Elif Şafak
Doğan Kitap
Kategoriler
Edebiyat / Türk Edebiyatı
Katkıda Bulunanlar
Çevirmen Omca A. Korugan
Kitabın Tanımı
Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır… En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe…
Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye,içten içe… Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur çözülmesi gereken bilmece…
Strasbourg doğumlu Elif Şafak, çocukluğunu ve gençliğini Ankara, Madrid, Amman, Köln, İstanbul, Boston, Michigan ve Arizona’da geçirdi. ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdi, yüksek lisansını aynı üniversitede Kadın Çalışmaları Bölümü’nde, doktorasını ise siyasetbilimi alanında tamamladı. İlk romanı Pinhan’la 1998 Mevlâna Büyük Ödülü’nü aldı. Bunu Şehrin Aynaları (1999) ve Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü’nü kazandığı Mahrem izledi (2000). Ardından her ikisi de çok satan ve geniş bir okur kitlesine ulaşan Bit Palas (2002) ve İngilizce kaleme aldığı Araf (2004) yayımlandı. Med-Cezir’de (2005) kadınlık, kimlik, kültürel bölünme, dil ve edebiyat konulu yazılarını topladı. 2006’da senenin en çok okunan kitabı olan Baba ve Piç yayımlandı. Ardından aylarca satış listelerinden inmeyen ilk otobiyografik kitabı Siyah Süt’ü yazdı. Doğan Kitapçılık tarafından 2009 Martında yayımlanan Aşk Türk yayıncılık dünyasında önemli bir rekora imza atarak, en kısa sürede en çok satan roman oldu. Tüm eserlerinden seçkiler niteliğinde olan Kâğıt Helva Aralık 2009’da yine Doğan Kitapçılık tarafından yayımlandı. Eserleri otuz dile çevrilen Elif Şafak’ın romanları dünyanın en önemli yayınevlerinden Farrar, Straus and Giroux, Viking ve Penguin tarafından yayımlanmaktadır.
KİTAP;İskender
RAMAZAN’DA 30 GÜNE 30 ALTIN ÖNERİ
Ramazan ayında oruç tutanlar için 30 günü sağlıklı geçirmeleri için altın niteliğinde 30 ayrı öneri… Yemek tercihi, pişirme tekniği, içecek seçimi ve spor önerilerini içeren reçeteyi Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Emel Unutmaz Duman hazırladı.
Ramazan’ı hem ibadet ederek hem de oruç tutarak geçirmek isteyenlerin sağlıklı bir süreç geçirmek için mutlaka uyması gereken bazı kurallar var. Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Emel Unutmaz Duman, başucundan eksik etmeyeceğiniz ve 30 güne yayabileceğiniz 30 altın öneriyi şöyle sıraladı;
Vücudunuzu ramazana hazırlayın: Ramazan’dan birkaç gün önce bol su içmek, ara öğünleri kaldırmak vücudunuza iyi gelebilir
Sahura kalkın: Yaz aylarına gelen Ramazan’da açlık süresinin uzunluğunu düşünürsek daha da uzatmamak için mutlaka sahura kalkmaya çalışın.
Su vazgeçilmeziniz olmalı: İftarda 10, sahurda 5 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin. Yemekle birlikte değil öncesi ve sonrasında için.
Sahurda en güzeli kahvaltı: Az tuzlu peynir, lor peyniri, bol yeşillik, ceviz içeren ve tam tahıllı ekmek ile yapılacak kahvaltı iyi bir tercih.
İftarda çorba ile başlayın: Uzun açlığın ardından başlanacak yemek hafif ve sindirimi kolay olmalı. Burada da en iyi tercih baharatsız, et suyu veya tavuk suyu içermeyen çorbalar.
İftarı ikiye bölün: Çorba + salata ile başladığınız iftar sofrasına 10 dakika ara verdikten sonra ana yemekler ile devam edin.
Zeytin yerine zeytinyağı: Sahurda yapacağınız kahvaltıda tuz içeriği yüksek olan zeytin yerine salatalık ve yeşillik üzerine gezdireceğiniz zeytinyağı daha iyi bir tercih.
Kilonuzu kontrol altına alın: Ramazan’da şişmanlar kilo almaktan, zayıflar da vermekten şikâyet eder. 30 gün ramazanın sonunda mutsuz olmamak için günlük tüketmeniz gereken besinleri öğrenmeli ve bir disiplin ile Ramazan’ı tamamlamalısınız.
Kabızlık riskine dikkat: Ramazan’da gerek sıvı tüketiminin azalması, gerek belli saatlerde bir anda fazla yemek yemek, gerekse yetersiz posa nedeniyle kabızlık görülebilir. Önüne geçmek için; 1. Bol su, 2. Bol posa, 3. Bol hareket.
Yeterli beslenin: Ramazan boyunca bazı besinler çok geri planda kalabiliyor. Bu kimisi için et grubu, kimisi için süt/ yoğurt, kimisi için meyve. Tüm bunları ihtiyacınız kadar ve dengeli bir şekilde tüketmek önemli.
Protein alımınız önemli: Sahurda peynir, yumurta ve süt; iftarda ise yoğurt ve et grubu günlük protein ihtiyacınızı karşılamakta size yardımcı olacak.
Acıktıran besinlerden uzak durun: Sizi en çok karbonhidrat acıktırır. Dolayısı ile sahurda reçel, bal, komposto ve şeker içeren her türlü besinden uzak durun.
Tok tutan besinlere ağırlık verin: Posa ve yağ tokluğunuzu arttırır. En sınırsız posa kaynağınız salata mutlaka hem sahur hem iftar sofranızda olsun. Zeytinyağı ve yağlı tohumlar (ceviz, fındık, badem, tuzsuz kaju iyi tercihler ) mide boşalmasını geciktirir ve tokluk verir. Ancak yağların 1 g’ı 9 kkal enerji içerir unutmayın. Miktarına dikkat.
Süt – yoğurt mutlaka olsun: İçerdiği kalsiyum, protein, cla, vitaminler vb. nedeniyle hem tokluk verir hem protein ihtiyacınızı, kalsiyum ihtiyacınızı karşılar. Kilo vermek isteyenler için de vazgeçilmez kaynak. Ramazan’da da sofralarınızda mutlaka olsunlar.
