Pazartesi, Mart 23, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 52

DSİ olası risklere karşı teyakkuzda

0

Devlet Su İşleri (DSİ) 6. Bölge Müdürlüğü ekipleri, sorumluluk alanında bulunan Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerinde etkili olan yoğun yağışlar ve meteorolojik uyarıları dikkate alarak çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Özellikle Adana ve Mersin’de son günlerde meydana gelen kuvvetli sağanak yağışların ardından bazı bölgelerde sel ve su baskınları yaşanırken, DSİ ekipleri olası risklere karşı tüm imkânlarıyla sahada görev yapıyor.

Bölge genelinde dere yatakları, taşkın kontrol tesisleri, menfezler ve drenaj hatlarında kontroller gerçekleştiren ekipler, iş makineleri, araçlar, ekipmanlar ve tecrübeli operatörlerle gece gündüz çalışmalarına devam ediyor. Taşkın riski taşıyan noktalarda suyun tahliyesi sağlanırken, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumaya yönelik önlemler de artırıldı.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DSİ 6. Bölge Müdürü Dr. Mehmet Akif Kaygusuz, bölgede teyakkuz halinde olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan uyarıları yakından takip ediyoruz. Sorumluluk sahamızda yer alan Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye’de birçok noktada ekiplerimiz aktif olarak görev yapıyor. Özellikle Adana ve Mersin’de yaşanan yoğun yağışlar sonucu bazı bölgelerde sel ve su baskınları meydana gelmişti. Bizler de DSİ olarak tüm iş makinelerimiz, ekipmanlarımız ve deneyimli personelimizle sahadayız. Olası taşkın ve su baskınlarına karşı gerekli müdahaleleri ivedilikle gerçekleştiriyor, riskli bölgelerde çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın güvenliği için tüm tedbirleri almaya devam edeceğiz.”

Yağış nedeniyle sokaklar suyla doldu.

0

İskenderun ve  Antakya ilçelerinde aniden bastıran şiddetli sağanak sele neden oldu. Yağış nedeniyle cadde ve sokaklar suyla doldu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü‘nün uyarısının ardından Antakya ve İskenderun ilçelerinde öğle saatlerinde sağanak etkili oldu. İlçe merkezi ile İsmet İnönü ve Mustafa Kemal mahallelerinde birçok cadde ve sokaklar göle döndü. Trafikte aksamalar yaşanırken, tek katlı ev ve iş yerlerini su bastı. Vatandaşlar, ev ve iş yerlerine dolan suyu kendi imkanlarıyla tahliye etti. Ekipler de tahliye çalışmalarına destek verdi.

Hatay‘ın merkez Antakya ilçesinde de etkili olan yağış nedeniyle bazı caddeler göle döndü. Sürücüler, araçlarıyla ilerlemekte güçlük çekti. İlçe merkezindeki kanallar da suyla doldu.

Kamyonet alevlere teslim oldu

0
HATAY'DA PARK HALİNDEYKEN ALEVLERE TESLİM OLAN KAMYONET KULLANILMAZ HALE GELDİ. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA) Hatay'da park halindeyken alevlere teslim olan kamyonet kullanılmaz hale geldi.

HATAY (İHA) – Hatay’da park halindeyken alevlere teslim olan kamyonet kullanılmaz hale geldi.

HATAY’DA PARK HALİNDEYKEN ALEVLERE TESLİM OLAN KAMYONET KULLANILMAZ HALE GELDİ. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA)
Hatay’da park halindeyken alevlere teslim olan kamyonet kullanılmaz hale geldi.

Yangın; Payas ilçesi Yenişehir Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede park halinde bulunan kamyonet alevlere teslim oldu. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekibi sevk edildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle can kaybı ve yaralanma yaşanmadan kısa sürede kontrol altına alındı. Alevlere teslim olan kamyonet kullanılmaz hale geldi.

İşyeri yangını söndürüldü

0

HATAY’da bir iş yerinde çıkan yangın, itfaiye tarafından söndürüldü.

Defne ilçesinde bir iş yerinde dün gece bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Yangının fark edenler 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. Adrese sevk edilen itfaiye, yangını söndürdü. İş yerinde maddi hasar oluştu. Yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı

ihracata 1,5 milyar $’lık katkı  

0

 

1975 yılında Mersin Fabrikası ile Türkiye’de üretim yolculuğuna başlayan Çimsa, aradan geçen 50 yılda dünyanın sayılı yapı malzemeleri şirketlerinden birine dönüştü. Türkiye’yi her zaman ana büyüme üssü olarak konumlandırdıklarını ifade eden Umut Zenar, “Çimento sektöründeki tesislerimizle dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz” dedi.

Son yıllarda uyguladığı büyüme odaklı stratejisiyle, yapı malzemeleri ve çimento iş kollarında küresel ölçekte öne çıkan şirketlerden biri haline gelen Çimsa, Türkiye’deki büyümesini de kararlılıkla sürdürüyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, Çimsa’nın 1972’de kurulduğunu ve 1975’te Mersin Fabrikası’nda ilk üretimini gerçekleştirdiğini hatırlatırken, “Türkiye’de Sabancı denildiğinde akla ilk gelen unsurlardan biri her zaman güçlü üretim yetkinliği ve sanayi kültürüdür. Çimsa da Sabancı’nın bu vizyonunun kendi sektöründeki en güçlü temsilcilerinden” dedi.

 

“BEYAZ ÇİMENTODA DÜNYANIN İKİNCİ, CAC’TA İSE ÜÇÜNCÜ EN BÜYÜK OYUNCUSUYUZ”

Bugün Mersin, Afyon ve Eskişehir’de bulunan üretim tesislerinin, Türkiye’ye küresel rekabet avantajı getiren, sürdürülebilirlik odaklı üretim teknolojileri ve katma değerli ürün portföyüyle sektörde fark yaratan tesisler olduğunu ifade eden Umut Zenar, “Özellikle Mersin fabrikamız gri çimento, beyaz çimento ve CAC üretimi yapabilen dünyadaki tek fabrika. Bu açıdan dünya yapı malzemeleri literatürüne geçmiş bir tesis. Bugün 3 farklı kıtaya yayılan fabrikalarımızla beyaz çimentoda dünyanın ikinci, CAC’ta ise üçüncü en büyük oyuncusuyuz. Türkiye’deki tesislerimiz bu küresel liderlik yolculuğumuzun en büyük destekçileri arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.

