Pazar, Mayıs 3, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 2041

Hatay’lı Sanatcı Karsu Hatay’ın zengin mutfağını Hollanda’da televizyonunda anlatıyorr

0

Restorancı bir babanın kızı olan Karsu,  Hatay‘ın  gelen zengin mutfak kültürünü Hollandada yayın yapan 24 Kitchen kanalı için program haline getirdi.

Ünlü müzisyen, mercimek çorbasından çılbıra, mantıdan gözlemeye kadar birçok Türk yemeğini kendi elleriyle hazırlayacak. Karsu, Felemenkçe yayınlanacak yemek programının haberini ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu: “Hayalim gerçek oldu! Artık Hollanda’da kendi Türk yemek programım var. Türk ailemin yemek tariflerini sizinle paylaşacağım. 9 Ağustos’tan itibaren hafta içi her gün 18.00’de 24 Kitchen’da yayınlanacak.”

Prof. Dr. Garip Turunç Yazdı; “Hatay’ın Türklüğü Ve Ana Vatana Katılması”

0

Bugün, Hatay’ın Anavatana katılışının 82’inci yıl dönümü. 23 Temmuz 1939’da TBMM adına Hatay’a gelen heyet ile birlikte Anavatan’a katılma töreni gerçekleştirilmiştir.

2 Milyona yaklaşan nüfusuyla Türkiye’nin 10. büyük ili olan Hatay, dünyanın en eski yerleşim alanlarındandır. Hatay ve yöresi, binlerce yıllık uygarlık eserlerini bağrında saklayan, çeşitli uygarlıkların izlerini kesin ve derin çizgileriyle koruyan bir müze gibidir. Nitekim yapılan arkeolojik kazılar bu konuda çok önemli delilleri ortaya çıkarmıştır.

Hatay ilinin merkezi olan Antakya da “Şehirlerin Kraliçesi” olarak tarihe geçmiştir. Özellikle kurulduğu yer, stratejik yönden büyük öneme sahip olup önemli ana yolların kavşak ve geçit noktasında bulunmaktadır. Bu konumu nedeniyle de tarih boyunca önemli roller oynamış, büyük kral ve kumandanları barındırmıştır.

Hatay’da bugün kendini Arap Alevisi (Nusayri) olarak tanımlayan grubun içinde de “tarihsel asli kimliği” Arap olanlar olduğu gibi Sümer Türk’ü, Horasan Türk’ü ve Eti Türk’ü olanlar da çokça bulunmaktadır. Halep Salnameleri, Antakya Kilisesi kayıtları, Mesudi, Taberi, İbni Havkal, İbni Batuta ve Tarsusi gibi Arap tarihçileri bu gerçeği belirtmekte, Selçuklu ve Bizans arşivleri ile Osmanlı tahrir defterleri de doğrulamaktadır.

Hatay iline ilk yerleşen Türkler M.Ö. 4.000 yılında Sümer Türkleridir. Atatürk’ün Cihan Harbi’nde işgale uğrayan Hatay için söylediği “Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz.” sözü de bu tarihi gerçeğin bir ifadesi olmuştur.

Hatay’a yerleşen sonraki Türk boyu ise Atatürk’ün de ifade ettiği gibi Eti Türkleridir.

Hatay bölgesine Türkmenlerin gelişi ise ilk defa Abbasiler (750-1258) zamanında olmuştur. Bizanslılar zamanında Türkmen sayısı oldukça artar. Çünkü 1256-1265 yılları arasında Moğol Hükümdarı Hülagü’nün saldırısıyla Anadolu’da katliama uğrayan 40 bin otağdan fazla Türkmen, bir Kıpçak Türk’ü olan Memlük Hükümdarı Baybars tarafından himaye altına alınır. Hatay’ın yeniden canlanması, Antakya surlarının tamir edilmesi, camilerle donatılması, liman inşası ve kentin İslamlaşması Baybars zamanında olmuştur.

1467-1487 yılları arasında bu bölgeyi gezen L. d. Broguiere adlı seyyah, Batılıların tehcir öncesinde bölgede azınlık olarak bulunan Ermenilere dayanarak Ermenistan adını verdiği bu bölgeyi “Türkmenistan” diye adlandırmış, buranın merkezi olan Antakya kentinde de Türkmenlerin oturduğunu belirtmiştir.

