Salı, Mart 24, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 67

Meclis binası yeniden inşa edildi

0
HATAY'DA ASRIN FELAKETİNDE YERLE BİR OLAN TARİHİ MECLİS BİNASI, SAYIN CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN TEŞRİFLERİYLE 27 ARALIK 2025 TARİHİNDE AÇILDI. HATAY VALİLİĞİ HİMAYESİNDE BULUNAN MECLİS BİNASI, DEVLET TİYATROLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAHSİS EDİLDİ. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'da asrın felaketinde yerle bir olan tarihi meclis binası, Hatay Valiliği koordinesinde orijinal taşlarıyla 200 fore kazık üzerine aslına uygun şekilde yeniden inşa edildi. Vali Mustafa Masatlı, tarihi meclis binasının Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne tahsis edildiğini belirtti.

HATAY (İHA) – Hatay’da asrın felaketinde yerle bir olan tarihi meclis binası, Hatay Valiliği koordinesinde orijinal taşlarıyla 200 fore kazık üzerine aslına uygun şekilde yeniden inşa edildi. Vali Mustafa Masatlı, tarihi meclis binasının Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne tahsis edildiğini belirtti.

 

HATAY’DA ASRIN FELAKETİNDE YERLE BİR OLAN TARİHİ MECLİS BİNASI, SAYIN CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN TEŞRİFLERİYLE 27 ARALIK 2025 TARİHİNDE AÇILDI. HATAY VALİLİĞİ HİMAYESİNDE BULUNAN MECLİS BİNASI, DEVLET TİYATROLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAHSİS EDİLDİ. (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’da asrın felaketinde yerle bir olan tarihi meclis binası, Hatay Valiliği koordinesinde orijinal taşlarıyla 200 fore kazık üzerine aslına uygun şekilde yeniden inşa edildi. Vali Mustafa Masatlı, tarihi meclis binasının Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne tahsis edildiğini belirtti.

Türkiye Cumhuriyeti’ne son katılan şehir olan Hatay’da 1927 yılında Fransız mimar Leon Benju tarafından Köprübaşı meydanında inşa edilen bina, 1938’den Hatay Devleti’nin Türkiye’ye katıldığı 29 Haziran 1939’a kadar meclis binası olarak hizmet verdi. Tarihi meclis binası, 6 Şubat 2023 tarihinde ve devamında yaşanan depremlerde yerle bir olarak kullanılamaz hale geldi. Bölgenin tarihine ışık tutan meclis binasının yeniden inşası için Hatay Valiliği harekete geçti. Enkaz kaldırma çalışmalarında taşları tek tek toplanan meclis binası, aslına uygun şekilde 200 fore kazık üzerine rekonstrüksiyon çalışmalarıyla yeniden inşa edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 27 Aralık 2025 tarihinde hizmete açılan meclis binası, yeni görünümüyle mest etti.

 

“Tarihi meclis binası zemin ıslahıyla birlikte 200 fore kazık temele çakılmış ve zemin güçlendirilmiştir”

 

Hatay Valisi Mustafa Masatlı, inşası tamamlanıp hizmete açılan meclis binasının Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ne tahsis edildiğini söyledi. Vali Masatlı, tarihi meclis binasının 200 fore kazık üzerine yeniden inşa edildiğine dikkat çekerek, “Milli kararlığın kurumsal hafızası niteliğindeki bu yapılar bugün de Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne gönülden bağlılığının temsil eder. Maalesef 6 Şubat ve devamındaki asırların felaketi depremlerde bu tarihi yapılar tam göçme şeklinde yıkıma uğramışlardır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin liderliğinde yürütülen dünyanın afet sonrası en büyük ihya, inşa ve imar çalışmaları kapsamında tarihi yapılarımızın kültür molozu, ayrıştırma ve tespit çalışmalarında bir arkeolojik kazı hassasiyetiyle çalışmalar yürütülmüştür. Devamında zemin ıslahıyla birlikte 200 fore kazık temele çakılmış ve zemin güçlendirilmiştir. Bu iki yapının da kaba inşaatları perde beton sistemiyle yapılmıştır. Bunun da özellikle altını çizmek isterim” dedi.

 

“Burada şehrimizin kültürüne ve sanatına katkı sunacak olan tiyatro gösterimleri yapılacak”

Vali Masatlı, “6 Şubat 2023 ve devamındaki depremlerde yıkılan kentimizin sembol değerlerinden olan bu yapılar valiliğimizin koordinasyonunda özel bir firmanın katkılarıyla rekonstrüksiyon çalışmaları gerçekleşti Medeniyetler şehri Hatay’ımıza 27 Aralık 2025 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle yeniden kazandırılmıştır. Yapılar aslına sadık kalınarak eskisinden daha güçlü zeminlerde ve eskisinden daha sağlam olarak inşa edilme süreçleri projenin tüm paydaşlarınca büyük bir titizlikle takip edilmiştir. Şahsım da bu yapıların ilk taşlarının sökümünden orijinal taşlarının bulunmasına, ilk taş örmesine ve yeniden hizmete alınması süreçlerine kadar olan tüm süreci bizzat takip ettim. Şimdi bu yapılar medeniyetler şehri Hatay’ımızın kültür ve sanat faaliyetlerine inşallah ev sahipliği yapacak. Kısmet olursa burayı Tiyatro Genel Müdürlüğüne tahsis ettik. Burada şehrimizin kültürüne ve sanatına katkı sunacak olan tiyatro gösterimleri yapılacak. Tarihi Hatay Meclisi binamız ve Adalı Konağımız yeni Hatay’ımıza hayırlı ve uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

Otomobil alevlere teslim oldu

0
HATAY'DA ALEVLERE TESLİM OLAN OTOMOBİL KULLANILMAZ HALE GELDİ. (İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA) Hatay'da alevlere teslim olan otomobil kullanılmaz hale geldi.

HATAY (İHA)  Alevlere teslim olan otomobil kullanılmaz hale geldi.

 

 

HATAY’DA ALEVLERE TESLİM OLAN OTOMOBİL KULLANILMAZ HALE GELDİ. (İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA)
Hatay’da alevlere teslim olan otomobil kullanılmaz hale geldi.

Yangın; Defne ilçesi Subaşı Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede park halinde bulunan Mercedes Benz marka otomobilin motor kısmı alevlere teslim oldu. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekibi sevk edildi. Yangın çevreye sıçramadan kontrol altına alınırken araç kullanılmaz hale geldi.

Hafif ticari araç ve minibüs çarpıştı

0
HATAY'DA HAFİF TİCARİ ARAÇ VE MİNİBÜSÜN ÇARPIŞTI KAZADA 6 KİŞİ YARALANDI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da hafif ticari araç ve minibüsün çarpıştı kazada 6 kişi yaralandı.

HATAY (İHA) – Hatay’da hafif ticari araç ve minibüsün çarpıştı kazada 6 kişi yaralandı.