Meyveyi unutmayın: Günlük 1 – 2 meyve yemeyi ihmal etmeyin. Posası kabızlıktan koruyacak, vitaminleri halsizliğinizi önleyecek, bağışıklığınızı koruyacak. Ancak karbohhidrat içerdiğini unutmayalım, miktarına dikkat edelim ve kabuklu tüketilebilecekleri kabuklu tüketelim.
Doğru tatlıyı seçin: Hiç tatlı yemeden bir ay geçiremezsiniz ancak çok sık yediğinizde de ramazan başı ile sonu arasında bir beden fark yaratabileceğinizi unutmadan, miktarına dikkat ederek ve doğru tatlı yani sütlü tatlı veya dondurmayı tercih ederek haftada 1 -2 kez yenilebilir. 1 kâse sütlü tatlı yediğinizde ortalama 1 dilim ekmek, 1 meyve ve 1 bardak süt tükettiğinizi unutmayın.
Yavaş yemek yiyin: Tokluk merkezinin harekete geçmesine biraz müsaade edin ve yavaş yemek yiyin.
Yemekleri çok iyi çiğneyin: Sindirimin zaten zorlanacağı bir dönem olduğunu unutmayın ve sindirim sisteminize destek verin. İyi çiğneyin.
Yürüyüşü unutmayın: Ramazan’da gün boyunca daha az enerji harcandığını düşünün ve bu açığı kapatmak için iftardan 1 – 2 saat sonra hafif tempolu yürüyüş yapmaya çalışın.
Pişirme yöntemlerine dikkat edin: Kızartmalar, kavurmalar sindirim sisteminizi zorlar. Bunun yerine daha hafif yöntemlerle pişmiş buhar, ızgara, fırın yöntemini tercih edin.
Tuzdan uzak durun: Tuz ve tuz içeren besinlerden (salamura, hazır besinler, sodyum katkı maddeli ürünler) normal zamanda olduğu gibi Ramazan boyunca da uzak durun. Susamanı tetikleyeceğinden daha da dikkat etmekte fayda var.
İkramlarda kontrolü elden bırakmayın: Davetlerde yemek çeşidi fazla olacağını unutmadan her tabağı küçük porsiyonlarda kabul edin.
Yağlar: Yağlar tokluk verir ama aynı zamanda yüksek kalori içerir. Dolayısı ile tüketilmeli ancak miktarına dikkat edilmelidir.
Pidenin hangisi? Yumurtalı pufuduk pastane pideleri yerine mümkünse tam buğday unundan yapılmış pideleri tercih edin.
Ceviz: Sahurda tokluk hissini uzun süredirmesi için mutlaka 4 ceviz.
Yumurta olmazsa olmaz: İçerdiği protein ve yağ uzun süre tok kalmanızı sağlayacak. Alerjiniz veya safra taşınız yok ise her gün 1 tam, 2 yumurta beyazı sahurda tüketebilirsiniz.
Salata her zaman: Posası sayesinde hem tok kalacak hem de kabızlıkla mücadele edebileceksiniz. Hem sahursa hem iftarda eksik etmeyin.
Bitki çayları sindiriminizi destekler: Rezene, papatya, ıhlamur, kuşburnu tüketebilirsiniz.
Maden suyu: Günlük 2 maden suyu kaybettiğiniz mineralleri yerine koymanıza da yardım edecek.
Çay/kahve: Çay kahve ramazanda tüketebilirsiniz, şekersiz çay, şekersiz sütsüz kahve. Ancak fazlası vücuttan su atımına neden olur ve kabızlığı tetikler. Bu nedenle maksimum 2 kahve, açık olmak şartı ile 4 – 5 çay içilebilir.
26 MAYIS TARİHTE BUGÜN
26 Mayıs
Olaylar
1538-Jean Calvin ve yandaşları Cenevre’den sürgün edildi.Kalvenizm’in kurucusu Fransız din adamı 1541’de tekrar Cenevre’ye dödüğünde katı bir teokratik yönetim kurudu.18 Mayıs 1564’te Cenevre Diktatörü olarak öldü.
1647-Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut’ta asılarak idam edilmişti.
1832-Quebec’te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889-Eyfel Kulesi’nin ilk asansörü halka açıldı.
1894-Rusya’nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926-Milli Mücadele’ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938-Atatürk, Ankara’dan son kez ayrıldı.
1938-Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1946-Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957-Abant’ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963-İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966-Denizli’ de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968-Başbakan Süleyman Demirel, “düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir” dedi.
1970-Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972-ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982-Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı Şerif Gören’in yönettiği ‘Yol’ filmi Cannes Film Festivali’nde büyük ödülü Costa Gavras’ın ‘Kayıp’ filmiyle paylaştı.
1983-Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993-Salman Rüşdi’nin ‘Şeytan Ayetleri’ kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997-Susurluk’taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak’ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi.
1999-Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen baş örtülü memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003-Ukrayna Havayolları’na ait uçak, Trabzon’un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006-6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.[1]
Doğanlar
1565-III. Mehmet, Osmanlı Sultanı (ö. 1603)
1650-John Churchill, İngiliz general[2]
1799-Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, Rus Yazar (ö. 1837)
1904-Necip Fazıl Kısakürek, Türk edebiyatçısı (ö. 1983)
1907-John Wayne, ABD’li aktör (ö. 1979)
1916-Halil İnalcık, Türk Tarihçi
1926-Miles Davis, ABD’li caz trompetçisi ve bestecisi (ö. 1991)
1954-Alan Hollinghurst, İngiliz yazar
1964-İlkay Akkaya,Müzisyen
1971-Matt Stone, Yahudi kökenli, ABD’li aktör
1977-Luca Toni, İtalyan futbolcu
1979-Mehmet Okur, Türk basketbolcu
1982-Hasan Kabze, Türk futbolcu[3]
1992-Jenni Vähämaa, Fin buz patenci
Tarihte Bugün Ölenler (26 Mayıs)
1421-Çelebi Mehmet 5. Osmanlı sultanı (d. 1389)
1512-II. Bayezid, 8. Osmanlı padişahı (d. 1447)[4]
1703-Samuel Pepys, İngiliz yazar (d. 1633)
1883-Abdülkadir Cezayiri, Cezayirli halk önderi, din adamı, asker (d. 1808)
1976-Martin Heidegger, Alman varoluşçu filozof (d. 1889)
1991-İzzettin Ökte, Türk Besteci,Tanbur Sanatçısı
2005-Eddie Albert, ABD’li aktör (d. 1906)
2008-Sydney Pollack, Akademi Ödülü sahibi ABD’li yönetmen, yapımcı ve oyuncu[5]
Yeni İpek Yolu Projesi
Çin lideri Şi Jinping tarafından 2013 yılında ‘Bir Kuşak, Bir Yol’ adıyla sunulan modern ‘İpek Yolu’ projesi, Çin’in kara ve denizden Batı’ya ekonomik atılım hamlesi olarak şekillenmektedir.