Cihan Harbi’nde Ermeni destekli Fransız işgaline uğrayan Hatay Türkleri büyük mücadele vermiştir. Fransızlar, bu yörelerdeki Osmanlı askeri yönetimine henüz el koymadıklarından, çetelere karşı Osmaniye’den Jandarma Subayı Çerkez Mithat’ı getirirler ve 150 jandarma ile çetelerin takibine gönderirler. Çerkez Mithat komutasındaki Fransız askerleri bugün Payas’ın bir mahallesi olan Kürtül köyünü işgal ederek çetecilerin teslim edilmesini ister. Köylü bu isteği kabul etmeyince ceza olarak 500 altın ödemek zorunda bırakılır. Fransız jandarmanın köyden ayrılması üzerine köylüler kalan mallarınını da elden çıkarıp silahlanarak dağa çıkarlar. Fransızlara ve Ermenilere karşı toplu direniş için artık her şey hazırdır.

TÜRK MİLLİ MÜCADELESİ’NDE DÜŞMANA İLK KURŞUN HATAY’DA ATILMIŞTIR

Cihan Harbi’nin 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’yle sona ermesinin ardından başlayan Türk Kurtuluş Savaşı’mızda, ülkemizi işgale yeltenen devletlere karşı ilk direniş ve ilk kurşunun ne zaman, nerede ve kim tarafından atıldığı hususunda 1989 yılına dek 15 Mayıs 1919’da İzmir’de işgalci Yunan güçlerine ve onların onur kırıcı davranışlarına katlanamayarak ateş edenin, birkaç Yunan askerini öldürenin ve ölenin Selanikli bir gazeteci olan ve Çerkes olduğu iddia edilen Hasan Tahsin (Osman Nevres) olduğu ifade edilmişti. Ancak “Milli Mücadelede Hatay Silahlı Mücadelesi 1918-1922” adlı araştırma sırasında bunun doğru olmadığı görülüp tespit edilmiştir.

Bu konuda araştırma yapan araştırmacı-yazar Mehmet Tekin ve yine Hatay konusuna eğilen eğitimci-yazar Kadir Aslan’ın bulgu ve bilgilerinin ışığında Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı (ATEŞE) arşivindeki belgelerle de birlikte ilk kurşunun Hatay’ın Dörtyol İlçesi, Karakese Köyü yakınındaki Özerli Çayı kenarında Kara Hasan, Mehmet Kara ve çete arkadaşlarınca 19 Aralık 1918 tarihinde sıkılmış olduğu kesinleşmiştir.

Bu gerçeğin tescili ise eğitimci-yazar Kemal Arslan’ın Hatay Valiliği nezdinde yaptığı girişimler sonucunda tamamlanmıştır. Dönemin Hatay Valisi Utku Acun, 18 Aralık 1991’de, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı’na, Kadir Aslan’ın iddialarını içeren yazılarını ilgi tutarak görüş istemiştir. Bunun üzerine, Genelkurmay Başkanlığı da tarih uzmanı ve Özlük Hakları Araştırma personeli İlhami Berk’e evrakları göndererek bu konunun aydınlatılmasını emretmiştir. Uzman İlhami Berk’in hazırladığı üç buçuk sayfalık rapor 27 Ocak 1992 tarihinde Hatay Valiliği’ne gönderilmiştir.

Bu raporda ilk direniş ve ilk kurşunun Ermeni destekli Fransız işgalcilere karşı Kara Hasan, Mehmet Kara ve çete arkadaşları tarafından atıldığı, bu ilk kurşun ve direnişin Türk Kurtuluş Savaşı’mızda işgalci düşmana karşı kazanılan ilk başarı olduğu ve 15 Mayıs 1919’da İzmir’de atıldığı sanılan ilk kurşundan altı ay kadar önce sıkıldığı gerçeği ortaya konulmuştur.

