Pazar, Mayıs 3, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 2029

Ak Parti İl Başkanı Yeşildal: “Valilikteki su ve elektrik kesintilerinin görüşüldüğü toplantıya katılmayan HBB Başkanı Halka saygısızlık yapmıştır”

0

AK Parti Hatay İl Başkanı Adem Yeşildal, Hatay Valiliği’ndeki su ve elektrik kesintilerinin görüşüldüğü toplantıya katılmayan HBB Başkanı’na sert çıktı.


Yeşildal, “Bu yapılan Hatay halkına karşı saygısızlıktır.” dedi.
Başkan Yeşildal, İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Son dönemde ortada bilgi kirliliği dolaşıyor. Bu bilgi kirliliğine karşı basın mensuplarımız vasıtasıyla halkımızı doğru bilgilendirmek istiyoruz. Hatay halkı bilgi kirliliğinden siyasi krizden ve yalan yanlış açıklamalardan bıktı. Bu toplantıya katılan Cumhurittifakı Milletvekillerine, CHP Milletvekillerine teşekkür ediyorum.
Hatay halkı ortak aklın işletilmesini hak ediyor. Biz rakibimiz olan partiyle dahi bir araya gelerek sorunların çözümü için birlikte hareket ederiz. Hiç kimseye de Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı da dahil olmak üzere ortak aklın çalışmasına engel olmasına izin vermeyeceğiz. Hatay halkı da bunu istiyor. Tüm kurumların görevlerini adam gibi yerine getirmesini istiyor.


Görüyorsunuz Hatay Valimizin koordinesindeki toplantıya katılma lütfunda bile bulunmuyor. Böyle bir şey olabilir mi? CHP’lilerin de MHP’lilerin de AK Parti tabanının da tek istediği kaliteli hizmet alabilmek.

YANGINI ÇIKARNDAN DA SEBEP OLANDAN DA HESAP SORULACAK

Yeşil vatanın korunmasında görev alan herkese teşekkür ediyorum. Bu yangınları terör örgütü çıkarmaktadır. Terör örgütünün siyasi uzantılarıyla ittifak yapanlar yeşil vatanı seven, STK’lar, vatandaşlar ve tüm görevlileri hedefe oturttu. Allah’ın izniyle bu yangını çıkaranlardan da çıkarılmasına sebep olanlardan da hesap sorulacaktır.

CHP MİLLETVEKİLLERİ HBB BAŞKANINI AKLISELİM’E DAVET ETSİN

Hatay Valimiz öncülüğünde milletvekilleri, belediye başkanları, HATSU Müdürü, DSİ yetkilileri ve EnerjiSA yetkilileri toplantıya çağrıldı. Bu toplantının tek amacı ilimizde yaşanan su kesintilerinin önüne geçmek, Samandağlı, Defneli kardeşlerimizin bilhassa tüm Hataylı vatandaşların yaşadığı su problemine son vermek. Toplantıya katılan AK Parti Milletvekillerine, Cumhur İttifakı Milletvekillerine DSİ yetkililerine, EnerjiSA yetkililerine ve CHP Hatay Milletvekillerine AK Parti İl Başkanı olarak teşekkür ediyorum. Bu sorunun birinci derecede sorumlusu olan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı toplantıya katılma tenezzülünde bile bulunmamıştır. Kendisi katılmadığı gibi Genel Sekreterini değil Genel Sekreter yardımcısını, HATSU Müdürünü değil, müdür vekilini o toplantıya katmıştır. Bu millet 2 bayramını hem Kurban hem Gadir-i Hum bayramını susuz geçirirken su probleminin en büyük çözüm mercii olmasına rağmen, Hatay’da olmasına rağmen bu toplantıya katılmamıştır. Buradan AK Parti İl Başkanı olarak kendilerini kınıyorum. Böyle bir kepazelik olabilir mi? Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin birçok kepazeliğine şahit olduk. Son yapılan saygısızlık Hatay halkının iradesine yapılan saygısızlıktır. Bu yapılanı terbiyem el verdiği ölçüde söyleyeceğim; “Mahalle yanarken birileri saçını tarıyor” Hatay halkı bunu unutmayacaktır. Buradan daha önce de çağrıda bulunduk. Yine çağrıda bulunuyorum. Lütfen CHP Milletvekilleri HBB Başkanı’nı aklını başına toplamaya ve aklıselime davet etsinler.

SU İNDİRİMİ KARARINI UYGULAMADILAR

Mayıs ayı HATSU Genel Kurulu’nda Cumhur İttifakı olarak halkımızın yanında olacağımızı belirterek %20 su indirimi kararı aldırmıştık. Ancak bu tarihe kadar indirim kararını uygulamadılar. Buradan tekrar çağrı yapıyorum. Bu indirimi uygulayın. Cumhur İttifakı olarak HATSU Genel Kurulu’nun olağanüstü toplanmasını isteyeceğiz ve sadece bu indirim kararının uygulanmasını isteyeceğiz.

HBB’NİN REZALETLERİNE ALIŞIĞIZ

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı ve HATSU Genel Müdürü toplantıya katılmaması rezalettir. Gerçi biz rezaletlerine alışığız. Daha önce su kesintileri yaşanırken DSİ yatırım yapmıyor diye kesinti oluyor diyenler bunlar değil miydi? Daha sonra DSİ Genel Müdürlüğü sorunun HBB’nin yer tahsisi yapmamasından kaynaklandığını söyleyince başka bahanenin ardına sığındılar. “İl genelinde yaşanan sıkıntıların kaynağı sabotajdır. Kablo ve boruları kesiyorlar” dediler. Valilikten konuyla ilgili açıklamada ise sabotaj ile ilgili hiçbir ihbarın olmadığı belirtildi. Bunun ardından namuslu haysiyetli bir insanın yapacağı şey, “Ben birtakım iddialarda bulundum. Ama söylediklerim mülki amir olan Vali bey tarafından yalanlandı. Ben Hatay halkından özür diliyorum ve görevimi daha iyi yapacağım” demek olmalıdır. Ama görüyorsunuz Vali beyin başkanlığında yapılan toplantıya dahi katılmıyor. Biz bu anlayışı reddediyor ve kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

Palmiye Hastanesi Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hakan OĞUZHAN Kök Hücre Tedavisini Anlattı

0

KÖK HÜCRE TEDAVİSİ’ NEDİR?

Eklem rahatsızlıklarına uygulanan Stromal Vasküler Fraksiyon (SVF) kök hücre tedavisi hakkında bilgiler veren İskenderun Palmiye Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hakan Oğuzhan, bu tedavi yöntemi sayesinde birçok sağlık sorununun önüne geçtiklerini açıkladı.

 

Kök Hücre Tedavisi Neden Uygulanır?

Kök hücre tedavisinin; erken dönemde kıkırdak hasarlanması başlamış, ağrılı ekleme sahip ancak cerrahi için erken olan veya ameliyat olmayı istemeyen hastalarda, kıkırdak hasarının ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla kullanıldığını ifade eden Uzm. Dr. Hakan Oğuzhan, “Farklı sebeplerden ötürü eklemlerde ortaya çıkabilen kıkırdak hasarı, özellikle diz ve kalça ekleminde zamanla aşınma, ağrı ve sonunda da kireçlenme olarak tanımlanan hastalığa sebep olur. Kıkırdak hücreleri öldüğünde kendisini yenileyemez.Kök hücre vücutta bulunan tüm hücrelere dönüşme potansiyeli olan ana hücrelerdir. Bununla birlikte, diz eklemi içinde eklem yüzlerinin birbirine sürtünmesini önleyip, destek görevi gören menisküs yırtılmasında da kök hücre tedavisinden yararlanılmaktadır. Tedavinin başarısını arttıran ana etken, doğru hasta seçimi ve kök hücrelerin uygun teknikle elde edilmesidir. Bununla birlikte; hastaların kilo vermesi, düzenli egzersiz yapması ve fizik tedavi uygulamaları ve yasam tarzı değişiklikleri kök hücre tedavisinin uzun dönem etkisini artırmaktadır” dedi.

Nasıl Uygulanır?

Kök hücre tedavisi işlemi hakkında bilgiler veren Uzm. Dr. Oğuzhan, “Kemik iliği veya yağ dokusundan alınıp hazırlanan kök hücreler, bir enjeksiyonla; diz içinde hasarlı ve hücre iyileşmesi beklenen yere verilir. Diz kıkırdağı hasarlanması durumunda, kök hücrelerin diz içine yayılmadan sadece hasarlı bölgede etki etmesi için, kollajen veya hyaluronic asit bazlı taşıyıcılarla hedefe yönelik etki göstermesi sağlanır. Kök hücre kişinin kendi hücreleri olduğu için tedavi amacında dokunun kendini iyileştirip yenilemesi amaçlanır.Kök hücre, yağ dokusundan ve kemik iliğinden elde edilir. Hücrelerin alınma işlemi, hastanın ağrı duymaması lokal anestezi altında yapılır. Leğen kemiği veya göbekten alınan yağ dokusu içerisindeki kök hücreler,steril koşullarda filtreleme ve ayrıştırma işlemine tabi tutulur. Yaklaşık 20 – 30 dakika süren kök hücre hazırlık işlemi sonrasında, elde edilen kök hücreler hastaya uygulanmaya hazır hale gelir” açıklamasında bulundu.

Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Diz, kalça, omuz, el ve ayak bileği eklem kireçlenmelerinde, kalça, omuz, diz, ayak bileğindeki vasküler nekrozlarda, menisküs yırtıklarında, kaynamayan kırıklarda, kas ve tendon yırtıklarında kök hücre tedavisinin uygulanabildiğini belirten Uzm. Dr. Hakan Oğuzhan, “İleri kilolu hastalara, kireçlenme ileri düzeye ulaşmış ve kıkırda dokusu tamamen bitmiş olan kişilere, bağışıklık sistemi farklı nedenlerle zayıflamış olanlara, romatoidartrit gibi aktif iltihaplı eklem hastalıklarına, kanama riski olan hastalara,  kanser hastalarına ve çok ileri yaşlı hastalara kök hücresi tedavisi uygulanmaz. Fizik Tedavi Polikliniğimizde Kök hücre PRP tedavileri, eklem içi enjeksiyonlar ve en modern tıbbi ve robotik rehabilitasyon yöntemlerini kullanarak, halkımıza hizmet sunmaktayız” dedi.

HBB ‘nin Tıbbi atık toplama aracı yandı!

0

Antakya-İskenderun karayolunda, Seyir halindeki Büyükşehir Belediyesine ait tıbbi atık toplama aracında yangın çıktı.


Alev alev yanan kamyonetin sürücüsü son anda kendini kurtardı.

Edinilen bilgilere Hatay Büyükşehir Belediyesi Tıbbi Atık toplama kamyoneti Kıcı yokuşunda motor kısmından alev aldı. Sürücü duman ve alevleri fark eder etmez aracı sağa çekip durarak kendini dışarı attı.

Bu arada çevredeki araçlar da geride dururken, yetişen vatandaşların yangın tüpleriyle müdahale etmeye çalıştığı kapalı kasa kamyonetin kupa kısmını tamamen alevler sardı. Haber verilmesi üzerine kısa sürede yangın bölgesine HBB İtfaiye ekipleri yetişti. İtfaiyeciler tazyikli su ile müdahale ettiği yangını önce kontrol altına aldı, ardından da tamamen söndürdü.

.

Başkan Savaş’ın Dörtyol Yangını ile ilgili yorumu:””Yazacak birşey bulamıyoruz.Umarım Enkısa sürede kontrol altına alınır”.

0
Hatay Büyük Şehir Belediye Başkanı Lütfü savaş   Dörtyol’da başlayan yangın ile ilgili olarak sosyal medya hesabından açıklama yaparak “Yazacak birşey bulamıyoruz!..Temennimiz yangının biran önce söndürülüp kontrol altına alınması” dedi
Başkan Savaş’ın açıklaması şöyle:
,
“Yazacak birşey bulamıyoruz!..
İlçemiz Dörtyol övülbek civarı orman yangını çıktı
Orman arasözleri ve HBB İtfaiye ekiplerimiz
bölgeye intikal etti.
Temennimiz yangının biran önce söndürülüp kontrol altına alınması”

BTP Sözcüsü Emre Polat: “Cumhurbaşkanı’nın Çay Dağıtması Anlaşılır Gibi Değil”

0

Bağımsız Türkiye Partisi’nden (BTP) günlerdir devam eden orman yangınlarıyla ilgili çarpıcı bir açıklama daha geldi.

BTP Sözcüsü Emre Polat, “Günlerdir söndürülemeyen yangınlarla Akdeniz bölgemizdeki neredeyse tüm ormanlar kül olma tehdidiyle karşı karşıya. Önce Karadeniz bölgemizdeki sel felaketi, ardından Akdeniz’deki orman yangınları ile ülkemiz ağır bir doğal afet tablosuyla karşı karşıya kalmıştır” değerlendirmesi yaptı.

Açıklamasında, “Bu süreçler millet olarak, devlet olarak birlik ve beraberliğin en üst noktada yaşanması gereken özel dönemlerdir ancak ormanlarımız kül olurken devleti yöneten idarecilerimizin ortaya koydukları tutum ve yangın karşısında milleti de yanına alarak yangında güçlü bir şekilde yangını söndürmeye odaklı bir irade ortaya konulamaması üzüntü vericidir.” İfadelerini kullanan Polat iktidar kanadının bu süreçteki tavrından örnekler verdi.

BTP Sözcüsü Polat, “Özellikle bu süreçte bazı bakanların çıkıp “Yangını elimizle mi söndüreceğiz?”, “Yok belediye bu işin şurasında burasında” tarzında açıklamalar yapmaları, üstüne Cumhurbaşkanı’nın olay mahallinde vatandaşa çay dağıtması anlaşılır gibi değil. Ne yani bu durumu şöyle mi yorumlamalıyız. Ülke yangın yeri, ormanlarımız yanmış, bitmiş kül olmuş, Cumhurbaşkanımız “çay için” mi diyor. Sorun, idarecilerin duyarsızlığı, plansızlığı ve ülkenin geleceğine dair vurdumduymazlığı. Bir belediye başkanı çıkmış, hükümetin vereceği krediden dolayı, “keşke benim evim yansaydı diyeceksiniz” deme gafletinde bulunabiliyor. Bu nasıl bir aymazlık ve gaflettir. Buradan siyaset üretmek, kıt zekayla mikrofon bulduğu her yerde hezeyanlarını ifade etmek nasıl bir ruh halinin yansımasıdır” şeklinde konuştu.

Yanacak Ağaç Kalmadı!

Yetkililerin birçok bölgede “yangın kontrol altına alındı” açıklaması yaptığına da dikkat çeken Polat şu ifadeleri kullandı, “Birçok bölgede yangın kontrol altına alındı diyorlar. Doğrudur çünkü ormanın tamamı yandı ve yanacak bir şey kalmadığı için yangın bitti. Onların mantığına göre ağaç kalmazsa yangın olmaz. Ama şunun farkında bile değiller ağaç olmazsa hayat olmaz, gelecek olmaz. Biz geleceğimizi düşünüyoruz, onlar günü nasıl kurtaracaklarını.”

BTP Sözcüsü Emre Polat’tan Açıklama:

“Koca Ülkeyi Bir Yangın Söndürme Uçağına Mahkum Ettiler”

BTP Sözcüsü Emre Polat açıklamasında şu ifadeleri de kullandı, “Bu süreçte sabah akşam itibar da itibar diyen bir anlayışın, koca ülkeyi birkaç tane yangın söndürme uçağına mahkum etmeleri konusunda diyecek söz bile bulamıyoruz. Bu konuda Genel Başkanımız Hüseyin Baş’ın bir yıl önce yaptığı şu açıklamanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Genel Başkanımız Hatay yangını ile ilgili “Makam araçları yerine yangın söndürme araçlarına yatırım yapma fikrini artık tartışmalıyız” diyerek olabildiğince kibar bir dille hükümetin yangın söndürme uçaklarına yatırım yapması gerektiği gerçeğini ifade etmişti. Bu konudaki uyarılarımız dikkate alınsaydı hem hükümet bu tartışmaların dışında kalacak hem de ciğerlerimiz, geleceğimiz yanmayacaktı.”

GURUR TABLOSU! YKS DÖRTYOL BİRİNCİSİ DÖRTYOL FEN LİSESİNDEN

0

Dörtyol’un öncü ve lokomotif okullarından Dörtyol Fen Lisesi 2021 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavında (YKS) geleneği bozmayarak yine Dörtyol birinciliğini almayı başardı.

 

 

 

Emeği başarıya dönüştüren Dörtyol Fen Lisesi öğrencisi Ahmet Kerim Akel; Dörtyol Birincisi, Türkiye 341. si olmayı başarırken, Ayşe Beyza Yücel ise Dörtyol ikincisi ve Türkiye 762. si oldu. Yine Fen Lisesi öğrencilerinden Mehmet Enes Tokgöz ise Dörtyol dördüncülüğü ve Türkiye 1641. si olarak göğsümüzü kabarttı.

Dörtyol Fen Lisesi Müdürü Çağatay Çaça kurumlarının bu başarısının bir gelenek haline geldiğini ve emeğin mutlaka başarıya dönüştüğünü belirterek; “Uzaktan eğitim sürecinde de sınava hazırlığı kesintisiz sürdürdük. Her hafta kesintisiz olarak gerçekleştirdiğimiz deneme sınavlarımız, pekiştirme odaklı ders planlamalarımız ve deneyimli öğretmen kadromuzun titiz ve özverili çalışmasıyla sınavın nabzını tuttuk. Tüm kadromuzla bu sıkıntılı süreçte öğrencilerimizin yanında olduk. Böylesine güzel bir tablonun ortaya çıkması tesadüfi değildir. Bizler, Dörtyol Fen Lisesi ailesi olarak, meselelere daima ‘sorun odaklı’ değil ‘çözüm odaklı’ baktık; bu sayede ‘Emeği başarıya dönüştüren okul’ konumuna geldik. Elde edilen başarıda ortak emeği olan tüm yönetici, öğretmen, destek personeli, öğrenci ve velilerimize teşekkür ediyorum.” dedi.

 

Dörtyol Kuzuculu da orman Yangını

0

Hatay İli Dörtyol İlçesi Kuzuculu Mahallesi Öğülbek mevki otoban kenarında orman yangını başladı.

