Cumartesi, Nisan 11, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3228

4 kadından 3’ünün regli ağrılı geçiyor

0

Kadınlar için en “sancılı” dönemlerden biri regl dönemi. “Bu sancı ne zaman bitecek?” dedirten, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen ağrılı adet görme (dismenore), pek çok kadının ortak sorunu. Doğru tanı konduktan sonra başlayan tedavi sürecinin sancıların çok daha kolay atlatılmasını sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meltem Çam “Ağrılı adet görme, üreme çağındaki pek çok kadının ve ailesinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. İlaçlar, tıbbi bakım masrafları, iş kaybı ve üretim azalması da düşünüldüğünde büyük bir ekonomik zarara neden olabiliyor” açıklamasında bulundu.

Ağrılı adet görmenin, 20 yaşından küçük kızlarda görülen tipi, toplum genelinde oldukça sık karşılaşılan bir durum. Öğrencilere, gençlere ve annelerine sorulduğunda ağrı sıklığının ortalama yüzde 75, yani 4 kadından 3’ü olduğu görülüyor. Karnın alt kısmında kramp hissiyle birlikte başlayan ağrılı adet görme, ayrıca bu duruma eşlik eden ya da öncesinde ortaya çıkan baş ağrısı, çarpıntı, mide bulantısı, kusma ve ishal gibi belirtilerle kadınlar için “sancılı” bir sürece dönüştüğünü vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, ağrılı adetin iki tipinin olduğuna dikkat çekti. Op. Dr. Ceydeli, “Sorunun birincil olan primer tipi, ilk adetle başlıyor ve buna genellikle herhangi bir hastalık eşlik etmiyor. Sekonder denilen ikincil tip ağrılı adet ise ilerleyen zamanlarda ortaya çıkıyor ve bu kez genellikle altta yatan başka sorunlar da gündeme geliyor” dedi.

Kanama süresi ile ağrılı adet görme arasında ilişki var
Bilimsel çalışmalara göre kanamanın süresi, miktarı ve erken menopoz ile ağrılı adet görme arasında bir ilişkinin olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Sadece bu değil, aile hikayesi de sorunun görülme olasılığını artırıyor. Öyle ki, anne ve kız kardeşte ağrılı âdet kanaması olmuşsa, bu diğer kız kardeşlerde de riski artıran bir faktör olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bunun etkisiyle rahimde aşırı kasılma ve ciddi kramplar oluştuğunu tahmin ediyor. Adet döneminde kasılmalar kan akımını azaltırken, ağrı liflerinin uyarılmasını sağlıyor ve aynı zamanda bağırsak gibi başka organları da etkileyip bulantı, kusma ve ishale neden oluyor” şeklinde konuştu.

Regl dönemi dışında ağrı olmaz
Birincil tipte ağrının orta hatta, yani karnın alt kısmında ve adetle birlikte başladığını söyleyen Op. Dr. Ceydeli, “Yoğundur, arka taraf ve bacaklara da vurabilir. Ortalama 12-72 saat içinde azalır. Adet döneminin dışında ağrı olmaz. Teşhis genellikle detaylı hikâye ve muayene sonrası konmalı. Tedavide, standart olarak NSAID grubu ilaçlar adetten bir gün önce kullanılmaya başlanıyor. Eğer bir ilaç etkisiz kalırsa başka bir ilaca geçmek faydalı olabilir. Bu ilaçlara aşırı duyarlılık söz konusu ise kullanırken dikkat etmek gerekiyor. Çünkü örneğin, kronik ülseri veya bağırsak hastalıkları, kronik böbrek hastalıkları olanlarda kullanılmamalı. Bu ilaçlar kullanıldığında otoimmün hemolitik anemi, döküntü, vücutta ödem ve şişlik, baş ağrısı, sinirlilik ve görme sıkıntıları yaşanabilir. Hastaların yüzde 15’inin karaciğer enzimlerinde hafif yükselmeler görülebilir” dedi.

Tedavi planı ağrılı adet tipine göre farklılık gösteriyor
Tedavi planının ağrılı adet görme tipine göre farklılık gösterdiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meltem Çam “Birincil tipte tedavi ağrının dindirilmesine yönelikken, ikincil tipte ise ağrıya neden olan sebeplerin tespitine ve giderilmesine yönelik bir süreç söz konusudur. Birincil tip ağrılı âdet kanamasının tedavisinde, NSAID grubu ilaçlar dışında doğum kontrol hapları da yaygın olarak kullanılıyor. Rakamlar, hastaların yüzde 90’ının bu tedaviden fayda gördüğünü ortaya koyuyor. Doğum kontrol hapları; yumurtlamayı, endomertial gelişimi ve prostaglandin öncülerinin üretimini engelliyor” dedi. Op. Dr. Ceydeli ise bir diğer tedavi seçeneğinin ise hormonlu spiral olduğunu belirterek “Analjezikler kadar etkili olmasa da TENS (cilt altı elektriksel sinir uyarımı) de bir yöntemdir ama ağrı giderici ilaçlar kadar etkili değildir. Çeşitli diyet ve vitamin terapileri de gündemde. Örneğin, düşük yağlı vejetaryen diyet, adet ağrısını azaltıyor. Vitamin E ve egzersizden de hastaların faydalandığını görüyoruz. Rahim ağzı kanalı ileri derecede daraldığında adet kan akımı zorlaşıyor ve adet döneminde rahim içi basıncı artıyor. Böylece tüplerden geriye doğru kan akımı oluyor. Bu darlık doğuştan olabileceği gibi daha sonradan elektrokoter, krioterapi, konizasyon sonrası da gelişebilir. Tedavide ise bu kanal genişletiliyor. Gonore, klamidya veya diğer bakterilere bağlı enfeksiyonlar sonrası gelişen pelvik enfeksiyon; pelvik inflamasyon, abse, yapışıklık, tubal hasarlar pelvik ağrıya sebep oluyor” açıklamasında bulundu.

DAHA RAHAT BİR REGL DÖNEMİ İÇİN…
• Hastalığınız konusunda bilgilenin.
• Adetten bir gün önce ağrı kesici kullanabilirsiniz ancak mutlaka doktorunuza danışın.
• Adet süresi boyunca hafif gıdalarla beslenmeye özen gösterin.
• Ayaklarınızı sıcak tutun ve ılık duş alın.
• Hafif spor aktivitelerinden çekinmeyin.
• Stresten ve sigaradan uzak durun. Bu konuda gerekirse profesyonel destek alın.

İSKENDERUN KAYMAKAMI’NA NEZAKET ZİYARETİ

0

İskenderun Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyeleri İskenderun Kaymakamlığı’na atanan Recep Soytürk’e nezaket ziyaretinde bulundular.
Makam odası girişinde gazetecileri teker teker karşılayan Soytürk, ziyaretten memnun olduğunu belirtti.
İGC Başkanı Veysel Cıncık da gazeteciler adına “hayırlı olsun” dedi. Cıncık, sohbet sırasında mesleki sorunlarla ilgili bilgiler de verdi.
Sohbet ortamında geçen ziyaretten sonra Kaymakam Soytürk makam odasından aşağıya inerek konuklarını uğurlarken, Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı olan Abdulkadir Akın veda ziyaretine geldi. Akın da gazetecilerle teker teker tokalaştıktan sonra hatıra fotoğrafı çekildi.

Bölgenin coğrafi zorluğu terörle mücadeledmizi zorlaştırıyor

0

AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar, 9 Temmuz’da kentte uygulama noktasında görev yapan polis ekibine PKK terör örgütü üyelerince düzenlenen ve 2 polisin şehit olduğu saldırıyla ilgili, “Gençlerin elinden arabayı almış, arabayla orada yolda kontrolde olan polislerimize ateş açıp, dağa kaçmış alçaklar.” dedi.

Karasayar, İskenderun ilçesinde bir restoranda düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, il genelinde terörle mücadelenin en etkin şekilde yapıldığını bildirdi.

Amanos Dağlarının çok çetin mağara ve ormanlıktan oluşan zor bir bölge olduğuna dikkati çeken Karasayar, PKK terör örgütü üyelerinin de bu bölgede saklandığını ifade etti.

Karasayar, zor coğrafi şartlara rağmen güvenlik güçlerinin özellikle son yıllarda çok ciddi bir mücadele ortaya koyduğuna değinerek, “Ufak bir belirti olduğunda dahi insansız hava araçlarımız geliyor oraları darmaduman ediyor. Bombalıyor. Orada jandarmamız, özel harekatımız, güvenlik güçlerimiz son derece titiz ve çok güçlü çalışmalar yapıyorlar.” dedi.

