Salı, Mart 24, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 58

Çocuklar, trafik denetimi gerçekleştirdi.

0

‘Yüreğimizdeki Işık’ projesi kapsamında Hatay Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleşen programda jandarma ve polis kamuflajı giyen çocuklar, trafik denetimi gerçekleştirdi.

Denetimlerde araçları durdurup sürücülere trafik kurallarının önemini anlatan çocuklar, broşür dağıtarak, sürücülere çikolata ikram etti. Polis ekipleriyle birlikte denetim yaparak unutulmaz anlar yaşayan çocukların sürücülerle sohbeti tebessüm ettirdi. Denetim sırasında çocukları karşısında gören sürücüler, programı çok beğendiklerini söylediler. Programı hayata geçirenlere teşekkürlerini dile getiren sürücü Rabia Yaman, “Bu etkinlik çok güzel olmuş, hayatımda denk geldiğim en güzel etkinlikti. Çocuklar sürücülere çok iyi davrandı, çikolata ve kolonya ikram ettiler. Hepsine çok teşekkür ederim” dedi.
Çocukların denetim sırasında sürücülere bilgi verdiğini ifade eden Özgür Tatlı, “Biz her yönüyle böyle etkinliklerin olmasını istiyoruz. Çocuklarımızı böyle etkinliklerle kazalarla, diğer şeylerle ilgili eğitmemiz gerekiyor. Karşımızda çocukları gördüğümüze çok sevindik. Karşımda çocukları görünce biraz şaşırdım. Çocuklar yetişkinlerin yaptıklarını yapmaya çalışıyorlar. Çocuklar bize trafik kuralları hakkında broşür verdi, emniyet kemerinin önemini anlattı. Gençlerimiz bizim için bir gelecek” şeklinde konuştu.

“Çocukları bir an karşımızda görünce duygulandık”

Denetimde çocukları karşısında görünce duygulandığını ifade eden Hilal Toprak da, “Çocukları bir an karşımızda görünce duygulandık. Çok güzel bir organizasyon oldu. Etkinliği çok beğendik. Çocuklar sürüş hakkında, emniyet kemeri hakkında bilgiler verdi. Etkinlik çok güzel oldu” ifadelerini kullandı.

6 Şubat anmasına müdahaleye  AYM’de

0

 

Hatay’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Ilgım Apartmanı’nda yakınlarını kaybeden Ali Samsun ve eşi avukat Duygu İnegöllü, geçen yılki 6 Şubat anmalarında vatandaşlarla polisler arasında yaşanan arbedeye ilişkin Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “kovuşturmaya gerek yok” kararını hukuka uygun bulan Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararına karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. ANKA Haber Ajansı’na konuşan İnegöllü, “Çok sevdiğimiz insanları kaybettik ve çok acı çektik. Adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Hatay’daki Ilgım Apartmanı’nda halası, eniştesi ve iki yeğenini kaybeden Ali Samsun ve eşi avukat Duygu İnegöllü, avukatı Nergiz Görnaz aracılığıyla, vatandaşlara müdahale emrini veren ve müdahaleyi gerçekleştiren kolluk görevlileri hakkında Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

 

 

 

AİHM kararları hatırlatılan suç duyurusu dilekçesinde, “Şikayet konusu olayda kolluk görevlilerinin yersiz saldırısının haksız olduğu, müvekkilin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını, yas ve anma hakkını ihlal eder nitelikte olduğu açıktır. Müvekkilin ve eşinin de aralarında bulunduğu insanlar kamu düzeni hiçbir şekilde bozulmadığı halde alandaki kolluk güçleri tarafından saldırıya uğramışlar, ağır bir şekilde darp edilmiş, kendilerine yönelik yoğun ve orantısız bir şekilde saldırı gerçekleştirilmiştir. Bu açıdan müvekkile yönelik ‘görevi kötüye kullanma, kasten yaralama ve işkence’ suçlarının işlendiği, AİHS m. 3 ve Anayasa 17/3’de tanımlanan işkence yasağı ilkesinin ihlal edildiği tartışmasız olup, şüphelilerin tespit edilerek cezalandırılması gerektiği açıktır” ifadesine yer verildi.

 

“YETERLİ ŞÜPHE OLUŞTURACAK NİTELİKTE VE YOĞUNLUKTA DELİL BULUNMUYOR…”

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu, vatandaşlara müdahale eden Hatay İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri hakkında yürütülen soruşturmayı tamamladı. Başsavcılık, müşteki avukatının dosyaya sunduğu flash bellek içerisindeki video, fotoğraf ve sosyal medya görüntüleri ile kolluk tarafından düzenlenen 23 Mayıs 2025 tarihli tutanağı inceledi.

 

Yapılan incelemede, “kolluk görevlilerinin görevlerini kanun, tüzük ve mevzuat çerçevesinde yürüttüğü, kasıt, ihmal veya gecikmeye rastlanmadığı” tespit edildi. Bu gerekçelerle, şüpheliler hakkında kamu davası açılması için “yeterli şüphe oluşturacak nitelikte ve yoğunlukta delil” bulunmadığına karar verildi. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı, Hatay Sulh Ceza Hakimliği’ne itiraz edilebileceği belirtildi.

 

“SORUŞTURMA SAVCISININ KARARINDA İSABETSİZLİK GÖRÜLMEMİŞTİR

Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliği de yapılan itirazı reddetti. Kararda, şu ifadelere yer verildi:

 

“İtiraz konusu somut olayda her ne kadar müşteki tarafından; kamu davası açılması gerektiğinden bahisle itiraz edilmiş ise de; CMK m. 172 (1) hükmünde Cumhuriyet savcısının, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vereceğinin hükme bağlandığı; itiraz konusu olayda yöntemince yapılan soruşturmada toplanan delillere, alınan beyanlara ve tüm dosya kapsamına göre; soruşturma konusu olayda kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli şüphe oluşturan delil elde edilemediği; bu itibarla soruşturma savcısınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik görülmediği, kararın usul ve yasaya uygun olarak tesis edilmiş olduğu anlaşıldığından; müştekinin itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.”

