Cumartesi, Nisan 4, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3297

ZABITA ÇÖP TOPLAYICILARINA GÖZ AÇTIRMIYOR

0

İskenderun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde hem görüntü kirliliği yaşatan, hem de trafikte kurallara uymayan kağıt ve pet şişe toplayıcılarına yönelik operasyonlarına devam ediyor.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,kağıt ve pet şişe toplayıcılarının özellikle kentin işlek caddelerinde trafiği olumsuz yönde etkilediğini belirterek: “Zabıta Müdürlüğü ekiplerimiz yaptıkları çalışmalarda çok sayıda kağıt ve pet şişe toplayıcı ile ilgili işlem yaptı. Bu yöndeki çalışmalarımız devam edecektir” dedi.
Motosikletlerin şeklini bozarak trafik güvenliğini tehdit eden çöp toplayıcıların aynı zamanda çöp konteynerlerini karıştırarak, görüntü kirliliğine de yol açtıklarına dikkat çeken Başkan Seyfi Dingil, “Toplanan atıklar, halkımızın sağlığını olumsuz etkilemekte ve çevre kirliliğine de neden olmaktadır. Vatandaşlarımızdan isteğimiz, bu kişilerin görüldüğü yerde Zabıta Ekiplerimize bildirmeleridir” diye konuştu.

BU ÇIĞLIĞI DUYUN…

0

Nursan işçilerinin gözlerine inen yorgun perde yaşam ve ölüm arasındaki medcezirleri anlatıyor adeta.
Kim olursa, olsun, ekmeğin dini, dili, ırkı, siyaseti, ya da partisi olmaz. Lütfen kimin gücü yetiyorsa yardım etsin diyorlar.
2015’te üretimi durduran Nursan’da işçiler, Fabrika’nın yeniden işler hale gelmesi için 65 metre yükseklikteki (Kendi değimleri ile ) Umut Kulesinde yaklaşık 15 gündür eylem yapıyorlar…
Yaklaşık olarak 16 aydır kapalı olan Nursan fabrikasının işçileri 65 metre yükseklikte eylemlerini 15 gündür tüm olumsuz şartlara rağmen sürdürüyorlar. Hükümet yetkililerine tek talepleri fabrikanın bir an önce üretime başlamasını ve geriye dönük alacaklarının ödenmesi.
16 aydır üretimin durması işçileri isyan noktasına getirdi. Bu süreçten itibaren sıkıntılı günler geçirdiklerini ifade eden işçiler maaşlarını alamadıkları için, kredi çektiklerini ancak bu kredileri geri ödeyemediklerini özellikle belirtiyorlar. Bu nedenle icralık, olduklarını aile yaşamlarının paramparça haline geldiğini acı içinde anlattılar.
Birçoğunun sağlık sorunları baş göstermiş, kimisi çocuğunu, kimisi eşini kaybetme noktasında psikolojik bir savaş halindeler.

Resmi Olarak Nursan İşçileri Ama
Nursan, tarafından halen sigorta primleri yattığı için resmiyette halen hepsi Nursan işçisi. Ancak geriye dönük maaşların alınabilmesi ve yaşamlarını insani boyutta sürdürülebilir hale gelmesi için tek istedikleri fabrikanın çalışır hale gelebilmesi.
Vergi Cezası Nursan’ın Sonu Oldu
Maliyenin yüklü miktarda vergi cezası kesmesi üzerine 2015 yılının Aralık ayının sonunda kapanan Nursan fabrikasında çalışan 900 işçinin uzun bekleyişi sürüyor.
Hiç biri paramızı alıp gidelim demiyor. Çünkü geçici çözümlerin yaşamlarını değiştirmeyeceğinin farkındalar. Bu nedenle ısrarla ekmek teknelerinin çalışır hale gelmesini istiyorlar.
Türkiye’nin En Büyük Kar Veren Üretim Tesisi
Nursan kar payı ve cirosu ile Türkiye sıralamasında önemli bir yere sahip.2015 yılından bu yana üretimin durdurulması 900-1000 işçinin hayatını felç hale getirdi. Ücretsiz izinli görünen işçiler aylardır bir umutla işlerine kavuşacakları günü bekliyorlar.
Fabrikanın kapanması herkese zarar verdi
Nursan’ın aldığı vergi cezası nedeniyle üretimi durdurmasının tek zararı işçilere olmadı. Onların her birini aile olarak hesapladığınızda yaklaşık olarak şu anda 3000 bin kişi mağdur ve zorumda kaldı.
Ayrıca nakliye yapan kamyoncuları, Tırları, yemek getiren firmaları ve çevre esnafını da aynı biçimde sıkıntıya soktu.
Görüşmeler Devam Ediyor
Sona Bir Kala…
Fabrika yönetimi’de konuyla alakalı aynı sıkıntıları ve aynı endişelerini dile getiriyorlar.
Getirilen vergi affı ile önemli oranda bir ceza miktarının düşeceğini bu sayede daha hızlı aktif hale gelebileceklerine vurgu yapıyorlar.
Bankalar ile görüşmelerin olumlu ve son aşamada olduğuna dikkat çeken yetkililer kısa bir süre sonra işçilerimizin mağduriyetinin biteceğini umud ediyoruz şeklinde konuştular.
Ölürsek’mi Göreceksiniz?
Nursan’da tam bir dram yaşanıyor. Kimisi eşinden ayrılmış, kimisinin çocuğu ölüm döşeğinde, kimisi kanser bir çoğununda psikolojileri bozulmuş.
Evleri ipotek olanlar, banka borçları ile boğuşanlar ve en önemlisi çaresizliğin içinde umut kulesinden Umut bekleyenler oldukça karanlık bir tablo çiziyor.
Umut Kulesinde ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, insani hiçbir imkân yok. Sıcakta, soğukta, yağmurda fırtınada tam 15 gündür umut ekip fırtına biçiyorlar.
Her kesten yardım isteyip ne olur sesimizi duyun ‘Bir köpek kuyuya düştü diye günlerce kurtarma savaşı verenleredir sözümüz ‘Biz burada dirhem, dirhem ölüyoruz. Bizler vatan haini değiliz. Hepimiz Türk bayrağının gölgesine sığınmış yaşam savaşı veren insanlarız’bizi duyun lütfen.
Tümünün gözlerine inen yorgun perde yaşam ve ölüm arasındaki medcezirleri anlatıyor adeta.
Kim olursa, ekmeğin dini, dili, ırkı, siyaseti, ya da partisi olmaz. Lütfen kimin gücü yetiyorsa yardım etsin diyorlar.
Umut Kulesinin keskin yüksekliğinden insana, insanca duygulara uzanan titrek bakışları bırakıp iniyoruz….

İSTE Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuvarı Konser Salonu’nda “Engelsiz Sanat Etkinliği” düzenlendi.

0

İSTE’DE SANATA ENGEL YOK!
Yaklaşan “Dünya Otizm Farkındalık Günü” vesilesiyle
İSTE Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuvarı Konser Salonu’nda
“Engelsiz Sanat Etkinliği” düzenlendi.

