aktarıldı.
Fetö’nün Sözde “Myanmar İmamı” Tutuklandı
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) sözde “Myanmar imamı” olduğu belirlenen Muhammet Furkan Sökmen, Hatay’da çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Myanmar’dan geçen günlerde sınır dışı edildikten sonra THY’ye ait uçakla Atatürk Havalimanı’na getirilen ve buradan Hatay Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince alınarak Hatay’a götürülen Sökmen’in emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Sökmen, cezaevine gönderildi.
FİLM;Deccal 2
Vizyon tarihi 16 Haziran 2017
Yönetmen Özgür Bakar
Oyuncular: Emel Karaköse, Aysan Sümercan, Murat Prosçiler devamı
Tür Korku
Ülke Türkiye
Özet ve Detaylar
Tüm dünyayı kötülüğe ve felaketlere sürükleyecek olan kehanetin temeli olan bebek 6.6.2016’da doğmuştur. Bebeğin annesi olan Duygu olanlara dayanamayarak intihar etmiştir ancak bebeği koruyan şeytani tarikat yılmamıştır. Kehanetin devam edebilmesi için Venüs tutulmasının olduğu gece annesiyle aynı kandan bir kadın tarafından emzirmek çocuğun kehaneti gerçekleştirmesi için yeterlidir. Bu yüzden Duygu’nun kardeşi Öznur şeytani güçlerin gözetimine alınmıştır. Bu ayinin önüne geçmek isteyen Türk ve Avrupalı gizli teşkilatlar bebeği aramaktadırlar ancak bebek çocukları olmayan bir çifte evlatlık verilmiştir. Şeytani tarikatların gözlediği bebek geldiği eve de lanetini getirecektir…
2015 yılının yaz aylarında seyircisiyle buluşan ve yönetmenliğini Özgür Bakar’ın üstlendiği Deccal korku filminin devamı niteliğindeki yapım yine iddialı bir korku-gerilim hikayesi.
KİTAP;Keyfi Tavır
Bir Aşk Romanı
Lena Andersson
Pinhan Yayıncılık
Kategoriler
Edebiyat / Roman
Edebiyat / Aşk
Katkıda Bulunanlar
Çevirmen Öykü Elçi Andersson
Editör Öykü Elçi Andersson, Tuğçe Özdeniz
Kitabın Tanımı
Ester Nilsson şair ve yazar, ilişkisi yolunda giden, aklı başında bir kadındır. Ta ki, bir gün ünlü sanatçı Hugo Rask hakkında bir konuşma yapması istenene kadar. Sanatçının kendisi de dinleyiciler arasındadır ve Ester’in hayranlığından son derece memnundur.
Ester’in hayatı, bundan sonra, bu görüşme ve onu takip eden olaylar zinciriyle bağlantılı hale gelir. Önce erkek arkadaşını terk eder ve ardından Hugo ile hayali bir ilişkiye sürüklenir. Ester adama sırılsıklam âşık olur; Hugo, onun düşüncelerini tüketir. Gerçekten de Ester zihninde, Hugo ve kendisinin bir çift olduğundan emindir.
Yavaş yavaş ve acıyla, Ester, kendi ilişki algısıyla Hugo’nunkinin tamamen farklı olduğunu anlamaya başlar.
İsveç’in en prestijli edebiyat ödüllerinden August Ödülü’ne değer görülen ve yirmiden fazla dile çevrilen Keyfi Tavır, aşk arayışında kendimizi nasıl seve seve kandırdığımız hakkında bir roman.
“Kitap yükte hafif, fakat her kelime üzerinizde yumruk yemiş gibi bir etki bırakıyor; her cümle o kadar bilgece ve komik ki, alıntı yapmamak için kendinize zor engel oluyorsunuz. Andersson’un küçük gündelik talihsizlikler üzerinden duyguları ve ortamı anlatma konusundaki yeteneği olağanüstü.” -The Guardian
“Kaygılı İsveçli entelektüellerin felsefi atışmalarının beni bu kadar etkileyeceğini düşünmezdim, ama işte! Jenni bu kitabı ‘Harika, mutlaka okumalısın,’ diyerek önerdi ve kesinlikle haklıydı.” -Lena Dunham , Bildiğin Kızlardan Değil’in yazarı ve Girls dizisinin yaratıcısı.