 

 

“DARP EDİLDİK, GÖZALTINA ALINANLAR OLDU”

Mağdurlar Ali Samsun ve eşi Duygu İnegöllü, avukatı aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu ve yaşadıkları süreci ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Depremde 4 yakınını kaybeden Ali Samsun, enkaz başında 8 gün beklediklerini ve cenazelere ancak 14 Şubat’ta ulaşabildiklerini hatırlattı. Samsun, deprem anmalarına katıldıklarını belirterek, yaşadığı süreci şöyle anlattı:

 

“Her yıl anmalara katılmaya çalışıyoruz. Özellikle Köprübaşı dediğimiz, Antakya’nın en önemli meydanında anmalara katılmak istiyoruz. İlgilileri ve devlet yetkililerini protesto etmek istiyoruz. Bunun birçok nedeni var: Hem imara açılmaması gereken yerlerin imara açılması, hem ölen insanların yargılamalarının düzgün yürütülmemesi ve bu süreçler için hiçbir kaynağın ayrılmaması. Türkiye’de yargılama süreleri zaten çok uzun. Bir sürü davanın açılması gerekeceği belli olmasına rağmen yeni kaynak ayrılmıyor ve personel ataması yapılmıyor. Bu meseleye ilgiyle yaklaşılmadığı çok belli. Mağdurların hakları hiçe sayılıyor. Bunu protesto etmek için en önemli meydanda toplanmak istedik geçen yıl ve polis şiddetiyle karşılaştık. Kesinlikle engellendik. Önce ’15 dakika bekleyin, az sonra sizi alacağız’ dediler. Böyle diye diye bir buçuk saat boyunca sabaha karşı 4’e kadar beklettiler. Sonra da almadılar. ‘Biz de girmek istiyoruz’ deyince darbedildik ve gözaltına alınanlar oldu. Bazı insanları ise otobüslerle farklı bir çıkıştan indirdiler; Köprübaşı’na götürdüler. Oradaki kalabalık böyle oluşuyor aslında.”

 

“ÇOK SEVDİĞİMİZ İNSANLARI KAYBETTİK VE ÇOK ACI ÇEKTİK”

Avukat Duygu İnegöllü de yaşadıkları ve hukuki süreci şöyle anlattı:

 

“5 Şubat’ta yapılan diğer anmalara katılabildik; farklı platformların çağrılarıyla farklı noktalara gittik ve sorun yaşanmadı. Ancak 6 Şubat sabahı deprem saatinde Köprübaşı’nda yapılacak anmaya hiçbir gerekçe gösterilmeden girmemiz engellendi. Köprübaşı’na çok yakın bir noktadaydık ve alanı görebiliyorduk. Alanda anma vardı ve kalabalık bulunuyordu. Alanda konuşan yetkililer vardı. Alana giriş yasaklanmamıştı; sadece bizim girmemiz engellenmişti ve bunun sebebi açıklanmıyordu. Güvenlik için arama noktası kuruldu mu, bu da söylenmedi. Saatlerce bekledik ve anmaların başladığını duydukça sabırsızlandık. Biz de katılmak istedik.

 

 

 

“MÜCADELE ETMEK DIŞINDA BİR SEÇENEĞİMİZ YOK”

Çok sevdiğimiz insanları kaybettik ve çok acı çektik. Depremin üzerinden 2 yıl geçmişti. Davamız bile başlamamıştı. Katılmak istedik ama izin verilmedi ve kalabalıkla polis arasında sıkıştık. Polis sürekli insanları itti. Bu sıkışma ve nefes alamama hali çok zorluydu. Sonrasında bir şikâyette bulunduk. Yaşadığımız süreci eşim de anlattı. Yargılamalar doğru düzgün sürmüyor; deprem sürecinde yardım ve destek göremedik. Üstelik katilleri affetmeye kalktıkları bir süreç başladı. Biz de bunun direnişini gösterdik ve sürekli bir direniş halindeyiz. Takipsizlik kararı verildi. İtiraz ettik ama sonuç çıkmadı. Şu anda AYM başvurumuzu yaptık. Yeniden 6 Şubat geldi. Muhtemelen katılmamıza izin verilmeyecek, ancak orada olacağız. Mücadele etmek dışında bir seçeneğimiz yok. Biz biliyoruz ki, Lale ve Sercan bizim yerimizde olsaydı onlar da bizim için mücadele ederdi. Biz de onlar için mücadeleye devam edeceğiz. Adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

 

 

 

u.

Nazlıaka Hatay’da esnaf ziyaret etti

0

CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka ve CHP’li heyet Hatay‘da esnaf ziyaretlerinde bulundu. Prefabrik Çarşı’da esnafın sorunlarını dinleyen heyete, borçlarını ödeyemediklerini belirten esnaf mücbir sebep halinin uzatılması gerektiğini vurguladı. Bir esnaf, “Hem geçmiş borçları hem de yeni alacaklarını istiyorlar. Esnaf hangisini ödesin? Evine ekmek mi götürsün, borç mu ödesin?” sözleriyle yaşadıkları ekonomik sıkıntıyı dile getirdi.

 


Antakya ilçesi Honda Kavşağı’nda bulunan prefabrik çarşıda esnaf ziyareti yapan CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka esnafın ve vatandaşların sorunlarını dinledi. Ziyaret sırasında zor şartlarda ayakta durmaya çalıştığını söyleyen bir depremzede Nazlıaka’ya şunları söyledi:
Benim için önemli olan bir kırık bir soğan ve ekmekle çocuklarımı büyütmem. İki kızımı, bir oğlumu evlendirdim. Bir kızım öğrenci. Hemşireliği okuyor. Hani diretiyorum, kendim ve o çocuğumu ayakta nasıl tutabilirim diye. Kime ne diyeyim? Bir gün komşuya gidersin, iki gün komşuya gidersin. Size evimi göstereyim. Küçücük bir sobayla ben ısınıyorum” şeklinde konuştu.
Mücbir sebebin en az beş yıl uzatılması gerektiğini vurgulayan bir esnaf ise yaşadıkları sorunları şu sözlerle anlattı:
Bir şehir öldü. Yarısı değil, Antakya öldü. Esnafa vergiyi yükledi. Esnafa mücbir sebebi kesti. SSK, BAĞ-KUR, eleman ücreti… Esnaf siftah yapamıyor. Nasıl BAĞ-KUR ödeyecek? Bu defa da diyor ki hesaplarına el koyarım. Esnaf kefalet odasına gidiyoruz. Kredi almak için gittiğinizde ‘borcu yok kağıdı getir’ diyorlar. Ben kazanmadım ki borcumu bitireyim. Esnaf kazanmazsa halk kazanamaz. Halk kazanamazsa zincirleme olduğu için bu her şeyi etkiliyor. Burada ekonomi yok. Burada insanlar Hatay’ı terk etmek istemiyor. Duygusal bağı koparmamak için direniyoruz. Hem geçmiş borçları hem de yeni alacaklarını istiyorlar. Esnaf hangisini ödesin? Evine ekmek mi götürsün? Borç mu ödesin? Van depremi oldu. Evet kötü bir durum. Orada mücbir sebep 5 yıl sürdü. Hatay’da niye 1 yıl, 2 yıl?”

CHP heyeti sorunları sahada tespit etti

0

CHP Gölge Kabine Bakan Heyeti, Hatay’da yaptığı saha ziyaretlerinde deprem sonrası çözülemeyen barınma, altyapı ve yaşam sorunlarını yerinde inceledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gölge Kabine Bakan Heyeti, Hatay’da gerçekleştirdiği kapsamlı program kapsamında kentte devam eden sorunları sahada tespit etti. CHP Hatay İl Başkanlığı koordinasyonunda yapılan ziyaretlerde meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli kurumlarla bir araya gelinerek deprem sonrası sürecin geldiği aşama değerlendirildi.