Pekin, proje kapsamında şu ana dek 300 milyar dolardan fazla yatırım anlaşmasının yapıldığını açıklamıştır. Önümüzdeki dönem için de tahmini yıllık yatırım 125 milyar dolar civarında olacaktır.
Çin, bu proje için 2014 yılında ‘İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Fonu’nu kurmuş ve bu fona 40 milyar dolar kaynak ayırmıştır. Projeye destek için de Kasım 2014’te 100 milyar dolar yatırımla ‘Asya Altyapı Yatırım Bankası’nı kurmuştur. Türkiye’de bu bankada kurucu üye olarak yer almıştır.
İPEK YOLU ZİRVESİ
Çin’in uzun süredir tanıtımını yaptığı ‘İpek Yolu Zirvesi’ için 29 ülkenin devlet ve hükümet başkanları 14-15 Mayıs 2017 tarihlerinde Pekin’de toplanmıştır. Pekin Olimpiyat Merkezi’nde yer alan Çin Ulusal Kongre Merkezi’nde ‘Kuşak ve Yol: Ortak Refah İçin İşbirliği’ başlığıyla düzenlenen zirve, Çin’in Asya, Afrika ve Avrupa’da devasa altyapı yatırımlarını öngören modern ‘İpek Yolu’ projesinin en önemli buluşması olarak görülmüştür.
Zirvede Çin ve Rusya Devlet Başkanları ile birlikte konuşma yapan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yeni İpek Yolu girişimi, 60 ülke, 40 milyon kilometrekare ve 4.5 milyar insanı kapsayan bir çalışma. Önümüzde barışa ve istikrara hizmet edecek bir kazan-kazan projesinin bulunduğuna inanıyorum. Özellikle dünyada gelişmekte olan teröre karşı bu girişim, terörü adeta yerle yeksan edecek bir girişim olacaktır” demiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan zirvede, “Ortak Koridoru, ülkemizde ve bölgemizde yürüttüğümüz çeşitli projelerle hayata geçirme yolunda ilerliyoruz” açıklamasını da yapmıştır.
ORTA KORİDOR NEDİR?
Orta Koridor, Türkiye’den Gürcistan ve Azerbaycan’a yönelen, oradan Hazar Denizi’ni aşarak, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan’ı geçen, Afganistan ve Pakistan’ı da kapsayacak şekilde Çin’de nihayet bulan bir ticaret yolu projesidir.
Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun birkaç ayda faaliyete geçmesiyle ‘Orta Koridor’un en önemli ayağı tamamlanacaktır. Türkiye’yi bir uçtan diğer bir uca kat eden Edirne-Kars Hızlı Tren Demiryolu Projesi, yine ülkemiz tarafından ortaya konulan önemli projedir. Bu projeyi, Türkiye, Çinlilerle birlikte gerçekleştirmektedir.
Orta Koridor Projesi, lokal bir proje değildir. Rayların bir ucu Pekin’de, diğeri Londra’dadır. İpek Yolu’nun ‘Orta Koridoru’ muazzam bir Asya projesidir. İstanbul Boğazı’nı geçecek demiryolu ile Çin’i Londra’ya bağlayacak modern ‘İpek Yolu’ projesidir. İşte bu nedenle Marmaray, lokal bir proje olarak değerlendirilmemelidir.
Peki, bu ne demektir?
Şu an ihracatının yüzde 60’ını Avrupa’ya yapan bir Türkiye’nin dünyanın en büyük ticaret yolunun kilit ülkesi haline gelmesi demektir. Çin gibi bir dünya devi başta olmak üzere Asya’nın dünyaya açılması demektir.
Çin’den İstanbul’daki 3’üncü havalimanına inecek milyonlarca Asyalıyı düşünün. Bu da Avrupa ve ABD ile ilişkilerde yeni dengeler anlamına gelir. Avrupa ticari ağırlığında en çok ‘demokrasi ve insan hakları’ ağırlığıyla anılacak olsa da, bu standartlar ‘İpek Yolu’ kuşağındaki ülke halklarının demokratik tercihleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Çok uzak bir dönemde değil, önümüzdeki 10 yılda Avrupa ve ABD başta olmak üzere dünya dengeleri değişecektir!
TÜRKİYE’NİN ROLÜ
Türkiye, ‘Modern İpek Yolu’ndan sorumlu koridor yönetim ajansının kurulmasında öncü rol oynayabilir. Modern İpek Yolu koridorlarında, ilgili darboğazların tespit edilmesi, en hızlı finansman kaynaklarının bulunması ve tarafların bir araya getirilmesi için bir platform oluşturulmalıdır.
Bu platformda detaylı fizibilite çalışmaları ve çözüm odaklı projeler geliştirilmelidir. Bu bağlamda Türkiye, hem ilgili Orta Asya ülkeleri, hem de Çin ve Rusya gibi dışarıdan önemli destek sağlayabilecek ülkeleri bir araya getirebilir.
Bu sayede ekonomik girişimlerde bulunabileceği gibi, siyasi ve ekonomik engellerin aşılarak, işbirliğine gidilmesi de kolaylaşacaktır.
ABD – Türkiye İlişkileri Nereye?
“Arap Baharı” ve devamında Suriye’nin karışması Türkiye’nin başına ne işler açmadı ki? Esad rejimini hedef alan söylem ve tahrikler Türkiye’ye hiçbir getiri sağlamaz iken, bölge dışı güçlerin Suriye’ye kümelenmesi ve “vekâlet savaşı” yürütmeleriyle, sadece Suriye’de değil, bölge ülkeleri ve Türkiye’de de güvenlik endişeleri arttı. İstikrarın yeniden tesisi güçleşti. Suriye’de iç savaşa dönüşen “Bahar”, daha sonra ortaya çıkan IŞİD ve benzeri aşırılarla alt üst oldu. Suriye’deki PKK’nın uzantısı PYD-YPG, devletleşme sürecine girdi. Üstelik de en büyük desteği de ABD ile bir ölçüde Rusya’dan görmek suretiyle. İşte müttefik ABD ile ilişkilerin özeti budur!