“Ne yazık ki çoğu kadın bu hikâyeyi yaşamıştır. Gerçi pek azı yaşadıklarını bu denli iyi anlatabilecektir. Etkileyici.” -Lionel Shriver, Kevin Hakkında Konuşmalıyız’ın yazarı.
Zayıf karnenin üç nedeni!
Yoğun bir eğitim yılını geride bırakan milyonlarca öğrenci, yaz tatiline girmeye hazırlanıyor. Cuma günü son ders zili çalacak ve öğrenciler karne alacak. Zayıf karnenin değerlendirilmesinde anne ve babaların özeleştiri yapmaları gerektiğini belirten uzmanlar, “Akademik başarısızlığın sebebi, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Özgül Öğrenme Güçlüğü ve zeka geriliği sorunları olabilir” uyarısında bulunuyor.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Kliniği’nden Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Yrd. Doç.Dr. Başak Ayık, uzun ve yorucu bir eğitim yılını geride bırakan tüm öğrencilerin karne almak için geri sayıma başladığını hatırlatarak “Tüm öğrencilerin emeklerinin karşılığını aldığı, güzel karneler ile buluşmasını diliyorum” dedi.
Karne sadece çocuk ve gence ait bir değerlendirme değil!
Karnenin sadece öğrencinin değerlendirmesini gösteren bir belge olmadığına dikkat çeken Uzmanı Yrd. Doç.Dr. Başak Ayık, “Karne öğrenci ile ilgili birçok bilgi verebildiği gibi, ailesiyle, aile içi davranış ve tutumlarla, ailesinin çocuğunun sorunlarını ne ölçüde farkında olduğu ve yardımcı olmak için adımlar atıp atmadığına dair de bilgi vermektedir. Ancak maalesef genel tutum karneyi sadece çocuk ve gence ait bir değerlendirme olarak görmek şeklinde oluyor” diye konuştu.
Kötü karnede anne babalar özeleştiri yapmalı
Zayıf notlarla dolu bir karneye ebeveynlerin ani ve aşırı olumsuz tepkiler vermemesi gerektiğini ifdade eden Uzmanı Yrd. Doç.Dr. Başak Ayık, “Kötü karne ne koşulda gelirse gelsin ebeveynler bu sonucun altında yatan faktörleri araştırıp, sorunu ortadan gidermek için kendi üzerlerine düşen görevleri yapmalılar. Yani aslında bunu olumsuz sorunları olumlu sonuçlara çevirmek için bir fırsat olarak değerlendirebilirler” dedi.
Çocuk ve gençlerin gerek davranışları gerekse akademik başarılarında ailelerin rolünün çok önemli olduğunu vurgulayan Ayık, ailenin çocuğun çabasını mutlaka takdir etmesi gerektiğini ifade etti. Yrd.Doç.Dr. Başak Ayık, şunları söyledi:
“Her bireyin ilk eğitim aldığı yer, yani “ilk okulu” öncelikle aile ortamıdır. Kişi gerek ailesinden aldığı genetik özellikler yani zeka, öğrenme becerisi, kişilik özellikleri, gerek mizacı, gerekse aile içindeki davranış ve tutumlara göre kendi hayatında çeşitli davranışlar sergiler. Ancak maalesef bazı anne babalar kendi akademik hayatlarını ve kendi hayatlarını hesaba katmayarak çocuklarından yapabileceklerinden çok daha fazlası için beklenti içine girebilmektedir. Bilinçli veya bilinçsiz olarak kendi gerçekleştiremedikleri hedefleri çocuklardan bekleyebilirler. Her çocuğun başarısı kendi kapasitesine ve verdiği çabaya göre değerlendirilmelidir. Hiç çaba sarfetmeden elde edilen bir başarı anlam taşımamalı, bunun tam tersi olarak elinden gelen tüm çabayı göstermesine rağmen düşük notlar alan bir çocuğun ise çabası her zaman takdir edilmelidir.”