Heyet üyeleri, yurttaşların barınma, altyapı, ulaşım, elektrik kesintileri ve ekonomik sıkıntılarla ilgili yaşadığı sorunları doğrudan dinledi. Yapılan görüşmelerde, üç yıla yaklaşan süreçte birçok problemin hâlâ çözüme kavuşmadığına dikkat çekildi.

Program kapsamında Bihlun Tamaylıgil; Hatay Sanayici İş İnsanları Derneği (HASİAD), Hatay Ticaret ve Sanayi Odası, Hatay Esnaf Odaları Birliği (HESOB) ve Hatay Mali Müşavirler Odası’nı ziyaret etti. Kayahan Pala ise Eczacı Odası, Diş Hekimleri Odası, Turunçlu Aile Sağlık Ocağı ve Tabipler Odası’nda temaslarda bulundu.

Aylin Nazlıaka’nın programında Serinyol toplantısı, kadın esnaf ziyareti, Defne Engelli Derneği, Samandağ İlçe Başkanlığı ve çeşitli sivil toplum kuruluşları yer aldı. Sibel Yankıömeroğlu da Hatay Havalimanı yolu ve pist, TEDAŞ kaynaklı elektrik kesintileri, Orhanlı TOKİ konutları, Uğur Mumcu Bulvarı ve Samandağ Çevre Yolu’nda incelemelerde bulundu.

Heyetin ortak programı ise akşam saatlerinde CHP Hatay İl Başkanlığı’nda yapılan basın açıklamasıyla tamamlandı. Açıklamada, Hatay’ın yeniden yapılanma süreci, altyapı eksiklikleri ve yurttaşların taleplerinin takipçisi olunacağı vurgulandı.

CHP heyeti, Hatay’da hayatın hâlâ normalleşmediğini belirterek, kalıcı ve adil çözümler üretilmesi çağrısında bulundu.

Sağlıkçılar 6 Şubat’ta izinli olsun

0

Hatay Tabip Odası, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden sağlık çalışanlarının anma, mezar ziyareti ve yas hakkı için idari izin talebini Hatay İl Sağlık Müdürlüğü’ne iletti. “Bu bir ayrıcalık değil, vicdani ve insani bir gereklilik” vurgusu yapıldı.

Hatay Tabip Odası Yönetim Kurulu adına Başkan Dr. Sevdar Yılmaz tarafından yapılan basın açıklamasında, 6 Şubat 2023 depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Hatay’da görev yapan sağlık çalışanlarının anma ve yas hakkına dikkat çekildi.

“En ağır bedelleri sağlık emekçileri ödedi”

Açıklamada, depremin ilk anından itibaren kendi kayıplarını ve acılarını bir kenara bırakarak kesintisiz biçimde sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanlarının, aradan geçen üç yıla rağmen hâlâ yaslarını yaşama imkânı bulamadığı vurgulandı. Birçok sağlık çalışanının, kaybettikleri aile bireylerini, sevdiklerini ve meslektaşlarını anmak için dahi yeterli zamana ve koşula sahip olamadığı ifade edildi.

“Bu bir ayrıcalık değil, vicdani ve insani bir gereklilik”

Hatay Tabip Odası açıklamasında, talebin bir ayrıcalık olmadığı özellikle vurgulanarak, “Depremde en ağır bedelleri ödeyen sağlık emekçilerinin yas tutma hakkının tanınması kamusal sorumluluğun bir parçasıdır. Ruhsal iyilik hâli toplum sağlığının temelidir,” ifadelerine yer verildi.

 

Askerin montunu 3 yıldır saklıyor

0
HATAY'DA DEPREMDE ANNESİ ÖLEN BELİZ AYDIN, ASRIN FELAKETİNDE ENKAZ ALTINDAN ANNESİ BETÜL AYDIN VE ABİSİ ABDURRAHMAN AYDIN'I ÇIKARTAN RÜTBELİ ASKERİN ÜŞÜMESİN DİYE KENDİSİNİ VERDİĞİ MONTU YILLARDIR SAKLIYOR. DEPREMİN İLK GÜNÜNDEN BERİ ASKERİN VERDİĞİ MONTU SAKLAYAN AYDIN, RÜTBELİ ASKERİN GELME ÜMİDİYLE EMANETİ KORUYOR. (İLAYDA KORKMAZ - RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'da depremde vefat eden annesini ve ağabeyini 13. saatte enkaz altından çıkaran askerin kendisine üşümesin diye verdiği montu 3 yıldır özenle saklayan Beliz Aydın, emaneti askere geri verebilmek için özenle saklıyor.

r

HATAY (İHA) – Hatay’da depremde vefat eden annesini ve ağabeyini 13. saatte enkaz altından çıkaran askerin kendisine üşümesin diye verdiği montu 3 yıldır özenle saklayan Beliz Aydın, emaneti askere geri verebilmek için özenle saklıyor.

 

HATAY’DA DEPREMDE ANNESİ ÖLEN BELİZ AYDIN, ASRIN FELAKETİNDE ENKAZ ALTINDAN ANNESİ BETÜL AYDIN VE ABİSİ ABDURRAHMAN AYDIN’I ÇIKARTAN RÜTBELİ ASKERİN ÜŞÜMESİN DİYE KENDİSİNİ VERDİĞİ MONTU YILLARDIR SAKLIYOR. DEPREMİN İLK GÜNÜNDEN BERİ ASKERİN VERDİĞİ MONTU SAKLAYAN AYDIN, RÜTBELİ ASKERİN GELME ÜMİDİYLE EMANETİ KORUYOR. (İLAYDA KORKMAZ – RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’da depremde vefat eden annesini ve ağabeyini 13. saatte enkaz altından çıkaran askerin kendisine üşümesin diye verdiği montu 3 yıldır özenle saklayan Beliz Aydın, emaneti askere geri verebilmek için özenle saklıyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay’da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Cebrail Mahallesi’nde yakalanan 19 yaşındaki Beliz Aydın’ın enkaz altında çıkartılan annesi Betül Günyaşar hastanede hayatını kaybederken ağabeyi Abdurrahman Aydın iki bacağı ampute edilerek hayatta kaldı. Asrın felaketini derinden yaşayan Beliz, depremin 13.saatinde enkazın altından annesi ve ağabeyini kurtaran askerin kendisine üşümesin diye emanet olarak verdiği parkayı yıldır özenle saklıyor.

“O gün annemi ve ağabeyimi enkaz altından çıkaran asker, çok üşüyorum diye montunu bana vermişti”

Depremde annesini ve ağabeyini enkazdan kurtaran rütbeli askerin kendine emaneti olan parkayı geri verebilmek için özenle saklayan Beliz Aydın, “Bu mont, abim ve annemi enkaz altından çıkartan askerin montuydu. Mont, depremin ilk gününden itibaren bende duruyor. Montu her giydiğimde o günleri hatırlıyorum. O günden bugüne kadar saklıyorum ama giymeye çok cesaret edemiyorum. Giydiğimde o anlara geri gittim ve kötü hissettim. Montu bana veren askeri tekrardan görmek isterim, emanetini vermek isterdim. O gün annemi ve ağabeyimi enkaz altından çıkaran asker, çok üşüyorum diye montunu bana vermişti. Annem ve abimi enkaz kurtardı, annem vefat etti ama abimi kurtarabildik” dedi.