Dörtyol Orman İşletme Müdürlüğüne ait yangın söndürme ekipleri müdahale ediyor.

VETERİNER HEKİM BEYZANUR YILDIZ’DAN EVCİL HAYVAN BAKIMI İLE İLGİLİ BİLGİLER

0

Veteriner hekim Beyzanur Yıldız, hayvanların da tıpkı çocuk gibi ilgi istediğini belirterek, sadece sorumluluk alabilecek ailelerin kedi-köpek sahiplenmesi gerektiğini söyledi.Evlerimizde, bahçelerimizde beslediğimiz can dostlar zamanlar ailemizin bir parçası olup hayatımıza renk katıyorlar. Özellikle çocuklarımız onlarla zaman geçirmeye bayılıyor. Ancak evcil hayvan bakımının bir sorumluluğu olduğunu da unutmamak gerek.” Diyen Hypatia Veteriner Kliniği’nden Beyzanur Yıldız, evcil hayvanların bakımı ve kimler hayvan sahiplenebilir konularında bilgiler verdi.

Kimler hayvan sahiplenebilir?

Veteriner Hekim Beyzanur Yıldız“Eğer o hayvanın uzun süreli sorumluluğunu alacaksanız, onu ailenizin bir parçası yapmak niyetindeyseniz sahiplenin. Çünkü bakamayıp sokağa bıraktığınızda bu sevimli dostlarımızın psikolojisi bozulur ve insanlara karşı güven duygusu zedelenir. Diğer yandan, evcil hayvanlarımızın ilgi ve sevgi bekledikleri unutulmamalıdır. Bir hayvan sahiplenmeniz için ona ayıracak zamanınız olması gerekir. Köpeklerin günde 2-3 kez tuvalet ihtiyacı için dışarı çıkarılıp gezdirilmesi gerekir. Bu nedenle örneğin yalnız yaşıyorsanız, sabah işe gidip akşam geliyorsanız veya evde ilgilenecek kimse yoksa hayvan sahiplenmeniz doğru olmaz. Çünkü kedi de köpek de sıkılır ve yalnız kalmak istemez. Eğer çocuğunuz için bir kedi-köpek sahiplenmek istiyorsanız unutmayın ki bir çocuk tek başına bir hayvanın sorumluluğunu alamaz. Çabuk sıkılabilir. Mamasını vermeyi aksatabilir. Aile olarak sorumluluk almanız gerekir.” açıklamalarında bulundu.

Evcil Hayvanları Pet Shop’tan Satın Almak Mı Yoksa Sahiplenmek Mi Daha Doğru?

Yıldız; “Bizim toplumumuzda bazı insanlar maalesef bir şeye para ödeyince ona değer veriyor. Ücretsiz elde edince onu değersiz gibi görüyor. Bu yanlış bir bakış açısı. Dostluk parayla satın alınmaz. Bu nedenle ben parayla kedi-köpek alınmasını yanlış buluyorum. Sokaklarda, barınaklarda o kadar ilgi-sevgi bekleyen zor durumda hayvanlar varken neden satın alasınız? Bir sokak kedisini ya da sokak köpeğini sahiplendiğinizde onu sokaktan kurtarmış oluyorsunuz. Bunun manevi tatmin duygusu çok fazla. Aynı şekilde barınaktan bir hayvan sahiplendiğinizde onu hapis hayatından kurtarmış oluyorsunuz. Ne kadar iyi şartlar sağlanırsa sağlansın kafeste yaşamak onların doğasına aykırı. Bazı hayvan sahipleri evcil hayvanını çiftleştirip yavrularını mama karşılığı sahiplendiriyor. Bu şekilde de bir yavru kedi ya da köpek sahiplenebilirsiniz.” şeklinde konuştu.

Kedi Ve Köpek Seçerken Neye Dikkat Etmeliyiz?

 Veteriner hekim Beyzanur Yıldız; “Eğer bahçeniz varsa büyük ırk köpekleri tavsiye ederim. Ama eğer evin içinde sizinle birlikte yaşayacaksa kedi veya küçük ırk köpekleri tercih etmelisiniz. Ev büyük köpeklere yetersiz gelir. Çünkü hayvan koşup oynamak ister. Eğer sokak hayvanı sahiplenecekseniz onun size ilgi göstermesi önemli. Bazı hayvanlar sokakta yaşamayı seviyor buna dikkat edilmeli. Daha insancıl olanı, ilgi sevgi bekleyen köpekleri tercih etmelisiniz. Zaten kedi seçmek gibi bir şey pek söz konusu olmuyor. Kedi sizi seçiyor. Genellikle o gelip sizi buluyor.” Dedi.

Beyzanur Yıldız’dan Kediler Hakkında Bilgiler

Kedilerin bir günleri bir günlerini tutmaz. Sağı solu belli olmaz. Özgürlüklerine çok düşkün hayvanlardır. Kafalarına göre takılmayı severler. Canı ne zaman isterse o zaman kendini sevdirir, ne zaman isterse o zaman oynar. Canı istediği yerde uyur. Yalnız kalmak istediğinde ortadan kaybolur. Tekir tipi kediler çok sevimli ve oyuncu olurlar. Çok hareketlidirler. Dışarıya çıkma isteği de fazla olur. Bazı cins kediler ise biraz daha sakindirler. Kedi en çok eş bulmak, çiftleşmek için dışarı çıkmak ister. Bu nedenle eğer kısırlaştırırsanız dışarı çıkma isteği çok olmaz. Çıksa bile geri gelme olasılığı fazladır.

Yavru Hayvan Mı, Yoksa Yetişkin Hayvan Mı Sahiplenmeliyiz?

“Yavru kedi-köpek sahiplenecek olanların o yavru ile daha fazla ilgilenmesi gerekir. Çünkü onlar da tıpkı bir bebek ilgi ister. Sürekli annesi gibi o insanı arar ve yanında olmadığında ağlar. Bazen siz yanında olmadığınızda mamasını bile yemek istemez. Ancak yavru hayvan sahiplenmenin iyi tarafı size daha çabuk alışır. Daha kolay eğitirsiniz. Karakteri de aileye göre şekillenir.  Ama tabii yetişkin hayvanlar da aileye uyum sağlayabilir. Bazı hayvanlar insancıl olur ve çabuk alışırlar. Mama verip ilgilendikçe, sevdikçe aranızda bir bağ oluşur. Yetişkin kedi köpeğinizle yavru kadar çok ilgilenmeniz gerekmez” açıklamalarında bulunan veteriner hekim Yıldız, evcil hayvanımızı nasıl beslemeliyiz konusunda da bilgiler paylaştı.

Kedi Köpeğimizi Nasıl Beslemeliyiz? Yemek Artıkları Verebilir Miyiz?

Veteriner hekim, “Kedi de olsa köpek de olsa kuru mamayla beslemenizi tavsiye ediyorum. Tabii çok çeşitli mamalar var. Besin değerleri de farklı. Bazı mama türlerini hayvanlar sevmeyebiliyor. Çok ucuzuna kaçmayın derim. Deneyerek hangi mamaları sevdiğini görebilirsiniz. Hayvanın genel sağlığını ve diş sağlığını bozabildiği için yaş mama çok tavsiye etmesem de ara sıra verebilirsiniz.

Ev yemeği artıkları vermek hayvanın midesini ve diş sağlığını bozabilir. Ancak kedi köpeğe haşlanmış et-tavuk, köpeğe haşlanmış yağsız tuzsuz makarna verebilirsiniz.

Kedi köpekler çikolata bisküvi gibi şekerli besinleri de çok severler. Fakat şekerli besinler onların şeker hastası olmasına, kör olmasına neden olabilir. Bu yüzden vermemelisiniz.” gibi önemli bilgiler paylaştı. Aşılar ve kontroller hakkında da bilgi veren Beyzanur Yıldız “Kedi-köpeğinizi ilk sahiplendiğinizde zaman kaybetmeden veterinere götürmeniz gerekir. Veteriner onun için bir aşı takvimi belirler. İç ve dış parazit kontrollerini yapar. Aşılar hayvanı ölümcül hastalıklardan korur. Parazit kontrolü de önemlidir. Çünkü parazitler hayvandan insana bulaşabilir.  İyi bakıldığında kedi köpekler 15-20 yıl yaşarlar.” dedi.

Sokak Hayvanları İçin Neler Yapabiliriz?

Son olarak sokakta yaşayan hayvan dostlarımız hakkında neler yapabileceğimizi anlatan Veteriner Hekim şu sözlere ver yerdi; “Sokak hayvanları için insanları rahatsız etmeyecek ve çevre kirliliği yaratmayacak şekilde kap içinde bazı köşelere onlar için mama-su bırakabilirsiniz. Bunları belirli periyotda kontrol etmeniz uygun olur. Çünkü bazı mama türlerini hayvanlar yemez, orada kala kala ıslanır, küflenir bunlara dikkat etmek gerekir.

Biz de klinik olarak sokak hayvanları için bir kampanya yaptık. Mini bir kütüphane kurduk. Mahalle sakinlerimiz bağış karşılığında buradan kitap alıp okuyabiliyor. Bağışın miktarı önemli değil. Biz de bu bağışları sokak hayvanlarının tedavisi için gerekli aşı ve ilaçları almak için kullanıyoruz.”