Zayıf karnenin altındaki sebepleri araştırın
Zayıf karnenin altında yatan sebeplerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç.Dr. Başak Ayık, “Zayıf notlar görüldüğünde altında yatan sebepleri araştırmak ve gerekli noktalarda çocuk-gençlere destek sunmak görevi anne ve babalara aittir. Bu konuda destek sunmayan ve görevini yerine getirmeyen ailelerin kötü karne görünce kendilerine de pay çıkarmaları gerekir” dedi.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’na dikkat
“Akademik başarısızlığın sebebi olarak en sık gördüğümüz durum Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu’dur” diyen Başak Ayık, “Bu durum üç şekilde görülebilir. Birincisinde dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik bir arada yer alır, ikinci durumda çocuğun dikkati iyidir ancak aşırı derecede hareketli olabilir, üçüncü durumda ise hareketsiz ve sessiz olan bir çocuğun dikkati iyi olmayabilir. İlk iki durumda çocukların hareketliliği dışardan farkedilip, sınıfta düzen bozukluğuna yol açtığından erken başvuru ile önlem alabiliyoruz ancak üçüncü tabloda çocukta davranışsal bir problem eşlik etmediğinden çok geç fark edilebiliyor. Dikkati sürdürememe kişinin isteyerek yapabildiği bir durum olmadığından bu durumda akademik problemler görülebiliyor” diye konuştu.
Yrd. Doç.Dr. Başak Ayık, şöyle devam etti:
“İkinci en sık görülen durum “Özgül Öğrenme Güçlüğü”dür. Bunun içinde disleksi (okuma bozukluğu), disgrafi (yazı yazma bozukluğu ) ve discalculi (matematik öğrenme bozukluğu) yer alır. Bu tabloda beynin öğrenme alanları ve sistemleri ile alakalı bir bozukluk söz konusudur. Fark edildiğinde uygun terapiler ile çocuğun akademik hayatı desteklenmelidir. Yine sık görülen sebeplerden biri zeka gerilikleridir. Çocuk ve ergen psikiyatri uzmanlarının değerlendirmesi sonucunda gerekli gördükleri hastalarda ayrıntılı testlerde tanı konulmaktadır. Bunun dışında depresyon, kaygı bozuklukları ve bazı diğer psikolojik sorunlarda da akademik hayatta problemler görülebilmektedir.”
Maddi ödüller sorumluluk duygusunun gelişimini olumsuz etkiliyor
Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, karne ile beraber gündeme gelen ödül konusuna da değindi. “Ödüller davranış psikolojisinde ve çocuk gelişiminde önemli yer tutar” diyen Başak Ayık, “Ödül kavramı ise kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Karne hediyesi-ödülü ise genellikle dönem başından itibaren evlerde dillendirilmeye başlanır. ‘Hepsi 5 gelsin, sana o oyuncağı alacağım’, ‘Takdir alırsan o istediğin … alacağım” veya hiç istemediğimiz “Arkadaşını geçersen sana istediğin … oyuncağını alacağım” Örneklerden anlaşıldığı üzere hepsi maddi içerikli genellikle çocuğu motive etmek için sunulan ancak aslında bir yandan sorumluluk duygusunun gelişimini olumsuz yönde etkileyen söylemlerdir. Öğrencilik döneminde bir çocuğun yapması gereken standart davranışlar tanımlanmalı. Çocuk bu görevlerini bir kazanç elde etmek için değil yapması gereken bir sorumluluk olduğu için yapmalı.
Son yıllarda maalesef çocuklara sunulan ödüller genellikle maddi olmaktadır. Bu da çocukların duygusal dünyalarının fakirleşmesine, materyalist ve memnuniyetsiz insanlar olmasına yol açabilmektedir. Danışanlarıma her zaman söylediğim gibi maddi ödüller yerine duygusal ödüller tercih edilmeli” diye konuştu.
6 HAZİRAN TARİHTE BUGÜN
06 Haziran
Olaylar
1924-Fener Rum Patrikhanesi dışındaki Türk Ortodoksları İstanbul’da Papa Eftim’in teşebbüsüyle, Panayia Kilisesi nezdinde İstanbul Türk Ortodoks Kilisesi’ni teşkil kararı aldı ve Papa Eftim’i bu kilisenin başkanlığına getirdi.
