






İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Rektörü Prof. Dr. Tolga Depci, yeni eğitim-öğretim yılı ziyaretleri kapsamında İskenderun Meslek Yüksekokulu’nu (İMYO) ziyaret etti. Rektör Depci’ye İMYO ziyaretinde İSTE Genel Sekreteri Yahya Kılıç, İSTE İdari Mali İşler Daire Başkan Vekili Hasan Ümit Büyükdemir, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Muhammet Zahit Demir ve Öğrenci İşleri Daire Başkanı Oğuz Şerifoğlu eşlik etti. İMYO Müdürü Öğr. Gör. Hakan Kalpakçıoğlu ve İMYO personelinin karşıladığı Rektör Depci’ye, İMYO Müdürü Kalpakçıoğlu, yüksekokulun bünyesinde yer alan bölüm ve programların kapasitesi ve devam eden projeler hakkında bilgi verdi.
Ziyarette İMYO öğrencileri ile bir araya gelen İSTE Rektörü Depci, öğrencilerle sohbet etti. Öğrencilerden gelen soruları cevaplayan Rektör Depci, öğrencilerin kendisine ilettiği öneri, talep ve sorunları tek tek ele alarak, içtenlikle yanıtladı. Öğrencilerle sohbetinde kendi öğrencilik deneyimlerinden örnekler veren Prof. Dr. Depci, öğrencilere eğitim hayatlarını sosyal hayatla entegre biçimde sürdürmelerini tavsiye etti.
Kaynakların efektif kullanımı hususunda öğrencilerden aldıkları geri bildirimleri dikkate aldıklarını ifade eden Rektör Depci “öğrencilerimizle sürekli ve doğrudan iletişim halinde olmak, İSTE’yi ileri taşıma yolunda beraber yürümek benimsediğimiz yönetim anlayışı için oldukça önemli. Her zaman öğrencilerimizin gelişmesi için gerekli katkıları sunmaya hazırız. Bugün İMYO öğrencileriyle bir araya gelmek ve onlarla sohbet etmek hem oldukça keyifli hem de verimli geçti. Ön lisans öğrencilerimiz ülkemizin nitelikli ara eleman ihtiyacını karşılamamızda oldukça kıymetli. Tüm öğrencilerimize yeni eğitim- öğretim yılında başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.
Rektör Depci, daha sonra öğrencilerin isteği üzerine bölüm ve programlara ait derslik, atölye, laboratuvarları gezdi ve öğrenci projelerini yerinde inceledi.



İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yıldırım Onur Ağır, İskenderun Palmiye Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı.

Branşı dâhilinde vereceği hizmetlerden söz eden Uzm. Dr. Yıldırım Onur Ağır, “Diyabet, tansiyon, mide, bağırsak, karaciğer ve böbrek hastalıkları, kalp damar hastalıkları, metabolik hastalıklar, kan hastalıkları, hiperlipidemi, tiroid hastalıkları, üst ve alt solunum yolu hastalıkları ve romatizmal hastalıkların tanı ve tedavisi bölümümüz dâhilinde yapılmaktadır. Artık vatandaşlarımıza İskenderun Palmiye Hastanesi bünyesinde hizmet sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, Mustafa Kemal Üniversitesi’nde uzmanlığını tamamladı. 6 yıl boyunca İskenderun Devlet Hastanesi’nde İç Hastalıkları Uzmanı olarak görevini başarıyla yerine getiren Uzm. Dr. Yıldırım Onur Ağır, İskenderun Palmiye Hastanesi’nde göreve başladı.
Gazeteci ve sunucu Erkan Tan, “Sonunda hastalık bizi de tuttu. Koronavirüs testi sonucu pozitif çıktı” sözleriyle virüse yakalandığını Twitter hesabından duyurdu.
A Haber‘de Sabah Ajansı programını sunan gazeteci Erkan Tan, koronavirüse yakalandığını açıkladı.
Sosyal medya hesabından kötü haberi paylaşan Tan, “Sonunda hastalık bizi de tuttu. Koronavirüs testi sonucu pozitif çıktı… Aşılarım tam, genel durumum Elhamdüllillah iyidir. Şimdilik soğuk algınlığı belirtileri var. Karantina kuralları gereği televizyon yayınlarına ara vermiş bulunuyorum. ALLAH’ım hasta kullarına şifa bağışla…” ifadelerini kullandı.