 

ABD’DEN AVUSTRALYA’YA, İTALYA’DAN GÜNEY KORE’YE 80 ÜLKEYE İHRACAT

Çimsa’nın hem ürün hem de pazar çeşitlendirmesiyle ihracat gücünü sürekli artırdığını vurgulayan Umut Zenar, “Bugün Amerika’dan Avustralya’ya, İtalya’dan Güney Kore’ye kadar dünyanın 80’e yakın ülkesine ihracat yapıyoruz. Son 5 yılda Türkiye’den dünya pazarlarına gerçekleştirdiğimiz 1,5 milyar dolara yakın ihracatla, ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine katkıda bulunmaktan büyük gurur duyuyoruz” dedi.

 

CAC’TA KAPASİTE ARTIRIMI YATIRIMI YILIN İLK YARISINDA TAMAMLANACAK

Çimsa için Türkiye’nin her zaman öncelikli konumda olduğunun altını çizen Umut Zenar şunları söyledi: “Son 5 yıl içinde sadece Türkiye’ye yaptığımız yatırım 250 milyon dolara yakın. Bu bizim ülkemize olan güvenimizin, bu topraklara verdiğimiz önemin en büyük göstergesi. Bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün bizim sektörümüzdeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta ülkemizdeki tek üreticiyiz. Şu anda Mersin’de devam eden ilave CAC yatırımımızın bu senenin ilk yarısında tamamlanmasıyla birlikte, Çin hariç pazarlardaki küresel CAC tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine yanıt verebilecek bir kapasiteye sahip olacağız.”

 

 

MERSİN, ÇİMSA’NIN VE TÜRK SANAYİSİNİN ‘AKIL ÜRETME MERKEZLERİNDEN’ BİRİ

Mersin fabrikasının Çimsa’nın ve Türk sanayisinin ‘akıl üretme merkezlerinden’ biri olduğunu da sözlerine ekleyen Umut Zenar, “Mersin’de yer alan ve Türk çimento sektörünün ilk Ar-Ge merkezi konumundaki Formülhane’de geliştirdiğimiz teknolojilerle Çimsa’ya yeni yetkinlikler kazandırıyoruz. Formülhane’de, kendi mühendislerimiz tarafından geliştirilen Flycrete ürünümüz, havalimanı pistleri gibi ağır yüke maruz kalan alanların sadece 3 saat içinde onarılarak uçakların inişi için tekrar hazır hale getirilmesini sağlıyor. Diğer yandan 3D teknolojisini Çimsa’nın özel reçete beyaz betonu ile buluşturan Rapidome geleceğin yapılarını sadece 48 saat içerisinde inşa ediyor. Tüm bunların yanı sıra geçtiğimiz yıl içerisinde bünyemize kattığımız Kratos inşaat güçlendirme çözümleri ile yapı malzemeleri alanındaki ürün portföyümüzü ileri teknolojiye sahip sentetik fiber ürünleriyle güçlendirdik. Türkiye’de geliştirilen ve üretilen bu katma değerli ürünleri, 80’e yakın ülkeye yayılan global satış ağımız aracılığıyla dünya pazarlarına sunuyoruz” dedi.

 

CHP Lideri Özel yarın Hatay’da

0

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 4 Şubat 2026 Çarşamba günü Hatay’a gelecek. Bir dizi ziyaret ve temas gerçekleştirecek olan Özel’in programında belediye ziyaretlerinden deprem şehitliğine, konteyner kent incelemelerinden yurttaş buluşmalarına kadar birçok başlık yer alıyor.

 

Program kapsamında Özgür Özel, saat 11.00’de Defne Belediye Başkanlığı’nı ziyaret edecek. Ardından saat 12.00’de Narlıca Deprem Şehitliği’nde anma gerçekleştirecek olan Özel, saat 13.00’te konteyner kentte incelemelerde bulunacak.

Genel Başkan Özel, saat 14.00’te rezerv alan mağdurlarıyla bir araya gelecek, saat 15.00’te ise semavi dinlerin temsilcileriyle birlikte dua programına katılacak. Programın devamında saat 16.00’da Antakya İlçe Başkanlığı’nı ziyaret edecek olan Özel, saat 17.00’de Cilvegözü Sınır Kapısı’nda temaslarda bulunarak Hatay programını tamamlayacak.

Ziyaretlerin, deprem sonrası sürecin yerinde değerlendirilmesi ve bölge halkının taleplerinin dinlenmesi açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.

Kırıkhan’da konteyner yangını

0
HATAY'DA DEPREMZEDE AİLENİN YAŞADIĞI KONTEYNER ALEV ALEV YANARAK KULLANILMAZ HALE GELDİ. (MEHMET İHSAN ÇAKAR/HATAY-İHA) Hatay'da depremzede ailenin yaşadığı konteyner alev alev yanarak kullanılmaz hale geldi.

(İHA)Kırıkhan’da depremzede ailenin yaşadığı konteyner alev alev yanarak kullanılmaz hale geldi.

 

 

HATAY’DA DEPREMZEDE AİLENİN YAŞADIĞI KONTEYNER ALEV ALEV YANARAK KULLANILMAZ HALE GELDİ. (MEHMET İHSAN ÇAKAR/HATAY-İHA)
Hatay’da depremzede ailenin yaşadığı konteyner alev alev yanarak kullanılmaz hale geldi.

Yangın; Kırıkhan ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan geçici yaşam alanında yaşandı. Geçici yaşam alanında bulunan ve depremzede ailenin yaşadığı konteyner alevlere teslim oldu. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekibi sevk edildi. Alevler, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle çevreye sıçramadan kontrol altına alındı. Can kaybı ve yaralanma yaşanmadan kısa sürede kontrol altına alınan yangında konteyner kullanılmaz hale geldi.

Şarampole devrilen otomobil hurdaya döndü

0
HATAY'DA ŞARAMPOLE DEVRİLEREK AĞACA ÇARPAN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ YARALANDI. (İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA) Hatay'da şarampole devrilerek ağaca çarpan otomobilin sürücüsü yaralandı.

HATAY (İHA) – Hatay’da şarampole devrilerek ağaca çarpan otomobilin sürücüsü yaralandı.
Kaza; Altınözü ilçesi Kazancık Mahallesi’nde meydana geldi. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil şarampole devrilerek ağaca çarptı.