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, ABD Başkanı Donald Trump’ın PKK’nın Suriye uzantısı PYD’ye silah verilmesi talimatını onayladı. “Güvenlik riskleri konusunda Türkiye’ye güvence veriyoruz” diyen ABD’nin bu kararı, zamanlama açısından da Türk milletinin hissiyatına vurulan bir darbe gibiydi.
ABD’de üst düzey temaslarda bulunan Türk heyetinin (Genelkurmay Başkanı Org. Akar, MİT Müsteşarı Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Kalın) ziyaretinin ardından verilmesi, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Mayıs’ta yapacağı ABD ziyareti öncesine denk gelmesi, sanki “Türkiye umurumuzda bile değil!” diye değerlendirilen bir yanlışlıktır.
Türkiye’nin bu karardan sonra ABD’yi “Dost ve müttefik” olarak görmesi mümkün olabilir mi?
Bu olayın ardından Başbakan Binali Yıldırım, İngiltere ve BM’nin ev sahipliğinde düzenlenen Somali Konferansı’na katıldığı Londra’da ABD Savunma Bakanı James Mattis ile bu konuyu görüştü. Mattis, görüşmenin ardından ABD askeri uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, Yıldırım ile “dürüst, şeffaf ve faydalı” bir konuşma yaptıklarını ve silah yardımıyla ilgili Türkiye’nin endişelerini kabul ettiğini söyledi.
Mattis, Türkiye’nin PKK’ya karşı mücadelesine destek verdiklerini savunarak “PKK’ya hiçbir zaman silah vermediklerini, hiçbir zaman da vermeyeceklerini” ileri sürdü. “PKK’ya silah vermemişler ama PYD’ye vermişler!” Hala “PYD-YPG, PKK’nın Suriye uzantısı değil!” diyerek Türkiye’yi safazan yerine koyuyorlar. Ya da “Ben söyledim oldu!” edebiyatındalar…
Mattis’in bizzat Başbakan Yıldırım’a belirtmiş olduğu ve ABD’li yetkililer tarafından sıkça tekrarlanan “YPG’deki silahların PKK’ya verilmesinin önleneceği” ifadesi ise boş ve sadece safsatadır. Türkiye “çocuk yuvası” değil ki inanalım!
16 Mayıs’ta ABD ziyaretinde ABD Başkanı Donald Trump’la ilk yüz yüze görüşmesini yapn Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak basın açıklamasından da anlaşılacağı üzere bu konuyu tüm hassasiyetiyle açıklamış. Erdoğan’ın çantasında YPG’yle ilgili itiraza ilaveten, FETÖ davası ve bu davayla ilgili şahısların teslim edilmesi, RezaZarrabkonusu da bulunabilir.
ABD’nin, Türkiye’den Cumhurbaşkanı da dâhil, tüm devlet görevlilerinin hemen her platformda dile getirmelerine rağmen, ısrarla PYD-YPG’yi PKK terör örgütünün Suriye uzantısı olmadığını iddiası ve üstelik yeni ağır silahlarla donatması, Türkiye’yi son derece rahatsız etmiştir.
Anlaşılan o ki, ABD ve Trump Cumhurbaşkanı Erdoğan ve heyetini allayıp pullayıp, iltifatlar ederek toplantıyı sonlandırmıştır. Yani YPG konusunda Türk milletinin hassasiyetine ve beklentilerine uygun cevap verilememiştir. Bu sonuçla Türkiye’de, ABD ile “müttefik” olmanın faydası olmadığı kanaati tavan yapacaktır. Tabii AKP iktidarının Cumhurbaşkanı Erdoğan vasıtasıyla yürütmeye çalıştığı “Dış Politika”nın da “dip” yaptığı söylenebilecektir.
Son Söz: ABD Başkanı, YPG konusunda tavır değiştirmemekle birlikte Türkiye’ye istediği silahların verilmesi için destek verecekmiş. Bu destek kabul edilmemelidir. ABD ile düşman olmaya gerek yok ama müttefik olduğu da söylenemez!
Not:ATATÜRK’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun!
Bildik MANZARALAR
HATAY’da açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutuklanmasını prosto etmek için eylem yapmak isteyen gruba müdahale eden polis, 18 kişiyi gözaltına aldı.
Eğitim-Sen Hatay Şubesi üyeleri, KHK ile görevden ihraç edildikten sonra açlık grevine başlayan Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın tutuklanmasını protesto etmek amacıyla Saray Caddesi Künefeciler Meydanı’nda toplandı. Polis, eylemin izinsiz olduğu gerekçesiyle gruba dağılmaları için anosta bulundu.
Yapılan uyarıya rağmen dağılmayan gruba, polis biber gazıyla müdahale etti. Müdahalenin ardından eylemi sürdürmek isteyen, aralarında kadınların da bulunduğu 18 kişi gözaltına alındı.
AĞAÇ katliamı iddiası DOĞRU MU?
Belen-Cırtıman Mahallesi’nde okul yeri için 1000 çam ağacının kesileceği belirtildi.
Harita Mühendisi K.K.’nin AĞAÇ KESİMİ ilgili İDDİALARI şöyle:
“Belen ilçesine bağlı Cırtıman Mahallesi’nde yapılacak okul alanı için, ‘ORMAN ALANI’ içerisinde yetişmiş 1000 çam ağacı yok edilecek.
Ayrıca ‘JEOLOJİK SAKINCALI ALAN’a (heyelan-kayma riski) inşa edilmesi planlanan okul alanı için, ormanı koruması gereken Orman Bölge Müdürlüğü’nden de izin çıktı.
Makam uğruna olmayacak bir konuya ‘olur’ verenler, mesleklerinin onurunu koruyamayanlardır. Bir TMMOB üyesi olarak etmiş olduğum yemine bağlı bir kişi sorumluluğu ile BU ORMAN TALANINA DURUN diyorum.”
Hijyen eğitim toplantısı düzenlendi
İskenderun Berberler ve Kuaförler Odası tarafından odaya kayıtlı üyelere yönelik, İskenderun Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Toplantı Salonu’nda Hatay İl Sağlık Müdürlüğü ve İskenderun Toplum Sağlığı Merkezi işbirliğinde ‘Hijyen’ konusunda bilgilendirme toplantısı düzenleneceğini açıkladı.
