Pazar, Mayıs 3, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 126

Eğitim sen 14 Ocak’ta iş bırakıyo

0

r

 

Eğitim Sen İskenderun Şube Başkanı Mustafa Ünsal, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine ve kamu emekçilerinin yaşadığı yoksulluğa tepki göstererek, 14 Ocak’ta ülke genelinde iş bırakma eylemi yapılacağını duyurdu.

Ünsal, yaptığı basın açıklamasında 2025 yılının emeğiyle geçinen milyonlar için “kâbus yılı” olduğunu belirterek, maaşların her geçen ay eridiğini, yoksulluğun ise derinleştiğini söyledi.

“TÜİK Verileri Gerçek Hayatı Yansıtmıyor”

 

TÜİK’in 2025 yılı enflasyonunu yıllık yüzde 30,89 olarak açıkladığını hatırlatan Ünsal, bu verilerin çarşıda, pazarda ve mutfakta yaşanan gerçeklerle örtüşmediğini ifade etti.

 

Ünsal, İstanbul Ticaret Odası’nın yıllık enflasyonu %37,68, ENAG’ın ise %56,14 olarak açıkladığını hatırlatarak, “TÜİK’in enflasyonu mu gerçek, yoksa halkın yaşadığı hayat pahalılığı mı?” diye sordu.

 

 

 

Açıklamada, asgari ücret artışının dahi TÜİK’in resmi enflasyonunun altında kaldığı vurgulayan Ünsal, asgari ücretin yüzde 27 artırıldığını, buna karşın açlık sınırının altında kaldığını, TÜİK verilerine göre bile asgari ücretin 32 bin 165 TL olması gerektiğini belirterek, her asgari ücretlinin aylık yaklaşık 4 bin 100 TL kayba uğradığını ifade etti.

“KAMU EMEKÇİLERİ REEL  OLARAK ZAM ALMIYOR”

 

SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarının sadece %12,2 oranında artacağını belirten Ünsal, kamu emekçileri için ise enflasyon farkı ve toplu sözleşme artışıyla birlikte Ocak ayı zammının ortalama %20 olacağını ancak bu artışın büyük bölümünün kira, ulaşım, gıda ve vergilerdeki zamlarla geri alındığını, kamu emekçilerinın 2026 yılına fiilen yüzde 12,5 zamla başladıklarına vurgu yaptı.

 

“ZAMLAR MAAŞLARI ERİTİYOR”

 

1 Ocak itibarıyla; Toplu taşıma ücretlerine %35, Sağlık katkı paylarına %30, Köprü ve otoyol ücretlerine %22, MTV ve damga vergisine %19, Kira artış oranına %34,88 zam yapıldığını hatırlatan Ünsal, maaş artışlarının bu zamlar karşısında hızla eridiğini söyledi.

 

 

Ünsal, en düşük memur maaşıyla alınabilen ekmek sayısının bir yılda 370 adet azaldığını, son 10 yılda ise kamu emekçilerinin en az 11 çeyrek altın kaybettiğini belirtti.

 

“KAYNAK VAR, AMA EMEKÇİYE YOK

 

2026 bütçesini de eleştiren Ünsal, her dakika; 186 asgari ücretin faize, 145 asgari ücretin savunma harcamalarına, 50 asgari ücretin sermaye teşviklerine, 19 asgari ücretin ise Hazine garantili projelere aktarıldığını ifade etti.

 

“14 OCAK’TA İŞ BIRAKIYORUZ”

 

Hakem Kurulu dayatmasıyla imzalanan toplu sözleşmenin TÜİK verileriyle fiilen hükümsüz hale geldiğini belirten Ünsal, ek zam talebinde bulundu.

 

Eğitim Sen ve KESK’e bağlı sendikalar olarak 14 Ocak Çarşamba günü tüm yurtta iş bırakacaklarını duyuran Ünsal, şu çağrıyı yaptı: “İnsanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli istihdam, demokratik bir çalışma yaşamı ve grev hakkının önündeki engellerin kaldırıldığı gerçek bir toplu pazarlık sistemi için tüm emekçileri omuz omuza mücadeleye çağırıyoruz.”

Hedefimiz imrenilen bir İskenderun 

0

Yeni yılın ilk Belediye Meclis toplantısında Belediye Başkanı Mehmet DönmezHedefimiz Mutlu ve imrenilen bir İskenderun ” dedi.

 

Başkan Dönmez, 2025 yılının yoğun mücadele ve çalışma ile geçtiğini vurgulayarak, yapılan hizmetlerin bugün İskenderun genelinde görüldüğünü ifade ederek “2025 yılı bizim için inanılmaz bir mücadele yılı oldu. Elhamdülillah sonuçlarını hep birlikte aldık. Eksiğimiz olabilir, tamamlanacaktır. Hatamız olabilir ama samimiyetimizden kimsenin kuşkusu olmasın” diye konuştu.

Kent genelinde tamamlanan ve devam eden projelere de değinerek, sahil düzenlemesinin büyük ölçüde açıldığını, Dönerciler Çarşısı sorununun çözüldüğünü ve yerine modern bir yapının inşa edildiğini belirten Başkan Dönmez, Meydan Mahallesi’nde yıllardır süren tapu sorununun çözüldüğünü, 20 metrelik yol açıldığını, üniversite kavşağındaki trafik çilesinin sona erdiğini söyledi.

Feyezan Kanalı projesinin başladığını, Metehan Bulvarı sonundaki kavşakta ise köprülü ya da akıllı kavşak çalışmasının 2026 yılında projelendirilerek tamamlanacağını kaydeden Başkan Dönmez, sahil projesinin bütünüyle tamamlanacağını ve Marina Projesi için Ulaştırma Bakanlığı’ndan izinlerin çıktığını, sürecin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda devam ettiğini aktardı.

Mecliste bazen görüş ayrılıkları olabildiğini ama tek hedeflerinin; mutlu ve imrenilen bir İskenderun inşa etmek olduğunu vurgulayan Dönmez, asfalt şantiyesinin kurulduğunu ve 2026 yılında mümkün olduğunca asfalt ihalesine çıkılmayacağını, böylece belediye kaynaklarının korunacağını kaydetti.

 

Aqua Park Projesi’nin onaylandığını ve çizim aşamasında olduğunu ifade eden Başkan Dönmez, 2026 yılında birçok projenin tamamlanarak somut hale geleceğini dile getirdi.

Başkan Dönmez, 2026 yılının; huzurlu, mutlu, çok çalıştıkları, çok ürettikleri ve İskenderun’un her anlamda kazandığı bir yıl olması temennisinde bulundu.

Emekçiler her geçen yıl yoksullaştı

0

 

 

KESK Hatay Dönem Sözcüsü Özgür Tıraş, yaptığı açıklamada artan hayat pahalılığı, düşük maaş artışları ve bütçe tercihlerini sert sözlerle eleştirdi. Tıraş, kamu emekçileri, emekliler ve asgari ücretlilerin her geçen yıl daha da yoksullaştırıldığını vurguladı.

“TÜİK Enflasyonu Gerçeği Yansıtmıyor”

Tıraş, maaş artışlarının TÜİK’in “gerçek hayatla ilgisi olmayan” enflasyon verilerine göre belirlendiğini belirterek, “TÜİK’in enflasyonu mu, halkın yaşadığı hayat pahalılığı mı gerçek?” diye sordu.

 

Asgari Ücret ve Maaş Kayıpları

 

Asgari ücret artışı, TÜİK’in açıkladığı enflasyonun bile altında kaldı.

TÜİK verileri esas alınsaydı asgari ücretin 32 bin 165 TL olması gerektiği ifade edildi.

Bu durumun asgari ücretlilerin yıllık yaklaşık iki aylık maaş kaybı anlamına geldiği belirtildi.