Geleceğin Yıldızları Hatay Büyükşehir Belediyespor’da Yetişiyor

0

Hatay Büyükşehir Belediyespor, geleceğin yıldız adaylarını yetiştirmek için altyapı takımlarına büyük önem veriyor.

Yarının başarılı sporcularını yetiştirip hem şehir hem ülke sporuna kazandırmak isteyen mavi-beyazlılar bu konuda işi sıkı tutuyor.

Sporcuların gelişimini her fırsatta yakından takip eden kulüp başkanı Zekiye Barutçu Yiğitbaşı ve kulüp yöneticileri, futbol altyapı takımlarını ziyaret ederek futbolculara baklava ikram etti.Yiğitbaşı ve yöneticiler, antrenman sonrası genç futbolcular ve aileleriyle bir araya geldi.

Futbolculardan kulüp olarak beklentilerini açıklayan Yiğitbaşı, futbolculara başarmanın sırrının çok ve disiplinli çalışmak olduğunu dile getirdi.

HBB BAŞKANI SAVAŞ’TAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR “700 TOMA SADECE VATANDAŞA SU SIKMAK İÇİN Mİ ALINDI”

0

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, kentte yayın yapan 7 radyo kanalının ortak canlı yayınına katılarak önemli açıklamalarda bulundu.

Programa birçok kentte yaşanan orman yangınlarda hayatını kaybeden 8 vatandaşa Allah’tan rahmet dileyerek başlayan Savaş, “Vatandaşlarımızla birlikte ormanlarımızı ve birçok canı kaybettik. Çok üzgünüm. Küresel ısınma ve iklim değişikliği bu yangınların sebebi olabilir. Ancak bunları düşünmek yerine önlem almak gerekir. Belediyelerin, Tarım ve Orman Bakanlığının ve hükümetin bu konuda ortak paydada buluşup yangınları nasıl bertaraf ederiz diye birlikte karar alması önemlidir” dedi.

Başkan Lütfü Savaş, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin orman yangınlarına müdahalede belediyelerin sorumlu olduğu yönündeki açıklamalarına da ilgili kanunla yanıt verdi.

Başkan Lütfü Savaş’tan Tarım Ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye Cevap

Bakan Pakdemirli’yi haksız bulduğunu söyleyen Savaş, “6831 sayılı Orman Kanunu’nun 69. maddesi gereğince Orman İdaresi, orman yangınını önlemek, söndürmek maksadıyla her türlü hizmeti yapar ve yaptırır. Yangınlar ormanlarda başlayıp meskun mahale doğru geldiği için sorumluluk belediyelerde değil Orman İdaresi’ndedir. Yangınlar ormanlarda başlayıp meskun mahale doğru yayılmasına rağmen hiçbir belediye veya personeli ‘Burası ormandır. Biz dokunmayalım’ dediğini görmedim. Hepimiz birlikte destek oluyoruz. Ama Sayın Bakanın bu demeci çok talihsiz oldu. Önce herkes kendi kapısının önünü süpürüp kendi vazifesini yapacak. Ondan sonra başka kurum ve kuruluşları vazifesini yapmıyorsa vazifeye davet edecek” ifadelerini kullandı.

HBB BAŞKANI SAVAŞ: KAVGA ETME DERDİNDE DEĞİLİZ

Cumhuriyet Halk Partili 11 büyükşehir belediye başkanı olarak ortak deklarasyon yayınladıklarını da ifade eden Savaş, bölgede sıkıntı varken kavga etme derdinde olmadıklarının ve sorunları birlikte çözme derdinde olduklarının altını çizdi.

Başkan Savaş, Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerinin Adana, Kilis, Mersin ve Osmaniye’de çıkan yangınlardan sonra Muğla’daki yangına da destek verdiğini söyledi.

LÜTFÜ SAVAŞ: “YANGINLAR DEVAM EDERKEN ÇIKARTILAN KANUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

İyi bir organizasyon şeması ile yangınların üstesinden gelinebileceğini söyleyen Savaş, “Aciz durumdaysak ve gücümüz yetmiyorsa konu komşu yardım etmek istiyorsa yardım edebilir. Bunun gurur yapılacak bir tarafı yok. Keşke erkenden tedbir alınsaydı da insanlar bize yardım etmek durumunda kalmasaydı. Yangınlar devam ederken imar değişikliği ile ilgili kanun çıkartılıyor. Bu konunun da takipçisi olacağız” dedi.

Lütfü Savaş, Hatay’da yangın riski taşıyan bölgelerde Gönüllü İtfaiyeci çalışmalarına başladıklarını söyledi. Yüksek risk taşıyan bölgelerde bu çalışmanın hayat geçirildiğini açıklayan Savaş, “7 mahallemizde hayata geçirdik. 14 yerde daha yapacağız. Gönüllülere eğitim verip yangına ilk müdahaleyi yapmalarını sağlayacağız. Kritik bölgelerde zabıtalarımız devriye geziyor. Ama biz bunları hükümetle birlikte yapmak isterdik” dedi.

TEPKİLER BÜYÜYOR. “700 TOMA SADECE VATANDAŞA SU SIKMAK İÇİN Mİ ALINDI?”

Yangın söndürme uçaklarına ödenen kira bedellerinin ve yapılan ihalelerin kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyleyen Savaş, “Türk Hava Kurumu’nun uçakları neden kullanılmıyor? 700 TOMA sadece vatandaşlara su sıkmak için mi alındı? Hükümetin bunları kamuoyuna açıklaması gerekiyor” dedi.

İktidarın süreci iyi yönetemediğini söyleyen Savaş, “Çoğu bakan birçok toplantıya özel uçaklarıyla gidiyor. Bunların yerine ormanları koruyacak uçaklar alınsaydı. İktidar eleştirilmeyecek bir pozisyonda değil” diyerek eleştirilerin doğru olduğunu vurguladı.

BAŞKAN SAVAŞ, YANGINLAR İÇİN BİLİM KURULU ÖNERİSİNDE BULUNDU

Küresel ısınmanın devam edeceğinin altını çizen Savaş, “Küresel ısınma sebebiyle bu tür yangınlar devam edecek. Hükümetin kısa, orta ve uzun vadede eylem planlarının hazır olması gerekir. Herkesin farklı bir tarafa itilerek çalışmasından CHP’li belediyeler olarak rahatsızız. Biz koordineli çalışmak istiyoruz. Bu konuda bilim kurulu oluşturulmalı ve öyle hareket edilmeli” dedi.

Başkan Lütfü Savaş, programın ilerleyen dakikalarında kent gündemi ile ilgili konuştu.

ASİ’DEKİ BALIKLAR NEDEN ÖLÜYOR? BAŞKAN SAVAŞTAN AÇIKLAMA

Son günlerde Asi Nehri’nde görülen balık ölümleri ile ilgili açıklamalarda bulunan Lütfü Savaş, “Asi Nehri’nin sorumluluğu Devlet Su İşlerine ait. DSİ 15 Nisan’dan itibaren 5 noktada Asi Nehri’ne gelen suyu kesiyor. Arazi sulaması için yapılan bentlerden ötürü nehre su gelmiyor. Biz Asi’yi kötü görüntüsünden kurtardık. Yaptığımız arıtma tesisinden Asi’ye saniyede 100 litre temiz su veriyoruz ama yetmiyor. Çünkü nehirdeki habitat çoğaldı.  Kanuna göre DSİ’nin 1 metreküp su bırakması gerekiyor. Bırakamadığı için bizim verdiğimiz su yetmiyor ve balıklar ölüyor” diyerek bu konuda DSİ’nin yapması gerekenler olduğunu anlattı.

Hatay’daki DSİ yetkilileri ile her zaman uyum içinde çalıştıklarını söyleyen Savaş, “Buradaki yetkililerle her konuda uyum içinde çalıştık. Eğer hükümet para vermeyip barajı bitirmiyorsa buradaki arkadaşların da yapabileceği bir şey yok. Bu konuda üreticinin tarlasının mı sulanması yoksa balıkların yaşaması mı ikileminde konuyu çözüme kavuşturacak kurum biz değiliz. Biz kendi imkânlarımızla 100 litre su verebiliyoruz. Eğer DSİ biraz su bırakabilirse biz memnun oluruz” ifadelerini kullandı.

Asi Nehri ile ilgili önemli bir proje hazırladıklarını da söyleyen Savaş, bu proje ile Asi’nin 2-3 yıl sonra daha da rahatlayacağını ifade etti.

İktidarın Hatay’da 6 baraj ve 3 gölet yaptığı iddiasına da açıklık getiren Savaş, “Bunların açılışı oldu ama bizim gördüğümüz 1 baraj ve 1 gölet oldu. Sadece Karaçay Barajı bitti. Onda da 2019 ve 2020’de kaçak olduğu için su boşaltıldı. 2013’te bitmesi gereken tesis 2019’da bitti. Bu barajdan Antakya’nın, Defne’nin ve Samandağ’ın bir kısmına su veriyoruz” dedi.

BAŞKAN SAVAŞ: MİLLEYHA’YA SAHİP ÇIKACAĞIZ

Lütfü Savaş, birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Milleyha Sulak Alanı’nda geçen haftalarda yapılan tahribat ile ilgili de açıklamalarda bulundu.