HATAY’DA DEPREMDE ANNESİ ÖLEN BELİZ AYDIN, ASRIN FELAKETİNDE ENKAZ ALTINDAN ANNESİ BETÜL AYDIN VE ABİSİ ABDURRAHMAN AYDIN’I ÇIKARTAN RÜTBELİ ASKERİN ÜŞÜMESİN DİYE KENDİSİNİ VERDİĞİ MONTU YILLARDIR SAKLIYOR. DEPREMİN İLK GÜNÜNDEN BERİ ASKERİN VERDİĞİ MONTU SAKLAYAN AYDIN, RÜTBELİ ASKERİN GELME ÜMİDİYLE EMANETİ KORUYOR. (İLAYDA KORKMAZ – RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’da depremde vefat eden annesini ve ağabeyini 13. saatte enkaz altından çıkaran askerin kendisine üşümesin diye verdiği montu 3 yıldır özenle saklayan Beliz Aydın, emaneti askere geri verebilmek için özenle saklıyor.

“6 Şubat sabahı bir rütbeli komutanımız, Beliz üşümesin diye kızımıza parkasını veriyor ve sonra senden geri alacağım diyor”

Beliz’in kendisine emanet edilen parkayı teslim etmek için 6 Şubat günü hastanede beklediğini ifade eden Çilem Artan, “Beliz benim en yakın arkadaşımın kızı. Annesi, 6 Şubat depremlerinde vefat etti. Oğlu Abdurrahman, annesini kurtarmak için ayaklarını kaybetti. Hayatta Abdurrahman ve Beliz tek başına kaldılar. Ben onları hiç yalnız bırakmadım. Beliz; çok akıllı, güçlü ve iradeli bir kız. Gaziantep’te üniversite okuyor. Okula başladı ve bu bizim için gurur verici bir durumdu. Annesi de bunu istiyordu. İnşallah bundan sonraki hayatında da yanında olacağız. Bundan sonra da daha da başarılı olacak. Bir hedefi var ve biz o günleri göreceğiz. Onlara anne olamam ama teyze oldum. Anne yarısı oldum ve olmaya da devam edeceğim. 6 Şubat sabahı bir rütbeli komutanımız, Beliz üşümesin diye kızımıza parkasını veriyor ve sonra senden geri alacağım diyor. Beliz annesini kaybettiğinde ve abisini kurtardıklarında hastane de bekliyordu. Hastanede askerin emaneti olan montu geri vermek için saatlerce bekliyor. Bu bilinçle yetiştirilen bir çocuktu. O acılar içinde emaneti geri teslim etmek için bekliyor ama asker geri gelmiyor. O kadar çok gelmesini ister ki komutanına emanetini teslim edip teşekkür etmek ister. İnşallah hayallerini de kavuşur” ifadelerini kullandı.

Otomobil ile minibüsün çarpıştı

0
HATAY'DA FİAT MARKA MİNİBÜS İLE BMW MARKA OTOMOBİLİN ÇARPIŞTIĞI KAZA ARAÇ KAMERASINA YANSIDI. KAZADA MİNİBÜS SÜRÜCÜSÜ YARALANDI. (YAKUP SÖYLEMEZ/HATAY-İHA) Hatay'da FİAT marka minibüs ile BMW marka otomobilin çarpıştığı kaza araç kamerasına yansıdı. Kazada minibüs sürücüsü yaralandı.

HATAY (İHA) – Hatay’da minibüs ile  otomobilin çarpıştığı kaza araç kamerasına yansıdı. Kazada minibüs sürücüsü yaralandı

HATAY’DA FİAT MARKA MİNİBÜS İLE BMW MARKA OTOMOBİLİN ÇARPIŞTIĞI KAZA ARAÇ KAMERASINA YANSIDI. KAZADA MİNİBÜS SÜRÜCÜSÜ YARALANDI. (YAKUP SÖYLEMEZ/HATAY-İHA)
Hatay’da FİAT marka minibüs ile BMW marka otomobilin çarpıştığı kaza araç kamerasına yansıdı. Kazada minibüs sürücüsü yaralandı.

Kaza; Gaziantep – Hatay yolu Hassa ilçesi Aktepe Mahallesi’nde yaşandı. Kavşakta dönüş yapmak isteyen M.T. idaresindeki 01 BDT 951 plakalı FİAT marka minibüs, Hüseyin Doğan idaresindeki 46 AJL 312 plakalı BMW marka otomobille çarpıştı. Kazada minibüsün sürücüsü yaralandı. Yaralı sürücü olay yerine gelen ambulansla hastaneye sevk edildi. Kaza anıysa anbean araç kamerasına yansıdı.
Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Çalışkan İGC’de gündem değerlendirdi

0

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, İskenderun Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Basın Merkezi’ni ziyaret ederek gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ziyarette Çalışkan’a Saadet Partisi İskenderun İlçe Başkanı Halil İbrahim Çelik eşlik etti.

.

ülkede 26 milyon icra dosyası bulunuyo

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çalışkan, Türkiye’nin en büyük sorununun faiz olduğunu belirterek, 2026 bütçesinde 2 trilyon 750 milyar liranın faiz gideri olduğunu dile getirerek “Toplam gelirimizin neredeyse 6’da 1’i faize gidiyor ama borç azalmıyor, ülkede 26 milyon icra dosyası bulunuyor. Açlık sınırı 32 bin TL’ye ulaştı, emekli ve asgari ücretliler bu rakamların çok altında gelirle yaşamaya çalışıyor. Nüfusun büyük bölümü yoksulluk sınırı altında yaşıyor” diye konuştu.

sosyal yapının ciddi şekilde tahrip oldu

Türkiye’de sosyal yapının ciddi şekilde tahrip olduğunu belirten Çalışkan, artan intiharlar, bağımlılıklar, boşanmalar ve nüfusun hızla azalmasına da değinerek TÜİK ve Birleşmiş Milletler verilerine göre Türkiye nüfusunun ilerleyen yıllarda ciddi oranda düşeceğini, bunun büyük bir sosyal tehlike olduğunu vurguladı.

Dış politikaya da değinen Çalışkan, Irak, Suriye, Libya ve Gazze’de yaşananların ortada olduğunun altını çizerek, Gazze’de yaşanan soykırıma rağmen Türkiye’nin İsrail ile ticareti sürdürmesini eleştirerek, bu durumun kamuoyuna farklı yöntemlerle gizlenmeye çalışıldığını iddia etti.

Yüz binlerce insan konteynerlerde 

Deprem sonrası Hatay’ın ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Çalışkan, konut teslimleriyle ilgili yapılan törenlerin gerçeği yansıtmadığını, hâlâ yüz binlerce insanın konteynerlerde yaşadığını, iş yerlerinin yeterince ayağa kalkmadığını aktardı.

