Pazartesi, Nisan 13, 2026
No menu items!
Ana Sayfa Blog Sayfa 3226

İskenderunlunun demokrasi yürüyüşü coşkusu…

0

Türkiye’de geçen yıl 15 Temmuz’da gerçekleştirilen darbe girişiminin birini yılında tüm yurtta olduğu gibi İskenderun’da da vatandaşlar demokrasi yürüyüşüyle milli iradesini bir kez daha ortaya koydu.

Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla İskenderun’da da çeşitli etkinlikler yapıldı. Vatandaşlar akşam saatlerinde ellerinde Türk Bayraklarıyla Atatürk anıt alanı önünde toplanıp Şehit Pamir ve Ulucami caddelerini kapsayan demokrasi yürüyüşü gerçekleştirdi. Demokrasi Yürüyüşüne atıyla katılan 55 yaşındaki İbrahim Şit de vatandaşların ilgi odağı oldu. Atıyla birlikte yürüyüşün ön saflarında yer aldı.

Ellerinde Türk Bayrakları bulunan kalabalık topluluk tekbirler getirilerek ‘Şehitler ölmez, Vatan bölünmez’ sloganları atılan yürüyüş, Atatürk Anıt Alanı’na noktalandı.

‘15 Temmuz Demokrasi Yürüyüşü’ programına katılan protokol üyeleri, akademisyenler, STK’lar, işadamları, öğrenciler, vatandaşlar Anıt Alanı’nda toplanarak şehitler için saygı duruşu ve İstiklal Marşı okudu. İlçe Müftülüğü tarafından salaların okunmasının ardından etkinlikte, şehitler için yine dualar edildi.

Vatanın sahipsiz olmadığını vurgulayan İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil “Milletimiz hainlere en güzel cevabı 15 Temmuz gecesinde vermiştir. Bu bayrak uğruna, bu vatan uğruna nice şehitler verildi. Yüce rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü tehlikelerden korusun. Bizlere düşen en büyük görev birlik ve beraberliğimizi korumaktır” dedi.

İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk, İSTE Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli, İskenderun 39’uncu Mekanize Piyade Tugayı ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Tevfik Erkan Olgay, İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, İskenderun İlçe Emniyet Müdürü Zeki Balcı, AK Parti İskenderun İlçe Başkanı Ayhan Bodur, MHP İskenderun İlçe Başkanı Turan Bozkurt, Belediye Başkan Yardımcıları Mehmet Bilgin, Ahmet Çetinkaya, Meclis Üyeleri, İSTUDER Başkanı Sabahattin Uygun, İş adamları, STK’ların yanı sıra vatandaşlar katıldı.

İskenderun Anıt Alanı’nda 15 Temmuz’un yıldönümü dolayısıyla gece geç saatlere kadar birçok etkinlikle devam etti, vatandaş geceyi nöbet tutarak geçirdi.

Anıl Keseroğlu erkekliğe ilk adımı attı…

0


Gazeteci Cuma Keseroğlu’nun oğlu Anıl, Sapphire’de yapılan sünnet düğününde meslektaşlarının yoğun ilgi gösterdiği düğün merasimiyle erkekliğe ilk adımı attı.

Sapphire kır düğün tesislerinde gerçekleştirilen düğünde baba Anne Ayşe- baba Cuma Keseroğlu tüm konuklarını kapıda karşıladılar. Sünnet düğünü, gecenin prensi Anıl, süslenmiş bir at ile kirvesi Diyap Atar ile birlikte salona girmesiyle başladı. Anıl, alkışlar içinde salona girdikten sonra, konuklar çalan müzik eşliğinde dans ettiler, halay çektiler. Gecenin yıldızı Anıl, konuklarla oynarken, ilerleyen dakikalarda pastasını da kesti.

Gecenin konukları arasında Belediye Başkanı Seyfi Dingil, Ak Parti İlçe Başkanı Ayhan Bodur, MHP İlçe Başkanı Turan Bozkurt, Meclis üyeleri, HBB Zabıta Amiri Ahmet Keskin, İskenderun Zabıta Müdürü Bekir Aksoy, Hatay Nüfus il Müdürü Sakıp Pehlivanoğlu, İGC Başkanı Veysel Cıncık, MHP Milletvekili adayı İbrahim Gül, spor adamları, eski ve yeni siyasi parti temsilcileri, iş adamları ve basın mensupları vardı.

Gece geç saatlere kadar devam eden düğünde, piste çıkıp dans eden, halay çeken gazeteciler, bir de anı fotoğrafı çektirdi.

TÜM ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ

0


Kaymakamlık ile İskenderun Belediyesinin güzel organizasyonu ile Tüm Şehitlerimizi andık…

İskenderun Kaymakamlığı ile İskenderun Belediyesi tarafından 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri anısına düzenlenen Kurumlar arası Futbol Turnuvası son yılların en güzel organizasyonlarından biriydi. İskenderun Belediyesinin sahil kısmındaki Spor kompleksinde yapılan turnuva görülmeye değerdi. Vatan toprağı için şehit olanların yakınlarının da katıldığı törenlerde zaman zaman da duygulu anlar yaşandı.
İskenderun Belediye Başkanı Seyfi Dingil, İskenderun Belediyesi Spor Koordinatörü Levent Erköse, İskenderun Belediye Spor Kulüp Başkanı Levent Duman, İskenderun Belediye Spor kulübünde geleceğin yıldızlarını hazırlayan hocalar Mehmet Kurt, Zeyni Özdemir, Halit Yavuz’un da bulunduğu tüm emeği geçenlere teşekkür ediyor, Şehitlerimizi Saygıyla anıyoruz.

İSKENDERUNSPOR 1967 KULÜBÜ KARAAĞAÇSPOR BÜNYESİNE KATILDI

0


İskenderunspor 1967 kulübünün Karaağaçspor bünyesine katıldığı bildirildi.
İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret eden Karaağaçspor Başkanı Nevzat İnan ile Yönetim Kurulu üyeleri, gelişmelerle ilgili bilgi verdiler.
Türkiye Süper Ligi başta olmak üzere pek çok takıma yıldız futbolcular yetiştiren ve yetiştirmeye devam eden Karaağaçspor’un 10 Temmuz tarihi itibarıyle İskenderunspor 1967 Kulübünü bünyesine kattığını belirten Başkan İnan, geleceğe güvenle bakan bir takım olduklarını söyledi. Yeni stadlarının da sezon için hazır olduğunu vurgulayan Başkan İnan, “Karaağaçspor olarak gençlerimizin önünü açmak ve başarı çıtasını yükseltmek için Bölgesel Amatör Lig’de olmaya karar verdik’’dedi.
YÖNETİM KURULU AÇIKLAMASI
Karaağaçspor Yönetim Kurulu da bir açıklama yaparak, bayrağı daha yükseklere çıkarmaya kararlı olduklarını belirtti.
Yönetim Kurulu’nun açıklaması şöyle:
Türk Futbolu’na önemli isimleri kazandıran ve ciddi yatırımlarıyla en başarılı altyapı kulüplerden biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Karaağaçspor olarak, U11,U12 U13,U14,U15,U16,U17,U18,U19 ve süper amatör lig’de verdiğimiz mücadelenin yanı sıra futbol okulumuzda yüzlerce çocuğumuza futbol aşkını aşılıyoruz. Şimdi de çıtayı daha da yükselterek, profesyonelliğe adım atmaya karar verdik.
Karaağaçspor Yönetimi olarak; altyapıdan yetiştirdiğimiz minik, genç ve amatör kümede mücadele eden futbolcularımızın profesyonel ligde de başarılarını perçinleme, iyi bir gelecek hazırlama yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bölgesel Amatör Lig(BAL)’de mücadele eden İskenderunspor 1967 kulübümüzü Karaağaç’a kazandırdık. Bundan sonra BAL Ligi’nin ardından profesyonel lige çıkmayı da hedefliyoruz.
Unutulmasın ki; İskenderunspor da bizim.. Arsuzspor da bizim.. Kırıkhanspor da bizim.. Payasspor da bizim.. Erzinspor da bizim.. Hatayspor da bizim… Hiçbir kulübümüzü birbirinden ayırmıyoruz. Bu düşünceyle; İskenderunspor 1967 kulübünün renklerimize bağlanması, yıldız futbolcu adaylarının profesyonelliğe adım atmaları yönünde çok önemlidir.
Türkiye’deki tüm kulüplerimizde Karaağaçspor altyapısından yetişen futbolcularımızın olması hedefimizin ne kadar doğru olduğunun bir göstergesidir. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Antalyaspor gibi güzide kulüplerimizde çocuklarımızın başarısı ayakta alkışlanırken, Türk Milli takımında aynı anda forma giyen Selçuk İNAN ve İsmail KÖYBAŞI; işte bu sürecin önemli iki göstergesidir. Altyapıda geleceğe hazırlanan çocuklarımızın da hedefi, işte böyle yıldız futbolcu olmaktır. Biz de Karaağaçspor yönetimi olarak, gençlerimizin önünü açmak ve başarı çıtasını yükseltmek için Bölgesel amatör Lig’de olmaya karar verdik.