 

 

İskenderun Teknik Üniversitesi(İSTE) Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuvarı Konser Salonu’nda gerçekleştirilen ve Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Şule Erden Özcan’ın konuşmacı olarak katıldığı, İSTE Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuvarı (MYDK) öğretim görevlisi ve öğrencileri tarafından bir müzik resitali sunuldu. Başarıyla bitirdiği İSTE’deMYDK’da öğretim görevlisi olarak kariyerine devam eden otistik müzik dehasıBuğra Çankır ise canlı piyano performansıyla izleyenlerden büyük alkış aldı.
Buğra Çankır özelinde otistik bireylerin müzikle olan ilişkilerini konu alan bir konuşma yapan ÇÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Şule Erden Özcan, otistik bireylerin eğitiminde eğitimcilerin keşfederek buldukları çözümlerin yanında, onlara kolaylıklar sağlanması gerektiğini belirtti. Dr. Şule Erden Özcan bir konservatuvarın eğer marka olmak gibi bir hedefi varsa otizmde uzmanlaşmış özel eğitimcilerin desteğini alması gerektiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyanın birçok yerinde otizm spektrum bozukluğu olan bireyler için konservatuvarlar çok daha erken yaşlarda kapılarını açmış, belli yaş sınırları ve ebeveynlerin de okula geliyor olması gibi bir takım ön koşullar koymuşlardır. Yeni yöntem ve metotlarla bu öğrencilerin eğitim süreci nasıl olmalıdır,bu öğrencilere eğitim veren öğretim elemanlarımızın da görüşleri alınarak neler yapılabilir gibi soruların cevaplanması için mutlaka otizmle ilgili gelişmeler takip edilmelidir.Başka yerlerde daha doğru metotlar var ise incelenmeli hatta oradaki öğretim elemanları ile irtibata geçilip üniversiteler arasında gidiş gelişler sağlanarak eğitim metotlarının daha yeni, teknolojiye, bilime ve yeniliklere açık hale getirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde,otizm tanısı almış müzik dehaları Mozart, Strausve benzeri gibi ileride bu konservatuvarlardan da müzik dehaları çıkabilir”

Buğra Çankır,azmin önünde hiçbir engelin duramadığının en büyük kanıtıdır.

Dr. Şule Erden Özcan’a ve İSTE MYDK öğretim görevlisi ve öğrencilerine teşekkür eden İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli ise konuşmasında; “Müzik ve üniversite evrenseldir. İşte bugün burada üniversitemizde müthiş bir performans izledik. Yerel ezgileri ve klasikleri hep birlikte dinledik. Üstelik bunları bize “’engel tanımayan gençlerimiz’ dinletti. Onlar bunu başarabiliyor. Çünkü başarabileceklerine inanıyorlar. Geçen yıl dereceyle mezun olan öğrencimiz müzik dehası Buğra Çankır, bugün Konservatuvarımızda öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Buğra Çankır,azmin önünde hiçbir engelin duramadığının en büyük kanıtıdır. Buğrayı yetiştirerek bu günlere getiren başta ailesi olmak üzere, tüm öğretim görevlilerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Buğra’nın önümüzdeki hafta yurt içinde ve dışında konserleri var, dünyanın dört bir yanından teklifler alıyor. O yüzden biz bu sene programımızı biraz öne çekmek zorunda kaldık. Kendisine şimdiden başarılar diliyorum. Yolun açık olsun Buğra” dedi.
Program Rektör Prof. Dr. Türkay Dereli’nin, Dr. Şule Erden Özcan ve Buğra Çankır’a çiçek takdim etmesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.

İtso da alman kalkınma kuruluşu ile Liman lojistiği konusu ele alındı

0

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası ile geçtiğimiz günlerde Alman Sequafirması ile imzalanan ‘Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme projesi kapsamında, ‘Liman lojistiği’ Projesi konularında toplantı düzenlendi.
İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya, geçtiğimiz günlerde protokol imzalanan Alman Kalkınma Kuruluşu, Sequa’nın Türkiye Direktörü Aynur Kuytu,Hatay Proje Koordinatörü Bülent Yüce, Hamburg Ticaret Odası’ndan Birgit Schweberg, Sequa Almanya Temsilcisi KerstinSchulzSequa kapsamındaki TAMEB (Türk-Alman İşbirliğinde Mesleki Beceri Geliştirme Projesi) ve Liman lojistiği ile ilgili düzenlenen toplantıya katıldılar.

 

 

 
Protokol kapsamında Mültecilere ve Türk dezavantajlı gruplara yönelik Liman Lojistiği ile ilgili Mesleki eğitimlerin verilmesi konularının görüşmek üzere İskenderun’a geldiklerini belirtenSequa Türkiye Direktörü Aynur, Kuytu; ”Proje kapsamında İstanbul, Ankara, Mersin, Hatay, Kilis ve Gaziantep illerinde kursların verilmesi planlanmaktadır. Burada amaç, mevcut Suriyelilere Türkçe dil eğitimi vermek, diğer taraftan da sosyal entegrasyonlarını sağlayacak Meslek edindirme projemiz söz konusu. Esas mesele ise buradaki Suriyelilerin ve Türk vatandaşların ortak bir çalışma içerisinde meslek edinmeleridir. Bu kurslar için 15 milyon Euro bütçe oluşturuldu. Bu kurslardan birini de İskenderun’da gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Bu parayı kursların verileceği şehirlere eşit olarak aktarmayı düşünüyoruz. Geçtiğimiz günlerde İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası ile protokol de imzalandı. Hamburg Ticaret Odası ve Sequa Almanya Temsilcimizle birlikte bu gün İskenderun’ dayız. Bu konuda sizlerin fikirlerini almak istiyoruz. Bu gün burada bulunmamızın nedeni de zaten bu” dedi. Toplantıda,İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Levent Hakkı Yılmaz da söz alarak, “Bu gün burada Liman ve lojistik konularında yetkili müdürlerimiz ve Deniz Ticaret Odası Başkanımız Bülent Kavsak’la birlikte projenin amacı ve lojistik konularını görüşmek için toplantı yapıyoruz. İskenderun’da gerek Mültecilere gerekse Türk vatandaşlara yönelik verilecek eğitimin amacı, bu kişilerin topluma kazandırılmaları, dil eğitimlerinin verilmesi, liman ve lojistik konularında eğitimlerin verilmesi gündemde. Gerek mültecilerin, gerekse Türk vatandaşların meslek edinmelerine yönelik Alman Sequafirmasının bölgemiz için ayırdığı bütçeyi de göz önünde bulunduracak olursak, ekonomik ve sosyal yönden istihdama önemli katkı sağlanabilir” dedi. DTO Şube Başkanı Bülent Kavsak ise, İskenderun Limanında lojistik konularında verilecek eğitimlerde kalifiye eleman, vinç operatörü şoförlük ve nakliye konularında kurslar, verilebilir, İskenderun bölgesi Liman Demir-Çelik ve Lojistik yönünden önemli bir konuma sahip olduğu için merkez olarak bölgemiz de seçilebilir. Yalnız elimizde ekipman eksikliği var. Bu bütçenin ne kadarı bizim bölgemizde kullanılacak bu da önemli. Mesleki yeterlilik sertifikalarının da verileceği eğitim yerlerine de ihtiyaçlar olacaktır. Tüm bunlarıngöz önünde bulundurulması lazım”

Basın Mensupları engellendi

0

CHP İskenderun İlce örgütünce düzenlenen ve Büyük Şehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş ın da katıldığı toplantılarda Gazetecilerin ses görüntü almaları Engellendi.
Önceden Davet Yapılmasına ve Programın Basına Servis edilmesine Rağmen Ortodoks Kilisesi Ve Esnaf Odaları Ziyaretlerinde Özellikle Lutfi Savaş ın konuşmaları sırasında Basın Mensupları uyarılarak çekim yaptıkları Kamera ve ses kayıt cihazlarının toplanarak basın mensuplarına iade edilmesi Kamere ile Çekim Yapanların ise Başkan Savaşın korumaları tarafından uyarılarak çekim yapılmasının engellenmesi şaşkınlık yarattı.
Nezaket kuralları ile bağdaşmayan bu uygulama yı Körfez Gazetesi olarak kınıyor ve ilgili İskenderun İlce Başkanı , ve CHP İl Başkanına
SORUYORUZ
Partinizin Misafiri olarak bulunduğumuz ve önceden çekim yapılmaması konusun da uyarılmadığımız toplantılarda Lütfü Savaş Konuşmaya Başlayınca Gazetecilerin Başkan korumaları ve BŞ personeli tarafından görev yapmasının engellenmesi konusunda söyleyecek bir sözünüz var mı?
Yapılan Bu davranışın Parti tüzüğünde özel önem verdiğiniz “basın özgürlüğü” kavramı ile uyuşmakta mıdır?