Düzenlenen toplantıya Hatay Halk Sağlık Müdürlüğü Çevre Sağlığı Şube Müdürü Mehmet Karagöz, İskenderun Toplum Sağlığı Merkezi İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi İşyeri Hekimi Doktor Nermin Örnektekin, İskenderun Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürü Mustafa Yıldırım, İskenderun Esnaf Odaları Birlik Başkan Vekili Uğur Fırat ve çok sayıda berber ve kuaför katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İskenderun Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Nurettin Tabaş, “İskenderun Berberler ve Kuaförler Odası olarak, üyelerimizin bilgilenmesi açısından bu tür toplantıları sık sık düzenliyoruz. Tüm çabamız odamıza kayıtlı üyelerimize daha fazla nasıl yararlı olabiliriz diye faaliyetler üretmek” dedi.
İskenderun Esnaf Odaları Birlik Başkan Vekili Uğur Fırat ise, esnaflara yönelik düzenlenen bu tür bilgilendirici toplantılara esnafların duyarsız kalmasından ötürü üzüntü duyduklarını dile getirdi.
Son olarak konuşma yapan Hatay Halk Sağlık Müdürlüğü Çevre Sağlığı Şube Müdürü Mehmet Karagöz ise, Antakya’da yapılan toplantıda da berberler ve kuaförler camiasına hijyen eğitimi konusunda bilgiler verildiğini, bunun yanısıra halk sağlığını ilgilen konularda da camianın bilgilenmesi adına bu tür çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.
Yapılan konuşmaların ardından İskenderun Toplum Sağlığı Merkezi İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi İşyeri Hekimi Doktor Nermin Örnektekin, berber ve kuaför camiasına kuaförlük ve berberlik mesleğinde ‘Hijyen’ konusu ile ilgili bilgiler verdi.
İskenderun Çağdaş Musiki Derneği Belen de konser verdi
Belen Belediyesi’nin ev sahipliğinde (İÇMD), Belenlilere enfes bir konser sundu.
Bahçeşehir Kolejinde düzenlenen konserde Türk Sanat Müziğine gönül vermiş sanatseverlerin, hem gönüllerine hem de kulaklarına hitap etti.
Çağdaş Musiki Derneği 24 koro sanatçısı, 8 sazın sahne aldığı koroyu şef Özlem Kasar yönetti. Birbirinden güzel duygu yüklü Türk Sanat Müziklerini solo olarak İÇMD Başkanı Mehmet Kuseyirli, Özlem Kasar, Yadigar Kıyılı, Tufan Can Yekta, Hayrettin Kara, Ekrem Özpolat, Semran Demirci, Sabahat Özçelik, Özgür Canatar, Azade Akbin, seslendirdi. Koro şarkılarının da izleyenleri büyülediği konser etkinliğinde; Dernek Başkanı Kuseyirli ve Bahçeşehir Koleji Müdürü Mustafa Uçan, Kaymakam Aydın ve Belediye Başkanı Vurucu’ya sanata katkı ve desteklerinden dolayı karşılıklı plaket ve buket sunumu gerçekleştirildi.
Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu ve Belen Kaymakamı Abdulaziz Aydın, yaptıkları kısa konuşmada İÇMD’ye bize bu güzel geceyi teşekkür ettiler.
Proğramın bitiminde İÇMD Başkanı Mehmet Kuseyir’li, katkılarından dolayı Belediye Başkanı Adnan Vurucu’ya, Bahçeşehir Koleji Müdürü Mustafa Uçan’a, Belen Belediyesi Kültür Müdürü Özgür Erşan’a ve Belediye Personeli İbrahim Korkmaz’a katkılarından dolayı teşekkürlerini sunarak proğramı sonlandırdı.
KADINLARIMIZIN EKONOMİYE KATKISI OLACAK
Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Arsuz Turizm ve Kültür Derneği’nin Halk Eğitim Müdürlüğü ile birlikte hayata geçirdiği Umuteli Projesi kapsamında aşçılık ve iğne oyası kurslarını başarıyla tamamlayan kursiyerlere sertifikalarını törenle dağıttı. Lion King Otel’de gerçekleşen sertifika törenine Başkan Culha’nın yanısıra Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, Arsuz İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Emin Albayrak, Arsuz Halk Eğitim Merkezi Müdürü Hacer Baysal, Arsuz Turizm ve Kültür Derneği Başkanı Hasan Arslan ile birlikte 20 aşçılık, 20 iğne oyası olmak üzere 40 kursiyer kadın katıldı.
Arsuz Turizm ve Kültür Derneği Başkanı Hasan Arslan, kadınlara yönelik istihdama katkı sağlamak amacıyla yaptıkları beyin fırtınası sonucu Umut Eli Projesini hayata geçirmeye karar verdiklerini belirterek, proje ortakları Arsuz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Arsuz Halk Eğitim Müdürlüğü’ne teşekkür etti.
Başkan Culha’dan kadınlara pazar desteği
Umut Eli Projesinin, emeği üretime dönüştürmenin yanında ev ekonomisine katkı sunma anlamında da kadınlara umut kaynağı olduğunu söyleyen Arsuz Belediye Başkanı Naızm Culha, “Turizm sektöründe ciddi anlamda yetişmiş kalifiye eleman açığımız var. Arsuz’un tarihi her ne kadar çok uzun bir geçmişe uzanmış olsa da, turizme yönelik yapılacak çalışmalar ilçe olduktan sonra başlamıştır. Bunun 3 yıllık bir mazisi var. Bu kurslar bu açığın kapanması açısından da büyük önem arzediyorlar. Bizler bu tür kursların devamını diliyoruz. Ancak, ilçemizin ihtiyacına yönelik meslek gruplarının tespit edilerek o meslek grubunda kursların açılması yönünde talebim var. Farklı mesleklerle alakalı Akçalı, Karaağaç ve Nardüzü’nde de kurslar devam etmektedir. Kadınlarımıza yönelik kurslar ve bu kurslara ait sertifikalar önem arzediyor. Hem vakit geçirip hobi kazanacaklar, hem de ürettiklerini satarak ev ekonomisine katkıları olacak. Bizler de bu kurslara katkı sunmak adına semt pazarlarımızda el emeği göz nuru eserlerinizin pazarlanmasını sağlayacağız. Kadınlarımız ürettiklerini orada sergileyebilecekler ve satışa çıkarabilecekler. Bu kursta emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
STK’lara çağrı
Kadın istihdamının arttırılmasına yönelik olan bu tür sosyal projelere STK’lardan da destek beklediğini ifade eden Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, “Halk Eğitim, Milli Eğitim ve bizler bu tür kurslara katkı sunarken, bazı STK’lardan da bizlere destek vermelerini istiyoruz. Arsuz Turizm ve Kültür Derneği de bu bağlamda buradaki en aktif derneklerden biri. SODES’ten aldıkları destekle sizlere bu proje boyunca hem çok güzel günler yaşattılar, hem de sonucunda da aile bütçenize katkı sağlamanıza yarayacak çok güzel bir iş başardılar” diyerek, emeği geçen herkese teşekkür etti.