Karaağaçspor olarak; sadece başarıya endekslendik. Kulübümüzün kuruluşundan itibaren başarısında pay sahibi olan tüm arkadaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Futbol okulumuzda emeğini hiçbir zaman unutamayacağımız mükemmel futbol adamı rahmetli Yavuz TÜRKÖLMEZ hocamızı da büyük bir sevgi ve saygıyla anıyoruz.
Göreve seçildiğimiz andan itibaren devraldığımız bayrağı daha yükseklere taşımaya kararlıyız ve Karaağaçspor adını Süper Lig’de görmeyi umut ediyoruz. Bizler; profesyonel futbol ligine ilk adımı attık ve bundan sonraki süreçte teknik kadro ve sporcu kardeşlerimizle daha da başarılı olacağımıza inanıyoruz. Tüm Karaağaç, Arsuz ve İskenderunumuz’a hayırlı olsun.

Otomobil Dereye Uçtu: 1 Ölü, 4 Yaralı

0


Hatay’ın İskenderun ilçesinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkan otomobil dereye uçtu. Kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 2’si ağır 4 kişi yaralandı.

Edinilen bilgiye göre, Suçıkağı Mahallesi’nde akşam saatlerinde dere kenarında seyir halindeki 31 KKH 97 plakalı otomobil yokuş aşağı inerken, henüz bilinmeyen bir nedenle yoldan çıkarak dereye uçtu. Çevredeki vatandaşların haber vermesi üzerine olay yerine jandarma, Hatay Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ile 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada, otomobilde bulunan İbrahim Kırık (39) olay yerinde hayatını kaybederken, yaralanan Ahmet Baysal, Murat Uyanık, Ferhat Sönmez ve Hasan Baysal, dereden güçlükle yola çıkartılarak ambulanslarla İskenderun Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Yaralılardan ikisinin hayati tehlikeyi atlatamadığı, kazayla ilgili soruşturmanın başlatıldığı bildirildi.

UĞUR FIRAT PİYASA DEĞERLENDİRMESİ.

0

Altın fiyatları, ABD’de enflasyonun değişmediğini ve perakende satışların düştüğünü gösteren verilerinin, Fed’in daha da sıkılaştırmaya gideceği beklentilerini zayıflatması ve bunun sonucu doların gerilemesi ile birlikte yükselişini ikinci güne taşıdı. Altının ons fiyatı da uluslararası piyasada 1.230 dolar seviyelerinde yatay seyreden altın fiyatlarının bugün ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Janet Yellen’ın sunumundan sonra hareketlenebilir.Fed Başkanı Yellen’ın bugün ve yarın Temsilciler Meclisi’nde sunum yapacak olması, “Piyasalar Fed’in faiz artırımından çok bilanço küçültmesine ilişkin zamanlamayı akıllara getiriyor. Dün açıklamalarda bulunan Fed yetkilileri birkaç ay içinde bilanço küçültme sürecine başlanmasının verimli olacağını belirtti.Altının bugün 141 ile 142 civarlarında hareket edeceği görülmektedir.

EVVEL TEMMUZ FESTİVALİNİN SON GÜNÜNDE 50 BİN KİŞİ FESTİVAL ÇOŞKUSUNA KATILDI

0


Samandağ Kalkındırma Derneği ile Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzlenen Samandağ belediyesi,Hatay Büyükşehir Belediyesi ve yerel sponsorların katkılarıyla gerçekleştirilen festivalin son gününde samandağ sahillerinde çoşku üst düzeylere çıktı. 50 bin insan bir anda şarkılara eşlik etti.
SAMANDAĞ SAHİLLERİNDE EMRE AYDIN FIRTINASI ESTİ
Ali İsmail Korkmaz Festival Alanı’nda gerçekleşen gece programında; Manik Atak Rock Grubu ardından M. Cemil Yeşil & Dünya Şarkıları Orkestrasının ardından ünlü sanatçı Emre Aydın Samandağ Belediyesi sponsorluğunda sahne alarak Samandağlılara unutulmaz bir gece yaşattı. Sanatçı Emre Aydın Konserin sonunda Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir’e ve Festival komitesine teşekkür etti.
Sanatçı Emre Aydın Samandağ ilçesinin hayatında ayrı bir yeri olduğunu ve ilk klibini “git”adlı şarksına bu sahillerde çektiğini belirterek yoğun ilgiden dolayı teşekkür ettiğini belirtti. Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir’e bu buluşmayı sağladığı için teşekkür etti.
EMRE AYDIN KONSERİNDE İZDİHAM
Hatay’ın yanı sıra çevre İl ve İlçelerden de katılım sağlanırken, konser alanında büyük coşku yaşandı. Çok sayıda kişinin katıldığı konserde izdiham yaşandı.
“FESTİVAL HER GEÇEN YIL BÜYÜYOR”
Samandağ Kalkındırma Derneği yönetim kurulu üyesi Semih Yorgun kapanış konuşmasında şunları söyledi: ” Bu sene festivalimizde sizlere dolu dolu bir program yapmaya çalıştık. Ahmet Atakan anısına masa tenisi Turnuvası. Berkin Elvan ansına 200’e aşkın sporcunun katılımıyla satranç turnuvası gerçekleştirdik. Tavla turnuvası organize ettik. Çeşitli paneller yaptık. Rüzgar Enerji Santrallerinin tehlikelini konuştuk. Türkiye’de değişen resim erkek egemen politikaları ve alevi kadınların durumunu konuştuk. Elimizden gelindiğince siz Samandağ halkına yakışır bir program yapmaya çalıştık. Bu festival Samandağ halkının değişmez bir parçası olmuştur. Festival her geçen yıl büyüyor. En büyük arzumuz, festivalin sadece Samandağ merkezinde değil, bunu binlerce yıldır kutlayan coğrafyanın tamamını festival etkinliklerine katacak çalışmalar yapmak. Binlerce yıldır kutlanan diye ifade ettik, çünkü bu coğrafyada yaşayan halklar, kadim zamanda ekinlerini birlikte toplayıp, ürettiklerinin kardeş sofrasında işte bu kumsallar üzerinde bağdaş kurup halaya durdular. Terli alınlarıyla toprağın bereketine minnet duyan bakışlarıyla yan yana oldular. Onlar ne dine ne dile nede ırka baktılar. Onlar sadece emek veren üreten olarak insan olmanın ortak paydasında yarınlara koştular ve sizler, bu topraklara kök salan sevginin, kardeşliğin mekanı yürekler, işte bu geçmişiyle sürer onca zamandır bu bayram, bu kucaklaşma, bu festival, böylesi zamanlarda değil sadece her daim, renklerin bir aradalığını, barışın hükmünü duyurdunuz ve yine bu kumsallardan nasırlaşmış yürekleri titrettiniz yan yana oluşunuzla ve ne mutlu bizlere ki bu yılda bu mirasın sahipliğini gösterdik farklıklardan korkan karanlıklara. Bu festivalin sizlere ulaşmasında emeği geçen herkese tüm yerel basına, sponsorlara, Samandağ Belediye başkanı Mithat Nehir’e, Büyükşehir Belediye başkanı Lütfü Savaş’a ve özellikle festivale sahip çıkan halkımıza teşekkür ederiz.”