YOK ARTIK DEDİRTEN UYGULAMA Bakanlık Ali İsmail tazminatına itiraz etti

0

İçişleri Bakanlığı, Gezi Direnişi sırasında polis ve esnafın dayağı sonucu öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın ailesine 709 bin lira tazminat ödenmesine hükmeden mahkemenin kararının bozulması için istinaf mahkemesine başvurdu. Korkmaz’ın öldürülmesinde Bakanlığın “hizmet kusuru” olmadığını ve polislerin suç teşkil eden eylemlerinden devletin sorumlu tutulamayacağını savunan bakanlık, ayrıca emsal kararlara göre hükmedilen 650 bin TL manevi tazminatın fahiş olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu ileri sürdü. Bu arada idare mahkemesinin kararında da Korkmaz ailesinin İçişleri Bakanlığı’nın avukatlarına 40 bin TL vekalet ücreti ödemesine hükmedildiği anlaşıldı.

Kusurumuz yok

İçişleri Bakanlığı tarafından Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne yapılan istinaf başvurusunda Eskişehir 2. İdare Mahkemesi’nin tazminat kararının bozulmasına karar verilmesi istendi. Hukuk Müşavirliği’nin başvurusunda ceza davasında verilen mahkeme kararının kesinleşmesi ve polislerin kişisel kusurunun tespit edilmesinin Bakanlığın sorumluluğunu ortadan kaldırdığı savunuldu. Başvuruda, “Bu durumda görevle ilgili bir kusur söz konusu olmadığından, kişisel kusur nedeniyle doğan zarar ve idaremiz arasındaki illiyet bağı ortadan kalkmaktadır. İdareye herhangi bir hizmet kusurunun atfı mümkün bulunmadığından haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddi gerekmektedir” denildi. “Davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarının emsal nitelikteki dosyalarda hükmedilen tazminat tutarları ile kıyaslandığında fahiş olduğu” belirtilen başvuruda, “Tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı yapılamayacağı hukuk sistemimizde yerleşik bir kuraldır ve yargı içtihatları ile de sabittir” denildi. Başvuruda bu gerekçelerle 59 bin TL maddi ve 650 bin TL manevi tazminatın bozulması talep edildi.

Aileye borç kesildi

Bu arada Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, Korkmaz ailesinin 189 bin TL maddi ve 2 milyon TL manevi tazminat talebini büyük ölçüde reddettiği için aileye borç da çıkardı.
Mahkeme kararında, reddedilen 130 bin maddi ve 1 milyon 350 bin TL’lik manevi tazminat için 40 bin TL harç, 39 bin 950 TL de İçişleri Bakanlığı’nın avukatlarına vekalet ücreti ödenmesine hükmedildi.

Aile de itiraz etti

Korkmaz ailesinin avukatları da tazminat taleplerini büyük ölçüde reddeden mahkemenin kararının istinaf yoluyla bozulması için Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Başvuruda manevi tazminatın olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığına dikkat çekilerek “Takdir edilecek tazminatın idarenin kusurunu ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, benzer olayların bir daha yaşanmaması amacıyla caydırıcı ve cezalandırıcı olması gerekmektedir. Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülüş şekli, olayın vehameti, tüm kamuoyu tarafından olayın faili şahısların görüntülerinin izlenmesi, müvekkiller nezdinde oluşan ızdırabın bu şekliyle tekrar ve tekrar yaşanması, polis ve sivil şahıslarla birlikte eylemin gerçekleşmesi, idarenin mevcut ağır hizmet kusuru nedeniyle cezalandırıcı ve caydırıcı mahiyette daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmesi hukuka ve hakkaniyete uygun olmamıştır” denildi.

“Bahar Bayramını, doğanın canlanmasına ve insanlığın kardeşliğine adıyoruz”

0

Arsuz Belediyesi, ilçede kutlanan ve baharın gelişini simgeleyen iki bayram arasındaki zaman zarfında bu yıl üçüncüsünü gerçekleştireceği Bahar Şenliği etkinliklerinin açılışını 30 Mart Ğid Sabatağş Bayramı seremonisiyle yaptı. Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha’nın ev sahipliğinde Akçalı Hizmet Binası’nda gerçekleşen bayramlaşmada protokol üyeleri ve halk, yeniden canlanmaya başlayan doğanın insanlara sunduğu bolluğu, bereketi, sevgiyi bayram tadında hep birlikte coşkuyla yaşadı. Baharın gelişini simgeleyen bayram seremonisi leyleklerin geçişiyle hem daha da renklendi, hem de günün önemine daha çok dikkat çekti.

Bayram kutlamalarına CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu, Arsuz Kaymakamı Musa Sarı ve eşi Emine Sarı, Arsuz Garnizon Komutanı Cengiz Çoban, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha ve eşi Selda Culha, Arsuz İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Emin Albayrak, İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, Arsuz Emniyet Müdürü Halil Karabacak, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Suzan Şahin Dudu, CHP Arsuz İlçe Başkanı Faik Çekin, , mahalle muhtarları, kamu kurum ve temsilcileri, CHP Hatay Milletvekili Aday Adayları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, işadamları, oda ve dernek başkanları ile çok sayıda davetli katıldı. Akçalı Hizmet Binası’nda verilen kahvaltıda, protokol üyeleri bayramın simgesi olan yumurtaları tokuştururken oldukça renkli görüntüler oluşturdu.

Arsuz’daki farklı dil ve dinlerin bir arada kardeşçe kutladığı bayramların kültürel değerleri zenginleştirdiğini, mevcut saygı, sevgi ve hoşgörü iklimini daha da pekiştirdiğini ifade eden Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, “Bu yıl üçüncüsünü kutlamakta olduğumuz bahar şenliklerimize hoş geldiniz. Sevgili dostlar; bahar tüm coşkusu, güzelliği ve bereketiyle geldi ve baharın ilk bayramı 30 Mart Ğid Sabatağş’ı yaşamın doğuşuna, doğanın canlanmasına ve insanlığın kardeşliğine adayarak kutluyoruz. Bu bayram medeniyetlerin beşiği olan bu topraklarda farklı halklarda, farklı zamanlarda, farklı isimler alarak kutlana gelmiştir. Bölgemizde yüz yıllardır kutlanan bu bayramlar bizim geçmişimizi, kültürümüzü ve atalarımızı hatırlamanın; geleceğimizle kendi benliğimizle bir temele oturtmanın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bayramlarımızı yaşatacağız, atalarımızın hatıralarına saygımızı eksik etmeyeceğiz. Dünyaya umut, sevgi ve barış mesajını buradan verelim. Arkadaşlar tarihi bir tesadüftür ki ilçe belediyemizin kuruluşu böyle bir bayram gününe denk geldi. Biz Arsuz Belediyesi Ailesi olarak bunu tarihsel bir mesaj olarak alıyoruz. Bu mesajın hakkını vermek için, bayramların, kardeşliğin medeniyet kadar eski olduğu bu yerde sonsuzca yaşaması için bize düşen görevleri yerine getireceğimizden kimsenin bir şüphesi olmasın. Bayram coşkusu ve sevgisiyle sizleri selamlıyor, herkese iyi bayramlar diliyorum” derken, üç ayların habercisi kabul edilen Regaip Kandili’nin de aynı günde denk geldiğini belirterek, İslam Alemi’nin kandilini kutladı.