 

HATAY’DA HAFİF TİCARİ ARAÇ VE MİNİBÜSÜN ÇARPIŞTI KAZADA 6 KİŞİ YARALANDI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA)
Hatay’da hafif ticari araç ve minibüsün çarpıştı kazada 6 kişi yaralandı.

Kaza; Yayladağı-Antakya yolu Kışlak Mahallesi mevkiinde yaşandı. 79 MA 7016 plakalı Hyundai marka minibüsle çarpışan FİAT marka hafif ticari araç zeytinliğe uçtu. Zeytinliğe uçan araç ters dönerek durabildi. Kaza ihbarı üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Araç içerisinde sıkışan vatandaşlar itfaiye ekipleri tarafından kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan 6 yaralı hastanede tedavi altına alındı.

Yeni atölyesinde mesleğini yaşatıyor.

0
HATAY'DA YAŞAYAN MOZAİK SANATÇISI SERAP AKGÖL, 5 YAŞINDAYKEN YUMURTA KABUKLARIYLA BAŞLAYAN SANAT MERAKINDA 30 YILDIR İLMİK İLMİK TAŞLARI İŞLİYOR. DEPREMDE ATÖLYESİ YIKILAN AKGÖL, HATAY VALİLİĞİ TARAFINDAN KENDİSİNE TAHSİS EDİLEN YENİ ATÖLYESİNDE MESLEĞİNİ YAŞATIYOR. (CEMAL KILINÇ - İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA) Hatay'da yaşayan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 5 yaşındayken yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları işliyor. Depremde atölyesi yıkılan Akgöl, Hatay Valiliği tarafından kendisine tahsis edilen yeni atölyesinde mesleğini yaşatıyor.

HATAY (İHA) – Hatay’da yaşayan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 5 yaşındayken yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları işliyor. Depremde atölyesi yıkılan Akgöl, Hatay Valiliği tarafından kendisine tahsis edilen yeni atölyesinde mesleğini yaşatıyor.

 

 

 

 

HATAY’DA YAŞAYAN MOZAİK SANATÇISI SERAP AKGÖL, 5 YAŞINDAYKEN YUMURTA KABUKLARIYLA BAŞLAYAN SANAT MERAKINDA 30 YILDIR İLMİK İLMİK TAŞLARI İŞLİYOR. DEPREMDE ATÖLYESİ YIKILAN AKGÖL, HATAY VALİLİĞİ TARAFINDAN KENDİSİNE TAHSİS EDİLEN YENİ ATÖLYESİNDE MESLEĞİNİ YAŞATIYOR. (CEMAL KILINÇ – İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA)

 

sanatla buluşmam 5 yaşında yumurta kabuklarıyla gerçekleşti.

 

Depremin izlerinin silindiği Antakya ilçesinde ‘da Valilik tarafından Defne ilçesine inşa edilen Kültür Sanat Çarşısı’nda kentin kültürü yaşatılmaya devam ediyor. Asrın felaketinde atölyesi yıkılan ve Kültür Sanat Çarşısı’nda yeniden sanatını yaşatma imkanı bulan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 30 yıldır taşları ilmik ilmik işleyerek eserler yapıyor. Sanata olan ilgisinin 5 yaşında yumurta kabuklarıyla başladığını ifade eden Serap Akgöl, “Aslında sanatla buluşmam 5 yaşında yumurta kabuklarıyla gerçekleşti. Kabukları kafalara dönüştürerek şekiller, objeler yaparak sanatıma başladım ve bu yolculukta birçok sanat dalını da yaptım. Elime geçen her objeyi nasıl değerlendiririm, dönüştürürüm şeklinde düşüncelerle ve hep ileri dönüşüm çalışmaları yaparak buralara kadar geldim. Sanatımın içinde örgüden tutun da dikiş-nakış, alüminyum folyo, ahşap boyama gibi birçok sanatı icra ettim ama kendime en yakın olan en zorunu, mozaik sanatını seçtim. Bu sanatı da 30 yıldır yapıyorum ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Taş Mozaik Sanatçılığı unvanını da almış bulunmaktayım” dedi.

 

Türkiye’de ilk tasarımları şahsıma ait olan mozaik takıları üretmeye başladım

Mozaik taşlarını yaşamın her alanındaki eşyalarda kullanmayı başardığını ifade eden Akgöl, “Mozaik geçmişten günümüze hep replika olarak Roma dönemi çalışılmıştı ve Antakya’nın geleneksel el sanatı olduğu için de günümüze kadar Roma tasvirleri gelmişti. Ama 30 yıl önce ben mozaikle tanıştıktan sonra hep dikkatimi ‘neden hep müze eserleri ya da Roma dönemi çalışılıyor’ konusu çekmişti. Bunu biraz değiştirmek gerektiğini düşündüğüm için mozaiği çağdaş sanatın içerisine geçirdik. Yani Roma’dan çıkartarak günümüze kadar yaşantılarımızı resmetmeye başladık. Bu yolculukta da taşların enerjisine inandığım için Türkiye’de ilk tasarımları şahsıma ait olan mozaik takıları üretmeye başladım ve çok talep gördüler. Kişiye özel olarak hazırladığım için enerjisi de çok yüksek ve size ait oluyor. Bunun yanı sıra da evlerimizde dekorasyon olarak kullandığımız objelere dönüştürdüm. Ayrıca moda sektörüne de geçirdiğimiz için çantalar, ayakkabılar, ceket ve gelinlik tasarımlarıyla da mozaiği oralara kadar taşıdık. Bu sefer de mozaiğin gidişi çok başka bir hale büründü, her yerde kullanılabilir bir sanat olmaya başladı” dedi.

 

 

HATAY’DA YAŞAYAN MOZAİK SANATÇISI SERAP AKGÖL, 5 YAŞINDAYKEN YUMURTA KABUKLARIYLA BAŞLAYAN SANAT MERAKINDA 30 YILDIR İLMİK İLMİK TAŞLARI İŞLİYOR. DEPREMDE ATÖLYESİ YIKILAN AKGÖL, HATAY VALİLİĞİ TARAFINDAN KENDİSİNE TAHSİS EDİLEN YENİ ATÖLYESİNDE MESLEĞİNİ YAŞATIYOR. (CEMAL KILINÇ – İLAYDA KORKMAZ/HATAY-İHA)
Hatay’da yaşayan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 5 yaşındayken yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları işliyor. Depremde atölyesi yıkılan Akgöl, Hatay Valiliği tarafından kendisine tahsis edilen yeni atölyesinde mesleğini yaşatıyor.