Hatay’da “canlı bomba” eylemi hazırlığındaki 5 teröristin de yakalandığı hatırlatan Karasayar, şöyle devam etti:

“Bunları yakalamak kolay değil. Tabi bölgenin coğrafi zorluğu elde olmayan, istenmeyen olaylara da sebebiyet veriyor. Güvenlik güçlerimiz güvenlik noktasında yapılması gereken ne varsa sonuna kadar yapıyor.”

Karasayar, geçtiğimiz günlerde Antakya ilçesindeki polis uygulama noktasına yapılan silahlı saldırıda 2 polisin şehit edildiğini, bir polis memurunun da yaralandığını anımsatarak, “Terör örgütü alçakça, haince yapıyor bunları. Gençlerin elinden arabayı almış, arabayla orada yolda kontrolde olan polislerimize ateş açıp, dağa kaçmış alçaklar. Hatay’da terörle mücadele sonuna kadar yapılıyor.” diye konuştu.

Hatay’da 9 Temmuz akşamı uygulama noktasında görev yapan polis ekibine PKK terör örgütü üyelerince düzenlenen saldırıda polis memurları Hayrettin Mennan (44) ile Bayram Bozdoğan (42) şehit olmuş, bir polis memuru da yaralanmıştı.

22 YILDIR SENDİKAL HAKKIMIZ İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ

0

Türkiye’nin ilk emekli sendikası Tüm Emekliler Sendikası (EMEKLİ-SEN)nın 22. Kuruluş yıldönümünü kutluyor.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Tüm Emekliler Sendikası İskenderun Şube Başkanı Huseyin Güler kuruluş yıldönümü ile ilgili şu görüşlere yer verdi:

Evet, Sendikamız bundan 22 yıl önce 12 Temmuz 1995 tarihinde, “ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ MÜCADELESİNDEN EMEKLİ OLUNMAZ” diyerek yola çıkan 149 emeklinin Ankara Valiliğine yaptıkları başvuruyla kurulan Türkiye’nin ilk emekli sendikasıdır. Yani sendikamız alanında ilki gerçekleştiren bir örgütlenmedir. Sendikamızın 149 kurucusunun önemli bir kısmı, önceki yıllarda Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’in, kuruluşunda yer almış olup, DİSK’in önemli mücadele ve direnişlerinde yer almışlardı. Burada, DİSK üyesi sendikaların verdikleri, işyeri grev ve direnişlerinin tamamını saymamız mümkün olmasa da, DİSK’in şanlı mücadele tarihinin önemli kilometre taşları olan birkaç örnekle, sendikamız kurucularının sınıf mücadelesinde üstlendikleri görevleri açıklamaya çalışacağız.
Evet, sendikamız kurucuları 1960’lı yılların ortasından itibaren ve 1970’yıllar boyunca, 15-16 Haziran büyük işçi direnişi, DGM direnişi, Faşizme ihtar eylemleri, MESS direnişi veya Kamu Çalışanlarının sendikalaşmasında birçok eylem ve direnişe öncülük etmiş ve emeğin mücadele tarihinde, birçok ilki gerçekleştirmiş kişilerdi. Bir başka değişle sendikamız kurucuları, mücadele tarihinde ilklere imza atmanın gururunu taşıyan insanlardı.
Bu nedenle, çalışma dönemlerinden tanıdık oldukları, mücadeleden emekli olmamaları gerektiği bilinciyle yola çıktılar. Zira onlar, hayatın yeni evresi olan emeklilik döneminde, insana yaraşır bir hayat sürdürmenin, örgütlü olmakla mümkün olduğunu gayet iyi biliyorlardı. Zira milyonlarca emekli, ülkeyi yönetenler, sermayenin istemlerini yerine getiriyor, tüm ekonomik ve sosyal düzenlemelerde sermayeyi kollamamalarından dolayı, çağdaş dünya standartlarının çok gerisinde bir yaşama mahkum edilmiş ve insanca yaşama olanaklarından yoksun bırakılmıştı. Hâlbuki emekliler, hayatlarının en güzel dönemi olan gençlik yıllarında, bu ülkeye hizmet etmiş, kalkınmasına ve bu günlere gelmesine emek vermiş, göz nuru akıtmış ve alın teri dökmüşlerdi. Ancak, yukarıda belirttiğimiz üzere, iktidarların uyguladığı emek karşıtı politikalardan dolayı, yaşam koşulları, bu ülkeye verdikleri emeklerinin karşılığı değildi.
Bu ülkede, hiçbir zaman hak, hukuk, adalet ile demokrasi, insan hak ve özgürlükleri tam olarak uygulanmadı. Bu nedenle, 1950’li ve 60’lı yıllarda işçiler, 1980’li yıllarda kamu çalışanları, başta, 1948 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen ve Türkiye tarafından 1949 yılında imzalanıp, taraf olunmuş, “İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ” olmak üzere, temel hak ve özgürlüklere ilişkin, sözleşmelerde, temel bir insan hakkı olarak ayrımsız “herkes”e tanınmış olan “sendika kurma ve sendikaya üye olma, hakkını kullanırken devlet erkini elinde bulunduranlar tarafından engellendiler. Ne yazık ki bu engellemeler çeşitli biçimlerde devam ediyor. Örneğin Kamu Çalışanlarının Grev hakları yok. İşçilerin kısmı olan Grev hakları ise yasaların hükümete tanıdığı erteleme yetkisinde dolayı kullanılamamaktadır. Bir başka değişle, ülkede çalışanlar açısından, örgütlenme ve serbest pazarlık haklarının kullanımı neredeyse imkansız
Elbette sendikal alandaki engelleme ve hukuksuzluklar, sadece çalışanlarla sınırlı değil. İçinde emeklilerinde bulunduğu, üretici köylüler, öğrenci gençlik, ev çalışanları ve işsizler gibi hak menfaatleri ortak olan ve Türkiye’nin usulüne göre imzaladığı ve taraf olduğu uluslar arası antlaşmalar da, teminat altına alınmış sendika hakkını kullanamamaktadırlar.
Bu nedenle sendika olarak, 22 yıldır bu ülkede adalet arıyoruz. Zira sendikamız kurulduğu günden itibaren, sistem tarafından emeklinin sendikası olmaz mantığıyla engellenmeye çalışıldı. Bir yandan idari engellerle yolu kesilmeye çalışılırken, diğer yandan ise hukuki engeller çıkarıldı.
2003 yılında Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde kazandığımız davanın kesinleşmiş kararı, görmezden gelindi ve pozitif hukuk kuralları çiğnenmek suretiyle, 2002 yılında Gaziantep şubemize karşı açılmış olan dava Genel merkeze karşı sürdürüldü ve sendikamızın kurulmasından 12 yıl sonra 2007 yılında hakkında kapatma kararı verildi. İç hukuk yolarının tükenmesi üzerine, dosya 2008 yılında tarafımızdan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) gönderilmiş olup, karar aşamasındadır. Biz kararın lehimizde olacağından eminiz çünkü, Türkiye’nin Anayasanın 90. Maddesine uygun olarak kabul ettiği ve yürürlüğe koyduğu,Temel Hak ve Özgürlüklere ilişkin, milletlerarası antlaşmaların tamamında, sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkı “herkes”e tanınmış bir haktır. Dolayısıyla emeklilerde bu hakkı kullanma hakkına sahiptirler. Nitekim Türkiye’nin tam üyelik görüşmeleri yaptığı AB ülkelerinin tamamında emekliler sendika hakkını kullanmaktadırlar. Yine emekliler Avrupa sendikalar Konfederasyonu ETUC’a bağlı “EMEKLİ VE YAŞLI SENDİKLARI FEDERASYONU”NA (FERPA) üyedirler. Sendikamızda bu federasyonun üyesidir.
Tüm bu engellemelere inat, DİSK / EMEKLİ-SEN 22 ara vermeksizin mücadeleye devam etmektedir. Türkiye çapında yürüttüğümüz faaliyetlerle, yok sayılan ve kahve köşelerinde zaman tüketmeye terk edilmiş olan milyonlarca emekliyi görünür hale getirdik ve sorunlarını gündeme taşıyarak, çözüm için adımlar atılmasını sağladık. Elbette emeklilerin tüm sorunlarını çözdük iddiasında değiliz. Ancak Türkiye gibi örgütlenmenin ve hak aramanın neredeyse imkansız hale getirildiği, yasalardaki anti demokratik düzenlemeler yetmiyormuş gibi idarenin keyfi uygulamalarının engellemelere yol açtığı ve son bir yıldır devam eden OHAL’in nefes almayı imkansız hale getirdiği bir ülke de, 70 şube 35 temsilcilik ve 50.000 üyesiyle Türkiye’nin en büyük sendikalarından bir olma yolunda önemli adımlar atmış olan DİSK / EMEKLİ-SEN, mücadele azim ve kararlılığıyla, yoluna devam edecek ve milyonlarca emeklinin insani yaşam koşullarına ulaşmasının sağlanmasının yani sıra, Çocuklarının ve Torunlarının emaneti olan bu ülkeyi onlara en iyi şekilde devretme mücadelesinden asla emekli olmayacaktır. Hedefimiz, demokratik, laik, bağımsız, sosyal hukuk devleti normlarının hakim olduğu, temel hak özgürlüklerin sınırsız kullanıldığı, yan yana barış içinde eşit yurttaşlar olarak yaşadıkları bir ülkeyi çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakmaktır.