Zam Yağmuru, Düşük Maaş Artışı

Kamu emekçilerinin 2026 yılına ortalama yüzde 12,5 zamla girdiğini hatırlatan Tıraş, aynı dönemde:

 

Toplu taşımaya yüzde 35,

Sağlıkta katkı payları ve muayene ücretlerine yüzde 30,

Köprü ve otoyol geçişlerine ortalama yüzde 22,

MTV ve damga vergisine yüzde 19 zam yapıldığını söyledi.

Alım Gücü Eriyor

 

En düşük memur maaşıyla alınabilen ekmek sayısının bile azaldığı belirtildi.

10 yıl önce bir memur maaşıyla 17 çeyrek altın alınabilirken, bugün 6 çeyrek altının bile alınamadığı ifade edildi.

“Emekli Yılı, Aile Yılı Söylemleri Boşta Kaldı”

2024’ün “emekli yılı”, 2025’in ise “aile yılı” ilan edildiğini hatırlatan Tıraş, bu yılların emekliler ve aileler için yoksulluk ve geçim sıkıntısıyla geçtiğini söyledi.

 

2026 Bütçesine Tepki

Tıraş, “kaynak yok” söyleminin gerçeği yansıtmadığını belirterek 2026 bütçesindeki harcamalara dikkat çekti:

 

Her 1 dakikada 186 asgari ücret faiz ödemelerine,

145 asgari ücret savunma ve güvenlik harcamalarına,

50 asgari ücret patronlara teşviklere,

19 asgari ücret Hazine garantilerine aktarılacak.

Saray harcamalarının ise dakikada 1,5 asgari ücrete denk geldiği ifade edildi.

“Kaynak Var, Tercih Yanlış”

KESK Hatay, ülkede emekçilere insanca yaşam sağlayacak kaynak bulunduğunu ancak bu kaynakların çalışanlara değil, sermayeye aktarıldığını vurgulayarak mücadele çağrısı yaptı.

TÜİK çalışanların ücretini gasp ediliyor”

0

 

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Kara, Türkiye’nin iktisadi geçmişinin yüksek enflasyonla mücadeleyle şekillendiğini hatırlatarak, “TÜİK eliyle çalışanların ücreti gasp ediliyor” dedi

 

Türkiye’nin 1950’lerden 1990’lara kadar uzun süreli ve yüksek enflasyon dönemleri yaşadığını belirten Kara, geçmişte devlet kurumlarının doğru verilerle toplumu bilgilendirdiğini ifade etti. AKP iktidarının ise enflasyonu gizlemeye çalıştığını savunan Kara, “Bugün kâğıt üzerinde yaratılan sanal enflasyonla ücretler eritiliyor, büyük kârlar korunuyor. TÜİK eliyle çalışanların ücreti gasp edilirken, yandaşın borcu siliniyor. Bu artık iktisadi bir sorun değil, sistemli bir hırsızlıktır” dedi. Kara, açıklanan yüzde 30’luk enflasyon oranına toplumun inanmadığını, TÜİK çalışanlarının dahi açıklanan verilerin gerçekliğinden şüphe duyduğunu ileri sürdü.

 

“Resmi Veriler Bile Başarısızlığı Gösteriyor”

 

Enflasyonun kontrol altına alındığı yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söyleyen Kara, resmi verilerin dahi başarısızlığı ortaya koyduğunu belirtti. 2024 sonunda yüzde 44 olan yıllık enflasyonun, tüm sıkı para politikalarına rağmen ancak yüzde 30’a düşürülebildiğine dikkat çeken Kara, “Gıda ve ulaştırmada yüzde 28, konutta ise yüzde 49 oranında artış yaşanıyor. Bunlar yurttaşın en temel harcama kalemleri. AKP, temel ihtiyaçların bile karşılanmasının zorlaştığı bir ülke yarattı” ifadelerini kullandı.

 

Eğitimin enflasyondan en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu belirten Kara, eğitim harcamalarındaki yıllık artışın yüzde 66,27’ye ulaştığını kaydetti. Bu artışta özel eğitim kurumları, okul öncesi eğitim ve servis ücretlerinin etkili olduğunu vurgulayan Kara, “Kamu eğitiminde nitelik ve güvenlik kaybı yaşayan yurttaş, özel okullara yönelmek zorunda kalıyor; ancak orada da ağır bir ekonomik yükle karşılaşıyor” dedi.

 

“Bu Kuşatmayı CHP İktidarı Kıracak

 

AKP’nin kurduğu ekonomik düzenin yurttaşı her yönden kuşattığını ifade eden Kara, yanlış ve eksik TÜİK verilerinin de bu kuşatmanın bir aracı haline getirildiğini savundu. Kara, “Bu düzeni kırmanın tek yolu, kamucu ve emekten yana bir anlayışı hayata geçirecek olan Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıdır” diyerek açıklamasını tamamladı.

TOKİ konutlarında hak kayıpları yaşanıyor

0

 

6 Şubat depremlerinin en ağır yıkımı yaşattığı Hatay’da, depremzedelerin yaşadığı mağduriyetler TOKİ konutlarıyla birlikte daha da derinleşiyor. CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, deprem sonrası inşa edilen TOKİ konutlarında yaşanan hak kayıpları, mülkiyet ihlalleri ve adaletsiz uygulamaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.

Güzelmansur, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, Hataylı depremzedelerden kendisine çok sayıda şikâyet ulaştığını belirtti. Depremzedelerin, tapulu taşınmazlarının fiilen ellerinden alındığını, yıllardır birlikte yaşadıkları komşularından koparıldıklarını ve eski evleriyle kıyaslanamayacak ölçüde küçük, niteliksiz ve konumsal olarak dezavantajlı dairelere mahkûm edildiklerini ifade etti.

“150 metrekarelik evlerin yerine 67 metrekarelik daireler veriliyor”

Güzelmansur, 150–160 metrekare olan tapulu dairelerin yerine 67–90 metrekarelik konutlar tahsis edilmesinin kamu vicdanını yaraladığını vurgulayarak, “Zemin kat, arka cephe, manzarasız, kör nokta dairelerin ağırlıklı olarak depremzedelere verilmesi adalet duygusunu zedeliyor. Rayiç değeri yüksek bölgelerde yaşayan yurttaşlarımız kent çeperlerine sürülüyor” dedi.

“Güçlendirin denildi, sonra yıkıldı”

Bazı vatandaşların, binaları için ‘güçlendirin, oturun’ denilerek yüz binlerce lira harcadığını, ardından aynı binalar için yıkım kararı alındığını hatırlatan Güzelmansur, “Bugün bu insanlar hem evlerinden oldu hem de başka mahallelere, kırsal nitelikli bölgelere yönlendirildi. Bu kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Yerinde dönüşüm ilkesi ihlal ediliyor

Harbiye’de yaşayan depremzedelere Orhanlı’dan, şehir merkezinde yaşayanlara kent merkezi dışından konut verilmesinin yerinde dönüşüm ilkesine açıkça aykırı olduğunu belirten Güzelmansur, “Devletin görevi depremzedeyi daha kötü koşullara mahkûm etmek değil, haklarını eksiksiz iade etmektir” dedi.

“Küçük ve niteliksiz konut veriliyor, üstüne borçlandırılıyorlar”

Depremzedelere daha küçük ve niteliksiz konutlar verilmesine rağmen borçlandırma yapılmasının mağduriyeti katladığını vurgulayan Güzelmansur, ödemelerin yapılmaması nedeniyle durduğu iddia edilen TOKİ inşaatlarının da kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.