Düşmana ilk kurşunu sıkan çetenin lideri Mehmet Kara’nın kısa bir süre sonra ölmesiyle bu çete içinde yer alan Kara Hasan’ın Hatay Milli Mücadelesi’ne aynı hızla devam ettiğini görüyoruz. Zira Ermeniler ilk kurşundan sonra intikam almak için Özerli köyüne hınçla saldırmış ve birkaç Türk’ü öldürmüşlerdir. Bu olay üzerine çete liderliğini üstlenen Karaçaylı (şimdiki Yeşilköylü) Kara Hasan, Hatay Milli Mücadelesi’nde kilit adam rolünü üstlenmiş ve yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve vatanın kurtarıcısı Mustafa Kemal Paşa’yla tam bir dayanışmada bulunmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın Hatay’a ve Hatay davasına verdiği önem ve değerin bir uzantısı da ilk kurşunda görev alan Kara Hasan Paşa’nın şahsında Hatay için görülmektedir.

20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara İtilafnamesi, Türkiye ile Suriye arasındaki sınırı Payas-Kilis hattından çizmişti. Bu çizgi, Dörtyol ve Hassa’yı Türkiye’de, İskenderun, Antakya, Kırıkhan, Reyhanlı, Yayladağı, Samandağ ve Altınözü ilçelerini Fransız işgali altında bırakıyordu. Ancak Misak-ı Milli ile sınırlarımız içinde kalmış olmak Hataylılar için tek güvence ve mücadele kaynağı oluyordu.

Bu bölgede çeteler ve reisleri Kara Hasan olmasaydı Fransızlar Ankara İtilafnamesi’ne yanaşmayabilirdi ya da en azından koşullar aleyhimize çok farklı olabilirdi.

Kara Hasan, Atatürk’ün sevdiği, takdir ettiği bir çete reisi olmuştur. Zira Kara Hasan, 1922 yılının Ocak ayından sonra dağlardan inip köyüne çekilmiş; emrindeki katır, silah, yemek kazanları, yatak ve benzeri gibi çeteye ait bütün levazımatı Dörtyol’daki askeri birliğe teslim etmiştir.

Okur yazar olmamasına karşın namuslu bir kurmay subay gibi davranması, Atatürk’ün de hoşuna gitmiş ve Atatürk ona hitap ederken “Paşa” diye seslenmiştir. Atatürk, 1925-1926’da Dörtyol’da Kara Hasan Paşa’yı bizzat ziyareti sırasında böyle mütevazı ve hatta yoksulluğa terk edilmişliğini görünce ona 25 dönüm kadar narenciye bahçesi tahsis ettirmiş, 1931 yılında da bahçesini gezerek kahvesini içmiştir.

Atatürk’ün onu böyle onurlandırmasında vatan tehlikeye düştüğünde göreve koşan, düşmanın yüreğine korku salan, savunduğu beldeyi düşmana “iğneli beşik” yapan ve görevi bitince de hiçbir şey olmamışçasına sessizce köşesine çekilerek hiçbir istekte bulunmayan tipik Türk yiğitlerinden biri olarak görmesinin önemli bir rolü olsa gerektir. Kara Hasan Paşa, Başçavuş Çerkez Ethem gibi ne oldum delisi olmamış, Atatürk’e ihanet etmemiş, düşman safına geçip Türk ordusuna kurşun sıkmamış, mütevaziliği de hiçbir zaman elden bırakmamıştır. Bu mütevazi yiğit Türk’ün anısına şu anda Dörtyol-Yeşil Beldesi’nde “Hasan Paşa İlkokulu” bulunmaktadır.

23 TEMMUZ HATAY’IN KURTULUŞU

10 Aralık 1936’da Ankara Palas’ta katıldığı bir toplantıya Fransız sefiri Mösyö Henry Ponsot’u sonradan çağırtan Atatürk, “Gerekirse Cumhurbaşkanlığından ayrılıp silaha kuşanarak Hatay’a dayanırım. Türk milleti elbet arkamdan gelecektir.” diyerek Fransa’ya restini çeker.

Atatürk, 21 Aralık 1937’de de Ankara’da kabul ettiği Suriye Başbakanı Cemil Mardam’a ”Hatay meselesi benim için namus meselesidir. Hatay’ı kurtaracağım. Katiyyen bırakmam. Bunun için en büyük tehlikeyi bile göze aldım.” diyecektir.

