Çarşamba, Mayıs 6, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 2081

Yelken Milli Takım Antrenörü Gökhan Durkal   “Ülkemizi, İtalya’da en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağız”

0

 

Optimist Yelken Milli takımımız 28 Haziran / 2 Temmuz tarihleri arasında İtalya’nın Garda şehrinde düzenlenecek olan Dünya şampiyonası yarışı öncesi, İtalya’da Milli Takım Antrenörü Gökhan Durkal ve Takım lideri Ercan Karagün gözetiminde 8 günlük kampa girdi.

Çalışmalarını tamamladıktan sonra yurda dönecek olan yelken milli takımımız 28 Haziran’da tekrar İtalya’ya gidecek. İtalya’daki Dünya Şampiyonası öncesi görüşlerini aldığımız İskenderun’dan yetişen Yelken Milli Takım Antrenörü Gökhan Durkal “Sporcularımıza güveniyoruz. İtalya’da 8 günde olsa kamp yapmak suretiyle buranın havasına ve yarışmaların yapılacağı Garda Gölü’ne alışmayı hedefledik. Garda Gölünde antrenman yapmak bizlere çok yarar sağlayacak diye düşünüyorum. 50 ülkeden 250 sporcu burada olacak. Dünyanın en iyi yelkencileri, bu yarışlarda olacak demek daha doğru olur. Pandemi dolayısıyla sporcularımız bir yılı aşkın bir süredir düzenli antrenman yapamadı. Bu yarışmada sporcularımızın uluslararası deneyim kazanmasını arzuluyoruz. 2022 yılında Optimist Sınıfında İçmeler/Bodrum’da şampiyonaya ev sahipliği yapacağız. Orada sporcularımızdan inşallah derece bekliyoruz. Her şeye rağmen ülkemizi ve milletimizi İtalya’da da en iyi şekilde temsil etmek üzere canla başla çalışacağız” diye konuştu.

Bir diğer İskenderunlu Takım Lideri Ercan Karagün ise “İtalya’da kamp yapmak sporcularımız adına yararlı bir adım oldu. Garda şehrine, Garda Gölü’ne aşina olduk. Çalışmalarımızı da belli bir program dâhilinde aksatmadan sürdürdük. Sporcularımızla ülkemizi başarıyla temsil etmek arzusundayız” dedi.

 

 

 

Milletvekili Şahin, “Emekçi Kadınlarımız  Üreterek  Ekonomiye Değer Katıyor”

0

 

CHP Hatay millet vekili  Suzan Şahin Arsuz Belediye Başkanı  Asaf Güven  eşi Behice Güven HATAY Büyükşehir Belediyesi (HBB) Genel Sekreter Yardımcısı Taygun Cantürk, S.S. Üreten Altıneller Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifini ziyaret ettiler.

 

Ziyarette misafirlere   hanımların  kendi elleri ile yaptıkları Hatay’ın yöresel lezzetleri ikram edildi.

Milletvekili Suzan Şahin ve Arsuz Belediye Başkanı Asaf Güven,  S.S. Üreten Altıneller Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ekibini tebrik ederek, çalışmalarında başarılar diledi ve projelerinde yanlarında olduklarını ifade ettiler.

Karşılıklı sohbet ortamında geçen ziyarette, Arsuz belediyesi ile birlikte yapılabilecek projeler hakkında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.

HDP. Eş Genel Başkanı Pervin Buldan  Çarşamba Günü İskenderun’a Geliyor.

0

 

HDP İskenderun örgütü HDP. Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın İskenderun’a geleceğini açıkladı

HDP’den yapılan açıklama şöyle

 

“HDP. Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Kadın Meclisi Sözcüsü 2015 döneminde Batman Milletvekili Av. Ayşe Başaran’ında ile  ,kadın Meclis Üyelerinin’de katılımıyla,HDP Kadın Meclisi “Kadın Yoksulluğuna hayır, kadınlar için adalet” kampanyası kapsamında 16.06.2021.Çarşamba günü, Saat 10. 30.da Cem Evinde kadınlarla bir araya geliyor”

Vekil Özel Özyurt Ailesinin Destekleri ile yapılan Aile Sağlık Merkezinde incelemelerde bulundu

0
Ak Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel  Özyurt Ailesi Tarafından Yaptırılan Aile Sağlık Merkezinde İncelemelerde Bulundu
Ak Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel, Ak Parti İskenderun İlçe Başkanı Abdulkerim Güven, Belediye Başkanı Fatih Tosyalı, hayır server İş İnsanı Ali Özyurt  ile birlikte yapımı devam eden Gültepe Mahallesi Aile Sağlık Merkezinde incelemelerde bulundular.
Gültepe Mahallesi Aile Sağlığı Merkezinin yapımını üstlenen hayırsever iş insanı Ali Özyurt’a ve Özyurt Ailesi ile buna vesile olan İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı’ya teşekkür eden Milletvekili Abdulkadir Özel; “Hükümetimizin sağlık alanında ilmek ilmek dokuduğu başarılar her alanda kendini gösteriyor. Şehir hastaneleri, bölge hastaneleri, ilçe hastanelerimiz ve aile sağlığı merkezlerine kadar sağlık altyapı yatırımlarımız milletimize şifa oluyor. Aile Sağlık Merkezimize desteğini esirgemeyen Hayırsever iş insanlarımız Ali Özyurt ve ailesi ile emeği geçenlere bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

İşçi servisi önündeki TIR’a tosladı

0

 

İskenderun işçi taşıyan bir otobüs, liman civarında önündeki TIR’ın dorsesine arkadan çarptı.

Edinilen bilgilere göre, İskenderun’dan Adana istikametine seyir halindeki işçi servisi TIR’ın dorsesine arkadan çarparak ,  kaza yaptı.

Kazada ölen yada yaralanan olmadığı ancak Trafiğin kaza nedeniyle aksadığı bildirildi.