Kalp Krizi Denizde Yakaladı

0


Hatay’ın Arsuz ilçesinde denizde kalp krizi geçiren 60 yaşındaki Yusuf Aktaş, boğularak hayatını kaybetti.

Edinilen bilgilere göre, İskenderun’da ikamet eden Yusuf Aktaş (60), hafta sonu sabahın erken saatlerinde tek başına Arsuz ilçesine denize gitti. Denizde kalp krizi geçiren Aktaş’ın cansız bedeninin kıyıya vurması sonrası etraftaki vatandaşlar tarafından tesadüfen görülerek, jandarmaya ve 112 acil servise haber verildi.

Ambulans ile İskenderun’da özel bir hastanenin acil servisine kaldırılan Aktaş’ın, kalp krizi geçirdiği ve boğularak öldüğü belirlendi. Aktaş’ın cenazesi otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. –

Khk’lar İptal Edilsin!

0

Hatay Barosu, yaşanan olumsuzluklardan dersler çıkartılarak, kamu hizmetlerinde ve görevlerinde cemaat ve menfaat grupları yapılanması olmaksızın liyakatın esas alınmasını istedi. Konuya ilişkin Baro açıklamasında, “Ancak şimdilerde de bu durumun olmadığını görüyoruz” değerlendirmesi yapıldı.
Hatay Barosu Yönetimi adına Başkan Av. Ekrem Dönmez’in imzasını taşıyan açıklamada, yapılması gerekenin, yargıya, yargı dışı her türlü müdahaleyi önleyen, liyakat esasına dayalı güvenilir bir sistemin kurulması olduğu belirtildi ve “Maalesef, halk iradesinin tecelli noktası olan yasama organı TBMM devre dışı bırakılmıştır. Keyfilik, hukuksuzluk ve parti devletinin tüm uygulama-larını hep birlikte yaşamakta ve görmekteyiz. Ülkemizin uçurumun kıyısından döndüğü hain darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz’dan iki gün sonra, Genelkurmay Başkanlığı’nın ‘Darbe püskürtülmüştür’ beyanına rağmen ülkemiz OHAL sürecine sürüklenmiş ve bugüne kadar çıkartılan toplam 25 adet KHK’larla hukuk devleti ilkesi ayaklar altına alınmıştır” denildi.
Hatay Barosu açıklamasının son bölümünde ise şu mesaja yer verildi:
“Bundan sonraki süreçte beklentimiz, bir cadı avına dönüşen, fiili olarak darbe girişimi sonlandırılmasına rağmen hukuka ve insan haklarına aykırı bir şekilde yürürlüğe konulan OHAL’in sonlandırılması ve KHK’lerin iptal edilmesidir.”

ASAŞ SPORLULARIN HAVUZ KEYFİ

0


Bölgemizin genç teknik direktörlerinden Halit Ersoy’un çalıştırdığı İskenderun Asaş Spor futbol okulunun geleceğin yıldız futbolcuları, hafta içi yorgunluğunu Arsuz yolu üzerindeki Casmin otelde havuzunda serinleyerek giderdiler. Asaş Filtre Fabrikası yönetim kurulu başkanı Zeki Göçmen’de futbolculara hamburger ikram etti.
Haftanın belirli günlerinde İskenderun Belediyesi Spor tesislerinde çalışmalarını sürdüren İskenderun Asaş Spor’un yıldız futbolcuları, zaman zaman da çeşitli etkinliklere katılarak eğitimlerini sürdürüyorlar.

FİLM;Saklambaç: Ölüm Oyunu

0


Vizyon tarihi 21 Temmuz 2017 (1s 20dk)
Yönetmen Samet Çakırtaş
Oyuncular: Yusuf Karakuyu, Buse Naz Çınar, Ali Akgöl devamı
Tür Gerilim
Ülke Türkiye
Özet ve Detaylar
Üniversite öğrencisi bir grup genç, hafta sonu tatilinde değişik bir şeyler yapmak ister. Çevre köylerden birine gezmeye gitmeye karar verip yola çıktıklarında, başlarına gelen esrarengiz olaylar sonucu araçları çamura saplanır. Aracı saplandığı yerden kurtarmaya çalışıp başaramayan gençler, çareyi yardım istemekte bulur. Yardım çağırmak için evlerden birine girerler ve hiç tahmin etmedikleri olaylarla karşılaşırlar. Başlarına gelen olayları anlamaya çalışan grup, kendilerini bu ölüm kalım savaşından kurtarmak için nefes kesen bir mücadele gerçekleştirecektir.

KİTAP;Kelimeler Şehri

0


City of Words
Alberto Manguel
Yapı Kredi Yayınları
Kategoriler
Edebiyat / Deneme
Katkıda Bulunanlar
Editör Esen Ezgi Taşçıoğlu, Begüm Kovulmaz
Çevirmen Esen Ezgi Taşçıoğlu
Kitabın Tanımı
Alberto Manguel, Massey Konferansı sunumunun kitaplaştırıldığı Kelimeler Şehri’nde, dünya üzerinde bir arada yaşamamızın nasıl mümkün olacağını sorguluyor ve toplumlar arasındaki giderek artan tahammülsüzlüğe edebiyat cephesinden yaklaşarak, sorusunun cevabını toplum mühendisleri yerine yazarlar, şairler, sanatçılar ve “hikâyelerin” verebileceğini söylüyor. Hikâyeler insanlığın ortak değerleridir ve dil, din, ırk ayrımlarından etkilenmeden herkesi insani bir paydada birleştirirler. Manguel’e göre, insanlık hallerini daha iyi kavramanın yolu, Gılgamış’tan Don Quijote’ye, Babil Kulesi’nden Hal’in dijital ekranına, bütün insanlığa mal olan kült hikâyelerle efsaneleri araştırmakta yatıyor. “Niçin kimliğin tanımlarını kelimelerde arıyoruz ve böylesi bir arayışta hikâye anlatıcısının rolü nedir? Dil, dünya tahayyülümüzü ne şekilde belirliyor, sınırlandırıyor ya da genişletiyor? Anlattığımız hikâyeler kendimizi ve başkalarını algılayışımıza nasıl yardımcı oluyor? Böylesi hikâyeler, bütün bir topluma, doğru ya da yanlış, bir kimlik ödünç verebilir mi? Son olarak, hikâyelerin bizi ve içinde yaşadığımız dünyayı değiştirmesi mümkün müdür?”

HAMİLELİKTE GÖZ PROBLEMLERİNE DİKKAT!

0


Hamilelik sürecinde yaşanan fizyolojik değişimler, vücutta çeşitli sistemleri etkileyerek bazı rahatsızlıkları da beraberinde getirebiliyor. Bu dönemde özellikle göz sağlığı olumsuz etkilenerek görme kayıpları ortaya çıkabiliyor. Hamile hastaların bu özel durumları göz önünde bulundurularak, anne ve bebek sağlığına zarar gelmeyecek şekilde tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Göz Ünitesi’nden Dr. Bekir Sıtkı Aslan, hamilelikte göz sağlığını korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.

Görmede bulanıklık oluşabilir
Hamilelik, gözde kırma kusuru değişikliğine neden olmaktadır. Progesteron ile bağlantılı olarak kornea dokusunun yani gözün en öndeki bombe saydam tabakasının su tutma özellikleri değişir. Bunun sonucunda görmede bulanıklık ve özellikle kontakt lens kullananlarda lense karşı aşırı bir duyarlanma gelişebilir. Bu dönemde kontakt lens kullanımının ertelenmesi doğru bir tercih olmaktadır. Her ne kadar hamilelerde görme problemleri fizyolojik nedenlerle gelişebilse de, görme ile ilgili şikayeti olan tüm hamile kadınların yakınmaları büyük bir hassasiyetle ele alınmalı ve özenle bir ayırıcı tanı çalışması gerçekleştirilmelidir.