1944-Müttefikler Normandiya’ya çıkarma yaptı.
1944-Ankara’da Beden Terbiyesi Enstitüsü’nün temeli atıldı.
1950-Yeni hükümet orduda tasfiye yaptı.
1965-Milli Emniyet Hizmetleri Teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) adını aldı.
1983-Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu. Partinin genel başkanlığına Erdal İnönü seçildi.
1982-İsrail Galile’de Barış adlı operasyonuyla Lübnan’ı işgal etti.
1985-Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in geri çevirdiği “Pişmanlık Yasası” ANAP’ın oylarıyla kabul edildi.
1996-AKM Sergi Salonu’nda uluslararası “Dialoglar, şeylerin düzenine ait yitirilmiş düşünce” sergisi başladı.
1996-Karabük, Türkiye Cumhuriyeti’nin 78. ili oldu.
Doğanlar
1576-Giovanni Diodati, Cenevreli protestan ilâhiyatçı (ö. 1649)
1599-Diego Velazquez, İspanyol ressam (ö. 1660)
1606-Pierre Corneille, Fransız şair
1799-Aleksandr Puşkin, Rus yazar
1857-Aleksandr Lyapunov, Rus matematikçi (ö. 1918)
1875-Thomas Mann, Alman yazar (ö. 1955)
1901-Sukarno, Endonezya’nın ilk başkanı (ö. 1970)
1903-Aram İlyiç Haçaturyan , Ermeni asıllı Sovyet besteci
1926-Erdal İnönü, Türk Bilimadamı ve siyasetçi. (ö. 31 Ekim 2007)
1927-Janet Leigh, Amerikalı oyuncu (ö.2004)
1934-II. Albert, Belçika kralı
1947-Bjorn Borg, İsveçli tenisçi
1952-Meral Zeren Türk aktris, ses sanatçısı.
1960-Steve Vai, ABD’li müzisyen
1970-James Shaffer, Müzisyen
1972-Cristina Scabbia, Müzisyen, şarkı yazarı
1982-Yasemin Hadivent, Türk aktris, sunucu
1986-Kim Hyun Joong, Güney Koreli aktris, müzisyen
Ölenler
1832-Jeremy Bentham, Pragmatizm’in kurucusu olarak kabul edilen İngiliz filozof ve hukukçu (d. 1738)
1843-Friedrich Hölderlin, Alman şair (d. 1770)
1948-Louis Lumière, Fransız film yapımcısı (d. 1864)
1961-Carl Gustav Jung, Alman psikanalizci (d. 1875)
1962-Yves Klein, Fransız ressamı (d. 1928)
1968-Robert Kennedy, ABD senatörü ve Başkan adayı (suikast) (d. 1925)
1968-Kazım Özalp, Kurtuluş Savaşı komutanlarından, meclis başkanı, orgeneral d. 1882)
1980-Hamit Görele, Ressam (d. 1903)
1991-Stan Getz, ABD’li müzisyen (d. 1927)
1992-Hikmet Feridun Es, Gazeteci (d. 1909)
2005-Anne Bancroft, ABD’li aktris (d. 1931)
2005-Dana Elcar, ABD’li aktör (d. 1927)
2009-Jean Dausset, Nobel ödüllü Fransız immunolog (d. 1916)
Tatil ve Özel Günler (06 Haziran)
06 Haziran-Dünya Diyetisyenler Günü
Doğu Akdeniz Çevrecileri OLDUKÇA ENDİŞELİ

Toplantıya
Adana Çevre ve Tüketici Koruma Derneği
Antakya Çevre Koruma Derneği
Erzin Çevre ve Tarihi Varlıkları Koruma Derneği
İskenderun Çevre Koruma Derneği
Mersin Çevre Dostları Derneği
Mersin Çevre ve Doğayı Koruma Derneği
Tarsus Çevre Koruma ve Kültür Sanat Derneği
Türk Toraks Derneği katıldılar.