Gebelikte Yüksek Tansiyon Ve Protein Kaçağına Dikkat

0

 

Gebelikte ortaya çıkan tansiyon problemleri anne ve bebek sağlığını tehlikeye sokabiliyor. Gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan gebelik tansiyonu, toplumda “gebelik zehirlenmesi” olarak bilinen preeklampsi hastalığına yol açabiliyor. Gebeliklerin yüzde 3-4’ünü etkileyen preeklampsi hastalığı, yüzde 16’lık oran ile anne bebek ölümlerinin nedenleri arasında ikinci sırayı alıyor. Anne adayının, alanında uzman hekimler tarafından sıkı bir şekilde takip edilmesi ve en uygun zamanda doğumun gerçekleştirilmesi gerekiyor. Memorial Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Kudret Erkenekli, gebelik tansiyonu ve preeklampsi hakkında bilgi verdi.

Gebelerin tansiyon takibi hayati önem taşır

Halk arasında büyük tansiyon olarak geçen sistolik tansiyonun 140,  küçük tansiyon yani diasitolik tansiyonin ise 90’ın üzerinde olması hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır. Gebelik öncesi yüksek tansiyon tanısı almış kadınlar kronik hipertansiyon hastalarıdır. Gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan fakat idrarla protein atılımı ve organ hasarının eşlik etmediği gebelik tansiyonu, bir diğer durum olurken, üçüncü tabloyu da preeklampsi oluşturur. Preeklampsi halk arasında “gebelik zehirlenmesi” olarak bilinen bir hastalıktır. Gebelerin tansiyon takibi, ultrason kontrolünden daha kritik olup, her muayenede anne adayının tansiyonunun ölçülmesi hayati önem taşımaktadır.

Gebelik tansiyonunun nedenleri tam olarak belli değil

Gebelik tansiyonunun nedeni tam olarak belirlenememiştir. Bununla birlikte C vitamini eksikliği, hastanın kilosu, daha önceden tansiyon rahatsızlığının olup olmaması, genetik yatkınlık, çoğul gebelik gibi çeşitli unsurlar tartışma konusu olmaktadır. Ancak önceki gebeliklerinde tansiyonu yükselmiş hastalarda biraz daha dikkatli olunmasında fayda bulunmaktadır.

İleri yaş ve fazla kilo riski artırıyor

Gebelik tansiyonunun ortaya çıkmasında ileri yaş, fazla kilo, böbrek hastalığı ile ilave hastalıkların olması, hastanın annesi ya da kız kardeşlerinde tansiyon problemi bulunması yani genetik yatkınlık riski artıran etmenler arasında yer almaktadır.

Tansiyon yüksekliği holter ile takip edilmeli

Hastanın tansiyon değerlerinden herhangi birisinin 140-90 üzerinde çıkması durumunda, kardiyoloji bölümüne yönlendirilerek 24 saat holter ile takibe alınması gerekmektedir. Holter takibinin ardından tansiyon yüksekse ilaca başlanmalı ve kontrol altına alınmaya çalışılmalıdır. Dolayısıyla bu hastaların kardiyoloji bölümü ve kardiyoloji yoğun bakımı olan bir hastanede takip edilip, doğumunun da bu koşullara göre planlanması gerekmektedir.

Preeklampsi, anne bebek ölüm nedenleri arasında ikinci sıradadır 

Hamilelik sırasında yüksek tansiyon ile ilişkili olan gebelik zehirlenmesi yani preeklampsi, ödem ve idrar yoluyla fazla protein atılması ile karakterize ciddi bir gebelik komplikasyonu olmaktadır. Rahim yatağını döşeyen ince damarların aşırı daralması ile plesantanın bebeği besleyememesi durumudur. Hipertansif, 20. haftadan sonra tansiyonu yükselen veya hiçbir hipertansiyon bulgusu olmayan hastalarda da bir anda preeklampsi durumu yaşanabilmektedir. Preeklampsinin gerçek anlamda bir zehirlenme ile ilgisi bulunmamaktadır. Gebeliklerin yüzde 3-4’ünü etkileyen preeklampsi, yüzde 16’lık oran ile anne bebek ölümlerinin nedenleri arasında ikinci sırada yer almaktadır.

Yüksek tansiyon ve idrarda protein kaçağı varsa…

Gebelik zehirlenmesinin bulguları arasında; hipertansiyon yani 4 saat aralıklarla iki kez tansiyonun 140 veya 90’ın üzerinde seyretmesi durumu, idrar tahlilinde protein kaçağının görülmesi, baş ağrısı, laboratuvar tahlillerinde karaciğer enzimlerinin belirlenen oranının iki katı kadar yükselmesi, kan pulcukları denilen trombositlerin belli bir değerin altına düşmesi, el, ayak ve yüzde şişlik yer almaktadır. Bu durum beyni etkilediğinde, önce sara krizi -baş ağrısı görülmekte sonra da beyin kanaması meydana gelebilmektedir. Öldürücü sonuçlar ise karaciğer yırtılması, böbrek yetmezliği, vücutta yaygın kanamalar ve beyin kanaması olmaktadır.

Gebelik zehirlenmesinin nedenleri tam olarak bilinmiyor

Gebelik zehirlenmesinin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Ancak, plasentanın gelişimi ile ilgili bir sorun olduğuna dair uzmanlar tarafından genel bir kanı bulunmaktadır. Plasentanın,   rahmin içinde ağacın köklerinin toprağın derinine girmesi gibi myometrial yerleşmesi gerekmektedir. Plasentanın bu yerleşiminde sıkıntı olması durumunda preeklempsi ortaya çıkabilmektedir.