Ciddi hastalıklar tetiklenebiliyor
Hamilelikte fizyolojik etkenler damarsal değişimleri tetikleyebilmektedir. Bunlar arasında kafa içi damarlarda yapısal bozukluklar, göz retina arter tıkanıklıkları, kendiliğinden gelişen göz çukuru kanamaları ve hipofiz bezi kanamaları sayılabilmektedir. Hormonal değişimler hipofiz bezi ve göz boşluğunun iyi ve kötü huylu tümörlerinin büyümelerine ve daha da belirginleşmelerine yol açabilmektedir. Hamilelik doğrudan bu tümörlerin oluşma nedeni değildir ancak daha önce meydana gelmiş olan oluşumlar bu dönemde daha belirgin hale gelebilmektedir.

Kan basıncı ölçümü çok önemli
Hamile kadınlarda preeklampsi ve eklampsi adıyla tanımlanan damarlarda değişikler sonucu ortaya çıkan durumlar mutlaka araştırılmalıdır. Hamile hastaların kan basıncı mutlaka ölçülmelidir. Eklampsinin görme yollarının tümünü etkileyebileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Preeklampsi aşamasında öne çıkan bulgular hipertansiyon ve idrarla aşırı protein atılmasıdır. Preeklamptik hastalar eklampsi aşamasında istem dışı kasılmalarla hatta koma hali ile hastaneye ulaştırılabilmektedir.

Vakit kaybedilmeden uzmana başvurulmalı
Bu hastaların yapılan göz muayenelerinde; görme siniri ödemi, hipertansiyona bağlı retina değişiklikleri, göz damarsal tabakasında tıkanıklıklar, ağ tabakada sıvı toplanması görülebilir. Hamile hastalarda beyin dokularında ve bunun sonucunda görsel alanda hasarlanma, buna bağlı olarak serebral körlük gelişebilir. Tedavi edilmeyen kişilerde, daha ileri aşamalarda hızla geri dönebilen beyin dokusu tutulumu gelişebilir.

Kafa içi basınç artışına dikkat!
Hamilelerde görme siniri ödemi sıklıkla sebebi belli olmayan kafa içi basınç artışı nedeniyle gerçekleşmektedir. Hamilelik döneminde pıhtı oluşma eğilimi nedeniyle damar tıkanıklıkları ve özellikle kafa içi pıhtılaşma atlanmamalıdır. Sebebi bilinmeyen kafa içi basınç artışı hamile kadınlarda sıklıkla vücutta kontrolsüz sıvı birikimi ile birlikte seyreder. Bu iki durumun dikkatle ele alınması gerekir. Bu hastalar için yakın takip çok önemli olmakla birlikte, genellikle kilo artışının kontrolü vücutta dengelerin korunmasına yardımcı olmaktadır.
Görme sinirinin iltihabı doğurganlık dönemindeki kadınlarda görülebilen bir durumdur ve gebeliğin erken dönemlerinde veya gebelik sonrası gelişebilir. Ara dönemde gebelerdeki bağışıklık sisteminin güçlü olması sayesinde pek görülmemektedir.
Radyasyondan korunmaya özen gösterilmeli
Hamile hastalarda dikkat edilmesi gereken bir diğer durum tanı araçlarının dikkatle seçilmesi ve kullanılmasıdır. Zorunlu ise bilgisayarlı tomografi çekileceği sırada karın bölgesi bir radyasyon geçirmeyen kalkanla korunmalıdır. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gebelerde en sık kullanılan tanı aracıdır. Kontrast madde kullanımının diğer görüntüleme yöntemlerinde olduğu gibi göz damarlarının görüntülemesinde kullanımı dikkat gerektirir ve çok zorunlu olmadıkça ertelenmelidir. Hamilelerde kan koagülasyon özellikleri de kapsamlı araştırılmalıdır.

17 TEMMUZ TARİHTE BUGÜN

0

17 Temmuz
Olaylar
1453-Fransızlar İngilizler karşısında Castillon Muharebesi’ni kazandı.
1815-Napolyon Rochefort’da İngiliz kuvvetlerine teslim oldu.
1867-Marx’ın “Das Kapital” adlı eserinin ilk cildi yayımlandı.
1879-İstanbul’da tersane işçileri greve girdi.
1907-Resim sanatında Kübizm akımı doğdu.
1918-Bolşevikler, Rus Çarı II. Nikolay’ı, eşini, çocuklarını ve dört sadık yakınını Yekaterinburg’da idam ettiler.
1934-Atatürk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ilk kez Bolu’ya geldi.
1936-Cumhuriyetçi Halk Cephesi koalisyonuna karşı askerlerin ayaklanması ile İspanya İç Savaşı başladı.
1944-Patlayıcı yüklü iki gemi Port Chicago’da çarpıştı: 320 ölü, 400 yaralı
1955-Disney parklarının ilki, kapılarını Kaliforniya’da açtı: Disneyland.
1975-Amerikan uzay aracı Apollo ve Rus uzay aracı Soyuz uzayda birleştiler.
1976-Kanada’da Montreal Yaz Olimpiyat Oyunları başladı.
1998-Uluslararası Ceza Mahkemesini kuran Roma Statüsü kabul edildi.
2007-Harry Potter ve Melez Prens vizyona girdi.
Tarihte Bugün Doğanlar
1487-Şah İsmail doğdu. 1501-1524 arasında İran’a hükmeden Safevi hanedanının kurucusu, İran’ı Sünnilik’ten Şiiliğe geçirdi.
1884-Boris Vladimiroviç Asafiev, Rus müzikolog ve besteci.
1899-James Cagney, ABD’li aktör (ö. 1986)
1917-Kenan Evren, Türkiye Cumhuriyeti 7.cumhurbaşkanı ve TSK’nin 17.Genelkurmay Başkanı
1954-Angela Merkel, Alman politikacı, başbakan.
1972-Jaap Stam, Hollandalı futbolcu
1971-Ari Barokas, Duman grubunun bassçısı
1974-Claudio López, Arjantinli futbolcu
1975-Evgeniya Artamonova, Rus voleybolcu
1976-Dagmara Dominczyk, Polonyalı aktris
1976-Marcos Senna, İspanya Millî Futbol Takımı futbolcusu
1977-Marc Savard, Canadalı hokey oyuncusu
1978-Katharine Towne, Amerikalı Aktris
1979-Mike Vogel, Amerikalı Aktör
1980-Ryan Miller, NHL hokey oyuncusu
1980-Javier Camuñas, İspanyol Futbolcu
1982-Natasha Hamilton, İngiliz şarkıcı (Atomic Kitten)
1983-Irini Psyhrami, Yunan şarkıcı
1983-Ryan Guettler, Avusturalyalı profesyonel BMX sürücüsü
1983-Adam Lind, Amerikan beyzbol oyuncusu
1984-Sotiris Leontiou, Yunan Futbolcu
1985-Michael Rattacasa, Çevre Bilimcisi
1985-Neil McGregor, İskoçyalı Futbolcu
1985-Tom Fletcher, İngiliz şarkıcı (McFly)
1986-Dana, Koreli şarkıcı/dansçı/aktris (TSZX)
1986-Özlem Yılmaz Türk aktris
1988-Mike Vogel, Amerikalı aktör
Tarihte Bugün Ölenler
1166-Abdülkadir Geylani, İslam bilgini (d. 1077)
1790-Adam Smith, Emek-değer teorisine katkılarıyla bilinen İskoç politikacı, ekonomist (d. 1723)
1912-Henri Poincaré, Fransız matematikçi ve fizikçi (d. 1854)
1918-II. Nikolay, Rus çarı (idam edildi) (d. 1868)
1959-Billie Holiday, ABD’li şarkıcı, şarkı sözü yazarı, besteci (d. 1915)
1961-Emin Halid Onat, Türk mimar (d. 1908)
1967-John Coltrane, ABD’li caz müzisyeni ve saksafoncu (d. 1926)
2005-Edward Heath, İngiliz siyasetçi, başbakan (d. 1916)
2006-Mickey Spillane, ABD’li yazar (d. 1918)
2009-Orhan Şengürbüz, Spor Spikeri
2012-Hakan Celayir, Ressam, Heykeltıraş, Enstelasyon sanatçısı

“Hukuk kurallarını koyanlar hukuk kurallarına uymalıdır”

0

Türkiye’nin dünyaca ünlü hukukçusu Prof. İbrahim Kaboğlu, Samandağ’daki panelinde, “Hukuk kurallarını koyanlar hukuk kurallarına uymalıdır” mesajı verdi.