Yapılan konuşmaların ardından desteklerinden dolayı Aşçılık kursu Öğretmeni Cuma Bal’a Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, İğne Oyası Kursu Öğretmeni Arzu Özkan ile Arsuz Halk Eğitim Merkezi Müdürü Hacer Baysal’a teşekkür plaketini Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha takdim etti. Protokol üyeleri daha sonra kursları başarıyla tamamlayan kursiyerlere sertifikalarını takdim ettikten sonra, açılan iğne oyası kursu sergisini gezdi.
Arsuz’da dere ıslahında dev atak
Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Avcılarsuyu Deresi’nde gerçekleşecek olan ıslah projesini inceledi
Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Devlet Su İşleri(DSİ) uhdesinde bulunan Höyük – Hacıahmetli – Avcılarsuyu kollarının birleşmesiyle Arsuz Çayı adını alan derede start alan birinci etap ıslah çalışmalarını inceleyerek, yüklenici firma yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgiler aldı.
17 kilometreyi kapsayan ıslah çalışmasının, Avcılarsuyu Deresi’nde 5350 metre, 2 adet köprü ve 5 adet tersip bandı ile gerçekleşecek olan birinci etap çalışmaları kapsamında 3 ayrı ekibin, üç ayrı noktadan çalışmalara başlayacağını ifade eden yetkililer, dere ıslahı ile derenin 20 metre taban genişliği ve 29 metre üst genişliğe ulaşacağını ifade etti.
Başkan Yardımcısı Sedat Deveci, Fen İşleri Müdürü Aşkın Yetimoğlu ve yüklenici firma yetkilileri ile birlikte proje üzerinde değerlendirme yapan Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, DSİ Bölge Müdürlüğü, Hatay Valiliği ile yaptığı görüşmeler ve sağlanan koordinasyon sonucu başlatılan çalışmanın Arsuz için hayati bir önem taşıdığını söyledi.
Daha önce ilçede yaşanan sel felaketlerinin verdiği hasarların büyümesinde etkili olan derenin ıslah çalışmalarının DSİ tarafından etap etap ilerleyeceğini ve birinci etabın yaklaşık olarak 20 milyon liraya ihale edildiğini anımsatan Başkan Nazım Culha, ilçe genelindeki tüm dereleri kontrol altına alabilmek için ıslah çalışmalarının DSİ’nin yanısıra, ilçe belediyesi ve büyükşehir belediyesi tarafından da gerçekleştirildiğini söyledi.
Arsuz Belediye Başkanı Yardımcısı Sedat Deveci de Avcılarsuyu ve Arpagedik’in yanısıra Gözcüler – Höyük arasında üçüncü köprünün yapımını da talep ettiklerini belirterek, korkulukların da bir metreye yükseltilmesi için gerekli çalışmaları başlatacaklarını söyledi.
İHEM KURSLARI GELENEKSEL YIL SONU SERGİSİ
Belen Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün 2016-2017 Eğitim öğretim dönemi Geleneksel Yıl Sonu Sergisi 24 Mayıs 2017 Çarşamba günü saat 10:00’da Belen Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayında; Kaymakam Abdulaziz AYDIN, Belediye Başkanı Adnan VURUCU, Siyasi Parti İlçe temsilcileri, Kamu Kurum ve Kuruluşların Daire Amirleri ve vatandaşların katılımıyla açıldı.
Program, Folklar ekibinin gösterisi ile karşılanan protokolün yerini almasını müteakip, Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı, akabinde gündem gereği yapılan konuşmalarla devam etti.
Halk Eğitim Müdürü Mehmet AKÇA; 2016 yılı Eylül ayından bu güne kadar 47 adet genel, 52 adet Mesleki kursun açılarak toplamda 1.500 kursiyere hizmet verildiğini, açık ortaokul ve lise öğrencileri ile üniversite öğrencilerine yönelik çalışmalar yapıldığını, Toplum Sağlığı Merkezi ile ortaklaşa bilgilendirme amaçlı seminerlerin düzenlendiğini ve İşkur Müdürlüğü ile kursiyerlerin maddi olarak desteklendiği kursların açıldığını ifade ederek çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.
Belediye Başkanı Adnan VURUCU; 2016 – 2017 Eğitim öğretim yılında kursiyerlerimiz yine hünerlerini göstermiş, el emeği göz nuru ürünlerini sergilemişlerdir. Bu mükemmel sergiyle bu sezon kapanmış oluyor, ancak gelecek yıl için hazırlığı devam eden Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü hizmet binasının inşallah önümüzdeki yıl tamamlanması ile daha ferah mekanlarda bu çalışmaların yapılacağı müjdesini veriyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, ayrıca bu serginin açılmasına vesile olan kursiyerlerimizin de eline sağlık diyerek konuşmasına son verdi.
Kaymakam Abdulaziz AYDIN; Program açılışında davetlilere neşe ve coşku veren folklor ekibine teşekkür ederek başladığı konuşmasında, her sene artan bir coşku ile halk eğitim kurslarının açılışını yapmaktan dolayı çok mutlu olduklarını, ihalesi yapılan yeni halk eğitim merkez müdürlüğü binasının tamamlanması ile gerek kurslarımızın daha iyi fiziki mekanlarda verilebileceğini gerekse de yıl sonu sergilerinin daha büyük katılımlara imkan verebilecek şartların oluşacağını ifade ederek bugün bu güzel eserlerin oluşumuna hayat veren başta kursiyer ve hocalarım olmak üzere emeği geçen idareci arkadaşlarımıza da teşekkürlerini ileterek serginin ilçemiz için hayırlı uğurlu olmasını diledi.