 

HATAY’DA ŞARAMPOLE DEVRİLEREK AĞACA ÇARPAN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ YARALANDI. (İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA)
Hatay’da şarampole devrilerek ağaca çarpan otomobilin sürücüsü yaralandı.

 

Kazada şarampole devrilen otomobil hurdaya döndü. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından kurtarılan yaralı sürücü sağlık ekiplerine teslim edildi. Yaralı sürücü olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastanede tedavi altına alındı.

Yayman Askerlere moral verdi

0

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Hakkari- Van karayolu üzerinde görev yapan askerleri ziyaret ederek moral verdi.

Hakkari- Van karayolu üzerinde denetim görevini sürdüren Mehmetçiği ziyaret eden AK Parti’li Yayman, taleplerini dinleyerek hem moral verdi. Askerlerin zor koşullar altında gösterdikleri kararlılık ve fedakârlığa vurgu yapan Yayman, devletin her zaman güvenlik güçlerinin yanında olduğunu vurguladı ve görevlerinde üstün başarılar temenni etti.

6 Şubat günü, devlet yoktu

0

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü vesilesiyle, Hatay’daki güncel koşullar hakkında yazılı bir basın açıklamasında bulunarak “, 6 Şubat günü, devlet yoktu “dedi

 

 YIKILAN SADECE ŞEHİRLERİMİZ DEĞİL, ‘TÜRKİYE YÜZYILI’ REKLAMIDIR

 

“6 Şubat Depremleri, sadece jeolojik boyutuyla ve depremde kaybettiğimiz insanlarımızın sayısıyla değerlendiriliyor. Elbette bu ölçekte bir afet hakkında konuşurken bu ölçüleri bir kenara bırakamayız. Ancak 6 Şubat depremleri sadece o gün gerçekleşmiş bir afet olarak hatırlanırsa, buradan gerekli dersleri çıkaramayız. 6 Şubat üzerine konuşurken, bu felaketin nasıl algılanması gerektiğini de tartışmak zorundayız.

17 Ağustos 1999 depremi nasıl ki o dönemin Türkiye’sinin idari, siyasi, toplumsal, iktisadi ve kültürel sorunlarını ortaya çıkarmışsa, 6 Şubat da AKP Türkiye’sinin sorunlarını, yetersizliklerini ve çürümüşlüğünü ifşa etmiştir. O gün sadece 11 şehrimiz değil, AKP’nin propagandaları, algı çalışmaları, ‘Türkiye Yüzyılı’ reklamı da yıkılmıştır.

 

6 ŞUBAT GECESİ DEVLET YOKTU

 

Depremi hatırlamaya, deprem günü gelmeyen yardımları, insanların günlerce enkaz altında bekletilmesini de hatırlamakla başlamalıyız. 6 Şubat günü, devlet yoktu. AKP’nin içini boşalttığı kurumlar, başta AFAD olmak üzere, afete müdahale etmekte yetersiz kalmışlar; bu yetersizlik sonucunda belki de kurtarılabilecek binlerce canımız kaybedilmiştir. Afetlere müdahale konusundaki yetersizlik, sırf TSK’dan yardım istemiş görünmemek için birliklerin kışlalarda tutulmasında tezahür etmiştir. Bu konuda benzer bir sorunun yaşanmaması için bir Afet Bakanlığı kurulması, AFAD’ın kurumsal bağımsızlığının güçlendirilmesi gibi önerilerde bulunduk ancak sırf biz söylüyoruz diye hiçbir adım atılmadı. Oysa AFAD’ın statüsündeki sorun, bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından itiraf ve kabul edilmiştir.

 

 ÜÇ YILDIR HAYATTA KALMA MÜCADELESİ VERİYORUZ

 

Hatay, depremden bu yana, üç yıldır bir hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bu mücadelenin gerçekleştiği yerlerin en önemlisi elbette konteyner kentler. Her yıl ‘Bu yıl bitti’ denilerek ötelenen konut teslim tarihini beklerken bu konteyner kentlerin içinde başka sorunlar ortaya çıktı. Uyuşturucu kullanımı, kadına yönelik şiddet, güvenlik yetersizliği gibi meseleleri pek çok kez gündeme getirdik. Bir yandan konteyner kentlerdeki durumun düzeltilmesi için uğraşırken bir yandan da konutların teslim edilme süreçlerini takip ettik.

Ancak bir sorun çözülürken başka bir sorun peşinden geldi: ‘İnşaatların ihtiyacı var’ denilerek, ÇED raporu aranmaksızın açılan taş ve maden ocakları, beton santralleri büyük bir çevre kirliliğine yol açtı. Rezerv alanlar ve kamulaştırma süreçleri, özellikle meyve bahçeleri ve tarlalar üzerine yapılacak konutlar söz konusu olduğunda, yurttaşlar, kolluk güçleri ve bürokrasi arasında anlaşmazlıklara, kimi zaman çatışmalara sebep oldu. Bazı konutlarda işçilik ve malzeme kalitesinin istenilen düzeyde olmadığını; bazı konutların ise yol, elektrik, doğal gaz gibi altyapı hizmetlerinden yoksun olduğunu gördük.

Bu eksiklerin giderilmesi için hem mülki idare düzeyinde girişimlerde bulunduk hem de mecliste pek çok kez söz aldık. Şehrimiz yeniden inşa edilirken yeşil alanların ve tarihi eserlerin korunması, demografik yapının bozulmaması gerektiğini vurguladık; yurttaşların bu doğrultudaki tespit ve taleplerini her zaman dile getirmeye çalıştık. Hatay yeniden inşa edilecekse bunun kentimizin kimliğine sadık kalarak yapılması gerekiyordu. Ancak bugün özellikle yeşil alanlarımızın ve kültür varlıklarımızın yitirildiğini, mahallelerimizin dağıldığını görüyoruz. Bu esnada ne yazık ki eşya yardımı sözü de sessiz sedasız biçimde unutuldu.