Türkiye’nin dünyaca ünlü hukuk profesörlerinden İbrahim Kaboğlu, önceki gün geldiği ilimiz Samandağ ilçesinde katıldığı panelde, hukuk kurallarını koyanların bu hukuk kurallarına uymaları gerektiğini bildirdi.
Samandağ Evvel Temmuz Festivali kapsamında bir panel vermek üzere Hatay’a gelen Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, “Anayasa değişikliği altında yeni ekonomik düzende devletin yeri” konusunu işledi.
Av. Çetin Sakallı yönetimindeki paneldeki sunumunda, sıcak ortamda sıcak bir ilgi ile karşılandığının altını çizen Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, konuşmasına, “Bu sıcak günde sıcak karşılanma, sıcak ilgi, gerçekten ilk kez geldiğim Samandağ’da çok anlamlı benim için. Türkiye için sıcak politika demiyorum. Keşke Türkiye’deki politika da sıcak olsaydı. Hayli gerilimli, tansiyon yüksek. O bakımdan, biz, bu tansiyonun dışında burada gerçek zemininde konuşacağız” diyerek başladı.
rof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Perşembe akşamı Samandağ’da “Evvel Temmuz Bayramı” kutlamaları kapsamındaki sunumunda şunları söyledi:
“Anayasa’nın 63. Maddesi; devlete tarihsel, kültürel ve doğal varlıkları koruma yükümlülüğü yükler. Benim gördüğüm kadarıyla, 2001’den bu yana geleneksel hale getirdiğiniz bu festivalin konusu, anayasanın diğer birçok maddesi arasında, 63. Maddesi çerçevesinde korunan değerleri belirtilmektedir. Bu bakımdan sizleri kutluyorum.
Peki, bu bağlantı ne ifade ediyor? Bu bağlantı şunu ifade ediyor… Biz, anayasa dediğimiz zaman hep İktidar, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis, Hükümet gibi kavramları hatırlarız. Ve nitekim, 16 Nisan’da hatırladığımız metinde de daha çok onlar vardı. Onlardan çok yürütme vardı, yürütmeden daha çok Cumhurbaşkanı vardı, Cumhurbaşkanından daha çok Devlet Başkanı vardı, Devlet Başkanından daha çok tek kişinin iktidarlığı vardı.
Ve ne yoktu? İnsan yoktu orada. Ne yoktu? Ülke yoktu orada.
Oysa anayasa dediğimiz zaman, önce ülke üzerinde yaşadığımız topraklar, değerler, tarihsel varlık, yer altı ve yer üstü zenginlikler, yani flora ve fauna, sonra bizler, yani insanlar, en sonunda bizlerin yeryüzünde yaşadığımız belirli bir toprak parçasında ortak yaşama iradesini ortaya koyarak oluş-turduğumuz siyasal altyapı, siyasal örgüt, ona da devlet diyoruz.
Bazı meslektaşlar derler ki, ‘devlet anayasayla doğar, anayasa ile yaşar’… Bu topraklar üzerinden şu değerleri esas alarak, şu ilkeler etrafında biz anlaştık, uzlaştık ve bu değerleri birlikte yaşamak vesilesiyle gelecek kuşaklara aktaracağız. Bunu da anayasa adı verilen belgeye yazdık. İşte bu belge bakımından, Türkiye için hayli hayli yeşertir. Çünkü Türkiye cumhuriyeti bir anayasa ile doğmuştur. 1921 Anayasası ve daha sonra hep bir anayasayla yoluna devam etmiştir, yaşamıştır.
Ama dikkat edin ki, kesintiler olmuştur. Fakat kesintiler sırasında bile anayasa hiçbir zaman gündem dışına çıkmamıştır, çıkarılmamıştır. Hep bir anayasal reform içerinde olmuştur.1960’da böyle oldu, 1971 de böyle oldu, 1980 de böyle oldu. Anayasal düzeni askıya aldık, fakat yeni bir anayasal düzen kurmak amacıyla yola çıktık. Hukuk mutlaka var olmuştur. Şimdi bunu belirtmemin nedeni, günümüzde biz anayasayı da devleti de tanımlarız. Ve hukuk devletinde şöyle bir tanım yapılır. Devlet nedir? Devlet hukuk kuralları bütünüdür.
Peki, hukuk kuralları nedir? Hukuk kuralları, belirli bir toprak parçası bütününde ortak yaşama vadesiyle bir araya gelen bütün insanların uymak zorunda olduğu kurallardır. Peki yöneticilerde mi uysun buna? Evet, Hukuk Devleti, yöneticilerinin ve yönetilenlerin hukuk önünde eşit olduğu devlettir. Kaldı ki, demokratik toplumda öncelikle yöneticiler hukuka uymalıdır ki herkesin hukuka uymasını sağlamalıdırlar. Doğru hukuk kuralları siyasal süreçler sonunda kurulur. Hukuk kurallarını koyanlar hukuk kurallarına uymalıdır.”
Panel, sunum ardından soru cevap bölümüyle sona erdi.