Fransızların diplomatik oyalama taktiklerine kızan Atatürk 4 Temmuz 1938’de Türk ordusuna harekat emri verir. Kurmay Albay Şükrü Kanatlı komutasındaki öncü birlikler Hatay’a girince coşkuyla karşılanır ve Fransa aynı günü anlaşma talebinde bulınur.

Atatürk’ün hem diplomatik hem askeri alandaki kararlı duruşu sonuç vermiştir.

2 Eylül 1938’de kurulan Hatay Devleti bir yıl kadar bağımsız kalmış bu süreçte idarecileri ve halkı tarafından Hatay’ın Türkiye’ye katılmak arzusu pek çok kez ifade edilmiştir. 23 Haziran 1939’da Hatay Meclisi son toplantısını yaparak oy birliği ile Anavatan’a katılmaya karar verir. 23 Temmuz 1939’da TBMM adına Hatay’a gelen heyet ile birlikte Anavatan’a katılma töreni gerçekleştirilir.

Böylece Atatürk’ün dediği gibi “Kırk asırlık Türk yurdu” anavatan Türkleriyle kucaklaşmış olur.

Bu şanlı yıl dönümümüzün verdiği milli his ve duygularla bir Hatay’lı olarak memleketimin ana vatana katılışını kutluyor ve bu milli dava uğrunda çaba harcayan; Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere; Tayfur Sökmen’i, Abdurrahman Melek’i ve tüm isimsiz kahramanlarımızı saygıyla ve rahmetle anıyor, Hataylı hemşerilerimizi sevgi ve saygılarımıla selamlıyorum.

Payas’da Kaza! 1 Yaralı

0

Payas ilçesi Noter Kavşağında iki Otomobilin Karıştığı Trafik Kazasında Bir Kişi Yaralandı Kaza Yerine Çağrılan Sağlık Ekipleri Tarafından Yaralı Dörtyol Devlet Hastanesine kaldırıldı

Kıraç Ve Haluk Levent Hatay’ın Anavatana Katılış Törenlerinde Konser Verecek

0

Hatay‘ın Anavatana katılışının 82. Yıl dönümü etkinlikleri kapsamında 22 Temmuz Perşembe Kıraç ve 23 Temmuz Cuma Haluk Levent Hataylılarla olacak.

Konsere tüm halkın davetli olduğu bildirildi.

 

Bakan Soylu Polis, Jandarma Ve Personelin Bayramını Kutladı

0

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hatay Valisi Rahmi Doğan ve beraberindeki heyet ile birlikte, Afrin’de Emniyet Yerleşkesi, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi Binası ve Valilik Misafirhanesi ziyaretinde, Polis, Jandarma ve orada görev yapmakta olan personel ile bayramlaştı.

Hatsu Personeli Kaza Kurbanı

0
HATSU personeli Yusuf Büyüklü‘nün  trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan HBB Başkanı Lutfü Savaş  Hatsu personeli Yusuf Büyüklü’nün  vefatını ettiğini şöyle duyurdu
“HATSU personelimiz Yusuf Büyüklü’nün elim bir trafik kazası sonucu vefat ettiğini üzüntüyle öğrendim. Yusuf kardeşime Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”

Ayağından Vurulmuş halde bulundu

0

Dörtyol İlçesi Karakese mahallesinde 37 Yaşındaki M. Ü Ayağından Vurulmuş Hâlde Bulundu.

Olay Yerine Gelen Sağlık Ekipleri Tarafından Yaralı Dörtyol Devlet Hastanesine kaldırıldı

Payas’ta Kayın Enişte Kavgası Kanlı Bitti 2 Kişi Yaralandı

0
Payas İlçesi Karacami Mahallesi Sahilde Kayın Enişte Kavgası Kanlı Bitti 2 Kişi Yaralandı
Edinilen Bilgiye Göre Enişte G.S ile Kaynı H.H Arasında Kavga Çıktı Çıkan Kavgada Kayınço H.H Yaralandı Olay Yerine Çağrılan Sağlık Ekipleri Tarafından Yaralılar Dörtyol Devlet Hastanesine kaldırıldı

Altınözü’nde Kaza! Biri Ağır 2 Kişi Yaralı!