CHP’li Güzelmansur’un Bakan Kurum’un yanıtlanmasını istediği sorular şunlar:

  1. Hatay ilinde deprem nedeniyle evi yıkılan veya ağır hasar alan vatandaşlara tahsis edilen TOKİ konutlarında, eski konutun metrekare, cephe, kat ve konum özelliklerinin korunması yönünde bir kriter uygulanmış mıdır? Uygulanmadıysa gerekçesi nedir?
  2. 150–160 metrekarelik tapulu dairelerin yerine 67–90 metrekarelik konutlar verilmesi hangi mevzuata ve hangi değerleme esaslarına dayanmaktadır?
  3. Rayiç bedeli yüksek bölgelerde, şerefiyesi yüksek dairelerde oturan depremzedelerin kent çeperlerindeki binalarda zemin kat, son kat, arka cephe ve kör nokta gibi niteliksiz konutların ağırlıklı olarak depremzedelere verilmesi tesadüf müdür, yoksa bu yönde bir planlama yapılmış mıdır?
  4. Güçlendirme yapmaları istenen ve bu amaçla ciddi maddi harcama yapan vatandaşların binalarının daha sonra yıkılmasının hukuki ve teknik gerekçesi nedir? Bu vatandaşların uğradığı maddi kayıplar için bir tazmin veya telafi mekanizması var mıdır?
  5. Yerinde dönüşüm ilkesi varken, Harbiye’de yaşayan bir depremzedenin Orhanlı’ya, şehir merkezinde yaşayanın kent dışına yönlendirilmesinin gerekçesi nedir?
  6. Depremzedelere daha küçük ve niteliksiz konutlar verilmesine rağmen neden borçlandırma yapılmaktadır? Bu borçlandırmaların iptali veya yeniden düzenlenmesi düşünülmekte midir?
  7. Ödemelerin yapılmaması nedeniyle durduğu iddia edilen TOKİ inşaatlarının sayısı kaçtır? Bu durumdan etkilenen aile sayısı nedir?
  8. Hatay’da deprem konutlarıyla ilgili artan şikâyetler karşısında Bakanlığınız tarafından bağımsız bir denetim, yeniden kura veya hak iadesi çalışması yapılması planlanmakta mıdır?

 

Arsuz’da deniz 10 metre cekildi

0

HATAY (İHA) –  Arsuz ilçesinde denizde yaşanan 10 metrelik çekilme vatandaşlarda tedirginliğe yol açtı. Etkisini gösteren deniz çekilmesi havadan görüntülendi.


Hatay’ın Arsuz ilçesinde denizde yaşanan 10 metrelik çekilme vatandaşlarda tedirginliğe yol açtı. Etkisini gösteren deniz çekilmesi havadan görüntülendi.

Akdeniz’e kıyısı bulunan Arsuz ilçesi Karaağaç Mahallesi sahilinde deniz çekilmesi yaşandı. Vatandaşların dikkatini çeken çekilme gözle görülür seviyede kendini hissettirdi. Sabah saatlerinde sahile gelen vatandaşlar, deniz suyunun normalden belirgin şekilde çekildiğini fark edince şaşkınlık yaşadı. Özellikle bölgede yaşayan ve her gün deniz kenarına gelen vatandaşlar, durumun nedenine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamasının endişeyi artırdığını ifade ettiler.

Denizin çekildiğini görünce tedirgin olduğunu söyleyen 65 yaşındaki Bekir Gassal, “Deniz çekilmesi karşısında şaşırdık, yani neden olduğunu bilmiyoruz. Sıkıntı denizden mi, başka bir yerden mi kaynaklanıyor bilmiyoruz. Zaten büyük bir felaket atlatmış bir bölgeyiz, ister istemez insanın aklında soru işaretleri oluyor. Halk arasında da böyle şeyler konuşuluyor. Her gün geldiğimiz yer burası, sabah erken saatte bu kadar aşırı çekilme görünce insan şaşırıyor” dedi.
(OA-VK-SO-Y)

22 milyon TL’lik altın 3 dakikada calındı

0
SURİYE'DEKİ İÇ SAVAŞTAN KAÇIP 10 YIL ÖNCE TÜRKİYE'YE SIĞINAN KUYUMCU ZAHER ALSHABB'IN 20 YILLIK EMEĞİYLE AÇTIĞI KUYUMCU İŞYERİNE SİLAHLI VE KASKLI 2 HIRSIZ GELEREK ALTINLARI 3 DAKİKA İÇERİSİNDE ÇALDIĞI ANLAR GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI. POLİS EKİPLERİ ŞAHISLARI BULMAK İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATIRKEN, İLK BELİRLEMELERE GÖRE YAKLAŞIK 22 MİLYON TL DEĞERİNDE 4 KİLOGRAM ALTIN ÇALINDIĞI ÖĞRENİLDİ. (CEMAL KILINÇ - RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'da yaşayan ve Suriye'deki iç savaştan kaçıp 10 yıl önce Türkiye'ye sığınan kuyumcu Zaher Alshabb'ın 20 yıllık emeği olan 22 milyon TL'lik altın, silahlı ve kasklı 2 hırsız tarafından 3 dakika içerisinde çalındı. Film sahnesini aratmayan soygunda hırsızların, 'hareket etmeyin, bu oyun değil elimizde silahlar var' diyerek iş yerini bastıkları ortaya çıktı.

HATAY (İHA) – Hatay’da yaşayan ve Suriye’deki iç savaştan kaçıp 10 yıl önce Türkiye’ye sığınan kuyumcu Zaher Alshabb’ın 20 yıllık emeği olan 22 milyon TL’lik altın, silahlı ve kasklı 2 hırsız tarafından 3 dakika içerisinde çalındı. Film sahnesini aratmayan soygunda hırsızların, ‘hareket etmeyin, bu oyun değil elimizde silahlar var’ diyerek iş yerini bastıkları ortaya çıktı.

SURİYE’DEKİ İÇ SAVAŞTAN KAÇIP 10 YIL ÖNCE TÜRKİYE’YE SIĞINAN KUYUMCU ZAHER ALSHABB’IN 20 YILLIK EMEĞİYLE AÇTIĞI KUYUMCU İŞYERİNE SİLAHLI VE KASKLI 2 HIRSIZ GELEREK ALTINLARI 3 DAKİKA İÇERİSİNDE ÇALDIĞI ANLAR GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI. POLİS EKİPLERİ ŞAHISLARI BULMAK İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATIRKEN, İLK BELİRLEMELERE GÖRE YAKLAŞIK 22 MİLYON TL DEĞERİNDE 4 KİLOGRAM ALTIN ÇALINDIĞI ÖĞRENİLDİ. (CEMAL KILINÇ – RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’da yaşayan ve Suriye’deki iç savaştan kaçıp 10 yıl önce Türkiye’ye sığınan kuyumcu Zaher Alshabb’ın 20 yıllık emeği olan 22 milyon TL’lik altın, silahlı ve kasklı 2 hırsız tarafından 3 dakika içerisinde çalındı. Film sahnesini aratmayan soygunda hırsızların, ‘hareket etmeyin, bu oyun değil elimizde silahlar var’ diyerek iş yerini bastıkları ortaya çıktı.

Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaşın ardından 10 yıl önce Türkiye’ye gelen Zaher Alshabb, Kırıkhan ilçesi Yeni Mahalle’de kuyumcu iş yerini açarak yaşamaya başladı. Suriye’de 10 yıldır yaptığı kuyumculuk mesleğini Türkiye’de de devam ettiren Alshabb, 10 yıldır sorunsuz şekilde ticaret yapıyordu. Alshabb’ın çalışanlarıyla birlikte işlerini yaptıkları esnada kafalarında kask bulunan elleri silahlı 2 hırsız iş yerine girdi. Uzun namlulu silah ve tabancalı iki hırsız, işyerindeki 4 şahsı masanın arkasına geçirerek 3 dakika içerisinde kuyumcuyu soydu. Hırsızların 22 milyon TL’lik 3 dakikalık vurgunu saniye saniye güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde; hırsızların iş yerine silahlarla geldiği ve yanlarında bulunan torbaya altınları doldurdukları görüldü. İş yeri sahibinin şikayeti üzerine polis ekipleri konuyla ilgili çalışma başlattı. Polis ekiplerinin hırsızları yakalamak için çalışmaları sürdürdükleri öğrenildi.