Toplantı sonunda Yayınlanan bildiride Ülkenin ve bölgenin karşı karşıya kaldığı çevresel sorunlar değerlendirildi ve çözüm önerileri sıralandı.
Daçe Adına yapılan değerlendirmeler şöyle:
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dış ortam hava kirliliğini insanlar için grup 1 kanserojen olarak tanımlamıştır.Dış ortam hava kirliliğinde parçacık maddeler (PM) majör faktördür ve gözle görünemedikleri için WHO tarafından “görünmez katil” olarak adlandırılmıştır.
Yasal mevzuatımız insan sağlığını korumak için limit değer olarak Pm10 için günlük 70 µg/ m³ yıllık 48 µg/ m³ kabul etmektedir. Avrupa Birliğinde (AB) şu anda geçerli olan limit değerler günlük 50 ve yıllık 40 µg/ m³ tür ve bizde 2019 yılında aynı değerleri kabul edeceğiz.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait hava kalitesi ölçüm istasyonları verilerine göre;
2017 Şubat ayından 27 ve 28.günlerde bazı saatlerdeki ölçümlemeler ÇŞB ‘nın Metoroloji istasyonundan İskenderun için Hava Kalitesi değerleri aşağıda örneklenmiştir.
27.02.2017 saat 07.00 de PM10 37ug/m3 , öğlen saat 12.00.’da pm 130 ug/m3 ‘e öğleden sonra saat 14.00’da ise 103ug/m3 gibi çok yüksek değerlere ulaşan bir kirlilik gözlenmektedir.Yani Şubat(27.gün örnek) ayındaki değerler öğlenden başlayarak gece saatlerine kadar günlük ve yıllık AB limit değerlerinin üzerine çıkmaktadır.
Bölgemizdeki diğer illerde de benzer ölçüm değerleri izlenmektedir.Çukurova’nın Toroslar ve Amanoslar ile çevrelenmiş coğrafi yapısı nedeniyle bölgede oluşan kirlilik dağları aşamamaktadır.Bu nedenle Mersin,Adana,Osmaniye,Hatay illeri aynı ortak kadere sahiptir.
Pm10kirliliğinin oluşmasında başlıca kaynaklar ulaşım,ısınma amaçlı kömür kullanımı,çimento fabrikaları,sanayi faaliyetleri,taş ocakları ve kömürlü termik santraller gelmektedir.
Bölgemizdeki hava kirliliği gerçeği ortada iken şu anda çalışan üç kömürlü termik santraline (İsken,Tufanbeyli,Atlas) ek olarak Doğu Akdeniz sahilinde 12 bin MW gücünde yılda 36 milyon ton kömür yakacak 15 kömürlü yeni termik santral yapılmak isteniyor.
Bu nedenle bu santrallerin yapıldığını var sayar isek günde 10 ton civarı pm 10 havaya salınacak. Örnek; Hatay İli Erzin İlçesinde yapılması PLANLANAN 900 MW SELENA Kömür santrali en gelişmiş filtre sistemini kullandığı geçerli sayıldığı halde bacalarından günde 770 kg PM10 havaya salınacaktır.Ayrıca Çevre Etki Değerlendirme Raporunun hazırlanması sürecinde 30 gün yapılan ölçümlerin 20 günü 12/11/2014 olan onay tarihinde 2014 yılı limitleri üzerindedir ve bugün ise tamamı yasal limitlerin üzerindedir.(Kaynak: SELENA Termik Santrali ÇED Raporu) Bu çarpıcı örnek zaten kirli olan bölgeye yeni kirleticilere nasıl izin verildiği sorusunu gündeme getirmektedir.Doğru olanı bu gibi tesislerin toplam çalışma ömrü boyunca oluşturacağı kirletici etkinin hesaplanmasıdır.
Bu partiküller Kurşun Kadmiyum Arsenik gibi ağır metaller ve Radyoaktivite içerir.