GÜZEL YARINLAR KAZANMAK İÇİN BİRLİKTE HAREKET EDİLMELİ

0


Hatay Büyükşehir Belediyesi ‘Hatay Ekonomik Gelişme Programı’ adı altında ilin ekonomik yapısıyla alakalı istişare toplantıları düzeliyor. Ottoman Palace’de muhtarlarla gerçekleştirilen ‘Hatay’ın Ekonomik Gelişme Programı’ toplantısına Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, HBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Maden, HBB Muhtarlar Dairesi Başkanı Durmuş Yıldırım, Akdeniz Muhtarlar Federasyonu Başkanı Mahmut Gülcü, Ekonomist Mert Yıldız, sivil toplum kuruluş temsilcileri, dernek başkanları ve 15 ilçenin muhtarları katılım gösterdi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, mahallelerin temsilcileri olarak gösterdiği muhtarlarla birlikte Hatay’a hizmet etmenin onurunu taşıdığını belirterek sözlerine başladı.
Başkan Savaş konuşmasının devamında hizmet süresince belde belde dolaşarak Hatay’ın huzuruna katkı sağladıkları belirterek; Muhtarlarımızla beraber 3 yıl gibi kısa bir sürede güzel çalışmalar gerçekleştirdik. Geleceğe yönelik adımlarımızı planlarken gelişmiş ülkeleri göz önünde bulundurarak hizmetlerimize yön verdik. Belediyecilik yalnızca alt yapı, ulaşım, yeşil alan çalışmalarını tamamlamak değil, şehre sosyal, ekonomik, kültürel, sportif anlamda hizmet üretmek ve ilin vizyon sahibi olmasına katkı sağlamaktır. Coğrafyamıza hizmet etmek için güzel projeler geliştirdik. Hatay’daki hizmet çıtasını yükseltmek için İller bankasından %25 daha fazla katkı payından faydalanmamız lazım.” dedi.
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş toplantıda, ilin son yıllarda aldığı göçlerle birlikte hizmet ihtiyacı olduğunu belirterek teşvik programlarını ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.
“Hatay ili olarak, komşu ülkedeki olumsuzluklara, 500 bin civarındaki misafirimize rağmen 6 yıla aşkın milletçe birliğimizi, bütünlüğümüzü ve huzurumuzu koruyoruz. Ancak şartlar bu durumdayken ekonomik göstergelerimiz gün geçtikçe düşüyor. Türkiye’ye misafir olarak gelen göçmenlerin en çok barındığı üçüncü şehir olarak ilimiz yer alıyor. Ülke genelinde gerçekleşen teşvik programları kapsamında, teşvik ihtiyacı en fazla olan iller arasında yer alıyoruz ve bu iller arasında %89 oranında Suriyeli mültecilerimizi ilimizde barındırıyoruz. Yeni büyükşehir statüsüne giren ilimizin böylesi bir göçle beraber ciddi hizmetlere ihtiyacı bulunuyor. İlimizde bir milyon beş yüz elli beş bin vatandaşımıza hizmet verecek iken Suriye savaşıyla beraber ilimize göç edenlerle iki milyon vatandaşa hizmet üretmek zorundayız. Bu durum beraberinde daha fazla su borusu, irsale hattı, kanalizasyon, çöp toplama, yol gibi hizmetlerin arttırılmasına sebebiyet verdi.” İfadelerini kullandı.
EKONOMİK OLARAK KALKINMAMIZI SAĞLAYACAK PROJELERİ BİRLİKTE PLANLAYACAĞIZ
Başkan Savaş; “İlimizde ihtiyaç duyulan hizmetleri akıllı şehirler konseptinde gerçekleştireceğiz. En gelişmiş ülkelerin kazanımlarına sahip olmak amacıyla birlikte hareket ederek, hizmetlerimize yön vereceğiz. Suriye ve Ortadoğu’daki kaos bittiği zaman alt yapı, üst yapı ve ticaretten alabileceği kaliteyi kazanması için hazır halde olmalıyız. İstişare toplantılarımızı da gerçekleştirerek ekonomik olarak kalkınmamızı sağlayacak projeleri ve gelecek adına atılan adımları birlikte planlayacağız.” Açıklamalarında bulundu.
Başkan Savaş sözlerinin sonunda, Hatay’ın ekonomik gelişimi adına teşvik programlarından yararlanmak istediklerini ve bu sebeple imza kampanyası düzenlendiklerini ifade ederek toplantıya katılım sağlayan muhtarlar aracılığıyla en az 500 bin imza toplanması gerektiğine vurgu yaptı.
Toplantıda katılımcıları ilin ekonomik gelişimi hakkında bilgilendiren Ekonomist Mert Yıldız, Hatay’ın güzel yarınlar kazanması adına birlikte çalışılması gerektiğine değindi.
“Hatay ilinin, son yıllardaki sosyo-ekonomik yönündeki düşüşüne engel olunması ve geleceğe daha iyi adımlar atılabilmesi adına bir takım çalışmalar yapılmalıdır. Ülke genelinde gerçekleştirilen teşvik programlarında orta derece yer alan Hatay ilinin özel durumu paylaşılmalı ve böylelikle daha fazla teşvikten yararlanılmadır. Vatandaşlarında katkı sağlayacağı bu aşamada muhtarlarımız aracılığıyla imzalar toplanarak, ilin teşvik ihtiyacı olduğunu duyurmalıyız. Toplanan imzalar ve yapmış olduğumuz akademik çalışmalarımızı yetkili bakanlığa sunarak teşvik programlarında 4. Sırada yer alan Hatay’ın daha çok yatırıma ihtiyaç duyduğunu belirteceğiz. Bakanlığın onayı halinde Hatay’ın turizm, taşımacılık ve tarım gibi rekabet sağladığı sektörlerin geliştirilmesi adına çalışmalarımızı başlatacağız. Hatay, komşu ülkedeki savaştan etkilenerek zorlu bir süreçten geçti. Tüm bunları geride bırakarak güzel günler yaşaması adına vatandaşlarımızdan 500 bin imza toplayarak ekonomik gelişime katkı sağlamalı yarınlarımızı güzelleştirmeliyiz.” dedi.
Toplantının sonunda Başkan Savaş, katılım sağlayan muhtarların taleplerini dinleyerek sohbet gerçekleştirdi.

İsdemir İşçileri Çelik İş Sendikası İLE tekrar buluştu

0

Geçtiğimiz Mart ayında Hatay İş Mahkemesi’nin, Haziran ayında ise Yargıtay’ın İSDEMİR’de yetkili sendikanın Çelik-İş olduğuna hükmetmesinin ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yetki belgesini Sendikaya göndermesiyle Sendika İSDEMİR’deki üyeleriyle ‘Büyük Buluşma’da bir araya geldi.

Yetki mücadelesinin tamamlanmasıyla birlikte Konfederasyonu Hak-İş yönetimi ve Sendika yönetimi İSDEMİR’e adeta çıkarma yaptı.

İSDEMİR heyetinde Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hak-İş Genel Başkan Yardımcıları Mustafa Toruntay ve Cengiz Gül, Hak-İş Genel Sekreteri Dr. Osman Yıldız, Sendika Genel Başkanı Yunus Değirmenci, Genel Mali Sekreteri Bayram Altun, Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Recep Akyel, Genel Eğitim Sekreteri Ferhan Öner, şube başkanları, bölge temsilcileri, bölge başkanları ve temsilciler yer aldı.

YÜZLERCE METRE KONVOY OLUŞTURULDU

Miting öncesinde Erzin karayolunda üyeler tarafından davul ve zurnalarla karşılanan heyet, yaklaşık 300 araçlık bir konvoyla ilerleyerek İSDEMİR çalışma sahasına giriş yaptı.
Program İSDEMİR Genel Müdürü Toker Özcan’a gerçekleştirilen ziyaretle başladı. Ziyarette, İSDEMİR ile Çelik-İş arasında karşılıklı bir diyalog vurgusu yapılırken, Genel Başkan Değirmenci, İSDEMİR’in daha da ileriye götürülmesi, İSDEMİR işçisinin refah ve mutluluğu için büyük bir azimle çalışacaklarını belirtti.
Ziyaret sonrası mitingin yapılacağı meydana gelen Konfederasyon Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Genel Yönetim Kurulu atılan sloganlar eşliğinde teşkilatı selamladı.