“Bu birliktelik bizi en iyi yere taşır”
Arsuz’da ilk kez 30 Mart Ğid Sabatağş Bayramı seremonisine katılan Arsuz Kaymakamı Musa Sarı ise kültürel değerlerin geleceğe aktarılmasının görev olduğunu belirterek, “Medeniyetler şehri Hatay’ın güzide ilçesi, iklimi gibi insanı da sıcak Arsuzumuzun güzel değeri olan bahar şenlikleri kapsamında düzenlenen etkinlikte bulunmaktan mutluluk duyuyor, hepinize hoş geldiniz diyorum. Medeniyetlerin beşiği, çok eski bir yerleşim yeri ve aynı zamanda da çiçeği burnunda bir ilçe olan Arsuz’da üç aydır görev yapıyorum. Çeşitli vesilelerle buradaki hazırunun bir kısmı ile çeşitli etkinliklerle bir araya geldik. İlçemizin en güzelini en iyisini yapmak adına girişimlerde bulunduk ve bulunmaya devam ediyoruz. Şahsım ve ilçem adına sıcak yaklaşımınızdan dolayı herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. Başarı bir ekip işidir. Bu birliktelik bizi en iyi yere taşıyacaktır. Bu tür etkinlikleri çok önemsiyoruz. Milli – manevi değerlerimizi, kültürümüzün gereklerini, birlikteliği, kaynaşmanın simgesi olan bu tür etkinlikleri unutturmamak ve bizden sonraki nesillere taşımanın görevimiz olduğunu düşünüyorum. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen başta Belediye Başkanımızı ve emeği geçen herkes tebrik ediyor, kandilinizi kutluyor ve bayramın güzelliklere, huzura, mutluluklara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

Valinin İskenderun’da ki ofisinin İlk Konukları MHP’liler Oldu…

0

Hatay Valisi’nin altı ilçeye daha yakın temasını sağlayacak olan İskenderun’daki çalışma ofisinin ilk konuğu Milliyetçi Hareket Partisi İlçe teşkilatı oldu.

Hatay valisi Erdal Ata Erzin, artık İskenderun’daki çalışma ofisinde Dörtyol Payas, Arsuz ve Belenli ziyaretçileri haftanın iki günü kabul edecek. İskenderun Belediyesi tarafından daha önce kent müzesi olarak düşünülen Deniz Müzesi bitişiğindeki binayı Hatay Valiliği İskenderun hizmet ofisine dönüştürülmesiyle birlikte Vali Erdal Ata burada konuk kabil etmeye başladı.

Hatay Valiliği İskenderun Hizmet Ofisinin ilk Siyasi konuğu da Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı Turan Bozkurt ile yönetimi kurulu ve belediye meclis üyeleri oldu.

Vali Ata, İskenderun’daki makamına konuk olan MHP İlçe Başkanı Turan Bozkurt, yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyelerini tanıttı, yeni çalışma ofisine de hayırlı olsun ziyaret gerçekleştirmek istediklerini söyledi.

Siyasi parti temsilcilerini samimi karşılayan vali Ata ile MHP yönetimi karşılıklı bir süre sohbet etme imkanı buldular.

GAZETECİLER İRFAN DEĞİRMENCİ BUGÜN SAMANDAĞ’DA SIRADA METİN UCA VAR

0

Samandağ Belediyesinin yakın bir zaman önce faaliyete geçirdiği yeni çarşı toplantı salonu ilçe de gerçekleşen önemli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. 2 Nisan Pazar günü saat 13.00’de ünlü Gazeteci İrfan Değirmencinin katılacağı önemli bir panel gerçekleşecek.Aynı gün 2 Nisan Pazar saat 20.00’de Samandağ Belediyesi Kadın Danışma Merkezinin düzenlediği İskenderun Cem evi tiyatro topluluğun sahneleyeceği “kadınlık bizde kalsın “adlı oyun izleyici ile buluşacak. Metin Uca’nın “Aleksandır Telefonu Kaldır” oyunu 9 Nisan Pazar günü saat: 20.00’da Samandağ Belediyesi Yeni Çarşı Salonunda Samandağ Halkıyla buluşacak.

 

İrfan Değirmenci (Gazeteci – Yazar),Prof. Dr. Nejla Kurul (Akademisyen),Moderatör: Samandağ Kadın Dayanışma Merkezi Başkanı Hülya Nehir,Tarih: 2 Nisan Pazar günü,Saat: 13.00’daYer: Samandağ Belediyesi Yeni Çarşı Salonu

SAMANDAĞ BELEDİYESİ KADIN DANIŞMA MERKEZİNDEN TİYATRO ETKİNLİĞİ

Samandağ Belediyesi Kadın Danışma Merkezinin Düzenlediği 2 Nisan Pazar Günü Saat : 20.00 da Samandağ Yeni Çarşı Salonunda “Kadınlık Bizde Kalsın” Adlı Tiyatro Gösterimine Tüm Halkımız Davetlidir.

Metin Uca’nın “Aleksandır Telefonu Kaldır” oyunu 9 Nisan Pazar günü saat: 20.00’da Samandağ Belediyesi Yeni Çarşı Salonunda Samandağ Halkıyla buluşacak!

Cep telefonsuz duramayanlara hayatın anlamını sorgulatan “Aleksandır Telefonu Kaldır”, iki kişilik dev kadrosuyla sahnede. Sahneyi, Metin Uca’nın Aleksander Graham Bell ile birlikte paylaştığı bu eğlenceli gösteri, cep telefonlarımızla bugün yaşadığımız ilişkinin çocukluğuna inecek, hepimizin içindeki “iletişim” arzusuna ışık olacak.

Kahkahalarla güldüren, cep telefonu hallerini anlatan “Aleksandır Telefonu Kaldır” isimli gösteride, Alexander Graham, telefonun öyküsünü Metin Uca’nın ağzından anlatırken bugünkü kullanım hallerine de şaşırıp kalıyor.

Artık cep telefonsuz yaşayamayışımıza, teknolojik bir aleti kendimize benzetme girişimlerimize kahkahalarla güldüren Aleksandır Telefonu Kaldır, eski çağlardan günümüze iletişemeyişimizden yola çıkarak teknolojinin esiri oluşumuzun öyküsünü büyük bilim insanı Alexander Graham Bell’in eşliğinde Metin Uca’nın eşsiz üslubuyla seyirciye sunuyor.

Ayrıca 18 Nisan’da Cem Adrian konseri ve 21 Nisan’da Cem işçiler’in stand up komedi oyununun sahneleneceği ifade edildi.

Grup Abdalın sahne alacağı Etkinliğin 31 Mart Cuma günü saat:20.00’da Belediye Yeni Çarşı Salonunda ücretsiz düzenleneceği bldirildi.

ifran değirmenci

ilçe protokolü ‘doğa yürüyüşü’nde BULUŞTU

0

Samandağ ilçe protokol üyeleri, doğa yürüyüşü gerçekleştirdi.
Samandağ Kaymakamı Dr. Cahit Çelik, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir yanı sıra, ilçedeki Esnaf Oda Başkanları ve STK temsilcilerinin katılımıyla doğanın, tarihin, denizin ve tarihin buluşma noktası olan Mağaracık’ta doğa gezisi düzenlendi. Etkinliğe ev sahipliği yapan Mağaracık Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Ayhan Duman, Mağaracık Mahallesi’nin tarihi ve doğal güzelliklerinin bölgenin turizme kazandırılmasının önemine değinerek, Titus Yürüyüş Yolu Projesi’nin hayata geçirilmesinden dolayı Samandağ Kaymakamı Dr. Cahit Çelik ve Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir’e teşekkür etti.