0

Hatay’ın Altınözü ilçesi ile ilçeye bağlı Çetenli Mahallesi arasından motorsiklet ile ticari araç çarpıştı.

Kazada biri ağır 2 kişi yaralandı.

Edinilen bilgiye göre Altınözü’nde Çetenli Mahallesi’ne giden motorsiklet karşıdan gelen hafif ticari araç ile çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle ağır yaralanan motorsiklet sürücüsü hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Motosikletteki diğer kişinin ise hastanede tedavisi devam ediyor. Ticari araç sürücüsünün ise kazayı yaralanmadan atlattığı bildirildi.

Çankaya Ailesinin Acı Günü

0

Hatay’ın köklü, saygın, hayırsever ve sevilen ailelerinden olan Çankaya ailesinin kıymetli büyüğü Emin Firas Çankaya dualar ile son yolculuğuna uğurlandı.

Mütevazi ve hayırsever kişiliği ile bilinen merhum Emin Firas Çankaya’nın cenazesi Şevki Budak Camisinde kılınan cenaze namazı sonrasında Sümerler Mezarlığındaki aile mezarlığına dualar ve gözyaşları eşliğinde defnedildi.

İsmail Köybaşı Trabzon Spor’da

0
Trabzon Spor 32 yaşındaki sol bek İsmail Köybaşı ile transfer görüşmelerine başlandığını resmen KAP’a bildirdi.
Tecrübeli futbolcuyla iki yıllık anlaşmaya varıldığı, önümüzdeki hafta imza töreninin düzenleneceği belirtildi.

Belen’de ormanlık alanda çok sayıda kenevir ele geçirildi.

0
Belen ilçe emniyet müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda ormanlık alan içerisinde gizlenmiş çok sayıda kenevir ele geçirildi.
Belen İlcesi Sarımazı mahallesi Sabati Gönenç İlköğretim Okulu arkasında bulunan ormanlık alanda gizlenmiş vaziyette 200 kök kenevir 50 adeti scank tabir edilen Türkiye’de yaygın olmayan kenevir bitkisi ele geçirildi.
Belen emniyet ekipleri uyuşturucuların kime veya kimlere ait olduğunu araştırıyor.

Dörtyol’da Boğulma tehlikesi geçiren Suriye uyruklu 2 genç, vatandaşlar tarafından kurtarıldı

0

.

HATAY’ın Dörtyol ilçesinde, serinlemek için girdikleri denizde boğulma tehlikesi geçiren Suriye uyruklu 2 genç, vatandaşlar tarafından kurtarıldıktan sonra ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Öğle saatlerinde serinlemek için Dörttaş Sahili’nden denize giren Suriye uyruklu Ahmet Yakup (20) ile arkadaşı M.A. (17), bir süre sonra çırpınmaya başladı. Gençlerin suda gözden kaybolduğunu fark eden vatandaşlar denize girerek arama çalışması başlattı.

Gençleri denizde bulan ve sahile çıkaran vatandaşlar sağlık ekiplerine haber verdi. Sağlık ekipleri, ilk müdahalesini yaptıkları gençleri ambulansla tedavi için Dörtyol Devlet Hastanesi’ne götürdü.

Direksiyon hakimiyeti kaybolan otomobil, yoldan çıkarak takla attı.

0
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen kazada 1 kişi yaralandı.
Kaza, ilçeye bağlı Yenişehir Mahallesi’nde meydana geldi.
Edinilen bilgiye göre, direksiyon hakimiyeti kaybolan otomobil, yoldan çıkarak takla attı.
Araç sürücüsü kazayı sıyrıklarla atlattı

Asi Nehri su sümbüller inin istilasına uğradı

0

HATAY’ın Samandağ ilçesinde Asi Nehrinde ara ara görülen istilacı su sümbülleri, bazı noktalarda nehrin tamamını kapladı.