“Türkiye’de 10 yıldır kuyumculuk işi yapıyoruz ve ilk defa başımıza geldi, birinin elinde tabanca diğerinin elinde ise uzun namlulu silah vardı”

 

Silahlı iki hırsızın film sahnelerini aratmayan soygunlarını anlatan Joud Mohammed Alsaleh, “Biz burada kuyumculuk işi yapıyoruz. İş yerinde normal işlerimizi yapıyorduk birdenbire üzerimize silahlarla geldiler. Hırsızlar, ‘hareket etmeyin, bu oyun değil elimizde silahlar var’ dediler. Baskı yapıp ellerimizi kaldırmamızı istediler. Biz de ellerimizi kaldırdık, yere yattık. Hırsızlardan biri diğer tarafa atlayıp altınları almaya başladılar. Sonra bize görmeyelim diye biber gazı sıktılar. Ondan sonra altınları alıp kaçtılar, polislere haber verdik. Allah onlardan razı olsun, polisler araştırıyorlar ve inşallah bulacaklar. Ortalama 3 ila 4 kilo arasında çalınan altınların 20 ila 22 milyon TL arasında değeri var. Türkiye’de 10 yıldır kuyumculuk işi yapıyoruz ve ilk defa başımıza geldi. Birinin elinde tabanca diğerinin elinde ise uzun namlulu silah vardı. Dışarıda arabada bekleyen 2 kişi daha vardı. İki içeride iki dışarıda toplam 4 hırsızlardı. Ellerindeki beyaz torbalara koyup çaldılar” ifadelerini kullandı.
(RMZ-VK-SO-Y)

Erzin’de Paketleme fabrikasında yangın

0
HATAY'IN ERZİN İLÇESİNDE NARENCİYE PAKETLEME FABRİKASINDA ÇIKAN YANGINDA 60 İŞÇİ TAHLİYE EDİLDİ, 1 İŞÇİ DUMANDAN ETKİLENEREK HAYATINI KAYBETTİ. ALEVLERE TESLİM OLAN FABRİKA, İTFAİYE EKİPLERİ TARAFINDAN SÖNDÜRÜLDÜ. (ESMA KURAL/HATAY-İHA) Hatay'ın Erzin ilçesinde narenciye paketleme fabrikasında çıkan yangında 60 işçi tahliye edildi, 1 işçi dumandan etkilenerek hayatını kaybetti. Alevlere teslim olan fabrika, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

HATAY (İHA) –  Erzin ilçesinde narenciye paketleme fabrikasında çıkan yangında 60 işçi tahliye edildi, 1 işçi dumandan etkilenerek hayatını kaybetti. Alevlere teslim olan fabrika, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

 

HATAY’IN ERZİN İLÇESİNDE NARENCİYE PAKETLEME FABRİKASINDA ÇIKAN YANGINDA 60 İŞÇİ TAHLİYE EDİLDİ, 1 İŞÇİ DUMANDAN ETKİLENEREK HAYATINI KAYBETTİ. ALEVLERE TESLİM OLAN FABRİKA, İTFAİYE EKİPLERİ TARAFINDAN SÖNDÜRÜLDÜ. (ESMA KURAL/HATAY-İHA)
Hatay’ın Erzin ilçesinde narenciye paketleme fabrikasında çıkan yangında 60 işçi tahliye edildi, 1 işçi dumandan etkilenerek hayatını kaybetti. Alevlere teslim olan fabrika, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.

Yangın, Erzin’in Hürriyet Mahallesi’nde bulunan narenciye paketleme fabrikasında yaşandı. Henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın, kısa sürede büyüdü ve fabrikayı alevler sardı. Fabrikanın yandığını gören işçilerin durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine polis, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen Hatay Büyükşehir Belediyesine bağlı itfaiye ekipleri, 60 işçiyi fabrikadan tahliye ederek alevlere müdahale etti. Dumandan etkilenerek fenalaşan bir işçi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan işçi, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Polis ekipleri yangının çıkış nedeni hakkında inceleme başlattı

Suçluların cezalandırılmasını istiyor

0
HATAY'IN KIRIKHAN İLÇESİNDE DEPREMDE ÇÖKEN VE 26 KİŞİYE MEZAR OLAN YAĞMUR APARTMANI'NDA; EŞİNİ VE İKİ EVLADINI KAYBEDEN SERKAN SAYAR, ENKAZ ALTINDA 52 SAAT SONRA KURTARDIĞI OĞLUYLA HAYATA TUTUNUYOR. SAYAR, KARAR ÇIKMAYAN YAĞMUR APARTMANI'NIN 16 OCAK 2026 TARİHİNDE GÖRÜLECEK 4'ÜNCÜ DAVASINDA SUÇLULARIN CEZALARININ ÇEKMESİNİ İSTİYOR. (MEHMET İHSAN ÇAKAR - RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA) Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde depremde çöken ve 26 kişiye mezar olan Yağmur Apartmanı'nda, eşini ve iki evladını kaybeden tır şoförü, enkaz altında 52 saat sonra kurtardığı oğluyla hayata tutunuyor. Acılı adam, suçluların cezalarının çekmesini istiyor.

Kırıkhan ilçesinde depremde çöken ve 26 kişiye mezar olan Yağmur Apartmanı’nda, eşini ve iki evladını kaybeden tır şoförü, enkaz altında 52 saat sonra kurtardığı oğluyla hayata tutunuyor. Acılı adam, suçluların cezalarının çekmesini istiyor.

 

HATAY’IN KIRIKHAN İLÇESİNDE DEPREMDE ÇÖKEN VE 26 KİŞİYE MEZAR OLAN YAĞMUR APARTMANI’NDA; EŞİNİ VE İKİ EVLADINI KAYBEDEN SERKAN SAYAR, ENKAZ ALTINDA 52 SAAT SONRA KURTARDIĞI OĞLUYLA HAYATA TUTUNUYOR. SAYAR, KARAR ÇIKMAYAN YAĞMUR APARTMANI’NIN 16 OCAK 2026 TARİHİNDE GÖRÜLECEK 4’ÜNCÜ DAVASINDA SUÇLULARIN CEZALARININ ÇEKMESİNİ İSTİYOR. (MEHMET İHSAN ÇAKAR – RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde depremde çöken ve 26 kişiye mezar olan Yağmur Apartmanı’nda, eşini ve iki evladını kaybeden tır şoförü, enkaz altında 52 saat sonra kurtardığı oğluyla hayata tutunuyor. Acılı adam, suçluların cezalarının çekmesini istiyor.

Kahramanmaraş merkezli depremde en çok hasara uğrayan Hatay’da binlerce bina yerle bir olurken, yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetmişti. Kırıkhan ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Yağmur Apartmanı, depremin ilk saniyelerinde yerle bir olmuş ve 26 vatandaş hayatını kaybetmişti.
Kırıkhan ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde yaşayan Serkan Sayar’ın, eşi Emine Sayar, oğlu Yusuf Yiğit Sayar ve kızı Liva Sayar, Yağmur Apartmanı enkazında hayatlarını kaybettiler. Kendisi Ukrayna’dayken asrın felaketi yaşanan ve depremde eşi ile iki evladı vefat eden Sayar, depremden 52 saat sonra binanın enkazından oğlu Ahmet Mert Sayar’ı sağ olarak kurtardı. Depremin üzerinden günler geçmesine rağmen Sayar, ailesinin acısını ilk günkü gibi hissediyor. Apartmanın enkazında eşi ve iki evladını kaybeden Sayar, suçluların cezalarını çekmesiyle az da olsa vicdanının rahatlayacağını söyledi. Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yağmur Apartmanı’nın müteahhiti Ahmet Kefsiz ve diğer sorumlular hakkında açılan davanın ilk duruşması 13 Şubat 2024 tarihinde görüldü.