Milleyha alanı ve caretta carettaların üreme alanları ile ilgili kamuoyunun dikkatini çekmek ve bölgelerin tanıtımı için YouTube kanalında video paylaştığını söyleyen Savaş, “Biz bu alanlara dikkat çekmek ve koruma altında olduğunu göstermek için paylaşımda bulunduk. Kimse bu alanları tahrip etmesin diye bu videoları yayınladık. Milleyha’da kanal açıldığını öğrenince hemen kapattırdık. Canlıları korumak zorundayız. O alanı rehabilite edip güzelleştireceğiz. Tüm bunları bölgenin mülk sahipleri ile birlikte yapacağız” dedi.

Lütfü Savaş, kentte yaşanan su sıkıntısı ile ilgili sorulara da yanıt verdi.

SAVAŞ: “SAMANDAĞ’DA KAYIP KAÇAK ÇOK FAZLA”

Lütfü Savaş, Samandağ’da içme suyu çalışmaları ile ilgili olarak da “DSİ tarafından bu yıl isale hattı yapılırsa önümüzdeki yıl Samandağ’da hiçbir problem kalmaz. Şu anda Samandağ’da kayıp kaçak çok fazla. Tekebaşı ve Mağaracık’ta yeni kuyular açtık. Samandağ’da iki yılda bitmesi gereken içme suyu hattının yüzde 95’ini bir yılda bitirdik. İnşallah önümüzdeki yazdan itibaren Samandağ’da hiçbir sıkıntı kalmaz” diyerek şu anda Samandağ’da herhangi bir sıkıntı olmadığını dile getirdi.

Başkan Lütfü Savaş, su kesintileri konusuna da açıklık getirdi.

14 Temmuz tarihinden itibaren 61 noktada elektrik kesintisinin yaşandığını belirten Savaş, “En az 1 saat olmak üzere 61 noktada elektrik kesilmiş. Elektrik 1 saat kesilince 8 saat su verilemiyor. Biz kimseyi suçlamıyoruz ancak bakım ve onarım yapılacaksa bizim de haberimiz olmalı. 700’e yakın su kaynağımız var. Hepsine jeneratör koyamayız. Çünkü bunları koruyamayız” dedi.

BAŞKAN SAVAŞ: “ELEKTRİK KESİNTİLERİ KONUSUNDA ENERJİ SAĞLAYICILARI YATIRIM YAPMAK ZORUNDA”

Elektrik kesintilerinde sabotaj olduğu ile ilgili açıklamasını resmi kurumlardan aldığı tutanaklara dayanarak yaptığını ifade eden Savaş, “Sanıyorum bu tutanakları Sayın Valimiz ile paylaşmamışlar. Ancak halkımız gerçekleri bilmeli. Sayın Valimizle kavga edecek durumda değiliz. Şu anda herkes birbiriyle barışık ve birlikte yaşamak zorunda. Elektrik kesintileri konusunda enerji sağlayıcılar yatırım yapılmak zorunda. Ama bunu tam bayram öncesi yapmak doğru değildi” dedi.

“MADEM BU KADAR İNSANI BURAYA GETİRİYORSUNUZ O ZAMAN BELEDİYELERE YARDIM ETMELERİ GEREKİR”

Lütfü Savaş, kentte yaşayan Suriyelilerin elektrik ve su tüketiminin fazla olduğunu da söyledi. İktidarın bu konuda belediyelere kaynak yaratması gerektiğini bir kez daha vurgulayan Savaş, “Bu ve altyapı konularında iktidarın bize istihkakımızı vermesi lazım. Bitti dedikleri barajları gerçekten bitirip açması lazım. Madem bu kadar insanı buraya getiriyorsunuz o zaman belediyelere yardım etmeleri gerekir” diyerek iktidarın Hatay’da yaptığını söylediği barajları görmek istediğini ifade etti.

Başkan Savaş, HBB’nin ilçelerde yaptığı bazı altyapı çalışmalarını sıraladı.

HATSU’NUN İLÇELERE YAPTIĞI YATIRIMLAR

Savaş, “2014 yılından itibaren Arsuz’a 65, Antakya’ya 295, Belen’e 64, Defne’ye 31, İskenderun’a 45, Kırıkhan’a 36 buçuk, Yayladağı’na 12, Samandağ’a 74, Reyhanlı’ya 29, Payas’a 11, Kumlu’ya 4 buçuk, Erzin’e 95, Hassa’ya 28 buçuk, Dörtyol’a 20 ve Altınözü’ne 51 buçuk milyon liralık yatırım yaptık. Sadece altyapıya 850 milyon liralık yatırım yaptık. Devam eden çalışmalarımız var. Bunları da en az krediyle yapan belediyeyiz. 2017 yılında İskenderun’un 99 milyon liralık borcunu ödedik” dedi.

“MUHALEFET BELEDİYESİ OLDUĞUMUZ İÇİN BÖLGEDEKİ HİBELERDEN EN AZ YARARLANAN BELEDİYE DE BİZİZ”

İktidar partisinin 19 yıldır kendi yönettiği ilçelerde bile hiçbir yatırım yapmadığını söyleyen Savaş, “Altınözü yıllardır iktidar partisi tarafından yönetiliyor. Kanalizasyon ve içme suyunu şebekesini biz yaptık. Arıtma tesisini de yapacağız. Reyhanlı’da 80 bin nüfusa göre arıtma tesisi yaptık ama şu anda ilçenin nüfusu 230 bin. Muhalefet belediyesi olduğumuz için bölgedeki hibelerden en az yararlanan belediye de biziz. İktidar partisinden olan büyükşehirler bizim aldığımızın 3 katı hibe aldı” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ YASALARI SADECE MUHALEFET BELEDİYELERİNE Mİ GEÇERLİ”

Başkan Lütfü Savaş, Gökçegöz Katı Atık Bertaraf Tesisi ile ilgili olarak da “Bu alanın 2025’e kadar kullanılabileceğini öngördük ama Suriyelilerin gelmesi ile birlikte bu alan daha kısa sürede doldu. 3 yıldır alarm veriyor. 2017 yılından itibaren yeni arayışlara girdik. Kırıkhan, Altınözü ve Yayladağı’nda yeni yer istedik ama kabul etmediler. Gökçegöz alanını genişletmek istedik. ÇED raporu süreci olumlu ilerlerken 2020’nin Şubat ayında bize ret cevabı geldi. İtiraz ettik ve Danıştay bizi haklı buldu. Ama bakanlık bize 4 aydır cevap vermiyor. Türkiye Cumhuriyeti yasaları sadece muhalefet belediyelerine mi geçerli” diyerek Hatay halkının bakanlıktan bu konuda cevap beklediğini söyledi.

BAŞKAN SAVAŞ’TAN HASSA BELEDİYESİ İLE İLGİLİ SAVCILARA ÇAĞRI

Başkan Lütfü Savaş, Hassa’da yapılması planlanan Millet Bahçesi alanı için Meclis’te görüşülen konuyu gündeme taşıdı. Söz konusu alanın önce TEKEL’e ait olduğunu sonra Hazine’ye ve ardından TOKİ’ye devredildiğini söyleyen Savaş, “TOKİ burayı Millet Bahçesi olsun diye Hassa Belediyesine devretmiş. Şimdi ise bu alan Millet Bahçesi geriye çekilerek özel mülkiyetin kullanımına açılmış. Ancak Milli Emlak Müdürlüğü bunun devleti zarara uğratacağını yazıyla ifade etmiş. Buna rağmen iktidar partisi temsilcileri HBB Meclisi’nde bu kararı çıkartıyor” diyerek bu kararı muhatabına iade edeceğini belirtti.

Hassa Belediyesinin bu süreçte 81 arsa, 1 iş yeri, 1 tarla ve 1 arazi sattığını da açıklayan Lütfü Savaş, “Türkiye bir hukuk devletidir. Buradan savcılarımıza arz ediyorum. Nasıl ki biz hesap veriyorsak iktidar partisinin belediye başkanlarına da lütfen hesap sorun. Bu konuyla ilgili tüm evrakları savcılığa vermeye hazırız. Aynı zamanda her çıktığı ortamda beni halkın önünde küçük düşürmeye çalışan iktidar partisi il başkanı da bizden bu evrakları alabilir. Aldığımız arazileri sattırmama konusunda Meclis’teki çoğunluktan dolayı bize baskı yaparken kendi insanlarının ne yaptığına baksın. İktidar partisinin il başkanının bu kirliliği temizlesin” diyerek bu işin peşini bırakmayacağını ve adli makamlarla bu belgeleri paylaşacağını ifade etti.

BAŞKAN SAVAŞ HÜKÜMETTEN CEVAP BEKLİYOR

Türkiye’ye doğru mülteci akını ile ilgili konuşan Savaş, “Şu anda Hatay’da resmi rakamlara göre 500 binin üzerinde Suriyeli yaşıyor. 130 bin civarı da Afgan vatandaşı geldiği konuşuluyor. Suriye’den her yaştan insan geldi ancak Afganistan’dan yalnızca gençler geliyor. Bu durumun hükümet tarafından açıklanması gerekiyor. Bu coğrafya yönetilirken hükümetin 100 defa düşünüp bir defa hamle yapması lazım. Hem Suriyelilerin akıbeti hem de Afganlar’ın gelişiyle ilgili kamuoyunun bir cevaba ihtiyacı var” şeklinde konuştu.