Serginin gezilmesi, defile gösterisi ve yapılan ikramların ardından çekilen hatıra fotoğraflarıyla açılış sona erdi.
YABANCI ÖĞRETMENLERDEN, SEYFİ DİNGİL’E ZİYARET
Avrupa Birliği Erasmus+ Okul Eğitimi Stratejik Ortaklıkları projesi kapsamında Denizciler Mustafa Kemal İlkokulu’nun davetlisi olarak İskenderun’a gelen Polonya ve Portekiz’den 4 öğretmen, Denizciler Mustafa Kemal İlkokulu öğretmenleriyle ve okul müdürü Eyyüp Korkmaz’la birlikte İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil’i makamında ziyaret ettiler.
Proje hakkında bilgiler veren Denizciler Mustafa Kemal İlkokulu Müdürü Eyüp Korkmaz Projenin Polonya’nın koordinatörlüğünde yürütülmekte olduğu beliterek,”projede 16 öğrenci ve 17öğretmen var. Projemiz 2016-2018 yılları arasında gerçekleşiyor. Projemiz İyi Uygulamaların Değişimine Yönelik Okul Eğitimi Stratejik Ortaklıklar faaliyeti kapsamında (KA219) kabul edilen projelerden bir tanesidir. Okulumuz bu programa “Mind The Sport” yani “ Sporu Önemse” adlı Projesi ile başvuru yapmıştır “dedi.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil ise “Bu tür projeler ile sosyal ve kültürel anlamda ülkeler arasında bir kaynaşma söz konusu oluyor. İskenderun her anlamda çok farklı ve güzel bir şehirdir. Kentimizde yıllardır farklı inanç ve kültürdeki insanlar kardeşlik içerisinde yaşar. Bu güzellik tüm Dünyaya örnektir” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Başkan Seyfi Dingil, konuklarına belediyenin çalışmaları ve İskenderun hakkında bilgiler verdi.
ÖZEL İKEM KOLEJİ SLOVENYA’DA
Özel İKEM Koleji 4. Sınıf öğrencilerinden Derin Erdem, Toprak Şenel, Lal Saçan ve Zeynep Özdoğan “Thinking… Coding” Erasmus+ projesinin “Kodlama Olimpiyat Oyunları” etkinliği kapsamında proje danışman öğretmenleri Galip ŞENER, Zeynep UYGUR, Mehmet KONT ve Mustafa KARATAŞ eşliğinde Slovenya’nın Celje bölgesine gittiler.
Beş gün sürecek etkinlikler çerçevesinde öğrenciler diğer ortak ülkelerden gelen öğrencilerle kaynaşma ve birlikte çalışma fırsatı bulacaklar.Özel İKEM Koleji 2 yıldır vermiş olduğu Kodlama ve İngilizce derslerinde gösterdikleri başarılar sonucunda Slovenya’da yapılacak olan Kodlama Olimpiyat Oyunları’na katılmaya hak kazandı.Okul idaresi; “Öğrencilerimize ve öğretmenlerimize iyi çalışmalar dileriz, bu gurur hepimizin” dedi.
RAMAZAN’DA BESLENMEYE DİKKAT!
Ramazan Ayı’nda oruç tutacak kişilerin, yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmesi gerektiğini belirten Özel İskenderun Gelişim Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Eray Albayrak, iftar ve sahur arasında mutlaka ara öğün yapılması gerektiğini açıkladı.
“Kahvaltı öğününün yerini sahur alıyor”
Sahur ve iftar öğünü ve mutlak yapılması gereken sahur-iftar arası ara öğünlerde tercih edilecek besin ve porsiyonların sağlık için büyük önem teşkil ettiğini ifade eden Albayrak, “Sağlıklı bir oruç süreci için altın öğün olarak nitelendirdiğimiz kahvaltı öğününün yerini ramazan ayında sahur almaktadır. Bu öğünde alınan yeterli protein ve sıvı vücudu iftar öğününe kadar koruyacaktır. Kaliteli bir sahur öğününde haşlanmış yumurta, az tuzlu-yağı azaltılmış peynir, ceviz, fındık, badem(kavrulmamış) gibi yağlı tohumlar, çiğ sebze-meyve, az yağlı süt, tam tahıllı ekmek muhakkak yer almalıdır. Sahur öğününü kahvaltı öğünü gibi düşünüp, benzer içeriklerle bu öğünü geçirmek vücuda bambaşka bir düzene geçişte zorluk yaşatmayacaktır. Su içeriği yüksek vitamin ve lif kaynağı çiğ meyve ve sebzeler sahurda tüketilebilir. Sahurda kesinlikle çok yağlı besinlere, kızartma/ kavurma gibi besinlere yer vermemek gerekmektedir. Bu gibi besinler susuzluk hissinin oluşması ile sizi gün boyunca zorlanmaya itebilir. Yine yağlı besinler kadar riskli olan bir besin grubu da basit şekerlerdir. Sahurda kesinlikle bal/reçel/pekmez, şekerleme gibi besinlere yer verilmemesi gerekir. Bu besinler kan şekerini hızlı yükseltip düşüreceği için sizi huzursuz bir oruç sürecine itecektir” dedi.
“Hurma ve çorba ile iftara başlayın”
Ramazanın olmazsa olmazı iftar öğününde ise başlangıç oldukça önemli olduğunu vurgulayan Albayrak, “Hurma ve suyla açılan oruç sonrası az yağlı bir kepçe çorba ile iftara başlamak midenizi uzun süren açlık sonrası yemeğe hazırlayacaktır. Çorba sonrası muhakkak bir 15 dakikalık mola vermek, belki biraz yürümek ana yemeklere geçiş için sağlıklı olacaktır. İftarda ızgara/haşlama et-tavuk-balık gibi hayvansal, kuru baklagiller gibi bitkisel kaynaklı proteine mutlaka ihtiyaç olacaktır. Proteinin yanı sıra posa kaynağı ve vitamin-mineral içeriği yüksek az yağlı bir sebze yemeği ve salata hem içerdiği C vitamini bakımından proteinli besinlerdeki demir emilimini arttıracak hem de daha düşük kalorili beslenme ile birden mideye yüklenmemenize yardımcı olacaktır. Unutulmaması gereken kalsiyum kaynakları yoğurt/ayran/kefir de iftar sofralarının vazgeçilmezleridir. Uzun süre boş kalan mideye asitli içecekler yüklememek gerekmektedir. B grubu vitaminleri içermesi bakımından birkaç kaşık pilav/makarna da iftar menüsünde yer alabilir. Tercih edilecek ekmek her ne kadar tam tahıllı olmalı desek de ramazan pidesi de bir avuç içi kadar iftarda yer alabilir” açıklamasında bulundu.