Hatay’ın turizm ve tarım potansiyelinin değerlendirilemediğini vurgulayan Çalışkan, narenciye başta olmak üzere birçok üründe üreticinin zarar ettiğini dile getirdi.

 

“BORÇLAR AFFEDİLMELİ”

Mücbir sebep kapsamında deprem bölgesindeki borçların bir defaya mahsus silinmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Çalışkan, insanların hayatı normale dönmeden borç ödemesinin mümkün olmadığını ifade etti.

Res-el Seni Buluşması coşkuyla yapıldı

0

Rihen Kültür Sanat ve Dayanışma Derneği tarafından organize edilen, Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle gerçekleştirilen Res-el Seni Buluşması,  büyük bir coşkuya sahne oldu.

Hatay’ın birbirinden değerli sanatçılarının yer aldığı etkinlik, Depki Halk Oyunları Ekibinin sergilediği gösteriyle başladı. Ardından Şef Cihan Yılmaz yönetimindeki Rihen Müzik Topluluğu sahne aldı. Topluluğun performansı izleyicilerden uzun süre alkış aldı.

Etkinlikte konuşan Rihen Kültür Sanat ve Dayanışma Derneği Başkanı Duygu Esmer, Rihen’in yeniden başlamayı ve umudu simgelediğini vurguladı. Yörede bir ilki gerçekleştirdiklerini ifade eden Esmer, Res-el Seni geleneğinin her yıl halkla birlikte coşkuyla kutlanması için bundan sonra da emek vermeye devam edeceklerini söyledi.

Gece boyunca Semir Yalçın, Semir Ray, Ayhan Bağdat, Muhterem Tuvür ve Mikotin Band sahne alarak katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Hatay’ın birçok ilçesinden gelen misafirler, müzik ve kültür dolu bir akşam geçirdi.

Programın sunuculuğunu yöremizin değerli sunucularından Sevcan Rencüsoğlu üstlendi. Ayrıca etkinlik alanında, kadınların el emeği ürünlerini sergilediği stantlar açılarak kadın üreticilere destek sağlandı. Gecede, yöreye ait geleneksel eserler seslendirilerek kültürel değerler yaşatıldı.

HATSU Samandağ’ında su sorununu çözüyor

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU) tarafından Samandağ’da yürütülen Tekebaşı Grup İçme Suyu Şebeke İnşaatı Projesi’nde, 30 yıllık eski altyapının yenilenmesine yönelik çalışmalarda ilerleme yüzde 80’in üzerine çıktı.

 

Samandağ’ın Tekebaşı, Çöğürlü, Sutaşı, Koyunoğlu, Mızraklı, Yeşilköy ve Kuşalanı Mahallelerini kapsayan proje ile yıllardır yaşanan içme suyu arızaları, kesintiler ve yüksek su kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Modern altyapı anlayışıyla sürdürülen çalışmalar sayesinde mahalleler, sağlıklı ve kesintisiz içme suyuna kavuşuyor.

105 Bin 49 m Yeni İçme Suyu Hattı Yapıldı

HBB Başkanı Mehmet Öntürk’ün “Hatay’da susuz ve altyapısız mahalle kalmayacak.” hedefi doğrultusunda yürütülen proje kapsamında, planlanan 125 bin 813 metrelik içme suyu şebeke imalatının %83’ü tamamlandı. Bugüne kadar 105 bin 49 metre yeni içme suyu hattı imal edildi.

Abone bağlantılarında da önemli ilerleme sağlanan projede, hedeflenen 5 bin abone bağlantısının %75’i tamamlanarak 3 bin 756 abone yeni ve modern şebekeye dahil edildi.

Eski Hatlar Devre Dışı Bırakılacak

Proje tamamlandığında, sürekli arızalara neden olan eski ve ekonomik ömrünü tamamlamış hatlar devre dışı bırakılacak, su kayıpları minimum seviyeye indirilecek ve bölgenin içme suyu altyapısı uzun yıllar boyunca sorunsuz şekilde hizmet verecek.

HATSU yetkilileri, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini ve projenin Samandağ’a kalıcı altyapı gücü kazandıracağını vurguladı.

Muhtardan Öntürk’e Teşekkür

Mızraklı Mahalle Muhtarı Edip Camuz, eski şebekeden kaynaklanan sorunların vatandaşları uzun yıllar mağdur ettiğini belirterek, “Eski hat daha küçük çapta ve yaklaşık 30 yıllık olduğu için sürekli arızalar yaşanıyordu. Yeni şebeke daha geniş çaplı olduğu için vatandaşlarımıza kesintisiz su verilecek. Çalışmalarından dolayı HBB Başkanımız Sayın Mehmet Öntürk’e ve HATSU Genel Müdürlüğü ekiplerine teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Bin 909 captagon hap ele geçirildi.

0

Polis ekiplerinin arama yaptığı bir otomobilde bin 909 captagon hap ele geçirildi.

İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde kullanımının ve ticaretinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, Antakya’da durdurulan bir araçta yapılan aramada bin 909 adet Captagon uyuşturucu hap ele geçirildi. Araçta bulunan 2 şüpheli, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan gözaltına alındı. Şüpheliler, işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklandı.

Finansal anlaşmazlıklara yerli cözüm

0
İSKENDERUN TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (İSTE), FİNANSAL UYUŞMAZLIKLARIN DAHA HIZLI VE ADİL BİÇİMDE ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK YERLİ VE YENİLİKÇİ BİR YAKLAŞIM GELİŞTİRDİ. HELALLEŞME ENDEKSİ İSMİ VERİLEN SİSTEMLE UYUŞMAZLIKLARIN ÖNÜNE GEÇİLEREK BORÇLU VE ALACAKLI ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIKLARIN HAKKANİYET TEMELİNDE ÇÖZÜMLENMESİ AMAÇLANIYOR. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA) İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE), finansal uyuşmazlıkların daha hızlı ve adil biçimde çözümüne yönelik yerli ve yenilikçi bir yaklaşım geliştirdi. Helalleşme Endeksi ismi verilen sistemle uyuşmazlıkların önüne geçilerek borçlu ve alacaklı arasındaki anlaşmazlıkların hakkaniyet temelinde çözümlenmesi amaçlanıyor.

 İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE), finansal uyuşmazlıkların daha hızlı ve adil biçimde çözümüne yönelik yerli ve yenilikçi bir yaklaşım geliştirdi. Helalleşme Endeksi ismi verilen sistemle uyuşmazlıkların önüne geçilerek borçlu ve alacaklı arasındaki anlaşmazlıkların hakkaniyet temelinde çözümlenmesi amaçlanıyor.