Cumhuriyet’i Hayır’cılar kurdu, Hayır’cılar kurtaracak

0

CHP Kadın Kolları Parti Meclisi Üyesi Hataylı Suzan Şahin, 16 Nisan’a yaklaşılırken verdiği mesajda, ülkeyi ve Cumhuriyet’i bugün HAYIR anlayışındaki kişilerin Ulu Önder liderliğinde kurduklarını, ülkeyi bugünkü kötü durumdan kurtaracak olan kişilerin ise yine HAYIR savunucuları olduğunu belirtti.
Suzan Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı kısa açıklamasında, “Bu ülkeyi dün HAYIR diyenler kurdu, bugün de HAYIR diyenler kurtaracak” değerlendirmesi yaptı

Hatay Güney Rüzgârı Dergisi’nin Mart sayısı çıktı:

0

Hatay’ın güncel konularıyla birlikte gündem yaratan dosyalarıyla dikkat çeken Hatay Güney Rüzgarı Dergisi’nin Mart sayısı çıktı.
Hatay’daki en büyük engelin Güvenlik Endişesi olduğunu örnekleriyle sunan dergi, sanayici ve işadamlarının da görüşüne yer veriyor.
Derginin kapak konusunda ise, 90 yaşındaki Hatay’ın İlk Kadın Doktoru Saadet Bilal Yener’le yapılan sohbete ayrılmış. “İstanbul’daki Hataylılar’ başlıklı çalışmayı yürüten F. Semir Abacı’nın bu ayki konuğu Dr. Saadet Bilal Yener, 90 yıllık başarı öyküsüne, Hatay anılarına ve yaşamının her kesitinin ‘Ertelenme’den yapılmasına dikkat çekiyor.
Derginin başyazarı Gazeteci Mehmet Ali Solak ise, bu sayıda Hatay’da Uyanma Zamanı diyerek, yatırımların onarıma dönüşmesinden yakınmış.
Dergide, Selman Büyükaşık’ın kitap tanıtım yazısında“İlginç Ortak Noktaları Olan İki Roman” hakkındaki yazısı yer alırken, diğer yazarların yazıları da şöyle;
A. Kadir Paksoy’un ‘Günlerin Terkisinde’ başlıklı günceleri, Hüseyin Evcil’in ‘Hızlı Tüketim’, Avukat İbrahim Ersuz’un“Anayasa’ Süheyl Budak’ın ‘Sıvılaşan Toplum ve Yemek Kültürü’, Yahya Aksoy’un ‘Barış Bayrağı ve Geçilmeyen Çanakkale’, Zeki Özkaya’nın “Kırk Asırlık Türk Yurdu” Gerçeği ve HATAY,Nuri Erkal’ın ‘Heb-a Mirine (Ölüm Hapı)’.
Avustralya’dan düşüncelerini paylaşan Hulusi Atahan’ın ‘Ayı Celal’, Antakya Öyküleri ile izlenen Dr. Necdet Özkaya’nın “Künefeci Selim” öyküsü de okunmaya değer.
İnşaat Mühendisleri Odası Hatay Şubesinin Her karanlığın sonu; Aydınlık vurgusu, Sivil Toplumun Gücü, Ünlü Modacı Bahar Korçan’ın Hatay İpeği, Dünyanın en güzel ipeği saptaması ve Öğrendikleriyle Aydınlanan Yüzler’le ilgili Türkçe Diksiyon seminerlerine verilen önemle ilgili haber başlıkları da derginin dikkat çeken konuları arasında.
Her sayısında Yerel basından alıntılanan Hatay’da gelişen olaylar ve Nurhan Sağlar’ın ‘Pasta tarifleri’ de dergide yer alan yazılar arasında.

“Dünya Hatay İskenderun’u Örnek Almalı”

0

Ortodoks Kilisesi’nde cemaatle bir araya gelen Ak Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasaar, “Dünya Hatay’ı, İskenderun’u örnek alsa huzur kardeşlik olur, kavgalar olmaz” dedi.

Ak Parti Hatay Milletvekili Orhan Karsayar, partisinin İlçe yönetimiyle birlikte İskenderun Ortodoks Kilisesi cemaatini ziyaret etti. İskenderun Ortodoks Kilisesi Vakıf Başkanı Can Teymur ve yönetimi Ak Partili konukları kapıda karşıladı.

Kendilerini ziyarete gelen Ak parti heyetine teşekkür eden Vakıf Başkanı Can Teymur, doğum günü olduğunu öğrendiği Ak Parti Milletvekili Karasayar’ı kutladı

Teymur, bölgede ve ilçede bir sorun sıkıntı olduğu zaman milletvekili Karasayar’ın gerekli ilgi ve alaka gösterdiğini ifade ederek “Biz kendilerine çok teşekkür ediyoruz; bu kente, ülkemize verdikleri hizmetlerden dolayı. Vekilimiz 16 Nisan’a kadar yoğun bir maraton içerisinde. Referandumun ülkemizin güzelliklerine, başarısına, milletimizin mutluluk ve refahına, birlik, beraberlik ve kardeşliğimize vesile olmasını diliyorum” diye konuştu.

Ak parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar 16 Nisanda yapılacak olan referandumda halkın vereceği kararın çok önemli olduğunu vurgulayarak “Görüyoruz ki ülkemiz üzerinde oynanan çok ciddi sıkıntılar var. İskenderun’umuz ve ülkemiz gerçekten dünyanın en güzel ve yaşanılacak bir yer. Allah ülkemize öyle bir güzellik vermiş ki bunu iyi değerlendirmemiz lazım ülkemizin yer altı ve yer üste zenginliklerimiz var. Bunu da çok ciddi korumak ve üretmemiz gerekiyor. Burada yıllarca birlik ve beraberlik içerisinde yaşamlarımızı sürdürüyoruz. Ak Parti her zaman ülkemizin kalkınması için yoğun bir çaba harcamıştır ve bundan sonrada harcamaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Hatay ve İskenderun’da birlikte yaşama kültürünün tüm dünyaya örnek olması gerektiğinin altını çizen Karasayar şunları kaydetti: “Farklıklarıyla ve güzellikleri bir arada yaşatan bir ülkeyiz. Özellikle Hatay’mız, İskenderun’umuz da kültürüyle, yaşam tarzımızla aziz milletimizin siz değerli halkımızın birbirine olan dayanışması, sevgisi hoş görüsüyle dünyaya örnek olacak bir iliz. Her gittiğim yerde söylüyorum. Dünya Hatay’ı, İskenderun’u örnek alsa huzur kardeşlik olur, kavgalar olmaz…”

Anne ve Kızının cenazeleri toprağa verildi

0

İskenderun ilçesinde boşandığı eşi tarafından bıçaklanarak öldürülen anne ve kızının cenazeleri defnedildi.

Adana Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemlerinin ardından anne Esra Yalçın ve 5 yaşındaki kızı Beren’in cenazesi, Şekere Mahallesi’nde bulunan babaevine getirilerek helallik alındı.

Daha sonra Süleymaniye Camisi’nde düzenlenen cenaze töreninde, Yalçın’ın ağabeyi Okan Yalçın kardeşinin ve yeğeninin tabutu başında “Kıydılar meleklerime” diye feryat etti. Anne Ayla Yalçın ise “Beren’ime nasıl kıydın? Gavurlar yapmaz.” diyerek gözyaşları döktü.

Anne ve kızının cenazesi kılınan namazın ardından Şekere Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verildi.

İskenderun ilçesinde iki gün önce Gökhan Y, Esra Yalçın’ın yaşadığı Mustafa Kemal Mahallesi’ndeki eve gitmiş, yaşanan tartışma sonucu 3 yıl önce ayrıldığı eşi ve kızı Beren’i bıçaklayarak öldürmüş, daha sonra kendisini yaralamıştı. Dün adliyeye sevk edilen zanlı tutuklanmıştı.