Vali Masatlı’ya teşekkür

Depremde atölyesinin yıkıldığını anlatan Akgöl, “Depreme kadar çok güzel atölyelerimiz vardı, işimizi çok güzel icra ediyorduk ama depremde her şeyimizi yitirdikten sonra sağ olsun valimiz bize böyle bir yer kazandırdı. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum, bizi manevi olarak ayağa kaldırdı. Kendisi sayesinde tekrardan üretmeye devam ettik ve mesleğimize tutunduk. Valimiz Mustafa Masatlı’ya ve vali yardımcılarımıza bizi verdikleri destekten ve böyle bir yer kazandırdıklarından dolayı da şükranlarımı sunuyorum. Her daim var olsunlar” ifadelerini kullandı.

Kış aylarında astım atakları artırabilir

0

 

İskenderun Palmiye Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fırat Uygur, kış aylarında soğuk ve kuru havanın astım ataklarını artırabileceğine dikkat çekerek, önemli uyarılarda bulundu.

 ASTIM HASTALARINA KIŞ UYARISI

Kış aylarında sık görülen grip ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının astım ataklarının en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurgulayan Uzm. Dr. Fırat Uygur, “El hijyenine dikkat edilmesi, kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulması ve grip aşısının ihmal edilmemesi özellikle kış sürecinde önem arz etmektedir. Ayrıca kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasıyla birlikte; sigara dumanı, toz, ağır kokular ve soba dumanı astımı tetikleyebileceğinden, ortamların düzenli olarak havalandırılması astım kontrolü açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.

Astım tedavisinde ilaçların düzenli kullanımının hayati öneme sahip olduğunu belirten Uzm. Dr. Fırat Uygur, ilaçların hekimin önerdiği şekilde ve dozda kullanılmasının atakların önlenmesinde en etkili yol olduğunu söyledi. Öksürük, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma ve nefes darlığı gibi şikâyetlerin artması durumunda ise vakit kaybetmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kurumsal Varlık Yönetiminde Proaktif Yaklaşım

0

Kurumsal Varlık Yönetiminde Proaktif Yaklaşım

Günümüzün rekabetçi ve dinamik pazar koşullarında, üretim ve hizmet sektörlerindeki işletmeler için operasyonel süreklilik, bir tercih değil, bir zorunluluktur. Beklenmedik ekipman arızaları, plansız duruşlar ve verimsiz kaynak kullanımı, yalnızca üretim kayıplarına yol açmakla kalmaz, aynı zamanda müşteri memnuniyetini, teslimat sürelerini ve genel kârlılığı da doğrudan tehdit eder. Bu bağlamda, kurumsal varlıkların yönetimi, reaktif bir “bozulunca tamir et” anlayışından, veriye dayalı, proaktif ve stratejik bir fonksiyona dönüşmektedir. Modern Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) sistemleri, bu dönüşümün merkezinde yer alarak, işletmelerin varlıklarını birer maliyet unsuru olarak görmekten çıkarıp, onları değer üreten stratejik araçlar haline getirmelerine olanak tanır. Bu yaklaşım, operasyonel mükemmelliğe giden yolda kritik bir kilometre taşıdır.

 

Reaktif Müdahalelerden Stratejik Varlık Yönetimine Geçiş

Geleneksel tesis yönetimi anlayışı, genellikle bir arıza meydana geldikten sonra harekete geçmeyi temel alır. Bu model, kısa vadede basit görünse de uzun vadede işletmeler için ciddi finansal ve operasyonel yükler oluşturur. Stratejik varlık yönetimi ise bu paradigmayı kökten değiştirerek, öngörüye dayalı bir planlama kültürü inşa eder.

Arıza Odaklı Yaklaşımın Gizli Maliyetleri

Bir makinenin beklenmedik bir anda durması, sadece tamir masrafından ibaret değildir. Bu durumun domino etkisi, çok daha geniş bir alana yayılır. Üretim hattının tamamen durması, acil müdahale için gereken fazla mesai ücretleri, geciken siparişler nedeniyle oluşan müşteri memnuniyetsizliği ve olası sözleşme cezaları, buzdağının görünmeyen kısmıdır. Ayrıca, plansız arızalar sırasında yapılan aceleci müdahaleler, genellikle geçici çözümlerle sonuçlanır ve aynı sorunun kısa süre sonra tekrar etme riskini artırır. Yedek parça yönetimindeki plansızlık ise kritik bir parçanın stokta bulunmaması nedeniyle duruş süresini saatlerden günlere çıkarabilir. Bu gizli maliyetler, toplam sahip olma maliyetini (TCO) ciddi şekilde yükseltir.

Önleyici ve Kestirimci Modellerin Kurumsal Faydaları

Proaktif yaklaşımlar, temel olarak iki model üzerine kuruludur: önleyici ve kestirimci. Önleyici model, ekipmanların üretici tavsiyelerine veya geçmiş tecrübelere dayalı olarak belirli periyotlarla (örneğin, her 500 çalışma saatinde bir) kontrol edilmesini ve aşınan parçaların değiştirilmesini içerir. Bu, arıza olasılığını önemli ölçüde azaltır. Kestirimci model ise daha ileri bir adımdır. Sensörler ve IoT (Nesnelerin İnterneti) teknolojileri aracılığıyla ekipmanlardan anlık olarak toplanan verilerin (titreşim, sıcaklık, basınç vb.) analiz edilmesine dayanır. Bu verilerdeki anormal desenler, potansiyel bir arızanın habercisi olarak yorumlanır ve arıza gerçekleşmeden önce müdahale imkânı tanır. Bu modeller, varlıkların ömrünü uzatır, plansız duruşları minimize eder ve kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlar.

Merkezi Bir Sistem Üzerinden Tesis Yönetiminin Dijitalleşmesi

Proaktif varlık yönetimi stratejilerinin etkin bir şekilde uygulanabilmesi, verilerin merkezi bir platformda toplanması, işlenmesi ve analiz edilmesiyle mümkündür. Entegre bir ERP sistemi, bu dijitalleşme sürecinin omurgasını oluşturur. Farklı kaynaklardan gelen verileri tek bir çatı altında birleştirerek bütünsel bir bakış açısı sunar.

Ekipman Verilerinin Tek Bir Kaynaktan İzlenmesi

Bir işletmedeki her bir makine veya ekipman, kendine ait bir geçmişe sahiptir: kurulum tarihi, geçmiş arızaları, yapılan müdahaleler, değiştirilen parçalar, çalışma saatleri ve performans metrikleri. Bu veriler, genellikle farklı departmanlarda, Excel dosyalarında veya kağıt formlarda dağınık halde tutulur. ERP sistemi, her bir varlık için dijital bir kimlik kartı oluşturur. Bu kart üzerinde, varlığın tüm yaşam döngüsü boyunca biriken veriler saklanır. Bu sayede, bir teknisyen müdahaleye gittiğinde, ekipmanın tüm geçmişine saniyeler içinde ulaşabilir. Bu durum, doğru teşhis koyma süresini kısaltır ve tekrarlayan sorunların kök nedeninin tespit edilmesini kolaylaştırır.