NE ASKERİ DARBE NE SİVİL DARBE

0

15 Temmuz hain darbe girişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Hatay milletvekili Serkan Topal, “15 Temmuz’da millete ve devlete karşı yapılmak istenen hain darbe girişimi, parlamento çatısı altında tüm partilerin demokrasiden yana ortak tavrı ve halkın sokaklardaki büyük direnişi sayesinde bozguna uğratılmıştı. Türkiye zor bir sınav vermiş ve milletimizin ve siyasi partilerimizin kararlı duruşu sayesinde millete ve devlete yönelen FETÖ darbe girişimi boşa çıkarılmıştır” dedi.
Böyle Acıları Yaşamamak İçin İşleyen Bir Demokrasi İnşa Etmeliyiz
Darbe girişimine karşı koyarken şehit olan yurttaşlarımıza değinen Topal, bir daha böyle acılar yaşamamız için demokrasimizin güçlendirilmesi gerektiğine işaret ederek, “15 Temmuz gecesi demokrasimiz için bedel ödeyen 249 şehidimize Allah’tan rahmet diliyor, milletimizin bir daha böylesine acılar yaşamamsı için işleyen bir demokrasiyi inşa etmeliyiz diyorum” dedi.
15 Temmuz sonrası OHAL uygulamasına değinen Topal, “15 Temmuzda yaşanan hain darbe girişiminin akabinde, 20 Temmuz 2016’da Olağanüstü Hal ilan edilmiş, ülke o günden itibaren tam bir yıldır OHAL ile yani fiili bir sivil darbe anlayışıyla hükümetin yayınladığı olağanüstü KHK’larıyla yönetilmektedir.
AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan, 20 Temmuz akşamı “Olağanüstü hal ilanının amacı ülkemizde demokrasiye, hukuk devletine, vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerine yönelik bu tehdidi ortadan kaldırmak için gereken adımları en etkin ve hızlı şekilde atabilmektir.” Başbakan Yıldırım’da ‘Biz OHAL’i Devlete ilan ettik millete değil” demişti.
Ancak OHAL süreci uygulamaları sonrası, henüz yargıç karşısına çıkarılmadan, 115 bin kamu görevlisi ihraç edilirken, 71 binin üzerinde gözaltı, 50 binden fazla tutuklama yapıldı. 162 bin kadar kişi hakkında işlem yapılırken, 47 bin civarında kişi adli kontrol şartıyla serbest kaldı, 7 bin 605 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı. 140 bin pasaport iptal edilirken işsiz kalan 124 bin kişi ile Türkiye yarı açık bir cezaevine dönüştürüldü. Bu uygulamaların hala devam ediyor olması hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Vatana ve devlete ihanet eden herkes elbette ki cezasını en ağır şekilde çekmelidir. Bizim adalet arayışımız aynı zamanda gerçek suçluların da cezasını çekmesi içindir” dedi.
Bu Millet Darbe Gecesi Ne Olup Bittiğini Öğrenmek İstiyor.
Darbeye ilişkin olarak kurulan meclis araştırma komisyonun çalıştırılmamasını eleştiren Topal, “Bu millet darbe gecesi ne olup bittiğini öğrenmek istiyor. 15 Temmuz FETÖ Darbe girişimi sonrası kurulan, TBMM darbeyi araştırma komisyonunun gerçekleri ortaya çıkarması bizzat iktidar partisince engellenmiş, komisyonun verimli çalışması için gerekli ortam yaratılmayarak, dinlenmesi gereken kişilerin komisyona çağrılmasına karşı çıkılmıştır. Neden?
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak geçmişten buyana tavrımızı net bir şekilde ortaya koyduk. Ne askeri darbe ne sivil darbe diyerek, her türlü darbenin karşısında duracağımızı kamuoyuna ilan ettik. Biz ülkemiz yurttaşlarının çağdaş değerleri benimsemiş bir demokrasiyi hak ettiğini biliyoruz ve onun mücadelesini yürütüyoruz.
Bir daha böyle alçak girişimlerle karşılaşmamanın yolu, ekonomik refahı yükselmiş, insanlarımızın can ve mal güvenliğinin temin edildiği, istihdam sorunu çözülmüş çağdaş bir demokrasinin yerleşmesi ile mümkündür” dedi.

“İçinden Geldiği Gibi” Hatay’da Kültür-Sanat-Edebiyat Etkinliği

0


Şair-ozan Nebih Nafile’nin organize ettiği “İçinden Geldiği Gibi” Kültür-Sanat-Edebiyat Etkinliği şair, yazar ve çok sayıda izleyici ile Hatay Tabip Odası’nda gerçekleşti.
14 Temmuz 2017 Cuma günü saat 17.00-19.00 saatleri arasında gerçekleştirilen edebiyat ve sanat buluşmasında Yalova’dan Nuri Taner konuktu. Kırıkhan’dan Ahmet Özsoy, Musa Göçer, İskenderun’dan Mustafa Erdog, Samandağ’ından Seval Beyazgül, Sinan Dadük, Türkan Abacı, Sedat Doğan, Serinyol’dan Edip Yeşil, Defne ve Antakya’dan Duran Yaşar, Bedran Cebiroğlu, Muhsin Boz, Metin Yılmaz, Mahmut Çetin Zorba, Nebih Nafile, Alev Mersin, Emine Başkaya, Halil İbrahim Turunç, Neslihan Kanuncu Seçkin, Nurettin Bellur, Süleyman Nayman ve Süheyla Turunç gelen misafirlere şiir-öykü ve diğer alanlardaki bilgi ve tecrübelerini paylaştılar.
Yaşam Koç’u Emine Başkaya ve Nebih Nafile’nin ortaklaşa sunumu ile etkinliğin açış konuşmasında konuşan şair Nebih Nafile; “BİZ” duygularıyla bir araya geldiğimiz “İçinden Geldiği Gibi” Kültür-Sanat-Edebiyat etkinliğimize hoş geldiniz. 13 Ağustos 2013’te kaybettiğimiz Kasım Yücel’in kitabının adı olan “İçinden Geldiği Gibi” etkinlik adı güzel bir tesadüf oldu. Yurtdışında olan Arif Suavi Okay dostumuzun, katılan tüm dostlara selamıyla şair Kasım Yücel’i rahmetle anıyoruz. Bu vesileyle Burhan Günel, Süleyman Okay, Ali Yüce’yi de unutmuyoruz. Programımızın adını özellikle “İçinden Geldiği Gibi” adlandırdık ki sıcak, doğal, aile içi sohbet ederken edebiyatı, şiiri, türkülerle ruhumuzu donatalım istedik. Her zaman olduğu gibi bugün de bütün benleri birleştirdik, “BİZ” varız. Ürettiklerimizi birbirimizle paylaşacağız. Hatalarımızı düzeltip, daha güzel yarınlara ulaşmak için var gücümüzle çalışacağız. Gençlerden enerji alıp onlara umarım iyi birer örnek olabiliriz. Elbirliği ile gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimizi sevgiyi daha çok çoğaltma adına arttıracağız. “Yaşayan Değerler” ziyaretlerimiz devam ediyor. Sırada değerli büyüğümüz Bülent Nakip var. Bu etkinliğin oluşumunda bana yardımcı olan Mahmut Çetin Zorba, Süheyla Turunç, Neslihan Kanuncu Seçkin, Eylem Öfkeli ve Emine Başkaya arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Katılımcı ve tüm konuklarımıza teşekkür ediyor, sevginin esirgenmediği umut dolu bir dünya diliyor, bir başka etkinlikte çoğalmak dileğim ile iyi dinletiler.” Dedi.
Hatay Tabip Odası Başkanı Uzm.Dr.Cengiz Haksöz, Dernekler Platformu Başkanı Ali Kılıç, Hatay Sosyal Dayanışma Federasyon Dernekler Başkanı Hamdi Kaçar, yardımcısı Kadir Top, Hatay Kadın Sosyal Dayanışma Derneği Suat Bostancı, Çankaya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Nejdet Çankaya ve Eylem Öfkeli, Hatay Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı Ali Parlak, İLESAM Hatay Temsilcisi Adil Çetin, gazeteci Erhan Palabıyık, Cuma Zeybek ve çok sayıda edebiyat-sanatsever dostların katılım sağladığı etkinlikte Zeynep-Naim Gülbol kişisel sergi açtı.
Etkinlik boyunca; Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Onur Ezer, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Yağmur Nafile ve Hatay Bedii Sabuncu Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Merih Nafile birbirinden güzel türküleri enstrümanlarıyla çalıp seslendirdiler. Sanatçı Metin Yılmaz ve Nebih Nafile’de birer türkü seslendirdiler.
“İçinden Geldiği Gibi” Kültür-Sanat-Edebiyat etkinliği toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