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, 4 aydır çözülmeyen Kazakistan geçiş belgesi sorununu ve %40 düşen Orta Asya taşımalarındaki pazar payını verdiği soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.

CHP’li Güzelmansur, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği önergede “Kazakistan geçiş belgesi sorununun çözülmemesinin nedeni karayolu taşımacılığını demiryoluna kaydırmak ve TCDD resmi operatörüne daha fazla kâr sağlamak mıdır” diye sordu.
Türkmenistan sınırının kapalı olması ve Azerbaycan geçişinin maliyetli olması nedeniyle Orta Asya ülkelerine karayoluyla yapılan taşımacılıkta Kazakistan’ın zorunlu rota olduğuna işaret eden Güzelmansur: “Orta Asya ülkelerine ulaşım ana rota olan Türkmenistan’ın Kovid-19 nedeniyle transit geçişi tamamen kapatması; alternatif en kısa yol olan Azerbaycan’ın ise fazladan aldığı ek ücretler nakliyeciler için Kazakistan’ı zorunlu rota haline getirmiştir. Ancak Kazakistan’dan transit geçiş tükenmesi ve bu sorunun yaklaşık 4 aydır çözülmemesi Orta Asya taşımalarında pazar payını %40 düşürmüştür” dedi.
15 GÜNDE ÇÖZÜLECEK SORUN 4 AYDIR NEDEN SÜRÜNCEMEDE?
Transit geçiş belgesi sorununun normalde 15 günde çözüldüğüne, Kazakistan transit geçiş belgesi sorununun ise 4 aydır sürüncemede bırakıldığına dikkat çeken Güzelmansur “Kazakistan geçiş belgesi sorununun özellikle 4 aydır çözülmediğine, burada amacın karayoluyla nakliye sektörünün önünü kesmek ve firmaları demiryoluyla taşımacılığa yönlendirmek olduğuna, böylece TCDD’nin resmi operatörüne daha fazla kâr sağlanmak istendiğine yönelik iddialar var” dile getiriliyor dedi.
Güzelmansur’un konuyla ilgili yanıtlanmasını istediği sorular şunlar:

Kaza, iki gün önce öğle saatlerinde Çankaya ilçesi Ahlatlıbel Mahallesi Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz Bulvarı’nda meydana geldi. Hastanedeki nöbetinin ardından evine gitmek için yola çıkan Rümeysa Berin Şen yönetimindeki 38 AEK 935 plakalı otomobil, yol kenarında duran 06 KB 957 plakalı kamyona çarptı. Hurdaya dönen otomobilde sıkışan Şen, hayatını kaybetti. Güvenlik kamerasına yansıyan kazanın ardından gözaltına alınan kamyon sürücüsü ise işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
36 SAAT NÖBET İDDİASI
Dr. Şen’in cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından memleketi Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Çengelli köyüne getirildi. Amca Yaşar Şen, yeğenin Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden geçen yıl mezun olduğu ve 1 yıl Kayseri’de görev yaptığını anlattı. Ardından kadın doğum alanında uzmanlığı kazanarak Ankara Şehir Hastanesi’nde göreve başladığını ifade eden Recep Şen, “1 yıldır Kayseri Devlet Hastanesi acil servisinde çalıştı. 2,5 aydır Ankara’da görev yapıyordu. Söylendiğine göre 36 saat nöbetten sonra, çıkışta kaza başımıza geliyor. Sözün bittiği yerdeyiz. Son söz. Gencecik hayalleri olan bir kızdı. Uzman olursa memleketine gelip hizmet etmek istiyordu” dedi. Gazetecilerin ‘Nöbetten şikayet ediyor muydu?’ sorusuna cevap veren Şen, “Yok, onları biz konuşmadık. Annesine söylemiş olabilir de bizim bir bilgimiz yok” diye konuştu.
TOPRAĞA VERİLDİ
Köy meydanında kılınan cenaze namazına, yakınları, meslektaşları ve Kayseri’deki cezaevinde tutuklu bulunan babası Murat Şen, savcılık tarafından verilen izinle kızının cenazesine katıldı. Cenazede anne Yasemin Şen, kardeşleri Serra Şen ve Arda Şen, güçlükle ayakta durdu. Rümeysa Berin Şen’in cenazesi, kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi.
HASTANEDEN BAŞSAĞLIĞI AÇIKLAMASI
Ankara Şehir Hastanesi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Doktor Rümeysa Berin Şen için başsağlığı mesajı yayınladı. Mesajda, “Kıymetli Çalışma Arkadaşımız Dr. Rümeysa Berin Şen’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Ailemizin başı sağ olsun, kıymetli çalışma arkadaşımız Dr. Rümeysa Berin Şen’in mekanı cennet olsun.” denildi.