2010 yılında Türkiye’de dış ortamda partikül madde (PM) ve ozona maruz kalma nedeniyle 28 924 kişi zamanından önce hayatını kaybetmiştir
Türkiye’de elektrik üretimi için kömür yakılmasından kaynaklanan hava kirliliği hâlihazırda erken ölümlere, kronik akciğer hastalıklarına ve kalp sorunlarına yol açıyor ve sağlık alanında yaklaşık 3,6 milyar Avro’ya varan bir maliyet getiriyor.
Ancak Termik santrallerin ne izin sürecinde ne de açılan davalardaki bilirkişi sürecinde hekimler yok.
Çözüm önerilerimiz:
Toplu taşıma raylı sistemle tüm Şehirleri kapsamalı
Şehir içinde yeşil alan koridorları açılarak hava akımı sağlanmalı
Isınma da kömürden vazgeçilmeli
Termik santraller kesinlikle yapılmamalı
Enerji kaynağı olarak rüzgâr ve güneşten yararlanmalıyız
Toplumsal ve Kümülatif etki hesabı her alanda uygulanmalıdır.
Her türlü tesis planlanırken Sağlık Etki Değerlendirmesi göz önünde bulundurulmalı ve acilen bununla ilgili mevzuat oluşturulmalıdır.
“Bölgemizdeki çevre sorunu, Termik Santraller ve taş ocaklarıdır”
Hatay Barosu Çevre Komisyonu adına NALAN AKKÜLAH 5 Haziran Dünya çevre gününü yazılı bir mesaj ile kutladı.
Nalan Akkülah yaptığı açıklamada :”1972 Yılından itibaren 5 Haziranda kutlanan Dünya Çevre Günü bu senede çevre tahribatlarına rağmen kutlanıyor. Toplumsal duyarlılık geçmiş yıllara göre arttı ama buna paralel olarak çevre sorunları da artmış bulunuyor. İklim değişik- liği, su sorunu, nükleer enerjinin yarattığı sıkıntılar, ormanların ve doğanın tahribi ile birlikte artan nüfus en önemli faktörlerden bazıları.”dedi
Akkülah açıklamasının devamımda şu görüşleri dile getirdi:
“Çevre yasası ilk kez 1982 Anayasası ile hukuk sistemimize girmiştir. İdari ve hukuki düzenlemeler yeterli olmasına rağmen son on yılda bu yapı siyasiler tarafından tahribata uğramıştır. Katılımcılık ilkesi, demokratik hukuk devleti ilkesi, toplumun talepleri olup, ortak yaşam alanlarının daraltılmaması, bu alanlarda köklü değişiklik yapan projelerde seslerini yükseltebilmeleri, fikirlerini açıklayabil-meleri, kendi yaşam alanlarına sahip çıkabilmeleri gereklidir.
Bölgemizin ise en önemli çevre sorunu Termik Santraller ve taş ocaklarıdır. Erzin ve Sarıseki’ de yapılan termik santraller için bölge baroları ve sivil toplum örgütleri ile birlikte Hatay Barosu olarak davalara dahil olduk. Açılan davalar lisans iptal davaları olup hukuki süreç halen devam etmektedir. Şehrimizin soru nu olan Karayolları Parkı davası ise devam etmektedir. Bugünlerde çıkarılacak olan zeytinlik yasasının başta sanayi alanları olmak üzere her türlü yapılaşmaya imkan vermemesini diliyoruz.
Parçası olduğumuz doğanın, kültürel mirasın korunduğu, hukukun üstünlüğü ve uzlaşı kültürünün yerleştiği bir ülkede yaşamak dileğimizi bir kez daha yenili- yor Hatay Barosu olarak da bu ilkelere katkılarımızın devam edeceğini beyan ediyoruz.”
Arsuz’a yepyeni bir yaşam merkezi
Haziran ayı toplantısını biri önerge, dört gündem maddesiyle gerçekleştiren Arsuz Belediye Meclisi, FİFA standartlarına kavuşturduğu Karaağaçspor Tesisleri’nin ardından Arsuz Gözcüler Spor Tesisi Yapımı ile ilgili önemli bir karara daha imza attı. İçerisinde spor sahalarının yanısıra, sosyal donatılarının yer aldığı muhteşem bir projenin daha Arsuz’a ve Arsuzlular’a kazandırılması için Belediye Başkanı Nazım Culha’ya oybirliğiyle yetki veren meclis üyeleri, halka hizmet etme noktasında bir kez daha kenetlendi. Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha başkanlığında gerçekleşen toplantıda ayrıca Arsuz İmar Limited Şirketi’nin yetki devrinin alınması ve sermaye artırımı yapılması ile ilgili önerge, 1/5000 revizyon imar planı bulunan Gökmeydan Mıntıkası 3203 Numaralı Parselin 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı ve Nikah Salonu Kullanma Ücreti ile ilgili üç gündem maddesi komisyonlara havale edildi.