İş Emirlerinin Otomasyonu ve Mobil Entegrasyonu

Merkezi bir sistemde, periyodik kontrol takvimleri veya kestirimci analizlerden gelen uyarılar, otomatik olarak iş emirleri oluşturabilir. Örneğin, bir kompresörün çalışma saati 1000’e ulaştığında, sistem otomatik olarak ilgili teknisyene bir “filtre değişimi” iş emri atayabilir. Bu iş emri, teknisyenin mobil cihazına anında bildirim olarak düşer. Teknisyen, görev tanımını, gerekli yedek parçaları ve ekipmanın konumunu mobil uygulama üzerinden görür. İşi tamamladığında ise yaptığı işlemleri, harcadığı süreyi ve kullandığı malzemeleri yine aynı uygulama üzerinden sisteme girer. Bu otomasyon, manuel iş yükünü ortadan kaldırır, iletişimi hızlandırır ve veri girişindeki hataları minimize eder.

Operasyonel Verimlilik Üzerindeki Ölçülebilir Etkiler

Dijital ve proaktif bir yönetim modelinin benimsenmesi, operasyonel metriklerde somut ve ölçülebilir iyileşmeler sağlar. Bu iyileşmeler, işletmenin genel performansını doğrudan etkiler.

Planlı Duruş Sürelerinin Üretim Akışına Entegrasyonu

Plansız duruşların aksine, planlı duruşlar kontrol edilebilir ve yönetilebilirdir. ERP sistemi, üretim planlama modülü ile entegre çalışarak, gerekli kontrollerin üretimin en az etkileneceği zaman dilimlerinde yapılmasını sağlar. Örneğin, bir makinenin yıllık ağır kontrolü, talebin en düşük olduğu döneme veya fabrikanın zaten duracağı bir resmi tatil gününe planlanabilir. Bu entegrasyon, üretim kayıplarını en aza indirir ve operasyonel akışın kesintiye uğramasını engeller.

Ortalama Tamir Süresi (MTTR) ve Arızalar Arası Ortalama Süre (MTBF) Metriklerinin İyileştirilmesi

MTTR (Mean Time to Repair), bir arızanın başlangıcından tamirin tamamlanmasına kadar geçen ortalama süreyi ifade eder. Merkezi veri erişimi, mobil iş emirleri ve doğru yedek parça bilgisi sayesinde teknisyenler arızalara daha hızlı ve etkin müdahale eder, bu da MTTR değerini düşürür. MTBF (Mean Time Between Failures) ise bir ekipmanın iki arıza arasında geçirdiği ortalama çalışma süresidir. Önleyici ve kestirimci faaliyetler, arızaları oluşmadan engellediği için MTBF değerini önemli ölçüde artırır. Bu iki metriğin iyileştirilmesi, ekipman güvenilirliğinin ve dolayısıyla üretim kapasitesinin arttığının en net göstergesidir.

Finansal Performansın Optimizasyonu: Maliyet Kontrolü ve Kaynak Planlaması

Varlık yönetiminin stratejik bir yaklaşımla ele alınması, sadece operasyonel değil, aynı zamanda finansal sonuçlar üzerinde de derin bir etki yaratır. Maliyetlerin kontrol altına alınması ve kaynakların akıllıca planlanması, kârlılığı doğrudan artırır.

Yedek Parça Stok Seviyelerinin Talep Tahminleriyle Uyumlandırılması

Yedek parça envanteri, işletmeler için hassas bir denge gerektirir. Çok az stok, kritik bir arıza anında üretimin durmasına neden olabilirken; çok fazla stok ise atıl sermaye, depolama maliyetleri ve parçaların zamanla bozulma riskini beraberinde getirir. ERP sistemi, geçmiş kullanım verilerini, planlı faaliyet takvimini ve ekipmanların arıza sıklığını analiz ederek gelecekteki yedek parça ihtiyacını yüksek doğrulukla tahmin eder. Bu sayede, “tam zamanında” (Just-in-Time) envanter yönetimi mümkün hale gelir, stok maliyetleri optimize edilir ve gereksiz sermaye bağlanmasının önüne geçilir.

Bakım Bütçelerinin Gerçek Verilere Dayalı Olarak Oluşturulması

Geleneksel yöntemlerde bütçeler, genellikle bir önceki yılın harcamalarına belirli bir artış oranı eklenerek oluşturulur. Bu, isabetsiz ve verimsiz bir yaklaşımdır. Entegre bir sistem ise her bir ekipmanın, her bir faaliyetin ve her bir teknisyenin maliyetini ayrıntılı olarak raporlayabilir. Yıl sonunda, hangi ekipmanın en çok maliyet yarattığı, hangi tür arızaların bütçeyi aştığı ve hangi önleyici faaliyetlerin ne kadar tasarruf sağladığı net bir şekilde görülebilir. Bu veriye dayalı analiz, gelecek yılın bütçesinin çok daha gerçekçi ve stratejik hedeflere yönelik olarak hazırlanmasını sağlar.

Uygulama Sürecinde Karşılaşılan Tipik Zorluklar ve Çözüm Stratejileri

Böyle kapsamlı bir dijital dönüşüm projesi, bazı zorlukları da beraberinde getirebilir. Bu zorlukların önceden farkında olmak ve doğru stratejilerle yönetmek, projenin başarısı için hayati önem taşır.

Veri Toplama ve Standardizasyon Engelleri

Sahada karşılaşılan en büyük zorluklardan biri, mevcut verilerin kalitesizliği ve dağınıklığıdır. Yıllardır farklı formatlarda tutulan ekipman bilgileri, arıza kayıtları ve parça listelerinin tek bir standart yapıya kavuşturulması zaman alıcı olabilir. Çözüm, projeye başlamadan önce kapsamlı bir veri temizleme ve standardizasyon çalışması yapmaktır. Hangi verilerin kritik olduğu belirlenmeli ve bu verilerin sisteme doğru formatta girilmesi için net kurallar oluşturulmalıdır.

Departmanlar Arası Direnç ve Değişim Yönetiminin Rolü

Yeni bir sistem ve yeni iş yapış şekilleri, çalışanlar arasında doğal bir dirence neden olabilir. Özellikle yıllardır belirli bir düzende çalışmaya alışmış teknisyenler veya yöneticiler, bu değişimi bir tehdit olarak algılayabilir. Başarının anahtarı, etkili bir değişim yönetimi programı uygulamaktır. Projenin faydaları tüm paydaşlara net bir şekilde anlatılmalı, kullanıcılar eğitim sürecine erken dahil edilmeli ve sistemin onların işini zorlaştırmak yerine kolaylaştıracağı somut örneklerle gösterilmelidir. Üst yönetimin projeye olan tam desteği de bu direncin kırılmasında kritik bir rol oynar.