Lübnan’dan başlayan, Suriye sınırını aşarak Türkiye’ye ulaşan ve ters akmasıyla bilinen Asi Nehri’nin, Samandağ ilçesindeki bölümünde bazı noktaları yeniden su sümbülleri kapladı. Suyun oksijen ve ışık almasını engellediği için balıkların ve diğer su canlılarının ölümüne neden olan istilacı su sümbüllerinin, bazı noktalarda nehrin yüzeyini tamamen kaplaması dikkat çekti. Belediye ekipleri, zaman zaman temizlik yapsa da yaz aylarında nehrin akış hızının yavaşlaması nedeniyle su sümbüllerinin üreme hızının arttığı belirtildi.

Asi Nehri su sümbüller inin istilasına uğradı

Biyolog Dr. Samim Kayıkçı, su sümbüllerinin Güney Amerika kökenli bir bitki olduğunu, ancak dünyanın pek çok yerinde istilacı tür olarak yayıldığını anlattı. Su sümbüllerinin adapte olduğu yerlerde çok hızlı üreyebilen bir canlı olduğuna dikkat çeken Dr. Kayıkçı, Su sümbülünün biyoçeşitlilik açısından ve insanlar açısından farklı etkileri var. Oksijen ve ışığı engellediği için su canlılarını öldürmesinin yanı sıra buharlaşmayı da iki kat artırdığı tespit edildi. Bunun dışında, sıtma hastalığı gibi hastalık yayıcı hayvanlar için bir yaşam alanı oluşturuyor. Dolayısıyla, balıklar sinek larvalarını yiyemediği için bu sümbüllerin çok olduğu yerlerde özellikle hastalık yayıcı sineklerin miktarı artıyor. Ayrıca, bu sümbüllerin akıntıyla denize döküldüğü yerlerde çevre kirliliği oluşuyor ve nesli tehlikede olan yavru deniz kaplumbağalarını tehdit ediyor dedi.

ZARARI DA EKONOMİK DEĞERİ DE VAR

Su sümbüllerinin zararlarının yanı sıra ekonomik olarak faydalı yanlarının da olduğunu vurgulayan Dr. Kayıkçı, Özellikle dünyada bazı bölgelerde, biyodizel üretimi yapılıyor, hayvan yemi olarak kullanılıyor, kağıt üretilebiliyor, hasır yapımında kullanılıyor. Onun dışında dünyanın bazı bölgelerinde gıda olarak tüketildiği ve ilaç sanayisinde kullanıldığı bilinmektedir diye konuştu.

Antakya ‘da dağlık ve ormanlık alanda yangını çıktı

0

HATAY’ın Antakya ilçesinde dağlık ve ormanlık alanda yangını çıktı. Ekipler, havadan ve karadan yangına müdahale ediyor.

Kisecik Mahallesi’ndeki dağlık alanda bulunan ormanda saat 10.00 sıralarında yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye 1 uçak, 3 helikopter, 30 yangın söndürme aracı sevk edildi. Ekipler, yangına müdahale ediyor.

Afganistan öncesi son çıkış

0

Mehmet Çardak   

Araştırmacı / Yazar

m-cardak@windowslive.com

            Afganistan öncesi son çıkış

Sevgili Okurlarım! NATO birliklerinin Afganistan’daki görevi,  yaklaşık 20 yıl sonra,  15 Temmuz 2021 tarihi itibariyle sona erdi. Afganistan’da NATO’nun komutası altında hiçbir birlik kalmadı. ABD bile çekilirken Türkiye neden Afganistan’da kalmak istiyor? Bir yandan göç dalgası, diğer yandan Taliban tehdidi varken, Türkiye her nedense Kabil Havaalanı’nın güvenliğini ve işletmesini sağlamaya talip. Türkiye askerini nasıl bir Afganistan’a gönderecek? Türkiye’nin Taliban ve ABD ile pazarlığı sürüyor.

Kaldı ki Taliban Türkiye’yi uyarıyor; işgal devam ederse Türkiye’ye karşı tavır alacağını söylüyor. Belli ki Afganistan belalı bir yer! Sert yaşam koşulları olan yerlerde ölüm korkusu azalır. Ölmekten beter bir yaşam sürenler neden korksun ki? SSCB yanlış bir kararla Afganistan’a gelince öğrendi bu gerçeği.