Ülkeye gelen mültecilerin güvenlik zafiyeti oluşturup oluşturmayacağına dair yöneltilen soruya Başkan Savaş şöyle yanıt verdi:

“Güvenlik sorunu oluşturmaması mümkün değil. Misafirlik bu kadar uzun sürmez. Bu konuda iktidarın tatmin edici bir plan ve programı olması lazım. Buraya gelenlerin neden geldiği ve kim oldukları konusunda halkın da aydınlatılması lazım. Dedikoduları önleyecek açıklamalar hükümet tarafından yapılmalı. İktidar bir daha seçim kazanmak istiyorsa bu konuda ciddi adımlar atmalı.”

SAVAŞ’TAN “ YALAN SÖYLÜYORLAR” İDDİASI

Ak Parti Hatay İl Başkanı Adem Yeşildal’ın Vakıf İş Hanı’nın akıbeti konusunda Başkan Savaş’ı halkı kandırmakla itham etmesi üzerine, Başkan Savaş’a bu konuya dair söylemek istedikleri soruldu.

Lütfü Savaş bu soruya şöyle yanıt verdi: İktidar bugüne kadar Hatay’dan ne almış ve Hatay’a ne vermiş? İktidar geçen yıl Hatay’dan 12 milyar 514 milyon TL vergi almış. Bu seneki yatırım programında 480 milyonluk yatırım var. Bu sene bu paranın ne kadarının harcandığını takip edeceğiz. Vakıf İş Hanı’nın bulunduğu yerde altı otopark olacak şekilde bir projemiz vardı. O bölgede yaptığımız jeoradar çalışması sonucunda yerin 4 metre altında 3 ayrı tarihi yapıya rastladık. Otopark için 10 metre yerin altına inmek gerekiyor. Şu an bu durumda oraya inşaat yapılamaz. Önceki haliyle alanın değeri 27 milyon ederdi. Sadece düz bir arazi satın alıyoruz. Bu konuda biri yalan söylüyorsa o ben değilim. Bu açıklamayı yapan arkadaşımızdır. Bu arkadaşımız Hatay daha fazla para harcayınca mutlu mu olacak merak ediyorum” dedi.

“EXPO’YU BİTİRMEMİZE İZİN VERMİYORLAR”

İktidar partisi il Başkanı Adem Yesildal ve ik yöneticilerinin tutumu nedeniyle HBB Meclisi’nin uyum içinde çalışmaktan uzaklaştığını ve şehrin önemli sorunlarının çözümünün engellendiğini de belirten Savaş, “Bu arkadaşımız geldikten sonra Meclis’te her şey kaosa dönüştü. Bir kişi geldi bütün her şeyi bozdu. Borçlanma yetkileri çıkmıyor. Fonksiyon verip satmak istediğimiz arsaların satışına izin vermiyorlar. EXPO için borçlanma talebimizin 2019 ve 2020’de izin vermelerine rağmen 2021’de izin vermiyorlar. EXPO’yu bitirmemize izin vermek istemiyorlar” diyerek Hatay halkının bu konuları bilmesi gerektiğini vurguladı.

İKTİDAR 19 YILLIK SÜREDE HATAY’DAN ALDIĞININ ÇOK AZINI HATAY’A GERİ VERDİ”

Başkan Lütfü Savaş, programın sonunda EXPO 2021 Hatay’a katılacak şehir ve ülkeleri açıkladı. İzmir’den Gaziantep’e, Nepal’den Hollanda’ya kadar birçok şehir ve ülkenin dev organizasyonda yer alacağını ifade eden Savaş, “Çok zengin bir organizasyon olacak. Şehrimizin refah seviyesinin artması için büyük düşünmemiz lazım. Maalesef iktidar 19 yıllık sürede Hatay’dan aldığının çok azını Hatay’a geri verdi. Yaptıkları tek şey cezaevi ve adliyelerdir. 2016’dan beri İskenderun’a inen kaçış rampası yapamadılar. Ona rağmen HBB’nin bu kadar hizmetini görmezden gelip engellemeye çalışıyorlar” dedi.

Başkan Tosyalı’dan Başsavcı Ünalan’a Hayırlı Olsun Ziyareti

0

İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı, kamu kurumları ile halka hizmet noktasında sürekli iletişim halinde olduklarını belirtti.

Belediye Başkanı Fatih Tosyalı, İskenderun’a yeni atanan Cumhuriyet Başsavcısı Muhammet Emin Ünalan’ı ziyaret etti.

Başkan Fatih Tosyalı ,“Göreve geldiğimiz ilk günden bugüne kadar kamu kurum temsilcileri ile sürekli diyalog halinde olduk olmaya devam edeceğiz. Kentimize yeni atanan Cumhuriyet Başsavcımıza yeni görevlerinde başarılar diliyor, hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum”dedi.

İskenderun’a yeni atanan Cumhuriyet Başsavcısı Muhammet Emin Ünalan ise ziyaretten duyduğu memnuniyetim dile getirerek,İskenderun gibi güzel bir kentte görev yapacak olmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti.Ziyaret sohbet ortamında devam etti.

Dörtyol Doğa Ve Çevre Koruma Platformu Alçı Ve Grafit Ocağına Neden Karşı Olduklarını Açıkladı

0

 

 

Dörtyol İlçesi Kuzuculu Mahallesi Bülke mevkiinde yapılmak istenen açık alçı grafit ocağına karşı Dörtyol’daki sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturduğu Dörtyol Doğa ve Çevre Koruma Platformu bir basın açıklaması yayınladı.

Dörtyol Doğa ve Çevre Koruma Platformu açık alçı grafit ocağına neden karşı olduklarını 26 maddede özetledi;

1- Bölgemizin en büyük akarsuyu olan DELİÇAY DERESİ kirlenecek

2- Her yağmur sonrası Deliçay deresine beyaz alçı tozu yağmur suları ile akacak

3- Deliçay deresinin doğal güzelliği bozulup beyaza bürünecek

4- Deliçay deresinden alınan tarımsal sulama sularımız kirlenecek

5- Narenciye bahçelerimize verdiğimiz Deliçay dere suyu damlama filtrelerini tıkayacak

6- Narenciye bahçelerini salma sulama yöntemi sulayanların bahçe toprakları alçı tozu nedeni ile sertleşecek toprağın verimliliği düşecek ve toprak çoraklaşacak

7- Yerleşim alanlarında ki sokak ve caddelerden her gün geçen en az 80 alçı ve grafit yüklü kamyondan dökülen moloz ve alçı tozları nefes almamızı zorlaştıracak, sağlığımızı tehdit edip, sağlıklı yaşamamızı engelleyecek ve bölgede hastalık oranı artacak, buna bağlı sık sık ölümler gerçekleşecek

8- Alçı ocaklarından hava sürkilasyonu ile narenciye ve insan yerleşim alanlarına ulaşan tozlar narenciye diğer bitkiler ve insanların nefes almasını zorlaştıracak ve buna bağlı kronik bitki ve insan hastalıkları çoğalacak

9- Kirlenip bulanık akan Deliçay deresi için de alçı ve grafit nedeni ile su içinde oksijen azalacak canlı yaşamı son bulacak balık ve diğer canlı ölümleri başlayacak.

10- Deliçay deresi eko turizm değerleri yok olacak. Günlük serinlemek ve piknik amaçlı gelen binlerce insan mağdur olacak. Deliçay deresinde kimse yüzemeyecek

11- Alçı çıkartılacak alandaki milyonlarca ağaç kesilerek, dinamitler patlatılarak tabandaki alçı taşları ortaya çıkarılacak, nemi kendine çekerek yağmurun yağmasına neden olan, oksijen ve suyumuzu havamızı temizleyerek bizlere doğal filtre görevi sağlayan ağaçlar yok olacak bölge git gide çoraklaşıp yok olacak

12- Her patlayan dinamit yer altı sularının çekilmesine kayıp olmasına neden olacak ve bölgede kuraklık başlayacak

13- Alçı ve grafit ocağı içinde var olan YABAN HAYATI YOK OLACAK dünyada sadece Amanos dağlarında var olduğu düşünülen Anadolu parsının yaşam alanı yok edilecek. Yaban domuzu, Karaca, Kurt, Çakal, ayrıca kayalıklarda yuva yapan kartal şahin ve diğer kuşların yuvaları alçı kayalar olduğu için dinamitler ile parçalanıp yok edilecek, sadece patlayıcılardan çıkan ses bile yaban hayatının yok olmasına sebebiyet verecek.

14- Bölgede var olan ama henüz literatüre kazandırılmamış bilimsel çalışma yapılmamış, ANTİK YERLEŞİM ALANLARI, KAYA MEZARLARI VE O BÖLGEDEKİ TARİHSEL DOKU alçı ocağı sayesinde yok olup gidecek oysa ki bunlar binlerce turist çekip bölge insanı ve esnafına aş iş olanağı sunmaktadır.

15- Bölgede günlük yüzlerce turist çeken Geçilmez ve Galleplik kanyonu tam alçı ve grafit ocağına sıfır noktadadır.  Bu doğal güzellikte ki iki kanyon alçı tozuna bulanıp yok olacaktır.  Bu kanyonlar sayesinde turizm olgusu yaşayarak esnafa ekonomik girdi sağlayan, doğa gezgini gezi grupları kampçı gibi turist gruplarını kaçıracaktır

16- Alçı ve grafit ocağı alanı içinde henüz keşfedilmeyi bekleyen, doğal oluşum mağaralar parçalanarak yok edilecektir. Oysa ki bunlar turizme kazandırılarak bölge halkına istihdam sağlayan unsurlardır.