HATAY’IN KIRIKHAN İLÇESİNDE DEPREMDE ÇÖKEN VE 26 KİŞİYE MEZAR OLAN YAĞMUR APARTMANI’NDA; EŞİNİ VE İKİ EVLADINI KAYBEDEN SERKAN SAYAR, ENKAZ ALTINDA 52 SAAT SONRA KURTARDIĞI OĞLUYLA HAYATA TUTUNUYOR. SAYAR, KARAR ÇIKMAYAN YAĞMUR APARTMANI’NIN 16 OCAK 2026 TARİHİNDE GÖRÜLECEK 4’ÜNCÜ DAVASINDA SUÇLULARIN CEZALARININ ÇEKMESİNİ İSTİYOR. (MEHMET İHSAN ÇAKAR – RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde depremde çöken ve 26 kişiye mezar olan Yağmur Apartmanı’nda, eşini ve iki evladını kaybeden tır şoförü, enkaz altında 52 saat sonra kurtardığı oğluyla hayata tutunuyor. Acılı adam, suçluların cezalarının çekmesini istiyor.

 

Depremde eşini ve iki evladını kaybeden acılı baba Serkan Sayar, “Depreme Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Yağmur Apartmanı’nda yakalandık. Depremde eşimi, kızımı ve oğlumu kaybettim, yaşadığım acının tarifi yok. Ben tır şoförüyüm ve depremde Ukrayna’da çalışıyordum. Oradayken haberi alıp hemen Türkiye’ye geri geldim. Oğlum Ahmet Mert Sayar’ı yaklaşık 52 saat sonra enkaz altından kurtardım ama eşim Emine Sayar, oğlum Yusuf Yiğit Sayar, Kızım Liva Sayar’ı enkazdan çıkaramadım, rahmetli oldular. Apartman, dükkan üstü 5 katlı bir binaydı ve çoğu kişi de yaşıyordu. Apartmanda 26 kişi öldü. Binada oturup sağ kalanlar kolonun kesildiğini söyledi. Bir sonraki duruşma 16 Ocak 2026 yılında görülecek. Allah kimsenin başına vermesin. Unutmak veya acıların hafiflemesi söz konusu değil. Suçluların cezalarını çekmesi az da olsa vicdanımızı rahatlatmış olacak. Binanın yıkılmasında kimin suçu varsa kim hatalı işlem yaptıysa bunların araştırılıp cezalarını bulmalarını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
(RMZ-VK-BK-SO-Y)

Köprü aniden çökünce vatandaşı korkuttu!

0

 

Hatay’da bulunan köprünün bir bölümü çöktü. Bölgeye gelen ekipler çalışma başlattı.

Olay, akşam saatlerinde Defne ilçesindeki Dr. Adnan Ezelsoy Parkı’nda bulunan köprüde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle köprünün bir bölümü çöktü. Çökmeyi gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, köprü girişinde güvenlik önlemleri alarak bölgede inceleme başlattı.

Haberin Kaynağı: (DHA)

‘2026 yılında da sorunlar devam ediyor’

0

 

Eğitim-Sen, İskenderun şubesi, 2025 yılına geriye dönüp bakıldığında gelir adaletsizliğinin boyutunu ölçmek amacıyla konuyu kamuya taşıyan bir basın açıklaması yayımladı.

 

Eğitim-Sen, yayımladığı basın açıklamasında ilk olarak şunları söyledi:

”Gözümüzü iğneden ipliğe her şeye yapılan zam fırtınası ile açtığımız, bir yılı, 2025 yılını geride bıraktık. Yıllardır devam eden yoksullaştırma politikalarından 4 Milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi olarak bizler de payımıza düşeni aldık.

2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine emeği ile geçinen milyonlar için, bizler için adeta bir kâbus yılı oldu. Maaşlarımız her ay gittikçe erirken yoksulluğumuz günden güne arttı.

Evet, 2025 yılını geride bıraktık. Ama sorunlarımız artarak devam ediyor. Ülkeyi yönetenler yıllardır çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni verileri resmi enflasyon olarak açıkladılar. Maaş artışlarımızı TÜİK’’in bu sahte verileri ile sınırladılar.

Böylece bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan, bizleri, emeği ile geçim mücadelesi veren milyonları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdılar, sefalete ittiler.

İktidar temsilcileri, yandaş konfederasyon yönetimi ve Hakem Kurulundan oluşan Bermuda Şeytan Üçgeni “toplu sözleşme” adı altında her seferinde Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminini esas aldı.

Altışar aylık bu artışlar daha ilk bir, iki ayda TÜİK’in sahte enflasyonunun bile altında kaldı. Aylarca enflasyon farkı almak için bekledik. Altışar aylık periyotlarla hep aynı şeyi yaşamaya devam ettik. Böylece sadece son 2 yılda maaşlarımız yüzde 20 eridi.

TÜİK bugün 2025 yılının son enflasyon verilerini açıkladı. TÜİK’e göre Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89 yıllık enflasyon yüzde 30,89 son altı aylık enflasyon yüzde 12,2 kira artışlarında esas alınan 12 aylık ortalama enflasyon ise yüzde 34,88 olmuştur.

Bu ülkede yaşayan herkes biliyor ki bu verilerin yaşadığımız gerçek enflasyonla hiçbir alakası yoktur. Nitekim İstanbul Ticaret Odası (İTO) 4 gün önce yıllık enflasyon %37,68 olduğunu açıklamıştır.

Bugün açıklanan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre ise enflasyon aylık yüzde 2,11 yıllık ise yüzde 56,14 artmıştır.

Şimdi buradan işçilere, emekçilere, emeklilere, tüm kamuoyuna soruyoruz: TÜİK’in enflasyonu mu yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı daha gerçekçi? Hükümet sözcüleri “enflasyon düştü” diyor. Peki, sizin enflasyonunuz düştü mü?

Bugün açıklanan TÜİK verilerine göre:

  • Asgari ücret artışı TÜİK enflasyonun bile altında kalmıştır. Bilindiği üzere 2024 yılında resmi enflasyon %44,38 olarak açıklanmıştı. Buna rağmen 2025 yılı asgari ücretini bunun yaklaşık 15 puan altında %30 arttırdılar. TÜİK bugün 2025 yılı enflasyonun yüzde 30,89 olduğunu açıkladı. Ama asgari ücreti 10 gün önce %27 artırarak, açlık sınırının altında tuttular.
  • TÜİK’in gerçekleşen enflasyon verileri dahi temel alınmış olsaydı bugün asgari ücretin 32 bin165 TL olması gerekiyordu. Dolayısıyla TÜİK’in sahte enflasyon verilerine göre bile her asgari ücretlinin aylık 4 bin 100 TL’sine yıllık ise 49 bin 200 TL’sine, yani yaklaşık 2 aylık ücretine el konulmuştur.
  •  Kaybeden sadece asgari ücretliler değil, bu düzende hepimizin kayıpları artıyor. Örneğin bugün açıklanan TÜİK verilerine göre: SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aylıkları 6 aylık enflasyon oranında, yani sadece yüzde 12,2 artacaktır.
  •  Bu sahte verilere göre kamu emekçileri ve emeklileri olarak bizler için ise yüzde 6,85 enflasyon farkı doğmuştur. Bu farka Hakem Kurulu dayatması ile biten son “toplu sözleşmeye” göre yapılacak artışı da (yüzde11 artış ve taban maaşlarda bin TL artış) eklediğimizde maaşlarımız Ocak’tan itibaren ortalama sadece yüzde 20 artacaktır.
    Öte yandan ‘enflasyon farkı’ adı üzerinde geçtiğimiz altı ay yaşanan enflasyondan doğan farktır. Dolayısıyla kamu emekçileri ve emeklileri olarak 2026 yılına aslında ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile başlıyoruz.
  • Buna karşın kira, ulaşım, gıda başta olmak üzere temel giderlerimizdeki artışlar maaş artışımızı katlamakta, dolayısıyla reel gelirimiz hızla buharlaşmaktadır.
    Bizler 2026 yılına maaşlarımızda ortalama yüzde %12,5 artış ile başlarken:
  •  1 Ocak’tan itibaren toplu taşıma ücretlerine %35, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerine %30, köprü ve otoyol geçiş ücretlerine ortalama %22, MTV ve damga vergisine %19 zam yapılmıştır.
  •  Kontrat süresi dolanların kirası Ocak’tan itibaren yüzde 34,88 artacaktır. Bugün 55 Bin TL maaş alıp bunun 25 bin TL’sini kiraya veren bir kamu emekçisinin maaşı Ocak ayında 65 bin TL olacak. Ama kirası 33 bin 720 TL’ye çıkacak. Yani cebine giren maaş zammının neredeyse tamamı kiraya gidecek.
  •  Bırakalım eti, süt ürünlerini, yumurtayı son bir yılda en düşük memur maaşı ile alınan ekmek sayısı bile azalmıştır.
  • Bundan bir yıl önce en düşük memur maaşı ile tanesi 10 TL’den 4 bin 370 adet ekmek alınıyordu. Ekmek fiyatı 1 Ağustos’tan itibaren 15 TL’ye çıktı. Bugün açıklanan TÜİK enflasyon verilerine göre en düşük memur maaşı ile 4 bin adet ekmek alınacak. Bu durumda en düşük maaş alan memurun sofrasından aylık 370 adet, günlük 12 adet ekmek eksilecek. Üstelik ekmeğe zam kapıdadır.
  • Ayrıca gelir vergisi adaletsizliği de derinleşmeye devam etmektedir. Maaşlarımızdan kaynakta kesilen Gelir Vergisi, Yeniden Değerleme Oranının 5 puan altında tutulmuştur. Dolayısıyla maaş artışımız yine cebimize girmeden buharlaşacaktır.
  •  10 yıl önce bugün bir adet çeyrek altın 175 TL’ydi. En düşük memur maaşı ile 17 adet çeyrek altın alınıyordu. Bugün çeyrek altının fiyatı 10 bin 500 TL. En düşük memur maaşı ile 6 adet çeyrek altın bile alınamıyor. Son 10 yılda en az 11 çeyrek altınımızı elimizden aldılar.
  • Yıllardır büyüme nutukları attılar. Ama büyüyen sermaye, patronlar, yandaşlar oldu. Bizlerin ise yoksulluğu, sefaleti büyüdü.
  • 2024 yılını ‘emekli yılı’ ilan etmişlerdi. Ama emeklileri kuru ekmeğe muhtaç hale getirdiler. On binlerce emekliyi ucuz otel köşelerinde, otogarlarda yaşamaya sürüklediler.
    2025 yılını ‘aile yılı’ ilan ettiler. Ama milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler.
  • Çağdaş dünya ülkelerinde asgari ücret hesabında, işçinin ailesinin giderleri de temel alınıyor. Ama 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan edenler asgari ücreti belirlerken işçinin tek başına temel giderlerini dahi yok saymıştır. Her iki işçiden birinin aldığı asgari ücret tarihimizde ilk defa Kasım ayı açlık sınırının dahi altında kalmıştır.
  • 2026 yılını ise emeği ile geçinen tüm kesimler için bir yıkım yılına çevirmek istiyorlar. ‘Sefalete, köleliğe alışın’ diyorlar.
  • Bizlerin ücretlerini, maaşlarını sefalet düzeyinde arttırırken hep aynı şeyi söylediler. ‘Kaynak yok’ dediler.
  • Oysa bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılıyor. Bunu 2026 bütçesinde bir kez daha gördük.
  •  2026’da her 1 dakikada tam 186 asgari ücret faiz olarak yabancı ve yerli sermayeye gidecek.
  •  Her 1 dakikada tam 145 asgari ücret ‘savunma ve güvenlik’ adı altında silahlanmaya aktarılacak.
  •  Her 1 dakikada tam 50 asgari ücret sermayeye, patronlara teşvik olarak akacak.
  •  Her 1 dakikada tam 19 asgari ücret, köprü, otoyol, şehir hastanesi müteahhitlerinin cebine Hazine garantisi olarak girecek. Tüm bunlar yükü bizlere yıkılan vergilerden karşılanacak.”

 

”Bizler KESK’e bağlı sendikaların üyeleri olarak buradan haykırıyoruz”

 

Eğitim-Sen, gerçekleştirdiği basın açıklamasından sonra KESK’e ve kamuya çare olarak şöyle seslendi:

”Bu kölelik düzenine, sefalete alışmadık. Alışmayacağız. Çünkü bizler biliyoruz ki alışmak kanıksamaktır, kabullenmektir.

Bugün açıklanan TÜİK verileri ile de ortaya çıkmıştır ki Ağustos ayında Hakem Kurulu dayatması ile biten toplu sözleşme hükümsüz hale gelmiştir. Toplu sözleşmenin gerçek bir toplu sözleşme olacak şekilde yenilenmesi ve bu dönem içerisinde hak kayıplarımızın daha da büyümemesi için maaşlarımızda ek zam yapılmalıdır. Aksi durum kamu emekçilerini açlık sınırına yaklaşması anlamına gelir.

Bizlere her geçen gün daha fazla yoksulluk ve güvencesizlik dayatan bu düzeni kabul etmiyoruz. Bunun bir adımı olarak 14 Ocak Çarşamba günü tüm yurtta üretimden gelen gücümüzü kullanacak, iş bırakacağız.

Bunun için tüm konfederasyonları, sendikaları, kamu emekçilerini;
* En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarıldığı;
* İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret,
* Güvenceli istihdam- güvenli gelecek,
* Demokratik- adil bir çalışma yaşamı,
* Halktan yana bir kamu hizmeti,
* Grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi için birlikte mücadele etmeye, omuz omuza vermeye, 14 Ocak’ta hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanmaya çağırıyoruz. 

Çağrımız sadece kamu emekçilerine değil, bu sömürü düzenin çarkları altında ezilen herkesedir. Hepimizi sefalette eşitlemeyi hedefleyenlere artık yeter demenin vakti çoktan gelmiştir. Gelin yıllardır hepimize kaybettiren bu yoksulluk ve sefalet düzenine karşı insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim.”

Öğrenci taşıyan servis devrildi, 5 yaralı

0
HATAY'DA SÜRÜCÜSÜNÜN KONTROLÜ KAYBETMESİYLE ZEYTİNLİĞE UÇAN SERVİSTEKİ 4 ÖĞRENCİ VE SÜRÜCÜ YARALANDI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'da sürücüsünün kontrolü kaybetmesiyle zeytinliğe uçan servisteki 4 öğrenci ve sürücü yaralandı.

 

Hatay’da sürücüsünün kontrolü kaybetmesiyle zeytinliğe uçan servisteki 4 öğrenci ve sürücü yaralandı.

 

Kaza; Yayladağ ilçesi Gözlüce Mahallesinde meydana geldi. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği FİAT marka öğrenci servisi, zeytin bahçesine uçtu. Kazada araçta sıkışan yaralılar, Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Kazada yaralanan 4 öğrenci ve servis şoförü olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastaneye sevk edildi. Kazada yaralanan 5 kişinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Vergi suçundan aranan şahıs tutuklandı

0
VERGİ SUÇUNDAN HAPİS CEZASI İLE ARANAN ŞAHIS YAKALANDI (NECATİ İVGİN/HATAY-İHA) Hatay'ın İskenderun ilçesinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmada vergi usul kanununa muhalefet suçundan hapis cezası bulunan şahıs tutuklandı.

 Hatay’ın İskenderun ilçesinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmada vergi usul kanununa muhalefet suçundan hapis cezası bulunan şahıs tutuklandı.

 

Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince il genelinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarını sürdürüyor. Vergi usul kanununa muhalefet suçundan 3 yıl 10 ay 25 gün hapis cezasıyla aranan U.P. adlı şahıs İskenderun’da yakalanarak gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemleri sonrası adli makamlara sevk edilen şahıs tutuklanarak ceza evine teslim edildi.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Uyuşturucu taciri tutuklandı

0
9 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE ARANAN ŞAHIS YAKALANDI (NECATİ İVGİN/HATAY-İHA) Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmada uyuşturucu suçundan 9 yıl 2 ay hapis cezası bulunan şahıs tutuklandı.

  Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmada uyuşturucu suçundan 9 yıl 2 ay hapis cezası bulunan şahıs tutuklandı.

 

Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince il genelinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmada; Uyuşturucu, uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 9 yıl 2 ay kesinleşmiş cezası ile aranan F.S. adlı şahıs Reyhanlı’da yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri sonrası adli makamlara sevk edilen şahıs tutuklanarak ceza evine teslim edildi.

Haberin Kaynağı: (İHA)

Samandağ’da  kacak elektrik kullanımı

0

 

 

Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. (Toroslar EDAŞ), Hatay’ın Samandağ ilçesinde enerji arz güvenliğini tehdit eden kaçak elektrik kullanımıyla mücadele ve altyapı iyileştirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirket, bölgede gerçekleştirdiği kapsamlı denetimlerle binlerce vatandaşın enerji hakkını korumayı ve şebeke sağlığını güvence altına almayı hedefliyor.

Hatay ve çevresinde 31 Aralık 2025 tarihinde etkisini artıran ani sıcaklık düşüşleri, ısınma ihtiyacını ve buna bağlı olarak elektrik enerjisine olan talebi önemli ölçüde artırmıştır. Ancak, elektrik enerjisiyle ısınma sağlanan bölgelerde gözlemlenen kontrolsüz ve kayıt dışı tüketim, dağıtım şebekesi üzerinde aşırı yüklenmeye yol açarak ciddi teknik hasarlara sebebiyet vermiştir. Toroslar EDAŞ, bu usulsüz müdahalelerin yol açtığı arızaların önüne geçmek ve kesintisiz enerji arzını sağlamak amacıyla “Acil Eylem Planı” kapsamında Samandağ ilçesinde geniş çaplı bir denetim operasyonu gerçekleştirmiştir.

 

Tek bir günde 17 mahallede kapsamlı tarama, 100’e yakın tesiste kaçak ve usulsüz kullanım

Toroslar EDAŞ ekiplerinin saha operasyonları kapsamında, Samandağ ilçesinde yer alan 17 mahalle ve 27 trafo bölgesinde kontroller gerçekleştirilmiştir. Kontrol edilen her 5 evden birinde kaçak veya kural dışı elektrik kullanımı tespit edilmiştir. Yapılan teknik incelemeler sonucunda 100’e yakın tesiste kaçak veya usulsüz elektrik kullanımı tespit edilirken; bu usulsüzlüklerin enerji sistemine milyonlarca lira maliyeti hesaplanmıştır.

 

Bu durum, soğuk hava koşullarında zaten artan enerji talebinin, dağıtım şebekesi üzerinde öngörülemez ve planlama dışı bir yüke dönüşmesine neden olmaktadır.

 

Milli servete 80 milyon lira zarar

 

Usulsüz enerji tüketimi sadece ekonomik bir kayıp oluşturmakla kalmayıp, şebekedeki trafo ve hatların yanmasına, dolayısıyla bölge genelinde uzun süreli kesintilere neden olmaktadır. Şebeke sağlığını korumak adına yapılan saha tespitlerinde, kaçak kullanım kaynaklı aşırı yüklenmenin şebeke envanterine verdiği zararların boyutu titizlikle incelenmektedir. Bu kapsamda, kayıt dışı tüketim nedeniyle hasar görerek devre dışı kalan 105 adet trafo ile aşırı ısınma sonucu yanan ve kullanılamaz hale gelen 25.360 metre şebeke iletkeni ve kablo miktarı teknik raporlara yansıtılmıştır.

 

Arızaların giderilmesi için harcanan onarım, işçilik ve şebeke envanteri giderleri ile teknik hasarların yol açtığı maddi zararlar dahil olmak üzere, şebekede oluşan tahmini toplam 80 milyon lira tutarındaki maliyet kayıt altına alınmıştır. İlgili birimlerin denetimleri sonucunda kesinleşen bu toplam miktar, bölgedeki rehabilitasyon çalışmalarına temel dayanak oluşturacaktır.

 

Şebeke sağlığını korumak ve dürüst abonenin enerji hakkına sahip çıkmak adına; çevrede gözlemlenen şüpheli elektrik kullanım durumlarının, mühürsüz sayaçların veya şebekeye usulsüz müdahale girişimlerinin 186 Çağrı Merkezi üzerinden bildirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bildirimlerde kimlik bilgilerinin tamamen gizli tutulduğunu hatırlatan Toroslar EDAŞ, bölgenin enerji güvenliğini sağlamak adına tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmaya devam etmektedir.

Kesintiler  yurttaşları olumsuz etkiliyor

0

 

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Mullaoğlu,Hatay’da  özellikle Samandağ, Yayladağı ve Defne ilçelerinde artan elektrik kesintilerinin, konteyner ve prefabrik konutlarda yaşam mücadelesi veren depremzede yurttaşları doğrudan etkilediğini vurguladı.

Mullaoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

 

“Samandağ, Yayladağı ve Defne ilçelerinde son dönemde artan ve saatlerce süren elektrik kesintileri; konteyner ve prefabrik konutlarda yaşam mücadelesi veren depremzede yurttaşlarımızı doğrudan sağlık, güvenlik ve yaşam hakkı yönünden tehdit etmektedir.

 

Yaz ayları boyunca ‘bakım ve onarım’ gerekçesiyle yapılan kesintilere rağmen, bugün gelinen noktada altyapının hâlâ bu kadar kırılgan olması kabul edilemez bir yönetim zafiyetidir.

 

Elektrik dağıtım hizmeti bir ticari tercih alanı değil, kesintisiz sunulması zorunlu bir kamusal görevdir.

 

Hasta, engelli ve çocukların bulunduğu alanlarda yaşanan bu kesintiler; idarenin öngörü, planlama ve denetim sorumluluğunu yerine getirmediğinin açık göstergesidir.

 

Sosyal medyada ve basında yükselen tepkiler, Hatay halkının artık bu ihmali taşımadığını göstermektedir.

 

Yetkili kurumları acilen şeffaf bir açıklama yapmaya, kalıcı çözüm takvimini kamuoyuyla paylaşmaya ve Hatay’a yönelik ayrımcı uygulamalara son vermeye çağırıyorum.

 

Hatay karanlıkta bırakılmayacak!”

Mullaoğlu’nun açıklaması, kent genelinde yaşanan elektrik kesintilerine yönelik tepkilerin siyasi düzeyde de karşılık bulduğunu ortaya koyarken, gözler yetkili kurumların yapacağı açıklamalara çevrildi.

Ne olacak bu elektrik kesintileri?

0

 

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını istediği bir soru önergesini TBMM Başkanlığına vererek Antakya, Defne, Samandağ, Harbiye ve çevre bölgelerinde 48 ila 72 saati bulan elektrik kesintileri yaşanmasını gündeme taşıdı
Vekil Karanın Önergesi şöyle:

 

 

Elektrik ve internet kesintileri Hatay’da günlük yaşamı ve iktisadi faaliyetleri felç edecek noktaya ulaşmıştır. Elektrik Mühendisleri Odasının yaptığı açıklamaya göre özellikle Antakya, Defne, Samandağ, Harbiye ve çevre bölgelerinde 48 ila 72 saati bulan elektrik kesintileri yaşanmaktadır. Kesintilerin kar yağışı ve hava sıcaklıklarının düşmesi nedeniyle arttığı, bunun da şebekenin altyapı ve planlama açısından yetersiz olmasından kaynaklandığı belirtilmektedir.

Bu bağlamda;

1. Hatay genelinde 31 Aralık 2025 tarihinden itibaren yaşanan kesintilerden etkilenen toplam abone sayısı kaçtır ve kesintilerin üçüncü gününde hâlâ elektrik verilemeyen bölge sayısı kaçtır?

2. Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) deprem sonrası değişen nüfus ve enerji arzı ihtiyaçlarına yönelik önceden yaptığı uyarılar neden dikkate alınmamış ve gerekli tedbirler neden zamanında alınmamıştır?

3. Bölgedeki elektrik dağıtım şebekesinin kar yağışı, yağmur veya aşırı yüklenme gibi rutin sayılabilecek hava koşullarında dahi çökmesinin temel sebebi olan yatırım ve bakım eksiklikleri hakkında Bakanlığınızca bir denetim yapılmış mıdır?
4. Dağıtım şirketinin saha ekiplerinin yeterli olduğu yönündeki beyanlarına rağmen, sahada teknik personel ve araç eksikliği gözlemlenmesinin gerekçesi nedir? Şirketin özelleştirme sonrası personel politikaları denetlenmekte midir?

5. Hatay’ın deprem ve iklim değişikliği risklerine dayanıklı, yeni ve güçlü bir dağıtım şebekesi planı bulunmakta mıdır? Varsa bu planın takvimi nedir?

6. Kesintiler nedeniyle mağdur olan, cihazları zarar gören veya sağlık riski yaşayan vatandaşların zararlarının tazmini konusunda bir çalışma başlatılacak mıdır?

7. Dağıtım şirketinin vatandaşları bilgilendirme konusundaki yetersizliği göz önüne alındığında, kesintilerle ilgili şeffaf ve saatlik bilgilendirme yapılmasına yönelik bir zorunluluk getirilmesi planlanmakta mıdır

“ Branda siyaseti “ ile tanıştık

0

 

İYİ Parti Hatay Milletvekili Şefik Çirkin sosyal medya hesabında bir açıklama yaparak “   Bölgemiz depremin ıstırabını halen yaşamakta Hükümet çok gayret ediyor bu gerçek Teşekkür ediyoruz  Ama 27 Aralıkta yapılan törende söyledikleri gibi değil durum  Üstelik kim akıl ettiyse bir de “ Branda siyaseti “ ile tanıştık” dedi

 

Çirkin’in açıklamaları şöyle

 

2025 i geride bıraktık

İyi geçti denemez

2026 dan umutlandık, ama şimdilik çiftçi olarak.Çünkü karla beraber geldi

Emekli, dul, yetim, asgari ücretli için maalesef aynı umudu hissedemiyoruz

Bölgemiz depremin ızdırabını halen yaşamakta

Hükümet çok gayret ediyor bu gerçek

Teşekkür ediyoruz

Ama 27 Aralıkta yapılan törende söyledikleri gibi değil durum

Üstelik kim akıl ettiyse bir de “ Branda siyaseti “ ile tanıştık

Böylelikle Türkiye hizmetin yerine “ Balkon desenli “ brandayı konuştu

Aslında hizmeti de  örtmüş oldular

Elektrik kesintileri devam etmekte ve artık bunaltıcı oldu

Trafik sorunu devam edeceğe benzer

Diğer yanda teslim edilen evlere giremeyenler de çok

Tabi darbe çok ağır, hükümet elinden geleni yapsada delik kapanmıyor

Asıl hata tarih vermeleri idi

Tarih verirseniz başınıza gelecek bu dur

Peki Sanayi siteleri? Asıl sorun orda

Evine yerleşen insanın takati yok, döşemesi bile sorun

Sanayi siteleri bitse işini ayaklandıracak ve orda çalışanlar olacak ve ekmek bulacak

Ayrıca adalet için seçilen yöntem olan “ kurra “ eşitsizliği getirdi

Bu yönde şikayet çok ve meclis açılır açılmaz takipçisi olacağız

İktidar çok sayıda kavşak yapmakta

Bunların çok faydası olacak

Belen Geçidi, Amanos Tüneli bunlar çok büyük yatırımlar

Ancak ekonomiye yansıması 10 yılları bulacak

Hatay insanında da maalesef bu takat yok

Acil ekonomik paket , sıcak para lazım ve çiftçiye özel destek

Bunun da takipçisi olacağız

Ve 2026 da Lazkiye hem Hatay, hem de devletimiz için çok önemli bir sorun olma potansiyelinde

Umarız olmaz ama durum bu

Bu konuda da takip edip elimizden ne gelirse yapacağız

Ve bu sorunda Hatay olarak ayırımsız birbirimizi anlamamız ve empati yapmamız şart değerli kardeşlerim

Anlayacağınız 2026 da uğraşacağımız çok sorun var Hatay’lı olarak

İktidarın yapabildiklerine teşekkür edip

Eksikleri çekinmeden ifade edeceğiz

Hiç alınmayacaklar çünkü bu bizim görevimiz

Umarız 2026 yüzümüzün güldüğü bir yıl olur

Bu duygularla herkese sağlık, huzur, ve mutluluk açısından verimli ve paralı bir yıl dilerim kıymetli kardeşlerim

Rabbim hepinize kuvvet versin

Su kuyusuna düşen keçi zorlukla kurtuldu

0
HATAY'IN ANTAKYA İLÇESİNDE SU KUYUSUNA DÜŞEN KEÇİ, İTFAİYE EKİPLERİ TARAFINDAN KURTARILDI. (CEMAL KILINÇ/HATAY-İHA) Hatay'ın Antakya ilçesinde su kuyusuna düşen keçi, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

 

Hatay’da su kuyusuna düşen keçi, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

 

Antakya ilçesi Ekinci Mahallesinde otlandığı esnada bir keçi su kuyusuna düştü. Su kuyusuna düşüp mahsur kalan keçinin sesini duyan sahibi, kendi imkanlarıyla kurtaramayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye intikal eden Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB)’ye bağlı itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle mahsur kalan keçi kurtarıldı. Kurtarılan keçi, sahibine teslim edildi.

Haberin Kaynağı: (İHA)

HBB, öğrencilere burs ve tablet dağıttı

0
HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NİN KOORDİNASYONUNDA YÜRÜTÜLEN "KARDEŞİM OL" PROJESİ KAPSAMINDA ÖĞRENCİLERE YÖNELİK BURS VE TABLET DAĞITIMI GERÇEKLEŞTİRİLDİ. (FERİT SAVAŞ/HATAY-İHA) Hatay Büyükşehir Belediyesi'nin koordinasyonunda yürütülen "Kardeşim Ol" Projesi kapsamında öğrencilere yönelik burs ve tablet dağıtımı gerçekleştirildi.

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB)’nin koordinasyonunda yürütülen “Kardeşim Ol” Projesi kapsamında öğrencilere yönelik burs ve tablet dağıtımı gerçekleştirildi.

 

Hatay Büyükşehir Belediyesi, gençlerin eğitim hayatına katkı sunmak ve onları geleceğe en iyi şekilde hazırlamak amacıyla gençlere yönelik projeler hazırlamaya ve oluşturulan işbirlikleri ile gençleri desteklemeye devam ediyor.

HBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı; öğrencilerin eğitim hayatlarına destek olunması, eğitim süreçlerini daha sağlıklı ve kesintisiz şekilde sürdürebilmeleri amacıyla İstanbul İnsani Yardım Derneği iş birliği ile “Kardeşim Ol” Projesini sürdürüyor.
HBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi ve İstanbul İnsani Yardım Derneği tarafından yürütülen “Kardeşim Ol” Projesi kapsamında öğrencilere yönelik burs ve tablet dağıtımı gerçekleştirildi.

Projede sağlanan burslarla öğrencilerin eğitim giderlerine katkı sunulurken, tablet desteğiyle öğrencilerin dijital eğitim imkânlarına erişimi güçlendirildi.

 

Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi yetkilileri, paydaş kurumlarla iş birliği içerisinde, öğrenci dostu bir şehir olma hedefiyle gençlere, ulaşımdan spora, kültürden sanata birçok alanda destek vermeye devam edeceklerini kaydetti.

Haberin Kaynağı: (İHA)