ALTUN: ‘923 GÜN SONRA KAVUŞTUK’
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Genel Mali Sekreteri Bayram Altun, “ İlahi adaletin tecelli edeceğine olan inancımızı hep koruduk. Yüce Yargıya hep güvendik. 45 yıldan beri yetkili olduğumuz İSDEMİR’de 923 gün sonra tekrar bizi bir araya getirip buluşturan Rabbime sonsuz şükürler olsun. Emek mücadelesinde her zaman Hakkın, Mağdurun ve Mazlumun yanında olan Hak-İş’in ayrı, farklı ve yüce bir yeri vardır. Çelik-İş Sendikası olarak Hak-İş’e her zaman vefa borçlu olduğumuzun bilincindeyiz. Bilinmelidir ki, Vefa İmandandır ve bu imanımızı da, inancımızı da asla kaybetmeyeceğiz. Aramıza örülen duvarları yıkarak, bütünleşerek Hak-İş’in Vizyonuna ve Misyonuna sahip çıkarak bu Vefamızı her zaman her platformda göstereceğiz. Ne kadar teşekkür etsek az, kendilerine sonsuz minnettarız” dedi.
“O dönemin şahitlerinden biri olarak hatırlatmak istiyorum. Çelik-İş Sendikası önce 01 Temmuz 1989 istatistiğinde daha sonra 01 Ocak 1990 istatistiğinde %10 Ülke barajının altında kaldığında, çalışanlar sahipsiz ve Toplu İş Sözleşmesiz kaldığında bir el uzandı Çelik İşçilerine. İşte O el Hak-İş’ti, O el Hak-İş’in efsanevi Genel Başkanı merhum Necati Çelik’ti. O’nu saygıyla ve rahmetle anıyoruz” diye konuşan Altun, Çelik-İş’in büyüyüp daha da güçlenmesi için verdiği destekten ötürü, alınteri ve hakkın yılmaz savunucusu olan Hak-İş Genel Başkanı Arslan’a teşekkürlerini iletti.

DEĞİRMENCİ: ‘HASRETİ VUSLATA ÇEVİREN RABBİME ŞÜKÜRLER OLSUN’
Altun’un konuşmasının ardından teşkilata seslenen Genel Başkan Yunus Değirmenci, “Hamd-ü senalar olsun, İSDEMİR İşçisine olan özlemimizi nihayete erdiren Yüce Allah’a. İSDEMİR işçisi ile Çelik-İş arasındaki hasreti, vuslata çeviren Yüce Rabbime binlerce kez şükürler olsun. Çelik-İş’i Çelik-İş yapan İSDEMİR işçisiyle, yeniden aynı havayı solumayı, bizlere nasip eden, Yüce Mevla’ya binlerce kez şükürler olsun. Sabrımızın sonunu selamete çıkaran, Yaradana şükürler olsun. İSDEMİR’de, güzel günleri inşa etmek için bizlere yeniden fırsat veren Allah’a binlerce kez şükürler olsun’ diyerek coşkulu kalabalığa seslendi.
Değirmenci, ‘HAK-İŞ, Çalışma Bakanlığı, MESS, TÜHİS, KAMUİŞ, İşverenler, Siyaset, Bürokrasi, bütün kurum ve kuruluşlarla barışık bir şekilde, diyaloga açık, masa başında sorunları çözmeyi önceleyen bir yapıya kavuşmuş olarak, Türkiye’nin dört bir yanındaki tüm teşkilatlarımızla birlikte, sizlerle hasret gidermeye geldik” dedi.

“Birlikte Yol Yürümeye Geldik”

“2013 yılından bu tarafa çok zor günler yaşadınız. Kimi arkadaşlarımız işinden aşından oldu. Aynı zamanda İSDEMİR işçisi emeğinin karşılığını almaktan alıkonuldu. Olmazsa olmazımız olan İSDEMİR işçisiyle aramıza, nifak sokulmak istendi. Emeğinin karşılığından başka bir şey istemeyen üyelerimiz, adeta başsız bırakıldı. Çelik-İş’in ana damarlarından biri olan İSDEMİR ile O günlerde bağımız kesilmek istendi. Yaşanan yetki mücadelesinin kaybedeni ise 3 yıla yakındır, sendikasız çalışmak zorunda bırakılan siz değerli İSDEMİR çalışanları oldu. Bugün, artık yeni şeyler söylememiz gerektiğinin, sizlerin de yeni şeyler duymak istediğinizin farkındayız. Bizler, geçmişte yaşanan tüm olumsuzlukları hafızalarımızdan silmeye hazırız. Kimseye bir kızgınlığımız, kırgınlığımız veya sitemimiz olmayacak. Biz, söyleyecek sözü olan, projesi olan, derdi olan, davası olan herkesle konuşup, görüşeceğiz ve birlikte yol yürüyeceğiz.” diye konuştu.
Değirmenci, İSDEMİR’de haklı mücadeleye büyük katkılar sunan, üç yıldır yaşanan bu zorlu süreçte yaptığı görüşmelerde, bulunduğu temaslarda İSDEMİR’deki haklı mücadeleyi her zaman dile getiren Hak-İş Genel Başkan’ı Arslan’a bir kez daha teşekkürlerini iletti.

Genel Başkan Değirmenci: ‘Yüce Allah’ın izniyle vakit kaybetmeden, yarından itibaren özlemini duyduğunuz, sizlerin refah ve mutluluğunu sağlayacak olan Toplu İş Sözleşme sürecinizi başlatıyoruz. Yeni Türkiye’nin Yeni Çelik-İş’i olarak yeni bir ruhla, ilk günkü heyecanla, yeni bir ekip ve yeni bir kadroyla, sizlerin duası ve HAK-İŞ’imizin desteğiyle bu süreci tamamlayıp, kutlu davamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz’ diyerek müjdeyi verdi.

“BÜYÜTTÜĞÜMÜZ PASTADAN HAK ETTİĞİMİZ PAYI ALACAĞIZ’
Değirmenci konuşmasını şöyle sürdürdü: Bizler işimize odaklanacağız. ‘İşyeri olmazsa işçi olmaz, işçi olmazsa işyeri olmaz’ mantığıyla çalışacağız. Kazandıracağız. Kazanacağız. Ellerimizle ve alın terimiz ile büyüttüğümüz pastadan hak ettiğimiz payı alacağız. Sahayı iyi gözlemeyebilen, İSDEMİR’deki üyelerimizin beklentilerini iyi analiz edebilen, bir çalışma prensibiyle bu süreci tamamlamayı Rabbim bizlere nasip eder İnşallah.
“Emeğiniz emanetimizdir’ düsturuyla çıktığımız bu yolda, bizler emanetinize sahip çıkmak için buradayız. Sizler Çelik-İş ile beraber bu yola çıkarak, emeğinizi bizlere emanet ettiniz. Dinimizin de emrettiği üzere, emanetinize gözümüz gibi bakacağımızdan hiçbirinizin şüphesi olmasın.
Emeğinizi, kimsenin hiçe saymasına, görmezden gelmesine asla izin vermeyeceğiz. Alın terinize hak ettiği özeni ve önemi gösterip, emanete hıyanet edilmeyeceğini, bu kutsal değere nasıl sahip çıkılacağını herkese göstereceğiz.
‘HER ŞEY GİBİ ÇELİK-İŞ DE DEĞİŞTİ’