TFF 3. Lig 2. Grubunda mücadele eden Akdeniz temsilcisi İskenderun Spor, pazar günü deplasmanda oynayacağı 52 Ordu Spor maçı hazırlıklarını Teknik Direktör Jan Olde Riekerink nezaretinde sürdürüyor.



İskenderun Kaymakamı İskender Yönden, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla kutlama ve tebrik mesajı yayınladı. Yönden, açıklamalarında şu cümlelere yer verdi:
“Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasındaki kahraman ordumuzun ve necip milletimizin omuz omuza, yedi düvele karşı canı pahasına verdiği ulvi bir mücadelenin sonucunda kurulan ve ezelden ebede uzanan tarih yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olmakla birlikte, tarih sahnesinde yeniden varoluşumuzun eşsiz sembolü olan Cumhuriyetimizin kuruluşunun 98. yıl dönümünü ülkemiz genelinde olduğu gibi İlçemizde de hep birlikte büyük bir kıvanç, coşku ve heyecanla kutluyoruz.
İstiklalimiz ve istikbalimiz uğruna; genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle, yediden yetmişe verdiğimiz çetin mücadelenin zafer ile taçlandırıldığı Kurtuluş Savaşımızın akabinde ilan edilen, hürriyet ve bağımsızlığımız ile milli birlik ve beraberliğimizin yegâne kaynağı olan Cumhuriyetimiz; şanlı tarihimizdeki en büyük ve en kapsamlı çağdaşlaşma hamlesi olduğu gibi, kadirşinas milletimizin haiz olduğu azim, kararlılık, fedakârlık, birlik, beraberlik ve egemenlik konusundaki hassasiyetinin eşsiz timsali olarak ilelebet tarihteki ve gönlümüzdeki yerini muhafaza edecektir.
Cumhuriyet, getirdiği yenilikler ve atılımlar ile; bilime, akılcılığa ve özgür düşünceye dayalı çağdaş Türkiye’nin mayasını oluşturmuş, necip milletimizin ufkunu genişletmiş, ekonomik, sosyal ve siyasal yaşantımıza dinamizm kazandırmış olduğu realitesiyle ve Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.” sözlerini şiar edinerek; eğitim başta olmak üzere bilim, teknoloji, kültür ve sanatta ilerlemek üzere devlet ve millet olarak gösterdiğimiz azim ve gayretimiz de aşikardır.
Bugün eğitim, sağlık, bilim, kültür, sanayi, ekonomi ve sosyal yaşamın her alanında önemli mesafeler kat ederek, pek çok ülkeye örnek olmasının yanı sıra soydaş ve kardeş topluluklarında umut kaynağı haline gelen Türkiye Cumhuriyeti Devleti; Bu müstesna coğrafyada zengin bir kültür mirasının sahibi olarak, dünyanın en güçlü devletleri arasında yer almayı başarmıştır.
İstiklal harbimizi zafer ile taçlandıran, Cumhuriyetimize hayat veren ruh, tıpkı 98 yıl önce olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır. 15 Temmuz ihaneti karşısında, milletimizin 250 şehit ve 2 bin 193 gazi pahasına gösterdiği şanlı direniş, işte bu ruhun en önemli timsalidir. O gece kadını, erkeği, genci, yaşlısıyla aziz milletimizin tüm fertleri, milli iradeye ve manevi değerlerine, bir diğer adıyla Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmıştır. Asırlar boyunca vatan ve millet bütünlüğü yolunda kararlı adımlarla yürüyen bu kutlu millet, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma çabasını “Muhtaç Olduğun Kudret Damarlarındaki Asil Kanda Mevcuttur” düsturuyla bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonrada sürdüreceği şüphesizdir.
Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyetimizin 98’inci yıl dönümünde aziz milletimizin sahip olduğu tüm değerlerle hissettiği bu coşku ve heyecanının gönül dünyasından hiç eksik olmamasını temenni ediyor, bu müstesna günde Cumhuriyet’i “En Büyük Eserim” diye tanımlayan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, kutsal vatan topraklarımızın bütünlüğü ve necip milletimizin selameti adına canlarını feda ederek şehadete intikal eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, şehadete şahitlik eden kahraman gazilerimizi de şükran ve tazimle selamlıyor, birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde aydınlık yarınlara emin adımlarla ulaşmamız temennisiyle tüm halkımızın Cumhuriyet Bayramını içtenlikle kutluyor, en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” dedi.
Günlük vaka sayılarının 28-30 bin civarında olduğu son döneme ait veriler.
Her 1.000 vakadan ortalama 4,2’sinin yatırılarak tedaviye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Hastalarda zatürre oranı yine bu dönemde %4,2. Vaka sayısına kıyasla ağır hasta oranımız binde 6,6.