İSKENDERUN TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (İSTE), FİNANSAL UYUŞMAZLIKLARIN DAHA HIZLI VE ADİL BİÇİMDE ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK YERLİ VE YENİLİKÇİ BİR YAKLAŞIM GELİŞTİRDİ. HELALLEŞME ENDEKSİ İSMİ VERİLEN SİSTEMLE UYUŞMAZLIKLARIN ÖNÜNE GEÇİLEREK BORÇLU VE ALACAKLI ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIKLARIN HAKKANİYET TEMELİNDE ÇÖZÜMLENMESİ AMAÇLANIYOR. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE), finansal uyuşmazlıkların daha hızlı ve adil biçimde çözümüne yönelik yerli ve yenilikçi bir yaklaşım geliştirdi. Helalleşme Endeksi ismi verilen sistemle uyuşmazlıkların önüne geçilerek borçlu ve alacaklı arasındaki anlaşmazlıkların hakkaniyet temelinde çözümlenmesi amaçlanıyor.

İSTE Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, Ekonomi ve Finans Anabilim Dalında yürütülen doktora çalışması kapsamında Prof. Dr. Nazif Çalış ve Öğr. Gör. Durmuş Baysal tarafından geliştirilen modelin, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Endeksin yalnızca enflasyona değil; TÜFE, deflatör, asgari ücret artışı ve konut fiyat endeksi gibi faktörler ile gram altın, reel efektif döviz kuru ve petrol fiyatları gibi göstergeleri kapsayan çok boyutlu bir yapıya sahip olduğu vurgulandı.
Çalışmanın, gecikme bedellerinin yetersiz kaldığı durumlarda daha adil bir alternatif sunduğu; şeffaf yapısıyla adalet algısını güçlendirerek toplumsal gerilim ve güven kaybı gibi riskleri azaltabileceği ifade edildi. Çalışma, borçlu ve alacaklı arasındaki anlaşmazlıkların hakkaniyet temelinde çözümlenmesini amaçlıyor.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi’nin 8 Temmuz 2025 tarihli kararında yüksek enflasyonun alacakların reel değerini aşındırdığına dikkat çekilerek, TBMM’ye bu konuda yasal düzenleme yapılması için süre verildiği hatırlatıldı. İSTE tarafından geliştirilen modelin söz konusu kararla uyumlu olduğu belirtildi.
Kadim helalleşme anlayışını modern uzlaştırma pratikleriyle birleştiren yaklaşımın uygulamasına www.helallesmeendeksi.com adresinden, akademik makalesine ise bmij.org üzerinden erişilebildiği bildirildi.

Trafiği tehlikeye sokan sürücüye ceza

0
HATAY'DA SAĞDAN, SOLLAMA YAPARAK YÜREKLERİ AĞZA GETİREN OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜNÜN TEHLİKELİ YOLCUĞU KAMERAYA YANSIDI. OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜNE TRAFİĞİ TEHLİKEYE DÜŞÜRMEKTEN 2 BİN 719 TL CEZA İŞLEM UYGULANDI. (İHA/HATAY-İHA) Hatay'da sağdan sollama yaparak yürekleri ağza getiren otomobil sürücüsünün tehlikeli yolcuğu kameraya yansıdı. Sürücüye trafiği tehlikeye düşürmekten 2 bin 719 TL cezai işlem uygulandı.

 

HATAY (İHA) – Hatay’da sağdan sollama yaparak yürekleri ağza getiren otomobil sürücüsünün tehlikeli yolcuğu kameraya yansıdı. Sürücüye trafiği tehlikeye düşürmekten 2 bin 719 TL cezai işlem uygulandı.

 

HATAY’DA SAĞDAN, SOLLAMA YAPARAK YÜREKLERİ AĞZA GETİREN OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜNÜN TEHLİKELİ YOLCUĞU KAMERAYA YANSIDI. OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜNE TRAFİĞİ TEHLİKEYE DÜŞÜRMEKTEN 2 BİN 719 TL CEZA İŞLEM UYGULANDI. (İHA/HATAY-İHA)
Hatay’da sağdan sollama yaparak yürekleri ağza getiren otomobil sürücüsünün tehlikeli yolcuğu kameraya yansıdı. Sürücüye trafiği tehlikeye düşürmekten 2 bin 719 TL cezai işlem uygulandı.

Antakya ilçesi çevreyolu üzerinde trafiği tehlikeye düşürerek ilerleyen otomobil sürücüsünü fark eden başka bir sürücü, cep telefonuyla o anları kayıt altına aldı. Hızla sağdan sollama yaparak ilerleyen sürücünün o anları kameraya yansıdı. Görüntüler üzerine İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından şahsa ‘trafiği tehlikeye düşürmekten’ 2 bin 719 TL cezai işlem uygulanarak, hakkında adli işlem başlatıldı.
(SC-VK-BK-CC-Y)

44 yıl ceza alan suçlu, tutuklandı

0
5 AYRI SUÇTAN ARANAN ŞAHIS İSKENDERUN'DA YAKALANDI (NECATİ İVGİN/HATAY-İHA) Hatay'da 5 ayrı suçtan aranan hakkında 43 Yıl 10 ay 25 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs yakalandı.

  Hatay’da 5 ayrı suçtan aranan hakkında 43 Yıl 10 ay 25 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs yakalandı.

Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalar aralıksız sürüyor. Çalışmalar kapsamında; 5 ayrı suçtan aranan hakkında 43 Yıl 10 ay 25 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs yakalandı. Bina içinde muhafaza altına alınmış eşya ve açıktan hırsızlık, mala zarar verme, ruhsatsız ateşli silahlar ve mermileri satın alma, trafik güvenliğini tehlikeye düşürme, tutuklu ve hükümlünün kaçması suçlarından 43 Yıl 10 ay 25 gün hapis ve 17 bin para cezası ile aranan S.Ş. isimli şahıs  İskenderun’da gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen S.Ş., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Şahsın üzerinden yarım kilo çıktı!

0
İSKENDERUN'DA JANDARMADAN UYUŞTURUCU OPERASYONU (NECATİ İVGİN/HATAY-İHA) Hatay'ın İskenderun ilçesinde Jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonunda 500 gram sentetik kannabinoid uyuşturucu ham maddesi ele geçirildi.

 

Hatay’ın İskenderun ilçesinde Jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonunda 500 gram sentetik kannabinoid uyuşturucu ham maddesi ele geçirildi.

 

Cırtıman Mahallesi otoyol çevresinde 27 Ocak tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yaptığı tespit edilen bir şahsa yönelik olarak İskenderun İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince kontrol ve arama çalışması yapıldı. Gerçekleştirilen aramalarda 500 gram sentetik kannabinoid uyuşturucu ham maddesi ele geçirilirken, olayla bağlantılı olduğu belirlenen 1 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.