“Sizlerle ayrı kaldığımız bu son üç yılda, sizlere olan büyük sevdamız haricinde çok şey değişti. Türkiye değişti, İSDEMİR değişti ve tabî ki Çelik-İş değişti. Sendikamızın 1965 yılında Karabük’te temelleri atıldı. İSDEMİR’de ise sendikamız büyüyerek ve daha sonra tüm ülke sathına yayılarak emek mücadelesini sürdürdü. Yarım asır önce sendikamızın kıymetli kurucularının o günkü taşıdıkları mücadele ruhundan bir milim sapmamız olmayacaktır. Fakat günümüz çalışma koşulları, üyelerimizin beklentileri doğrultusunda, Sendikamızın misyon ve vizyonunda özellikle son 1 yılda ciddi bir değişim başlattık. Sizlerle ayrı kaldığımız dönemde Çelik-İş’i metal iş kolundaki bütün alanların sendikası yaptık. Başta 6500 üyemizin bulunduğu Türk Hava Yolları(THY) Teknik’de, 1000 üyemizle Devlet Hava Meydanlarında, Bursa-Adarad’da, İdol’de, Dervişoğlu’nda, Etebal’da, Sakarya-Alimex’de, Biosun’da, Daikin’da,Tursam’da, Gebze Azmüsebat’ta, İstanbul Urtim’de,Astaş’da, Kocaeli-Atilla Makina’da, Tezcan’da, İzmir-Ekipsan’da, Mersin HDM’de, Özbal’da Bartın Mescier’de, Ankara-Termikel’de, bu bölgemizde Yolbulan’da, Kayseri’de Başaran’da, Sivas-Estaş’da, 3000 binden fazla üyemizin olduğu çeşitli taşeron firmalarında örgütlenerek, Çelik-İş ailesine yeni üyelerin katılmasını sağladık. Bu süreçte ülke çapındaki 40’a yakın işyerimizi Şube yöneticilerimizle ziyaret ederek, üyelerimizle kucaklaşma fırsatını yakaladık. Onlarla hasbihal ettik. Dertleriyle dertlenip, bizlerden beklentilerini dinledik. Bu ziyaretlerimizde hem üyelerimize hem de işveren ve işveren vekillerine Yeni Çelik-İş’i anlattık. İşyerlerimizin gece vardiyalarına giderek gecenin kör karanlığında alın teri döken üyelerimizin ekmek mücadelelerine ortak olduk.
Üyelerimizi daha yakından tanıyabilmek, kendimizi, davamızı, Çelik-İş’imizi, Hak-İş’imizi anlatabilmek için evlerine, sofralarına konuk olduk. Üyelerimizden aldığımız aidatları, üyelerimize verdiğimiz eğitimlerle, öğrenci burslarıyla, hayata geçirilen sosyal projelerle, özel günlerdeki hediyelerle, düğün, cenaze ve hastalık gibi durumlarda üyelerimiz için kullanmaya başladık. Sendika olarak varlığımızı borçlu olduğumuz üyelerimize hak ettiği değeri ve önemi göstermeye çalıştık. Velhasıl, üyelerimizle bir olduk, beraber olduk, iri olduk, diri olduk, hep birlikte Çelik-İş olduk, Hak-İş olduk.
Bu yaptığımız çalışmaların, bizim için büyük önem taşıyan İSDEMİR’de de en kısa sürede hissedileceğinin sözünü sizlere vermek istiyorum.
Her ne kadar Karabük Kardemir’de kurulmuş bir sendika olsak da, İSDEMİR, sendikamızın büyüyüp gelişmesinde kilit bir rol oynamıştır. Bu durumun bugün de aynı şekilde tecelli edeceğini düşünüyorum. Bugün itibariyle 40 bine ulaşan üye sayımızın, İSDEMİR’deki yetkimizin bize verdiği güçle, HAK-İş’imizin desteğiyle ve Allah’ın izniyle 50 binlere, 100 binlere ulaştıracağız.

‘İSDEMİR İŞÇİSİ ÇELİK-İŞ’İN SEVDASIDIR’

Bizler biliyor ve hissediyoruz ki İSDEMİR demek Çelik-İş demektir, Çelik-İş demek ise İSDEMİR demektir. İSDEMİR işçisinin adının geçtiği yerde, Çelik-İş’i anmamak, söylememek eksik ve hatalı olur.

İSDEMİR işçisi Çelik-İş’in sevdasıdır, bizim vazgeçilmezimizdir. Baş koyduğumuz sevdamızı, en güzel yerlere taşımak ise boynumuzun borcudur. Birbirinden ayrı düşünmenin mümkün olmadığı bu iki güzide yapı, artık yoluna hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde devam edecektir. İSDEMİR’in ve Çelik-İş’in ilerlemesini hiçbir yapı ve güç durduramayacaktır. Kırmadan, dökmeden, incitmeden, üyelerimizin refah ve mutluluğunu merkeze koyarak haklı ve kararlı mücadelemizi devam ettireceğiz.

‘BİZİM DERDİMİZ DE DAVAMIZ DA SİZLERSİNİZ’

Bizler, burada gelecek güzel günleri inşa etmeye talibiz. Rabbim sizlerin de bizlerin de emeğini boşa çıkarmasın. Bizlerin bir derdi var. Bu dert öyle bir dert ki dermanı sizlerin gözlerindeki ışıktadır, sevinçtedir. Bizlerin bir davası var. Bu öyle bir dava ki sizler olduğunuz sürece anlamlıdır.

Bizlerin bir hesabı var. Bu öyle bir hesap ki, sizlerin refahını sağlamadığı sürece yanlış sonuç verecektir. Bizlerin bir yürüyüşü var. Bu yürüyüş öyle bir yürüyüş ki siz olmadığınızda ortalığı karanlık bürüyecektir. Bizim davamız da, derdimiz de, hesabımız da, yürüyüşümüz de sizlersiniz. Sizler olduğunuz takdirde bizler varız. Rabbim bu kutlu davamızı Mübarek eylesin. Dün olduğu gibi bugün de yarın da sizlerin hizmetkarı olacağımızın sözünü vererek konuşmamı sonlandırırken, Hak-İş’imizin Saygıdeğer Genel Başkanı, Genel Başkan Yardımcıları, Genel Sekreteri ve kader birliği yaptığım Genel Yönetim Kurulu üyelerimi, Adana’dan, Ankara’dan, Bursa’dan, Gebze’den, İstanbul’dan, Karabük’ten, Kayseri’den, Kocaeli’nden, Manisa’dan, Osmaniye’den, Sakarya’dan, Seydişehir’den ve Sivas’tan gelerek sevincimize ortak olan şube ve bölge başkanlarımı, şube yöneticilerimi ve temsilcilerimi, siz değerli yiğit çelik işçilerini, saygıyla ve sevgiyle selamlıyor, soylu mücadelemizde Yüce Allah yar ve yardımcımız olsun diyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.”

ARSLAN:‘KAYBETTİKLERİMİZİ KAZANMAYA, YIKILAN KÖPRÜLERİ YENİDEN İNŞA ETMEYE GELDİK’

Binlerce işçi tarafından büyük bir coşkuyla gerçekleştirilen mitingde konuşan Genel Başkan Mahmut Arslan, “Bugün tarihi bir gündeyiz. Bugün yeni bir başlangıcın, yeni bir dönemin ilk gününü yaşıyoruz” dedi.

“Bugün ayrılıkların, parçalanmışlıkların, bölünmüşlüklerin yaşandığı gün olmaktan çıkmıştır. Bugün Hz. Mevlana’nın da dediği gibi parçaları birleştirmeye, kaybettiklerimizi kazanmaya, yıkılan köprüleri yeniden inşa edip yeni köprüler kurmaya geldik. Bu yeni anlayışın gelecekte bize neler kazandıracağını göreceksiniz” diye konuşan Arslan, yetki mücadelesinde göstermiş oldukları kararlılıklarından dolayı Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci’ye teşekkürlerini iletti.
HAK-İŞ’in çok büyük bir değer ve anlam ifade ettiğinin altını çizen Arslan, “Daha önce biz bu bacaların tütmesini istiyoruz demiştim. Bu bacalar bizim, bu fabrika bizim. Biz burada çalışmak istiyoruz demiştik. Bugün çok şükür bacalarımıza, fabrikamıza yeniden kavuştuk. İnşallah bir daha ayrılmayacağız ve hep birlikte geleceği inşa edeceğiz. Bu topraklarda yaşayan; Reyhanlısından, Dörtyollusuna, Belenlisinden, Kırıkhanlısına kadar bu fabrikada ekmeğini kazanan, seher vaktinde dua eden bütün kardeşlerimizin bu mücadelede hakkı ve emeği var” şeklinde konuştu.

Yeni bir anlayışı hep birlikte inşa edeceğini belirten Arslan “Zor günleri geride bıraktık, bundan sonra yeni bir inşa sürecinde beraber olacağız. Dünden fazla yan yana, geleceğe umutla bakacağız. Yolumuz açık, geleceğimiz aydınlık olsun. Rabbim yar ve yardımcımız olsun” diyerek konuşmasını noktaladı.

15 TEMMUZ DESTANI ANI DEFTERİ OLUŞTURULDU

0

İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, halkımızın 15 Temmuz’la ile ilgili duydu ve düşüncelerini yazmaları amacıyla İskenderun anıt alanında 15 Temmuz destanı Anı Defterinin oluşturulduğunu belirtti.

İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk ile birlikte 15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri çerçevesinde oluşturulan anı defterine duygu ve düşüncelerini yazdı.