 

 HATAY YENİ YILA UMUTLA DEĞİL, KARANLIKTA GİRDİ

 

Konut sorununun yanı sıra altyapı sorunları da zaman içinde giderek yoğunlaştı, çözüleceği yerde ağırlaştı. Elektrik ve internet kesintileri yüzünden yaşanan mağduriyetler katlanılmaz bir noktaya ulaştı; şehrimiz yeni yıla umutla değil, elektrik kesintisiyle başladı. Bu da yetmiyormuş gibi elektrik dağıtım şirketi yurttaşların kaçak elektrik kullandığını söyleyerek mağdur suçlamanın çirkin bir örneğine imza attı. Hatay’da elektrik ve internetin yanı sıra sağlık alanında da büyük eksikler var. ASM’lerin konteynerlerden çıkması ve yenilerinin inşa edilmesi gerekirken süreç ağırdan alındı. Var olan hastanelerin kapasitesi yetersiz çünkü ya doktor ya ekipman ya da ikisi birden yok; yurttaş, tedavi olabilmek için ya başka illere gidiyor ya da bizi arayıp yardım talebinde bulunuyor. Okullar şantiyelerin arasında kalmış vaziyette; bu da yetmiyormuş gibi bazı kamu kurumları halen okul binalarını kullanmaya devam ediyor, pek çok okulda ise altyapı sorunları eğitimi aksatıyor.

 

 VAN’A 5 YIL VERİLDİ, HATAY’A ‘BAŞINIZIN ÇARESİNE BAKIN’ DENİLDİ

 

Ülkedeki ekonomik sorunlar, Hatay’da, depremin nedeniyle adeta çarpan etkisiyle daha da ağır biçimde yaşanmakta. Bu konuda iktidarın mücbir sebep halini sona erdirmesi, bizler için bir turnusol görevi gördü: İktidar, Hatay’a ve genel olarak deprem bölgesine bütçe açığının sorumlusu gözüyle baktığını itiraf etmiştir. Van depreminde 5 yıl süreyle uygulanan mücbir sebep, çok daha yıkıcı bir depremin gerçekleştiği 11 ilden esirgenmiştir. Özellikle KOBİ’lerin krediye erişiminin zorlaştırılmasıyla birleşince, yerel ekonomi adeta kaderine terk edilmiş, ‘Başınızın çaresine bakın’ denilmiştir.

İktidar, mücbir sebep halini uzatmayarak esnafa da; zirai don ve artan girdi maliyetleri nedeniyle zor durumdaki çiftçilere de sırt döndü. Özellikle narenciyede çok ciddi kayıplar yaşayan üreticilerimiz ne bu dönemde ne de 2025 yılı boyunca süren kuraklık boyunca bekledikleri ve hak ettikleri desteği görebildi.

 

 ŞEHRİMİZİ HAFIZASIYLA, EKONOMİSİYLE, KÜLTÜRÜYLE AYAĞA KALDIRACAĞIZ

Sonuç olarak karşımızdaki tablo; yalnızca yıkılan binaların yerine yenisini dikme meselesi değil, bir kentin hafızasının, ekonomisinin ve sosyal dokusunun bütüncül bir anlayışla ayağa kaldırılması meselesidir. 6 Şubat’ın üçüncü yılında Hatay; elektrik kesintileriyle karanlığa mahkûm edilmiş, internet erişimi olmadığı için dünyadan koparılmış ve sağlık hizmetlerine ulaşamadığı için çevre illere muhtaç bırakılmış bir kent görünümündedir.

İktidarın, deprem bölgesini bütçe açığının bir sorumlusu gibi görmesi ve Hatay’ı adeta bir yük olarak algılaması kabul edilemez. Van depreminde yurttaşlardan esirgenmeyen kolaylıkların Hataylıdan esirgenmesi, esnafın ve çiftçinin bu ekonomik buhranda kaderine terk edilmesi, sadece bir ihmal değil, bilinçli bir tercihtir. Hatay’ın binalarını, kimliğini, demografik yapısını ve kültürel mirasını hep birlikte ayağa kaldırmak zorundayız.

 

Bakan Ersoy deprem bölgesi Hatay’a geldi.

0

 

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bir dizi toplantı ve inceleme için deprem bölgesi Hatay’a geldi. Bakan Ersoy, ilk olarak Hatay Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek değerlendirme toplantısına katıldı. Daha sonra basın açıklaması yapan Ersoy, devam eden çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Bakan Ersoy, “Hamdolsun çoğu gitti, azı kaldı. Bu kalanları da en kısa sürede nihayete erdireceğiz. Ve dünya tarihinde benzeri görülmemiş bir inşa ve ihya hareketini bu denli kısa sürede tamamlama başarısını, bize bu gücü ve ilhamı veren aziz milletimizin büyüklüğüyle birlikte tarihe not düşeceğiz. ’10-15 yıldan önce bu işler olmaz’ diyerek bu milletin en kara gününde insanımızın kalbine, düşüncelerine, umutlarına gölge düşürmeye çalışan vizyon yoksunlarını da yine milletimizin vicdanına havale ettik. Onlar ancak yönetimde kendileri olsaydı bu işleri beceremeyerek millete nasıl büyük bir çile çektireceklerini daha afetin ilk gününden açıkça itiraf etmiş oldular” diye konuştu.

’11 İLDEKİ TAM 63 İŞİ TAMAMLADIK’

Asrın felaketi sonrasında doğrudan sahaya inerek 11 ilin tamamında eserlere yönelik tespit, tasnif, temizleme ve belgeleme çalışmaları yaptıklarını ifade eden Bakan Ersoy, “6 Şubat’ın hemen ardından yürüttüğümüz çalışmaları rakamlarla özetlemek gerekirse; toplam 5 bin 119 taşınmaz üzerinde hasar tespit çalışmaları yapılmış ve söz konusu yapılardan 364’ünün tamamen yıkıldığı görülmüştür. Yine ağır hasarlı 973, orta hasarlı 1206 ve hafif hasarlı 1036 eser tespit edilmiştir. Eserlerin durumunun belgelenmesiyle birlikte yeniden inşa ve restorasyon uygulamaları için projelendirmeler yapılmıştır. Söz konusu olan koruma altındaki tarihi eserler ve kültür varlıkları olduğu için sürecin son derece hassas, bilimsel verilere ve yapıların özgün hallerine bağlı kalınarak yürütülmesi de elbette zorunludur. Bütün bunları göz önüne alarak 11 ilimizde başlattığımız tam 63 işi tamamlamış bulunuyoruz. Uzman ve işçilerimizin sahada ortaya koydukları kararlılık ve elde ettikleri sonuçlar her türlü takdirin ötesindedir. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Aynı hassasiyetle sürdürülen 21 çalışmamız daha bulunmaktadır ve onları da en kısa sürede inşallah tamamlayacağız” ifadelerini kullandı.