Gebelik zehirlenmesi durdurulamaz

Gebelik zehirlenmesinin hafif ve şiddetli olmak üzere iki kategorisi bulunmaktadır. Hastanın bulunduğu haftaya göre takip mi edileceği, yoksa doğum planlaması mı yapılacağı kararı verilmelidir. Gebelik zehirlenmesini durdurma gibi bir durum söz konusu olmamakta, süreç başladığında önü alınamaz bir gelişme göstermektedir. Tüm organları ve bebeğin gelişimini etkileyen gebelik zehirlenmesinin tek tedavisi ise anneye doğum yaptırmaktır.

Anne ve bebeğin sağlığı dengede tutulmalıdır

Gebelik zehirlenmesinin doğuma yakın bir zamanda ortaya çıkması hem anne hem bebek için daha faydalı olmaktadır. Ancak her zaman istenilen şey gerçekleşmez ve bazen hastanın ağırlık durumuna göre gebelik sonlandırılmasına gidilebilir. Preeklampsi durumunda en önemli unsur anne ve bebeğin sağlığının dengede tutulmasıdır. Anneye sıkıntı olmadan bebeğin gelişiminin ilerletilmesi, ikisi dengeye geldiğinde doğumun gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Eğer bu hastalarda erken doğum planlanıyorsa bebek için akciğer gelişim iğnesinin uygulanması unutulmamalıdır.

Preeklampsi sonrası oluşan gebeliklerde aspirin kullanımı riski azaltır

Gebeliğinde preeklampsi sorunu yaşayan kişilerin bir sonraki gebeliklerinde 12. haftadan sonra aspirin kullanımına başlamaları gerekmektedir. Aspirin başlanmazsa gebelik zehirlenmesinin tekrarlama olasılığı yüzde 40-60 oranında olurken, aspirin başlandıktan sonra bu oran yüzde 20-30’lar seviyesine düşmektedir.

Tansiyon ve gebelik zehirlenmesi ilk gebeliklerde daha sık görülür

Tansiyon problemi ve gebelik zehirlenmesi genellikle ilk gebeliklerde daha sık görülmektedir. Bununla birlikte ilk gebelikte görülmesi, ikinci gebelikte ortaya çıkma riskini de arttırmaktadır. Ayrıca ileri yaş gebeliklerinde -üçüncü veya dördüncü gebelik olsa bile- tansiyon ve gebelik zehirlenmesi ortaya çıkabilmektedir.

Gebelik tansiyonu kalıcı olabilir

Gebelik tansiyonu bazen hastada kalıcı olabilmektedir. Doğum sonrası da hastaların tansiyonun 12 hafta boyunca takip edilip, kalıcı olup olmadığına bakılmasında fayda bulunmaktadır. Ayrıca anne de görülen yüksek tansiyon sorunu, doğum sonrasında bebeğe geçmemekte, bebeklerde sadece gelişim geriliği görülebilmektedir.

Kardiyoloji kontrolü ihmal edilmemelidir

Normalde hiçbir bulgu vermeyen bir kalp rahatsızlığı daha fazla sorun yaratıp anne ölümlerine yol açabilmektedir. Dolayısıyla bu tür problem yaşayan bir hastanın mutlaka kardiyoloji bölümüne kontrole gitmesinde fayda bulunmaktadır

Hipertansiyon hastaları koşullar uygunsa normal doğum yapabilir

Hipertansiyon hastalarının doğumlarının mutlaka sezaryen yöntemiyle olması gerekmemektedir. Önemli olan doğumun seri bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Hastanın muayenesi normal doğuma elverişliyse ve suni sancı ile hızlı bir şekilde doğum yapabilecekse, normal doğum gerçekleştirilebilir.

 

Kadın Kooperatifi Türkiye’de bir ilki yaptı, ihracata başladı

0

 

TOBB Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimciler Kurulu’nun desteklediği kadın girişimciliğini güçlendirmeyi amaçlayan Günebakan kadın Kooperatifi ilk ihracatını yaptı.  2020’de Pandemi sürecinde Aksaraylı kadınlar tarafından kurulan ve Türkiye’de ilk defa kağıt rölyef tablo üretimi yapmaya başlayan Günebakan Kadın Kooperatifi çalışmalarının ilk sonuçlarını aldı ve Almanya’ya ilk ihracatını yaptı.

Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası İhracat Destek Ofisi tarafından Ocak-Şubat 2021 döneminde mikro ihracat konusunda yerinde yapılan eğitimlerin bir sonucu olarak gerçekleşen ihracat Günebakan Kooperatifinin yurtdışına yaptığı ilk satış oldu.

İlk yurt dışı faturasını ve ATR dolaşım belgesi düzenlemenin heyecanını yaşadıklarını belirten Günebakan Kooperatifini, Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cüneyt Göktaş ve TOBB Aksaray Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Berrin Özan ziyaret ederek, kooperatifin emekçi kadınlarını tebrik etti. Başkanlar Kadın Kooperatiflerini ve kadın işletmelerini destekleyeceklerini vurguladılar.

Türkiye’de bir ilk

Günebakan Kadın Kooperatifi başkanı Filiz Yaşar Aksaray Belediyesinin açmış olduğu beceri kazandırma kursundaki sekiz arkadaşıyla birlikte yapabilecekleri özgün bir fikir arar. Türkiye’de daha önce yapılmamış kağıt rölyeften otantik çalışmalar yapmaya başlarlar. Bu çalışma kısa sürede sonuçlarını veriri ve ilk ihracat Almanya’ya yapılır.

Aksaray Ticaret ve sanayiOdası Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Berrin Özan bu çalışmanın Aksaray Belediyesinin yanı sıra Ticaret ve Sanayi odasının bir sonucu olduğunu söylüyor.

 

TOBB KGK Hakkında

2007’de TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun vizyonuyla kurulan Kadın Girişimciler Kurulları OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk’ün başkanlığında 13 bölgede 81 ilde örgütlü olup 7 bin girişimcinin yer aldığı en büyük iş kadını örgütü. 3 yüz 65 Ticaret ve Sanayi Odası ile Ticaret Borsa’sının içinde yer alan Kadın Girişimciler Kurulları kadın girişimciliğinin güçlenmesi, sayısının artırılması ve cinsiyet eşitliği konularında yoğun çalışmalarda bulunuyor.