MHP Hatay Milletvekili Dr. Lütfi Kaşıkçı, TBMM Genel Kurulu’nda yakın zamanda yasalaşması beklenen kooperatif kuruluşları ile ilgili konuştu.

Türkiye’nin Kooperatifçilikte gelişmiş ülkelere oranla oldukça geride olduğunu belirten Kaşıkçı, “5 kişiden 1’inin kooperatiflere üye olduğu Avrupa’da bu sektörün yakaladığı ekonomik büyüklüğün 1,5 trilyon avroya ulaştığını görüyoruz. Bugün ülkemizde geldiğimiz nokta itibarıyla 3 farklı bakanlık oluruyla faaliyet gösteren toplamda 60 bin civarında kooperatif ve bu kooperatiflere üye 6 milyon vatandaşımız bulunmaktadır.” dedi.
Kooperatifçilik çatısı altında özellikle kadın, engelli ve genç nüfusa sağlanacak istihdamın altını çizen Kaşıkçı, “Tarımla uğraşan çiftçilerimizin yaş ortalaması giderek artmakta, bir diğer ifadeyle genç nüfusun tarıma olan ilgisi azalmaktadır. Genç kardeşlerimizin tarıma yönelmesi açısından özendirici olacağını düşündüğümüz kooperatiflerin kurulması aşamasında tescil ve ilan ücretleriyle yıllık aidatların vergi, sigorta gibi giderlerden muaf tutulması ideal olacaktır” dedi.
Hatay’da çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan bir düzenlemeyle zeytinyağı işletme tesislerinin üç fazlı çalışmadan iki fazlı çalışmaya geçmeleri istendiğini vurgulayan Kaşıkçı, “Hatay ilimizde toplamda 103 tane zeytinyağı işletme tesisi bulunmaktadır. Bu tesislerin 57 tanesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının istediği gibi kendisini dönüştürmüştür ancak 46 tane tesisimiz bu dönüşümü maalesef yapamamıştır. O yüzden tam da zeytin hasadının başladığı bugünlerde bu 46 tesisimizin dönüşümünü sağlaması için bizler Bakanlığımızdan dört ay gibi kısa bir süre uzatımı verilmesini ayrıca talep etmekteyiz.” dedi.
Bir dizi ziyaretler nedeniyle Hatay’a gelen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar, 41. Fırka Belen Şehitler Abidesinde düzenlenen Şehitleri anma programına katıldı.

Temsili olarak şehitliklere gül bırakan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, okunan Kuran-ı Kerim’in ardından yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar; “Sizlere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden sevgi ve saygılarımı getirdim, gönül ve kader birliği içerisinde olan milli ve ulusal çıkarlarımızda her zaman bir arada olduğumuz için bunun mutluluğu içerisindeyiz. Anadolu toprakları ve Kuzey Kıbrıs, asırlardır Şehit kanıyla sulanmaktadır. 1071’de bile binlerce Şehit vererek Kıbrıs adasını fethettik. Bizler millet olarak Şehit kanıyla sulanan topraklarda yaşamaktayız. Hatay ziyaretimde Belen’e gelerek Şehitlerimizi anma programında sizlerle birlikte olmanın mutluluğu içerisindeyim. Hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz Şehitlerimizi ve kahraman Gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Belen Belediye Başkanın İbrahim Gül yaptığı konuşmada; “ Sayın Cumhurbaşkanım bundan tam 726 gün önce başbakan olarak şehrimizi şereflendirmiş bizleri mutlu etmiştiniz. Bugün sizleri burada Cumhurbaşkanı olarak ağırlamaktan onur ve gurur duyuyoruz. Sizlere Belen halkı adına bizlere bu mutluluğu yaşattığınız için teşekkür ediyorum. Sizlerinde izni olursa Halilbey mahallemizde yapımına başladığımız parkımıza “Belen Belediyesi Kuzey Kıbrıs Parkı” adını vermek istiyor, sizlere parkımızın tabelasının bulunduğu hediyeyi de takdim etmek istiyorum” İfadelerini kullandı.
41. Fırka Belen Şehitler Abidesinde düzenlenen anma programına Hatay Valisi Rahmi Doğan, Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, Belen Kaymakamı Hayrettin Baskın, Belen’de ikamet eden Gaziler ve çok sayıda davetli katıldı
CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur İktidarın Vatandaşlık verilen Suriyelilerin sayısının gizlendiğini iddia etti.