– Bakan Soylu:” 1961 ve 1982 anayasaları bu milletin ızdırabı üzerine kurulmuş anayasalardır”

0

Adana üzerinden Hatay’a gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hatay’ın ilçelerini tek tek gezerek açık hava toplantılarında halka seslendi. AK Parti İskenderun ilçe teşkilatı önünde seçim otobüsü üzerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın selamlarını halka ileten Bakan Soylu, “Uzun yollardan geliyoruz. Dün Diyarbakır’daydık, dün Kulp’taydık, dün Hani’deydik, dün Silvan’daydık, bir gün önce Erciş’teydik, Van’daydık, Siirt’teydik, Hakkâri’deydik, Yüksekova’daydık. Size bun sadece şunun için söylüyorum. Bilesiniz İskenderunlular, burada ay yıldızlı bayrak nasıl gelincik tarlasıysa, bu saydığım yerlerde de ay yıldızlı bayraklarla size selam, size selam getirdim.” dedi.

 

 
80 darbesinden, 28 Şubat’tan artık yorulduk diyen Bakan Soylu, “Bu ülke de 28 Nisan E bildirisinden yorulduk. Bu ülkede gezi olaylarından yorulduk. 17-25 Aralık darbesinden yorulduk. 6-7 Ekim olaylarından yorulduk. 15 Temmuz’dan yorulduk artık, yorulduk, yorulduk. Gezi olaylarından bir gün öncesini de hatırlıyoruz. Bu ülkede yüz milyar dolarlık yatırım yapılmıştı. Herkes umutluydu. Bir taraftan barajlar, bir taraftan şehir hastaneleri, bir taraftan yüksek hızlı trenler, bir taraftan evet üçüncü boğaz köprüsü. Nedir üçüncü boğaz köprüsü? İpek yolunun şahikası. Üzerinden ilk kez Asya ile Avrupa’yı birleştirirken demiryolu geçecekti. Niçin yapıyoruz biz Marmaray ı? Niçin yapıyoruz? Yüksek hızlı trenleri. Niçin? Ey İskenderunlular derdimiz var. 250 yıl önce biz bunları yapmak istedik. Süveyş Kanalını yapmak istedik. 250 yıl önce Don-Volga arasını da yapmak istedik. Türkiye’ye yaptırmadılar. Osmanlı’ya yaptırmadılar. Bugün yapıyoruz ki, dün bize beceremezsiniz diyenlere, dün bize yapamazsınız, dün bize gerçekleştiremezsiniz diyenlere ‘Evet’ biz beceririz, biz yaparız, biz gerçekleştirebiliriz diye, bütün dünyaya ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırıyoruz.” dedi.
Bakan Soylu: ‘Bu ülkede bir daha PKK’nın adını kimse anmayacak’
Konuşmasında HDP’ye de yüklenen Bakan Soylu, “Yüzde 10’un üzerine çıkınca PKK onun sözcüleri ne dediler? ‘TC’yi tükürüğümüzle boğarız’ dediler. Hatırlıyor musunuz? Hiçbir şey söylemenize gerek yok. Bu milletin iradesiyle Devlet gereğini yaptı. Bunu söyleyen şimdi nerede biliyor musunuz? Kodeste kodeste. Onu söyleyen kodeste. Bu milletin birliğine, bu milletin kardeşliğine, bu milletin beraberliğine, nifak sokmak isteyen, fitne tohumu ekmek isteyen, kim varsa, bilsin ki gereği bu ülkede yerine getiriliyor ve getirilecek. Bu kadar basit. 20 yılı aşkındır girilmedik yere girdik. Her türlü tedbirimizi alıyoruz. Ve onlara tarihinin en büyük acılarını tattırıyoruz hiç merak etmeyin. Ve yine söyleyim. Ne dağlarda, ne de şehirde, arkadaşlarımız her gün ama her dakika enselerinde. Bizim evlatlarımız var ya bizim evlatlarımız. Bizim evlatlar aslanlar gibi kovalıyor. Onlarda fare gibi kaçıyor, fare gibi kaçıyor. Hiç merak etmeyin. Hiç merak etmeyin bu büyük mücadele devem edecek. Topyekün. Daha yeni başladığımızı söyleyeyim. Bu ülkede bir daha PKK’nın adını kimse anmayacak, anmayacak. İster DEAŞ olsun, ister FETÖ olsun topu gelsin bize İskenderun yeter.” dedi.
.
Bakan Soylu: ‘1961 ve 1982 anayasaları bu milletin ızdırabı üzerine kurulmuş anayasalardır’
1961 anayasası ve 1982 anayasasının bu milletin ızdırabı üzerine kurulmuş anayasalar olduğunu söyleyen Bakan Soylu, “Bu anayasalar bizim milletin değerlerini, geleneklerini, medeniyetini taşımıyor. Bizi birlikten beraberlikten ayırmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Bu anayasalar hayırsız anayasalardır hayırsız. Ve hayırsız anayasa olduğu gibi de 16 Nisan’da da inşallah gereğini milletimiz yerine getirecektir. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu ezanlar ve şu ay yıldızlı bayrak, bizim memleketimizde ebediyen olacaktır ve semayla buluşacaktır. Biz eksik kalsak bile, onun sahibi var Allah’tır, Allah’tır, Allah’tır.” dedi.

‘ Oylanacak Anayasa metni biat kültürünün bir eseridir’

0

16 Nisan Anayasa Referandumu öncesinde artan siyaset trafiğinin Hatay adresinde konuşan CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, Antakya Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi’nde gerçekleştirilen toplantıda esnafla bir araya geldi. Buradaki konuşmasında, Anayasa’da gerçekleşmesi muhtemel değişikliklere ve ‘Başkanlık Sistemi’ ile beraber değişecek Türkiye tablosuna işaret eden Sındır, “Yaşanan teröre, darbe sonrası oluşan tabloya ve ekonomik anlamda çekilen sıkıntılara çözüm aramak gerekirken, bir anda Meclis’e gelen bir kanun teklifi ile Anayasa değişiklik paketi sandık olarak getirildi ve önümüze kondu.

 

 

Bir Anayasa’dan bahsediyoruz, değerli arkadaşlar. Anayasa teklifini getirenlerin geleceğini değil, ama hepimizin geleceğini ilgilendiren bir Anayasa’dan bahsediyoruz. Ülkenin, milletin, devletin geleceğini ilgilendiren bir Anayasa değişikliğinden bahsediyoruz. Yani, ‘Biz teklifi getirdik, Meclis’ten geçirdik, şimdi de kabul ettireceğiz. Ardından devlet yeniden yapılanacak…’ Böyle bir şey yok! Bu Anayasa hepimizin Anayasası. O nedenle; bu teklifin üzerine konuşmak, tartışmak, fikrini söylemek, hatta o teklif için ‘Evet’ demek ya da ‘Hayır’ demek hepimizin en doğal hakkı. Çünkü bu bir yurttaşlık hakkı” dedi.