 

EMEP: “iş cinayetleri artık son bulsun”

0
EMEP´ten Suriye Politikası Çağrısı

 

 

İskenderun Demir Çelik AŞ’de (İSDEMİR)’de Cumartesi gece vardiyasında yaşanan kaza i üzerine Emek Partisi İskenderun İlçe Örgütü basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, bir daha böyle kazaların gerçekleşmemesi gerekli bütün önlemlerin ve denetimlerin alınması çağrısı yapıldı. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yetkililerin gerekli denetimleri yapmadıkları için suça ortağı olduğunun altı çizildi.

 

Emek Partisi İskenderun İlçe Başkanı Makbule Kılıç, İskenderun’dan Osmaniye’ye binlerce işçinin çalıştığı fabrikaların bulunduğu Organize sanayi bölgelerinde hemen hemen her hafta, bir iş kazasının yaşandığını söyledi. Son olarak Türkiye’nin sayılı entegre fabrikalarından biri olan İSDEMİR’de Pazar sabahı 02.40. sularında fabrikanın kok bölümünde üretimde çalışan ve daha gençliğin baharında olan bir genç, Gökhan Seviçin adlı vardiya amir yardımcısının batarya itici ve çekici araçlarının arasında kalarak feci şekilde can verdiğini söyledi.

İskenderun Demir Çelik A.Ş (İSDEMİR) işbaşındayken hayatını kaybeden Gökhan Seviçin ailesine ve İsdemir işçilerine başsağlığı dileyen Kılıç, “Bu süreçte en önemli görev, şüphesiz ki işçinin birliğinin ve gücünün ifadesi olması gereken Özçelik İş sendikasınındır. Sendika üyelerinin taleplerine, sorunlarına ve çıkarlarına kulaklarını tıkayan tavrına son vermelidir. İş kazaları ve son dönem iş cinayetine dönüşen bu tabloya son verecek bir tutum ve yaptırım içinde olmalıdır” dedi.

 

CİNAYET GİBİ KAZALARDAN PATRON VE YETKİLİLER SORUMLUDUR

Son dönemlerde başta demir çelik sektörü olmak üzere bütün fabrikalarda iş kazalarının arttığını hatırlatan Kılıç, şöyle konuştu: “Bu kazalardan genellikle işçiler sorumlu tutuluyor. İSDEMİR’in internet sitesinde İş sağlığı ve İş Güvenliği için “Tüm süreçlerimizde her kazanın önlenebilir olduğu ilkesiyle hareket ediyor ve riskleri minimize ederek kazasız üretim yapma hedefiyle çalışıyoruz” denilmekte. Ancak bir defa daha dikkat çekmek gerekirse iş kazalarının en önemli sebebi patronların ortaya çıkan maliyetler yüzünden gerekli önlemleri almamasıdır. Hükümetin gerekli yaptırımları ve denetimleri yapmamasıdır. Diğer bir sebep ise pandemi süreci bahane edilerek “az işçiyle çok üretim” yapılmasıdır. İşten atılmak, işyerinde bölüm değişikliği, tutanak tutmak işçilerin üzerinde her gün bir Demokles kılıcı gibi sallanmaktadır”

 

İŞ CİNAYETİ İLK DEĞİL!

Fabrikanın kok bölümünde ölümle sonuçlanan iş kazasının İSDEMİR için ilk olmadığını söyleyen Kılıç, 2017 yılında 3 işçinin iş kazaları sonucu yaşamını yitirdiğini ve işçilerin yaralandığı kazaların her geçen gün arttığını belirtti. İSDEMİR’de Hak İş’e bağlı Özçelik İş sendikası yetkili olmasına rağmen, yaşanan iş cinayetleri sanki başka bir ülkede yaşanmış gibi ısrarla sessizliğini koruduğunu aktaran Kılıç, “İster yetkili olduğu, ister örgütlenmemiş olduğu fabrikalarda olsun İş cinayetlerinin sonuna kadar takipçisi olmak ve gerekli önlemlerin alınması için gerekli adımları atmak Özçelik İş sendikasının görevidir” dedi.

EMEP´ten Suriye Politikası Çağrısı

İŞ KAZALARI MESLEK HASTALIKLARI İÇİN HASTANE ŞART

Kılıç; Osmaniye, Dörtyol, Payas ve İskenderun bölgesinin ağırlıklı metal iş kolu olmak üzere bir sanayi bölgesi olduğunu hatırlatarak şu çağrıda bulundu: “Bölgemiz İskenderun’dan Osmaniye’yi kapsayan on binlerce işçinin çalıştığı bir sanayi havzasıdır. Her gün birçok iş kazası gerçekleşmektedir. Birçok işçi meslek hastalıkları yüzünden sağlığını kaybetmekte veya erken yaşta hayatını kaybetmektedir. Bundan dolayı bölgemizde kazalar ve meslek hastalıkları konusunda uzmanlaşmış bir hastanenin kurulması çağrısı yapıyoruz. Bu süreçte en önemli görev şüphesiz ki işçinin inisiyatif almasındadır. Yine işçinin birliğinin ve gücünün ifadesi olması gereken Özçelik İş sendikasının harekete geçmesidir. Özçelik İş Sendikası üyelerinin taleplerine, sorunlarına ve çıkarlarına kulaklarını tıkayan tavrına son vermelidir. İş güvenliği konusunda yetkililer de gerekleri denetimleri yapmadıkları için suça ortaktır. Emek Partisi olarak bu sürecin her adamının takipçisi olacağız”

AKAMİB Başkanı Kılıçer: “Hatay’da istihdam için ihracat artışı gerekli”

0

Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) tarafından bölgenin ihracat rakamlarının artırılması amacıyla düzenlenen UR-GE çalışmaları devam ediyor. Bölgedeki farklı illerin ve farklı ihracatçı sektörlerin ihtiyaçlarına göre düzenlenen eğitimlerin sonuncusu Hatay’daki mobilya ve aksesuarları üreticilerine yönelik yapıldı.