Dönüşüm Senaryosu: Orta Ölçekli Bir Üretim Tesisinin Dijitalleşme Yolculuğu

Otomotiv yan sanayinde faaliyet gösteren orta ölçekli bir pres döküm firmasını ele alalım. Dönüşüm öncesi durumda, arızalar genellikle üretim hattını durdurduktan sonra fark ediliyor, teknisyenler arızanın kaynağını bulmak için saatler harcıyor ve sık sık yanlış yedek parça siparişleri veriliyordu. Plansız duruşlar ayda ortalama 40 saati buluyordu. ERP tabanlı bir varlık yönetimi modülünün devreye alınmasından sonra, kritik pres makinelerine titreşim ve sıcaklık sensörleri takıldı. Sistem, periyodik yağlama ve kalıp kontrolü için otomatik iş emirleri oluşturmaya başladı. Bir pres makinesindeki hidrolik basınçta anormal bir düşüş tespit edildiğinde, sistem arıza oluşmadan iki gün önce ilgili mühendise bir uyarı gönderdi. Planlı bir duruşla yapılan küçük bir müdahale sayesinde, üretimi haftalarca durdurabilecek büyük bir arızanın önüne geçildi. Altı ayın sonunda, plansız duruş süreleri %70 oranında azalarak ayda 12 saate düştü ve yedek parça envanter maliyetlerinde %25’lik bir tasarruf sağlandı.

Stratejik Çıkarımlar ve Geleceğe Yönelik Değerlendirme

Sonuç olarak, kurumsal varlıkların yönetimi, artık sadece teknik bir departmanın sorumluluğunda olan izole bir faaliyet değildir. Dijitalleşme ile birlikte bu fonksiyon, işletmenin sinir sisteminin bir parçası haline gelmiştir. Veriye dayalı, proaktif ve entegre bir yaklaşım benimsemek, ekipmanların ömrünü uzatmanın ve maliyetleri düşürmenin ötesinde, bir bütün olarak operasyonel çeviklik, üretim esnekliği ve pazar rekabetçiliği kazandırır. Geçmişte bir maliyet merkezi olarak görülen bakım onarım yönetimi faaliyetleri, doğru strateji ve teknolojiyle desteklendiğinde, kurumsal sürdürülebilirlik ve kârlılık hedeflerine hizmet eden stratejik bir değer kaldıracına dönüşmektedir. Bu dönüşümü başarıyla yöneten işletmeler, yalnızca bugünün zorluklarına karşı daha dirençli olmakla kalmaz, aynı zamanda geleceğin fırsatlarını yakalamak için de sağlam bir zemin hazırlamış olurlar.

 

Samandağ’ın Noter İhtiyacı TBMM gündeminde

0

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Samandağ ilçesine bağlı Tomruksuyu, Fidanlı, Yaylıca ve Karaçay mahallelerinde yaşayan vatandaşların uzun süredir devam eden noterlik ihtiyacını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.

Bölgede yaşayan binlerce yurttaşın basit bir imza işlemi, vekâletname ya da araç satışı için kilometrelerce yol kat etmek zorunda kaldığını belirten Güzelmansur, nüfus yoğunluğu ve ticari hareketlilik dikkate alındığında bu mahalleleri kapsayacak bir noterliğin artık zorunluluk hâline geldiğini vurguladı.

Deprem sonrası ulaşım koşullarının hâlâ ciddi sorunlar barındırdığına dikkat çeken Güzelmansur, özellikle yaşlılar, esnaf ve çiftçilerin bu durumdan büyük mağduriyet yaşadığını ifade etti. Güzelmansur, “Hizmet vatandaşa gitmelidir. İnsanlarımızın çilesine son verilmeli, noterlik hizmeti halkın ayağına götürülmelidir” dedi.

Samandağ’ın söz konusu mahalleleri için noter talebinin bir an önce karşılanması çağrısında bulunan Güzelmansur, yetkilileri ivedilikle adım atmaya davet etti.

İGC’den Vayısoğlu’na Ziyaret

0

İskenderun Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Diyap Atar, beraberinde yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) İskenderun Ticaret Borsası Genel Sekreteri Engin Vayısoğlu’nu ziyaret etti.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Genel Sekreter Engin Vayısoğlu, İskenderun’da eğitime ve sosyal yaşama yapılan katkıların önemine dikkat çekti ve toplumsal bilincin ve yardımlaşmanın her geçen gün daha da güçlenmesi gerektiğini ifade etti.

Karşılıklı görüş alışverişi şeklinde gerçekleşen ziyaret, iyi dileklerin iletilmesinin ardından sona erdi.

‘Hatay’dan Alaçatı’ya istenen sevkiyat’

0

Alaçatı Gıda Topluluğu, Hatay’daki narenciye üreticileri için başlattığı ‘Dalından Sofraya, El Birliğiyle Hatay’a’ kampanyası ile hem üreticilere destek verdi hem de depremzedelere ürün ulaştırdı.

 

Çeşme Alaçatı Gıda Topluluğu, “Dalından Sofraya, El Birliğiyle Hatay’a” sloganıyla anlamlı bir dayanışma kampanyası başlattı. Hatay’daki narenciye üreticilerinden ürün sipariş eden Alaçatı gönüllüleri, hem üreticilere katkı sundu hem de ürünleri depremzedelere ulaştırdı.

Hatay‘daki küçük ölçekli narenciye üreticileri, soğuk hava depolarının olmaması nedeniyle ürünlerini dalından satmak zorunda kalıyor. Satılamayan ürünler ise çöp olma riskiyle karşı karşıya. Bu tablo karşısında Alaçatı Gıda Topluluğu (AGT), üreticilerle depremzedeler arasında bir dayanışma köprüsü kurdu.

“Dalından Sofraya, El Birliğiyle Hatay’a” sloganıyla düzenlenen destek kampanyası kapsamında, topluluk üyelerinin kendi ihtiyaçları için verdikleri siparişlerle üreticilere doğrudan destek sağlandı. Ayrıca bağışlar yoluyla oluşturulan bütçeyle yapılan alımlar hem üreticilere katkı sundu hem de konteyner kentlerde yaşayan Hataylılara ulaştırıldı.

 

Üreticilere Verim İçin Eğitim Desteği Sağlandı

Kampanya, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneğinin yürüttüğü “Hatay için birlikte” projesi kapsamında gerçekleştirildi. Proje çerçevesinde iki yıl boyunca üreticilere agrotarım eğitimi verilerek, zehirsiz ve sağlıklı ürün yetiştirmeleri desteklendi. Bu çalışmanın, yalnızca bölge için değil, ülke genelinde sürdürülebilir ve sağlıklı tarım adına da önemli bir örnek oluşturduğu vurgulandı.

 

AGT, Tüm Türkiye’ye Ulaşmayı Hedefliyor

Bağışlar karşılığında satın alınan mandalinalar, Yatko Aşevi aracılığıyla konteyner kentte yaşayan çocuklara dağıtıldı. Topluluk üyelerinin kendi gereksinimleri için temin edilen narenciye ürünleri ise Alaçatı Turizm Derneği’nin bahçesinde alıcılarına teslim edildi.