17- Alan için de ki bitkisel doku tamamen yok olacaktır. Yabani karanfil, Doğal nergis, Doğal sarımsak, Yabani kimyon (sıra bitkisi) sümbül ve çiğdem çeşitleri, nadir bulunan Ihlamur ormanları, fındık, kara selvi çamları, endemik meşe türleri (Yer meşesi Pırnal meşesi, Domuz meşesi, Kesme meşesi Vb.) türler tamamen yok olacaktır.

18- Ocaklardan çıkartılan alçı ve grafitler bir yerde depo edilecektir. Engebeli araziler de düzlükler açılarak oluşturulacak olan bu depo alanları her yağmurda ıslanıp, sel olarak toprak kaymasına neden olacaktır.  Beyaz alçı tozları dere sularına karışacaktır

19- Alçı ve grafit ocağında çalışanların barınması için yapılan şantiyede çıkan çöpler vs çevre kirliliği sağlayıp, dere sularını kirletecek ve aşağıda kalan yerleşim alanında ki insan ve hayvanlar bu suyu içmek yada kullanmak zorunda olduğu için sağlık sorunu çıkacaktır. Çöp pislik nedeni ile dere kenarlarını piknik alanı olarak kullanan insanlar bu durumdan etkilenecek ve şantiyenin varlığı bile genel olarak toplum sağlığını iyiden iyiye tehdit edecektir.

20- Deliçay deresi üzerinde bulunan alabalık lokantaları dinlenme tesisleri alçı grafit ocağından direk etkilenecek iş yerleridir. Bölge insanına ve turizmine hizmet eden, yeme içme, dinlenme sağlayan bu işletmeler, ayrıca, buralarda çalışan, evine aş iş götüren insanlar işsiz kalacak, buna bağlı aileler ise geçim zorluğu çekecektir.

21- Alçı ocağın da ki patlamalardan dolayı yer altında oluşan titreşimler ve buna bağlı göçükler nedeni ile su yolları körelecektir. Bu da dere yatağını besleyen su gözlerinin kayıp olmasına ve azalmasına neden olacaktır. Böylece tarımsal sulama ve içme suyu olarak kullanılan deliçay deresinin suyunun sadece kirlenip bulanık akmasına değil, zaten tarımsal sulama suyuna yetmeyen dere suyunun azalmasına da sebep olacaktır.

22- Alçı ocağı nedeni ile yeşil bitkisel görsel doku bozulup, tamamen sıyrılmış kel kıraç parçalanmış beyaz kaya görüntü silueti ortaya çıkacaktır.

23- Binlerce canlıya yuva sağlayan sel sularını tutan ağaçlar bitkiler yok edildiği için, bitkisiz kalan yamaçlardan yağmur suları toparlanarak sel olup deliçay deresine akacak ve en ufak bir yağmurda ani sellere neden olacaktır.

24- Bu bölgeden kalkacak tozlar, batı istikametinde bulunan yerleşim yerleri ve ekili araziler üzerine tesir edecektir. Bu durum insan ve doğal yaşamı olumsuz etkileyecektir. Yıllık yaklaşık 150-200 bin insanın geçimini temin ettiği portakal ve mandalina bahçeleri yok olacaktır.

25- Zaman içerisinde bölgeden göçler başlayarak bölgenin demografik yapısı değişikliğe uğrayacaktır.

26- Dörtyol’un en büyük dört mahallesinin içme suyu bu bölgeden gelmektedir. İsale hatlarının zarar görmesi yaklaşık 45-50 bin kişinin su sıkıntısı yaşamasına sebep olacaktır.

 

TGF Genel Başkanı Karaca: “Amacınız Yerel Basını Bitirmek Mi?

0

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nin yeni hizmet binasını ziyaretinde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’u hedef aldı.

Genel Başkan Yılmaz Karaca Mersin’den Türkiye’ye seslenirken,  “Sayın Fahrettin Altun ne yazık ki basının sorunlarıyla ilgilenmiyor. Anadolu basını büyük sorunlar içinde destek beklerken, son açıklanan tasarruf tedbirleri büyük bir darbe oldu. Tasarruf tedbiri adı altında basına vurulan bu darbe kararından vazgeçilmelidir. Son 2 yılda 1800 resmi ilan alan gazeteden yarısı kapandı ya da birleşti. Yerel bazda ilçe gazeteleri daha da zor durumda kaldı. Tasarruf tedbiri Basın ilan Kurumunu da batırır. Türkiye Gazeteciler Federasyonu  olarak bu konuyla ilgili mücadelemizi sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

MERSİN GAZETECİLER CEMİYETİNE HAYIRLI OLSUN

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca ve beraberindeki heyet, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’ni yeni hizmet binasında ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Yapılan ziyarette mesleki sorunlar üzerine sohbet edildi. Genel Başkan Yılmaz Karaca ayrıca yeni üyelere de rozet taktı. Genel Başkan Yılmaz Karaca, Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun bayrağını da hediye ederken, Mersin Gazeteciler Cemiyeti  Başkanı Kaya Tepe de ziyaretlerinden dolayı Türkiye Gazeteciler Federasyonu  heyetine teşekkür ederek Genel Başkan Yılmaz Karaca’ya plaket takdim etti.

MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI VAHAP SEÇER’E ZİYARET

Türkiye Gazeteciler Federasyonu  heyeti Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i ziyaret etti.

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca, çalışmalar hakkında bilgi verirken, Mersin Büyükşehir Belediye başkanı Vahap Seçer’e de Mersinli gazetecilere verdiği desteklerden ötürü teşekkür plaketi takdim etti.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap  Seçer de, Türkiye Gazeteciler Federasyonu  heyetine ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederken, basının her zaman yanında olduklarını söyledi.

TDP Lideri Sarıgül Hatay’da

0

Türkiye Değişim Partisi genel başkanı Mustafa Sarıgül bugün Hatay’geldi
Sarıgül Hatay Hava alanında partililer tarafından karşılandı.

Antakya İlçesi Bağrıyanık Mahallesinde yanan bölgede incelemelerde bulunan Sarıgül Daha sonra Hatay Gazeteciler Cemiyetinde basın toplantısı düzenledi.

 

 

 

Milli Sporculardan Başkan Tosyalı’ya Teşekkür

0

İskenderun Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen kampa katılan Türkiye Kadınlar Tekerlekli Sandalye Basketbol Milli Takımı sporcuları Belediye Başkanı Fatih Tosyalı‘ya teşekkür ettiler.

 İskenderun’da son derece verimli bir kamp dönemi geçirdiklerini ifade eden sporcular ,spora ve sporcuya vermiş oldukları desteklerinden dolayı Başkan Fatih Tosyalı’ya teşekkür ettiler.

Tekerlekli Sandalye Basketbol Antrenörü Murat Saltan, yardımcı antrenörler Abdullah Bayram ve Songül Çelik ve sporcular yaptıkları açıklamada şunları kaydettiler:

“İskenderun Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu 2021 yılı faaliyet programında yer alan Garanti BBVA Tekerlekli Sandalye Basketbol Kadınlar Türkiye Şampiyonası ve A Milli takım seçme kampı final karşılaşmalarını İskenderun kampında gerçekleştirdik.İskenderun Belediye Başkanımız Sayın Fatih Tosyalı,bizlerle yakından ilgilendi.İskenderun’da çok başarılı bir organizasyon yapıldı.Belediye Başkanımı Fatih Tosyalı’ya çok teşekkür ediyoruz”

Başkan Tosyalı ise ,“Hepsi birbirinden kıymetli değerli sporcularımızı kentimizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk.Milli Takım sporcularına ve teknik heyetine önce sağlıklı ve başarılı sezon geçirmelerini diliyorum.Spora ve sporcuya desteğimiz devam edecek” şeklinde konuştu.

Belen Kömürçukuru Pekmezine ‘Coğrafi İşaret Tescil Belgesi’ Verildi

0

 İskenderun Ticaret ve Sanayi Odasının (İTSO) girişimleri sonucu, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı işbirliği ile Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvurusu yapılan Belen Kömürçukuru Pekmezine ‘coğrafi işaret tescil belgesi’ verildi.

 Mahreç Adı Coğrafi İşaret başvurusu kabul edilen Belen Kömür Çukuru Pekmezi Tescil Belgesi Türk Patent ve Marka Kurumu Coğrafi İşaretli Ürünler web sitesinde ilan edildi. Belen Kömürçukuru Pekmezi, ilçemiz adına coğrafi işaret tescili alan ilk ürün oldu.

DOĞAKA ve İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası arasında imzalanan protokol ile 8.09.2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna yapılan coğrafi işaret tescil başvurusunun sonuçlanması ile Belen Kömürçukuru Pekmezi Hatay ilimizin 11. coğrafi işaret tescilli ürünü olmuştur.

Özener Marka Patent Yönetim Kurulu Başkanı Huriye Özener ve ekibi tarafından yapılan çalışmalar ve başvuru sonrasında uzun suren değerlendirme sürecinin ardından Belen Kömür çukuru Pekmezi Mahreç Adı tescil edilmiş, “Belen Kömürçukuru Pekmezi” adı, üretim yeri ve üretim metodu koruma altına alınmıştır.