-KİMSEYE SORULMADI-
Oldukça kalabalık bir dinleyici kitlesine hitap eden ve ülkeyi belirsizliğe sürükleyeceğini ifade ettiği Anayasa değişikliğine dair merak edilenleri anlatan CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, eldeki Anayasa metninin ‘biat kültürünün bir eseri’ olduğunu savundu ve sözlerine şöyle devam etti:
“Dilerdim ki, toplumun-milletin-devletin geleceğini böylesine belirleyen bu ‘teklif’ Meclis’e gelmeden önce, siz Oda Başkanları’na da iletilmiş ve sorulmuş olsun. Dilerdim ki; sendikalara, emek örgütlerine, iş dünyasına da sorulmuş olsun. Dilerdim ki, akademik ve meslek kuruluşlarına da sorulmuş olsun. Dilerdim ki; Baro’ya, Hukuk Fakültelerinin Anayasa Profesörlerine sorulmuş olsun. Keşke bu süreç işletilebilmiş olsaydı ve ortaya ‘onaylanmış bir metin’ çıksaydı da, referanduma gidilmeye ihtiyaç bile duyulmasaydı, milletin ortak değeri olarak Meclis’ten çıksaydı. Ama böyle olmadı… Bu teklif, kapalı kapılar ardında hazırlandı. Ama kimler tarafından hazırlandı, bunu hiç birimiz bilmiyoruz.”

-TARİHİ SORUMLULUK-
Eski Bakanlardan Nihat Matkap da yaptığı konuşmada, “Sahip olduğum birikimim noktasında, 16 Nisan’daki düşüncelerimi paylaşmayı tarihi bir sorumluluk olarak görüyorum” derken, şu mesajı verdi:
“16 Nisan’da yapacağımız tercih, Milletvekili seçimlerinde olduğu gibi ‘4 yıllık’ bir tercih değil. Belediye seçimlerinde olduğu gibi, ‘5 yıllık’ bir tercih de değil. Bu tercih, önümüzdeki yüzyıla damgasını vuracak, Türkiye’nin idari sistemiyle alakalı bir tercih olacak. O nedenle, şunun altını özenle çizmemiz gerekiyor arkadaşlar. Bu tercih, partilerin kendi aralarındaki bir yarış değil. Bu yüzden, tercihinizi yaparken, duyarlı bir yurttaş olarak konuyu enine boyuna incelemenizi istiyorum. Ama sizlerden şunu da istiyorum… Nihat Matkap’ın ‘hatırına’ HAYIR demeyin! Sayın Kılıçdaroğlu’nun ‘hatırına’ da HAYIR demeyin. Ama Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Sayın Binali Yıldırım’ın ya da Sayın Devlet Bahçeli’nin ‘hatırına’ da EVET demeyin. Sadece Cumhuriyet Halk Partili olduğunuz için de ‘Hayır’ demeyin. Adalet ve Kalkınma Partili olduğunuz ya da Milliyetçi Hareket Partili olduğunuz için de ‘Evet’ demeyin. Benim sizlerden istirhamım bu. Konuyu iyice inceleyin. Türkiye’ye ne getirecek ya da hayatımızda neyi değiştirecek, bu konuda hukukçu ve siyasi dostlardan destek isteyin.”
-KİMYECİ’YE ELEŞTİRİ-
Söz konusu referandumla ‘kişiye’ değil ‘makama’ yetki verildiğini söyleyen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise ‘EVET’ ve ‘HAYIR’ noktasında ilerleyen sürece ilişkin tartışmalara işaret ettiği konuşmasında, “Herkes, fikrini özgürce dile getirebilmeli, özgürce konuşabilmeli” dedi.
Hatay’da yaptığı gezileri sırasında ‘HAYIR’a yönelik her hangi bir pankarta rastlamadığını ifade ettiği konuşmasında oldukça dikkat çeken bir eleştiri de yapan Başkan Savaş, Yüksek Seçim Kurulu’nun, ‘Halkoylaması Sırasında Yapılmayacak İşler’ başlığı altında paylaştığı, “Devlet, katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyelerle bunlara bağlı daire ve müesseseler, iktisadi devlet teşekkülleri ve bunların kurdukları müesseseler ve ortaklıkları ile diğer kamu tüzel kişilikleri, umumi menfaatlere hâdim cemiyetler ve Bankacılık Kanununa tâbi teşekküllerin, siyasi bir partinin lehinde veya aleyhinde veya vatandaşın oyuna tesir etmek maksadıyla her türlü yayınlarda bulunmalarının yasak olduğuna’ dair vurgusuna işaret etti, “Bizler yasağa uyuyoruz” dedi.
Salonda bulunan bir esnafın, Antakya Belediyesi’nin ‘EVET’ noktasındaki referandum çalışmalarını şikayet etmesi üzerine, Savaş, şöyle devam etti:
“Ben, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanıyorum. Bu anlamda, yetkili kurulların vermiş olduğu kararlara saygılı bir Belediye Başkanıyım ve öyle de bir Belediyeyiz. Ben ve benim gibi diğer arkadaşlarım da bu şekilde davranıyor. Bizler, ‘Niyet HAYIR, Akibet HAYIR’ diyoruz.”
Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya CHP Hatay Milletvekilleri Mevlüt Dudu, Birol Ertem, Serkan Topal, eski Bakanlar Fuat Çay ve Nihat Matkap, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, ATSO Başkanı Hikmet Çinçin, HESOB Başkanı Kadir Teksöz, bazı Oda Başkanları ve çok sayıda esnaf katılım gösterdi.

Yiğit Bulut un 850 bin liralık Audi A8 Marka aracı TBMM de

0

CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı olan Türkiye Varlık Fonu A.Ş Yönetim Kurulu üyesi Yiğit Bulut’a tahsis edilen 850 bin TL’lik lüks makam aracını TBMM gündemine taşıdı.

 

 

 

CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına konuyla ilgili yazılı soru önergesi verdi.

Yarayıcı, Sayıştay denetimi dışında tutularak kurulan ve Türk Hava Yolları’ndan Ziraat Bankası’na kadar birçok kuruluşu bünyesinde barındıran Türkiye Varlık Fonu’nun gelirlerinin net bir şekilde belirtilmesine karşın giderlerinin net bir şekilde belirtilmediğini ifade etti.

Yönetim Kurulu Başkanlığına Cumhurbaşkanı danışmanı Yiğit Bulut’un, diğer yönetim kurulu üyeliklerine de Cumhurbaşkanına yakın isimlerin atandığına dikkat çeken Yarayıcı bu durumun “Cumhurbaşkanı denetiminde bir fon oluşturulduğu” algısını güçlendirdiğini belirtti.

850 BİN TL’YE MAKAM ARACI

Yarayıcı, bu fonun Türkiye ekonomisine katkısından çok, keyfi yapısıyla ekonomide bir kara delik olacağı endişesini dile getirerek “Nitekim bu keyfiliğin ilk örneklerinden birisi Fona devredilen şirketlerden biri üzerinden Fon başkanı Yiğit Bulut’un kullanımına sunulmak amacıyla piyasa değeri 850 bin TL olan Audi A8 marka bir aracın tahsis edildiği iddiasıdır” dedi.

Yarayıcı Başbakan Yıldırım’a şu soruları yöneltti:

-Türkiye Varlık Fonu’nun kuruluşundan bu yana giderleri ne kadardır ve bu giderler nerelere harcanmıştır?

-Fon bünyesinde bulunan kuruluşlarca makam aracı olarak kaç araç alınmıştır?

-Fon bünyesinde bulunan bir kuruluş üzerinden Fon Yönetim Kurulu Başkanının kullanımı için piyasa değeri 850.000,00 TL olan Audi A8 marka bir aracın alımı yapılmış mıdır?

-Yapılmış ise aynı zamanda Cumhurbaşkanı danışmanı olması sebebiyle zaten bir makam aracına sahip olan Yiğit Bulut’a bu kadar lüks bir aracın daha alınması hangi ihtiyaçtan kaynaklanmıştır?

Hayır Oyu Faşizme Geçit Yok Demektir.

0

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Serkan Topal, temposunu artırarak referandum çalışmalarına devam ediyor. Esnaf ve mahalle sakinleri ile buluşan Topal, hemşerilerine hayırlı işler dileyerek sorunlarını yerinde dinledi.