Alaçatı Gıda Topluluğu, bir yandan kendi çevresindeki üreticilere destek olmayı sürdürürken, diğer yandan Türkiye’nin farklı bölgelerinde üretim yapan çiftçilere de ulaşmayı hedefliyor. Zehirsiz, güvenilir ve temiz gıdaya erişimi temel amaç olarak benimseyen AGT, Topluluk Destekli Tarım uygulamalarını Çeşme ve çevresinde yaygınlaştırmak için çalışmalarına devam ediyor.

Haberin Kaynağı: (Haberler.com)

Tuncer’den İGC’ye Ev Sahipliği

0

Bal Sürücü Kursu sahibi Hüseyin Tuncer, işletmesini yeni yerine taşımasının ardından İskenderun Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Diyap Atar ve yönetim kurulu üyelerini konuk etti.

Gerçekleştirilen ziyarette, İGC Başkanı Diyap Atar ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Hüseyin Tuncer’e hayırlı olsun dileklerini iletti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Bal Sürücü Kursu sahibi Hüseyin Tuncer, İskenderun’da birlik ve dayanışma kültürünün önemine vurgu yaparak, “İskenderunluluk ruhunun her geçen gün daha da güçlenmesi gerektiğine inanıyorum” dedi.

Gazeteciler Cemiyeti yönetim kurulu üyeleri de Tuncer’in görüşlerine katıldıklarını ifade ederek, kentte dayanışma ve ortak paydada buluşmanın önemine dikkat çekti.
Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılmasının ardından anı fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.

‘Adalı Konağı ve Meclis Binası hizmette’

0

‘Asrın Felaketi’ 6 Şubat depremlerinde yıkılan Tarihi Hatay Devleti Meclis Binası ile Adalı Konağı, aslına sadık kalınarak güçlendirilmiş zemin üzerinde yeniden inşa edilip, kente kazandırıldı.

Yürütülen çalışmalar sonucunda, yeniden inşa edilen Tarihi Hatay Devleti Meclis Binası ile Adalı Konağı, 27 Aralık’ta yeniden hizmete açıldı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, yeniden inşa edilen meclis binasına gezerek bina içerisinde incelemelerde bulundu. Vali Masatlı, incelemelerin ardından açıklama yaptı.

Tarihi Hatay Devleti Meclis Binası ve Adalı Konağı’nın, kentin siyasi kaderinin millet iradesi temelinde şekillendiği tarihi sürecin en önemli sembollerindendir olduğunu kaydeden Masatlı, “Hatay Devleti’nin yasama faaliyetlerine ev sahipliği yapan bu tarihi yapılar; Hatay’ın kimliği, geleceği ve ana vatanla bütünleşme iradesinin olgunlaştığı tarihsel ögelerdendir. Milli kararlılığın kurumsal hafızası niteliğindeki bu yapılar, bugün de Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne gönülden bağlılığını temsil etmektedir.6 Şubat 2023 ve devamındaki asırların felaketi depremlerde bu tarihi yapılar ‘tam göçme’ şekilde yıkıma uğramışlardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve başkanlığında yürütülen çalışmalar kapsamında tarihi yapılarımızın; kültür molozu ayrıştırma ve tespit çalışmaları arkeolojik bir kazı hassasiyeti ile yapılmış, ardından zemin ıslah çalışması ile birlikte toplam 200 fore kazık imal edilmiştir. Yapıların kaba inşaatı da perde beton sistemi ile tamamlanmıştır” dedi.

Haberin Kaynağı: (DHA)

HBB, Antakya ve Dörtyol’da Temizlik Yaptı

0

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), temiz çevre, sağlıklı toplum parolasıyla 15 ilçede rutin temizlik çalışmalarını sürdürüyor.

 

HBB Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, çevre kirliliğinin önüne geçerek şehre temiz ve estetik bir görünüm sağlamak amacıyla Antakya ve Dörtyol’da temizlik çalışması gerçekleştirdi.

 

Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi ekipleri, Antakya ilçesinde trafiğin yoğun olduğu Gülderen Mahallesi’nde vakumlu süpürme araçları ve personellerin çalışmaları ile yol kenarlarında biriken atıkları temizledi. Ekipler Dörtyol ilçesinde gerçekleştirdikleri temizlik çalışmaları ile çevre ve görüntü kirliliğine sebep olan hafriyatları da kaldırdı.

 

“İktidarın Dış Politikası Zikzaklıdır”

0

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada iktidarın dış politikasını sert sözlerle eleştirdi. Güzelmansur, iktidarın dış politikayı “etkin ve kararlı” olarak tanımladığını ancak uygulamaların bunun tam tersini gösterdiğini söyledi.

 

İktidarın dış politikasının devlet aklından uzak olduğunu vurgulayan Güzelmansur, “Bir gün ‘darbeci katil’ diye bağırıp ertesi gün o isimlerle kameralara gülümseyerek poz veren bir anlayışta kararlılık olmaz. Dün ‘asla aynı masaya oturmam’ deyip bugün o masanın başköşesine kurulmak dış politikada zikzaktır” dedi.

Dış politikanın kişisel duygularla yönetilemeyeceğini belirten Güzelmansur, bir ülkenin önce darbenin finansörü ilan edilip ardından ekonomik sıkışmışlık nedeniyle kucaklaşılmasının devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını ifade etti.  Hatay Milletvekili Güzelmansur: “Dış politika, ihtiyaç anında geri vites yapılan bir kredi kapısı değildir” belirterek bu yaklaşımın Türkiye’yi güvenilmez bir ülke konumuna sürüklediğini söyledi.

 

Gazze politikası üzerinden iktidarı eleştiren Güzelmansur, sert söylemlere rağmen aylarca ticaretin sürdürüldüğünü hatırlatarak, “Tepkiler yükselince alınan geç kararlar kaybedilen canları geri getirmiyor” ifadelerini kullandı.

 

”Aldınız, bugün geri verme arayışındasınız ama zikzaklı dış politika!”

S-400 ve F-35 sürecine de değinen Güzelmansur, “F-35’ler olmayınca S-400 aldınız, ‘taviz vermeyiz’ dediniz. Bugün S-400’leri geri verme arayışındasınız. Siz buna kararlılık diyorsunuz ama halk bunun adını net koyuyor: Zikzaklı dış politika. Halk artık size inanmıyor” diye konuştu.

”Sulh ilkesini temel eksen yapıp, barış içinde Suriye için çalışacağız” 

Konuşmasının ikinci bölümünde CHP’nin dış politika vizyonunu açıklayan Güzelmansur, yapılacak ilk genel seçimlerde iktidara geleceklerini belirterek şunları söyledi:

“Biz iktidara geldiğimizde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesini dış politikamızın temel ekseni yapacağız. Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunacağız; Alevilerin, Sünnilerin, Kürtlerin ve Türklerin barış içinde, kardeşçe yaşadığı bir Suriye için çalışacağız.”