Gerçekleşen ikinci oturumda gündem maddeleri komisyon raporlarının okunmasının ardından oy birliğiyle kabul edilirken, yeni ve modern nikah salonunda gerçekleşecek olan nikah ücretleri de şöyle belirlendi: Hafta içi ve hafta sonu mesai saatleri dışında 100 lira, kokteyl organizasyonunu kendileri yapmak şartıyla(iki saat ara sınırlandırılması koşuluyla) 250 lira, nikah töreni dışında sosyal tesisi olarak kullanım ücreti gündüz 300 lira, gece 500 lira.
Arsuz’a modern bir tesisi daha
Gözcüler Spor Tesisi Projesi’nin turizm kenti olan Arsuz’da hem halkın, hem de yerli ve yabancı turistlere hizmet etmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, “Gözcüler’de küçük bir halı sahamız ve yanında harabe durumunda olan bir bina var. En son yaptığımız Doğa ve Su Sporları Festivali’nin o bölgenin Arsuz için yeni bir yaşam alanı olduğunu gördük. Oralarda kentin ihtiyaçlarına cevap verebilecek modern tesislere ihtiyaç olduğunu tespit ettik. 8732 m2’lik alanda yapımı düşünülen projede halı saha, tenis kortu, basket ve voleybol sahasının yanı sıra kafeterya bulunuyor. Yaklaşık 1 milyon civarında bir proje olduğu düşünülüyor. Şu an hızlı bir yatırım peşindeyiz. Ancak bu projeye ayıracak bütçemiz yok. Bu projenin ilçemiz için çok iyi olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle ilk kez bu belediyede yap – işlet – devret modelini uygulamayı düşünüyoruz. Şu anki meclis kararı sadece bu projenin geliştirilmesi, ihale şartnamesinin hazırlanması, projenin detaylandırılması ile ilgili bir yetkidir. Herhangi bir aşamaya gelince meclis grubuyla tekrar bir araya gelip, konuyu tartışacağız” dedi.
” Gezi gençliği ülkenin bu günüdür, yarındır”
27 Mayıs’ta Taksim’deki Gezi Parkı’na yapılması istenen Topçu Kışlası projesi dâhilinde parka girerek ağaçları sökmek isteyen iş makinelerine karşı çıkılmasıyla başlayan ve yurdun dört bir yanına yayılan Gezi Eylemleri’nde hayatlarını kaybedenler 4. Yılında anıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi Hatay İl Gençlik Kolları tarafından Harbiye Hidro Atatürk parkında düzenlenen anma etkinliğine Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman, Cumhuriyet Halk Partisi Tunceli eski milletvekili Hüseyin Aygün, Cumhuriyet Halk Partisi Defne İlçe Başkanı Mehmet Gönenç, Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekilleri Serkan Topal ve Mevlüt Dudu, Cumhuriyet Halk Partisi Hatay İl Kadın Kolları Başkanı Filiz Haksöz, Ahmet Atakan’ın Annesi Emsal Atakan ve Babası Ali Atakan, Abdullah Cömert’in annesi Hatice Cömert abisi Adnan Cömert, Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz, Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Eren Kurt, Cumhuriyet Halk Partisi, CHP il ve ilçe örgütleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Anma etkinliğinde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Defne Gençlik Kolları başkanı Ali Kemal Kazar, “Şehitlerimizin yüreğimizi derinden etkilediği fakat mücadeleyi kat be kat arttırdığımız, demokrasiyi ve eşitliği haykırdığımız gezi sürecinin dördüncü yıldönümüne gelmiş bulunmaktayız. Gezi sürecinin bize kazandırdığı en önemli