Ülkece İhtiyacımız..

0
22

İnsan sosyal bir varlıktır ve doğası gereği kendisi gibi varlıklardan oluşan bir toplum içinde yaşar. Ve bu yaşamı esnasında, yaşadıklarından ve çevresinden de mutlaka etkilenir.

İşte bu etki pozitif olduğunda kendisine  ve topluma yarar sağlar, negatif olduğunda da mutlaka zarar verir. Dolayısı ile herhangi bir toplumun bir bireyi kendi toplumunda negatif anlamda etkilendiğinde sonuçlarına katlanmak durumunda kalan yine ait olduğu toplum oluyor. Dünyanın neresine giderseniz gidin, hiçbir toplumun kendisinden olan bir bireyin kötü durumda olmasını,yoksul düşkün olmasını, suçlu olmasını istemez. Tabi ki bizde istemeyiz…..

Ne var ki doğanın kanununda bu var, fakir var, zengin var, orta halli var, alim var, cahil var, akıllı var, akılsız var. Burada önemli olan odur ki toplum olmanın önemli koşullarından birisi bu saydığımız özelliklerde olan insanların tümünü oldukları gibi kabul ederek bir arada tutmak, ve bu toplum olma bilincini herkese mutlak surette algılatabilmektir. Bunun içinde başta bu ülkeyi yönetenler olmak üzere herkesin mutlak surette üstüne düşen sorumluluğu ve bu sorumluluğun gereğini yerine getirmesi gerekmektedir. Bunu başarabilmek için, öncelikle ülkeyi yönetenlerin bunu sağlamaya çalışması, ötekileştirme ve düşman yaratma ya yönelik söylemlerden kaçınması elzemdir. Bu vatanın evladı her birey de buna paralel olarak karşısındakini öteki olmaktan çıkartıp, kendinden kabul etmeli, herkesi olduğu gibi benimseyip, değişmeye zorlamadan, ikiyüzlülüğe mecbur kılmadan, kabullenmelidir. Bu anlamda kendi toplumu içinde edindiği bu bakış açısını, kendi ırk ve kültüründen olmayan diğer toplumlar içinde geçerli kılmalı ve beraber yaşamakta olduğu farklı kültürlere mensup insanları yaradılıştan dolayı kardeş kabul  etmelidir. Şahı merdan hz ali efendimiz (kv) derki:dinden kardeşin olmayan yaradılıştan eşindir. Ve  büyük usta nazım hikmet in de dediği gibi (bir ağaç gibi tek ve hür ve bir ormanmış gibi kardeşçesine)

Unutulmamalıdır ki yaratıcı,kimi nerede nasıl ve ne şekilde yaratacağını kimseye sormadan kendi eşsiz takdiri ile yaratır,yani bir insanı herhangi bir ırk veya dil veya din veya renk üzere anne rahmine koyarken, ona bu anneyi bu ırkı bu inancı istiyor musun istemiyor musun diye sormaz. İşte buna ilahi takdir ,ilahi irade denir. Bir insanı işte bu özelliklerinden dolayı hor görmek, eleştirmek ötekileştirmek (haşa) Allah’ı eleştirmek ile aynıdır.

Bu konudaki ilahi mesaj ise şöyledir.( ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz, sakınılması gereken şeylerden en çok sakınanınızdır. Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır..hucurat 12) bir başka ayette( ey inananlar! Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin! Olabilir ki, alay ettikleri topluluk kendilerinden hayırlıdır..hucurat 11)  bu ilahi mesajlardan alınacak önemli bir ders te şudur ki: başka bir topluluğu bile ayıplamayı kınamayı ötekileştirmeyi hoş görmeyen yüce yaradan, bizim birbirimizi hor görmemizi ötekileştirmemizi nasıl görecektir acaba ?

Hz. Ali efendimizin (kv) bu konudaki sözü de şöyledir. (kalbi düşmanlıklarla meşgul olan kişi, faydalı işler yapamaz. Çünkü kalp, iki zıt meşguliyeti bir arada bulunduracak kadar geniş değildir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here