DOĞA-YAŞAM-TARIM ALANLARI PANELİ GERÇEKLEŞTİ

0

Samandağ Evvel Temmuz Festivali Kapsamında “Rüzgar Enerji Santralleri ile Doğa – turizm – tarım ve yaşam alanlarımız” konulu panel Samandağ Belediyesi hizmet binası toplantı salonunda saat 12.00’de gerçekleşti. 2 saat süren panel yoğun ilgi gördü. Panele konuşmacı olarak Av. Mehmet Horuș,Prof.Dr. Müberra Koşar katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise Samandağ Belediye Meclis Üyesi ve Skd yöneticisi Ecz. Adil Nural gerçekleştirdi.
Samandağ Belediye Başkanvekili Berna Kaplan, Samandağ CHP ilçe Başkanı İbrahim Aydoğan,Samandağ Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Yıldız,Alevi Din Önderleri Zülfikar Çiftçi,Süleyman Okur, Ender Dağ,Aziz Kuh , sivil toplum örgütü temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
NURAL:”İNSAN YAŞAMINA ZARAR VEREBİLECEK NİTELİKTE OLAN ENERJİ PROJELERİNE KARŞIYIZ”
Meclis Üyesi ecz. Adil Nural :” Konumuz enerji santralleri yaşam alanlarımız enerji kaynakları elbette temiz, yenilenebilir olmalı insan yaşamına zarar verecek nitelikte olmamalı. Bu anlamda rüzgâr enerji santralleri ve güneş enerji santralleri diğer enerji üretim odaklarında çok daha önde tercih edilebilmesi gerektiğini biz her seferinde ifade ettik. 2010 yılında bize gelen bilgiye göre 1993 yılında turizm bölgesi ilan edilen Samandağ kıyı bandının içine iki sıra şeklinde rüzgar enerji santrallerinin kurulacağını gördük bununla da kalmadılar turizm bölgesi ilan edilen ilçemizin turizm alanlarına yaşam alanlarımıza kadar sokulmuştur rüzgar enerji santralleri o zaman durumun ciddiyetini biraz daha anladık. 2010 yılında Samandağ Kalkındırma Derneği’nin öncülüğünde Yaşam Alanlarına Sahip Çık platformu kurduk ilk etapta rüzgâr enerji santrallerinin kurulacağı mahallelerde toplantılar yapıldı bu bilgilendirme toplantılarından sonra anayasanın 63. Maddesi kültürel dokunun korunmasını ister, Teke başı direnişi bu 63. Maddeyi hatırlatır nitelikteydi. . 63. Maddeyi hatırlatır nitelikteydi ve çok iyi bir sonuçla aslında bu enerji santrallerinin böylesi alanlara konumlandırılmasıyla ilgili girişimi birazcık ötelemiş oldu. Geri dönüşümü olmayacak bir yola girmeden yaşam alanlarımızdan turizm alanlarımızda böylesi doğal zenginliklerimizin olduğu yerlerde rüzgâr enerjisi santrallerinin kurulmasının yaratacağı sancıları konuşuyor olacağız.”dedi.
AV. MEHMET HORUŞ:”ENERJİ PROJELERİYLE TOPRAKLARIMIZ ENDÜSTRİYEL İSTİLAYA AÇILIYOR”
Akkuyu,Cerratepe davalarının Avukatı Mehmet Horuş, konuşmasında enerji ihtiyacının sonsuz bir ihtiyaç olmadığını belirtti. Türkiye’nin enerjiye ihtiyacı olmadığını ve enerji hususunda ülkede arz fazlası olduğunu söyledi. Sektör temsilcileri ve kamu kurumlarının arz fazlasını kabul ettiğini vurguladı. Son ağacı kesene kadar, her ırmağın başına Hes kurmanın, her rüzgâr esen yere, durmadan santral kurmanın doğru olmadığını belirtti. Kötü evler yapıldığını ve enerji ihtiyacının bu sayede arttırdığını söyledi. Enerji krizinin dünyanın sonunu getirecek bir düzeye geldiğini belirtti. Reslerin alternatif enerji olduğunu ve temiz enerji diye bir şeyin doğru olmadığını söyledi. Her enerji üretiminin mutlaka doğada bir etki yaptığını ifade etti. İzmir Karaburun ilçesinin yüzde 70’nin rüzgâr tarlası olduğunu belirtti. Bir yaşam alanının bir eko sistemin bu şekilde yok edildiğini söyledi. Enerji projeleriyle bu alanların endüstriyel istilaya açıldığını vurguladı. St.Simon manastırının görüntüsünü bozacak bir pervanenin dikilmesinin doğru olmadığını söyledi. St. Simonun görüntüsünü bozan rüzgar enerji santralinin yıkılması gerektiğini ifade etti.

Prof.Dr.Müberra Koşar,Hatay’ın bitki çeşitliliği yönünde yönünden çok zengin topraklara sahip olduğunu belirterek ,rüzgar enerji santrallerinin bu çeşitliliğe zarar verdiğini ifade etti.