Güzelmansur Bu konu ile ilgili verdiği soru önergelerinin yanıtsız bırakıldığını söyleyerek kendi özel calışmaları ile Vatandaşlık verilen Suriyeli sayısının 220.bin olduğunu söyledi
Güzelmansur açıklamasını şöyle sürdürdü
Türkiye’de vatandaşlık verilen Suriyeli sayısıyla ilgili açıklama son olarak Aralık 2019’da yapılmıştı. 22 ay önce Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı tarafından yapılan açıklamalarda 110 bin Suriyeliye Türk vatandaşlığı verildiği açıklanmıştı.
Sonraki süreçte vatandaşlık verilen Suriyeli sayısıysa sır gibi saklanıyor.
Suriyelilerin taleple değil, aranarak davetle Türk vatandaşlığı verilmeye çağrıldığına dair seçim bölgesinden sık sık ihbar ve şikâyetler alan CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur’un konuyla ilgili soruları da cevapsız bırakıldı.
Kaç Suriyelinin vatandaşlık aldığına dair 2 önerge veren Güzelmansur’un soruları aylar sonra gönderilen cevaplarda “5901 sayılı Türk vatandaşlığı Kanununun Uygulanasına İlişkin Yönetmeliğe göre gerekli iş ve işlemler yapılmaktadır” denilerek geçiştirildi.
Güzelmansur bu defa “2020 yılında ve 2021 yılının ilk 3 ayında T.C. vatandaşlığı verilen Suriyeli sayısını” Bilgi Edinme Yasası kapsamında öğrenmeye çalıştı. Bilgi edinme başvurusu da “ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi olduğundan konu ile ilgili olumlu yanıt verilememektedir” denilerek reddedildi.
Konuyla ilgili açıklama yapan Güzelmansur şöyle konuştu: “Vatandaşlık verilen Suriyeli sayısıyla ilgili soru önergelerine dalga geçer gibi cevaplar verilmesi millet iradesine saygısızlığın göstergesidir. Sonuçta ben bu soruları vatandaşların talebiyle soruyorum. Bana değil halka cevap verilmiyor. Halktan neyi gizliyorlar? Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde verilen cevaba gelince… Neyin özel çalışmasını gerektiriyormuş anlaşılır gibi değil. Devletin göç ve göçmen politikasının şeffaflıktan bu kadar uzak olması demokrasi adına çok üzücü.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün yapmadığı o özel çalışmayı ben yaptım. Aralık 2019 – Temmuz 2021 arasındaki 19 ayda, vatandaşlık verilen Suriyeli sayısı en az 110 bin. Buradan şu sonuç çıkıyor: Suriyelilere TC vatandaşlığı verme süreci hızlandırılmış. 7 yılda 110 bin Suriyeliye TC vatandaşlığı verilmişti. 19 ayda 110 bin Suriyeli daha vatandaş yapılmış. Şu anda toplamda en az 220 bin Suriyeli TC vatandaşlığı almış durumda.”
Vatandaşlık verilen Suriyeli sayılarının bazı yerlerde seçmen dengelerini değiştirmeye başladığını söyleyen Güzelmansur şöyle devam etti: “Örneğin Hatay’ın Yayladağı ilçesinde son 19 ayda verilen vatandaşlıklarla Suriyeli seçmenin ilçedeki toplam seçmene oranı %19’a yükseldi. Diğer bir deyişle, Yayladağı’nda, neredeyse her 5 seçmenden biri Suriyeli”
…
Bir ay önce Dörtyol‘da motosiklet kazasında ağır yaralanan ve hastaneye kaldırılan Ali Üner, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