 

Hatay Mobilya ve Aksesuarları URGE projesi kapsamında 2-3 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi ve Ticari İstihbarat” konulu eğitime katılan 13 firma, 2 gün boyunca uluslararası pazarlama, hedef ülke analizleri ve mevcut pazarlardaki ihracat payını artırmaya yönelik eğitim aldı.

Eğitmen Sertaç Sal tarafından, interaktif bir şekilde yapılan eğitimlerde firmalar, hedef pazarlara yönelik istihbarat çalışması yapmayı deneyimledi. Farklı pazarların ihtiyaçlarını ve bu pazarlarda müşterilere hangi yollar ile ulaşabileceğini öğrenen firma temsilcileri ayrıca ihracata yönelik enstrümanlar ve en güncel pazarlama stratejileri hakkında bilgi aldı.

İhracatın artması istihdam için çok önemli

İhracat yapmayan firmaların ihracatçı olması ve ihracat yapan firmaların da pazar payını artırması için çalıştıklarını belirten AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, “Hatay, bölgemizin en fazla nüfusa sahip olan illerinden biri olmasına rağmen ihracat rakamları nüfusuyla ters orantılı. Bölgedeki nüfusun istihdama dahil olması için firmalarımızın ihracat yapması, ihracatlarının niteliğini artırması gerekli. Bu eğitimlerle hem bölge ihracatını hem de istihdamı artırmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

 

Hatay’da her 3 kişiden biri Suriyeli

0

Hatay’da Suriyeli nüfus giderek artıyor

Hatay’da 2.159.675 Suriyeli yaşıyor.

Hatay’ın Nüfusu  ise 1.659.320 .Bu durumda Hatay ilindeki  suriye ‘li sayısının oranı %30.15

Süriyeli nufusun ilcelere dağılımında ise Reyhanı ilk sırada geliyor  Reyhanlı’da Suriyeli nüfusu reyhanlı nüfusunu geçmiş durumda

Yayladağı’nda Heyecanlı Adam: Cahit Aşkar

0

 

Yayladağı’nda Heyecanlı Adam:

Cahit Aşkar

İrfan O. Hatipoğlu/Alternatif Tarım Platformu Başkanı

 

Ülkemizin çok önemli sorunları var. Yaşanan sorunların büyük çoğunluğu ekonomi kaynaklı. TÜİK verilerine göre sanayi dışındaki üretim sektörlerinde sorunlar yaşanıyor. Kısacası üretim kısırlığı yaşıyoruz. Üretim kısırlığının getirdiği işsizlik, yoksulluk yakıcı bir durum almış durumda. Orta ve uzun vade de en yakıcı olanı tarımsal üretimin sürdürülebilir olmaktan çıkması. Hem üretimin azalması hem de ürünlerin tüketiciye ulaştırmasında yaşanan sorunlar mutfaklarımızı yangın yerine dönüştürmüş durumda.

 

Tarımsal üretimde yaşanan sorunlar orta ve uzun vade de karamsarlığa sürüklese de arada umut verici gelişmeler olmuyor değil. Örneğin Yayladağı’nda çilek üretiminin insanı heyecanlandırması gb. 2002 yılından bu yana harcanan emek/üretim önderliği 2021 yılında karşılığını bulmuş. Çilek üretiminde sınırlar zorlanıyor. Ekosistemin kattığı farklı aroma ile dünyada aranır olmuş. Her öğle sonrası (10) ondan fazla tır çilekleri dünyanın değişik noktalarına ulaştırmak için yollara düşüyor. Söylenenlere göre üretim sezonu sonuna kadar 80 milyar liralık zenginliği Yayladağı’na taşıyacak. İnsan ister istemez heyecanlanıyor.

 

Yayladağı’nda çilek üreticileri ne yaptıklarının fazla farkında değil. Büyük çoğunluğu ürettiğini satmak, parasını cebini koymak telaşında. Bu nedenle üretim yaparken tarım kimyasalları satanların tuzağına düşmüş durumdalar. Yine de bunun farkında olan, çilek üretim heyecanını yüreğinin derinliklerinde hisseden birisi var. Cahit Aşkar. Cahit Aşkar yaşamında tarımsal üretimle yolu kesişmiş olmamasına karşın Yayladağı aşkı, çiftçilerin farkında olmadan oluşturdukları çilek üretim “efsanesinin” çoban ateşi gibi sönüp gitmemesi için önder olmaya karar vermiş. Öncelikle kurulu Çilek Üretim Kooperatifine yaşama döndürmekle işe başlamış. Arkasından bir ihracatçı firma ile anlaşarak alım merkezi oluşturmuş. Burada düzenli alımlar yaparak çilek piyasasını düzenliyor. Bunu her kez yapabilir diyebilirsiniz. İnanın Cahit Aşkar dünyanın en zor işini yapıyor. Kendisini kutluyorum. Enerjisinin tükenmemesini, Yayladağı aşkının bitmemesini diliyorum.

 

Cahit Aşkar’ın yaşam deneyimleri, sosyal çevresi, azmi ve mücadele etmede ısrarı/yılmazlığı hemşerileri tarafından göz ardı edilmemelidir. İnanın böyle insanlar ülkemizde/kentimizde/beldemizde çok fazla bulunmuyor.

 

 

 

Başkan Tosyalı ile Vekil Özel’in Muhtar Mesaisi

0

 

İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı ile AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel,AK hafta sonunda mahalle muhtarlarını ziyaret ettiler.