İthalatta ‘ORDİNO’ Kavgası 

0

Mehmet Çardak

Araştırmacı / Yazar

m-cardak@windowslive.com

Sevgili Okurlarım! 2000 yılında yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu’ndaki düzenlemelerle Gümrük İdaresi antrepoculuk faaliyetinden çekilmiştir. Antrepoculuk sahasını ilgilendiren ve mal tesliminde kullanılan OrdinoGümrük Mevzuatından çıkarılmıştır. Yeni mevzuata göre, Gümrük İdareleri taşınan yükün fiziki teslim yükümlüsü değildir.

İthalatta taşınan yükün Ordino/Yük Teslimat Formu olmaksızın eşyanın teslim edilmemesi uygulaması özel hukuk alanına giren bir olaydır. Bu çerçevede yapılan yeni uygulama sürecinde, denizyoluyla ithal edilen ve liman işletmelerinin ‘Geçici Depo’ veya antrepolarına teslim edilmiş olan malların taşıyana sorulmaksızın konişmentoda‘alıcı’ olarak görülen kişilere yükün teslim edilmesi durumları ile karşı karşıya kalınmış, gerçek alıcısına teslim edilmemesinden kaynaklanan sorunlar yaşanmıştır. Ve son 20 yılda sürekli olarak taraflar arasında mahkeme süreçleri yaşanmıştır.

Ayrıca, ağırlıklı olarak Uzakdoğu’dan ithal edilen yükler için münferit ve yoğun hacimde ithalat faaliyeti gerçekleştirmeyen KOBİ kategorisindeki firmalardan fahiş ücretler talep edilmesi, farklı adlar altında (dökümantasyon, Lokal masraflar, termal, organizasyo, parsiyel servis, iletişim vb.) yük alıcısına, bazen navluna yaklaşan masraflar çıkartılması sürdürülebilir ticaretin önündeki engellerden biri olarak ortaya çıkmıştır. Aksine, büyük hacimli ithalat yapan birçok firmadan ‘Ordino’ ücretinin alınmaması gibi hususlar ile de karşılaşılmıştır.

Bu sebeple, denizyoluyla ithal edilerek geçici depo ve antrepolara teslim edilen yüklerin alıcısına tesliminde uyulacak hususlar için mülga Denizcilik Müsteşarlığı – Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü tarafından ikincil düzenlemeler uygulamaya konulmuştur. Ancak fahiş fiyat uygulamaları sebebiyle alıcılar cephesinde yaşanan mağduriyetler engellenememiştir.

Bunun üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nca (Denizcilik Genel Müdürlüğü) yapılan ikincil düzenlemeler ile yük alıcısı, taşıyan, taşıtan, liman işletmecisi, taşıma işleri komisyoncusu, gümrük müşavirleri, gemi acenteleri, ithalat ve ihracatçılar dâhil ilgili tüm sektör taraflarının hak ve menfaatleri gözetilmeye çalışılmıştır. Keza, söz konusu ikincil düzenlemelere yönelik olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın (Denizcilik Genel Müdürlüğü) yetkisi olmadığını gerekçe göstermek suretiyle idari ve adli yargıda davalar açılmıştır.

Anayasa Mahkemesi’nde açılan davalar sonucunda; her ne kadar emtianın teslimi için gerekli olan ordinoların artık uygulamada geçerliliği kaldırılmış olsa da bu belgelerin hukuki geçerliliği bulunmayan belgelerden olmayıp ulusal ve uluslararası ticaret ve taşımacılıkta yüklerin teslimi için geçerli ve gerekli belgeler olduğu hususunda bir uzlaşı bulunduğu tespit edilerek, ‘Yük Teslim Formları’nın kullanılmasının hak ihlali olmadığına karar verilmiştir.

Bilindiği gibi, Taşıma Hukuku’nda varış yerine ulaşan malın taşıyan tarafından gönderilene teslimi iki taraflı bir hukuki işlemdir. Bunun için taşıyanın kendi rızasıyla mal üzerindeki zilyetliğini sonlandırarak, alıcıyı zilyet kılması gerekmektedir. Bu teslim işlemine taşıyanın katılmaması, en azından teslimin onun onayı veya talimatıyla gerçekleşmemesi, ulusal ve uluslararası hukuka aykırı olacaktır. Bu nedenle, taşıyanın imzalayarak yükün teslimine rıza gösterdiğini ifade ettiği ’Yük Teslim Talimat Formu’ veya ‘Yük Teslim Belgesi’ yahut ‘Etiketli Konişmento’ veya ‘Ordino’ gibi isimlerle anılan bazı belgeler,  ulusal ve uluslararası taşımacılıkta yüklerin teslimi için geçerli belgelerdir.

Bununla birlikte yurtdışındaki uygulamalarda ‘DaliveryOrder’ adı ile kullanılan ‘Yük Teslim Talimat Formu’na emsal formlar için ortalama 40-50 USD civarında bir ücret alındığı da bilinmektedir. Öte yandan, Türk Ticaret Kanunu’nun 870. Maddesinde, “Taşıma ücreti, eşyanın tesliminde ödenir. Taşıyıcı taşıma ücretinden başka, eşya için yapılan, duruma ve şartlara göre gerekli olan giderleri de isteyebilir…” hükmü amirdir. Bu doğrultuda, ithal edilerek ülkemize getirilen ve taşıma araçlarından tahliye edilerek taşıyan veya onun acentesi ya da temsilcisi tarafından ilgili varış yeri terminallerine veya geçici depolama yerlerine teslim edilmiş olan uluslararası ticarete konu yükün alıcıya teslimi için iki koşulun yerine getirilmiş olması gerekmektedir.

Bunlardan ilki, gümrük ithalat beyannamesi ile ispatlanmış olan yüke ilişkin gümrük vergi, resim ve harçların ödenmiş olmasıdır. İkincisi ise, uluslararası ticarete konu malın doğru alıcıya tesliminin sağlanması ve taşımadan doğan malın ve ilgili diğer masrafların temsilcisine/acentesine ödenmiş olmasıdır.

Bu duruma ve şartlara göre, taşıyıcı/taşımacıların Ordino, Yük Teslim Talimat Formu, Yük Teslim Belgesi veya Orijinal Konişmento ya da Etiketli Konişmento gibi isimler adı altında hazırladıkları belge ve verdikleri hizmet karşılığı gerekli olan giderleri isteyebileceği gerçeği izahtan varestedir. Ancak ithalatta ordino ücretinden kaynaklı kavgaların yaşanmaması için, KOBİ kategorisindeki ithalatçı firmalardan fahiş ücretlerin talep edilmesinin önlenmesi ve denetlenmesi önem arz etmektedir.

Ayrıca, taşınan yükün fiziki teslimi uygulaması her ne kadar özel hukuk alanına giren bir olay olsa da, gümrük işlemleri bitirilmiş eşyanın geçici depolama yerlerinden fiziki teslimi sırasında alıcılar ile taşıyanlar arasında ‘Ordino’ ücretinden kaynaklı olarak yaşanmakta olan kavgaların sona erdirilmesi açısından, Gümrük İdarelerince uygulanacak prosedürün deGümrük Mevzuatındaaçıkça belirtilmesinde zaruret olduğu düşünülmektedir.

Başkan Tosyalı: “Daha Temiz Bir Çevre İçin Çalışıyoruz”

0

Temiz bir çevre ve doğa için kentin her köşesinde çalışmalarını titizlikle sürdüren İskenderun Belediyesi, özellikle vatandaşların yaz aylarında yoğun olarak kullandığı yerlerde atık ve çöplerinden doğabilecek sorunları en aza indirmek için yoğun bir mesai harcıyor.

İskenderun’da daha temiz bir çevre adına için Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri ve Envitec tarafından gerçekleştirilen çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

ÇEVREYE DUYARLI OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Kent genelinde yapılmakta olan temizlik uygulamaları hakkında bilgiler veren Başkan Fatih Tosyalı,“Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerimizin koordinesinde Envitec ekipleri ile birlikte yapılan çalışmalar farklı bölgelerde belli bir program dâhilinde devam ediyor” dedi.

EKİPLER 7/24 GÖREVDE

Başkan Tosyalı,” Bizlerin ve gelecek nesillerimizin güzel bir çevrede temiz bir kentte yaşaması için çevre konusunda hizmetlerimize ve projelerimize hız kesmeden devam edeceğiz. Belediyecilik anlayışımızda çevreye duyarlılık en öncelikli işlerimizden birisi “diye konuştu.

Başkan Tosyalı ,Temizlik işçileri ile de bir süre sohbet ederek çalışmalarında kolaylıklar diledi.

Demir Yüklü Tır Hareket Halindeyken Alev Aldı!

0
Payas Dörtyol E5 Karayolu üzeri Nursan Hastanesi civarinda hareket halindeyken aşırı yüklenmeye bağlı olarak lastikleri alev alan demir yüklü TIR‘da maddi hasar meydana geldi.
Olay Yerine Çağrılan Hatay Büyük Şehir Belediyesi Dörtyol itfaiye Ekipleri Tarafından Müdahale Edilerek Söndürüldü

Çarpışan Araçlardan biri takla attı.6 yaralı var

0

Antakya Uydukent civarında 2 aracın karıştığı kazada 6 kişi yaralandı.

Yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.