DEFTER KİTAP HALİNE GETİRİLECEK

İsteyen büyün vatandaşların anıt alanında oluşturulan anı defterine duydu ve düşüncelerini yazabileceğini kaydeden İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil,”Siyasiler, sivil toplum kuruluşları ve isteyen bütün vatandaşlar 15 Temmuz Darbe girişimi ile yaşadıkları anıları bu deftere yazabilecekler. Sonrasında ise bu defter kitap haline getirilecek.15 Temmuz ülkemiz için kara bir gün, lekeli bir gün ve aynı zamanda da halkımızın demokrasiye, ülkesine milletine canı pahasına sahip çıktığı bir gündür. Bu önemli günde canlar verdik, şehitler verdik, askerimiz, polisimiz şehit oldu. Gazilerimiz var” dedi.

İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil ve İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk daha sonra 15 Temmuz Demokrasi Anı Defterine ilk yazıları yazdılar.

15 Temmuz Demokrasi Anı Defteri daha sonra anıt alanında oluşturulan stantta bırakıldı.

Ardından vatandaşlar kürsü üzerinde duran anı defterine 15 Temmuz Darbe girişimine ilişkin anılarını yazdılar.

İSTE, ‘memnun etmeye’ devam ediyor!

0

Türkiye’deki üniversitelerin öğrencilerini memnun etme düzeylerini belirlemeyi ve bu kapsamda üniversiteleri, öğrencilerin memnuniyet düzeylerine göre sıralamayı hedefleyen Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması’nın (TÜMA) bu yılki sonuçları açıklandı.
Öğrencilerin beklentilerini ‘çok yüksek ve üst düzeyde’ karşılayabilen üniversitelerden biri olan İSTE’nin puanının ve performansının, geçen yıla göre daha da artması dikkat çekti.

İlk kez 2016 yılında, Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı’nın (ÜniAr) kurucuları olan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Cemil Yücel ve Prof. Dr. Engin Karadağ tarafından gerçekleştirilen ve 2017 yılında yinelenen Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA); Türkiye’deki 164 üniversitede öğrenim gören 13 bin 694 öğrenci ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi. Araştırmada kullanılan “Öğrenci Memnuniyeti Ölçeği” üniversite öğrencilerinin altı başlıkta üniversitelerini değerlendirmelerini sağladı. Bu kapsamda; üniversiteler; ‘Genel Memnuniyet’ ve bu genel memnuniyeti oluşturan altı alt kategoride (1-Öğrenim Deneyiminin Tatminkârlığı, 2-Yerleşke ve Yaşamın Doyuruculuğu, 3-Akademik Destek ve İlgi, 4-Kurumun Yönetim ve İşleyişinden Memnuniyet, 5-Öğrenme İmkân ve Kaynaklarının Zenginliği, 6-Kişisel Gelişim ve Kariyer desteği) sıralandı ve daha sonra ‘A+’, ‘A’, ‘B’, ‘C’, ‘D’ ve ‘FF’ notu verilerek sınıflandırıldı. En yüksek memnuniyet oranına sahip üniversiteler ‘A+’, en düşük olanlar ise ‘FF’ kümesine atandı.

Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması’nın 2017 yılı sonuçlarına göre; İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE), “Öğrenci işleri, sınav programları, akademik takvim, yönetime katılım, yöneticilere erişim, yönetsel işleyişin etkililiği ve duyarlılığı” gibi unsurların oluşturduğu “Kurumun Yönetim ve İşleyişinden Memnuniyet” kategorisinde devlet üniversiteleri arasında 5.nci sırada yer alarak, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da en yüksek puan olan “A+” notunu aldı.

‘Derslerin ve içeriklerinin, öğretim elemanlarının ilgisinin, sınavların geçerliğinin, öğrenci odaklı iklimin, sınıflardaki öğretme yöntem ve yaklaşımlarının tatminkârlığı’ gibi unsurların oluşturduğu “Öğrenim deneyiminin tatminkârlığı”, ‘Öğretim elemanları ve danışmanlara ulaşılabilirlik, öğrenme güçlüğü durumlarında yardım bulabilme, öğrencinin akademik soru ve sorunlarına duyarlılık’ unsurlarının oluşturduğu “Akademik destek ve ilgi” ve ‘Sertifikalar, kariyer ve yönlendirme, kişisel yetkinlik artırma faaliyetleri, öğrencilere yönelik kurslar, istihdam beklentisi ve desteği’ gibi unsurlardan oluşan “Kişisel Gelişim ve Kariyer Desteği” kategorilerinde de “A” kategorisinde yer alan İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE), ‘Kütüphane, araştırma kaynakları, laboratuvarlar, merkezler, araştırma imkânları, özel çalışma alanları ve akademik destek birimleri’ gibi unsurlardan oluşan “Öğrenme İmkân ve Kaynaklarının Zenginliği” ile “Genel Memnuniyet” sıralamasında da 2016 yılında olduğu gibi yine ‘B’ kategorisinde yer aldı.

Sonuçlar hakkında bir açıklama yapan İSTE Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, bu bilimsel araştırmanın sonuçlarının İSTE için son derece memnuniyet ve ümit verici olduğunu belirterek; “Bizleri daha çok çalışmaya sevk edecek olan bu araştırma sonuçları, bir bakıma İSTE’nin eğitim-öğretim ve araştırma kalitesini tescil ediyor ve gösteriyor ki, eğer kampüsümüzün çekiciliğini, işlevselliğini, fiziksel ve sosyal imkânlarımızı biraz artırabilirsek, hep birlikte çok daha iyi yerlere gelebileceğiz. İş Dünyasıyla Entegrasyon (İDE), Entegratörlük, Teknologluk, Teknoversite Günleri, Anayurt Güvenliği ve benzeri programlara yapmış olduğumuz yatırımların somut fayda oluşturduğunu ve ülkemize katma değer sağladığını görmek mutluluk verici. Bu sonuçların elde edilmesinde emekleri olan tüm öğrencilerimize, mezunlarımıza, akademik ve idari personelimize ve tabii ki, desteklerini ve ilgilerini hiçbir zaman esirgemeyen İskenderun’a teşekkür ediyoruz, desteklerinin devamını bekliyoruz” dedi.

DÜNYACA ÜNLÜ GÜNEY KORELİ TASARIMCILAR İPEK KÖYÜNÜ ZİYARET ETTİ

0

Hatay büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı Dr.Sait Günal ,Omaya Design Sahipleri Oma kimsan,daniel lewis,Hatay büyükşehir İmar ve şehircilik müdürlüğü Personeli İnşaat Mühendisi Adem Yaman ve Doğaka Yetkilileri Mağaracık Mahallesinde bulunan ipek köyünü ziyaret ederek incelmelerde bulundular.Samandağ Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Hülya Nehir,Samandağ Belediyesi Kültür ve Sosyal işler Müdürü Fikret Özçelik Koreli misafirlerin sorularını cevaplandırdılar. Samandağ Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Hülya Nehir:”Bu çalışma Samandağ Belediyesi, Kadın Dayanışma Derneği öncülüğünde başlatıldı. Kadın istihdamını artırmaya yönelik bu çalışma başarılı bir şekilde devam ediyor. Unutulmaya yüz tutan bir zanaat canlandırıyor.Bu zanaatın bütün aşamaları ipek köyümüzde gerçekleştiriliyor.Uygulamalı olarak verilen eğitimlerle kadınlarımızın meslek sahibi olarak ev ekonomisine katkı sunması hedeflenmektedir.”dedi.
Hatay büyükşehir belediyesi genel sekreter yardımcısı Dr.Sait Günal:”Hatay’da ipek böcekçiliği ile ilgili çalışmaları inceledik.Bu konuda neler yapılabileceği ve İpekböcekçiliğinin nasıl geliştirilebileceği konusunda fikir alışverişinde bulunduk.”ifadelerine yer verdi.

TEŞEKKÜRLER HATAY..

0


CHP Hatay İl Başkanı Mehmet Güzelmansur Partililerine ve adalet yürüyüşüne katılanlara teşekkür etti.
Güzelmansur Soysal Medya üzerinden yaptığı açıklamada şu görüşleri dile getirdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız ve Liderimiz Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU tarafından, bu ülkede ADALET’e susayan ve ADALET’e ihtiyaç duyan herkes için 15 HAZİRAN 2017 tarihinde ANKARA’da başlatıp 09 TEMMUZ 2017 tarihinde İSTANBUL’da bitirdiği ve son yılların en büyük yürüyüşü olarak kabul edilen ADALET YÜRÜYÜŞÜ’ne ilk günden son güne kadar gerek şehrimizde gerekse liderimizin yol güzergahında ve nihai olarak, kimimiz özel imkanları ile kimilerimiz de parti teşkilatımızın öncülük ettiği seferlerle MALTEPE miting alanına katılan, kadın erkek genç yaşlı partili partisiz herkese çok teşekkür ediyorum.
İnşallah tüm TÜRKİYE’nin bugün ihtiyaç duyduğu ADALET için hepimizin heyecan ve azmi ile başlayan bu kutlu yürüyüşlerin devam edeceğini belirtir sizlerin de aynı inançla ve aynı fedakarlıklarla desteğinizi kesintisiz bir şekilde devam ettireceğinize inancım sonsuzdur.”