Bu kapsamda Gültepe Muhtarı İrfan Bozdağ’ı,Kocatepe Mahalle Muhtarı Ahmet Sevinç’i,Esentepe Mahalle Muhtarı Doğan Keleş’i,Barıştepe Mahallesi Muhtarı Bahattin Keleş’i,Yıldırımtepe Mahallesi Muhtarı Veli Demircan’ı ve Sakarya Mahallesi Muhtarı Mustafa Tuzluoğlu’nu ziyaret edildi

Gerçekleşen ziyaretler hakkında bilgiler veren Başkan Fatih Tosyalı,”Ziyaretlerimizde muhtarlarımız ve değerli hemşerilerimiz ile sohbet ederek belediyemizin çalışmaları hakkında bilgiler paylaştık. İskenderun Belediyesi olarak her mahalleye imkanlar ölçüsünde hizmet elimizi uzattık. Muhtarlarımızla sürekli bir araya geliyoruz. Mahallelerimiz ile ilgili talepleri ve hizmetleri gerek muhtarlarımız gerekse hemşerilerimiz ile istişare ederek yapıyoruz “dedi.

Başkan Tosyalı,”Bu vesileyle her çalışmamızda bizlere destek veren kıymetli muhtarlarımıza teşekkür ediyorum.Her zaman istişare halinde olmaya devam edeceğiz.Muhtarımızın görüş,öneri ve düşüncelerine büyük önem veriyoruz “şeklinde konuştu.

.

 

5 Temmuz İskenderun Spor,Ankas Spor maçına hazırlanıyor

0
Bölgesel Amatör  Liginde (BAL) 4. bölge 1. gurubunda mücadele eden Akdeniz temsilcisi 5 Temmuz İskenderun Spor, çarşamba günü saat 17.00 da Karayılan tesislerinde Gaziantep temsilcisi Ankas Spor maçı öncesi çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Turuncu Mavili ekip 5 Temmuz İskenderun Spor’un gençlerine moral ziyaretleri de aralıksız devam ediyor.

Başkan Tosyalı takımın çalışmaları hakkında bilgi aldı. 

İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı,  beraberinde  kulüp başkanı Kemal Nadir Ünal ile birlikte 5 Temmuz İskenderun Spor’un futbolcularının Karayılan spor tesislerinde yapılan idmanı izledi. Teknik heyet ve futbolcularla da görüşen Başkan Tosyalı takımın çalışmaları hakkında bilgi aldı.

İsdemir’de İş Kazası Vardiya amir yardımcısı Gökhan Seviçin hayatını kaybetti

0
İskenderun Demir ve Çelik Fabrikalarında  meydana gelen iş kazasında, bir çalışan  feci şekilde can verdi.
Edinilen bilgiye göre kaza, Kok ünitesinde meydana geldi. 12-8 vardiyasında, Vardiya amir yardımcısı olarak çalışan Gökhan Seviçin, batarya itici ve çekici araçlarının arasında kalarak olay yerinde feci şekilde can verdi.

Necati Gündüz yazdı:BAŞINIZA ÇALINSIN

0

BAŞINIZA ÇALINSIN

Necati Gündüz

Farklı inanışlar ve çeşitli mezheplerle birlikte dünyada yaklaşık olarak 4300 adet din olduğu kabul ediliyor. Ve bu dinlere inananların aşağı yukarı hepsi bir cennet umudu ile bu inançlarının gereğini yapmaya çalışıyorlar. Yani bütün inanç ve dinlerin birleştiği bir ortak nokta var; o da hayalini kurduğu ve hiç gitmediği ve gidemeyeceği halde kafasındaki fantezi, hastalık, sapkınlık ve ütopik hayallere dayanarak şeklini tarif ettiği veya öyle olmasını umduğu cennet.

7 yıl önce  (12-13-14 Haziran 2014)  Irak/Tikrit yakınlarında IŞİD ve Nakşibendi ordusu adını kullanan teröristler tarafından gerçekleştirilen toplu katliamda 1700 Iraklı Şii genç hunharca katledildi. Çoğu acemi er ve Hava Harp Okulu öğrencisi esir alınan gençlerden ‘Şii’ olanlar yakın tarihin görebileceği en aşağılık yöntemlerle adeta boğazlandı.

Silahsız bir şekilde Tikrit’i terk etmeye çalışırken esir düşen gençler sonradan mezbahaneye çevrilen kamplara taşındı; öldürmeleri için fetva verilenlerin önemli bir bölümü buralarda topluca kurşuna dizildi. Açılan toplu mezarlara canlı canlı gömülenler oldu. Bir bölümü kasalı araçlara istiflendi ve kasa içinde seçmece katledildi. Çok sayıda esirde Dicle nehrinin geçtiği noktalara taşındı, burada nehir kan kızılına dönene kadar sırasıyla katledildiler. Yine diri diri yakılan ve günlerce süren işkencelerle vücutları doğranan çok sayıda kurban oldu. 1700 can dünyanın gözleri önünde selefi ve Nakşi barbarlığın günlere yayılan toplu boğazlama pratiğiyle katledildi. Bu katliamı yapanların rıza gösterenlerin sponsor olanların ve bu canilere öfkeli gençler diyenlerin Gideceklerini düşündükleri cennet başlarına çalınsın ben o cennetin yerine cehennemi yeğlerim.

Ağzından yalan düşmeyen, haram eksilmeyen yetim ve kamu malı yiyenlerin, cennete gitme umudu ile karılarını şıhlarına peşkeş çekenlerin, 19 erkek kardeşini 20 kız kardeşini babasının gebe eşlerini, ergenlik çağındaki iki kardeşinden gebe kalmış yedi cariyeyi, ‘Beni kestanelerimi yedikten sonra boğun’ diyen şehzadeyi, kestanelerini yemeden boğanların bir şehzadenin daha emzirilirken annesinin kucağından söküp alan boğulduğunda da emdiği sütü burnundan getirenlerin,  secdeye kapanan eli ile hırsızlık yapanların, gideceklerini düşündükleri cennet başlarına çalınsın ben o cennetin yerine cehennemi yeğlerim.