 

SİVİL MİMARLIK ÖRNEĞİ 69 YAPININ PROJESİNİ HAZIRLATILDI

Antakya’da depremden zarar görmüş sivil mimarlık örneği yapıların projelerinin elde edilmesi için gerekli ödenekleri aktararak tam 69 yapının projesini hazırlattıklarını ifade eden Ersoy, şöyle konuştu:

“2025 yılında da 28 adet yapının projeleri tamamlanmış olup, 70 adet yapının proje çalışmaları ve 51 yapının 3 boyutlu belgeleme çalışmaları halihazırda devam etmektedir. Hatay Müze Müdürlüğü teşhir salonlarında kurtarma çalışmaları sırasında, pano halinde toplam 1080 metrekare 72 adet mozaik kaldırılmıştır. Müze binası içinde ise 1125 metrekare ölçülerinde ağır ve orta hasarlı mozaik panoların restorasyon ve konservasyon uygulamaları devam etmektedir. Yine müzemizdeki ağır ve orta hasarlı 28 adet taş eser geçici depolara taşınmıştır. Hatay Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’nde ise 9 adet orta ve hafif hasarlı eserin restorasyon çalışmaları tamamlanmıştır.”

 

‘İSLAM’IN 1387 YILLIK KADİM MABEDİNİ YENİDEN İBADETE AÇTIK’

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün yürüttüğü bu çalışmaların yanı sıra bölgede çok değerli vakıf eserleri de bulunduğunu anlatan Bakan Ersoy, şöyle devam etti:

“Vakıflar Genel Müdürlüğümüz de bu eşsiz mirasın ayağa kaldırılması için 3 yıldır geceli gündüzlü bir mesai yürütmüştür. Asrın felaketi, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz için geride yaklaşık 15 milyar liralık bir maliyet bırakmıştır. Zira 11 ilin tamamında depremden etkilenen toplam 377 vakıf eser tespit edilmiştir. Bunlardan 31’i maalesef tamamen yıkılmıştır. 144 eser ağır, 104 eser orta ve 98 eser hafif hasarlı olarak depremden çıkmıştır. 3 yıl sonunda, 33’ü Hatay’da olmak üzere çok şükür 109 eserimizi özgün haliyle ayağa kaldırmış bulunuyoruz. İnşallah kalan 268 eserin çalışmalarını da önümüzdeki haziran ayına kadar bitiriyoruz. Böylece gerek tamamen yıkılmış gerek farklı seviyelerde hasar almış olsun 11 ilimizdeki bütün vakıf eserlerimiz aslına döndürülmüş oluyor. Bu alandaki çalışmalarımıza bir örnek olarak Habibi Neccar Camii’ni gösterebiliriz. Sizlerin de bildiği gibi 27 Aralık’ta Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrif ettikleri toplu açılış günü bizler de Anadolu’daki bu ilk camiyi, İslam’ın 1387 yıllık kadim mabedini yeniden ibadete açmıştık. Büyük yıkım yaşayan bu eseri; kubbesini tam 1400 ton hafifleterek, zemininden minaresine, mihrabından şadırvanına ve kalem işi bezemelerine kadar mümkün olan en özgün haliyle ayağa kaldırdık. Yaptığımız işlerde gösterdiğimiz titizlik ve hassasiyeti görmek isteyen herkesi Hatay’a gelip Habibi Neccar Camii’ni ziyaret etmeye davet ediyorum. Allah’tan dileğim odur ki bizlere bir daha böyle bir acı, böyle bir yıkım ve kayıp yaşatmasın.”

Dr. Kılınç, Palmiye Hastanesi’nde

0

 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Nadir Kılınç, İskenderun Palmiye Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.

 

Op. Dr. Mehmet Nadir KILINÇ Kimdir?

Op. Dr. Mehmet Nadir Kılınç, tıp eğitimini Gülhane Askeri Tıp Fakültesi ve Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Uzmanlık eğitimini Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde alan Dr. Kılınç, meslek hayatı boyunca Adana Kozan Devlet Hastanesi, Girne Üniversitesi Dr. Suat Günsel Hastanesi, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Hatay Dörtyol Devlet Hastanesi’nde görev yapmıştır. Op. Dr. Mehmet Nadir Kılınç, mesleki çalışmalarını İskenderun Palmiye Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak sürdürmektedir

Hatay’da sağlık hizmetleri alarm veriyor.

0

6 Şubat depremlerinin üzerinden yaklaşık üç yıl geçmesine karşın, en ağır yıkımın yaşandığı kentlerden Hatay’da sağlık hizmetleri hâlâ alarm veriyor. CHP’nin deprem bölgesinde yürüttüğü saha incelemeleri, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde derin bir çöküş yaşandığını ve bu durumun sürdüğünü ortaya koydu. Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) konteynerlere sıkışırken, hekimlerin 8-9 metrekarelik iyi ısıtılamayan, yazın soğutulamayan, iyi havalandırılamayan, muayene masasının zor sığdığı, muayene paravanının kullanılmasının çok zor olduğu bir alanda günde ortalama olarak 70 hastaya bakmaya zorlandığı, yoğun bakım yatak sayılarında ciddi düşüş olduğu ve personel yetersizliği gibi durumların sağlık hizmetlerini felç ettiği belirtildi.

 

CHP’nin 28–30 Ocak 2026 tarihlerinde deprem illerinde yürüttüğü inceleme kapsamında Hatay, Osmaniye ve Gaziantep’te görevlendirilen heyetler, hazırladıkları raporları CHP Genel Merkezi’ne sundu.

YALNIZCA 5 ASM YAPILDI

Rapora göre Hatay’da depremden etkilenen 56 ASM’den yalnızca 5’i tamamlanarak hizmete açıldı. İnşası süren ya da yeni başlanan ASM sayısının 50 olduğu belirtilirken, deprem sonrası üçüncü yıl geride kalmasına rağmen yurttaşların büyük bölümünün hâlâ konteynerlerde sağlık hizmeti almak zorunda bırakıldığına dikkat çekildi. Kent genelinde 280 aile hekiminin konteyner ASM’lerde görev yaptığı, yaklaşık 50 aile hekimi kadrosunun boş olduğu kaydedildi. Yaklaşık 150 bin yurttaşın birinci basamak sağlık hizmetine erişemediği belirtilen raporda, günde ortalama 70 hastaya bakmak zorunda kaldığı kaydedildi. Su, elektrik ve internet kesintileri nedeniyle hizmetin sık sık aksadığı; hemşireler için oturma alanı dahi bulunmadığı rapora yansıdı. Aşı Takip Sistemi’nin bulunmaması nedeniyle birçok ASM’de aşı uygulamalarının haftada yalnızca bir gün yapılabildiği belirtilen raporda, ASM çalışanlarının mutsuz, umutsuz ve tükenmiş olduğu belirtildi.