 

 

 

Topal, “Son 3 haftalık süreye girildiğini ve başladıkları ilk güne göre çok daha iyi bir noktada olduklarını, milletin gerçekleri kavradıkça #HAYIR deme eğiliminin güçlendiğini gördüğünü” ifade etti.

Topal, “Bir oy çok şeyi değiştirir. O bir oy hayır oyu ise eğer anlamı çok büyüktür. O bir Hayır Oyu; faşizme geçit yok demektir, diktatörlüğe izin vermeyeceğiz demektir. Ülkemize, geleceğimize, demokrasimize sahip çıkmak demektir. İşte bunun için, yaşanılası bir ülke için mührü hayırlı olana, toprak rengine, #HAYIR’a basın” dedi.

Milletvekili Topal, Armutlu Spor ile Defne 2013 arasında oynanan Play Of maçına giderek taraftarlarımızla buluştu. Her iki kulübümüzün de yöneticileri ve taraftarlarının gösterdiği ilgiden memnun olan Topal burada, “centilmenlik ve dostluk kazansın dedikten sonra, 16 Nisan’da kararınızı sandıklarda göreceğiz” dedi. Tribünler ise CHP milletvekili Topal’a, “Kararımız HAYIR” şeklinde tezahürat yaparak karşılık verdi.

Dikilen ağaçlar, öğrencilere emanet!

0

Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Arsuz Kaymakamlığı ve Arsuz Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Orman Haftası dolayısıyla gerçekleştirilen ağaç dikim törenine katıldı.

 


Arsuz Kaymakamı Musa Sarı ve eşi Arsuz Orman İşletme Müdürü Emine Sarı’nın ev sahipliğinde düzenlenen törende ilçe genelinde dikilecek olan 2100 ağaçtan 500 tanesi Uluçınar Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi bahçesinde protokol üyeleri ve öğrenciler tarafından toprakla buluşturuldu.
Arsuz Kaymakamlığı ve Arsuz Orman İşletme Şefliği işbirliği ile Hatay Orman İşletme Müdürlüğü’nden ilçe genelindeki okullar ve kurumlar için 2100 ağaç talep ettiklerini söyleyen Arsuz Kaymakamı Musa Sarı, “Orman Bölge Müdürlüğü ile bu yıl çok güzel projeler hazırladık. Dağ mahallelerimize gelir getirici tür fidan ekimi çalışmaları gerçekleştirdik, günübirlik ziyaretçilerimiz için büyük bir mesire alanı çalışması içerisindeyiz. Çok sayıda fidan dikimi planlıyoruz. Orköy aracılığıyla Süt Sığırcılığı Projesi gerçekleştiriyoruz. Tüm bunlardan dolayı Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğümüze, Hatay Orman İşletme Müdürlüğümüze, Arsuz-Uluçınar Orman İşletme Şefimize ve emeği geçen herkese şahsı ve ilçemiz adına teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Arsuz Kaymakamı Musa Sarı daha sonra, öğrencilere fidan dikmenin öneminden bahsederek, “15-20 yıl sonra bu okulu ziyaret ettiğinizde belki ‘Bu fidanı ben dikmiştim’ diyeceksiniz. O yüzden bu fidanlara gözünüz gibi bakın. Bu ağaçlara sizlere emanet” dedi.
Kaymakam Musa Sarı’nın konuşmasının ardından Arsuz Orman İşletme Şefliği yetkililerince öğrencilere nasıl dikileceği ve can suyu verilmesinin önemi anlatıldı.
Törenin ardından Arsuz Kaymakamı Musa Sarı ve eşi Emine Sarı, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha ve protokol üyeleri öğrencilerle birlikte ağaç dikti.

Medeniyetler Korosu şarkılarını barışın merkezinde söyleyecek!

0

Arsuz Belediyesi, 30 Mart Bahar Bayramı(Ğid Sabatağş) ile 14 Nisan Bahar Bayramı (Evvel Nisan) arasında kalan 14 günlük sürede her yıl geleneksel olarak kutladığı Bahar Şenliği’nin bu yıl üçüncüsünü kutlamaya hazırlanıyor. Baharın gelişini simgeleyen iki bayram arasındaki zaman zarfını renkli bir festivale dönüştüren şenlikler bu yıl Arsuz’un ilçe olmasının üçüncü yılı ile Nazım Culha’nın belediye başkanlığında hizmette üçüncü yılının kutlanmasıyla daha da renklenecek.,
Bölgede kültürel bir tarihi süreci olan Bahar Bayramı ile halkın takdiriyle Ars

 

 

 

 

 

uz Belediye Başkanlığına getirildiği tarihin 30 Mart’a denk geldiği günün üçüncü yılında Başkan Nazım Culha, ‘Halkla iç içe, projelerle dolu 3 yıl’ sloganıyla halkla buluşarak hem halkçı belediye başkanı profilini bir kez daha tescilleyecek, hem de üç yıllık görev süresi içerisindeki icraatlarını, hedeflerini ve bundan sonraki yol haritasını yine halkla paylaşacak. 30 Mart’ta Gümüş Otel’de gerçekleşecek olan halk buluşmasının yanı sıra, etkinlikler hoşgörü kültürünü farklı dillerde söyledikleri şarkı ve ilahilerle dünyaya tanıtan Hatay Medeniyetler Korosu konseri ile taçlanacak.
Barış mesajlarının Arsuz’dan dünyaya verileceği Arsuz Belediyesi 3. Bahar Bayramı Şenlikleri programı şöyle:
30 Mart 2017 Perşembe
Saat: 10.00 Bayram Seremonisi(Akçalı Hizmet Binası)
Kortej ve Bayram Alanına Giriş
Saat: 16.00 3. Yıl Halkla Buluşma töreni (Gümüş Otel Toplantı Salonu)

01 Nisan 2017 Cumartesi
Saat:15.30 Kokteyl – Saat:16.00 ‘Yerel Kalkınmada Arsuz’ Konulu Panel( Bilfen Okulları Konferans Salonu)
Panelistler:
Doç. Dr. Selin Sayek Böke (CHP Genel Başkan Yardımcısı)
Prof. Dr. Ruşen Keleş(Siyasi Bilgiler Fak. Emekli Öğr. Üyesi)
Prof. Dr. Aziz Konukman(Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Böl. Öğr. Üyesi)
Prof. Dr. Çağatay Keskinok(ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Bşk.)
Mimar Ali Ulusoy(Başkent Üniversitesi Tasarım ve Mimarlık Bölümü Öğr. Görevlisi)

05 Nisan 2017 Çarşamba
Saat: 15.30 Kokteyl – Saat: 16.00 Kanser Önlenebilir Bir Hastalıktır’ Konulu Panel(Lion King Apart Otel Toplantı Salonu)
Panelistler:
Prof. Dr. İskender Sayek(Hacettepe Ünv. Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Emekli Öğr. Üyesi)
Uzm. Dr. Selda Bilgin Dalyan(İskenderun KETEM – Meme ve rahim ağzı kanserinde erken tanı)
Opr. Dr. Reşat Çiçekli (Üroloji – Prostat Kanserinde erken tanı)

08 Nisan 2017 Cumartesi
Saat:20.00 Hatay Medeniyetler Korusu Konseri(Bilfen Okulları Konferans Salonu)

12 Nisan 2017 Çarşamba
‘Lafını Balla Kestim’ Tiyatro Gösterisi
Saat: 17.00 Akçalı Alyans Düğün Salonu
Saat: 20.00 Karaağaç Sosyal Tesis

14 Nisan 2017 Cuma
Saat:10.00 Bayram Seremonisi(Gözcüler Hizmet Binası)
Kortej ve Bayram Alanına Giriş