şey birlikte mücadele etme gerekliliğidir. Taksim’de, Kızılay’da, Armutlu’da ve Türkiye’nin her sokağında yaşadıklarımız ve içinde bulunduğumuz süreçte faşizmin her türlüsünü görmüş bulunmaktayız. Dün çapulcu diye nitelendirilen gençlere bugün terörist yaftası yaptırılmış ve iktidar terörünün her türlüsü meşru görülmüştür. İlaçlarla ayakta kalabilen Abdocan, umutlarımızı satmadık diyen Ahmet ve hunharca dövülen Ali İsmail’i ve katledilen diğer gezi yoldaşlarımıza verdiğimiz sözü yineliyoruz. Kanınız yerde kalmayacak” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Hatay İl Gençlik Kolları Başkanı Ümit Kutlu yaptığı konuşmasında düşüncelerini şöyle aktardı:
“Bugün gezinin 4. yılını anıyoruz. Gezinin güzel çocuklarını anıyoruz. Bugün aslında benim için pek de iyi bir gün değil. Bundan 4 sene önce iş arkadaşımı, kardeşimi, akrabamı, yoldaşımı kaybettim. Abdullah Cömert’i kaybettik. Anısı daima yaşayacak. Biz gezi gençliğiyiz. Gezi gençliği yüreklidir. Gezi gençliği Atatürkçüdür. Gezi gençliği devrimcidir. Gezi gençliği bu ülkenin gerçek sahipleridir. Gezi gençliği ülkenin bu günüdür, yarındır. Bu ülkenin gerçek sahipleri bizleriz. Gezi sürecini gezide yaşadığımız o atmosferi daima yaşatacağız. Bugün de o atmosferi yaşatmak istedik size bu birlik ve beraberliği bu kardeşliği yaşatmak istedik. Dediğim gibi biz bu ülkenin gerçek sahipleriyiz. Biz bu ülkenin geleceğiyiz. Hepinize destek verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum.”
Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz ise yaptığı konuşmada şu ifadelerde bulundu:
“16 Nisan günü memleketin ve başka bir hayalin, başka bir geleceğin, Hayır iradesinin en güçlü, en kararlı, en cesur şekilde ortaya koyan Defne’nin hayırlı insanları hepiniz hoş geldiniz sefa getirdiniz. Tarih bu toprakları direnişinden tanıyor. Bu toprakların namuslu, onurlu, haysiyetli insanları 16 Nisan’da bir karar verdi. Fakat o kararı tanımayanlar bugün bu meydandaki insanların cesaretini de tanımayan insanlardır. Bundan tam 4 sene önce 3 Haziran’da kardeşimiz, yoldaşımız, Abdullah Cömert’i maalesef toprağa verdik. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi gençleri olarak, Türkiye’nin en büyük Gençlik Hareketi olarak kardeşimizi toprağa gömdük.Onun kararlı duruşu, onun cesaretli ve inançlı duruşu bugün bu meydanda, bu topraklarda artarak yaşayacak ve bunun sözünü buradan sizlere veriyoruz. Bu memleketin gençliği 16 Nisan günü, aynı dört sene önce Armutlu gençliğinin olduğu gibi “Hayır daha bitmedi” dedi ve yüzde 60 küsür oranda hayır oyu verdi. İşte bu iradedir ki bu memleketin gençlerini yaşatacak olan iradedir. Bundan sonraki süreçte bizler yoldaşımız Abdullah’ın,yoldaşımız Ali İsmail’in ve mahalle arkadaşımız Ahmet’in o onurlu duruşunu o cesaretli duruşunu yaşatmaya devam edeceğiz.”
Konuşmaların ardından etkinlik halkın sanatçısı diye adlandırılan Fevzi Kurtuluş’un konseri ile devam etti. Konserden sonra yeryüzü iftar sofrası kuruldu. Etkinliğin sonunda ise anma etkinliğine katılan vatandaşlara gezi sürecini ve gezi şehitlerini anlatan kısa bir film izlettirildi.



