Barınma sorunlarının sürdüğü ve hastalar için bekleme alanı bulunmadığı vurgulanan raporda, yurttaşların açık alanda, ayakta beklemek zorunda kaldığı ifade edildi. Deprem sonrası Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi başta olmak üzere birçok hastane ve ek binanın hizmet dışı kaldığı, bir bölümünün ise sınırlı kapasiteyle yeniden açıldığı aktarıldı. Rapora göre deprem öncesinde 10 bin kişiye düşen yoğun bakım yatağı sayısı 6 iken, bu oran 4,1’e geriledi. Yoğun bakım eksikliğinin Hatay’da hâlâ en kritik sorunlardan biri olduğu belirtildi. Deprem sonrası Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında Hatay’a çok sayıda hekim atandığı ancak büyük bölümünün mecburi hizmetin ardından tayin ya da istifa yoluyla kentten ayrıldığı kaydedildi. Ameliyathane, yoğun bakım ve servislerde nitelikli personel yetersizliği sürerken; ilaç, tıbbi cihaz ve sarf malzemesi temininde yaşanan sorunların da hizmeti aksattığı, özellikle Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde barınma ve sosyal koşullar nedeniyle çok sayıda öğretim üyesi ve hekimin kentten ayrıldığı, bu durumun tıp eğitimi ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerini olumsuz etkilediği vurgulandı. Raporda, Hatay’da uzun süredir devam eden uyuz vakalarının önemli bir halk sağlığı sorununa dönüştüğü kaydedildi.

KAMUCU SİSTEM ŞART

CHP Sağlık Politikaları Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala,Hatay’da 2025 yılında sağlık yatırımları için 6 milyar TL ödenek ayrılmış, projelerin içlerinde bir tane bile aile sağlığı merkezi yok! AKP’nin birinci basamağı yok sayan politikalarının yatırım programındaki yansıması çok açık. Bugüne kadar en az 50 ASM binası tamamlanmalıydı. Sağlık Bakanlığı Hatay’da birinci basamak sağlık hizmetlerini adeta yok sayıyor. 6 Şubat depremleri, geçtiğimiz iki yılda, AKP iktidarının ne riskleri ortadan kaldırabildiği ne iyi bir hazırlık yapabildiği ne de hızlı ve etkili bir müdahalede bulunabildiğini göstermiştir. Hatay saha ziyaretleri ile depremin üzerinden üç yıl geçtiği halde bir toparlanma da yapamadığı açık olarak ortaya çıkmıştır. Ülkemizin kamucu, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli bir sağlık sistemine ihtiyacı vardır” dedi.

Hüsnü Özyeğin’den Masatlı’ya ziyaret

0

 Hatay’da yapımını üstlendiği okul açılışı için gelen iş insanı Hüsnü Özyeğin, beraberindeki heyetle birlikte Hatay Valisi Mustafa Masatlı’yı ziyaret etti.

Hatay’da yaptırdığı okulun açılışı için gelen iş insanı Hüsnü Özyeğin ve beraberindekiler vali Mustafa Masatlı’yı ziyaret etti. Vali Masatlı ile kent gündemini de değerlendiren Özyeğin ziyaretinde; Hatay’da eğitim alanında yaptığı katkıdan dolayı çok memnun olduğunu belirterek, okulun Hataylı öğrencilere hayırlı olması temennilerinde bulundu.

Hatay Valisi Mustafa Masatlı da Özyeğin ve beraberindeki heyete eğitime olan katkılarından ve ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. (DHA)

 

Hatayspor 2 futbolcuyu renklerine bağladı

0

 

Atakaş Hatayspor Sinan Özen ve Prınce Atıng ile sözleşme imzaladı.

2 futbolcu kulüp tesislerine gelerek kendilerini bordo-beyazlı renklere bağlayan sözleşmelere imza attı. Kulüpten yapılan açıklamada, “Kulübümüz, Sinan Özen ve Prınce Atıng ile anlaşmaya varmıştır. Bu anlaşmanın camiamıza ve futbolcularımıza hayırlı olmasını diliyor, bordo-beyaz formamız altında başarılar temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Berat Kandili gecesinde ibadete açıldı.

0

 

Depremlerde hasar gören  Reyhanlı ilçesindeki Yenişehir Camii, yapılan restorasyon çalışmasının tamamlanmasının arından Berat Kandili gecesinde yeniden ibadete açıldı.

 

 

Açılış nedeniyle açıklama yapan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, “Asırların felaketi kültürel mirasımızda da önemli tahribatlara yol açtı. Bizlerin mülkiyetinde olan yani devletin mülkiyetinde olan tüm tarihi eserlerde, hasar almış tüm tarihî eserlerde biz gerekli çalışmalara başladık. Bugün de Yenişehir Camii’ndeyiz. Yenişehir Camii 1899 yılında yerel ustalar tarafından inşa edilmiş. Devamında da tam karşısına Kur’an kursu inşa edilmiş. Kısacası küçük bir külliyeyi andıran tarihi yapılarımızdı. Maalesef Asırların Felaketinde burası ağır hasar aldı. Ağır hasar almakla beraber Vakıflar Genel Müdürlüğümüz süratle burada da çalışmaya başladı. Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün 84 eserinde Asırların felaketinden kaynaklı hasar oluşmuştu. Bunlardan 17’si bugün hizmete alıyoruz. Yani 16’sıydı, 17’si olan Yenişehir camimizde hem Kur’an kursuyla birlikte gerekli çalışmalar yapıldı. Zemin güçlendirilmesi yapıldı. Onun dışında duvarlar, çatı dahil, yani buradaki iki eserimizde de meydana gelen tüm hasarlar giderildi. Ve bu mübarek gecede Berat Kandilinde de hizmete almış olduk. Tabii bu bizim için mutluluk verici bir durum. Çünkü biz almış olduğumuz bu eserlerin bu mirası bir sonraki kuşağa sağlam bir şekilde, güvenli bir şekilde teslim etmemiz gerekir. Bugün de Berat Gecesi, yani af ve mağfiret dilenen gece. İnşallah. Bu cami bizlerin de günahlarının af olmasına vesile olur. Ben tabii bütün bu çalışmalarda liderlik eden, başkanlık eden, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bakanlarımıza, Vakıflar Genel Müdürlüğümüze ve burada emeği geçen vakıflar bölge müdürlüğümüze dahil tüm çalışanlara, emek veren, değer katan herkese teşekkür ediyorum. Yenişehir camimiz, başta Reyhanlı olmak üzere, ilimize ve ülkemize hayırlı olsun” dedi. Caminin ibadete açılmasından sonra katılımcılara salep ikramında bulunuldu.