Kaymakam Soytürk’e Veda Yemeği

0


Hatay’ın Dörtyol ilçesinde İskenderun kaymakamlığına atanan Kaymakam Recep Soytürk’e veda yemeği verildi.

Yaklaşık dört yıldır Dörtyol kaymakamı olarak görev yapan Recep Soytürk onuruna Botaş tesislerinde verilen veda yemeğine Belediye Başkanı Yaşar Toksoy, kurum ve daire amirleri katıldı.

Veda yemeğinde konuşan Belediye Başkanı Yaşar Toksoy, “Kaymakamımız Recep Soytürk ile birlikte güzel mesailerimiz oldu. Kendisini bir ilçe sakini olarak gören yaptığı hizmetler ve samimiyeti ile kurumlar arasındaki birlik beraberliği daha da üst seviyelere çıkaran vatandaşın büyük sevgisini kazanan Kaymakamımız Recep Soytürk’e hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyor bundan sonraki görevinde başarılar diliyorum” dedi.

Dörtyol Kaymakamı iken İçişleri Bakanlığı’nın 20 Haziran 2017 tarih ve 2017/261 sayılı Müşterek Kararnamesi ile İskenderun Kaymakamlığına atanan Recep Soytürk, ilçede kaymakam olarak hizmet etmekten mutluluk duyduğu belirterek, görevi süresince kamu kurum ve kuruluşları, ve STK’lar ile birlikte zaman zaman bir araya gelerek bir aile gibi olduklarını kaydederek teşekkür etti.

Kaymakam Recep Soytürk’e hizmetlerinden dolayı Belediye Başkanı Yaşar Toksoy tarafından plaket, tablo ve çeşitli hediyeler ile ilçenin hemşericilik anahtarını verdi.

Kaymakam Soytürk, kurum amirleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vedalaştı. –

KIRIKHAN OSB’DE ÖN TAHSİS’DE HEDEF OCAK 2018

0

Kırıkhan OSB’de olumlu adımlar atılmaya devam ediyor.
Hatay Vali Yardımcısı Nursal Çakıroğlu Başkanlığında, Vali Yardımcısı Aydın Tetikoğlu, Kırıkhan Kaymakamı Mustafa Erkayıran, Belediye Başkanı Ayhan Yavuz, Ticaret Odası Başkanı İbrahim Cesur ve Teknik Ekibin katılımıyla Hatay Valiliğinde yapılan toplantıda Kırıkhan Osb için Ocak 2018’de yatırımcıya ön tahsis yapılması hedeflendi.
Altyapı yatırımları ile yatırımcıların yapacakları yatırımlar eşzamanlı yürütülmesi öngörülerek iki yıl içinde fabrikaların işletmeye açılması konusunda görüş birliğine varıldı.

AFYONKARAHİSAR’LI GAZETECİLER PAYAS SPOR’A İLGİ GÖSTERİYOR

0

Spor Toto 3. Liginde mücadele eden Güney temsilcisi Payas Spor’un Afyonkarahisar’daki kamp çalışmalarında ziyaretçileri eksik olmuyor. Sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde çift idman yaparak yeni sezona hazırlanan Payas Spor’un antrenman yaptığı tesislerde Akyonkarahisar bölgesinde yayınlanan Kocatepe gazetesinden Spor muhabiri Ali Fuat Güçlüer ile Odak Gazetesi Spor muhabiri Sercan Sayın tarafından ziyaret edildi.
Genç gazeteciler Ali Fuat Güçlüer ile Sercan Sayın, Payas Spor Sportif Direktörü Derman Gözükara ile Kulüp Genel müdürü Bülent Öntemel ile röportaj yaptılar.

İSKENDERUN’DA ŞEHİTLERİMİZ İÇİN MEVLİT OKUTULDU

0


İskenderun’da Kaptan Mehmet Paşa camiinde 15 Temmuz demokrasi şehitlerimiz ve tüm şehitlerimiz için Mevlid-i Şerif okutuldu.
Kaptan Mehmet Paşa Camiinde okutulan Mevlid-i Şerife TBMM İdare Amiri ve Hatay Milletvekili Orhan Karasayar, İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, İskenderun İlçe Müftüsü Mehmet Taştan, meclis üyeleri, kamu kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, siyasi partilerin başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Programda 15 Temmuz şehitleri ve tüm şehitlerimiz için İskenderun İlçe Müftüsü Mehmet Taştan ve din görevlileri tarafından Mevlid-i Şerif’ okundu ve dualar edildi.

Düzenlenen program hakkında açıklama yapan İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil ise 15 Temmuz şehitleri ve tüm şehitlerimizi rahmetle, saygıyla, şükranla andıklarını belirterek,“Ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun. Herkes şunu bilmeli, bu millet inancıyla ve imanıyla kararlığıyla, içte ve dışta tüm hainlere karşı aşılmaz bir kale ve sıradağlar gibi duran bir settir. 15 Temmuz’da da bu görüldü. Bugün biz milletçe hep birlikte bu inanç ve imanla geleceğe doğru kararlı yürümeye devam edeceğiz.15 Temmuz’u hiç unutmayacağız. Her 15 Temmuz’u anarken onlara milletçe bir kez daha dualarımızı şükranlarımızı, Fatihalarımızı sunacağız. Milletçe şehitlerimize minnet ve şükran duyuyoruz” dedi.

Daha sonra İskenderun Belediyesi tarafından dondurma ikramı yapıldı.

 

 

Sınıra zırhlı araç

0

Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki sınır birliğine zırhlı askeri araç gönderildi.

Türkiye tarafındaki 4. Hudut Bölük Komutanlığına askeri zırhlı araç takviyesi yapıldı.

Zırhlı araçlar, Reyhanlı’daki Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan geçiş yaparak Türkiye ile Suriye arasındaki tampon bölgede bulunan 4. Hudut Bölük Komutanlığına bağlı karakola teslim edildi.

Cilvegözü Sınır Kapısı’nda, zırhlı askeri araçların geçişi sırasında geniş güvenlik önlemleri alındı.

Orman Yangını Çıktı

0

HATAY’da Amanos Dağ’ı eteklerindeki 2 ayrı bölgede orman yangını çıktı.

Merkez Antakya İlçesi Tahtaköprü kırsalı ile buraya yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Çerçikaya kırsalından saat 13.00 sıralarında dumanlar yükselmeye başladı. İhbar üzerine bölgeye 1 uçak, 2 helikopter, 16 arazöz, 8 su tankı, 4 iş makinası ile 100 orman söndürme ekibi sevk edildi. Havadan ve karadan müdahale edilen yangının çıkış nedeni araştırılıyor.

Sıcak Havalar Kalp Hastaları İçin Risk Oluşturuyor Peki Nasıl Önlem Alınabilir

0

Yaz ayları ile birlikte gelen sıcak havalar kalp rahatsızlığı olan bireylerde dahi, risk taşırken kalp hastalığı olanları daha ciddi bir şekilde etkilemektedir. Sıcak havanın getirdiği olumsuzluklardan etkilenmemek için kalp hastalarının yaz ayları için alması gereken tedbirler vardır.

Aslında yaz mevsimi kışa nazaran kalp hastaları için moral bakımından daha rahat olacakları bir mevsimdir. Ancak bunun yanında sıcak havalar kalp hastalarını olumsuz etkiledikleri için kendilerine çok dikkat etmeleri gerekir.

Kalp hastaları için yaz önerileri;

*Yaz mevsimine girmeden önce doktora gidip kullanılan ilaçların dozu ayarlanmalı, gidilecek seyahatlerin süresi, mola saatleri doktorla birlikte belirlenmelidir.

*Havanın sıcağına aldanıp saatlerce deniz ya da havuzda yüzmek yine fazlaca efor sarf etmeye neden olduğu için tehlikelidir. Yüzme ve diğer spor faaliyetleri ölçülü yapılmalıdır.

*Alkol zaten kalp hastaları için zararlıdır ancak ille de kullanacağım diyorsanız güneşin altında kesinlikle alkol alınmamalıdır.

*Güneşin keyfini çıkarmak adına öğle vakitlerinde asla yürüyüş yapılmamalıdır. Ayrıca yürüyüş sırasında çok fazla efor harcanmamalıdır.

*Havanın sıcak saatlerinde değil daha serin zamanlarda dışarı çıkılmalıdır.

*Terleme vücudunuzun su kaybına neden olacağından dolayı doktorunuza danışarak yemeklerde ki tuz oranını bir miktar artırabilirsiniz.