Haberin Kaynağı: (İHA)

‘İGC üyelerinden Özçelik-İş’e ziyaret’

0

Özçelik-İş Sendikası İskenderun Şube Başkanı Mehmet Güngör, gerçekleştirilen genel kurulun ardından yeniden başkanlık görevine seçilmesi dolayısıyla tebrik ziyaretlerini kabul etmeye devam ediyor. Bu kapsamda İskenderun Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Diyap Atar ve Yönetim Kurulu üyeleri ve üyeler, Başkan Güngör’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

 

Ziyarette konuşan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Diyap Atar, Mehmet Güngör’ün kongrede yeniden güven tazeleyerek işçi ve emekçilerin temsilcisi olmasının önemli olduğunu vurguladı. Atar, “Yeni dönemde de sendikal alanda başarılı çalışmalara imza atılacağına inanıyoruz. Emek ve alın terinden yana Özçelik İş’in sergilediği duruşu önemsiyoruz” dedi.

 

“Gazeteciliğin Kamuoyunu Aydınlatma Rolü Çok Değerli”

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Özçelik-İş Sendikası İskenderun Şube Başkanı Mehmet Güngör ise, sendikal faaliyetlerde her zaman emek ve alın terinden yana bir anlayışla hareket ettiklerini yineledi. Güngör, İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’nin bölgedeki sendikal mücadelelere verdiği desteğin ve kamuoyunu doğru bilgilendirme adına yapılan haberlerin büyük önem taşıdığını belirterek, “Basının emek mücadelesine katkısı çok kıymetli. Bu destekten dolayı Gazeteciler Cemiyeti yönetim kuruluna ve üyelerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

Yolbulan’daki İşçi Mücadelesi Örnek Gösterildi

 

Başkan Güngör, Yolbulan’daki işçi grevinin sendikal mücadele açısından başarılı bir süreç olduğunu da dile getirerek, bu kazanımın sendika yönetimi, işçiler, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak dayanışmasıyla elde edildiğini söyledi. Güngör, “İşçilerimizin haklı mücadelesi, Özçelik-İş’in emekten yana net duruşu sayesinde geniş bir destek platformuna dönüşmüştür. Bu birliktelik, sendikal mücadelenin gücünü bir kez daha göstermiştir” ifadelerini kullandı. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Arsuz Belediyesi, Kışla’ya asfalt serdi

0

 

Arsuz Belediyesi, ilçe genelinde sürdürdüğü yol iyileştirme çalışmaları kapsamında Kışla Mahallesinde asfalt çalışması gerçekleştirdi.

 

Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarla birlikte mahallede ulaşım daha güvenli ve konforlu hale getirildi.

Çalışmalara ilişkin açıklamada bulunan Arsuz Belediye Başkanı Sami Üstün, yol ve altyapı yatırımlarının öncelikli hizmet alanları arasında yer aldığını belirterek, “Merkezden kırsal mahallelerimize kadar Arsuz’un her noktasında hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artıracak çalışmaları planlı şekilde sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Arsuz Belediyesi yetkilileri, yol yapım ve bakım çalışmalarının ilçe genelinde program dâhilinde devam edeceğini bildirdi.

“Yarından Önce Ölme” yayınlandı

0

 

Payas’lı Emekli Öğretmen ,Yazar  Uğur Oğuz “ Söylenmeler” isimli şiir kitabından sonra : Yarından Önce Ölme…isimli kitabını Kavim yayınlarından çıkararak okuyucu ile buluşturdu.

Körfez Gazetesini Ziyaret ederek Gazetenin İmtiyaz sahibi Erdal Yılmaz İle sohbet eden Oğuz İmzaladığı bir kitabını da Yılmaz’a verdi.

Yılmaz Uğur Oğuza yayın hayatında başarılı yıllar diledi

 

Tamer İncesu tarafından yapılan    kitap  ile ilgili analiz şöyle;

Edebiyatımızda Bir ‘Noir’ Denemesi: Yarından Önce Ölme…

Bazı kitaplar vardır; bitirdiğinizde odadaki hava değişir, dışarıdaki rüzgârın daha da soğuk estiğini düşündürür; o kitabın değil, kendi vicdanınızın sayfaları arasında kaybolduğunuzu fark edersiniz.

Uğur Oğuz’un “Yarından Önce Ölme” romanı, tam da bu “ayaza tutulma” anını yaşatan, edebiyatın tarihsel gücünü sokağın karanlığıyla yoğuran sarsıcı bir roman.

Sadece bir suç hikâyesi anlatılmıyor romanda; insan ruhunun derin, karmaşık, aydınlıkla karanlığın içiçe geçtiği bir yolculukta nasıl şekillendiğini de hissediyorsunuz. Her adımda “vicdan ne kadar ağır bir yüktür?” diye soran edebi bir pusulayla ilerliyoruz.

Karşımızda, polisiye kalıplarını elinin tersiyle itip “Psikolojik Noir”in o puslu ve kaçınılmaz dünyasına sığınan bir anlatı var.

Uğur Oğuz, zor bir işe girişmiş, ‘Noir’ romanlarının bizi kasvetli yolculuklara çıkaran ana temasını – ilk romanı olmasına rağmen- oldukça başarıyla sunuyor. ‘Noir’ Fransızca ‘Kara’ demek. Edebiyatta bu tür, ‘Kara Roman’ tanımlaması olarak geçiyor. Kahraman olmayan bir ‘kahraman’ın, içsel derinliklerini serimlediği, atmosferin puslu, karanlık, boğucu tarzda verildiği, ahlaki ikilemlerin adım başı ilerlediği, kanlı bir hesaplaşmanın ertelenip, yerine içsel hesaplaşmaların ön plana çıkması ‘Noir’ edebiyatında sıklıkla kullanılıyor.

Naif Bir Ruhun Sıradanlık Direnişi

Romanın kalbinde bir süper kahraman yok; aksine, korkan, vicdanıyla ‘doğru’ hesaplaşmaların yolunu arayan ve sadece yaşamak isteyen bir “öğretmen” var. O, sensin, benim, biziz! Elinde silah değil, şiiri yaşam pusulası olarak tutan, felsefeyi soyut ‘şey’lerin tanımsızlığıyla uğraştırmak yerine bir yaşam öğretisine çeviren, kelimelerin naifliğini deniz feneri gibi kullanan bir öğretmenin; mafyanın, infazların ve kirli ilişkilerin ortasına istemeden de olsa düşüşünü izliyoruz.

 

 

Kahramanın Değil, ‘Sıradan’ Olanın Direnişi.

Uğur Oğuz, bir öğretmenin, bir aydının şiddetin ve korkunun hüküm sürdüğü bir yeryüzü parçasında yaşam mücadelesini sorgularken, aslında hepimizin içindeki o kırılgan ama dirençli naifliğe de sesleniyor: Kötülük, sen uğraşırsan dağılır (mı)?

Avanos’un Soğuğu, Payas’ın Nemi: Mekânlar Ruhumuz (mu)?

Uğur Oğuz, bizi iki zıt atmosferin içine hapsediyor. Bu atmosferde küçük dirençlerle, edebiyatla, şiirle, vicdanla insani bir direnişin izini sürüyor.

Avanos’un dondurucu kışı, öğretmenin toplumsal hayattan kopuşunu ve yaşadığı duygusal donmayı simgelerken; Hatay Payas’ın nemi, insanı uykusuzluktan bitkin düşüren nemi, üzerimize yapışan suç ve suçluluk duygusuyla bizi sarmalıyor.