“Ara öğünde su tüketimine özen gösterin”
Sahur ve iftar arasında gerekli olan ara öğününün de önemine dikkat çeken Eray Albayrak, “Ara öğünler, genellikle enerji içeriği ana öğünlere göre daha düşük olan öğünlerdir. Bu öğünlerde tatlı seçiminde ve sunumunda hafif, sütlü, meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Oruç tutulmasıyla birlikte posadan fakir beslenilmeye ister istemez geçilen bir aylık süreçte, günlük posa tüketimini arttırma yoluna gitmeli, kepekli/tam tahıllı ekmek, sebze, kuru baklagil yemekleri gibi yüksek oranda lif içeren besinlere sofrada yer verilmelidir. Böylece kabızlık sıkıntısı yaşayanlar için de barsak hareketleri arttırılmış olur. Gerekli sıvı ihtiyacını karşılamak adına düzenli ve yeterli su iftar ve sahur öğünleri arasında içilmelidir. Sıvı alımının arttırılması kabızlığa çözüm olacağı gibi, halsizlik, konsantrasyon güçlüğü gibi sıkıntıları da ortadan kaldırmaya yardımcıdır. Fiziksel aktivite bu beslenme düzeni değişikliği içerisinde göz ardı edilmemeli, muhakkak günlük düzenli yürüyüşler, egzersizler yapılmalıdır” dedi.
Hatay’da 63 avukat arabulucu oluyor
Hatay Barosu üyesi toplam 63 Avukat, bu hafta sonuna kadar katılacağı kursun bitiminde ‘Arabulucu’ ünvanı elde ediyor.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında düzenlenen Arabuluculuk Eğitim Semineri Antakya ve İskenderun’da 63 Avukatın katılımı ile başladı. 6 gün sürecek olan eğitim sonunda, 63 Avukat, Arabuluculuk temel eğitimine ilişkin sertifika almaya hak kazanacak. Uygulama sınavından da başarılı olanlar, Adalet Bakanlığı Arabulucular siciline kayıtlı olarak ‘Arabulucu’ sıfatıyla hizmet vermeye başlayacaklar.
TRAFİKTE GÜVENLİĞİNİ ARTTIRMA ÇALIŞMALARI YAPILDI
Hatay Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı, sürücülerin trafikte daha bilinçli hareket edebilmesi amacıyla trafik uyarı işaretleri ve levhalandırma çalışmaları gerçekleştiriyor.
HBB tarafından il geneli gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında sürücü ve yayaların güvenli yolculuk yapabilmesi adına önemli yol göstericiler olan trafik uyarı levha montajlama çalışmaları yapılıyor.
HBB ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında İskenderun ilçesinde kentin işlek noktaları ve muhtelif yerlerinde çalışmalar yapılarak araçların trafikte bilinçli şekilde seyir etmesi sağlandı.
Trafikte güvenliğin arttırılması amacıyla çalışmalarına devam eden HBB Ulaşım Dairesi Başkanlığı ekipleri, levhalandırma çalışmalarının yanı sıra yol çizgilerinin belirlenmesi adına çalışmalarını sürdürüyor.
ENGELLİ BİREYLERE YÖNELİK ÇEVRE ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ
Samandağ Belediyesinin katkılarıyla Defne İlk adım rehabilitasyon merkezi tarafından engellilere yönelik çevre etkinliği düzenlendi. Samandağ Meydan mahallesinde sahillerini temizleyen engelli bireyler bu anlamlı etkinlikte duygulu anlar yaşattı.
Defne İlk adım Rehabilitasyon merkezi Beden eğitimi öğretmeni Sabit Çalışkan:Engelli bireylere yönelik Bir farkındalık yaratmak,Çevreye olan duyarlılığı bizim dilimizde göstermek amacıyla Samandağ Belediyesinin katkılarıyla bir Etkinlik düzenledik emeği geçen herkes teşekkür ederiz .”dedi.
Samandağ Belediyesi Çevre Koruma Ve Kontrol Müdürü Suat Berber:” Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir öncülüğünde çevreye duyarlı çevre dostu,doğa Belediyecilik çalışmalarımız sürüyor.Bu etkinlikleri çok değerli buluyoruz.Engelli bireylerle yaptığımız bu çalışma daha da büyük bir anlam kazandı.Örnek bir çalışma .Emeği geçenleri kutluyoruz”dedi.
Dr. Tiryaki, kan ve organ bağışında bulundu
İl
Sağlık Müdürlüğü ve Türk Kızılay’ı koordinasyonuyla “Şifa Veren Eller Kan Veriyor” sloganı adı altında 22 Mayıs Pazartesi günü sat 10.00-16.00 arasında Sağlık Müdürlüğü Davud-i Antaki Toplantı Salonu’nda halkın da katılım gösterdiği kan bağışı etkinliği gerçekleştirildi.
Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, İl Sağlık Müdürlüğü ve Büyük Antakya Parkı’nda organ bağışı standı kuruldu. İl Sağlık Müdürü Dr. Ümit Mutlu Tiryaki, düzenlenen kan bağışı etkinliğinde örnek bir davranış sergileyerek, hem kan bağışı hem de organ bağışında bulundu. Dr. Ümit Mutlu Tiryaki, yapılan etkinlik için konuşurken, “Büyük bir özveri ile gece gündüz demeden vatandaşlarımızın sağlığı için görevi başında olan sağlık çalışanları olarak, sadece canımızla değil kanımızla da varız” dedi.
Kan bağışı etkinliğinde aktif rol alan İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan sağlık çalışanları organizasyona yoğun katılım sağlarken, hem kan verip hem de organ bağışında bulundular. Gönüllü kan bağışçılarına, Sağlık Müdürlüğü bahçesinde kan verdikten sonra tatlı ikramında bulunuldu.