Afganları silahlandıran ABD’de iş kontrolden çıktığında yine bu acı gerçekle karşı karşıya kaldı ve şimdi de Afganistan’ı terk ediyor. Türkiye’de sosyal refahını kaybettikçe Afganistan’a benzeme yolundayken bu gerçeği öğrenecek ama bedeli çok ağır olacak! Türkiye kaçtığı yere askerini bekçi, ülkesini de mültecilere açık hapishane yapmak istiyor.

ABD’nin minnet duygularıyla emperyalist ülkeler yayılmacı politikalarını kendi askerleri ile yapmaktan kaçınıyorlar artık. Çünkü bu politikalarını modern toplumlara kabul ettiremiyorlar. Özellikle Irak için söyledikleri kimyasal depoları ve fabrikaları bulamayınca gerekçe de uyduramadılar. Artık çatışma ihraç edilen ülkelere kendi askerlerini göndermiyorlar. Emperyalist ülkeler istikrarsızlaştırma işini yerli işbirlikçilerden lejyonlar oluşturarak çözüyorlar.

Hani bir zamanlar Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’yi istikrarsızlaştırma çabalarımızda uluslararası toplumdan beklediğimiz desteği alamadık” demişti ya.  Oysaki Suriye çoktan istikrarsızlaştırılmış, halkının yarısını ölerek veya göç yollarına düşerek kaybetmişti. Ve Türkiye’nin nüfusuna 5 milyon daha ekleyen bu çabanın devamı, Batı için gerekli değildi.

Sıra Afganistan’a gelince, SSCB bu işi zaten önceden yapmıştı. Sadece Afganistan değil, Pakistan’da payını almıştı. NATO’nun emperyalist birlikleri Afganistan’dan çekiliyor ama oradaki emperyalist amaçlarından asla vazgeçmek istemiyorlar; elde tutabilseler stratejik bir yerdi. Çin, Hindistan, Pakistan, Tacikistan vb. sınır anlaşmazlığı gerginlikleri yaşıyor. Emperyalist ülkeler bu problemleri sürekli olarak körüklüyor. Bu bakımdan Afganistan iyi bir üst olabilirdi. Ancak orada hiçbir yerel örgütü lejyon vekil yapamadılar.

Afganistan Devleti de aşırı rüşvet çarkı nedeniyle halkın desteğini kazanamadı. Çünkü bu ülkede fikirler değil, kalaşnikoflar konuşuyor. Sonunda bu ülkede vekil bırakacak yerel örgüt bulamadılar ama ülke buldular. Ne yazık ki Afganistan’daki paralı vekil lejyon bizim  ‘Mehmetçik’  olacak. Bir süre sonra yurdumuza dönecek Türk Bayrağı’na sarılı şehit tabutları karşılığında ABD’den ne aldığımız da asla bilinmeyecek!

Aslında Afganistan’a gitmekten daha kötüsü de var: 5 milyon Suriyeliden sonra 5 milyon Afgan mültecimiz olma yolunda. Son günlerde kimlikleri belirsiz Afganlılar akın akın geliyorlar. Bu Taliban için ülkede asacak, taşlanacak daha az insan kalması anlamına gelse de Türkiye için ciddi bir sorun. Koskoca Almanya bile “3 milyon göçmeni alırsak batarız” diyor. Türkiye’nin toplam göçmen sayısı ise 10 milyonu geçecek. Afgan göçmenler üretmeyen ekonomide boğaz tokluğuna istihdam arayacaklar. Bu Türkiye’nin taşıyamayacağı bir yüktür. Kaldı ki Suriyelilerden farklı olarak Afganlar yanlarında feodal kültürleriyle geliyorlar. Hiçbir üretim bilgileri yok. Tek bildikleri uyuşturucu üretimi…

Bu yüzden iktidar partileri seçime gitmek zorundalar. Çünkü ekonomiyi yönetemiyorlar. 2023 yılına kadar oyları tamamen eriyecek. İyice erimeden OHAL baskısı ile tüm devleti meydanlara sürerek ve muhalif medyayı susturarak hile ile yeniden seçilme çabasındalar. Bu çaba ters de tepebilir ama yaşayarak göreceğiz. En son İstanbul seçimi göstermiştir ki, halk seçimde dürüst davranmayana sırt çevirebiliyor. Ekonomi zora girdikçe Afganistan için alınacak paralar da iktidar partilerini kurtaramayacak! Çünkü daha fazlası Afganistan’dan gelecek mülteciler için gerekli.