Kentler, mahalleler romanda sadece birer dekor değil; olay örgüsünü büyüten, romandaki karakterlerin psikolojik çıkmazlarını somutlaştıran “zarif bir sertlik”le imlenen canlı unsurlar.

Roman tanımsız bir zamansallık içinde akmıyor. Organize suç örgütleriyle hayatlarımızın karartıldığı bir dönemi, sonsuz bir ‘şimdiki zaman’mış gibi sunuyor. Eski neşemizin kalmadığı, hayata dair enejimizin soğurulduğu, evlerimizin zorunlu/gönüllü hapishanelere dönüştüğü zamanın içindeyiz. Avanos, Payas, Ankara, İstanbul hiç fark etmiyor!

Küçük bir ilçede mafyanın bu kadar pervasızlaşmasıyla, insanların korkusu bazen de “hayatta kalma refleksi”ne dönüşen suskunluğa evrilebiliyor. Canlının uyum sağlama süreci! Bir ilçeyi ağ gibi saran bir ahtapotun, hepimizden neleri eksilttiğini sayfalar ilerledikçe ürpererek okuyoruz.

Suçun Dönüştürdüğü İnsanlar

“İnsan kime dönüşür?” ve “kötülük nasıl bu kadar sıradanlaşır?” soruları, ‘Katil kim?’, ‘Suçlu kim’ sorularından daha zor değil mi? Yazar, bu zorluğu göze almış durumda. Bir dedektif romanı okumuyorsunuz, bir suçlunun kaçıp kovalanması da değil yaşananlar.

Bu romanda suçun insanlarda, toplumda yarattığı ruhsal yaraları takip ediyorsunuz. Edebiyatçıyı, Cinayet Büro Amiri’nden ayıran da bu değil mi?

Mutlu Son: (Adalet) Bir Yanılsama mı?

Tam suçlular cezasını buldu, adaletin yerine geldiğini düşündüğünüz anda gelen o “sert tokat”, Noir dünyasında bir mutlu sonun ancak bir göz yanılması olabileceğini sessizce bilincinize nakşediyor. Finaldeki fotoğraf karesi, adaletin ne kadar kaygan bir zemin olduğunu ve gerçek cezanın bazen “tanık olarak hayatta kalmak” olduğunu gösteren sarsıcı bir mühür.

Okuyucuya Çağrı

Kitabı bitirip usulca bir kenara koyarken, “şiirsel melankoli” ile “sert gerçekçilik” arasındaki o ince çizgide yürürken bulacaksınız kendinizi.

Çünkü bu kitap, sadece bir “suç” hikâyesi anlatmıyor; insanın ruhunda açılan o derin deliklere, o karanlık boşluğa bakıyor. Ve o boşlukta, aslında kendinizi, görüyorsunuz.

Edebiyatın metropol kentlerden kurduğu egemenliğe karşı, Hatay/Payas’tan bir yazarın zor bir tür olan ‘Noir’ romanla (Kara Roman) ses vermesi desteklenmesi

gereken büyük bir cesaret. Uğur Oğuz bu sınavı başarıyla geçerek, edebiyat dünyasına katkılarıyla isminden söz ettirecek bir potansiyeli barındırıyor.

Hamiş: Yüzüklerin Efendisi/Kral’ın Dönüşü filminde kral ağır yaralanıp yerde yatarken, oğlu yaralı babasına sarılıp tek bir cümle söyler.’’Bu kötü günlerin bittiğini görmeden ölme!’’

 

Kendi  Kaleminden Uğur Oğuz Kimdir?

 

1966 yılında Payas’ta doğdum.İlk,orta ve liseyi yine Payas’ta okuduktan sonra Demirci Eğitim Yüksekokulu’nu bitirerek 5 yıl görev yapacağım Rize’ye atandım.Daha sonra 2 yıl  Nevşehir(Avanos) ve 21 yıl İskenderun’da öğretmenlik yaptım.2017 yılında emekli oldum.Sözü ve müziği bana ait olan bestelerimi sosyal medyada paylaştım.2025 yılı yazında “Söylenmeler” isimli şiir kitabım yayınlandı.Şimdilerde ilk romanım “Yarından Önce Ölme” okuyucularla buluşuyor.

Evliyim ve iki oğlum var.

Hatay, Payas’ta yaşamıma devam ediyorum.

 

 

Brandasız hafriyat kamyonuna ceza

0

Plakası kapatılmış, brandasız şekilde ilerleyen hafriyat yüklü TIR’ın sürücüsüne 7 bin 379 TL ceza kesildi.

Antakya ilçesi 75’inci Yıl Bulvarı’nda plakası kapalı, brandasız şekilde ilerleyerek trafik güvenliğini tehlikeye atan bir hafriyat TIR’ını gören vatandaşlar, cep telefonuyla görüntüleyip sosyal medyada paylaştı. Paylaşımı ihbar kabul eden ekipler, aracı tespit etti. Uygulama noktasında durdurulan TIR’ın sürücüsüne 7 bin 379 TL ceza kesildi

UKOME Toplantısı gerçekleştirildi.

0

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) Ocak Ayı Toplantısı HBB Genel Sekreteri Hayrettin Güngör Başkanlığında gerçekleştirildi.

UKOME’nin bu ayki toplantısında 25 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı.

 

Trafik Güvenliği Kapsamında Köprüler Kapatıldı

Defne ilçesi Şükrü Güçlü Bulvarı üzerinde bulunan Şükrü Güçlü Köprüsü ile Antakya ilçesi Küçükdalyan Mahallesi 119. Cadde devamında bulunan Bekir Karabacak Köprüsü’nde yenileme çalışmalarına başlanacağından, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla söz konusu köprülerin araç trafiğine kapatılmasına karar verildi.

Ayrıca Dörtyol ilçesi Kocaçay Deresi üzerinde bulunan Karakese Köprüsü’nün trafik açısından risk teşkil edecek şekilde hasarlı olması, can ve mal kaybının önlenmesi amacıyla köprünün araç trafiğine kapatılması karara bağlandı.

EDS Sistemleri Kuruldu

Emniyet Genel Müdürlüğü Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; Belen, Antakya, Kırıkhan, Hassa ve Reyhanlı ilçelerinde şehir içi trafik akışını denetlemek için EDS sistemleri kurulması kararlaştırıldı.

Süreli Duraklama ve Park Yasağı

Belen ilçesi Çarşı Merkezi Mareşal Çakmak Caddesi üzerinde, uzun süreli parklanmaların önlenmesi amacıyla uygun görülen güzergâhta “Azami 20 Dakika Duraklama İzni ve Park Yasağı” uygulanmasına karar verildi.

Uygun Noktalara Kasis Yapıldı

İl genelinde trafik güvenliğinin artırılması amacıyla, uygun görülen noktalara hız kesici (kasis) yapılması karara bağlandı.