Yaptığı ibadetten dolayı daha merhametli, daha şefkatli, daha hoşgörülü, daha iyi ve kaliteli insan olamayanların, yaşadıkları ülkenin toprakları da dâhil olmak üzere her şeylerini borçlu oldukları bir halk kahramanına bütün dünyanın “Atatürk, uluslar arası anlayış, iş birliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayrımı gözetmeyen, eşi olmayan devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur” demesine rağmen fütursuzca lanet okuyanların, gideceklerini düşündükleri cennet başlarına çalınsın ben o cennetin yerine cehennemi yeğlerim. Gideceklerini düşündükleri cennet başlarına çalınsın ben o cennetin yerine cehennemi yeğlerim.

Allah’ın kitabını öğretmek maksadı ile açıldığını söyledikleri kurslara ve vakıflara gelen küçücük sabilere tecavüz edenlerin, ve bu rezilliklere arka çıkan siyasilerin ve sözde din adamlarının, yaşadığı ülkenin ve çocuklarının geleceğini düşünmeden üç kuruşluk menfaat uğruna vicdanını satanların, siyasi rant uğruna Allah’ı, peygamberi ve dini sıkılmadan utanmadan korkmadan kullananların, kendilerinin bindikleri araç ve oturdukları evlerin milyonlarca dolarla ifade edildiği halde saf halka fakir peygamberi anlatanların, Gideceklerini düşündükleri cennet başlarına çalınsın ben o cennetin yerine cehennemi yeğlerim.

Kutsi hadiste: “Ben semavata ve zemine (yere-göğe)sığmadım, ama bir müminin kalbine sığdım” diyen bir yaratıcıya bunca muhtaç var iken, şuursuz israf ile süslü devasa camiler yapıp bir de Allah süsten ve şatafattan hoşlanır zannı ile Allah’ın evi olduğunu söyleyenlerin ve düşünenlerin de gideceklerini düşündükleri cennet başlarına çalınsın ben o cennetin yerine cehennemi yeğlerim.

 

Hatay sınırında biri kırmızı bültenle aranan terörist olan 12 kişi yakalandı

0
Milli Savunma Bakanlığı  Hatay’da içlerinden birinin kırmızı bültenle aranan terörist olduğu tespit edilen 12 kişinin yakalandığını açıkladı.
Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya göre Hatay’da güvenlik birimlerinin çalışmasıyla ülkeye yasa dışı yollarla girmeye çalışan 12 kişi yakalandı. Açıklamada yakalananlardan birinin kırmızı bültenle aranan terörist olduğunun tespit edildiği bildirilerek şu ifadeler kullanıldı;
“Hudutlarımızın güvenliği için mücadelemiz sürüyor. Hatay’da görevli Hudut Kartallarımız, yasa dışı yollarla ülkemize geçmeye çalışan 12 şahsı yakaladı. Yakalanan şahıslardan birinin Kırmızı Bülten ile uluslararası seviyede aranan radikal terör örgütü üyesi olduğu tespit edildi.”

İSTE Araştıma ekibi:”musilaj olarak tanımlanan yapıların musilaj olmadığı tespit edildi”

0
Bir süredir İstanbul’da ve Marmara denizinde geniş alanları, balıkçı barınaklarını kaplayan müsilaj (deniz salyası), İskenderun sahil kıyılarında da görüntülendiği ihbarları üzerine İSTE inceleme yaptı.
Konu ile ilgili yapılan açıklamada: “Gelen ihbarlar üzerine İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tolga Depci ilgili fakülte dekanı Sayın Prof. Dr. Cemal Turan’ı konu ile ilgili inceleme yapmak üzere görevlendirmiş. Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemal Turan, İSTE araştırma teknesi 2 ve Sahil Güvenlik Ekipleri ile yaptıkları yerinde inceleme sonucu ilk bulgulara göre musilaj olarak tanımlanan yapıların musilaj olmadığı tespit edilmiş olup gerekli örneklemeler yapılmış. Yapılacak analiz sonuçlara göre kesin tanı önümüzdeki günlerde ilgili makam ve kuruluşlar ile paylasilacaktir.
https://dai.ly/x81xl38
İnceleme alanı olarak İskenderun Merkezden Arsuz Konacık limanına kadar tüm kıyı seride boyunce tarama yapılmıştır.” ifadelerine yer verildi.

 Kayıp Necla Küçük Bulundu !

0
Denizciler’de 9 Haziran’da kaybolan Necla Küçük isimli  genç kızın bulunduğu bildirildi
Ailesinden yapılan açıklamada kamu oyuna ilgilerinden dolayı teşekkür edildi

Antakya Çevre Koruma Derneği, Suriye’den Türkiye’ye biyolojik ve kimyasal kirlilik taşıyan Asi Nehri’ne sahip çıkılmasını istedi.

0

 

 

Antakya Çevre Koruma Derneği Yönetim Kurulu imzasıyla yapılan Basın açıklamasında, özellikle son zamanlarda Asi Nehri’nde balıkların ölümlerine dikkat çekilerek, başta Hatay Valisi Rahmi Doğan, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile birlikte diğer yetkililerin Asi Nehri’ne sahip çıkılması çağrısı yapılarak şu ifadeler dile getirildi:

“Lübnan’ın Bekaa Vadisi’nin doğu kısmından doğan, toplam uzunluğu 386 kilometre olan, Suriye’den geçip Türkiye topraklarında Hatay’ın Samandağ ilçesinden Akdeniz’e dökülen, ilimizin göz bebeği Asi Nehri’nin durumundan endişe duymaktayız.

Asi Nehri , Suriye’ den Türkiye topraklarına biyolojik ve kimyasal kirlilikleri taşır. Asi Nehri arıtılmamış sanayi atık sularını ve tarımda kullanılan ilaçların bir kısmını da derelerle alır ve kentimize varır.