 

CHP’nin dış politikada beş temel ilkeyi esas alacağını vurgulayan Güzelmansur, bunları şöyle sıraladı:

  • Başka ülkelerin iç işlerine karışmamak,
  • iç işlerimize müdahaleye izin vermemek,
    Türkiye’yi başka devletlerin yardımına ve parasına muhtaç hâle getirmemek,
  • Millî çıkarlar doğrultusunda hareket etmek ve maceracı politikalardan uzak durmak,
  • Hiçbir ülkenin ya da grubun çıkar maşası olmamak,
  • Gerçekçi, akılcı ve devlet ciddiyetine yakışır bir dış politika izlemek.

Güzelmansur, “Şahsi duygularla, sabit fikirlerle ve maceraperest yaklaşımlarla değil; akıl, hukuk ve ulusal çıkarlarla yönetilen bir Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Masatlı Erzin Sanayisini Teftiş Etti

0

Hatay Valisi ve Erzin Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyet Başkanı Mustafa Masatlı, Erzin ilçesinde yapımı devam eden Organize Sanayi Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu.

 

Proje alanında yürütülen çalışmaları yerinde değerlendiren Vali Masatlı, yetkililerden projenin mevcut durumu, teknik süreçleri ve uygulama aşamalarına ilişkin kapsamlı bilgiler aldı.

Vali Masatlı, Erzin’in coğrafi konumu ve ulaşım ağlarına yakınlığıyla önemli bir avantaja sahip olduğuna dikkat çekerek, hayata geçirilen Organize Sanayi Bölgesi’nin Hatay’ın üretim çeşitliliğini artıracağını, sanayi altyapısını güçlendireceğini ve yeni istihdam alanları oluşturarak bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

Masatlı, üretim odaklı yatırımların ilin kalkınmasında kritik rol üstlendiğini vurgulayarak, projenin planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesinin büyük önem taşıdığını belirtti.

 

Erzin Organize Sanayi Bölgesi’nin tamamlanmasıyla birlikte, hem yerel istihdamın artması hem de Hatay’ın sanayi potansiyelinin daha da güçlenmesi hedefleniyor.

“Susuz Tek Bir Mahalle Bırakmayacağız”

0

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), “Susuz Tek Bir Mahalle Bırakmayacağız” vizyonu doğrultusunda il genelinde içme suyu altyapısını güçlendirmeye devam ediyor.

 

HBB Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU), Kırıkhan ilçesi Kazkeli Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ve uzun yıllardır işlevini yitiren içme suyu hattını yenileyerek mahalleyi daha sağlıklı ve güvenli altyapıya kavuşturdu.

Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 20–30 yıllık, sık sık arızalara neden olan 63’lük polietilen içme suyu hattı devre dışı bırakılarak yerine 1.300 metre uzunluğunda 90’lık polietilen boru döşendi.

Yapılan yenileme çalışmasıyla birlikte içme suyu iletim kapasitesi artırılırken, su kayıplarının da önüne geçildi.

Muhtar Çağlar’dan Teşekkür

Çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kazkeli Mahalle Muhtarı Mehmet Garip Çağlar, “Seçildiği günden bu yana mahallemize desteklerini esirgemeyen HBB Başkanımız Mehmet Öntürk’e teşekkür ediyorum. Yaşanan arızayı bildirmemizin ardından HATSU ekipleri kısa sürede sahaya gelerek eski içme suyu borusunu yenisiyle değiştirdi.” dedi.

 

HATSU yetkilileri, il genelinde içme suyu altyapısını yenilemeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

“Karagöz’ü sosyal alana dönüştürüyoruz”

0

 

Arsuz Belediyesi Başkanı Sami Üstün, Karagöz Mahallesinde hemşehrileriyle bir araya gelerek mahallede hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar hakkında bilgi verdi.Mahalle ziyaretinde özellikle köy yaşamının sosyal ihtiyaçlarına dikkat çeken Başkan Üstün, düğün, tören ve merasimlerin daha rahat ve düzenli şekilde yapılabilmesi için meydan düzenlemelerine tüm mahallelerde büyük önem verdiklerini ifade etti.

 

Arsuz ilçesinin Karagöz Meydanında gerçekleştirilecek projelere değinen Başkan Üstün, mahalleye kazandırılacak oyun parkı ve kamelyalarla birlikte alanın yalnızca belirli günlerde değil, yılın dört mevsiminde vatandaşların keyifle kullanabileceği yaşayan bir sosyal merkez haline geleceğini söyledi.

Mahalle kültürünü koruyan ve güçlendiren çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Başkan Üstün, bu tür projelerin hem sosyal birlikteliği artıracağını hem de mahalle yaşamına değer katacağını belirtti.

Ziyaret sırasında mahalle sakinlerinin görüş ve taleplerini de dinleyen Başkan Üstün, Arsuz’un her mahallesinde olduğu gibi Karagöz Mahallesi’nde de planlı, kararlı ve sürdürülebilir hizmet anlayışıyla çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

İTSO Başkanı, SGK il müdürünü ziyaret etti

0

 

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı Levent Hakkı Yılmaz ile İş İnsanı Şehmus Beşkardeş, SGK Hatay İl Müdürü Hamit Bal’ı makamında ziyaret etti.

 

Görüşmenin ana gündemini, deprem sonrası mücbir sebep kapsamında ertelenen ancak mücbir sebep süresinin sona ermesiyle birlikte firmalara gönderilmeye başlanan SGK borç ödeme tebligatları ile e-haciz süreçleri oluşturdu. Söz konusu tebligatların özellikle esnaf ve iş dünyası üzerinde oluşturduğu ekonomik baskı, İTSO heyeti tarafından doğrudan dile getirildi.

SGK Hatay İl Müdürü Sayın Hamit Bal, devletin çözüm odaklı ve yapıcı yaklaşımını vurgulayarak, amaçlarının işletmeleri zor durumda bırakmak değil, aksine ayakta kalmalarını sağlamak olduğunu ifade etti. Kamuoyunda dile getirilen dosya sayılarının gerçeği yansıtmadığını belirten Bal, sürecin doğru bilgiler ışığında yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantıda ayrıca, önümüzdeki süreçte İTSO ev sahipliğinde bilgilendirme toplantıları düzenlenmesi ve ödeme güçlüğü yaşayan firmalara yönelik saha ziyaretleri gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. Böylece firmaların birebir bilgilendirilmesi ve çözüm yollarının birlikte değerlendirilmesi hedefleniyor.

Ziyaret sonunda, misafirperverliği ve yapıcı yaklaşımı dolayısıyla SGK Hatay İl Müdürü Sayın Hamit Bal’a teşekkür edilirken, ilerleyen günlerde düzenlenecek geniş katılımlı toplantıya iş dünyasının davet edileceği belirtildi.

18 hastaneye, 260 hastane masrafı döküldü!