*Yine terlemeye bağlı olarak vücutta yaşanan su kaybına paralel olarak idrar söktürücü ilaçlara çok ihtiyaç duymayacağınız için doktor kontrolünde bu ilaçların dozunu artırabilirsiniz.

*Yemek yedikten hemen sonra deniz ya da havuza girmeyin ve yürüyüşe çıkmayın.

*Denize dalmayın ve kıyıya yakın olarak fazlaca bir kuvvet harcamadan yüzün.

*Mangal keyfine kendinizi fazla kaptırmayın.

*Yağlı yiyeceklerden, hamur kızartmalarından uzak durun.

*Bol sebze ve meyve tüketimini ihmal etmeyin.

*Günlük yaklaşık 2-2,25 litre su alın.

*Kısa seyahatlere çıkın ve mola sürelerini uzun tutun.

Görüldüğü gibi kalp hastalarının yaz aylarından dikkat edeceği bir kaç küçük unsur ile çok rahat bir mevsim geçirebilirsiniz. Yaz ayları psikolojik olarak kalp hastalarına kış ayından çok daha iyi gelir.

Doğanın uyanması ile birlikte moral olarak kendilerini çok daha iyi hissederler. Stres ve gerginlikten uzak bir mevsim olan yaz mevsiminde yediklerimize, içtiklerimize, yaşam şartlarımıza dikkat ettiğimiz sürece bir problem yaşanmaz.

Küresel Terörün Önlenemeyen Artışı

0

Bir önceki “Küresel Terör Ne Durumda” başlıklı yazıda 2016 yılı küresel teröre ait istatistiki bilgiler eksik kalmıştı. Ayrıntılarına girdikçe görülecek ki, küresel terör giderek artış kaydediyor ve insanlığın bulunduğu her yere yerleşiyor. Londra merkezli ve 13 ülkede 4200 çalışanıyla üs kuran IHS Markit kuruluşuna göre2016 yılında Orta Doğu’da bir önceki yıla göre terör saldırılarında %25 artış kaydedilmiş! Dahası da var!
Türkiye’de “Jane’s” serisi harp silah ve araçları üzerine katalogları ile haftalık “Jane’sDefenceWeekly” adlı savunma alanındaki haftalık dergisiyle bilinen IHS Jane’s kurumunun “Terörizm ve Ayaklanma Merkezi”ne(IHS Jane’sTerrorismandInsurgencyCentre: JTIC) göre de2016’da, terör saldırılarında 2015 yılına göre dikkat çekici yükseliş var. Ukrayna’nın doğusundaki tartışmalı coğrafyada bile düşük yoğunluklu asimetrik saldırılarda artış var.
JTC’nin 2016 verilerine göre bazı istatistiki bilgiler şöyledir:
• 2016’da dünya çapındaki saldırıların %45’ine ev sahipliği yapan 2 ülkeden Suriye’de 7.497, Irak’ta 3.350 saldırı gerçekleşti.
•Kaydedilen terör saldırılarının %18’ini, ölenlerin %39’unun sorumluluğunu IŞİD terör örgütü taşımaktadır.
• Ukrayna’da 4 kat artış gösteren silahlı saldırı sayısı 2016’da 4.449’a ulaştı.
• Yemen’de %76’lık artış gösteren terör saldırıları 2016’da Türkiye’de de büyük bir çıkış yaşayarak %110’luk artış kaydetti.
• 2016’da her bir güne 86 saldırının gerçekleştiği Ekim ayı, diğer aylara göre en fazla terör saldırısı gerçekleşen aydı.
Son 2 yıl (2015 ve 2016) içerisinde IŞİD, en aktif terör örgütüydü. 4.236 saldırısı sonucunda 10.807 silahsız insan (sivil) hayatını kaybetti.
IŞİD, 2016’da Orta Doğu dışında, 2015 yılına göre %8’lik artış kaydederek, tüm terör saldırılarının %16’sını gerçekleştirdi.
Bu arada terör saldırıları artış kaydeden bir diğer örgüt de, evvelce “el-Nusra Cephesi” olarak bilinen, Suriye’deki el-Kaide türevi “el-Şam Fatih Cephesi” (JabhatFath al-Sham) oldu.IŞİD’e göre daha uzun dönemli olan el-Şam, IŞİD’le aynı derecede büyük bir tehdittir. 2015 yılına göre terör saldırılarında %20 artış kaydeden el-Şam Fatih Cephesi, 687 saldırının sorumlusudur.
Terör konusunda güvenilir bilgilere sahip bir diğer kuruluş da İsrail’in “İsrail Milli Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü” (IsraeliInstituteforNational Security Studies) olup, bu kuruma göre 28 ülkedeki 469 suikast sırasında kimliği belirsiz 800 fail bulunmaktadır.
Bu İsrail enstitüsünün raporlarına göre 2015’teki 207 adetlik bombalama olayına karşılık 298 bombalı saldırının gerçekleştiği Orta Doğu’daki anılan saldırılarda %45’lik artış gerçekleşti.
İlaveten; intihar saldırılarında ve bu saldırılar sonucu ölen kurbanların sayısında da büyük artışlar yaşandı. 2015’te 353 intihar saldırısı sonucu 2.294 kişi ölürken, 2016’da 513 intihar saldırısı ve 3.915 ölüm gerçekleşti. Orta Doğu’daki intihar saldırılarının %90’ı IŞİD veya taşeron örgütler vasıtasıyla gerçekleşti.
İntihar saldırılarının artış kaydettiği ülkeler arasında Türkiye de var. 2015’te 5 intihar saldırısına karşılık 2016’da 21 intihar saldırısı gerçekleşti.
Türkiye’deki canlı bomba saldırılarının 9’u IŞİD, 12’si ise PKK terör örgütü tarafından gerçekleştirildi.
2016 yılı ile ilgili bir diğer önemli istatistiki bilgi de, intihar bombacıları içerisinde sayıları azalsa da hala önemli sayıda bulunan kadın militanlardır.
Son Söz: 2016 yılı küresel terör raporlarında oldukça fazla bilgiler var. Afrika’da BokoHaram’ın artan saldırıları ile Avrupa’da Fransa, İngiltere ve Almanya gibi 3 önemli ülkedeki artan canlı bomba saldırıları gibi. Ne yazık ki, ne zaman ve nerede hortlayacağı bilinmeyen küresel terör ve canlı bombalarıyla kuşatılmış durumdayız! Ama dünya hala duyarsız!

Ali İsmail Korkmaz, mezarı başında anıldı

0

ESKİŞEHİR’deki Gezi Parkı eylemleri sırasında dövülerek hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz,ölümünün 4’üncü yıldönümünde mezarı başında anıldı.

Merkez Antakya İlçesi Ekinci Asri Mezarlığı’ndaki anma etkinliğine Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz, ağabeyi Gürkan Korkmaz, babası Şahap Korkmaz ile Hatay’daki Gezi Parkı eylemleri sırasında hayatını kaybeden Abdullah Cömert’in annesi Hatice Cömert’in ve çok sayıda vatandaş katıldı. Oğlunun mezarı başında ağlayan anne Emel Korkmaz, ‘Bu kadar erken gideceğini biliyor muydun Ali’m’ Ama sen artık yoksun Ali’m? diye ağıt yaktı. Anma etkinliği, yapılan konuşmaların ardından sona erdi.

Kaymakam Soytürk’e Hayırlı Olsun Ziyareti.

0

Hatay Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (HESOB) 2.Başkanı Uğur Fırat ve beraberindeki esnaf oda başkanları, İlçemiz Kaymakamı Recep Soytürk’ü makamında ziyaret ederek, yeni görev yerinin hayırlı olması konusunda dilek ve temennilerini dile getirdi.
Kaymakamlık toplantı salonunda gerçekleşen ziyaret esnasında, esnaf oda başkanlarımızın nazik ziyaretlerinden dolayı memnuniyet duyduğunu ifade eden Kaymakam Soytürk, iyi dileklerinden dolayı ayrıca teşekkür etti.

Kaymakam Soytürk, kendisinin de bir esnaf çocuğu olduğundan bahsederek, esnaf olmanın en önemli unsurlarının hoşgörülü, güler yüzlü ve yardımsever bir tavır sergilemek olduğunu dile getirdi.

Esnaflarımızın ülke ve kent ekonomisinin bel kemiğini oluşturduğuna da dikkat çeken Kaymakam Soytürk, “Çok değerli esnaflarımız, kıymetli halkımız ve şehrin dinamikleri ile kaynaşma ve bütünleşme sağlamak suretiyle hep birlikte el ele vererek ve çeşitli projeler geliştirerek İskenderun’un kalkınması ve gelişmesi için gayret göstereceğiz” dedi.

Hoşsohbet ortamında gerçekleşen ziyaretin sonunda günün anısına fotoğraf çekildi