Bu duruma ek olarak; Amik gölünün kurutulması ile ekolojik dengenin kaybolması, Tarıma bağlı nüfus yoğunluğu dolayısıyla tarımsal amaçlı su tüketimi artışı, 2000’den fazla kaçak kuyunun yer altı su kaynaklarını -kontrolsüz- azaltması Asi havzasına zarar vermesi, Bilinçsiz su kullanımı ve kamusal yaptırımların yetersizliği, Yeraltı sularının azalması ile boşalan toprak katmanlarının amik ovasında obrukları meydana getirmesi, Tarımsal sanayi kaynaklı kirlenmenin oluşu, zeytinyağı fabrikaları vs.

Asi’yi besleyen derelerden yağan yağmurlarla evsel atıkların kirlilik oluşumları, Aşırı yağışlarda baraj kapaklarının açılması ile taşkınların yaşanması, Her sene yazla birlikte kentimizin kuzeyinde sulama amaçlı yönetmenliklere aykırı oluşturulan su bentleri, Turunçlu mevkisinde bulunan arıtma tesisinin çıkardığı koku ile o bölgede yaşayan tahmini 60 bin nüfusun mağdur edilmesi.

Asi den balık avlayarak geçimini sağlayan insanların yaşadığı ve yaşatabileceği sağlıksız balık ticareti,

Şehrimizin güneyinde yaşayan , küçük arazilerinde bostan veya meyve bahçeleriyle geçimini sağlayan çiftçilerin Asi Nehrinde su seviyesinin minimum seviyede olması dolayısıyla kaderlerine terkedilmesi,

Sonuç olarak, Asi Nehri deltasında yerel yönetimlerin yaptığı çalışmaların uzun vadeli olmaması ve sorunların geçici çözümlerle geçiştirilmesi, deltadaki var olan ekolojik dengeyi bozmaktadır.

Bölge halkının bu konuda bilinçsiz oluşu da bu durumu tetiklemektedir. Küresel iklim krizinde daha vahim sonuçların olması kaçınılmazdır. Çözümlenmesi zor problemlerle karşılaşmamak için, her türlü olumsuz etmenler ortadan kaldırılmalı veya gerekli tedbirler alınmalıdır. Tüm tarafların ve kurumların bölgede yaptıkları çalışmalar arttırmalı ve bu çalışmalarda bu konularda uzmanları ile birlikte iş birliği içerisinde hareket etmelidirler.

Daha sayamadığımız birçok olumsuz koşullar düşünüldüğünde yaşamak ve yaşatmak için çevreci ve duyarlı Valimiz Rahmi Doğan’ın başkanlığında, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanımız Lütfü Savaş, HATSU, İlçe Belediye Başkanlarımız, Üniversitemiz , D.S.İ 63.Bölge Müdürlüğü, Tarım İl Müdürlüğü, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcilerimizle beraber ortak çözüm arayışına gidilmelidir. Çıkacak sonucu siyasi irade ile paylaşarak aşılması konusunda somut adımlar atılmalıdır. Kamuoyunun bilgisine sunulur.”

 Nardüzü mezarlığında 3 metre çukur kazıldı.Define arayıcılarından şüpheleniyor

0

 

Bir bölümü SİT alanı kapsamında olan Arsuz´a bağlı Nardüzü Mahallesi mezarlığında 3 metre derinliğe ulaşan çukur kazıldı.

Nardüzü Mezarlığındaki Ahmet Zorlu´ya ait mezar yanında dün gece saatlerinde yapıldığı belirlenen çukurun görülmesi üzerine yetkililere haber verildi.

Yaklaşık 1 metre çapında 3 metre derinliğindeki kazı ile ilgili olay yerinde ilk incelemeyi yapan mahalle muhtarı Mehmet Şanlı, Kent Konseyi yürütme Kurulu üyesi Müntecep Berkyürek, Meclis üyeleri Ahmet Yüksel, yetkililere bilgi verdi. Arsuz Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin olay yeri incelemesinin ardından kazı işlemi ile ilgili tutanak tutuldu.

 

İhbar üzerine kazının fark edilip yetkililere bilgi verildiğini belirten muhtar Mehmet Şanlı, “Emniyet mensupları gelip inceleme başlattı. Bunun kayıt altına alınmasını ve araştırılarak kazıyı yapanların tespit edilmesini istedik” dedi.

yabancı simalar endişe kaynağı

Mezarlığın çevre güvenlik tellerinin çalındığını, otoban tarafından tellerin kesildiğini, zaman zaman mezarların tahrip edildiğini de hatırlatan Muhtar Şanlı, mezarlıkta görülen yabancı kişilerden dolayı özel gün ve bayramlarda mezarlık ziyareti yapılmasından endişe edilir duruma gelindiğini kaydetti.

Nardüzü Mahalle mezarlığının güvenliğinin sağlanması için çevre duvarı, güvenlik noktası talep ettiklerini de sözlerine ekleyen Şanlı, “Mezarlığa 24 saat bu bölgeyle ilgisi olmayan simaların girip çıktığı görülüyor. Asri mezarlıklardaki kontrol uygulamasının HBB tarafından burada da hayata geçirilmesini bekliyoruz. Tel örgü ile çevrilmesi sağlandı, ancak yaklaşık 3 ay önce teller sökülerek çalındı. Otobandan giriş çıkış olsun diye tel kesildi. Geçmiş yıllarda saldırıya uğrayan da olmuştu. Duvar yanında güvenlik uygulaması yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.

2 ay önce mezar taşları kırılmıştı

Yaklaşık 2 ay önce de aynı mezarlıkta bazı mezar taşları kırılmış, yakın tarihte de mezarlıkta şüpheli şahıslara rastlandığı bilgisi paylaşılmıştı. Bazı mezarların taşlarının kırılmasının ardından Hatay Büyükşehir belediyesi ekipleri tarafından temizlik çalışması başlatılmıştı.