0

Türkiye’deki şehir hastaneleri projeleri için 9 yılda ödenen 428 milyar lira ile devletin kendi yapabileceği hastane sayısının çok üzerinde bir harcama yapıldığı savunuldu. CHP 27’nci Dönem Milletvekili Dr. Fikret Şahin, bu tutarla 260 devlet hastanesi yapılabileceğini hesapladı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski milletvekili Dr. Fikret Şahin, şehir hastaneleri projelerine ilişkin çarpıcı bir maliyet analizi yayımladı. Buna göre, 2017-2026 yılları arasında 18 şehir hastanesi için müteahhitlere ödenen kira ve hizmet bedeli toplamı 428,5 milyar liraya ulaştı.

FİNANSAL KARŞILAŞTIRMA ORTAYA KOYDU

Şahin, devletin kendi yaptırdığı hastanelerde yatak başı maliyetin ortalama 3,3 milyon lira olduğunu belirtti. Şehir hastanelerinde ise bu maliyetin yatak başına 15,1 milyon lirayı bulduğunu ifade etti. Şahin, “Devlet müteahhitlere şehir hastanesi yaptırıp işlettirmek yerine bu hastaneleri kendi imkanlarıyla yaptırmış olsaydı bugün halkın kullanımına açabileceği 500’er yataklı toplamda 129 bin 953 yatağı olan 260 hastanesi olacaktı” dedi.

‘101 BİN YATAKLI 203 HASTANE KAYBI’

Dr. Şahin, devlet kendi hastanelerini yapsaydı aynı parayla 260 hastane elde edilebilecekken, şu anki sistemde sadece 18 hastane için ödeme yapıldığını vurguladı. Yaptığı hesaba göre, “101 bin 523 yataklı 203 hastanenin parası boşu boşuna müteahhitlerin cebine aktı.”

MÜTEAHHİTLERE 73 MİLYAR DOLAR

Analiz, müteahhitlerin 18 şehir hastanesinin inşası için yaklaşık 10,2 milyar dolar harcadığını, ancak 25 yıllık kira sözleşmeleri sonunda toplam 73 milyar doları aşan bir gelir elde edeceklerini öngörüyor. Şahin, “3.5 yıllık kira ve hizmet bedeliyle yapılabilecek hastaneler için müteahhitlere 21.5 yıl boşuna para ödeneceğini” söyledi.

NEREDEYSE TÜM ŞEHİR HASTANELERİ 5 ŞİRKETE AİT

Raporda, 18 şehir hastanesinden 16’sının sadece 5 şirketin kontrolünde olduğuna dikkat çekildi. Bu yıl şehir hastaneleri için ödenecek 136,1 milyar liralık tutarın, 3 Dışişleri Bakanlığı ve 2 Turizm Bakanlığı bütçesine denk geldiği belirtildi.

Haberin Kaynağı: (HalkTv)

Depremzede aile yeni evlerinden de oldu

0
HATAY'DA DEPREMDE EVİ YIKILAN ALİ KABA VE AİLESİNİN YAŞADIKLARI YENİ EVLERİ, ÇIKAN YANGINDA ZARAR GÖRDÜ. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da depremde evi yıkılan Ali Kaba ve ailesinin yaşadıkları yeni evleri, çıkan yangında zarar gördü.

 

 Hatay’ın Antakya ilçesinde depremde evi yıkılan, Ali Kaba ve ailesinin yaşadıkları yeni evlerinde çıkan yangında maddi hasar oluştu.

 

Yangın, Bağrıyanık Mahallesinde bulunan müstakil evde ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, müstakil evde yaşayan Ali Kaba ve ailesinin yuvası alevlere teslim oldu. Alevlerin içten içe yandığı evi gören ev sahibi Ali Kaba’nın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye intikal eden Hatay Büyükşehir Belediyesi‘ne bağlı itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek alevleri büyümeden söndürürken evde maddi hasar oluştu.

Asrın felaketinde evi yıkılan Kaba, depremi atlatmaya çalışırken yangınla birlikte ikinci kez felaketi yaşadı. Depremden sonra hem diyaliz hem de kanser hastası olan eşiyle birlikte yaşadığını ifade eden Kaba, yeniden ayağa kalkmaya çalıştığını, destek beklediklerini söyledi.

“Ev içten içe yandı, evin içerisine baktığımızda tavanlar, koltuklar, eşyalar hepsi yanmıştı”

 

Depremde evi yıkıldıktan sonra kanser hastası eşiyle birlikte yaşadığı kızının evinde yangın çıktığını ifade eden depremzede Ali Kaba, “Nasıl yandığını bilmiyoruz. Torunum evin kapısını simsiyah görünce o zaman kalkıp baktığımızda gördük. Kapıyı açtığımızda ev yanıyordu, ev içten içe yandı. Evin içerisine baktığımızda tavanlar, koltuklar, eşyalar hepsi yanmıştı. Biz içeriye dumandan dolayı geçemedik ve itfaiye ekiplerine haber verdik. Evde buzdolabı, televizyon, koltuklar, tavanlar her şey yandı.

Depremde Emek Mahallesinde oturuyorduk ve evimiz yıkıldı. Sonra konteynerde yaşamaya başladık ama kalabalık olduğumuz için sığamadık. Benim eşim hem diyaliz hem de kanser hastası olduğu için kızımın evinin bodrum katını temizleyip yaşamaya başladık. Depremde kız kardeşim, yeğenlerim ve çok kaybımız oldu” ifadelerini kullandı.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Bayrağın İndirilmesine Sert Tepki!

0

Mardin’in Nusaybin ilçesinde ay yıldızlı Türk bayrağının indirilmesine yönelik gerçekleştirilen saldırıya ilişkin Belen Belediye Başkanı İbrahim Gül yazılı bir açıklama yaptı..

Mardin’in Nusaybin ilçesinde ay yıldızlı Türk bayrağının indirilmesine yönelik gerçekleştirilen saldırıya ilişkin Belen Belediye Başkanı İbrahim Gül yazılı bir açıklama yaptı. Başkan Gül, olayı “alçak ve provokatif” olarak nitelendirerek en ağır şekilde lanetlediğini ifade etti.

Türk bayrağının milletin şerefi, namusu ve devletin hâkimiyet nişanesi olduğunu vurgulayan Gül, bayrağa uzanan elin yalnızca bir sembole değil, aziz milletin iradesine, tarihine ve istiklaline yöneldiğini belirtti.

Açıklamasında, bu tür girişimlerde bulunanların karşılarında sarsılmaz bir devlet ve çelik iradeli bir millet bulacağını dile getiren Gül, “Ay yıldız yere düşmez, düşürülemez” ifadelerini kullandı.

Başkan Gül, şehitlerin kanıyla vatan olan bu topraklarda Türk bayrağının ilelebet göklerde dalgalanmaya devam edeceğini belirterek açıklamasını “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözleriyle tamamladı.