Amerika’nın mali yardımları da seçimi kazanmayı garantilemek için gerekli ekonomik şartları sağlayamaz. Her seçim öncesinde gelip seçim sonrasında giden malum para da bu sefer yetmeyecek. Türk askerleri Afganistan yolunu tutarken,  önümüzdeki seçim Afganistanlaşmadan önceki son çıkışımız olacak! O yüzden, vatanını ve milletini seven her vatandaş bir şeyler yapmak zorunda. Korkarım ki, toplum anti-faşist dayanışmada geç kalırsa,  son sözü SADAT söyleyecek!

 

 

 

 

İskenderun Spor’da durmak yok.

0
Kurban Bayramı olmasından dolayı çok sayıdaki takımlar, futbolcularına izin vermesine rağmen 3. Ligi 2. Grubunda zirve hesapları yapan İskenderun Spor‘da durmak yok.
Turuncu Mavililerin Kulüp CEO’su Jan Olde Riekerink’in de yakından takip ettiği ve Teknik Direktör Ümit Karan nezaretinde sabah ve öğleden sonra olmak üzere yeni sezona günde çift idman yaparak hazırlanan futbolcuların neşesi yerinde.

Kaymakam Yönden Denizciler polis uygulama noktasını ziyaret ederek polislerle bayramlaştı

0
İskenderun Kaymakamı İskender Yönden, “Kurban Bayramı” münasebetiyle Denizciler polis uygulama noktasını ziyaret etti.
Gerçekleştirilen ziyarette; polis memurlarımızın ve güvenlik güçlerimizin bayramını kutlayan Kaymakam Yönden, çalışmalarında kolaylık ve başarılar diledi.

CHP Hatay Milletvekilleri Güzelmansur ve Şahin su kesintilerinin sabotaj kaynaklı olduğunu iddia ettiler

0
CHP Hatay Milletvekilleri .Suzan Şahin ile Mehmet Güzelmansur sosyal medya hesaplarından ayrı ayrı açıklamalar yaparak su kesintileri ile ilgili ortak bir metini paylaşarak su kesintilerinin Hatsu kaynaklı olmadığını elektrik kesintileri ve sabotaj eylemlerinden kaynaklandığını iddia ettiler
Vekillerin yayınladığı metin şöyle:

Elektrik kesildiğinde ise ne yazık ki sularımız da kesiliyor

CHP Hatay Milletvekilleri Güzelmansur ve Şahin su kesintilerinin sabotaj kaynaklı olduğunu iddia ettiler
Ülkemizin % 80`inde şehirlere su iletimi içme suyu barajlarından sağlanırken Hatay’da 300/400 metrelerden elektrik gücüyle su iletimi sağlanıyor. Ne vatandaşlarımız ne de çiftçilerimiz barajlardan bu anlamda faydalanamıyor. Elektrik kesildiğinde ise ne yazık ki sularımız da kesiliyor ve su iletimi sağlanamıyor.

su kesintilerinin çoğunun sabotaj kaynaklı olduğu şüphesi mevcut

CHP Hatay Milletvekilleri Güzelmansur ve Şahin su kesintilerinin sabotaj kaynaklı olduğunu iddia ettiler
Hatay genelinde yaşanan su kesintilerinin çoğunun sabotaj kaynaklı olduğu şüphesi mevcuttur. Kablo ve borularımız kesiliyor. Ne yazık ki; sık sık yaşanan elektrik kesintileri de su konusundaki aksamanın en temel sebebidir. 1 saatlik elektrik kesintisinde 8-10 saat suyun tekrardan boruları doldurarak iletimin sağlanması bekleniyor.
Hal böyle iken su kesintilerinin sebebi olarak HATSU‘yu işaret etmek vatandaşlarımızı yanıltmaya çalışmaktan öteye geçmeyen beyhude ve bayat bir politikadır!