İTSO’da Meslek Eğitim toplantısı

0

İskenderun Mesleki Eğitim Merkez Müdürlüğü, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan’ın katılımı ile basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, 3308 sayılı Çıraklık Kanununda yapılan 6764 sayılı kanunla örgün eğitim kapsamına alınan mesleki eğitim merkezlerine TEOG dan öğrenci yetiştirmesiyle ilgili Belen, Arsuz, Payas, Dörtyol ve Erzin ilçelerini kapsayan Ortaokul müdürleri ve rehber öğretmenlerinin katılımlarıyla düzenlenen toplantı yoğun ilgi gördü.
Yusuf Yıldırım, “Kalifiye ustaların yetişmesi için çaba sarf ediyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını yapan İskenderun Mesleki Eğitim Merkezi Müdür vekili Yusuf Yıldırım, “Bölgemizde Mesleki eğitimin tanıtım ve faaliyetleri ile ilgili bütün rehber öğretmenlerimize, ortaokul müdürlerimizi sürekli bilgilendirmeler yapıyoruz. Bilindiği üzere 6764 sayılı yasa ile kurumumuz örgün eğitim sistemi içerisine girdi. Bu 30 yıl içerisinde 1987’den 2017 yılına kadar kurumumuz da 10 bin 500 tane kalfalık belgesi, 8.583 tane ustalık belgesi, 3 bin adet de usta öğretici belgesi verildi. Bu belgeler Erzin’den Arsuz’a kadar bütün işletmelere verdiğimiz belgelerdir. Kurumumuz şu anda eğitime örgün eğitim olarak devam etmektedir. İskenderun Mesleki Eğitim Merkezi olarak bu değişiklikleri esnaf ve sanatkarlarımıza, sanayi esnaflarımıza orta okul son sınıf öğrencilerimize muhtarlarımıza duyurmak suretiyle bu kanundan istenen verimi sağlamaya katkı sunmanın gayreti içerisindeyiz. Burada sloganımız, Mesleki Eğitim Kalıcı istihdamla, işin olsun, aşın olsun, eşin olsun, iş yerin olsun en az aylık 400 TL gelirin olsun, gelecek kaygın olmasın, istediğin mesleğin olsun, 4 yıl çalış usta olursun,” dedi.
Kemal Karahan, “Çocuklarımız yeni yasa ile hem çalışacak, hem de okuyarak meslek sahibi olacak”
Ardından söz alan ve kamuoyuna detaylı bilgiler veren Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan, Özellikle kamuoyu için çok önemli bir gelişme olan bu Mesleki Eğitim Yasasındaki değişikliğin farkında olunması için gayret gösteriyoruz. Ben inanıyorum ki Milli Eğitimimizin tarihindeki en önemli kararlarından biri alındı. 6764 sayılı Mesleki eğitim yasası ile. Çünkü hayatta karşılığı olan gerçek bir ihtiyaç bu yasa ile artık giderilecek. Şimdi 8 yıllık temel eğitime geçişten itibaren sanayicimiz, esnafımız özellikle çıraklık konusunda büyük bir boşluk hissetti. Eskiden 5. Sınıfı bitiren bir öğrenci eğer okumayacaksa bir esnafın yanına verilir, o esnafın yanında yetişir usta olur, kendi dükkanının açar, bu şekilde meslek devam ederdi. Fakat zorunlu eğitim 8 yıl olduktan sonra çocuklarımızın mesleki eğitime yönlendirilmesi noktasında bir takım sıkıntılarımız oldu. Bu yasa ile esnaflarımızın çırak ihtiyacı bundan sonra devletimiz tarafından çok sağlam bir şekilde karşılanacak. Artık çıraklık bu yasa ile zorunlu eğitim kapsamına alındı. Bu geçiş sürecinde çocuklarımız liseye gittikleri için esnafımız çırak bulamaz hale gelmiştir. TEOG tercihlerinde çocuklarımızın karşısına bir tercih daha çıkacak. O da Mesleki Eğitim Merkezi. Öğrenci, Mesleki Eğitim Merkezini tercih ettiği zaman istediği alanda bir ustanın yanına çırak olarak verilecek. Bu çocuğumuzun sigortası devletimiz tarafından karşılanacak, iş kazalarına ve iş güvencesi olarak. Yani esnafımız ayrıca bir sigorta yapmayacak. İkincisi esnafımızın çocuğa ödemek zorunda olduğu asgari ücretin üçte birinin, üçte ikisini de yine esnafa devlet ödeyecek. Bu da 450 TL’nin 260’ TL. Sini esnafımıza devlet verecek. Bu dört yıl bu uygulama böyle devam edecek. 5 yıl iş yerinde çocuk devam edecek, 1 gün pratik eğitime belirlenen okulda devam edecek. 4 yılın sonunda öğrencimiz aynı zamanda Meslek Lise diploması alacak. Eğer öğrenci istiyorsa üniversiteye devam etme şansı olacak. Bunun yanında 4 yıl sonra çocuğumuza ustalık belgesi de verilecek. İstiyorsa da iş yerine açacak ve bu iş yeri açmak isteyen çocuğumuza devletimiz 50 Bin TL hibe verecek. Şimdi burada çok rahatlıkla gördüğümüz gibi Çıraklığa giden çocuğumuz hem okuyacak, hem aile bütçesine katkı sağlayacak, aynı zamanda da esnafımızın çırak ihtiyacı karşılanacak ve esnafımıza bir bakıma teşvik ve destek çıkmış oluyor. Bu gün bu konuyu tüm Ortaokul müdürlerimiz ve idarecilerimiz ile bir araya gelmek suretiyle kamu oyunu ve sizleri bilgilendirmek istedik” şeklinde konuştu.
İTSO Mesleki Eğitimlere Destek veriyor
İTSO Başkanı Yılmaz, bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmasında,“Mesleki Eğitim Merkezinin kurulmasının ardından gerçekleştirdikleri faaliyetler bölgemizde işsizlik ve istihdama yönelik önemli adımlar olarak görüyoruz. Bizlerde oda olarak bu faaliyetlere destek veriyoruz. Mesleki Eğitim Merkezi kurulduktan sonra bölgemizde gerek çırak, kalfa veya ustaların yetiştirilmesi için yoğun çaba sarf ediyorlar. Yeni çıkan bu yasa ile de öğrencilerimizin, hem meslek sahibi olmaları hem de eğitimlerini tamamlamaları için de önemli bir fırsat. Bu sayede esnaflarımız ve iş verenlerimizin de bundan böyle daha rahat çırak ve kalfa bulabileceklerine inanıyoruz. Bizler İTSO olarak odamızda girişimcilik eğitimleri de veriyoruz ve iş yeri açmak isteyen proje üreten girişimcilerimize destek oluyoruz. Hükümetimizin, İş adamlarımızın, Sivil Toplum Kuruluş temsilcilerinin bu çocuklarımızın daha iyi bir noktaya gelmesi için el birliği ile hareket etmesi lazım” dedi.
Uğur Fırat, “El Birliğiyle çocuklarımıza sahip çıkalım”
İskenderun Esnaf Odaları Başkanı Uğur Fırat ta toplantıda söz alarak şöyle konuştu:“Yeni çıkan bu yasa gerçekten Cumhuriyet tarihinden bu güne kadar böyle bir yasa çıkmadı. Hem maaş alacaksın, hem diploma alacaksın, hem de meslek sahibi olacaksın. Burada öncelik anne ve baba, daha sonra muhtarlarımız, daha sonra Esnaf Odaları olarak el birliği ile hareket etmemiz lazım. Çünkü ne yazık ki ülkemizde uyuşturucuya başlama yaşı 14 lere kadar düştü. Bu çocuklarımıza ve ailelerine yazık, günah. Bu gençlerimize sahip çıkmazsak bu çocuklarımız ortada ezilip giderler. Bizim vatandaş olarak öncelikli görevimiz bu çocuklarımızı topluma kazandırmaktır. Ama ne yazık ki bölgemizde Suriyelilerden başka çırak bulamıyoruz. İşin özü ülkemizde artık kalifiye eleman bulamıyoruz. Eskisi gibi sanatkar bulamıyoruz. Burada hepimize iş düşüyor.” Yapılan konuşmaların ardından toplantı soru cevap şeklinde sona erdi.
İskenderun Mesleki Eğitim Merkez Müdürlüğü, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası’nda İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan’ın katılımı ile düzenlenen basın toplantısına İTSO Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, İTSO Başkan yardımcısı Muhsin Yeter, İTSO Muhasip üye Necat Özkaya, İTSO yönetim kurulu üyesi Gassan Kuran, İskenderun Esnaf Odaları Başkanı Uğur Fırat ve Esnaf Oda Başkanları, Milli Eğitim Şube Müdürleri, İskenderun Mesleki Eğitim merkezi Müdür vekili Yusuf Yıldırım, Ortaokul müdürleri ve davetliler katıldılar.

Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Değirmenci ve yönetiminden İTSO’ya ziyaret

0


Çelik-İş Sendika Genel Başkanı Yunus Değirmenci,Genel Mali sekreteri Bayram Altun Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Recep Akyel Genel Eğitim Sekreteri Ferhan Öner ve Çelik -İş Sendikası İskenderun Şube yönetim kurulu üyeleri İTSO’ya nezaket ziyaretinde bulundular.
Çelik -İs Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci ve yönetim kurulu üyelerinin ziyaretlerinde İTSO Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, İTSO Meclis Başkanı Servet Ugutmen, İTSO yönetim kurulu üyesi Gassan Kuran ve İTSO Genel sekreteri Figen Gül Dönmez de hazır bulundular.
Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Değirmenci İTSO’da yaptığı konuşmasında; “İşçi Sendika el ele anlayışı ile emeğe ve emekçiye saygı duyarak İskenderun Bölgesi’ne katkı sağlamaya geldik. İsdemir’de yetkili sendika artık Çelik-İş Sendikasıdır. Burada hepinize STK’lara, siyasi partilere, esnafa, işçiye, işverene ihtiyacımız var. Bu bölgenin insanının mutluluğuna, refahına katkı yapacak çalışmalar içinde bulunacağız. Toplu iş sözleşmesi yetkimizle geldik ve 60 günlük süreç başladı. Teklifimizi sunduk. İnşallah en iyi şekilde sonuçlandıracağız. İşçilerimizin sorunlarının çözümünde yanlarında olacağız. İşverenden de anlayış bekliyoruz. 2,5 yıllık işçimizin ücret farklarını almak istiyoruz. Ben bu bölgenin yeni simasıyım. Bilmeye, tanımaya çalışıyorum. Protokolü, STK’ları, Siyasi partileri gezerek kendimizi anlatıyoruz. İşçimizin refahını arttırmak için çalışıyor ve ülkemiz insanına bir sendika olarak, bir STK olarak hizmet etmenin gayreti içerisinde olacağız” dedi. Karşılıklı sohbet ortamında geçen ziyarette ağırlıklı olarak çelik sektörünün son durumu ekonomiye etkileri ve sendikanın çalışmaları hakkında karşılıklı fikir alış verişinde bulunuldu. Ziyaretten ötürü memnuniyetini dile getiren İTSO Başkanı Levent Hakkı Yılmaz, Çelik-İş Sendikası yönetimine çalışmalarında başarılar dileyerek, “Bizler İTSO olarak bu bölgede ekonomiye yön veren, istihdama katkı sağlayan tüm işletmelerimizle eşit mesafede çalışıyoruz. Her zaman bu bölgeye ekonomiye değer katan sanayicilerimiz, Kobilerimiz ve firmalarımızın odayla ilgili müşterek ihtiyaçlarını hızlandırmanın yanı sıra, gerçekleştirdikleri faaliyetlere değer katacak birliktelik için de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bölgemizde gerek sendikaların, gerekse sivil toplum kuruluşlarımızın odamız ile birlikte yapacakları faaliyetlerde de oda olarak yanlarında yer alıyoruz. Yeter ki bu faaliyetler, İskenderun ekonomisine değer katacak faaliyetler olsun. Bu vesile ile Çelik-İş Sendikası yönetimine sendikal faaliyetlerinde başarılar diliyorum” dedi.