 

 

.

 

 

 

 

 

Kazandığı kupa şehit ailelerine armağan

0

 

Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013’teki terör saldırısında kardeşini kaybeden lise öğrencisi Mustafa Efe Erboz, tekvandoda kazandığı kupayı patlamada şehit olanlara ve ailelerine armağan etti.

Reyhanlı’da 11 Mayıs 2013’te gerçekleştirilen terör saldırısında şehit olan Fatmanur Erboz’un abisi Murat Efe Erboz, Antakya’da Hatay Gençlik Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Liseler Arası Tekvando Şampiyonasında dereceye girerek Hatay 2’ncisi oldu. Tayfur Sökmen Anadolu Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi olan şehit abisi Murat Efe Erboz, bu madalyayı 31 Mayıs 2013 Reyhanlı’daki patlamada şehit olanlar adına aldığını belirterek, madalyayı tüm şehit ailelerine armağan ettiğini söyledi.

Aile fotoğrafından geriye Furkan kaldı

0
HATAY'DA DEPREMDE AİLESİNİ KAYBEDEN VE ENKAZDAN 12'NCİ SAATİNDE KURTULAN 16 YAŞINDAKİ FURKAN ÇAKSEN, DEPREMİ İLK GÜNÜNDEN BERİ ANNEANNESİ ZEYNEP ACAR'LA BİRLİKTE YAŞAMINI SÜRDÜRÜYOR. DEPREMDE ÖLEN KIZININ EMANETİ OLAN TORUNUNA SAHİP ÇIKAN ANNEANNE ACAR, KIZIM OĞLUNU HEDİYE OLARAK BANA BIRAKTI VE BANA İYİCE EVLATLIK YAPTIĞINI SÖYLEYEREK YÜREKLERİ BURKTU. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'da depremde ailesini kaybeden ve enkazdan 12'nci saatte kurtulan 16 yaşındaki Furkan Çaksen, anneannesi Zeynep Acar'la birlikte hayatını sürdürüyor. Depremde ölen kızının emaneti olan torununa sahip çıkan anneanne Acar, "Kızım oğlunu hediye olarak bana bıraktı" diyerek yürekleri burktu.

HATAY (İHA) – Hatay’da depremde ailesini kaybeden ve enkazdan 12’nci saatte kurtulan 16 yaşındaki Furkan Çaksen, anneannesi Zeynep Acar’la birlikte hayatını sürdürüyor. Depremde ölen kızının emaneti olan torununa sahip çıkan anneanne Acar, “Kızım oğlunu hediye olarak bana bıraktı” diyerek yürekleri burktu.

HATAY’DA DEPREMDE AİLESİNİ KAYBEDEN VE ENKAZDAN 12’NCİ SAATİNDE KURTULAN 16 YAŞINDAKİ FURKAN ÇAKSEN, DEPREMİ İLK GÜNÜNDEN BERİ ANNEANNESİ ZEYNEP ACAR’LA BİRLİKTE YAŞAMINI SÜRDÜRÜYOR. DEPREMDE ÖLEN KIZININ EMANETİ OLAN TORUNUNA SAHİP ÇIKAN ANNEANNE ACAR, KIZIM OĞLUNU HEDİYE OLARAK BANA BIRAKTI VE BANA İYİCE EVLATLIK YAPTIĞINI SÖYLEYEREK YÜREKLERİ BURKTU. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’da depremde ailesini kaybeden ve enkazdan 12’nci saatte kurtulan 16 yaşındaki Furkan Çaksen, anneannesi Zeynep Acar’la birlikte hayatını sürdürüyor. Depremde ölen kızının emaneti olan torununa sahip çıkan anneanne Acar, “Kızım oğlunu hediye olarak bana bıraktı” diyerek yürekleri burktu.

Asrın felaketine Antakya ilçesi General Şükrü Kanatlı Mahallesi’nde yakalanan 16 yaşındaki Furkan Çaksen’in; babası 44 yaşındaki Bekir, annesi 41 yaşındaki Özlem, kardeşleri 18 yaşındaki Fatma Rabia, 10 yaşındaki Reyyan ve 4 yaşındaki Asel enkaz altında kalarak hayatlarını kaybetti. Depremde ailesinin tamamını kaybeden Çaksen, 12 saat enkaz altında kaldıktan sonra kurtarıldı. Depremde ailesini kaybeden ve aile fotoğrafından geriye yalnız başına kalan Çaksen, asrın felaketinden bu yana anneannesi Zeynep Acar’la birlikte yaşamaya devam ediyor. Enkazdan çıktığı ilk günden beri torununa sahip çıkan anneanne Acar, rahmetli kızının kendine hediyesi olarak gördüğü torununa gözü gibi baktığını söyledi.

“Depremde babamın sesini duyuyordum ama biraz ilerleyen saatlerde babamın sesi de gittikçe kısıldı”

 

Depremde 3 kız kardeşini, annesini ve babasını kaybedip 12 saat sonunda enkazdan çıkan Furkan Çaksen, “Deprem akşamında hep beraber son yemeklerimizi yiyip ödevlerimizi yaparak yatmıştık. Deprem günü olan saat 04.17’de bir anda ev sallanınca uyandık. Refleks olarak bir anda kardeşlerimin yanına koştum ve kardeşlerim uyanmıştı. Kardeşlerim şaşkındı ve etrafa bakıyorlardı. Kardeşlerimin yanına geçmemle evin yıkılması bir oldu. Ev yıkılınca enkaz altında kaldım. Depremin enkazında 12 saat kaldım, 4 saatini hatırlıyorum ama geri kalanını hatırlamıyorum. Depremde 3 kız kardeşimi, annemi ve babamı kaybettim. Depremde babamın sesini duyuyordum ama biraz ilerleyen saatlerde babamın sesi de gittikçe kısıldı. Samimi olduğumuz bir Mustafa Albayrak hocam, yanıma gelerek kurtardı. Sesim dışarıya duyuluyordu ama babamın sesi daha da aşağıdaydı. Dışarıdakiler babamın sesini duymuyordu. O hocam beni kurtardı. Çıktıktan sonra taşa oturduk. Ne gelecek bir kimse vardı ne de alacak biri vardı. Herkes enkazlarda hayat kurtarmaya çalışıyorlardı” dedi.

“Deprem olalı 3 yıl oldu ama bir gözümüzü kapattığımız zaman sanki dün gibi aklımıza geliyor”

Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen gözlerini kapattığında o günleri hatırlayan Furkan Çaksen, “Deprem olalı 3 yıl oldu ama bir gözümüzü kapattığımız zaman sanki dün gibi aklımıza geliyor. Hep aklımda, hiç aklımdan çıkmıyor. Ben deprem zamanında ortaokul son sınıfken şimdi lisede 11. sınıftayım. Burada şu an anneannemle beraber yaşıyorum. Yayladağı ilçesi Şenköy Mahallesi’nde kalıyorum. Okula gidip geliyorum, beraber kalıyoruz. Üniversite sınavına gireceğim. Derslerime çalışıyorum. İnşallah öğretmenlik bölümünü kazanmayı düşünüyorum. Beraber vakit geçiriyoruz. O yaşlı olduğu için ben ona destek oluyorum. Enkazdan çıktıktan sonra hastaneye gittik. Hastanede her yerde yaralılar vardı. Doktorlar her yere koşmaya çalışıyor ama maalesef yetişemiyorlardı. Kolum şişti, kangren olacaktı ve ameliyathaneye gittik. Her yeri şişmiş insanlar vardı. Bir doktor beni çağırıp alkollü bezle koluma koydu ve ödem çıkmaya başladı. Ödemler çıkmaya başlayınca başparmağımı hareket ettirdiğim için ameliyat olmayacaksın dediler. Çünkü o zamanlarda ameliyata girenler uzuvlarını kaybedip içeriden çıkıyorlardı. Bu yüzden çok korkmuştum. Benim kolum da şişmişti ve keseceklerini düşünmüştüm” şeklinde konuştu.

“Kızım oğlunu hediye olarak bana bıraktı, torunum benim yanımda kalıyor ve bana iyice evlatlık yapıyor

Depremin ilk gününden beri ölen evladının emaneti olan torununa bakan anneanne Acar, kızının kendine hediye bıraktığını ifade ederek “Ben o gün başka kızımda oturuyordum, düğün için İstanbul’a gitmişlerdi. O gecede ben de depremi yaşadım. Orada yaşadığım yerden çıktık ve taksinin içinde 5 saat oturduk. Çocuklar gelmedi diyorum. Haber aldık ve çocuğum ve ailesi enkazda kaldı. Çocuklarımızın yanına geldik ve enkazdan çıkardılar. Cenazeleri gömdük. Kızım öldü ama bana bir oğlunu hediye olarak bana bıraktı. Torunum benim yanımda kalıyor. Bana iyice evlatlık yapıyor. Beraber yaşayıp gidiyoruz. Evlat acısı başka ve çok zordur” dedi.
(RMZ-VK-SO-Y)

Kandırıp, Tecavüz ve gasp ettiler

0
HATAY'DA SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN KANDIRDIKLARI 21 YAŞINDAKİ GENÇ KIZIN KOLLARINI BAĞLAYIP TECAVÜZ EDEN VE TELEFONU İLE CEP TELEFONUNU GASP EDEN 2 ŞAHIS MAHKEMECE TUTUKLANDI. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA) Hatay'da sosyal medya üzerinden kandırdıkları 21 yaşındaki genç kadının kollarını bağlayıp tecavüz eden ve parası ile cep telefonunu gasp eden 2 şahıs mahkemece tutuklandı.

HATAY (İHA) – Hatay’da sosyal medya üzerinden kandırdıkları 21 yaşındaki genç kadının kollarını bağlayıp tecavüz eden ve parası ile cep telefonunu gasp eden 2 şahıs mahkemece tutuklandı.

 

HATAY’DA SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN KANDIRDIKLARI 21 YAŞINDAKİ GENÇ KIZIN KOLLARINI BAĞLAYIP TECAVÜZ EDEN VE TELEFONU İLE CEP TELEFONUNU GASP EDEN 2 ŞAHIS MAHKEMECE TUTUKLANDI. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
Hatay’da sosyal medya üzerinden kandırdıkları 21 yaşındaki genç kadının kollarını bağlayıp tecavüz eden ve parası ile cep telefonunu gasp eden 2 şahıs mahkemece tutuklandı.

Olay, 1 Şubat günü İskenderun ilçesi Barıştepe Mahallesi’nde yaşandı. E.K. ile Y.Y. isimli 2 şahıs, sosyal medya üzerinden 21 yaşındaki S.B. isimli genç kadınla tanışarak buluştu. Şahıslar, S.B.’nin kollarını kabloyla bağlayarak tecavüz ettiler ve cep telefonu ile 2 bin 200 TL parasını gasp ettiler. Genç kadının ihbarı sonrası 2 şahıs, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kısa sürede yakalandı. Şahıslar sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildiler. Yapılan aramada suça konu; 2 adet bıçak, çekiç, 2 bin 200 TL para ve mağdur kişiyi bağladıkları kablo ele geçirildi.
(SC-VK-SO-Y)

Müstakil ev alevlere teslim oldu

0
HATAY'DA ALEVLERE TESLİM OLARAK YANAN MÜSTAKİL EV KULLANILMAZ HALE GELDİ. (MEHMET URAS/HATAY-İHA) Hatay'da alevlere teslim olarak yanan müstakil ev kullanılmaz hale geldi.

HATAY (İHA) – Hatay’da alevlere teslim olarak yanan müstakil ev kullanılmaz hale geldi.
Yangın, Erzin ilçesi Kızlarçayı Mahallesi’nde Yılmaz Alkan’a ait 2 katlı müstakil evde yaşandı.

HATAY’DA ALEVLERE TESLİM OLARAK YANAN MÜSTAKİL EV KULLANILMAZ HALE GELDİ. (MEHMET URAS/HATAY-İHA)
Hatay’da alevlere teslim olarak yanan müstakil ev kullanılmaz hale geldi.

Evin 2. katında bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Alevlerin fark edilmesi üzerine bölgeye Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alındı. Yangında yaralanma ve can kaybı yaşanmazken ev kullanılmaz hale geldi.
Yangının çıkış sebebinin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.